Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Kontrollü Üretim (Güvenle Tüketin)
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2018
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.80.87.166
Şuan 40 kişi online
Bugün 181 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 88073
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: “YÖREX TÜRKİYE’NİN BAŞARI HİKAYESİ”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde bu yıl 9’uncusu 24-28 Ekim tarihlerinde ANFAŞ Fuar Alanı’nda düzenlenecek Yöresele Ürünler Fuarı YÖREX’e destek verdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Türkiye’nin başarı hikayelerinden biri olduğunu bildirirken, “Antalya Ticaret Borsamız bu fikri geliştirdi, cesaretle, kendine güvenerek uygulamaya koydu” dedi. BÜYÜDÜĞÜNE ŞAHİTLİK EDİYORUM YÖREX’in ilk düzenlendiği 2010 yılında az ilin katılımıyla gerçekleştiğini anımsatan Hisarcıklıoğlu, “Şimdi neredeyse tüm iller YÖREX’te bulanmaya başladı” dedi. YÖREX’te Anadolu’nun ruhu, kimliği, tüm renklerinin bir araya geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin dört bir tarafı birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde yan yana duruyor. Ben de her sene mutlaka gelmeye gayret ediyorum. Her defasında nasıl daha fazla büyüdüğünü, daha fazla nasıl geliştiğine de bizzat şahitlik ediyorum” diye konuştu. TÜRKİYE BÜYÜK BİR HAZİNE’NİN ÜZERİNDE OTURUYOR Türkiye’nin büyük bir hazinenin üzerinde oturduğunu ifade eden Başkan Hisarcıklıoğlu, “Allah bize çok kıymetli bir coğrafya vermiş. Binlerce yöresel ürünümüz var. Ama bunu tanıtıp pazarlayamazsak, hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Artık insanlar yerel ve doğal ürünleri tercih ediyor. Bunun için de daha fazla para ödüyorlar. İşte YÖREX bize bu imkanı sunuyor. Üreticimize ve müteşebbisimize yeni fırsatlar açıyor” diye konuştu. MİLLİ DEĞERLERE KAMU DESTEK OLMALI YÖREX’le ekonomik döngünün yanı sıra milli değerlere de sahip çıkıldığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Hem malımızı, hem kültürümüzü tanıyoruz, milli değerlerimize sahip çıkıyoruz. Yerel kalkınmaya destek oluyoruz. O yüzden tüm kamu kurumları da buraya özellikle destek olmalı” dedi. YÖREX’in milli bir etkinlik ve marka aline gelmesinde illerdeki Oda ve Borsaların gayreti ve emeği olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Onlar sayesinde bu işin ülke çapında tanıtımı ve yayılması sağlandı. Özel bir tebrikimi de kadınlara. YÖREX’te giderek daha fazla kadın girişimci görüyoruz. Kadın girişimcilerimizle iftihar ediyorum. Burada en önemli şey biz erkeklere düşüyor. Biz erkekler önlerine engel çıkartmadıkça kadınlarımızın başaramayacakları hiçbir iş yok” diye konuştu. ANTALYA BU İŞE SAHİP ÇIKTI Girişimcilerin sayesinde Antalya’nın tarımda, turizmde, sanayide, kongrede, fuar işinde bir dünya markası haline geldiğini kaydeden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “YÖREX Türkiye’nin başarı hikayelerinden biri. YÖREX aslında ayrı bir vizyon işiydi, cesaret gerektiren bir girişimdi. Antalya bu işe sahip çıktı. Anadolu`nun binlerce yıllık birikimini Antalya`da buluşturmayı başardı. Bu müthiş vizyonu gösteren ve her sene bu organizasyonu daha da geliştirip büyüten Antalya Ticaret Borsamızla ve Başkanı Sayın Ali Çandır’la iftihar ediyor, kendilerini yürekten tebrik ediyorum” diye konuştu.  

Detaylar...

ÜFE VE TÜFE MAKASI GENİŞLİYOR
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonu (TÜFE) Ağustos’ta aylık yüzde 2.30, yıllık ise yüzde 17.90 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu oranlar her ne kadar piyasa beklentisi civarında olsa da vatandaşın cebine yansıyan fiyat artış oranlarının çok altında kalmıştır. Bunun en önemli sebebi ise enflasyon sepetindeki 407 çeşit ürünün vatandaşlar tarafından benzer yoğunlukta kullanılmamasıdır. Hepimizin en yoğun kullandığı ürünlerin fiyatlarındaki artışlar, daha az yoğunlukta kullandığımız ürünlerin fiyatlarındaki artışlardan çok daha yüksek olmasına rağmen, ağırlıklı ortalama fiyatlara yeterince yansıyamamaktadır. Dolayısıyla ilan edilen manşet enflasyon, vatandaşın yoğunlukla yaşadığı enflasyonu karşılamaktan uzaktır. Ancak ilan edilen enflasyon, ilgili kesimler için bir eğilim belirlemek ve değerlendirmek bakımından önem arz etmektedir” diye konuştu. SON 15 YILIN EN YÜKSEĞİ Ağustos ayı çekirdek enflasyonu aylık yüzde 2,35 ve yıllık yüzde 17,22 olarak ilan edildiğini kaydeden Çandır, bu oranların son 15 yılın açık ara en yüksek Ağustos ayı TÜFE ve çekirdek enflasyonları olduğunu bildirdi. Çandır, “Üstelik çekirdekteki bu gerçekleşme son 15 yıldaki tüm aylar içerisinde en yüksek üçüncü orandır. Çekirdek enflasyondaki bu sıçrama, diğer tüm enflasyonlardan daha tehlikeli bir durumu bize işaret etmektedir. Zira çekirdek enflasyon, enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın dışındaki ürünlerin fiyat artışlarını göstermektedir. Yani fiyatları kalıcı enflasyona etki eden ürünlerin ağırlıklı olduğu grubu temsil eder” değerlendirmesinde bulundu. ÜRETİCİNİN YÜKÜ ARTIYOR Ağustos ayı yurtiçi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) aylık yüzde 6.60 ve yıllık yüzde 32.13 ilan edildiğini kaydeden Çandır, bu rakamların piyasayı kötümser bir beklentiye sevk ettiğini ifade etti. Çandır, “Bu oranlar, üretici kesimin yaklaşık bir yıldır üzerinde biriktirdiği ortalama 10 puanlık maliyet yükünün gittikçe artan bir yük haline geldiğini göstermektedir. Öyle ki son açıklanan verilerle tüketicinin karşı karşıya olduğu enflasyonun yaklaşık 2 katı bir maliyet artışı üreticinin üzerinde durmaktadır” dedi. Gerek iç talepteki daralma gerek üretici maliyetlerindeki artışların üreticiyi ayakta kalma kalmama mücadelesine götürdüğünü söyleyen Çandır, “Tüm üretici ve tüccar kesimleri için geçerli olan bu mücadele, özellikle tarım kesimi için çok daha hayati bir önem arz etmektedir. Tarımsal üretim ve ticaret yapan üyelerimiz; ilaç, gübre, akaryakıt, elektrik, kağıt, plastik gibi girdi maliyetlerindeki yüzde 100’e yaklaşan artışlar ve bunları ürünlerine yansıtamamaları dolayısıyla sektörden çekilme riskiyle karşı karşıya olduklarını ifade etmektedirler. Kredi faizlerindeki yüzde 50’ye yaklaşan oranlar da ilave bir yük olarak karşımıza çıkmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. BÖLGE ÜLKENİN ALTINDA BAGEV Başkanı Çandır, Isparta, Antalya, Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz enflasyonunun Ağustos ayında yüzde 1,99 ile ülke ortalamasının altında, yıllık enflasyonda ise yüzde 18,79 ile ülke ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Çandır, “Ana gruplar itibariyle en yüksek artış çeşitli mal ve hizmetlerde bölgemizde yüzde 5.77 olurken ülkemizde yüzde 5.85 olmuştur. Fiyatları en yüksek artış gösteren ikinci grup olan ulaştırma ise bölgemizde yüzde 4.46 ve ülkemizde 4.45 olmuştur. Bölgemizde fiyatı düşen iki gruptan giyim ve ayakkabı yüzde -2.43, gıda ve alkolsüz içecekler ise yüzde -0.48 olarak gerçekleşmiştir” dedi. BÜTÜNCÜL POLİTİKALARA İHTİYAÇ VAR Çekirdek enflasyondaki rekor yükselişin, enflasyonda düşüş beklentisini yok ettiğini söyleyen Ali Çandır, döviz fiyatlarında yaşanan yükselişlerin geriye dönmesi beklentisindeki zayıflığın da enflasyonist beklentileri körüklediğini kaydetti. Sürdürülebilir ekonomiye dönebilmek için kapsamlı, çok boyutlu ve kalıcı tedbirlere ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Çandır, “Teknik olarak cımbızlanmış, tek bir konuya odaklanmış ve geçici nitelikli para ve maliye politikalarından kesinlikle uzak durmak gerekmektedir. Çünkü bu türden tedbirler anlık sonuçlar üretip geleceğe daha ciddi sorunlar yumağı yaratmaktadır. O halde faiz, vergi ve destek gibi araçları da kapsayan bütüncül politikalara acil ihtiyaç duymaktayız” dedi.  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Ağustos ayı olağan Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. ATB yönetiminin bir aylık çalışması hakkında üyelerin bilgilendirildiği toplantıda, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, gündeme, ekonomiye ve tarım sektörüne yönelik değerlendirmelerde bulundu. Zafer Haftası’nın kutlandığı Ağustos ayının önemine vurgu yapan Çandır, “Cumhuriyetimizin kurucusu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Atalarımızın ruhları şad olsun. Bizlere emanet ettikleri tüm değerlerin bekçisi olmaya devam edeceğiz” dedi. Çandır, ekonominin önemli yazarlarından Prof. Dr. Güngör Uras’ın ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirirken, Uras’a Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diledi. EKONOMİK SAVAŞ DEĞİL VANDALİZM Ağustos ayında sıra dışı ekonomik dalgalanmalar yaşandığını belirten Çandır, bu dalgalanmaların önümüzdeki aylarda da devam edeceğini kaydetti. Son birkaç aydır uluslararası ilişkiler ve ekonomik faaliyetler bakımından sadece ülkemizde değil dünyada da sıra dışı olaylar yaşandığını söyleyen Çandır, ABD yönetiminin politikalarını eleştirdi. Çandır şunları kaydetti: “İşin uluslararası ilişkiler ve politika boyutu bir yana uluslararası ticaret ve ekonomi boyutu bizleri doğrudan etkilemekte ve sarsmaktadır. Yaşadıklarımızı ve muhtemel yaşayacaklarımızı açıklayabilmek için ulusal ve uluslararası kamuoyunda sıkça dile getirilen; kur, ticaret ve ekonomi savaşları söylemleriyle tanımlamak, doğru ve gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü savaşın bile kendine has bir hukuku ve kuralları vardır. Savaş bu kapsamda bir rekabet stratejisine ve mütekabiliyete dayanır. Fakat uluslararası ticaret ve ekonomi alanlarında Trump ve ekibinin tüm dünyaya ve bize dayattığı olgular, savaş teriminin hiçbir özelliğini taşımamaktadır. “Önce Amerika” ve “Yeniden büyük Amerika” sloganlarıyla örülmüş, sonunda kendi ülkesine de dönecek olan bumerang etkili bu politikalar, ”Güçlü alır, zayıf verir” prensibine dayanmaktadır. Bu prensibe odaklanmış ticari ve ekonomik politikalar savaş değil, ancak ticari ve ekonomik vandalizm olarak tanımlanmalıdır. Dolayısıyla Trump ve ekibinin sahip olduğu bu zihniyetle uygulayabilecekleri politikalar bizleri şaşırtmamalıdır. Çünkü başka bir yol bilmemekte ve öğrenmeye de hiç istekli değildirler. Sadece bizim değil tüm dünyanın bu vandallığa karşı duracağını düşünmekteyim. Çünkü bunun sürdürülebilirliği yoktur.” TEK BİR NEDENE BAĞLAMAK DOĞRU DEĞİL Döviz fiyatlarında Ağustos ayında yaşananların tek bir konuya bağlamanın doğru olmadığını, düzeltici tedbirlerin mutlaka alınması gerektiğini belirten ATB Başkanı Çandır, “Karşımızda çok daha geniş kapsamlı ve uzun bir geçmişe sahip sorunlarımız bulunmaktadır” dedi. Çandır, Borsa olarak ekonomik ve ticari sorunlara ilişkin tespit ve çözüm önerilerini dile getirip takipçisi olacaklarını vurgulayan Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Öncelikle 10 yıllık dönemin ilk beş yılı yani 2008-2012 dönemi ile son beş yılı 2013-2017 dönemini dolar fiyatı, enflasyon ve faiz ilişkisi bakımından birbirinden ayrı incelemek gerekir. Böylece bugünlerde yaşadıklarımızı daha doğru değerlendirebiliriz. İlk 5 yılda ortalama yıllık faiz yüzde 12 ve enflasyon yüzde 8 olarak gerçekleşirken dolar fiyatındaki artış ise yüzde 7 düzeyinde kalmıştır. Son 5 yıllık dönemde ise; ortalama yıllık faiz yüzde 10 ve enflasyon yüzde 9 olarak gerçekleşirken dolar fiyatı ise yüzde 15 düzeyinde artmıştır. Bu iki dönemi birbirinden ayıran en önemli özellik; dolar fiyatı ve reel faiz arasındaki ilişkidir. Nitekim; 2008-2012 yıllarını kapsayan ilk dönemde konjonktür etkisi dahil yıllık yüzde 50 reel faiz ödeyerek dolardaki fiyat artışını yüzde 7 düzeyinde tuttuğumuzu görmekteyiz. Yani ilk beş yılda enflasyonun altında bir dolar fiyatı artışı söz konusu olmuştur. 2013-2017 yıllarını kapsayan son 5 yıllık dönemde ise yıllık ödediğimiz reel faiz yüzde 11 düzeyine düşerken enflasyon 9’a yükselmiş ve yıllık dolar fiyatı ise enflasyonun yüzde 65’inden fazla artmıştır. Yani dolarda yıllık yüzde 15’lik bir fiyat artışı söz konusudur. 2018 yılının özellikle ikinci yarısından sonra dolar fiyatında ciddi bir hareketlenme olacağı ön görülmüştü. Hatta ilk fiyatlaması 2017 Kasım ayında uygulamaya konan Merkez Bankası TL uzlaşmalı döviz ihalelerinde kendini göstermişti. Yani Kasım ayından bu yana hepimiz başta dolar olmak üzere döviz fiyatlarında enflasyon üstü bir artışın yaşanacağını bekliyorduk. Ancak beklentilerimizin üzerindeki hareketlenme ilk olarak 6 Ağustos’ta ve zirve hareket ise 13 Ağustos’ta yaşandı. Bu anlık artışlar bir yana geçen yılın Ağustos ayı ile karşılaştırdığımızda enflasyonun 2,5 kat üzerinde bir dolar fiyatı karşımıza çıkmaktadır. Yani her halükarda Ağustos ayı, beklentilerimizin üzerinde bir dalgalanmayla geçti. İlk 5 yılda yüksek reel faize dayalı para politikalarıyla değerli tutulan TL, son 5 yılda nispi düşük reel faizin etkisiyle ciddi bir değer kaybına uğramıştır. 10 yıllık değerlendirmeyle dolar fiyatını ekonomi temelli rakamlarla hesapladığımızda bugünlerde 4,95 TL düzeyinde bir rakam karşımıza çıkmaktadır. Buna ilaveten dolar endeksindeki yüzde 11’lik artışı da hesap edersek 5,40 TL gibi bir rakama ulaşmaktayız. Yani 5,40 TL’nin üzerindeki fiyatlamalar, ekonomi dışı faktörlerin etkisini yansıtmaktadır.” TARIMIN YENİ DESTEKLERE İHTİYACI VAR Döviz kurlarındaki hareketlerin tarım dahil tüm sektörleri etkilediğini belirten Ali Çandır, “Çünkü ekonomimizin yaklaşık yüzde 70’i döviz odaklıdır. Tarım sektörü de bu hareketlenmeden ciddi bir biçimde etkilenmektedir” dedi. Her ne kadar ulusal katma değer oranı nispi olarak yüksek olsa da girdilerinin önemli bir bölümü dövize bağlıdır. Şimdiye kadar maliyet artışlarını satışına yansıtamayan sektörümüz ilave maliyetlerle daha da zor bir döneme girecektir. Gittikçe artan zorluklarla baş edebilmek için sektörümüz yeni desteklere ihtiyaç duymaktadır” diye konuştu. Ali Çandır, yaşanan ekonomik sıkıntıya önlem amacıyla TOBB’un nefes kredisi çalışması bulunduğunu bildirirken, en kısa zamanda üyelere ulaştırmak istediklerini dile getirdi. CANLI HAYVAN BORSASI HİZMETTE Antalya’nın gündeminde olan Canlı Hayvan Borsası’nın birinci etabının Kurban Bayramı’na yetiştirildiğini belirten Çandır, katkıları için Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve bürokratlara teşekkür etti. Çandır, alanın hayvancılık sektörünün çabalarıyla aktif hale geleceğini belirterek, “Padoklar, idari bina, dezenfekte ünitesi, sosyal tesisler gibi bileşenleri tamamlayarak kompleksimizin ikinci etap çalışmalarını önümüzdeki aylarda ihale etmek için çaba sarf ediyoruz. Ancak sektörümüzün talep etmesi halinde ikinci etap çalışmaları tamamlanıncaya kadar hayvan satışları için alanımız kullanıma hazırdır. Böylelikle ciddi bir üretim ve tüketim merkezi konumunda bulunan kentimiz canlı hayvan ticaretini daha düzenli bir hale getirebiliriz. Umarım Kurban Bayramı öncesi ziyarette bulunduğumuz meclis üyelerimiz ve sektörde faaliyet gösteren arkadaşlarımızın da gayretleriyle en kısa sürede hedeflerimize ulaşırız” diye konuştu. YERLİ ÜRETİMİN ADRESİ YÖREX Son dönemde yaşananların yerli üretimin önemini bir kere daha ortaya koyduğunu ifade eden ATB Başkanı Ali Çandır, “Bugünlerde önemi daha fazla gün yüzüne çıkan yerli üretimimize sahip çıkma amacıyla başladığımız YÖREX fuarımız ile yöresel ürünlerimizin ülkemiz düzeyinde farkındalığının artırılması ve coğrafi işaret ile korunması yönündeki ulusal çalışmalarımız ilk günkü azim ve kararlılıkla devam etmektedir. İllerimizin zenginliklerini bir araya getirdiğimiz fuarımızı bu yıl 24-28 Ekim tarihleri arasında 9. kez düzenleyeceğiz. Basınımız aracılığıyla 80 ilimizi de burada görmek istediğimi bir kez daha ifade etmek isterim” dedi. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYIMIZ ARTIYOR Yöresel ürünler projesinin parçası olarak Antalya’nın yöresel ürünlerini coğrafi işaretle tescil ettirmek için oda ve borsalarla yoğun çaba sarf ettiklerini kaydeden Ali Çandır, Antalya Piyazı’nın coğrafi işaretini alan ATSO Başkanı ve Alanya Yenidünyası’na coğrafi işaret alan Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı’na teşekkür etti. Çandır, Borsa olarak Korkuteli Karyağdı Armudu’na 30 Temmuz’da coğrafi işaret aldıklarını belirterek, “Aldığımız bu coğrafi işaretle Korkuteli Karyağdı Armudu, artık daha değerli ve korunaklı bir ürün haline gelmiştir. Tescilin bir başlangıç olduğunu ve yöresel ürünümüzün ekonomik anlamda gerçek potansiyeline erişmesi yolunda etkili bir araç olduğunu unutmamamız gerekir. Korkutelili üreticilerimizin, ticaret erbabımızın, Kaymakamlığımızın, Belediyemizin ve Borsamızın birlikte hareket ederek yöresel ürünümüzün gerçek değerine ulaşması için çalışacağız. Böylelikle kentimiz yöresel ürünlerine sahip çıkma yolunda önemli bir projeyi daha gerçekleştirmiş bulunmaktayız” diye konuştu. Çandır, Tavşan Yüreği Zeytin, Alanya Avokadosu, Manavgat Susamı, Alanya Azmanı, Alanya Gülüklü (Hülüklü) Çorbası ve Ernez Çam Balı’nın da tescil ettirilmesi ile Antalya’nın coğrafi işaretli ürün sayısının 11’e çıkacağını bildirdi. Çandır, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak, meclis konuşmasını tamamladı. SEKTÖREL KONULAR DEĞERLENDİRİLDİ ATB Meclisi’nde üyeler, dövizde yaşanan dalgalanmaların sektörlerine etkisini değerlendirdi. Meclis üyesi Sedat Ekici, dövizdeki yükselişin ambalajı da etkilediğini belirterek, ambalaj giderlerinin yüzde 40’ın üzerinde arttığına dikkat çekti. Meclis üyesi Süleyman Kaçaroğlu, Kurban Bayramı’nın iyi geçtiğini ancak Kurban sonrasında etin karkas fiyatının 28 TL’den 33 TL’ye kadar çıktığını bildirdi. Meclis üyesi Ata Sönmez, Ankara’da ithal hayvanlarda görülen şarbon hastalığının Antalya’da olmadığın bildirirken, “Bizim hayvanlarımız sağlıklı” dedi. Meclis üyesi Nuri Büyükselçuk, dövizdeki dalgalanmayla birlikte firmaların finansman giderlerinin arttığına işaret ederken, “Firmaların karları finansman giderlerini ödemeye yetmiyor artık” dedi. Büyükselçuk, bankaların kredi temininde de sıkıntı olduğunu bildirirken, “Dövizde bu kadar oynaklığın olduğu bir ülkede ticaret ve üretim yapmak çok zor” dedi. Meclis üyesi Ergin Civan, dövizdeki dalgalanmanın ihracatçı için de sıkıntı olduğunu bildirirken, “Bizden mal temin eden alıcılar, bize fiyat düşürme baskısı yapıyorlar” dedi.  

Detaylar...

ÇUKUROVA’NIN YÖRESEL ÜRÜNLERİ YÖREX’TE
Antalya Ticaret Borsası’nın öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle bu yıl 9’uncusu ANFAŞ Fuar Alanı’nda 24-28 Ekim’de düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Çukurova’nın zengin yöresel ürünlerini, lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturacak. YÖREX DİĞER FUARLARDAN FARKLI Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Lutfi Altunsu, Ajans olarak geçen yıl ilk defa YÖREX’e katıldıklarını belirterek, Adana ve Mersin’deki oda ve borsalar, firmaların işbirliğiyle sağlanan katılımda yöresel ürünlerin tanıtımını yaptıklarını belirtti. Cezerye, şalgam, Sarıulak zeytini gibi coğrafi işaretli ürünlerin yanı sıra pekmez, salça, aromatik yağ, bal gibi yöresel ürünlerini 9’uncu YÖREX’te sergileyeceklerini belirten Altunsu, “Günümüzde yerel lezzetlerin, değerlerin kıymeti daha fazla anlaşılmaya başlandı. İtalya, Fransa gibi ülkeler yerel değerlerini korumacı politikalarla uluslararası düzeyde bilinir hale getirdi. Yerel bir kalkınma ajansı olarak yerelin daha fazla gelişmesi için bu değerlere sahip çıkılması gerektiği, daha fazla tanıtımının yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden YÖREX fuarının diğer fuarlara göre bizim için anlamı daha farklı” diye konuştu. YÖREX’te bölgelerin tanıtımı yapılırken aynı zamanda firmaların da yöresel ürünlerini tattırma imkanı bulduğunu belirten Altunsu, “Küçük firmaların ulusala yayılmak ve yeni iş bağlantıları kurmak için iyi bir fırsat yakaladığını düşünüyorum. Ayrıca fuara paralel yapılan coğrafi işarete yönelik panellerin de bilgilerimizi tazeleme adına faydalı olduğunu düşünüyorum” dedi. YÖREX’in ziyaretçi sayısının fazla olduğuna işaret eden Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Lutfi Altunsu, uluslararası market zincirlerinin fuara katılması ve yerel firmalarla iş görüşmelerinde bulunmasını beklediklerini kaydetti. Altunsu, “Umarım güzel bir amaç için yola çıkan bu fuar gelecekte uluslararası bir konuma dönüşerek bir cazibe merkezi halini alır” dedi. KÜLTÜREL BİRİKİM GÖRÜLMELİ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, müthiş bir kültürel birikime sahip olan Çukurova’nın yöresel ürünlerini YÖREX’te görmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti. YÖREX’in Anadolu’nun buluşma noktası haline geldiğini belirten Çandır, “Özümüze, kültürümüze, mirasımıza sahip çıkan Kalkınma Ajanslarımıza, oda borsalara ve firmalarımıza teşekkür ediyorum. Herkesi Türkiye’nin en renkli fuarı YÖREX’e davet ediyorum” dedi.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR`DAN BİRLİK MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın Kurban Bayramı mesajı: “Toplumun çimentosu kültürümüz gelenek ve göreneklerimiz, bizi buluşturan, birleştiren temel değerlerimiz. Anadolu’nun 12 bin yıllık geçmişini miras alan bizler, tüm zenginliğiyle devraldığımız emaneti, daha da zenginleştirerek çocuklarımıza teslim etme sorumluluğundayız. Farklılıklarımız zenginliğimiz. Şimdi, kültürel ve toplumsal zenginliğimizi ekonomik zenginliğe dönüştürme zamanı. Ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Çatışma yerine birlik beraberlik içerisinde olmamız gereken bir dönemi yaşıyoruz. Devletimizin zamanında alacağı doğru kararları bir an önce hayata geçirmesi en acil beklentimiz. İş dünyası her zaman devletinin yanındadır. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi “Türk milleti çalışkandır”. Daha fazla çalışarak, daha fazla üreterek, yaşadığımız ekonomik sıkıntıyı milletimizle dayanışma içerisinde atlatacağız. Antalyalıların, Türk milletinin, tüm Müslümanların Kurban Bayramı’nı kutluyor, Kurban Bayramı’nın güzelliklere vesile olmasını diliyorum.”  

Detaylar...

CANLI HAYVAN BORSASI KURBAN’DA HİZMETTE
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortak girişimiyle yaşama geçirilen Antalya Canlı Hayvan Borsası, Kurban Bayramı’nda ücretsiz hizmet verecek. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’la birlikte 1. Etap çalışmaları tamamlanan Antalya Canlı Hayvan Borsası’nda incelemelerde bulundu. İncelemeye, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Birol Ekici, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Süleyman Ersan ve Halil Bülbül, ATB 5. Meslek Komitesi Üyeleri ile bürokratlar katıldı. ETİN MERKEZİ OLABİLİRİZ ATB Başkanı Ali Çandır, Canlı Hayvan Borsası’nın 1. Etap çalışmalarının tamamlanarak Kurban Bayramı’na yetiştirildiğini belirterek, Borsa’nın Kurban Bayramı’nda ücretsiz hizmet vereceğini bildirdi. Borsa’nın ikinci etap çalışmalarının ekim ayı gibi yapılacağını kaydeden Çandır, çabaları nedeniyle Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve bürokratlara teşekkür etti. Antalya’nın ülkenin küçükbaş hayvan varlığının yüzde ikibuçuğu, büyükbaş hayvan varlığının yüzde birine sahip olduğunu belirten Çandır, “Gerek üretim gerekse tüketim noktasında ciddi bir merkeziz. Sektörümüz sahip çıkar, tanıtımını da iyi yaparsak Hayvan Borsası kent ekonomisi için çok iyi bir döngü yaratır. Bölgede etin merkezi olabiliriz. İnşallah Borsayı yaptıktan sonra ANET’in içinde et borsası da kurarız. Böylelikle kente giren eti de kontrol altına almış oluruz” diye konuştu. SEKTÖR DESTEK OLMALI Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Canlı Hayvan Borsası ile Antalya’nın çok önemli bir eksikliğinin giderileceğini söyledi. Sektörden Canlı Hayvan Borsası’na sahip çıkmasını isteyen Türel, “Sektör destek olmazsa burayı çalıştırmak mümkün değil. Buraları yapmak önemli değil, önemli olan sağlıklı çalıştırmak” dedi. Alanın Kurban Bayramı’na yetiştiğini belirten Türel, “Alanda hem hayvanını satmak isteyen esnaf hayvanını ücretsiz barındırabilecek, hem de kurban vazifesini yerine getirmek isteyen vatandaş kurbanını ücretsiz kestirebilecek” dedi. KAÇAK ET KESİMİNİN DE ÖNÜNE GEÇECEK Canlı Hayvan Borsası’nın 2. Etap için eylül ayı sonunda ihaleye çıkacaklarını bildiren Türel, ilgili kararın Eylül Meclisi’nde gündeme geleceğini kaydetti. Türel, “Antalya ekonomisine ciddi katkı sağlayacak alanın en kısa zamanda tamamlayacağız. Hayvancılık sektörü kenti ekonomisine önemli katkı sağlıyor ama evsiz barksız noktada başka illerde ticareti yapılıyordu. Antalya bu işin ekonomik katma değerinden faydalanamıyordu. Antalya kendi bölgesindeki hayvancılık sektörüne katkı sağlayacağı borsayı kazanıyor. Alan ayrıca kaçak et kesininin de önüne geçecek” diye konuştu. Antalya Canlı Hayvan Borsası A.Ş’nin ortağı olan Antalya Ticaret Borsası’nın alanın Antalya’ya kazandırılmasında ciddi katkısı olduğunu söyleyen Türel, Borsa Başkanı Ali Çandır ve yönetime teşekkür etti. Sektör temsilcileri de alanı Antalya’ya kazandıran Menderes Türel ve Ali Çandır’a teşekkür etti.  

Detaylar...

KORKUTELİ KARYAĞDI ARMUDUNUN HEDEFİ ULUSLARARASI PAZAR
Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptığı başvuru sonrasında coğrafi işaret tescili alan Korkuteli Karyağdı Armudu’nun markalaşma çalışmaları, Korkuteli Ziraat Odası’nda düzenlenen toplantıda muhtarlara anlatıldı. Korkuteli Kaymakamı Erol Tanrıkulu, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Korkuteli Belediye Başkanı Hasan Ali İrban başkanlığında yapılan toplantıya, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Cüneyt Doğan, Süleyman Ersan, Hüseyin Simav, Korkuteli İlçe Tarım ve Orman Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Ziraat Odası Başkanı Musa Fikri Büyükçetin’in yanı sıra akademisyen ve muhtarlar katıldı. Toplantıda muhtarlara Korkuteli Karyağdı armudunun hasadından pazarlanmasına kadar nelere dikkat edileceği anlatılırken, muhtarlardan öğrendikleri bilgileri mahallerindeki üreticilerle paylaşması istendi. ATB Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Projesi’nin bir etabı olan Yöresel Ürünler Fuarı’yla ülke genelinde coğrafi işaret konusunda farkındalık yarattıklarını belirterek, Antalya’nın yöresel değerlerinin korunması için de çalıştıklarını söyledi. 4 yıl önce Korkuteli Karyağdı Armudu’na coğrafi işaret almak için çalışmalara başladıklarını anımsatan Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptıkları başvuru sonrasında ürünün tescillendiğini söyledi. Tüketicinin coğrafi işaretli ürünlere diğer ürünlere göre yüzde 20-30 daha fazla para ödediğini belirten Çandır, il ve ilçelerin tanınırlığının coğrafi işaretli ürünlerle daha kolay ve kalıcı olduğunu vurguladı. KRİTERLERE UYMAYAN HOLOGRAM KULLANAMAYACAK Korkuteli Karyağdı Armudu’na coğrafi işaret aldıktan sonra işlerinin bitmediğini anlatan Çandır, ürünün kalitesinin korunması, pazarlamasının artırılması için de çalışılması gerektiğini söyledi. Ürünün hasadı, depolanması ve pazarlanması için nelerin yapılabileceğini anlatan Çandır, “Kaliteli üretimin ardından depolama ve pazarlamayı birlikte organize edebilirsek birkaç yıl içerisinde ürüne Avrupa’dan da coğrafi işaret alarak yurtdışı pazarlara açılmayı sağlayabiliriz. Bu konuda üreticilerimize, muhtarlarımıza, yerel idarecilerimize büyük görevler düşüyor. Kriterlere uymayan ürün hologram kullanamaz. Bu nedenle üreticinin çok iyi bilgilendirilmesi gerekiyor. Biz üzerimize düşeni bu konuda da yapacağız” diye konuştu. Korkuteli’nin mantar, kompostta yazdığı başarı hikayesini Karyağdı Armudu’nda da yazabileceğini söyleyen Çandır, ürünün ilçe ekonomisine katkısına dikkat çekti. Türkiye’de üretilen her 6 armuttan 1’inin Korkuteli’nde üretildiğini bildiren Çandır, karyağdı armudunun envanter çalışmalarına başlayacaklarını bildirdi. Çandır, “Ağaç sayısı, üretim miktarıyla ilgili bir envanter çalışması yapmak istiyoruz. Bunun ardından üreticilerle bir araya gelip üretim teknikleri, depolama ve pazarlama konusunda çalışma yapacağız. Çalışmaların ardından büyük süpermarketleri buraya getirme şansımız var” diye konuştu. Hediye olarak hologramlı karyağdı armudu götürülmesi önerisinde bulunan Çandır, Belediye Başkanı Hasan Ali İrban’dan karyağdı armudu festivali düzenlemesini istedi. Çandır, 24-28 Ekim tarihlerinde düzenlenecek YÖREX’te Korkuteli Karyağdı Armudu’nun tanıtımının yapılmasını talep etti. Çandır, “Korkuteli Karyağdı Armudu’nun katma değerini artırmak için çalışacağız” dedi. KALİTE KORUNMALI Korkuteli Kaymakamı Erol Tanrıkulu, 4 yıllık çalışmanın ardından Korkuteli Karyağdı Armudu’nun coğrafi işaret aldığını belirterek, buna öncülük eden Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. Tanrıkulu, ürünün kalitesini korumak için birtakım çalışmaların yapılması gerektiğini belirterek, “Kaliteli ürün yetiştirme ve pazarlama konusunda çalışmalar yapmalıyız. Özellikle üretici bilgilendirme konusunda çok çalışmalıyız” dedi. FESTİVALİ YAPILACAK Korkuteli Belediye Başkanı Hasan Ali İrban, Korkuteli Karyağdı Armudu’nun coğrafi işaret almasına öncülük eden Borsa yönetimine teşekkür etti. Korkuteli Karyağdı Armuduyla ilgili farkındalık yaratılması gerektiğini belirten İrban, hasat zamanı olan Eylül’de festival düzenlenmesi için çalışacaklarını bildirdi. MUHTARLAR ÜRETİCİYE ANLATACAK Toplantıda Antalya Ticaret Borsası coğrafi işaret danışmanı Dr. Rana Demirer, muhtarlara erken hasadın armudun kalitesini bozduğu anlatırken, erken hasat edilen Korkuteli Karyağdı Armudunun istenen aromayı vermediğini vurguladı. Muhtarlardan üreticilerle biraya gelerek konuyu anlatmasını isteyen Demirer, kriterlere uymayan ürünlerde hologram kullanamayacağını vurguladı.  

Detaylar...

ATB, ANKARA’NIN YÖRESEL ÜRÜNLERİNİ YÖREX’TE SERGİLEYECEK
Yöresel ürünlerin bir araya geldiği, Türkiye’nin en önemli fuarları arasında yer alan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 24 Ekim’de 9’uncu kez kapılarını açıyor. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle düzenlenen YÖREX, doğudan batıya, kuzeyden güneye yüzlerce yöresel ürüne ev sahipliği yapıyor. Başkent Ankara’nın yöresel ürünleri bu yıl YÖREX’te tüketici ve alım heyetleriyle buluşacak. Coğrafi işaretli Çubuk turşusu, coğrafi işaretli Beypazarı kurusu, sucuğu ve bir çok yöresel ürünüyle YÖREX’te stant açacak olan Ankara Ticaret Borsası’nın hedefinde Ortadoğu pazarı var. YÖREX TANITIM İÇİN İYİ BİR FIRSAT Ankara Ticaret Borsası Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Faik Yavuz, bu yıl 9’uncusu düzenlenecek YÖREX’te başkentin ürünlerini sergileyeceklerini belirtti. Yavuz, “İlki 2010 yılında düzenlenen YÖREX, başarılı bir şekilde büyüyerek yoluna devam ediyor. Bu yıl 9’uncusu düzenlenecek olan fuarda, ATB olarak yerimizi alacağız. Yöresel Ürünler Fuarı’nda yerel değerlere sahip çıkılıyor. İlimizdeki oda ve borsalar, küçük üreticiler fuarda yerini alıyor, ürünlerini tanıtıyor. Özellikle küçük üreticileri fuara katılım konusunda teşvik ediyoruz. Bu yılda iyi bir katılımla Ankara’yı YÖREX’te temsil edeceğiz” diye konuştu. Anadolu’nun çok sayıda yöresel ürüne sahip olduğunu belirten ATB Başkanı Yavuz, “Biz bu ürünleri ortaya çıkarıp dünyaya tanıtmak zorundayız. ABD ve İtalya’da bunun örnekleri var. Bunları çıkaracak zeminleri hazırlamamız gerekiyor. Böyle bir zemini de Türkiye’de ilk kez YÖREX hazırladı” diye konuştu. AB VE ORTADOĞU PAZARINA GİRMELİ Türkiye’nin bazı yöresel değerlerinin AB pazarında yerini aldığını, damak tadı yakın olan Ortadoğu ülkelerinin de yöresel ürünler için iyi bir pazar olabileceğini vurgulayan ATB Başkanı Faik Yavuz, “Yöresel değerlerimizle bu pazarlara girebiliriz. Böyle içerikli bir fuar mutlaka uluslararası olmalıdır” dedi. YÖREX’E DAVET Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in 9’uncusunu 24-28 Ekim tarihlerinde ANFAŞ Fuarı Alanı’nda düzenleyeceklerini belirterek, yöresel değerlerine sahip çıkarak, ürünlerine tüketici ile buluşturan oda, borsalar, yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşlarına teşekkür etti. Çandır, TOBB’un desteğiyle düzenlenen Fuar’da Ankara’nın yöresel ürünlerinin ziyaretçilerle buluşturulacağını belirterek, “Yöresel değerlerimiz bizim hafızamız. Bu hafızaya sahip çıkıp gelecek nesillere aktarmak en önemli sorumluluğumuz. Kendi ürettiklerimizi tüketerek ekonomimizi geliştirebilir. Herkesi YÖREX’e davet ediyorum” dedi.  

Detaylar...

KORKUTELİ KARYAĞDI ARMUDU COĞRAFİ İŞARET ALDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurusu yapılan Korkuteli Karyağdı Armudu coğrafi işaret belgesini aldı. Karyağdı armudu, Antalya’nın 4. tescilli ürünü olarak kayıtlara geçti. Yöresel Ürünler Projesi ve Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’le coğrafi işaret konusunda farkındalık yaratan Antalya Ticaret Borsası, Antalya’nın yöresel zenginliklerini tescillemek için çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası, Korkuteli Karyağdı Armudu için 24 Kasım 2017 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na coğrafi işaret başvurusunda bulunmuştu. ATB’nin başvurusunu değerlendiren Türk Patent ve Marka Kurumu, Korkuteli Karyağdı Armuduna coğrafi işaret tescil belgesi verdi. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun tescil belgesi, 1 Ağustos 2018 tarihli Resmi Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Bülteni’nde yer aldı. MARKA DEĞERİ ARTACAK Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret Borsası’nın menşe adı talebiyle Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptığı başvuru sonucunda coğrafi işaret belgesini aldığını bildirdi. Korkuteli sınırları içerisindeki Akyar, Bayat, Yazır, Küçükköy, Esenyurt, İmrahor, Kargalık, Tatköy, Kargın ve merkez mahallelerinde yetişen Korkuteli karyağı armudunun, 1950’li yıllardan bu yana bölgede üretildiğini kaydetti. Borsa’nın uzun süredir Korkuteli Karyağdı Armudu’nun tescili için çalıştığını vurgulayan Çandır, “Bölgenin flora ve klimasında yetişen Karyağdı Armudu, saydığımız merkezlerin dışında bile aynı tat ve aromayla yetişmiyor. Korkuteli Karyağdı Armudu piyasada değişik isimlerle tüketiciye ulaştırılıyor. Biz bölgemizin değerlerini koruma altına almak, ürettiğimiz ürünün ticari değerini artırmak için Türk Patent ve Marka Kurumu’na coğrafi işaret başvurusunda bulunduk. Ürünü inceleyen Türk Patent ve Marka Kurumu, Coğrafi İşaret tescil belgesini verdi. Bölgemizin bir değeri daha coğrafi işaret zırhına büründü” diye konuştu. KURUMLARA TEŞEKKÜR Korkuteli Karyağdı Armudu’yla ilgili çalışmanın kooperatifler ve yöresel ürünlerle ilgili çalışmanın bir parçası olacağını vurgulayan Çandır, “Gerek üretimin, gerekse paketleme ve pazarlamasının gelişmesi konusunda üreticilerimiz, kooperatiflerimiz ve üyelerimizle birlikte çalışmayı planlıyoruz” dedi. Çandır, başvuru sürecinde ATB’ye destek olan Antalya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Antalya Ziraat Odası Başkanlığı, Korkuteli Kaymakamlığı, Korkuteli Ziraat Odası Başkanlığı, Akdeniz Üniversitesi Korkuteli Meslek Yüksekokulu ve Korkuteli İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne teşekkür etti.  

Detaylar...

ENFLASYONUN YÖNÜ YUKARI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2018 Temmuz ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunda (TÜFE), Temmuz ayında yüzde 0.55, yıllık enflasyonda ise yüzde 15.85 oranında artış yaşandığını belirten Çandır, TÜFE’nin aylık bazda beklentinin altında gerçekleştiğini, yıllık enflasyonun ise son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını kaydetti. Çandır, TÜFE’de aylık en yüksek artışın yüzde 2.26 ile lokanta ve oteller grubunda, yıllık en yüksek artışın yüzde 24.21 ile ulaştırma sektöründe görüldüğünü belirtti. TÜFE’nin yönünü gösteren çekirdek enflasyonun, aylık yüzde 0.93, yıllık ise yüzde 15.10 olarak ilan edildiğini kaydeden Çandır, 2003 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını bildirdi. Çandır, “Oysaki geçen yılın Temmuz ayı çekirdek enflasyonu aylık yüzde 0.49 ve yıllık yüzde 9.60 olarak ilan edilmişti. Çekirdek enflasyonda aylık ve yıllık göstergelerde aşırı bir yükseliş söz konusu. Ancak uzunca bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyreden yıllık çekirdek enflasyon, bu ay 0.75 puan TÜFE’nin altında kaldı” değerlendirmesinde bulundu. ÜRETİCİNİN MALİYETİ CEBE YANSIYACAK Temmuz ayında üretici enflasyonundaki (ÜFE) artışa dikkat çeken BAGEV Başkanı Çandır, üretici enflasyonunda geçen yılların temmuz ayında yüzde 1’in üzerinde artış görülmezken, bu yılın temmuz ayında yüzde 1.77’lik artışın yüksekliğine işaret etti. Çandır, üretici enflasyonunun yıllık bazda yüzde 25 oranında arttığını belirtti. Çandır, “ÜFE’deki bu aşırı yükselme, yılsonu enflasyonun düşmesinde daha evvel fırsat ayı olarak nitelendirdiğimiz Ekim-Kasım ayları ve dolayısıyla yılsonu tüketici enflasyonunu beklentilerin üzerinde artıracaktır” uyarısında bulundu. Üreticinin yükünün önümüzdeki aylarda tüketicinin cebine yansıyacağını kaydeden Çandır şu değerlendirmede bulundu: “Bünyesinde yüzde 25 yük bulunduran üretici tarafındaki bu durum önümüzdeki aylarda tüketiciye zam olarak yansımaya başlayacaktır. Örneğin yılsonu itibariyle bitecek olan bazı kesimlere tanınan araç alımlarındaki ÖTV indirimi önümüzdeki yıl başında araba fiyatlarını beklentilerin üzerinde artıracaktır. Yine 1 Ağustos itibariyle elektrik ve doğalgaza yapılan meskenlerde yüzde 9, sanayi ve ticarethanelerde yüzde 14’lük zam önümüzdeki dönemde enflasyonumuzun daha da artacağına işaret etmektedir.” HEDEF ZOR Bu gerçekleşmelerle yılsonu enflasyonundaki yüzde 13.4’lük beklentinin fazla iyimser olduğunu söyleyen Çandır, dövizdeki yükselişin enflasyon üzerine etkisine dikkat çekti. Çandır, “Zira bundan sonra dövizde bir istikrar kazanılmış olsa dahi faiz tarafı bu yüksek seviyelerin aşağıya inmesine izin vermeyecektir” dedi. BÖLGENİN ATEŞİ YİNE YÜKSEK Antalya, Burdur, Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz’de Temmuz ayı enflasyonunun aylıkta yüzde 0.87, yıllıkta ise yüzde 17.69 olarak açıklandığını belirten Çandır, bu rakamların ülke ortalamasının üzerinde olduğunu kaydetti. Çandır, bölge enflasyonunda en fazla artış gösteren grubun turizm sezonu nedeniyle yüzde 3.07 ile lokanta ve oteller olduğunu belirtirken, “Bölge enflasyonumuz aylık olarak ülke genelinde en yüksek ikinci, yıllıkta ise en yüksek üçüncü enflasyon olmuştur” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA’NIN KURBAN SIKINTISI YOK
Antalya Ticaret Borsası, Kurban Bayramı öncesinde kurban varlığı ve et ticaretini görüşmek üzere paydaşların katılımıyla Kurban ve Et Ticareti Sektörel Analiz toplantısı düzenledi. Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Musa Toros’un moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, Tarım ve Ormancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Gürsel Coşkun, ATB 2. Meslek Komitesi Üyeleri, ATSO 2. Meslek Komitesi üyeleri ile sektör paydaşları katıldı. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, Kurban Bayramı öncesinde kurban ve et ticaretiyle ilgili konuları sektör paydaşlarıyla görüşmek üzere Sektörel Analiz Toplantısı düzenlediklerini belirterek, toplantının çıktılarının ilgili kurumlarla paylaşılacağını söyledi. Moderatör Musa Toros, Kur Bayramı’nın ülkedeki en büyük ekonomik hareketlerden biri olduğunu belirterek, Antalya Ticaret Borsası’nın bu hareketlilik öncesinde sektörün paydaşlarını toplamasının önemine dikkat çekti. Toros, son günlerde hayvan varlığı, et ve süt fiyatının gündemde olduğunu belirterek, toplantıda sektör paydaşlarının görüş ve önerilerini alacaklarını kaydetti. KURBANLIK SIKINTISI YOK Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Kurban Bayramı öncesinde Antalya’da büyükbaş hayvan varlığında sıkıntı olmadığını bildirirken, geçen yıl 9 bin büyükbaşın kurban olarak kesildiğini bu yıl rakamın 12 bin büyükbaşa çıkmasını beklediklerini bildirdi. Kurbanlıkların fiyatının geçen yıla göre yüzde 10-15 civarında artacağını söyleyen İlhan Ayhan, “Dövizdeki yükseliş ithal olan yem fiyatlarına yansıdı. Geçen yıl 44 TL olan yemi 70 TL’ye satın aldık. Diğer girdi maliyetlerinde de ciddi artışlar var. Bu artış kurban fiyatlarına yansıyacak” diye konuştu. 185 BİN KEÇİ KOYUN KESİLECEK Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Kurban Bayramı’nda 185 bin küçükbaş hayvanın kurban edileceğini bildirirken, “Kurban’da küçükbaş hayvan varlığımızda da sıkıntı yok” dedi. Küçükbaş hayvanın yüzde 80’inin keçi, yüzde 20’sinin koyun olarak kesildiğini söyleyen Öztürk, geçen yıl kilogramı 18-20 TL’den kesilen kurbanlıkların bu yıl 22-24 TL’den kesileceğine dikkat çekti. Antalya’daki satış ve kesim alanlarının önemini vurgulayan Öztürk, bazı belediyelerin satış ve kesim yerini ayrı ayrı belirlediğini, bunun yanlış olduğunu kaydetti. Öztürk, “Satış ve kesim yerleri bir arada olmalı. Kurbanının satın alan kişi nerede kesim yapacak?” diye sordu. DİŞİ HAYVAN KURBAN ETMEK YASAK Tarım ve Ormancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Gürsel Coşkun, Kurban komisyonunca Antalya’da 82 kesim, 51 satış yeri belirlendiğini belirterek, hayvan ve insan sağlığını tehlikeye atmayacak önlemleri aldıklarını bildirdi. Kurban alınırken, kesilirken nelere dikkat edilmesi gerektiğiyle ilgili vatandaşa dağıtılmak üzere broşürler hazırladıklarını kaydeden Coşkun, kurban satış yerlerinde de denetimlerin sıkı bir şekilde sürdürüleceğini söyledi. Coşkun, Kurban’da dişi hayvan kesmenin kesinlikle yasak olduğunu vurgularken, “Damızlık hayvan ithalatı yapılırken dişilerin kurban edilmesi tezat bir durum. Buna asla müsaade etmeyeceğiz” dedi. Coşkun alıcıların da dişi hayvan konusunda duyarlı davranmasını istedi. HAYVAN BORSASI KURBANA YETİŞİYOR Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Adnan Büyükkaya, ilde hayvan kesim ve satış yerleriyle ilgili sıkıntı olmadığını bildirirken, Kömürcüler’de yapımına başlanan Canlı Hayvan Borsası’nın birinci etabının Kurban Bayramı’na yetiştirileceğini kaydetti. Büyükkaya, “Antalya Ticaret Borsası ile Büyükşehir Belediyemizin işbirliğiyle hayata geçireceği Kömürcüler’deki alanda satış ve kesim yapılabilecek” dedi. MARKETLERDE KESİME ELEŞTİRİ ATB Meclis ve 5. Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, marketlerde kurban satışını eleştirirken, marketlerin tüketiciyi yanıltıcı uygulamalarda bulunduğunu ileri sürdü. Sönmez, marketlerin 2 saat içerisinde kurban edilen hayvanın etini eve ulaştırdığını belirtirken, “Bu mümkün değil. Acaba ne ara kesilip de hemen bu etler kurban sahibine ulaştırılıyor. Halkımızı kandırmasınlar. Kurban, bayramın birinci günü sabahı ile bayramın son günü akşamına kadar yapılan kesimlere denir. Diğeri adak olur” diye konuştu. ATSO 2. Meslek Komitesi üyesi Hasan Taş da marketlerin haksız rekabet içerisinde olduğunu söylerken, marketlerin kurban kesimlerinin denetlenmesini istedi. SÜT KUZULAR BİLE KURBANLIK DİYE SATILIYOR Toplantıya katılanlar, satışa sunulan hayvanların kurban vasfı taşıyıp taşımadığının sıkı bir şekilde kontrol edilmesini isterken, süt kuzularının bile kurbanlık olarak satılabildiği uyarısında bulundu. Türkiye’de et tüketiminin Avrupa Birliği ülkelerinin çok gerisinde olduğuna dikkat çeken katılımcılar, et fiyatlarının ucuzlaması, herkesin ete ulaşması gerektiğini vurguladı. İthal etin çözüm olmadığını, aile işletmeciliğinin özendirilerek devletin de desteğiyle hayvan varlığının artırılması gerektiğini söyleyen katılımcılar, hayvancılık sektöründe girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekti. İşçi bulmakta sıkıntı yaşandığını belirten sektör temsilcileri, süt ve etin birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Küçükbaş hayvancılığın teşvik edilmesini isteyen sektör temsilcileri, küçükbaşın yerli ve milli üretim olduğunu vurguladı.  

Detaylar...

AKEV ÜNİVERSİTESİ’NDEN BORSA’YA ZİYARET
Antalya AKEV Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Selahattin Çiçek, mütevelli heyet üyeleriyle birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. AKEV Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selahattin Çiçek, Üniversite’yle ilgili Çandır’a bilgi verirken, 42 öğretim üyesi 200 öğrencisi ile eğitim hayatına başlayan AKEV Üniversitesi’nin bu yıl 400 yeni kayıtla eğitim vermeye devam edeceğini söyledi. BÖLGENİN EN NİTELİKLİ ÜNİVERSİTESİ OLACAĞIZ Kadriye’de 107 metrekarelik kampüste hizmet veren AKEV Üniversitesi’nin Sanat ve Tasarı Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İnsani Bilimler Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu’nda öğrencilere eğitim verdiğini belirten Çiçek, “Üniversitemizde sosyal hizmetlerden gastronomi ve mutfak sanatlarına, geleneksel Türk el sanatlarından iletişim tasarımına, sosyolojiden inşaat teknolojisine kadar pek çok alanda öğrencilerimizi hayata hazırlıyoruz” diye konuştu. AKEV’in Antalya’nın ortak eseri olduğunu belirten, kentin AKEV’i sahiplenmesini isteyen Çiçek, “Sizlerin rehberliğine ihtiyacımız var” dedi. Çiçek, “Üniversitemizde, ülke standartları üzerindeki eğitim kalitesiyle öğrenci yetiştiriyoruz” dedi. Çiçek, iş dünyasının desteğiyle talep edilen alanlarda bölüm açılabileceğini bildirirken, “Bu üniversiteyi bölgenin en nitelikli, aranan, iş yapan üniversitesi yapma hedefindeyiz” dedi. AKADEMİ KENTLE BÜTÜNLEŞMELİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya’da AKEV gibi bir değeri yarattıkları için Çiçek’e teşekkür ederken, “Sadece bizim değil tüm Antalyalıların bu değere katkı koyma sorumluluğu var” dedi. Akademi dünyasının iş dünyası ile buluşması gerektiğini, bunun büyük bir eksiklik olduğunu dile getiren Çandır, “Akademi dünyası şehirle entegre olmalı. Kent ile bütünleşmeli” dedi. Üniversite bünyesinde tarımı geliştirecek bölümlerin açılabileceğini söyleyen Ali Çandır, bunun Antalya tarımını daha nitelikli hale getireceğini kaydetti. Çandır, AKEV Üniversitesi’nin kurulmasında emeği geçenlere teşekkür ederken, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.  

Detaylar...