Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.163.61.66
Şuan 31 kişi online
Bugün 213 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 71687
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

MHP HEYETİNDEN BORSA`YA RUSYA KRİZİ ZİYARETİ
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu ile Emin Haluk Ayhan başkanlığındaki MHP Heyeti, Rusya ile yaşanan krizin ardından tarım, turizm ve ticaret alanındı Antalya`da yaşanan sorunları yerinde tespit etmek amacıyla Antalya Ticaret Borsası`nı ziyaret etti. MHP heyeti, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan tarafından bilgilendirildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli`nin görevlendirmesiyle Rusya krizinin Antalya ekonomisine etkisini yerinde tespit etmek için geldiklerini kaydederken, "Rusya krizinden Türkiye`nin bir çok sektörü maddi ve manevi olarak olumsuz etkilendi ama Antalya bu krizden en fazla etkilenen şehrimiz. Krizin bölgeyi nasıl etkilediğine dair MHP AR-GE merkezinde bir rapor hazırlanıyor ancak bu çalışmayı sahayı görerek desteklemek istedik. Krizden etkilenen Antalya`nın sıkıntılarını yerinde görüp rapor haline getirmek için sizlerle bir aradayız" dedi. RAPOR MECLİS`E SUNULACAK MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan da siyasi ve diplomatik gelişmelerin mutlaka ekonomik ve sosyal olarak topluma yansıdığını belirterek, "Rusya ile meydana gelen olayda bir takım ekonomik problemlerin olması kaçınılmaz" dedi. Rusya ile ilişkilerde ekonomik olarak en çok etkilenen ilin Antalya olduğuna dikkat çeken Ayhan, "Olayın sıcaklığıyla hasar tespiti ve ekonomik kaybın ne olacağına ilişkin değerlendirmelerin yanlış olabileceği düşüncesiyle üzerinden biraz zaman geçmesini bekledik. MYK kararı ve Genel Başkanımızın talimatıyla ekonomik kayıpların incelenmesi için buraya geldik. İnşallah Antalya`dan hazırlayacağımız iyi bir raporla konuyu Meclis gündemine taşıyacağız" dedi. ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR, SORUN ACİLEN ÇÖZÜLMELİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, MHP heyetinin Rusya krizinin etkilerini yerinde değerlendirmek için Antalya`ya gelmesinin memnuniyet verici olduğunu belirterek, "Rusya ilgi yaşanan uçak sorunundan en çok yara alan il Antalya. Antalya tarım, turizm ve bunlara bağlı diğer sektörler itibariyle iliklerine kadar bu sorunu yaşayan bir kent" dedi. Antalya ekonomisinin yüzde 80`i tarım ve turizme dayalı olduğunu vurgulayan Çandır, "Özellikle tarımdan elde edilen para bu kentin kılcal damarlarına kadar ulaşmaktadır" dedi. Rusya pazarının Antalya için önemine dikkat çeken Çandır, "Antalya`nın ihracatında son 13 yılda 6 kat artışı görülürken, Rusya`ya yaptığımız ihracatta 20 katlık artış söz konusu. Krizin ardından (uçak Antalya`ya düştü) yorumları yapılıyor" diye konuştu. Türkiye`nin çıkarlarının her şeyin üzerinde olduğunu kaydeden Çandır, "Ülke çıkarı söz konusu olduğunda maddi kayıp çok dikkate alınmayacak düzeyde. Ancak Antalya Türkiye`nin imajı. Yılda 12 milyon turisti ağırlıyoruz. Antalya imajı Türkiye`nin gelişimine de katkı sağlıyor. Antalya`ya ekonomik anlamda durgunluk gelirse Türkiye de durulur. O nedenle Antalya`nın bu sorununa acil olarak bir çözüm getirilmesini ümit ediyoruz" diye konuştu. Tarım Konseyi olarak Rusya kriziyle ilgili rapor hazırladıklarını bildiren Ali Çandır, bunu Antalya milletvekillerine sunacaklarını kaydetti.  

Detaylar...

ATB`YE KALİTE DENETİMİ
Antalya`nın en köklü kurumlarından olan Antalya Ticaret Borsası, üyelerine daha kaliteli hizmet vermek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası`nda oluşturulan ISO 9001 2008 Kalite Yönetim Sistemi, Türk Standartları Enstitüsü Antalya Bölge Müdürlüğü Baş Tetkik Görevlisi Ahmet Eryurt tarafından denetlendi. ATB`nin üyelerine yönelik hizmetleriyle ilgili bilgi alan Eryurt, sistemin işleyişi, hizmet sunumu, insan kaynakları ve evraklarla ilgili yeterlilikleri değerlendirdi. Eryut, ATB`nin standarda uygun hizmet verdiği yönünde görüş bildirdi. Antalya Ticaret Borsası Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, TSE Denetçisi Ahmet Eryurt`a teşekkür ederken, "Borsa personeli olarak yönetim kurulumuzun güçlü desteğiyle hizmet kalitemizi daha üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz" dedi.  

Detaylar...

BORSA YÖNETİMİNDEN JANDARMA KOMUTANI`NA ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulu üyeleri Hüseyin Simav, Halil Bülbül, Süleyman Ersan ile birlikte İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ahmet Yurdagül`e nezaket ziyaretinde bulundu. Turizm ve tarım kenti Antalya`da güvenliğin önemine dikkat çeken Ali Çandır, Antalya`nın her yerinde özveri ile çalışan jandarma personelini kutladı. Antalya`nın G20 ve B20 Zirvelerini güvenlik sorunu yaşamadan başarıyla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çandır, çalışmaları nedeniyle Jandarma Komutanı Yurdagül`e teşekkür etti. İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ahmet Yurdagül de ziyareti nedeniyle Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. Dünyanın gözünün Antalya`da olduğunu belirten Yurdagül, kentin güvenliğinin önemine vurgu yaptı.  

Detaylar...

EMNİYET MÜDÜRÜ CEMİL TONBUL`DAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, Antalya Ticaret Borsası na nezaket ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan ın konuk ettiği Cemil Tonbul, Antalya Ticaret Borsası nın kentin gelişimi için yaptığı çalışmaları yakından takip ettiğini söyledi. Tonbul, Çandır ve ekibine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. Ali Çandır da tarım ve turizm kenti Antalya da güvenliğin önemine dikkat çekti. G20, B20 gibi uluslararası organizasyonların kazasız belasız tamamlanmasında emeği geçen güvenlik güçlerine teşekkür eden Çandır, bu tür organizasyonların kentin tanıtımına sağladığı katkıya vurgu yaptı. Emniyet Müdürü Tonbul un kent için yaptığı çalışmalardan da övgüyle bahseden Çandır, Tonbul a ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

BORSA`DAN CEMİYET`E ZİYARET
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Simav ve Cüneyt Doğan ile birlikte Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) yeni yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. AGC Başkanı Mevlüt Yeni ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette konuşan Çandır, Antalya’da görev yapan medya mensuplarının özellikle kent tanıtımı açısından çok önemli görevler üstlendiğini kaydetti. Çandır, yürüttükleri tüm çalışmalarda Antalya yerel basınının desteğini aldıklarını söyledi. AGC’nin kamu yararına gerçekleştirdiği faaliyetlere dikkat çeken Çandır, “Antalyalı medya mensupları kentimizin başarısı konusunda sürekli yeni projeler üretiyor. Bu projelerin mimarı olarak da her zaman karşımızda AGC’yi buluyoruz. Bu başarı sadece medya sektörünü değil, bu sektörün dışında bulunan tüm kurumları sevindiriyor” diye konuştu. İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ AGC Başkanı Mevlüt Yeni, ziyareti nedeniyle Çandır’a teşekkür ederek, “Cemiyetimizin çalışmalarını takip eden ve yeri geldiğinde desteklerini esirgemeyen ATB Başkanı Çandır ve yönetimine teşekkür ediyoruz. Biz kent adına çalışan, emek veren kişi ve kurumlarla her zaman işbirliğine hazırız. Bu tavrımız bundan sonraki süreçlerde de devam edecek. Biz proje geliştiren ve uygulayan bir cemiyet olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Antalya Ticaret Borsası`nın Yöresel Ürünler Fuarı ve Zeytinpark Projeleri`nin kentin tanıtım ve ekonomisine katkısına dikkat çeken Yeni, ATB yönetimine çalışmaları nedeniyle teşekkür etti.

Detaylar...

KENT BULUŞMALARININ KONUĞU VALİ TÜRKER
Antalya Ticaret Borsası`nın düzenlediği Kent Buluşmaları`nın bu ayki konuğu Antalya Valisi Muammer Türker oldu. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Cüneyt Doğan, Hüseyin Simav`ın yanı sıra ATB meclis ve komite üyelerinin katıldığı toplantıda Vali Türker, Antalya gündemine ilişkin konuları değerlendirdi, sorulara yanıt verdi. Başkanı Ali Çandır, Kent Buluşmaları`na katılan Vali Türker`e teşekkür ederken, "Göreve başladığı günden itibaren ne zaman arasak sorun iletsek elinden gelen destek ve çabayı gösteren Sayın Valimize çok teşekkür ediyorum. Öte yandan Antalya`nın tanıtımına katkı sunan G20 ve B20 Zirvelerinin kazasız belasız, sorunsuz şekilde tamamlanmasındaki katkısı nedeniyle de kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Tarım toprakları, çevre ve şehirle ilgili konularda hassasiyetleri olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Sayın Valim de bu konuda hassas. Biz Allah`ın bize teslim ettiği bu doğa harikası kentte, bu verilenlere daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyoruz. Yeni değerler yaratmadan elimizde olan bu değerlerin kıymetini bilmeli, onları daha fazla sahiplenmeliyiz" diye konuştu. MİLLİ DEĞERLER HER ŞEYİN ÜZERİNDE Rusya ile yaşanan krize dikkat çeken Ali Çandır, "Dün yılbaşından sonrası için bir yasak getirildi. Şuan da bekleyen TIR`larımızın, gemilerin alındığı haberlerini sevinerek alıyoruz. Umuyoruz ki diplomasi yoğun bir şekilde çalışır ve iki ülke arasındaki bu sorunun çözümü bir an önce gerçekleşir" dedi. Tarım ve turizmin kenti olan Antalya`nın krizden en çok etkilenen kent olduğunu belirten Ali Çandır, "Sevindiğimiz bir başka konuda bu yaşanan olaylarla ilgili, özellikle yaş meye-sebze ve çiçek ihracatı yapan arkadaşlarımızın sorunlarıyla ilgili Tarım, Ekonomi ve Dışişleri Bakanlığı birlikte çok proaktif bir çalışma yürütüyor. Şu an kimin nasıl etkileneceği ile ilgili hesaplamalar yapılıyor. Dün Başbakanımızın da ifadesiyle bu mağduriyetlerin giderilmesi için yoğun bir çalışma var. İnşallah biran önce bu olumsuzluk giderilir. Gerek Antalya`da yaşayan, gerek Türk olup Rusya yaşayanların da bu stresleri biter" diye konuştu. İş dünyasının milli değerleri her şeyin üzerinde tuttuğunu kaydeden Ali Çandır, "Bu durum için herkes şokta ve bu şokun atlatılması için bazı destekler geliyor. Ürün çeşitlendirmesi ve alternatif pazarlar için çalışıyoruz. Daha fazla çalışmamız gerektiğini de görmüş oluyoruz. Biraz pahalı bir tecrübe oldu. dedi. KONTONKTÜRDEN ÇOK ETKİLENEN KENTİZ Antalya Valisi Muammer Türker, davet nedeniyle Borsa yönetimine teşekkür etti. Antalya`nın özellikle tarım ve turizme dayalı bir ekonomiye sahip olduğunu belirten Türker, "Coğrafya olarak da her ikisinden de çok etkilenen bir yapıdayız. İki sektör de siyasi konjonktürden çok etkileniyor. Belki bunlar nasıl fırsata çevrilebilir noktasında kafa yormak lazım" diye konuştu. YUMURTALARI TEK SEPETE KOYMAYACAĞIZ Rusya krizini değerlendiren Vali Türker, Antalya için turizm ve tarım sektörleri bakımından ileriye dönük neler yapabilirin gündeme alınması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Yeni arayışları tekrar gündeme getirmemiz gerekiyor. Bunu fırsata nasıl dönüştürebiliriz, nasıl olumlu bir tabloya dönüştürebilirizi düşünmemiz lazım. Hem tarım hem turizm bu olaylardan çabuk etkilenen iki alan. Fakat şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor, demek ki yumurtaların hepsini tek sepete koymayacağız. Bunu en azından bilip bundan sonra ürün çeşitlendirmelerine üretim tarzı ve pazar çeşitlendirmelerine gitmemiz lazım. Turizmde ve tarımda Rusya yılların birikimiyle çok ciddi bir noktaya geldi. Ama alternatiflerinizi ve B planlarınızı oluşturmanız gerekiyor. Burada almamız gereken derslerden biri bu. Alternatif turizm pazarları, herşey dahil sistemi yeniden tartışmaya açma, farklı turizm türleri ve kaynaklardan beslenmemiz lazım. Yine TIR`larımız, ürünler gümrüklerde bekliyor ve çürüme riski var. Kısa vade, bir-iki hafta içindeki meseleler bir şekilde aşılır, herkes o meseleleri aşmanın yolunu bulur, ticarette kar da zarar da edilir. Böyle krizler olduğunda zarar etme ihtimali de var. Yada iç piyasaya sürer, fiyat kırar bir şekilde elden çıkarısınız o ürünü. Kısa vadeli sorunları aşmak mümkün ama uzun vadede bizim yeniden düşünmemiz gereken bir alan olduğunun farkında olmamız lazım. Birçok şey konuşulabilir ve sihirli formüller yok. Herkesin dünyada iyi-kötü bildiği bir takım yöntemler var. Bir tarafımız Ortadoğu, bir tarafımız Sovyetler, diğer taraf Balkanlar ve Avrupa ve farklı siyasi ortamların etkisi altında kalan bir geçiş noktasındayız. Yüzyıllardır böyle ve kendi hayatımızı da buna göre dizayn etmemiz gerekiyor. " Hükümetin sorunun çözümü için hemen arayışa giriştiğini belirten Türker, "Ekonomi, Maliye Bakanlıkları bu krizi en az hasarla atlatmanın gayreti içinde bir takım teşvikler üzerinde çalışılıyor. Gümrük Bakanlığından, Dışişleri Bakanlığına bütün kurumlar bu mesele üzerinde çalışıyor" dedi. G20 Zirvesi`ni değerlendiren Türker, "G20`nin uykularımızı kaçırdığını söyleyebilirim. Ama çok şükür alnımızın akıyla tamamladık. Hayat devam ederken G20’nin yapılması ve insanların bundan etkilenmemesi çok önemli. Ufak tefek trafik aksaklıkları olmadı değil, oldu. Ama hayatın doğasında vardır" diye konuştu. Vali Muammer Türker, Suriyeli mülteciler konusuna da değinirken, Antalya`da diğer illerde olduğu gibi fazla mülteci bulunmadığını ancak mültecilerin sorunlarının çözümü için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. YÖRESEL ÜRÜN PAZARINA ÖNLEM Vali Türker, yöresel ürünler sergisi adı altında kentin çeşitli bölgelerinde düzenlenen pazarlarda yöresel ürün satılmadığı, halkın bu konuda yoğun şikayette bulunduğunu, Valiliğin bu konuda önlem alıp almayacağını soran bir gazeteciye, "Bu doğrudan Valiliğin inisiyatifinde değil, belediyelerin inisiyatifinde olması gereken bir konu. Ama (Bu iş belediyenin işidir, biz girmeyiz) diye düşünmüyoruz. Ama başkasının sorumluluk alanında olunca haberimizi bile olmuyor. Siz söyleyince haberimiz oldu" dedi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır da yöresel ürünler adı altında yapılan organizasyonlardan çok rahatsız olduklarını belirterek, "Bu konuda ilk organizasyonu YÖREX adı altında biz yaptık. Belediyelerimizin de bir aktivite olsun diye, iyi niyetle başladığı bu işler pazar yerlerine kadar sirayet etmeye başladı. Bir taraftan 1-2 ayda bir Cam Piramit`te yapılıyor, diğer yandan Uncalı, Güzeloba`da pazar yerinde yapılıyor. Buralarda tamamen yöresel ürünler satıldığı kanaatinde değiliz. Sosyal medyadan özellikle vatandaşlarımız, YÖREX`le bağlantı kurarak bize buraları şikayet ediyor, kimisi zehirlenmiş, kimisinin peyniri küflü çıkmış... Bunun düzenlemeye ihtiyacı var. Antalya turist alan bir yer. Turistin öyle bir mekanda bize ait ürünü deforme olmuş gibi görmesi de olumsuz imaj yaratır diye düşünüyorum. Yerli esnaf da bu işten zarar görüyor. Dışarıdan gelen, panayır mantığındaki adamlar satış yapıp geçiyor. O muhitteki bakkal, market bir süre alışverişten umudunu kesiyor" diye konuştu.  

Detaylar...

ATB KASIM MECLİSİ TOPLANDI
 Antalya Ticaret Borsası (ATB) Kasım ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB`nin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis`te Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya ile başlayan gerginliğin iki ülkenin köklü ilişkilerine zarar vermeden kısa sürede son bulmasını dileyen Çandır, Antalya`nın tarım ve turizm alanında bu konudan etkilenebileceğini söyledi. "Krizin iyi yönetilmesi gerekiyor" diyen Çandır, devletler arasındaki ilişkilerin iş dünyasına, halkla yansımaması gerektiğini kaydetti. Çandır, "Bu dönemin çok iyi kontrol edilmesi gerekiyor. İnsanlar da bunlarla ilgili değerlendirmelerinde akılcı sağlıklı, yaklaşımlar sergilemeli" dedi. BİRİKMİŞ SORUNLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR 64. hükümete başarılar dileyen Ali Çandır, Dışişleri Bakanlığı`na yeniden atanan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu`na kutlayarak başarılar diledi. Küresel alanda olduğu gibi Türkiye`nin de yıllardır biriken sorunlarının çözüm beklediğini kaydeden Çandır, "Bu sarmaldan çıkmamız için milletimiz yeni hükümet ve meclise önemli bir fırsat vermiştir. Umuyoruz ki bu fırsat, iyi değerlendirilerek birikmiş sorunlarımıza kalıcı çözümler getiren bir iradeye dönüşür" dedi. Türkiye`nin enerjisini başta ekonomi olmak üzere, hukuk ve eğitim gibi alandaki birikmiş sorunlarına harcaması gerektiğini vurgulayan Çandır, "Çünkü gelecek on yıldaki gelişmeler, bize bu ve benzeri alanlardaki iyileştirmelerimiz için geçmişteki kadar yardımcı olmayacaktır. Yeni yürütme ve yasama döneminde birçok alanda beklentilerimiz ve taleplerimiz olmasına rağmen Borsa olarak önceliğimiz ekonomi, bu kapsamdaki tarımsal üretim ve ticarettir" dedi. TEŞVİK VE DESTEKLER YENİDEN ELE ALINMALI Tarım sektörünün küresel rekabete korumasız ve çok hızlı bir biçimde açılmasının olumsuz etkilerine dikkat çeken Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Bu olumsuz etkiyi azaltmanın bir aracı olarak gerçekleştirilen tarımsal destek ve teşvikler de son 13 yılda, 80 milyar TL gibi ciddi bir boyuta gelmiştir. Bu destek ve teşvikler, tarım topraklarında ve tarımda çalışan sayısındaki kayıplara ne yazık ki engel olamamaktır. Yani tarımdaki destek ve teşvikler hedeflerine ulaşamamış, attığımız taş hedefe ulaşmamış, kurbağayı ürkütmemiştir. O halde tarımda ilk olarak destek ve teşvik mekanizmalarını yeniden ele almak olmalıdır. Bildiğiniz gibi destek var etmeye ya da yok etmemeye yönelikken, teşvik ise mukayeseli üstünlükle var olanın çok daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamaya yönelik bir mekanizmadır. Geçmişten günümüze başaramadığımız temel konu bu ayrımın doğru yapılmamış olmasındandır. İşlevsel olarak destek ve teşviki doğru kullanmanın referansı ise ürün odaklı olmaktan geçer. Ürüne odaklanmış bir işlevsel destek ve teşvik sisteminin kaynağı ise tüm gelişmiş dünyada, toplu tarımsal üretim planlamasıdır. Önümüzdeki dönemde tarımsal destek ve teşvik konularında bu boyutlara yoğunlaşmanın gerekli olduğunu düşünmekteyiz." TARIMDA SOSYAL GÜVENLİK Tarımda istihdam ve sosyal güvenlik uygulamalarının farklı kurgulanması gerektiğini kaydeden Çandır, "Sektöre uygun bir sosyal güvenlik mevzuatı, tarımın gelişimine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı, yeni Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik’ten tarımdaki sosyal güvenlik sorunlarına merhem olacak politikalar beklentisi içerisindeyiz" dedi. ASGARİ ÜCRET ARTIŞI İLK KOBİLERİ VURACAK Asgari ücret ve vergi artışını da değerlendiren ATB Başkanı Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Yapılan bir araştırmaya göre, 1300 TL’lik asgari ücret, ilk etki itibariyle işverene yaklaşık 18 milyar liralık bir ek yük getirmektedir. Kıdem tazminatı ve asgari ücret dışındaki etki de cabası... Bu rakam, ülkemizdeki 1 milyon işletmenin en büyük 1000`i dışındaki 999.000 işletmenin yıllık toplam karına eşittir. Bu da göstermektedir ki asgari ücret artışının ilk etkisi doğrudan KOBİ’lere olacaktır ve KOBİ’ler tasfiye riski ile karşı karşıya kalacaktır. Önerimiz, bu ek yükün kamu tarafından karşılanması yönündedir." DAMGA VERGİSİ ELEŞTİRİSİ Piyasalarda KDV oranlarında artış olacağına ilişkin tedirginlik olduğunu belirten Ali Çandır, "Böyle bir artış özellikle tarım ürünlerinde üretici ve ticaret erbabını önemli ölçüde zorlayacak, nihai olarak tüketiciyi de aynı derecede sıkıntıya sokacaktır. Zaten son derece pahalı olarak tükettiğimiz ürünler, zorlayıcı bir etkiyle daha da pahalılaşacak, tüketimi azalacak, üretici ise bu durumdan dalgalar halinde olumsuz etkilenecektir. Bunun önüne geçmeli ve hatta tarım ürünlerinde et başta olmak üzere KDV indirimlerini gündeme alarak ekonomiyi canlandırmalıyız. Vergi oranlarında artış yapmak yerine, arsa rantı ile ilgili düzenlemeler yapılarak kaynak yaratılmalıdır. Bir diğer sorun da, 1950’li yıllardan kalma ve artık günümüzdeki dijital olanaklarla açıklanması mümkün olmayan damga vergisi konusudur. Artık işlevsel bir temeli olmayan ve yarattığı faydadan çok ekonomik engel oluşturan bu verginin ortadan kaldırılması zorunlu bir hale gelmiştir" diye konuştu. Kasım ayında gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi`nin Antalya için iyi bir tanıtım aracı olduğunu kaydeden Çandır, "Kentimizin bu tanıtım ve reklam potansiyelini kalıcı bir hale dönüşmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Kent ekonomisi ve geleceğimiz için Antalya’dan kazandığını Antalya’ya yatıran bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. Çandır, G20 Zirvesi`nin gündemindeki, yoksulluk, gelir adaletsizliği, güvenlik, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık konularında harekete geçilmesini beklediklerini söyledi. DOĞA MI PARA MI? Konuşmasında iklimsel değişiklikler konusuna da değinen Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Subtropik iklimden tropik iklime geçmemize sadece 1.5 derece kaldı. Korkarım ki tropik iklime geçme riskiyle karşı karşıyayız. Yani iklim değişimlerine karşı sınırda bulunmaktayız. Örneğin, Antalya’mız yakın bir gelecekte tropik bir iklime sahip olabilir. Böyle bir değişim ise kentimizi bir anda çölleşme riskiyle yüz yüze getirecektir. Dolayısıyla kentimizle, bölgemizle ve ülkemizle ilgili politikalar ve kararlar üretirken, bunların sürdürebilirliği ve kapsayıcılığı asla göz ardı edilmemelidir. Bırakın çocuklarımıza yaşanılabilir bir kent ve ülke bırakmayı, bu gidişle bizlerin bile yaşlandığında dayanamayacağı bir kent ve bir ülke ile baş başa kalabiliriz. Bu duruma gelmemenin yollarını, politikalarını ve kararlarını gündemimizden asla düşürmemeli “Kainat Mı? yoksa Kâr Mı?” seçeneklerinden birini tercih etmeliyiz." SAĞDUYU ÇAĞRISI ATB Meclis üyeleri, Rusya ile Türkiye arasında yaşanan gerilimin ticarete olan etkisini değerlendirdi. ATB Meclis Üyesi Recep Özkul, ikili ilişkilerin ticareti etkilemesiyle ilgili somut bir veri olmadığını belirterek, "İşin nereye varacağını bilmiyoruz ama bir tedirginlik var. Herkes sağduyulu davranmalı" dedi. Meclis Üyesi İbrahim Yılmaz, krizin iki ülke arasındaki ticarete yansımasının olacağını belirterek, "Ama bekleyip görmek gerekiyor. tam Çiçekte sezon başındayız. Kötü bir zamana geldi ama bekleyip göreceğiz" dedi. Cüneyt Doğan, olayın çok taze olduğunu belirterek, "Ne söylesek yanlış olur" dedi. Osman Yardımcı, ilişkilerin ticarete yansımaması gerektiğini söyledi.

Detaylar...

BORSA LİSESİ`NDE ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi`nde düzenlenen Öğretmenler Günü kutlamasına katıldı. Okul Müdürü Kuntay Yetkin`in ev sahipliğinde düzenlenen kutlamada, öğretmenlerle bir araya gelen Çandır, çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlere emekleri nedeniyle teşekkür etti. Öğretmenlere çiçek armağan eden Çandır, "Sizlerin hakkı ödenmez" dedi. Muratpaşa Belediyesi Strateji Müdürü İsa Güzel, Muratpaşa Belediyesi Spor İşleri Müdürü Özer Bedir`in de bulunduğu kutlamada, günün anısına pasta kesilirken, Çandır ve Kayan öğretmenlerle sohbet etti. Okul Müdürü Kuntay Yetkin, Antalya Ticaret Borsası`na eğitime verdikleri katkı nedeniyle teşekkür ederken, "Sizlerin desteğinizi hep yanımızda hissediyoruz" dedi.  

Detaylar...

Hisarcıklıoğlu`na Fransa`dan Nişan
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu`na, Fransa`nın en üst düzey nişanı olan Legion d`Honneur madalyası verildi. Hisarcıklıoğlu, Fransa Cumhuriyeti`nden böyle bir nişan almaktan büyük onur duyduğunu ifade etti. Fransa İmparatoru Napolyon’un 1804 tarihinden itibaren verdiği nişanın sahibi Türkiye Fransa ilişkilerine katkılarından dolayı Hisarcıklıoğlu oldu. Türkiye’den ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk’e verilen madalyayı iş dünyasının önemli isimleri de daha önce almıştı. Hisarcıklıoğlu’na iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi dolayısıyla verildi. Hisarcıklıoğlu, Fransa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Başkanı Andre Marcon’un teklifi ile Türkiye-Fransa ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine yapmış olduğu katkılardan dolayı, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın onayı ile madalyaya layık görüldü. Madalya töreninde konuşan Hisarcıklıoğlu, Fransa’da meydana gelen saldırıya değinerek terörü nefretle kınadığını söyledi. Fransa halkı ile dayanışma içerisinde olduklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Terörle mücadele eden halkımız. Fransa’nın endişesini anlamaktadır. Terörün seçtiği hedefler özgürlük eşitlik kardeşlik ve insanlığın onurudur. Terörün dini ve milliyeti yoktur. Bu tür acıların yaşanmamasını diliyorum” dedi. Fransa Cumhuriyetinden böyle bir nişan almaktan onur duyduğunu aktaran Başkan Hisarcıklıoğlu, “Ben bir girişimciyim sanayiciyim. Türk-Fransız ekonomik ve siyasi ilişkilerin önemine inandım. Yaklaşık 700 yıllık tarihten gelen bir dostluğumuz var. İlişkilerin en zor döneminde Türkiye’deki Fransız dostlarımızla çalıştık. Türk Fransız ilişkileri AB, Ortadoğu ve dünya barışı için önemlidir. Bu anlamlı nişanla Türk Fransız ilişkilerini güçlendirmeye yönelik sorumluluklarımız arttı” diye konuştu. Fransa’ya yeni ticaret hamlesi İki ülke arasındaki ikili ticaretin yukarı çekilmesi gerektiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “15 milyar dolar karşılıklı ticaret hacmi var. Bu rakam ne Fransa ne de Türkiye’nin ekonomik gücünü gösteriyor. Ticarete yeni ivme kazandırmalıyız. Fransız şirketlerin Türkiye’deki yatırımı yüzde 10 civarında. Biz daha fazla Fransız şirketlerin yatırım yapmasını destekliyoruz. Enerji ve ulaşım başta olmak üzere yeni Fransız yatırımlarını ülkemizde görmek istiyoruz. Fransa’da da Türkiye’den daha fazla yatırım yapılmalı” şeklinde konuştu. “Gümrük Birliği ticareti büyütecek” TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Gümrük Birliği kapsamında sanayinin yanı sıra tarım ve kamu alımlarının da konuşulduğunu belirterek şunları söyledi: “Modernize edilecek Gümrük Birliği ile işlem hacmi büyüyecektir. Fransa AB’nin mimarıdır. Türkiye ve Avrupa Fransa’nın desteğine ihtiyaç duymaktadır. Geçmişte AB üyelik sürecine başlayan Fransa bu ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamalıdır. Fransa’nın AB’nin geleceği ile ilgili vizyonda Türkiye’nin de yer almasına yönelik desteğine ihtiyaç var” Fransa’dan 5 alanda yatırım çağrısı Fransa Dış Ticaret Bakanı Mattihas Fekl, her iki ülkenin mevcut fırsatları değerlendirmesi gerektiğini belirterek Gümrük Birliği’nin modernleşmesi ile birlikte ilişkilerin daha üst seviye çıkarılabileceğini kaydetti. Fransız şirketlerin Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu aktaran Fekl, “Ülkenizin kalkınmasına katkıda bulunmaya 2023 vizyonuna önemli katkıda bulunmak istiyorlar. Enerji, alt yapı, demiryolu ve finans sektöründe. Türk şirketlerinin de Fransada bulunması önemledir. Dış ticaret bakanı olarak şunu söylüyoruz. İlişkileri 5 alanda geliştirebiliriz. Türk ve Fransız şirketleri bu potansiyeli değerlendirmeli. Türk-Fransız Ticaret Odası kurmak istiyorsunuz. Bunun yanı sıra iki oda arasında Fransa’nın himayesi altında güçlü ve sıkı işbirliğinin geliştirilmesini istiyorsunuz. Hem Türkiye’ye ilgi duyan Fransızların hem de Fransa’ya ilgi duyan Türklerin” değerlendirmesinde bulundu.  

Detaylar...

ATB ÜYELERİNE E- TEBLİGAT ANLATILDI
Antalya Ticaret Borsası üyelerine yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Gelir İdaresi Başkanlığı, ATB üyelerine 1 Ocak 2016`da yürürlüğe girecek e-tebligat uygulamasını anlattı. Gelir İdaresi Grup Başkanı Camal Akpunar, Mükellef Hakları ve İletişim Müdürü Orhan Zıngal, Antalya Ticaret Borsası`nın daveti üzerine ATB Toplantı salonunda e - tebligat uygulaması hakkında bilgi verdi. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Ersan, meclis, komite üyelerinin yanı sıra ATB üyeleri katıldığı toplantıda, üyelerin soruları da cevaplandırıldı. E - tebligat uygulaması hakkında bilgi veren Gelir İdaresi Grup Başkanı Camal Akpunar, uygulama ile zaman kaybının önleneceğini, kırtasiye malzemeleri sarfiyatının azalacağını, mükellefe bilgi ve belgelerin aracısız ulaştırılacağını, bir tuşla belgeye ulaşımın sağlanacağını belirtti. Akpunar, mükelleflerin yüzde 50`sinin 2016 yılında e tebligat kapsamına alınacağını bildirdi. Mükellef Hakları ve İletişim Müdürü Orhan Zıngal, "Artık posta dağıtıcısı olmayacak e- tebligat dönemi başlıyor" derken, uygulamanın 1 Ocak 2016`da başlayacağını duyurdu. 1 Ocak`ta başvuruların zorunlu hale geleceğini, yeni işe başlayanların ise 15 gün içerisinde e- tebligat için başvurmaları gerektiğini kaydeden Zıngal, uygulamaya geçmeyene ceza kesileceğini söyledi. Tebliği gereken belgenin, e- tebligat sistemi ile mükelleflerin elektronik adresine tebliğ edileceğini bildiren Zıngal, "Bu tebliğ, fiziki ortamda yapılan tebligat ile aynı sonucu doğurmaktadır" dedi. E-tebligat uygulamasının 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren başlayacağını duyuran Zıngal, bu tarihten önce e tebligat sistemini kullanmak isteyen mükelleflere başvurmaları halinde e-tebligat yapılabileceğini kaydetti. E tebligatın sms yoluyla ya da mail yoluyla gönderildiğini söyleyen Zıngal, "E tebligat yoluyla gönderilen belgeler, mükellefin elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır ve ayrıca posta yoluyla tebligat yapılmaz" dedi. E -tebligat sisteminin faydalarını anlatan Zıngal, sistemin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunmasını sağladığını, hizmet kalitesini artırdığını, belgenin içeriğinin başkaları tarafından değiştirilemeyeceğini garanti ettiğini, fiziki ortamda haftalarca süren tebligatın sistem ile saniyeler içerisinde gerçekleştirildiğini, masrafsız olduğunu, kağıt zaman ve enerji tasarrufu sağladığını kaydetti.  

Detaylar...

ÜRETİMİ TERK EDİYOR, DEVLET KAPISI ARIYORUZ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı`nın (TEPAV) "İstihdam İzleme Bülteni"ne ilişkin değerlendirmede bulundu. İşsizliğin Türkiye`nin ve Batı Akdeniz`in en önemli sorunları arasında yer aldığını belirten Çandır, Antalya`da Eylül ayında 3 bin 400 kişinin işsizlik ödeneği alabilmek için başvuruda bulunduğuna dikkat çekti. Çandır, "Bu ödeneğe başvuru sayısındaki artış ülke genelinde değerlendirildiğinde, Antalya İstanbul`un ardından gelmektedir. Antalya`da Temmuz ayı itibariyle işsizlik ödeneğinden yararlananların sayısı ise bin 210`a ulaşırken, bir önceki yıla göre değişim 105, bir önceki aya göre değişim 258 kişi olmuştur. Bu rakamlar göz önüne alındığında Antalya işsizlik ödeneğinden yararlanan kişi sayısındaki artış bakımından Türkiye`de en üst sırada yer almıştır" dedi. ANTALYA`DA 1 YILDA 2 BİN 500 ÇİFTÇİ TOPRAĞI TERK ETTİ Yaş meyve sebze deposu olan ve ekonomisi tarımla canlanan Antalya`da çiftçi sayısının azaldığına dikkat çeken Ali Çandır, "Bakıyoruz ki tarım kenti Antalya`da çiftçi sayısı geriliyor. Bu geleceğimiz için kaygı verici bir durum. Son bir yılda Antalya`da 2 bin 500 çiftçi faaliyetini sonlandırmış, 45 bine yakın çiftçi sayımız bu yıl 42 bine kadar gerilemiştir. Antalya, çiftçi sayısındaki azalma bakımından Türkiye`de 11. sırada yer almıştır" değerlendirmesinde bulundu. SIRTINI DEVLETE DAYAMA DÜŞÜNCESİ Antalya`da çiftçi sayısı azalırken kamu çalışanı sayısında hem aylık hem de yıllık bazda önemli artış olduğuna dikkat çeken Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Kamu çalışanı sayısı Türkiye genelinde Temmuz 2015’te geçen yılın aynı dönemine göre 83 bin (yüzde 2,9), geçen aya göre 11 bin artarken, Antalya kamu çalışanı sayısı en fazla artan 4. kent olmuştur. Antalya`da Temmuz 2014`te 65 bin civarında olan kamu çalışanı sayısı geçen bir yıllık süre zarfında 4 bine yakın artış göstererek 70 bine yaklaşmıştır. Bunun anlamı bireylerde çoğunluğunda mevsimlik kazanç ve risklerden sıyrılıp, sırtını devlete dayama düşüncesinin hakim olduğu gerçeğidir". Çandır, geçen yıla göre Antalya`da esnaf sayısı ile işyeri sayısında da önemli düzeyde artış görüldüğüne dikkat çekti. ÜRETİM OLMAZSA SORUNLAR KATLANIR 2015 yılı Temmuz-Eylül ayı istihdam verilerinin, Antalya`da istihdamın tarımdan uzaklaşırken, hızla kamuya ve ticarete yöneldiğine işaret ettiğini vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Ayrıca buna ek olarak işsizlik ödeneğine başvuru ve ödenekten yararlanmadaki artış bakımından kentimizin başlarda yer alıyor olması, özellikle kentimize ilişkin tarımsal politikalarımızın yeniden ele alınmasına işaret etmektedir. Zira bizler inanıyoruz ki, çiftçimizi toprağında ancak ve ancak tarım sigorta uygulamalarındaki iyileştirilmeler ve yeniden düzenlemeler tutabilecektir" diye konuştu. Üretim maliyetleri artan ve kazancı her geçen gün azalan çiftçinin, başka alanlara yöneldiğini kaydeden Çandır, "Buna ek olarak kamunun yani memuriyetin sabit getirisi de istihdam piyasasına yeni katılan bireylerin tercihinin tarım aleyhine kullanmalarına etki edebilmektedir. Bu nedenle eğer ki başta kentimizde olmak üzere ülke genelinde daha az işsizimizin olmasını istiyorsak, reçetemizin başında tarım yer almalıdır. Tarımı girdi olarak kullanan sanayi ile desteklenen bir politika sepeti, verimli toprağımızın betona dönüşmesine engel olacaktır. Bu da tüketicimizin daha ucuz ürün yeme, üreticimizin daha çok üretme, emekçimizin ise ekmek bulma derdine çare olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.  

Detaylar...

KALİTELİ SÜTE ULAŞMANIN YOLUNU ARIYORUZ
Antalya Ticaret Borsası, süt sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini görüşmek üzere sektörel analiz toplantısı düzenledi. Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin`in moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıya, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, sektör temsilcileri katıldı. Süt ikram edilen toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin, hayvan sağlığını korumak ve sütte verimi artırmak için antibiyotik kullanıldığını belirterek, antibiyotik kullandıktan sonra hayvanın bunu vücuttan atması gerektiğini, bu süre içinde sütünün ve etinin tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Antibiyotikli sütün, alerjisi olan tüketicilerde ciddi problemlere, vücut fonksiyonlarında birtakım bozulmalara neden olduğunu kaydeden Küçükçetin, "Antibiyotik, vücutta hastalıklara dirençli organizmaların gelişmesine neden oluyor" dedi. HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, antibiyotikli sütün ATB meslek komitesinde gündeme gelince geniş katılımlı bir toplantı yapma kararı aldıklarını belirterek, "Gerek üreticiyi, gerekse tüketiciyi bilinçlendirmek için bu toplantıyı düzenledik, konuyu taraflarıyla tartışmak istedik. Buradan çıkan sonuca göre gerek kamuoyu nezdinde gerekse kurumlar bazında girişimlerde bulunacağız" dedi. Ali Çandır, "Sağlıklı süte ulaşmanın yolunu arıyoruz" derken, yoğurt yapılabilen sütte antibiyotik olmadığına dikkat çekti. Antibiyotikli sütü topluma sunmanın sağlığa zarar verdiğine dikkat çeken Çandır, "Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalı" dedi. Sütü yeterince tüketen bir toplum olmadığımıza dikkat çeken Ali Çandır, okul sütü projesine destek verdiklerini ve uygulamanın daha geniş alana yayılmasını beklediklerini kaydetti. Hayvansal ilaçların reçetesiz satılmaması gerektiğini vurgulayan Çandır, "Veteriner hekimler kontrolünde ilaç uygulaması yapılmalı" dedi. KOOPERATİFLEŞME ŞART Veteriner Hekimler Odası Antalya Şube Başkanı Muammer Saygılı, antibiyotikli sütün yıllardır sorun olduğunu belirterek, toplumun sağlıklı süt tüketmesi için antibiyotikli sütün tüketime sunulmaması gerektiğini kaydetti. Antibiyotiğin dirençli hastalıkları artırdığına dikkat çeken Saygılı, "Hayvanın tedavisinde kullanılan ilaçlar mutlaka veteriner hekim kontrolünde olmalı. Veteriner hekimler de ilacın kalıntı süresini mutlaka üreticiye yazılı ve sözlü olarak bildirmeli" dedi. Sütteki kalıntı sorunun kooperatifleşme yoluyla çözülebileceğini kaydeden Saygılı, "İhtisaslaşmış kooperatifleşmeye ihtiyaç var. Üretici basit testleri kendi yapabilmeli" dedi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, 1 litre antibiyotikli sütün tonlarca sütü kullanılamaz hale getirdiğini belirterek, bu konuda özellikle üreticinin bilinçlenmesi gerektiğini kaydetti. Antalya Ticaret Borsası Komite Üyesi Yaşar Kocaoğlu, süt toplanırken yapılan analizlerde antibiyotikli süte rastlanması halinde sütün imha edildiğini belirterek, "Bu konuda özellikle üretici bazında farkındalık yaratılmalı.Üretici antibiyotikli sütün vücuda zararını bilirse daha dikkatli davranır, ekonomik kayıp da olmaz" dedi. Antibiyotikli süt veren üreticiye ceza kesildiğini belirten Kocaoğlu, "Cezai yaptırım olmazsa bunun önüne geçemeyiz" dedi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Gürsel Coşkun, antibiyotikli sütün sorun olduğunu ancak sütün özelliğini kaybetmeden toplanması ve tüketiciye ulaştırılmasıyla ilgili sorunlar da yaşadıklarını belirtti. Hayvanlarda kullanılan ilaçla ilgili karekod sistemine geçmeye çalıştıklarını anlatan Coşkun, "Reçetesiz ilaca izin vermemeye çalışıyoruz. Bununla ilgili denetimler sürüyor. Koruyucu hekimlikle ilgili iyi adımlar atılırsa antibiyotik gibi sorunlarla ilgili sıkıntı yaşanmaz" dedi. Toplantıda bazı köylerin bakkalında, eczanelerde bile antibiyotik satıldığı, üreticinin bu ilaçları doktor kontrolü dışında uyguladığına dikkat çeken katılımcılar, bununla ilgili denetimlerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın koordinasyonunda yapılmasını istedi. Firma temsilcileri, ürün kabul edilirken ve depolarken yapılan testlerin sonucunda antibiyotik tespit edilen sütleri kesinlikle sisteme dahil etmediklerini belirterek, üreticinin bilinçlenmesinin önemini vurguladı.  

Detaylar...