Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.238.8.102
Şuan 16 kişi online
Bugün 107 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 130499
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

YÖREX 2021’E ERTELENDİ
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde 2010 yılında başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, bu yıl Covid-19 nedeniyle planlanan takvim olan 21-25 Ekim ayında yapılamayacak. 11. YÖREX, “Sizin Oraların Nesi Meşhur” sloganıyla 20-24 Ekim 2021 tarihinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği desteğiyle 2010 yılında başlatılan ve 11’incisi 21-25 Ekim 2020 tarihlerinde yapılması planlanan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, pandemi nedeniyle önümüzdeki yıla ertelendi. PANDEMİ ENGELİ YÖREX’in fikir babası, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Covid-19 nedeniyle bu yıl çok sayıda etkinliğin ertelendiğine dikkat çekerken, pandemiden en çok da fuarların etkilendiğini belirtti. Bu yıl TOBB’un fuar takviminde olan ve 21- 25 Ekim’de yapmayı planladıkları YÖREX’in de pandemiden etkilendiğini kaydeden Çandır, “YÖREX, kısa sürede Türkiye’nin en çok sevilen fuarları arasında yerini aldı. Öyle ki fuar biter bitmez bir sonraki fuarın ne zaman yapılacağını soran çok sayıda ziyaretçimiz oldu. Biz de YÖREX’i Ekim ayı sonunda yapmayı planladık. Ancak pandemi nedeniyle halk sağlığını önceleyerek fuarı 20-24 Ekim 2021 tarihinde yapma kararı aldık” diye konuştu. ÖNCELİĞİMİZ SAĞLIK Güvenli bir ortamda binlerce insanı yöresel ürünlerle buluşturmak istediklerini vurgulayan Çandır, “Sağlık her şeyin önünde gelir. Bu nedenle kimsenin sağlığını riske atmak istemedik. YÖREX’i her zamanki coşkusu ve katlanarak devam eden ziyaretçi kitlesiyle önümüzdeki yıl yapacağız. Anadolu’nun batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine yüzlerce ürünü ‘Sizin Oraların Nesi Meşhur’ sloganıyla bir araya getireceğiz” diye konuştu. TÜRKİYE’NİN EN ÇOK SEVİLEN FUARI 10 yılda 1 milyon 131 binin üzerinde ziyaretçi sayısına ulaşan YÖREX’in 10 yılda 3 bin 386 katılımcı ile binlerce ürünü ziyaretçiyle buluşturduğunu bildiren Ali Çandır, şunları söyledi: “Türkiye’nin en çok ziyaret edilen fuar olma özelliğini taşıyan YÖREX, yöresel ürünlerin zırhı sayılan coğrafi işaret konusunda da büyük farkındalık yarattı. 2010 yılında 40 ilin katıldığı, 24 bin kişinin ziyaret ettiği YÖREX’e geçen yıl 10’uncu yılında 81 ilden katılım olmuş, 276 bin 288 ziyaretçi sayısına ulaşılmıştı. YÖREX’e başladığımız 2010 yılında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı 5 katına çıkarak 511’i, coğrafi işaret başvuru sayısı ise 160’tan 583’i geçti.” YÖREX’e destek veren herkese bir kere daha teşekkür eden Başkan Çandır, “YÖREX’i biz birlikte büyüttük. Başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere yöresel ürünlere değer katan herkese bir kere daha teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.  

Detaylar...

VALİ YAZICI’DAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Antalya Ticaret Borsası’na nezaket ziyaretinde bulundu. Vali Yazıcı’yı Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Cüneyt Doğan ile Süleyman Ersan ağırladı. TARIMDA STANDARDI ARTIRMALIYIZ Antalya Valisi Ersin Yazıcı, sahada olmaya özen gösterdiğini belirterek, vatandaşla iç içe olduğu zaman sorunları yerinde görme ve çözüm önerisi sunma konusunda daha verimli olduğunu söyledi. Türkiye’nin eşsiz bir doğaya, toprağa sahip olduğunu her türlü ürünün her bölgeye göre farklılık göstererek kendine has lezzeti ve aromasıyla yetiştiğine dikkat çeken Vali Yazıcı, bu eşsiz potansiyelin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Tarımda standardı artırmamız gerektiğini söyleyen Vali Yazıcı, standardın ihracatı da tetikleyeceğini kaydetti. TARIM POTANSİYELİMİZ YÜKSEK ATB Başkanı Ali Çandır, Vali Yazıcı’ya ziyarete nedeniyle teşekkür etti. Antalya tarımı hakkında bilgi veren Başkan Çandır, dönem başkanlığını Antalya Ticaret Borsası’nın yaptığı Tarım Konseyi olarak geniş bir tarım sunumu yapmak istediklerini bildirdi. Antalya’nın müthiş bir tarım potansiyeli olduğunu vurgulayan Çandır, “Antalyalı üreticimizin birikimi müthiş. Üreticimizi doğru yönlendirebilirsek üretim ve ihracatta daha da ileriye gideriz” diye konuştu. Vali Yazıcı’ya tarım alanlarını ziyaretinden dolayı teşekkür eden Çandır, ziyaretlerin üreticiyi motive ettiğini kaydetti. Başkan Çandır, ziyareti anısına Vali Yazıcı’ya fotoğrafının cama lazerle üç boyutlu işlendiği ATB 100. Yıl hatırası takdim etti.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR`DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Kurban Bayramı nedeniyle mesajı yayımladı. Çandır mesajında şunları kaydetti: "Binlerce yıldır onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu, kültürlerin harmanlandığı kadim topraklara sahip. Bayramlarsa bu topraklarda toplumun çimentosu, kültürel hazinemizin en değerli parçası. Kurban Bayramı’nı bu yıl Koronavirüsün gölgesinde pandemi döneminde kutlayacağız. Önce sağlık diyoruz. Çünkü her şeyin başı sağlık. Maske mesafe, hijyen kuralına uyarak dinsel ritüellerimizi gerçekleştirelim. Alınan önlemlere uyalım, unutmayalım alacağımız her önlem sadece kendimizi değil, sevdiklerimizi ve toplumun sağlığını de koruyacaktır. Küçük ihmallerin bayramımızı zehir etmesine izin vermeyelim. Sevdiklerimiz bir telefon kadar yakın, sevdiklerimizi ihmal etmeyelim. İhtiyaç sahiplerini unutmayalım. Bayramların en güzel yanı paylaşımın en üst seviyeye çıktığı günler olması. Birliğimizi, uzlaşma kültürümüzü ve yardımlaşma bilincimizi kuvvetlendirelim. Kurban ibadetini yerine getirirken hayvana eziyet görüntülerine izin vermeyelim. Antalya’mız dünyanın en güzel turizm destinasyonu. Yerli ve yabancı misafirlerimizi güvenli tatilin adresi Antalya’mıza bekliyoruz. Seyahat edecek yurttaşlarımızın trafik kurallarına uyarak sevdiklerine güvenle kavuşmasını diliyorum. Antalyalıların, Türk milletinin, tüm Müslümanların Kurban Bayramı’nı kutluyor, bayramın sağlık, barış, mutluluklara vesile olmasını diliyorum.”  

Detaylar...

ATB TEMMUZ MECLİSİ TOPLANDI
  Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz ayı Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online toplandı. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, koronavirüs önlemleri kapsamında Temmuz Meclisi’ni online yaptıklarını belirtirken, aşının bir an önce bulunmasını, insanların da iş yerleri ve sosyal hayatta maske, mesafe ve hijyen kuralarına daha fazla uymasını diledi. Çandır, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirenlere, hain saldırılarda şehit düşen Mehmetçik ve polislerimize, Sakarya’daki havai fişek fabrikasında gerçekleşen yangında hayatını kaybeden işçiler ve şehit askerlere, Artvin ve Rize’de yaşanan sel felaketlerinde kaybettiğimiz vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasına başladı. Orman yangınlarında yanan ağaçlar ve telef olan hayvanlar için de üzüntüsünü dile getiren Çandır, Ağustos ayının yangın için kritik bir ay olduğunu daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi. ZORLUKLARI ÖTELEDİK Yılın ilk yarısını beklentiler, tahminler ve planların tamamen dışında tamamladıklarını dile getiren Çandır, “Sebepleri hepimizin malumudur ama sonuçları hepimiz için yıpratıcı, hatta yıkıcıdır. Yaşadığımız zorlukların bir kısmını öteledik, ancak ortadan kaldırdığımızı söylemek pek mümkün değildir. Yani yakın bir gelecekte birikimli olarak bu zorluklarla tekrar yüzleşme durumumuz vardır ve hazırlıklarımızı buna göre yapmalıyız” dedi. Krediye erişimin kolaylaştırılması, maliyetinin reel olarak ucuzlatılması, bazı kamu ödemelerinin ertelenmesi, kısa çalışma ve işsizlik ödemelerinin Mart-Haziran arası kapanmış ekonominin maliyetini azaltmaya yaramış önlemler olduğunu belirten Çandır, “Bu önlemler, ekonomiyi yeniden hareketlendirmeye çalıştığımız bu dönemde bize bir başlangıç yapma fırsatı vermiştir. Yılın ilk yarısında yaşadıklarımızın ve geleceğe yansımalarının nesnel boyutları hakkında değerlendirme yapmak neredeyse imkansızdı. Ancak bazı tahminlerde bulunabiliyorduk. Son açıklanan verilerle birlikte içinde bulunduğumuz durum ve bekleyişler hakkında daha belirgin değerlendirmeler yapmak mümkün hale gelmeye başlamıştır” diye konuştu. TARIM KÜÇÜLMEYİ FRENLEDİ Yılın ilk üç ayını yüzde 4.5’lik bir büyümeyle kapattığımızı belirten Çandır, şunları söyledi: “Beklentilerin ve dünya ortalamasının çok üzerinde umut verici bir büyüme oldu. Fakat geçmiş on yıllık aynı dönem ortalama büyümesinin ancak yarısı kadar büyüyebildik. Tarım ise yüzde 3 ile ortalama büyümenin altında kalmıştır. Ancak biz geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz ki özellikle genel ekonomik koşullar zorlaştığında ve küçülme yaşandığında tarım sektörü, bu zorluğu aşmada ve küçülmeyi frenlemede her zaman olumlu katkı yapmış ve kurtarıcı rol üstlenmiştir. Önümüzdeki dönemde de sektörümüz, kendi zor koşullarına rağmen bu rolünü layıkıyla oynamaya devam edecektir. İkinci çeyrekte yaşadığımız ekonomik kapanmanın çift haneli bir daralmaya neden olacağını öngören uzmanları okumaktayız. Her halükarda bunlar yaşadıklarımızdır. Şimdi esas olan yaşayacaklarımız ve buna göre bir ilerleme yolu bulmamızdır. Hem ülkemiz hem de kentimiz için zor günleri atlatmış değiliz. Zaman, rehavet zamanı değildir. Özellikle yılın ikinci yarısı, önümüzdeki en az üç yılı etkiler konumda olacaktır.” YIL SONU UYARISI İş dünyasının üzerimizdeki yüklerle salgına yakalandığını ve derinden hırpalandığını söyleyen Çandır, “Buna rağmen insanlarımız ve şirketlerimiz nispi olarak zorluğa dayanma direnci ve geleceğe umutla bakma konusunda AB ortalamasına göre iyimser durumdadır” dedi. Kapanan kurulan şirket sayılarında dikkat çekici bir olumsuzluk olmadığına dikkat çeken Çandır, “Hatta kapanan şirket sayısı son on yılın ortalamasının altında seyrederken kurulan şirket sayısında ise Haziran rekoru kırılmıştır. Bu rekor, hem ülkemiz için hem de kentimiz için geçerlidir. Diğer taraftan ibrazında ödenen çek tutarında da son 6 yılın Haziran rekoru kırılmıştır. Yine karşılıksız çek ve protestolu senet tutarlarında da son 6 yıl ortalaması söz konusudur. Yani geleceğe umutla bakma ve ödemeler sisteminin işleyişi bakımından olumlu sayılabilecek göstergeler söz konusudur” diye konuştu. Kişilerin öz kaynaklarını kullanmaları, devletin bazı ödemleri ertelemesi ve kişilere sağlanan ilave kredi olanaklarının belirli bir dönemdeki direncini artırdığını ve gelecek umudunu canlı tuttuğunu dile getiren Çandır, “Bu dönemin vadesi de ortalama olarak yılsonudur. Yani yılsonuna kadar işlerin gelir getirici hale dönmesi hayati derecede önemlidir. Aksi halde sağlanmış olan bu dayanaklar, hepimizin sırtındaki ilave yük olacaktır. Bizler öz kaynaklarımızı tüketmeye devam ederiz ama unutmayalım ki bu sonlu bir kaynaktır. Hayatın normale dönme süresi uzadıkça kamuya olan vergi ve prim gibi ödemelerimizin birikimli olarak yapılması imkansızlaşacaktır. Ayrıca ertelenmiş ya da ötelenmiş kredi ödemelerimizin de vadeleri hızla yaklaşmaktadır” diye konuştu. KREDİ YÜKÜ ALTINA GİRDİK Salgından önce de gerek hane halkı gerekse işletmelerin borç yükünün kamu borç yüküne göre çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, şunları kaydetti: “Salgın dolayısıyla sağlanan ilave kredi yükleriyle toplam durum daha riskli hale gelmiş durumdadır. Bu riski gören özel bankacılık kesimi kredi verme konusunda tüm zorlamalara rağmen isteksiz ve pahalı davranmaya devam etmektedir. Bu dönemde, özel bankalar kredilerini ülkemize genelinde yüzde 11 artırmışken kentimizde yüzde 13 artırmışlardır. Kamu bankaları ise tarihlerinde görülmemiş oranlardaki artışla kentimizde yüzde 53 ve ülkemizde ise yüzde 47’lik kredi büyümesi sağlamışlardır. Gördüğünüz gibi bu dönemde de kentimiz iş dünyası ilave kredi yükleri altına girmek durumunda kalmıştır.” ANTALYA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ Salgın döneminin en önemli ve kalıcı tahribatının istihdamda yaşandığını söyleyen Çandır, “Bir tarafta gelirleri sıfırlanmış işletmeler, diğer tarafta yetersiz hibe destekleri istihdamı hızla eritmeye başlamıştır. İşten çıkarma yasağının getirilmesi, sorunu çözmeye yönelik değil ötelemeye yöneliktir” dedi. Antalya ekonomisinin yüzde 71’inden fazlasını oluşturan hizmetler sektörü ve yüzde 8’inden fazlasını oluşturan tarım sektörünün tam bir istihdam dostu konumunda olduğunu kaydeden Çandır, “Hizmetler sektörü bir bütün olarak tarım sektörü de başta süs bitkileri olmak üzere belirli bölümüyle kapanınca kentimiz istihdamı için tam bir yok oluş durumu ortaya çıkmıştır” dedi. Resmi verilere göre ülkedeki istihdam kaybının yüzde 30’undan fazlasının tek başına Antalya’da yaşandığını kaydeden Çandır, “Aslında bu gerçekleşme bile kentimizin bir afet bölgesi ilan edilmesi için yeterlidir. Çünkü Rusya ile yaşadığımız uçak krizinden çok daha vahim bir ekonomik darboğazla karşı karşıyayız. O zaman hatırlarsanız belirli ölçülerde de kabul gören ‘Antalya Yaklaşımı’ önerisinde bulunmuştuk. Şimdi adeta afet bölgesi konumundayız” diye konuştu. Antalya ekonomisinin en az yüzde 80’inin çöktüğünü, bu çöküşün sebebinin de bireysel kararlar ya da tercihler olmadığını vurgulayan Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Tamamen beklenmedik doğal bir salgın afetinin, ülke ortalamasının çok üzerinde bir şiddetle kentimiz ekonomisini vurmasıdır. Antalya, ülkemizin dünyaya açılan penceresidir. Unutmayalım ve unutturmayalım ki Antalya durursa Türkiye durur. Direncimizin ve umudumuzun sürdürülebilirliği kentimizle ilgili doğru ve gerçekçi tespitlerin yapılmasına bağlıdır. Son 17 yılda gübre fiyatları 8.5 katına, mazot ve dolar 5.5 katına, tüketici enflasyonu 4.5 katına ve aralarında bizlerin de bulunduğu tarımsal üretici enflasyonu ise 3 katına yükselmiştir. Yani bu kadar senenin sonunda biz en altta bulunmaya devam etmekteyiz. Ülkemizde salgın afet bölgesi ilan etmek, içinde bulunduğumuz dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olmalıdır. Vakit geçirmeksizin Antalya, afet bölgesi olarak ilan edilmelidir.” İHRACATIMIZ ARTTI Meclis’te ihracat rakamlarını değerlendiren Ali Çandır, geçtiğimiz yıla oranla ihracatın yüzde 3 artışla 690 milyar olarak gerçekleştirdiğini, bu artışı sağlayan temel sektörün yaş meyve sebze sektörü olduğunu vurguladı. Yılın ilk altı ayında yaş meyve ve sebze ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 280 milyon dolar seviyesine yükseldiğini bildiren Çandır. Antalya’nın yaş meyve ve sebze ihracatında lider konumda olduğunu, narenciye ihracatında ise 5`inci sırada yer aldığını belirtti. ÖRTÜALTINDA AVANTAJIMIZ AZALDI Geçmiş yıllara oranla örtüaltı yaş sebze üretimde kilogram başına daha az gelir edildiğini ve avantajın azaldığına dikkat çeten Çandır, “1 milyon doların üzerinde ihracat yaptığımız kalemlere baktığımızda; sebzelerde yalnızca biber, meyvelerde ise kiraz, erik, ayva, kayısı ve çilekte kilogram başına bir doların üzerinde gelir elde etmişiz. Ortalamamızı yükselten bu ürünlerin toplam yaş meyve sebze ihracatımız içerisindeki payı yüzde 37 düzeyindedir. Geriye kalan yüzde 63’lük bölümde ise kilogram başına ortalama gelirimiz 0,70 dolar olmuştur. Toplam ihracatın yüzde 29’unu oluşturan başat ürünümüz olan domateste ise kilogram başına 0,73 dolar gelir elde etmişiz” diye konuştu. Çandır, önümüzdeki dönemde yapılacak sera yatırımlarında daha dikkatli davranılması gerektiğini kaydetti. Süs bitkileri sektörünün koronavirüsten tarım sektörünün aksine olumsuz etkilendiğini söyleyen Çandır, “Ülkemiz genelinde 64 milyon dolardan 56 milyon dolara, kentimizde ise 30 milyon dolardan 26 milyon dolara gerileyen sektörün ihracatı ülkemiz ve kentimizde yüzde 12 azalmıştır” dedi. ÜRETİCİYE TEŞEKKÜR En zor dönemlerde üretimden elini çekmeyen üreticilere teşekkür eden Ali Çandır, “Elde edilen gelirin kentimizin en ücra köşesine kadar ulaşmasında Ata’mızın da ifade ettiği gibi milletimizin emeğini ve üretimini kıymetlendiren her iki sektördeki; ihracatçılarımız, tüccarımız, komisyoncularımız ve pandemi döneminde dahi üretimin devamlılığını sağlayan tüm üreticilerimize bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu. Antalya Valiliği’nden Diyarbakır Valiliği’ne atanan Münir Karaloğlu’na kente yaptığı başarılı çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Çandır, Antalya Valiliği’ne atanan Ersin Yazıcı’ya başarılar diledi. Çandır, Kurban Bayramı’nı kutlarken, bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diledi. 2019-2020 Süper Lig’ini 5. sırada tamamlayan Alanyaspor’u, 8. sırada tamamlayan Antalyaspor’u, 2.lige yükselen Serikspor’u ve 3.lige yükselen Alanya Kestelspor’u kutlayan Çandır, takımlara başarı diledi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN 15 TEMMUZ MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Türk milleti, 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Halkımız kendi iradesi dışında başka hiçbir iradeyi kabul etmeyeceğini ve demokrasiye bağlı kalacağını kararlılık ve cesaretle gösterdi. Demokrasiye karşı yapılan her türlü girişim hukuksuzdur ve kabul edilemez. Hiçbir güç milletin kararının üzerinde değildir. Türk milleti Cumhuriyet ve demokrasinin yanındadır. 15 Temmuz’da demokrasiden yana tavır alan, ülkesine sahip çıkan halkımıza bir kere daha teşekkür ediyorum. 15 Temmuz’un yıldönümünde başta önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.”  

Detaylar...

ÜRETİCİNİN, TÜCCARIN KURBAN KAYGISI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Kurban Bayramı öncesinde hayvancılık ve et ticaretinde yaşanan sorunlar, çözüm önerilerini belirlemek amacıyla Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül moderatörlüğünde yapılan toplantıya, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, ATSO, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Antalya Hayvancılık A.Ş., Akdeniz Üniversitesi, ANET, Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Antalya Kasaplar Odası, Veteriner Hekimler Odası, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, KUTSO, MATSO, ALTSO, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan temsilciler ile ATB 5. Meslek Komitesi üyeleri katıldı. ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya’daki hayvan varlığı, et üretimi ve ticareti, koronavirüsün Antalya hayvansal üretim ve toptan, perakende ticaretine etkileri, kurbanlık fiyatları ve kesim fiyatları, hayvan pazarları ve et kesim noktalarını konuşmak üzere toplantı düzenlediklerini belirtirken, sektörün sorunları, beklenti ve çözüm önerilerini ilgili kurum ve kuruluşlara ileteceklerini söyledi. KURBAN SÖNÜK GEÇEBİLİR ATB 5. Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, pandemi döneminde kırmızı ette perakende satışlarda artış olsa da satışların yüzde 60-70’ini oluşturan toptan ticaretin durması nedeniyle kırmızı et ticaretinin bu dönemden olumsuz etkilendiğini söyledi. Sönmez, “Bu dönem turizm olmayınca toptan satışta ciddi sıkıntı var. Fiyatlarda da düşme var. Fiyatların düşmesi besici için büyük sıkıntı. Üretici para kazanmazsa besicilikten çekilir, bir daha da dönmez” diye konuştu. Kurban Bayramı’nın da pandemi nedeniyle iyi geçmeyeceğini düşündüğünü söyleyen Sönmez, hem sosyal mesafe kuralı nedeniyle hem de risk nedeniyle kesim yerlerine gitmek yerine insanların bağışa yönelebileceğini kaydetti. Sönmez, kurbanlık fiyatlarının düştüğünü de bildirdi. SÜPERMARKETTE KURBAN SATILMASIN Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, üretici olmazsa kasabın olmayacağını söylerken, kazanamayan üreticinin üretimden çekilebileceği uyarısında bulundu. Yardımcı, küçük aile iletmelerinin desteklenmesi ve sayısının artırılması gerektiğini kaydetti. Süpermarketlerde satılan kurbanlıklara tepki gösteren Yardımcı, binlerce hayvanın aynı anda nasıl kesildiğini sordu. Yardımcı, “Devlet bunu incelesin. Gününde kesilmeyen et kurban değildir. Namazdan önce kesilen kurban, kurban olmaz, adak olur. Süpermarketlerde kurban satılmasın” diye konuştu. Yardımcı, küçükbaş fiyatının 30 TL, dananın 28 TL olduğunu bildirirken, küçükbaş kesim fiyatının parçalama ve pay hariç 180 TL, büyükbaşın 600 TL olduğunu söyledi. DİYANET’E ÇAĞRI Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Antalya’da 198 bin civarında kesime hazır küçükbaş kurbanlık bulunduğunu bildirirken, “İhtiyacı karşılayacak hayvan sayısına sahibiz” dedi. Antalya’da pazar yerlerinin henüz belli olmadığına dikkat çeken Öztürk, “Birliğimize üye 150 yetiştiricimiz kurbanlıklarını satışa sunmaktalar. Ama bu yıl hayvan pazarlarına ilişkin açıklamasında geç kalınması bizi kaygılandırıyor. Pandemi sürecinde bu kadar yetiştiriciyi merkeze getirecek miyiz, eleme yapılacak mı, nasıl konuşlandıracağız henüz belli değil. Ürünlerini tüketiciye ulaştırabilecekler mi bunun kaygısını yaşıyoruz” diye konuştu. Süpermarketlerin kurban satışlarını da eleştiren Öztürk, “Yapılan ibadete halel getirilmemeli. 12 kg olan kuzu kurbanlık vasfı taşımaz. Bu bir kandırmacadır, kurbanda et pazarlamanın yoludur. Vatandaşın İslami anlamda ibadetine helal getirilmemelidir, kandırmacanın önüne geçilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu konuda harekete geçmelidir” diye konuştu. KURBANI BESLEMENİN MALİYETİ ARTTI Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Müdürü Musa Toros, kurban bayramı döneminin ülkemiz için en büyük ekonomik hareketlerden biri olduğunu belirtirken, bu dönemin sıkıntılı geçeceğine işaret etti. Arpa ve buğdayın hasat zamanında, dövizin gerilediği dönemde yeme zam yapıldığına dikkat çeken Toros, “Kurbanları beslemek üretici için büyük sıkıntı” dedi. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, FAO’nun da aile işletmeciliğinin desteklenmesini istediğine işaret ederken, besicilerin mutlaka aile işletmeciliğine yönlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Alp, “Tarım desteklenmediği zaman ithalata mecbur kalıyorsunuz. Pandemi döneminde bütün ülkeler kabuğuna çekildi. Hayvanımızı, sebzemizi yetiştirmek zorundayız, yoksa 83 milyonu nasıl besleyeceğiz” dedi. ANTALYA’NIN HAYVAN VARLIĞI Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da 192 bin 234 büyükbaş hayvan, 520 bin 826 koyun, 752 bin de keçi bulunduğunu bildirirken, “Küçük hayvan varlığı açısından Türkiye genelinde 9-10. sıradayız. Büyükbaşta ise 32. sıradayız. Geçen yıl 11 bin 650 ton et ürettik. Adaklık ve kurban miktarı bu rakama dahil değil. Antalya, küçükbaşta ise geleneksel hayvancılığın yapıldığı yer. Müdürlük olarak geleneksel hayvancılığın yapılmasından yanayız. Çünkü mera yapımız buna çok uygun” diye konuştu. ATSO Komite Üyesi Hasan Taş, pandemi döneminde kırmızı et tüketimini değerlendirirken AVM’lerden uzak duran halkın yeniden yerel esnafı hatırladığını söyledi. Antalya Hayvancılık A.Ş. adına toplantıya katılan Ozan Ünal, Kömürcüler’deki hayvan pazarında kesim alanı bulunduğunu kurbanlıkların burada hijyenik ortamda kesilebileceğini kaydetti.  

Detaylar...

BORSA YÖNETİMİNDEN VALİ YAZICI’YA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetimi, Antalya Valiliği’ne atanan Ersin Yazıcı’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır beraberindeki ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan ve Halil Bülbül ile birlikte Yazıcı’yı makamında ziyaret etti. Borsa’nın çalışmaları hakkında bilgi veren Çandır, Yazıcı’ya görevinde başarılar diledi. Vali Ersin Yazıcı, Başkan Çandır’a ziyaretleri nedeniyle teşekkür etti. Tarımın Antalya için ve ülkemiz için önemini vurgulayan Vali Yazıcı, tarımın gelişimi için çalışacağını söyledi. Yazıcı, kurumlar arası işbirliğinin önemine inandığını bildirirken, kent ile iç içe bir yönetim anlayışı ile çalışacağını söyledi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI 100 YAŞINDA
Antalya Ticaret Borsası, 100’üncü yaşını bir dizi etkinlikle kutladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde bir araya gelen ATB Meclis Üyeleri, Ata’nın huzurunda saygı duruşunda bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu başkanı Ali Çandır ile ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Atatürk Anıtı önüne çelenk bıraktı. ATB Meclis üyeleri, daha sonra Haziran ayı Meclis toplantısını gerçekleştirdi. ATB Haziran ayının gündemi 23 Haziran 1920 yılında kurulan Borsa’nın 100’üncü kuruluş yıldönümü oldu. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, 100’üncü yılın hayırlı olmasını diledi. KUTLAMALAR ERTELENDİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Borsamızın kuruluşunun 100’üncü yıl dönümünü kutlamak ve yaşamakta olduğumuz Koronavirüs nedeniyle son 3 aydır uzaktan erişimle gerçekleştirdiğimiz meclis toplantımızı fiilen gerçekleştirmek için bir aradayız” diyerek sözlerine başladı. 100 YILLIK EMEK Borsa’nın 100’üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle planlanan etkinliklerin koronavirüs nedeniyle ertelendiğini belirten Çandır, “Sağlık önlemleri nedeniyle bugün aramıza davet edemediğimiz, Borsamıza katkı sunmuş herkesin bizleri anlayışla karşılayacağını düşünüyorum” dedi. Borsanın Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yaşıt olduğunu belirten Çandır, Borsa’nın kuruluşu ile ilgili bu bilgileri paylaştı: “Borsamızın 100. kuruluş yıl dönümünün önemini kavramak için o dönemin şartlarını hatırlamamız yeterlidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin henüz ikinci ayını tamamladığı, işgal kuvvetlerinin taarruza geçtiği, il ve ilçelerimizin işgal edilmeye başlandığı ve yurdumuzun dört bir yanında ayaklamaların çıktığı bir dönemdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının öncülüğünde milletimizin çetin bir siyasi ve askeri mücadeleyi sürdürdüğü bir dönemdir. Ancak bu mücadele ve başarının yalnızca siyasi ve askeri alandaki başarıyla kazanılamayacağının da Yüce Atatürk tarafından vurgulandığı bir dönemdir. Öyle ki Ata’mız 1923 yılında düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde yapmış olduğu açılış konuşmasında “Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmamışlarsa, meydana gelen zaferler devamlı olamaz. Ekonomi demek, her şey demektir, yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir." demiştir. İşte milli mücadele döneminin başlarında bu bilinçle hareket eden 45 tüccar bir araya gelmiş ve Borsamızın temelini atmışlardır.” ATB’yi kuran ve bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Çandır, “Ebediyete intikal edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık ve afiyet diliyoruz. 1920’den 2020’ye milletin emeğini ve üretimini kıymetlendirmek için Borsamızda görev yapmış, işini ve ailesini ihmal etmiş ve fedakârlıkta bulunmuş herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki kişiler geçici, kurumlar kalıcıdır. Öyle ki bugün büyük bir gurur ve heyecanla 100. yılını kutladığımız Borsamız geride bıraktığımız bir asırlık sürede; tarımdan ticarete, sanayiden turizme, eğitimden sosyal hayata ve inşaattan ulaşıma kadar kentimizi ilgilendiren tüm konularda üzerine düşeni yapmaya gayret göstermiştir” diye konuştu. TÜRKİYE’NİN EN ESKİ 3. BORSASI Borsa’nın kurulduğundan beri kentte üretilen tarımsal ürünlerin piyasaya arz edilmesi, fiyatlarının belirlenmesi, güvenli ticaretinin sağlanması, tescilinin gerçekleştirilmesi ile ilan edilen fiyatların duyurulmasında ve ekonomik hayatın düzenlenmesinde görev aldığını kaydeden Çandır, “Ülkemizdeki kamu tüzel kişiliğine sahip kurumların başında gelen ATB, kuruluş tarihi itibariyle en eski 3. ticaret borsasıdır. Ancak borsacılığa dair çalışmalar bakımından zahire borsası adıyla 1913 yılına, örgütlenmesi bakımından ise o günlerde ‘Ziraat ve Ticaret Odası’ olan bugünkü Antalya Ticaret ve Sanayi Odamızın kuruluşluna dayanmaktadır. Bu kurumsal yapılanmamanın öncesinde ise 1800’lü yılların sonuna kadar tacir, tüccar ve zahireci gibi çeşitli unvanlar altında bugünkü binamızın etrafında bulunan çarşı, han ve arasta gibi çeşitli yerlerde kümeler oluşturuyor kent ticaretinin gelişimi için ortak hareket ediyorlardı. Aidiyet duygusunun da yüksek olmasına bağlı olarak bu toprakların mayasında bulunan birlikte hareket etmenin en güzel örneğini sergiliyorlardı” diye konuştu. KADİM KENT ANTALYA İNSANIMIZA İŞ, AŞ OLUYOR Antalya’nın coğrafî yapısı ve iklim koşullarının elverişliliği, çevresindeki yerleşim yerlerine ulaşılabilirliği, tarım arazilerinin geniş ve verimli oluşu nedeniyle Likya, Lidya, Pamfilya, Bergama, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi bir çok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Ali Çandır, bu özellikleri nedeniyle hala çekim merkezi olma özelliğinin devam ettiğini, insanlarda iş ve aş sağladığını kaydetti. Cumhuriyet’in ilk nüfus sayımında 36 bini merkez olmak üzere toplam 204 bin nüfusa sahip olan kent nüfusunun aradan geçen 93 yılın ardından 12,5 kat artarak 2,5 milyonu aştığına dikkat çeken Çandır, yoğun göç alan Antalya ilgili şunları söyledi: “Merkez nüfusumuz ise 39 kat artarak 1,4 milyona ulaşmıştır. Aynı dönemde ülkemiz nüfusu ise 6 kat artmıştır. Eğer herkes kendi memleketinde yaşıyor olsaydı nüfusumuz bugünlerde 1,2 milyon kişi olacaktı. Böylece bizde, ülkemiz gibi 6 katlık bir artış gösterecektik. Özetle geride bıraktığımız 90 yılı aşkın sürede Antalya’nın nüfusu Türkiye’nin nüfus artış oranın 2 katından fazla olmuştur. Diğer kentlerden aldığımız bu yüksek göçte; 1980’li yıllarda turizm ile hizmet sektörünün, 1990’lı yıllarda ise örtüaltı üretim ile tarımın gelişmesi etkili olmuştur. Sanayide ise 2000’li yıllarla birlikte gelişme göstermemize karşın kentimizin gelişmişlik düzeyinin gerisindeyiz. Tarım ürünlerine ve blok mermere dayalı bir ihracata sahip olmamız nedeniyle yine kentimiz gelişmişlik düzeyinin altındayız. Sonuç olarak önümüzdeki dönemde; COVID-19 pandemisi nedeniyle zor bir dönem geçiren turizm sektörünü geliştirecek, sanayimizi güçlendirecek, ticaretimizi çağa adapte edecek, tarımda ise alışkın olduğumuz üretim dışında daha fazla ekonomik değer yaratacak yeni uygulamaları denemeliyiz.” ÜRÜN DESENİ DEĞİŞTİ Borsamızın sahip olduğu satış salonunda 1920-1950 döneminde başta buğday olmak üzere hububat ve mamulleri, 1950-1980 döneminde ise ağırlıkla pamuk olmak üzere, susam ve yer fıstığı ürünlerinde müstahsiller tarafından getirilen numuneler üzerinden alım-satım yapıldığını anımsatan Ali Çandır, 1980 sonrasında ilgili ürünlerin meyvecilik ve örtüaltı üretim karşısında ekonomik değerini koruyamaması nedeniyle salon işlemlerine olan talebin azaldığını ve müstahsil-tacir arasında gerçekleşen ticaretin kayda alınmasına dönüştüğünü kaydetti. 2015 yılında hizmet binasında yapılan tadilatta satış salonunun tekrar faaliyete geçirildiğini bildiren Çandır, “Ancak yeterli talebin oluşmaması nedeniyle salon işlemlerini gerçekleştiremiyoruz. Müstahsil ile tacir arasında gerçekleşen ticareti kayda almaya devam ediyoruz” dedi. PROJECİ BORSA Çandır, son 15 yılda Borsa’nın tescil işlemlerinin yanı sıra projeci kimliğiyle de dikkat çektiğini söyledi. Çandır, yaptıkları çalışmaları şöyle özetledi: “Kentimiz ve üyelerimizin ticaretinin artması için; yetiştiriciliğin geliştirilmesi, verim kayıplarının önlenmesi, kalitenin yükseltilmesine yönelik üreticilere ve üyelerimize çeşitli eğitimler düzenliyor, projeler geliştiriyor, raporlar hazırlıyor, sektörel analiz toplantıları, çalıştaylar, paneller ve sempozyumlar düzenliyoruz. 1929 yılında yaşanan ekonomik buhran döneminde her köye birer kalbur tesis ederek müstahsilin buğdayına sahip çıkan ve ilk ürünü getirene orak hediye eden Borsamız 2000’li yıllarda gerçekleştirdiği defne, kekik ve adaçayı projesiyle Manavgat, Alanya ve Gazipaşa’nın köylerinde eğitimler düzenlemiştir. Üreticilere modern kurutma sehpası, koruyucu eldiven, budama makası ve tahra hediye etmiştir. Yani bugünlerde de 1929 yılında olduğu gibi üreticilerin yanında durmaya devam etmekteyiz. Son dönemde ise, EXPO 2016’nın kente kazandırılması, Antalya Çiçek Festivali’nin düzenlenmesi, Keçiboynuzu pekmezine standart kazandırılması, Korkuteli Karyağdı Armudu ve Antalya Tavşan Yüreği Zeytini’ne coğrafi işaret kazandırılması, yöremizdeki siyah mersinin katma değerinin artırılması amacıyla endüstriyelleştirilmesi, dünya genelinde büyük bir rekabet avantajına sahip olduğumuz defne, kekik ve adayında hasat kayıplarının önlenmesi ve kalitenin yükseltilmesi, Ziraat fakültemizde eğitim gören gençlerimizin okul sıralarında pratik bilgi ile tanışması için Kampüs’ten İşe gibi proje ve faaliyetler ile sektörümüz, kentimiz ve ülkemize hizmet ettik. Üyelerimizin ihracata başlaması ve var olan ihracatlarını geliştirmeleri için uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi projesi (UR-GE) yürütüyoruz. 10 yıldır kesintisiz olarak kıyıda köşede kalmış Anadolu ürünlerini YÖREX-Yöresel Ürünler Fuarı’nda buluşturuyoruz. 2015 yılında kurduğumuz Antalya Tarım Konseyi ile tarım kesiminin sorun, beklenti ve önerilerini ilgililere aktarıyoruz. Üyelerimizin hizmetine sunduğumuz Tarımsal Uygulamalı Mesleki Eğitim Merkezi’mizde ihtiyaca göre eğitimler düzenlemeye devam ediyoruz. Vakıf Çiftliğinin imara kurban edilmemesi ve tarımsal faaliyetlerine devam edebilmesi için Zeytinpark A.Ş.’yi kurarak kentimize nefes olmaya gayret ediyoruz. Onlarca yıldır Borsamız gündeminden düşmeyen yapımına başladığımız Antalya Canlı Hayvan Borsası projemizi ise en kısa zamanda bitirmeyi hedefliyoruz.” “BORSAMIZ KENT EKONOMİSİNE CAN VERİYOR” Antalya Ticaret Borsası’nın Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kentimiz ekonomisine can veren kurumların başında geldiğini ifade eden Çandır, “O yıllardan itibaren kentin ve ülkenin gündeminde olan üzerine vazife edindiği her durumun içerisinde bizzat yer almış ve almaya da devam etmektedir. 1925 yılında Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün de emir ve müsaadeleri alınarak kurulan şirketin yedi kişiden oluşan yönetim kurulunun üçü ATB’nin kuruluşunda ve yönetimde görev almış olan üyelerden oluşuyordu. Yani Borsamız Antalya Elektrik Türk A.Ş’nin kurulmasından 1956 yılında Kepez Elektrik A.Ş.’nin kuruluşuna kadar kent ekonomisinin yanı sıra imarına ve sosyal hayatına katkı verme amacında oldu. Cumhuriyet Meydanı`nda bulunan “Ulusal Yükseliş Anıtı”ndan 9.Cumhurbaşkanımız Süleyman DEMİREL tarafından açılan Antalya Ticaret Borsası Ticaret Meslek Lisesine, Antalya Ticaret Borsası Semt Polikliniği’nden kentimizdeki hastanelere yoğun bakım odası ve çeşitli araç gereçler sağlanmasına, Afet ve savaş durumlarında halka destek olmaya devam etti” diye konuştu. Çandır, ANET Antalya İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., Antalya Serbest Bölge Kurucu ve İşletmecisi A.Ş., Antalya Pamuklu Dokuma Sanayi T.A.Ş., Antalya Güçbirliği Holding A.Ş., ANFAŞ Antalya Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş., Antalyaspor A.Ş., Antalya Enerji Üretim A.Ş., Antalya Alkollü İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş., Antalya Tanıtım ve Turizm Geliştirme Ticaret A.Ş., Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş., TMO-TOBB Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş. gibi pek çok kurumun kurulmasına katkı sağlayan Borsa’nın kentleşmenin, taşımacılığın, tekstilin, sporun, tarımın, ticaretin ve turizmin gelişmesi için de katkı verdiğini söyledi. HEDEFTE ÜRETİM VAR Konuşmasında önümüzdeki döneme dair düşüncelerini da paylaşan Çandır, hedeflerini şöyle anlattı: “Önümüzdeki dönemde geçmişimizin bize verdiği güçle birlikte Borsamızın, kentimizin ve ülkemizin tarımsal üretim ve ticaretini geliştirmek için; tarım topraklarımızın sektör dışına çıkmaması ile doğa ve çevre konusundaki bilincin yükseltilmesi konularında hassasiyetlerimizi sürdüreceğiz. Üreticinin ve tarımsal ticaretle uğraşan ticaret erbabının modern tarım teknolojilerini kullanımını artıracak ve dijital dünyada yerini almasına destek olacağız. Ürünlerimizde standart üretimin yaygınlaştırılması ile üretimde ve pazarlamada hijyen koşullarının artırılmasını sağlayacağız. Kırsalda refahın artırılması çalışacağız. Gençlerin tarıma yönlendirilmesi ve tarımda çalışanların yaş ortalamasının azaltılmasının yollarını arayacağız. Tarım sektörüne özel bir sosyal güvenlik modelinin geliştirilmesi ve uygulanmasında ısrarımızı dile getirmeye devam edeceğiz. Tarımda yeni bakış açılarının geliştirilmesine fırsat sağlayacağız. Her geçen gün gerilemekte olan tarımın itibarını yeniden yükselmesine katkı sunacağız. Alışkanlıklarımızla değil analizlerle hareket edeceğimiz bir döneme gireceğiz.” Çandır, Mustafa Kemal Atatürk ile vatanımız ve bayrağımız uğruna şehit olan kahraman Mehmetçikleri saygıyla anarken, “1920’den günümüze Borsamızda faaliyet göstermiş üyelerimize, görev almış ve almakta olan başkanlarımıza, yönetim kurulu, meclis, meslek komiteleri, kurul ve komisyon üyelerimize, kıymetli çalışma arkadaşlarımıza, Değerli basınımıza, Borsamızdan hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen kurum, kuruluşlar ve şahıslar ile oda ve borsa camiamıza teşekkür ediyorum” diye konuştu. 100. YIL PASTASI Toplantının ardından Borsa’nın 100 yıllık tarihinin anlatıldığı belgesel gösterimi yapıldı. Meclis üyeleri daha sonra birlikte 100’üncü yıl pastasını keserek toplu fotoğraf çektirdi.  

Detaylar...

VALİ KARALOĞLU’NDAN BORSA’YA VEDA ZİYARETİ
Diyabakır Valiliği’ne atanan Vali Münir Karaloğlu, Antalya Ticaret Borsası’na veda ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ile Cüneyt Doğan tarafından karşılanan Karaloğlu, 4 yıl hizmet ettiği Antalya’da kurumlar arası işbirliğine inanarak çalıştığını söyledi. Antalya’nın dinamiklerinin uyum içerisinde olduğunu kaydeden Karaloğlu, Ali Çandır ve Borsa yönetimine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Münir Karaloğlu’na kente hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Görev süresi boyunca Karaloğlu’nun birçok krizle karşılaştığını belirten Çandır, “Bu krizleri en iyi şekilde yönettiniz. En son yaşanan pandemi sürecinde aldığınız önlemler ve yaptığınız çalışmalar kentin sağlığı için çok önemliydi” dedi. Çandır, ziyaretin anısına Karaloğlu’na hediye takdim ederken, Borsa’nın çalışmalarına desteği ve Antalya’ya kattığı değer nedeniyle teşekkür etti. Ali Çandır, Karaloğlu’na yeni görevinde başarılar diledi.  

Detaylar...

ATB MAYIS MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs ayı Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online yapıldı. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis’te kente, tarıma ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Eşini benzerini yaşamadığımız zor günler geçiyoruz” diyerek sözlerine başlayan Çandır, bir yandan sağlığını korumaya çalışan insanların diğer yandan işini korumaya, ayakta kalmaya çalıştığını söyledi. Çandır, “Umuyorum ki, bu zor günleri kısa sürede geride bırakırız” dedi. ZEYTİN VE PORTAKALI PAHALI YİYECEĞİZ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Meclis’te tarım sektörünün durumunu özetledi. Çandır, yaşanan ani yüksek sıcaklık, gece gündüz sıcaklık farkının artması ve fırtınanın henüz çiçeklenme ve meyve tutum dönemini yaşayan ağaçlarda ciddi sıkıntılara neden olduğunu belirtirken, bazı meyvelerde verim ve kalite kaybı olduğunu bildirdi. Portakalda sözkonusu nedenlerle yüzde 20 ürün kaybı yaşandığını kaydeden Çandır, zeytinde ise yüzde 30 civarında ürün kaybı beklendiğini bildirdi. Çandır, “Hava şartlarının henüz çiçeklenme aşamasında olan ya da meyveye durmuş ağaçları etkilemesi nedeniyle bu yıl portakal ve zeytini biraz pahalı yiyeceğiz” dedi. Çandır, don nedeniyle açık alandaki bazı ürünlerde de zarar oluştuğunu söyledi. YAŞ MEYVE SEBZE İHRACATIMIZ ARTTI Koronavirüs döneminde sebze üretiminde ve ihraç edilen sebzenin nakliyesinde bazı aksaklıklar görülse de sektörün genel olarak iyi bir dönem geçirdiğini bildiren Çandır, ”Yaş meyve sebze ihracatımız Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artış gösterdi” dedi. ÇİÇEK SERADA KALDI Süs bitkilerinin bu dönemden olumsuz etkilenen sektörlerin başında geldiğini kaydeden Çandır, “Kesme çiçekte yüzde 65 ve diğerlerinde yüzde 100 oranında ürünler serada kalmış durumdadır. İhracat mart ayında yüzde 14, Nisanda yüzde 21 Ocak-Nisan döneminde ise yüzde 11 düşmüştür” diye konuştu. Çandır, Antalya’nın Ocak-Nisan dönemi toplam ihracatının yüzde 1.5, tarım ihracatının ise yüzde 12 arttığını bildirdi. Turizm ve dış piyasaya yönelik üretim ve ticaret yapan su ürünleri sektöründe de işlerin durduğunu belirten Çandır, “Ancak önceki gün su ürünlerine bir destekleme kararı çıktı” dedi. TIBBİ AROMATİK BİTKİLERE TALEP ARTTI Otel, restoran, okul, üniversite ve resmi kurum yemekhanelerinin kapanması nedeniyle et, süt ve süt mamulleri, reçel, pekmez, lokum, mantar, zeytin ve zeytinyağı gibi ürünlerin toptan satışlarının durma noktasına geldiğine dikkat çeken Çandır, “ Et sektöründe ramazan ayının da etkisiyle perakende de artış görülmüştür” dedi. Çandır, arı yetiştiriciliğinde bir problem yaşanmadığını ancak sıcaklığın etkilerinin ne olacağının henüz kestirilemediğini de söyledi. Tıbbi aromatik bitkiler sektöründe özellikle sağlık yönünde iş alternatif tıp ürünleri olması nedeniyle artış görüldüğünü belirten Çandır, “Tıbbi aromatik sektörü salgın ve sonrasında olumlu etkilenecek sektörlerden biri olacak” dedi. Çandır, hububat sektörünün hava koşulları nedeniyle verim, kalitede iyi bir dönem yaşadığını bildirdi. HAVA KARGO TAŞIMAYA DESTEK GELDİ Koronavirüsün ülkede görülmesiyle birlikte Borsa’da, işletmelerde sağlık önlemlerini artırdıklarını belirten ATB Başkanı Çandır, üyelerin görüşleriyle sektörel sorunları, talepleri ve çözüm önerilerini içeren anketler yaptıklarını, raporlar hazırladıklarını, resmi yazılarla bunları ilgili kurumlara ilettiklerini kaydetti. Çandır, “Taleplerimizin takipçisi olduk. Dışişleri Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Tarım ve Orman Bakanı, Ticaret Bakanı ile TOBB Başkanımızın katılımıyla düzenlenen tüm toplantılarda da bu taleplerimizi dile getirdim ve anlık sorunlarımızı direkt olarak paylaşma imkanı buldum. Sektörümüzün çeşitli ötelemelerden faydalanabilmesi için mücbir sebep kapsamına alınması talebimiz henüz uygun bulunmasa da tarımsal dış ticaretin dünya ile rekabetçi koşullarda yapılabilmesi için hava kargo taşıma giderlerinin desteklenmesi talebimiz uygun bulunmuştur. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu. MÜCBİR SEBEP KAPSAMI GENİŞLETİLSİN Üyelerden gelen ve ilgili yerlerde ilettikleri taleplerin bir bölümünün olumlu sonuçlandığını, bir bölümünün kısmen gerçekleştiğini bildiren Çandır, güncel taleplerini şöyle sıraladı: “Mücbir sebep kapsamının genişletilmesi, kamudan kesinleşen alacakların ödenmesi, KDV alacağı kadar koşulsuz/şartsız KGF kefaleti sağlanması, kira destek mekanizması geliştirilmesi, geçici verginin birinci taksitinin ikinciyle birleştirilmesi, normalleşme döneminde esnek çalışmanın kolaylaştırılması, kısa çalışma ödeneğinin süresinin uzatılması” STANDARTLARIMIZI YÜKSELTMELİYİZ İş yapma biçimi ve donanım düzeyi itibariyle koronavirüs dönemine en hızlı ayak uyduran sektörlerinin bilişim, sanayi ve tarım olduğunu söyleyen Çandır, “Ticaret sektörü iş yapma biçimi itibariyle turizm ve lojistik sektörlerinden daha iyi, donanım düzeyi itibariyle ise daha geride yer almaktadır. Dolayısıyla tarım başta olmak üzere tüm sektörlerdeki işletmelerimizde standartlarımızı yükseltmeli, iş planlarımızı daha fazla veri ile tasarlamalı, risk senaryosu sayımızı artırmalı ve tüm performans ölçümleme kriterlerimizde değişikliğe gitmeliyiz” diye konuştu. VİRÜSLE YAŞAMAYI ÖĞRENECEĞİZ Yapılan çalışmalar ve açıklamalara göre salgının sona ermesi ve eskisi gibi normal hayatımızı sürdürmemizin mümkün görünmediğini kaydeden Ali Çandır, “Buna karşılık kademeli ve korumalı bir ekonomik ve sosyal hareketlenme yaşamaya başlayacağız. Bu hareketlenmenin adı ister yeni normal olsun ister başka bir şey; esas olan, virüs ile yaşamayı öğrenmemizdir. Tedbirleri tavizsiz uygulamamız da hayati önemdedir. İş hayatımızla ilgili öğreneceklerimiz de belirli oranda buna bağlıdır” dedi. BORÇ VE MALİYET YÖNETİMİ Önümüzdeki dönemde iş ve ekonomik hayatın temelini iki konunun oluşturacağını bildiren Çandır, şunları söyledi: “Bunlardan ilki borç yönetimi, ikincisi ise maliyet yönetimi olacaktır. Büyük darbe alan iş hacminin yarattığı ciro ve tahsilat sorunlarının kaçınılmaz sonucu olarak mevcut borçlarımızı daha da artırmak zorunda kaldık. Ödemeler sistemimiz de ciddi tıkanıklığa uğramış durumdadır. Önümüzdeki günlerde iş hayatının kademeli hareketlenmesiyle yavaş bir hızda ve düşük bir kapasitede çalışma söz konusu olduğunda ilk karşı karşıya kalacağımız sorun, yüksek maliyetler olacaktır. Özellikle sabit maliyetlerimizin yükü, bizleri alışık olmadığımız ölçüde zorlayacaktır. İnsanlarımızın gelirleri de ciddi boyutta erozyona uğramışken talepte kısa sürede canlılık beklemek doğru olmayacaktır. O halde bir taraftan borçlarımızı diğer taraftan da maliyetlerimizi yönetmeye odaklanmalıyız.” ANTALYA EKONOMİSİ DARALMA KISKACINDA Döviz hareketliliğinin tetiklediği krizlerden Antalya’nın başarıyla çıktığını anımsatan Çandır, “Ancak bu defa Antalya ekonomisi, ülkemiz ortalamasının çok üzerinde bir zorlukla ve daralmayla karşı karşıyadır. Karar vericilerimizden taleplerde bulunurken kentimizin içinde bulunduğu bu aşırı zor durumun dikkate alınmasını her seferinde dile getirdik. Getirmeye de aynı kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. 100 YILIMIZI KUTLUYORUZ 1920 yılında kurulan Antalya Ticaret Borsası’nın 23 Haziran’da 100 yılını kutlayacağını belirten Çandır, “Ülkemizde kurulan 3. ticaret borsasıyız. Kentimiz tarımı ve ticaretinin gelişimi için çalışmanın yanı sıra kentimizi ilgilendiren tüm konularda söz söyleyen, inisiyatif üstlenen, proje üreten, maddi ve manevi tüm felaketlerde taşın altına elini koyan ve örnek olan ATB’nin 100. yılını da bu kapsamda kutlayacağız. Fakat kutlamalarımızı virüs nedeniyle önümüzdeki dönemde yaşayacağımız gelişmelere göre sınırlı tutacak ve belirli bir takvime yayarak düzenleyeceğiz” diye konuştu. MANAVOĞLU VE ŞENCAN’I ANDI Mayıs ayında iş ve siyaset dünyasından Muratpaşa Belediyesi’nin ilk Başkanı Mehmet Manavoğlu ile hayırsever kimliğiyle ön plana çıkan iş insanı İbrahim Şencan’ın yaşamını yitirdiğini anımsatan Çandır, Manavoğlu ve Şencan’a Allah’tan rahmet, sevenleri ve ailelerine baş sağlığı diledi. Meclis’te üyeler, yaşadıkları sıkıntıları ve beklentilerini dile getirdi. Meclis kararıyla Haziran ayı meclisinin Borsa’nın 100. yıldönümü 23 Haziran’da yapılması kararlaştırıldı.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR, GENÇ İŞİNSANLARININ KONUĞU OLDU
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya İşinsanları Derneği’nin (ANTGİAD) online düzenlediği üye toplantısının konuğu oldu. ANTGİAD Başkanı Osman Sert, Dernek olarak koronavirüs günlerini üyeleriyle etkileşim halinde geçirdiklerini bildirirken, “Online toplantılarda üyelerimizle bir araya gelip ortak projeler geliştirdik, yeni fikirler üreterek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Tarımın Antalya için önemini vurgulayan Sert, bu dönem üyelerinin tarımla ilgili faaliyetlerini sürdürdüğünü, bazı üyelerinin ise tarıma yatırım yapmak istediğini bildirdi. Verimli bir toplantı olmasını dileyen Sert, “Ali Başkanıma bizlerle birlikte olduğu için çok teşekkür ediyorum” dedi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Kovid -19 sürecinde Antalya Ekonomisi” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Çandır, koronavirüsten etkilenen ekonomi ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Antalya’nın tarım potansiyelini anlattı. İnsanlığın bilmediği bir virüsle karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, “Kovid sonrasını görebilecek durumda henüz değiliz. Ancak Kovid ile birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Kovid sadece insanları değil, ülkeleri, bölgeleri, işletmeleri de test eden bir virüs oldu. Bünyeniz güçlüyse virüsü hissetmeden geçirebiliyorsunuz. Kovid’den herkes etkilenecek ancak herkes gücü oranında, sırtındaki yükü oranında virüse karşı mücadele edecek. Umuyoruz ki insanlık için zor olan bu dönem kısa sürede biter” diye konuştu. YENİ BAŞARI HİKAYESİNE İHTİYAÇ VAR Antalya ekonomisi ve tarımsal potansiyeliyle ilgili ANTGİAD üyelerine bilgi veren Çandır, Antalya’nın 1970’li yıllarda Türkiye’ye göre avantajlı bir il olduğunu ancak sonra bu avantajını yitirmeye başladığını bildirdi. Çandır, 1970-2002 yılları arısında yüzde 8’lik tarımsal büyüme performansı gösteren Antalya’nın 2003-2019 yılları arasında tarımsal büyümesinin yüzde 3.4’te kaldığına dikkat çekti. Antalya’nın 1980’li yıllarda turizm ve 1990’lı yıllarda örtüaltı tarımla yakaladığı başarı hikayesine yeni bir hikaye ekleyemediğine dikkat çeken Çandır, “Bizim yeni başarı hikayelerine ihtiyacımız var” dedi. Uluslararası ilişkilerde yaşanan krizler hariç Antalya’nın kriz dönemlerinden avantajlı çıktığını söyleyen Ali Çandır, Antalya’nın güçlü potansiyele sahip bir il olduğunu bunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. TARIMDA YENİDEN YAPILANMA ÖNERİSİ Bir dönem görmezden gelinen, sonra itibarsızlaştırılan tarımın hak ettiği yatırımı alamadığını bildiren Çandır, tarımın milli gelirdeki payının da gerilediğine dikkat çekti. Tarımda ihracatçı bir ülke olduğumuzu ancak tarımsal ihracatın karşı ülkelerin boşluğunu dolduran bir yapıda olduğunu belirten Çandır, “Tarımdaki ihracata baktığımızda durum vahim. Sezonumuz gereği boşluk dolduran bir yapımız var. Herhangi dönemde herhangi bir ülkede tarımsal üretimde sıkıntı çıkarsa oraya dolgu yapıyoruz. Bundan kurtulabilmek için hem pazar çeşitliliği yaratmamız gerekiyor hem de sezonu uzatmamız gerekiyor. Biz sadece örtü altında sezonluk ürünler üretiyoruz müşteri ile bağımız belli dönemlerin içerisinde kalıyor ve bitiyor. Bu bağı 12 aya yaymak için tarımda daha bölgesel düşünmemiz gerekiyor. Yaz ve kış iklimlerini düşünerek bir yapılanmaya gitmemiz gerekiyor” diye konuştu. Her ne kadar toprak zengini gibi görünsek de Antalya’da tarım alanlarının çok da geniş olmadığını bildiren Çandır, “Yüzölçümünün yüzde 21’i tarım toprağı iken yapılaşma ve başka sebeplerle ilimizin tarım toprağı yüzde 17’ye düştü. Tarım topraklarımız azalıyor” dedi. ÜRÜN DESENİNİ DEĞİŞTİRMELİYİZ Örtü altı tarımda yüzde 37’lik payla ülke genelinde lider olduğumuza dikkat çeken Çandır, ancak jeotermal seraların çoğalması ve devlet desteğiyle birlikte Antalya’nın bu avantajını kaybetmeye başladığını söyledi. Çandır, “İklimsel koşullardan elde ettiğimiz avantajımız yavaş yavaş kaybolmaya başlıyor. Bu nedenle ürün desenini değiştirmemiz gerekiyor. Yükte hafif pahada ağır ürünlere doğru tarımımızı evirmemiz gerekiyor. Tarımın önemli bir dönüşüme ihtiyacı var” diye konuştu. SUYU AKIŞINA BIRAKMAYALIM Özellikle ticarette dijital bir dönemin yaşandığına dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, tarımda da buna önem verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Tarımsal ürünlerde standardizasyon, planlama ve veri kullanımının önemini vurgulayan Çandır, “Suyun akışına kendimizi bırakmak yerine gelişmelere göre uzun vadeli planlamalar yapmamız gerekiyor. Kent olarak geleceğimize daha çok odaklanmamız, yaşanan olumsuzlukları lehimize çevireceğimiz bir dönemdeyiz” diye konuştu. Salgın sonrası hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını vurgulayan Çandır, insanların değişeceğini, işlerin değişeceğini, tüketim alışkanlıkları ve ticaretin değişeceğini vurguladı. Başkan Çandır daha sonra ANTGİAD üyelerinin sorularını yanıtladı. Çandır, ANTGİAD Yönetimine davetleri nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR`DAN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Ramazan Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Manevi duyguların yoğun olarak yaşandığı Ramazan Bayramı’nı bu yıl Koronavirüs nedeniyle mesafeleri koruyarak kutlayacağız. Bu Bayramı, sevdiklerimizle kucaklaşmadan geçireceğiz. Ancak önemli olan onları hatırlamamız, telefondan da olsa onlara en güzel duygularımızı ifade etmemizdir. Bayram coşkusunu evimizde sevdiklerimizle kutlayalım. Maneviyatı yüksek günlerde nefrete yer yoktur, kırgınlıkları unuttuğumuz bir bayram yaşayalım. Birbirimizi kucaklayacağımız, güzellikleri paylaşacağımız bayramlara ulaşmamız dileğiyle, Ramazan Bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum. Bayramın insanlığa sağlık, barış, mutluluk getirmesini diliyorum.”  

Detaylar...

tente pergola tente branda pergola fiyatları cialis fiyat cialis fiyatları cialis satış cialis kampanya viagra fiyat viagra fiyatları viagra satış viagra kampanya reis i turan ulusal birlik reis semih tufan reyis semih tufan ülkücü gençlik ülkücü hareket ülkü ocakları muhsin yazıcıoğlu abdullah çatlı alaattin çakıcı kürt halkı kürt aşiretleri