Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.80.137.168
Şuan 45 kişi online
Bugün 423 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 69283
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ÖZGÜR BASIN OLMAZSA ÖZGÜR TOPLUMDAN BAHSEDEMEYİZ
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yayımladığı mesaj:"Çok seslilik demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bunun için sesimizi iletecek araçlara ihtiyaç vardır. Basınımız bu görevi toplum adına yürütmektedir. Şeffaf bir toplum için basına önemli görevler düşmektedir. Basımızın Antalya nın ekonomisinin gelişmesi için çalışan üretici ve işadamlarına her adımlarında destek olmaktadır. Bizlerin sesi olan gazeteci arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Zor koşullar altında kamu adına görev yapan basın çalışanlarının özlük hakları ve iş güvencelerine ilişkin yapılabilecekler gözden geçirilmelidir. Basın çalışanları ekonomik ve sosyal olarak kendini güvende hissetmelidir. Özgür basın olmazsa özgür toplumdan bahsedemeyiz. Çalışan Gazeteciler Günü nü kutluyor, gazeteci arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

Detaylar...

MERKEZİN HEDEFİ ŞAŞTI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Aralık ayı ve 2014 yılı yıl sonu enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. “TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Aralık ayında ülke genelinde tüketici fiyat endeksinde yüzde 0,44, yurt içi üretici fiyat endeksinde ise 0,76 azalma gerçekleşti. Enflasyon yıllık bazda değerlendirildiğinde TÜFE’de yüzde 8,17, ÜFE’de yüzde 6,36 oranında artış olduğu görüldü.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nın 2014 yılı başında yüzde 5 olan yıl sonu enflasyon hedefi, ekonomik gelişmelerle birlikte ikinci çeyrek sonunda yüzde 6,7-8,5 bandı arasındaki gerçekleşme tahmini ile revize edilirken, yılsonu gerçekleşmesi yüzde 8,17 oranla hedefin oldukça üzerinde oldu. Merkez Bankası nın 2015 yıl sonu hedefi de bir önceki yıl gibi yine yüzde 5 iken, Merkez Bankası beklenti anketleri bunun gerçekleşmesinin de güç olduğuna işaret etmektedir. Zira bu anketlere göre, önümüzdeki dönemde 12 aylık beklenti yüzde 7,2, 24 aylık beklenti ise yüzde 6,7 dir. EN UCUZ 8 İNCİ BÖLGEYİZTÜİK in verilerine göre, Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde tüketici fiyatlarında Aralık ayında, tıpkı Kasım da olduğu gibi, bir azalma görüldü ve fiyatların aylık düşüş oranı yüzde 0,67 oldu. Buna karşın tüketici fiyatlarında, bir önceki yılın aralık ayına ve dolayısıyla da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,58, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 8,85 şeklinde artış gerçekleşti. Bu rakamlar göz önüne alındığında, Aralık ayı ve yılsonu itibariyle Batı Akdeniz Bölgesi nin Türkiye ortalamalarının altında bir enflasyona sahip olduğu ve Antalya, Burdur ve Isparta nın yıllık bazda 26 alt bölge içinde 8. en ucuz alt bölgede yer aldığı söylenebilir. Bölgede 2014 yılı Aralık ayında ürün ve madde bazındaki fiyat artışları analiz edildiğinde en fazla artışın yüzde 2,32 lik bir oranla kişisel bakım ürünlerinde gerçekleştiği görülmüştür. Aylık bazda fiyat artışının yüksek olduğu bir başka ürün de yüzde 1,91 artışla ev ve bahçe araç gereçleri olmuştur. Batı Akdeniz de ürün bazındaki fiyat artışları yıllık bazda analiz edildiğinde, yani 2014 yılındaki en fazla artışın ise yüzde 30,89 oranla yataklı tedavi hizmetlerinde ve yüzde 18,57 oranla araç alım satımında olduğu görülmüştür.PETROL SEVİNDİRİRKEN, GIDA YİNE ÜZDÜTürkiye genelinde Aralık ayındaki fiyat artışları ürün bazında incelediğimizde, yüzde 20,16 artışla "salatalığın", harcama grubu bazında incelediğimizde ise yüzde 0,79 artışla "çeşitli mal ve hizmetler" grubunun ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Ürün fiyat artışı sıralamasında sonraki sıralarda ise yine tarım ürünlerinden olan patlıcan yüzde 18,65 ve sivri biber yüzde 15,21 fiyat artışı ile gelirken, harcama grubunda bu sıralama yüzde 0,51 fiyat artışı ile lokanta ve yüzde 0,13 fiyat artışıyla oteller ve sağlık/konut gruplarında gerçekleşmiştir.DON VURDUAralık ayında yaşanan don ve sel olayları tarım ürünlerinde hatırı sayılır ölçüde kayıplara neden olmuş, üreticiler de yaşanan bu üretim kaybını fiyatlara yansıtmak zorunda kalmıştır. Bu durum ise son aylardaki gibi zam şampiyonunun yine bir tarım ürününün olmasına neden olmuştur. Tarım ürünlerindeki bu yüksek fiyat katılığı ise enflasyonun düşürülmesinde en büyük engeller arasında görülmektedir. Dünya da gıda ve tarım fiyatları düşme eğilimdeyken, bizde halen yüksek seyirli olması, ülkemizdeki tarımsal reformların aciliyetini göstermektedir. Buna karşın son dönemde küresel çapta gerileyen petrol fiyatlarının etkisiyle enflasyonda anlamlı bir düşüş beklentisi oluşurken, bizler de iç talepteki seyrin ve petrol fiyatlarındaki düşük seviyenin enflasyonun gerilemesine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Bu beklentimizi destekler şekilde Aralık ayında en fazla fiyat düşüşünün olduğu harcama grubu yüzde -1,78 oranla ulaştırma sektörü olmuştur. Bundan sonraki enflasyon verilerinde de petrol fiyatlardaki düşüşün etkisinin artmasını bekliyor, baz etkisiyle birlikte Ocak ayından itibaren hem aylık hem de yıllık bazda anlamlı bir gerilemenin gerçekleşeceğini ve bu hareketin özellikle ilk üç aylık dönemde gözle görülür bir düşüş trendini başlatacağını öngörüyoruzPETROLDEKİ DÜŞÜŞ KALICI YANSIMALISon olarak, sürekli değindiğimiz gibi Batı Akdeniz Bölgesi açısından büyük önem arz eden tarım ve gıda ürünleri sektörlerinde, başta enerji olmak üzere tüm üretim maliyetlerinden oluşan baskının en düşük seviyelere çekilmesini diliyoruz. Ayrıca petrol ve türevlerindeki fiyat düşüşlerinin tüketici ve üreticiye en kısa zamanda yansıtılmasını ve bunun da kalıcı hale getirilmesini bekliyoruz. Zira petrol fiyatlarındaki hızlı düşüşün enflasyon tahminlerine ve gerçekleşmelerine bire bir yansıtılmadığını da görüyoruz. Yani bizler var olan durumdan, enerji dışı enflasyonda belli risklerin devam ettiğini, enerji fiyatlarındaki düşüşün de ağırlıklı olarak bu risklere karşı dengeleyici bir unsur olarak görüldüğünü sonucunu çıkartıyoruz. Ekonomimizde gıda fiyatlarında devam eden baskılar, kurdaki dalgalanmalar ve geçişkenlik etkisiyle birlikte tam bir rahatlamanın oluşmamış olmasının, enerji dışı enflasyonla temkinli hareket edilmesine yol açtığını göstermekteyken, ancak bu cephede bir iyileşme olduğunda, enflasyon beklentilerinin orta vadeli yüzde 5 hedefine doğru yakınsamaya başlayabileceğini düşünüyoruz.

Detaylar...

ÜRETİME ODAKLANDIĞIMIZ BİR YIL OLSUN
Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın Yeni Yıl mesajı: "İş dünyası olarak 2014 ü zorlu bir yıl olarak geride bırakıyoruz. Hedef tutmayan enflasyon, dövizdeki beklenmedik iniş çıkışlar, iş kazaları, komşularımızda yaşanan iç karışıklığın ticarete olumsuz etkisi, 2014 ün son çeyreğinde özellikle Rusya daki ekonomik krizin tarım ve turizm sektörüne olan etkisi iş dünyasının önünü görememesine neden olmuştur. Büyük özveri ile çalışmalarını yürüten iş dünyası, 2015 in ekonomide yapısal reformların kararlılıkla uygulandığı yıl olmasını bekliyor. 2015 in siyasi çekişmelerin son bulduğu, üretime odaklandığımız, ekonomik büyüme ve hakça paylaşmaya yönelik adımların kararlılıkla atıldığı bir yıl olmasını arzuluyorum. 2014 teki acıların bir daha yaşanmaması umuduyla, 2015 in barış, mutluluk, huzur, güven, bereket, sağlık getirmesini diliyor, herkesin yeni yılını kutluyorum."

Detaylar...

ATB Meclis Üyeleri TOBB seminerinde
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) oda ve borsalardaki 10 bine yakın meclis üyesi için bilgilendirme seminerleri yaptı. Meclis üyeleri, TOBB ve oda-borsaların iş dünyası için verdiği hizmetler alanında üçer günlük programlara katıldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, günümüz dünyasında bilginin en önemli servet olduğuna dikkat çekerek, 10 bine yakın meclis üyesinin bilgilendirilmesi projesinin, Odalar Birliği tarihinde bir ‘ilk’ olduğunu vurguladı. TOBB ve TOBB ETÜ’de üç günlük yoğun programa Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyeleri de katıldı. Seminere, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın yanı sıra Meclis üyeleri Halil Bülbül, Süleyman Ersan, Hüseyin Simav, İbrahim Köseoğlu, Tuncay Özden, İbrahim Yılmaz, Ata Sönmez, Cüneyt Doğan, Ragıp Gök, Veli Karasu, Ergin Civan, Adnan İngeç, ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant ve ATB Danışmanı Ahmet Erol Köksalan da katıldı. Programda, kişisel gelişim seminerinin yanı sıra Türk dış politikası, etkili yönetim ve iletişim becerileri, protokol kuralları, e ticaret ve sosyal medya yönetimi, finans yönetimi, işletme ve yönetim fonksiyonları gibi konularda eğitim verildi.

Detaylar...

KOOPERATİFTEN GÜÇ DOĞAR
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ın 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü nedeniyle yayımladığı mesaj: "Kooperatifler bireylerin tek başına çözemedikleri ekonomik ve sosyal sorunları bir araya gelerek ortaklaşa çözümlemeyi hedefledikleri yapılardır. Bu yapının tarımsal anlamda ana hedefi, ortaklarına ucuz girdi temin etmek ve ürünlerin pazarlanması ve satışında üreticinin hak ettiği maddi kazancı sağlamasıdır. 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü olarak kutlanıyor. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, 1931 yılında İzmir Ticaret Odası’ndaki konuşmasında, “…Birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zeka ve maharetleri birleştirmektir“ ifadesini kullanarak, kooperatifleşmenin önemini vurgulamıştır. Kooperatifler, birlikte hareket etme kültürünün en güzel örnekleridir. Ancak bir dönem karalama kampanyalarına sahne olan, bir dönem yaşanan kötü örnekler toplumun kooperatiflere bakış açısını olumsuz etkilemiştir. Liberal ekonomiyi tam olarak benimseyen ülkeler bile kooperatifçiliğin önemini kavrarken, maalesef biz henüz birlikte hareket etmenin önemini tam olarak anlayamadık. Tarımsal üretimde küçük ve orta büyüklükte işletmelerin yoğun olduğunu görmekteyiz. Bu durum tarımsal işletmelerde mazot, gübre, ilaç gibi girdilerin temininde sıkıntılara, tedarikçi gücünde zayıflığa ve dağınıklığa yol açtığı gibi tarımda teknolojinin yeteri kadar kullanılamamasına da yol açmaktadır. Aynı sıkıntılar, zayıflıklar ve dağınıklık, küçük üreticinin ürünlerinin lojistiği, pazarlanması ve satışında da yaşanmaktadır. Eğer birlikte hareket edilirse daha az masrafla, çok verim alınabilir, ürün değerinde satılabilir. Kooperatifçilik, ülkemiz tarım arazilerinin yapısına, örf, adet ve geleneklerimizde olan birlikte hareket etme ve tek başına kazanmak yerine, birlikte çalışarak daha fazla kazanç sağlamaya ve bunu hakça paylaşmaya yönelik özelliklerimize uygundur. Yöresel ürünlerimizin korunması, geliştirilmesi, gelecek nesillere aktarılmasında da kooperatifler önemlidir. Gelişmiş ülkelerde, kooperatifler tarım sektörünün her kesiminde belirleyici bir ağırlığa, önemli büyüklükte istihdam ve katma değer yaratma gücüne sahiptir ve ciddi bir lobi gücü vardır. Biz de kooperatifçiliği yeniden keşfedip bu gücünden yararlanmalıyız."

Detaylar...

ATB MECLİSİNİN GÜNDEMİ RUBLE
Antalya Ticaret Borsası Aralık ayı meclisi ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulunun 1 aylık çalışması hakkında Meclis üyelerini bilgilendirdi. 2015 yılı bütçesinin onaylandığı ATB Meclisi nde 2015 yılında kayıt ve aidat ücretlerinde bir artış yapılmaması kararı alındı. MECLİSİN GÜNDEMİ RUBLEMeclis te Rublenin Dolar karşısında değer kaybı gündeme gelirken, Ali Çandır bu krizden en çok Antalya nın etkileneceğini kaydetti. İhracatçıların Rusya dan alacaklarına dikkat çeken Çandır, devletin enerji ödeyeceklerinden ihracatçının alacağının mahsup edilebileceğini ifade etti. Ali Çandır, "Önlem alınmazsa ciddi bir sıkıntıya doğru gideriz" dedi. Mecliste Rusya ya yaş meyve sebze ve çiçek ihracatı yapan Meclis üyeleri yaşadıkları sıkıntıları paylaştı. Bunun uzun vadede üreticiyi etkileyeceğini belirten ATB Meclis Üyesi Cüneyt Doğan, yan sektörlerin de bu krizden etkileneceği uyarısında bulundu. Cüneyt Doğan, devletin ihracatçıya destek verebileceğini, Rusya nın gümrük vergisini azaltabileceği ya da kaldırabileceğini, Rublenin sabitlenebileceğini gündeme getirirken, "Bunlar şimdilik bizim düşündüklerimiz, bir çok önlem konusunda konuşulup krize karşı ihracatçı korunabilir" dedi. Meclis Üyesi Recep Özkul, devletin ihracatçıya lojistik destek verebileceği önerisinde bulunurken, "Krize karşı ihracatçı korunmazsa, bundan üretim etkilenir" dedi. 256 BİN TON BUĞDAY ÜRETTİKHububat Meslek Komitesi Üyesi İbrahim Köseoğlu, Meclis Üyelerine hububat üretimiyle ilgili sunum yaptı. Türkiye de 2013 yılında 77 milyon 945 bin dönümde buğday ekimi yapıldığını ve 22 milyon 186 bin ton buğday hasadı yapıldığını kaydeden Köseoğlu, "Antalya da 1 milyon 26 bin dönüm alanda 256 bin ton buğday hasadı yapıldı" dedi. Türkiye de geçen yıl 27 milyon 847 bin dönüm alanda 7 milyon 931 bin ton arpa alındığını, aynı dönemde Antalya da 502 bin dönüm yerde 486 bin ton arpa hasadı yapıldığını kaydeden İbrahim Köseoğlu, "2013 te Türkiye de 9 milyon 166 bin dönüm yerde mısır ekimi yapıldı, 23 milyon 944 bin ton mısır elde edildi. Antalya da 115 bin 630 dönüm yerde mısır ekim yapıldı 255 bin 75 ton mısır elde edildi" dedi. Türkiye de geçen yıl 4 milyon 884 bin dönüm alanda pamuk ekilirken, 4 milyon 414 bin ton pamuk alındığını, Antalya da aynı dönemde 63 bin 323 ton pamuk elde edildiğini bildiren Köseoğlu, "Tam sağlıklı olmamasına rağmen eldeki veriler bunlar" dedi. Meclis üyelerine Antalya daki hububat üretimi ve ticaretiyle ilgili sunum yaptı. Sunumun ardından ATB Meclis üyelerine ekonomik beklenti anketi yapıldı.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR ANSİAD IN KONUĞU OLDU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır, Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği nin (ANSİAD) geleneksel kahvaltı programının konuğu oldu. ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu nun oturum başkanlığı yaptığı toplantıda Ali Çandır, ATB nin yapısı ve işleyişiyle ilgili bilgi verdi, ATB nin bünyesinde 7 meslek grubunun faaliyet gösterdiğini belirten Çandır, bunların sektörleriyle ilgili konuları her ay gündemlerine aldıklarını, sorun tespiti yaparak ve çözüm önerisinde bulunduklarını kaydetti. Çandır, ATB nin sivil toplum örgütü olarak topluma rehberlik etmek istediğini söyledi267 BİN DÖNÜM TARIM ARAZİSİNİ KAYBETTİKTarımsal üretim ve toprakla ilgili ANSİAD üyelerine değerlendirmede bulunan Ali Çandır, tarımdan elde edilen gelirin kentin kılcal damarlarına kadar girdiğini ve ekonomik fayda sağladığını ifade etti. Toprağa gereken değeri veremediğimizi kaydeden Ali Çandır, "Son yıllardaki çarpık kentleşme sonucu 267 bin 400 dönüm tarım alanını kaybettik. Yüzde 21 olan tarım alanlarının payı yüzde 18 e düştü. Eskiden tarımla geçinen bahçevanların ortalama geliri, Antalya ortalamasının üzerindeydi. İmarın geldiği tarım alanlarında aileler, Bunca yıl çektik, artık biz de şehirli gibi yaşayalım, rahat edelim diyerek bahçeleri daireye verip zengin oldu. O zenginlerden eski bir arkadaşla karşılaştım. Kahvede garsonluk yapıyor. Şaşırdım. Daireleri yedik, bitirdik dedi. Bu zenginlik geçici. Bu sosyal yapıyı irdelemek gerekiyor" diye konuştu.ŞIMARIK MİRASYEDİLER GİBİYİZŞımarık mirasyediler gibi Allah ın verdiği nimeti hoyratça kullandığımızı ve ekolojik dengeyi bozmak için elimizden geleni yaptığımızı dile getiren Çandır, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Biz torunlarımıza nasıl bir Antalya teslim edeceğiz bilemiyorum. Yüzlerce maden ocağı açtık, Mermer ihraç ediyoruz diye övünüyoruz. Mermer çıkarırken doğayı mahvediyoruz. Yarın çocuklarımıza, torunlarımıza bu yaptıklarımızı nasıl izah edeceğiz? Bu kentte yaşıyor ve bu kentten besleniyorsak hepimizin sorumluluğu var. Çevreye duyarlı olmak zorundayız."Antalya nın yıllık 41.9 milyarlık gelirine karşı devletten yatırım için 5.8 milyar lira alındığını bildiren Ali Çandır, "İstemesini bilmiyoruz. Bir lobimiz yok. Lobi kurup gücümüzü hissettirmeliyiz. Bunu yapmak siyaset yapmak da değil. Şüphesiz siyaset yapmak isteyenler siyaset minderine çıkar yapar. Ama lobi kurup bu kente sahip çıkmak siyaset değil" dedi.BU KENT ANAYASA YAPMALIToplantıya katılmak için Fener den geldiğini ve 12 kasis atladığını söyleyen Ali Çandır, "Bu kentin Anayasası yok. Kentteki trafik sorunu, inşaat yoğunluğunun fazlalığı, çatılardaki günısı çöplüğü hepimizin sorunu. Daha birçok sorunu hepimiz söylüyoruz, ama sorunlar devam ediyor. Hem dertlenip, hem çözüm üretemiyorsak bizde de bir sorun var demektir. Bu kentin kuralları olmalı, ortak akıl olmalı. Ne projemiz var, ne de ortak aklımız" dedi.KRİZ YÖREX İ DOĞURDU2008 deki krizin Yöresel Ürünler Fuarı nı ortaya çıkardığını dile getiren Çandır, "2008 krizi çıktığında, Kriz varsa çare de vardır dedik ve Yöresel Ürünler Fuarı ortaya çıktı. Bu fuar bize coğrafi işareti öğrenmemizi ve önemini anlattı. Bu fuar Anadolu daki eşsiz zenginliği gösterdi. Yardımlaşmayı, sahiplenmeyi ve mütevazı olmayı öğretti" diye konuştu.AĞLAYANIN MALI, GÜLENE YARAMIYORAli Çandır, ANSİAD üyelerinin sorularını da yanıtladı. Bir soru üzerine ABD de 5. Cadde de Yöresel Ürünler Mağazası açmayı planladıklarını bildiren Çandır, TOBB un bu konuda destek verdiğini söyledi. Çandır, Rusya Federasyonu na batılıların uyguladığı ambargo ve Antalya dan yapılan yaş sebze ve meyve ihracatı konusunda görüşünü soran bir işadamına da "İşin başında Antalya dan Rusya ya yapılan yaş meyve ve sebze ihracatında yüzde 10-15 civarında artış olabileceğini tahmin etmiştik. Ancak Ağlayanın malı, gülene yaramıyor. Boşluk dolduran ürünle refah da geçici olur. Bir de biz Rusya pazarının yerlisi olmaya başladık. İhracatın ötesine giderek işadamlarımız oralarda işi organize etmeye başladı. 100 dolar 50 dolara düşünce, devalüasyonla gelen olumsuzluk bize de yansıyacak. Küresel ekonomide başka bir ülkedeki nezle, sizi grip, ya da zatürree edebilir" dedi.Tarım alanlarının yok edilmesine herkesin seyirci kalmasını eleştiren Ali Çandır, "Bu kentte nerenin tarım alanı olup olmadığına karar veren ve nasıl oluştuğunu bilmediğim bir Toprak Kurulu var. Tarım alanlarına lojman yapılmasına izin veriyor. Futbol turizmi için otellerin yakınındaki alanlara antrenman sahası yapılmasını onaylıyor" dedi.BU KENTE SAHİP ÇIKALIMBir zamanlar Antalya ekonomisine yön veren insanların kentin gelişimini sağladıklarını söyleyen Ali Çandır, "Antep te bir Konukoğlu Haydi deyince arkasından gelenler var. Ama bizde Konukoğlu gibi birileri yok. Bu kentin elit ileri geleni yok. Çuvaldızı başkalarına batırırken, iğneyi de kendimize batıralım. Bu kente sahip çıkalım" dedi.

Detaylar...

İHRACATÇI RUBLE KRİZİNE ÇÖZÜM ARIYOR
Rublenin dolar karşısında değer kaybetmesiyle yaşanan kriz, Antalyalı ihracatçı ve üreticiyi kaygılandırıyor. Antalya Ticaret Borsası nda bir araya gelen, sektör temsilcileri Rublenin Dolar karşısında değer kaybetmesinin sektörü nasıl etkileyeceğini görüşerek, çözüm önerilerini dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası Toplantı salonundaki toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, Antalya Toptancı Hal Yaş Meyve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Cüneyt Doğan, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Kumluca Yaş Meyve Sebze Komisyoncular Derneği Başkanı Selahaddin Okur, ATSO Meclis Üyesi İlker Yılmaz ile yaş meyve ve çiçek ihracatçıları katıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, sektörün Rusya krizinden derin bir şekilde yara aldığını belirterek, bu işin içerisinde olan üretici, komisyoncu, ihracatçılarla sorunların belirlenerek çözümü için ortak hareket edilmesini benimsediklerini kaydetti. Çandır, toplantıyı bu çerçevede düzenlediklerini söyledi. BAİB Mustafa Satıcı, Rusya daki olayın olağanüstü bir durum olduğunu belirterek, "Buna basit bir devalüasyon demek doğru değil" dedi. Rusya krizinden ihracatçıların önemli ölçüde etkilendiğini kaydeden Satıcı, "Antalya da Cuma günü yapılacak Ekonomi Zirvesi ne Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci katılacak. Sorunlarımızı burada dile getirebiliriz. Herkesin sorunu farklı anlaması yerine burada sağlanacak ortak çözüm önerilerini dili getirmeliyiz" dedi. SEKTÖR NE İSTİYOR Rusya kriziyle ilgili görüşlerini dile getiren sektör temsilcileri, ihraç edilen ürünlere verilen teşviklerin artırılması ya da devlet alacaklarında mahsuplaşmaya gidilmesi modelini önerirken, yüksek gümrük vergilerinde indirim yapılması, Türk Lirası ile Ruble arasında kur belirlenerek ticaretin bu kurla yapılması, ihracatçıya akaryakıt ve lojistik destek sağlanması, Rusya da serbest bölge oluşturularak sınırda teslimat yapılması yönünde görüş bildirdi. Sunulan öneriler rapor haline getirilirken, Cuma günü Antalya da olacak Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ye raporun sunulması ve alınacak önlemlerin biran önce alınması yönünde talepte bulunulması görüşü benimsendi.

Detaylar...

ODA VE BORSALARDAN CUMHURBAŞKANI NA ZİYARET
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 81 il, 160 ilçeden gelen 365 Oda ve Borsa Başkanı ile birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.Hisarcıklıoğlu basın mensuplarına ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada “Hayırlı olsun ziyaretiyle beraber, Sayın Cumhurbaşkanımızla ekonomik meseleler hakkında istişarelerde bulunduk. Görüşlerimizi aktarabilme fırsatını bulduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımından ev sahipliğinden dolayı kendisine teşekkür ediyorum” diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir de sürprizleri daha olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, “TOBB olarak her yıl muhakkak bir kültür eserini ülkemize kazandırmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda Dede Korkut Hikayeleri’nin aslı Vatikan Kütüphaneleri’nde. Bu iki eserin, iki hikâyenin tıpkıbasımını gerçekleştirerek, günümüz Türkçesine sadeleştirerek Sayın Cumhurbaşkanımıza ilk basımını sunma fırsatımız oldu” ifadesini kullandı.Hisarcıklıoğlu ekonomik konularla ilgili olaraksa, “Bir konu, ticaret odalarımızın özellikle önümüzdeki dönem hükümetimizin açıkladığı ‘ekonomik reform paketine’ sahip çıkılması idi. Diğer önemli konu, istihdamın üzerindeki maliyet yüklerinin kaldırılması noktasındaki taleplerdi. Önümüzdeki dönemde muhakkak turizmin itici güç olması vardı. Sanayi üretiminin teşvik edilmesi gibi daha önce de ifade ettiğimiz konular dile getirildi” dedi. Yassıada ile ilgili bir konunun gündeme gelip gelmediği konusunda ise Hisarcıklıoğlu, “Yassıada’yı biliyorsunuz demokrasi adası şeklinde, TOBB olarak yap işlet devret modeliyle yapıp ülkemize kazandıracağız. Bir demokrasi müzesi olacak bu kapsamda. Bu kapsamda iki adanın da Sivriada nın da Yassıada’nın da yaşanabilir bir ada mekân haline gelmesi ve buranın 1961’de idam edilerek asılan rahmetli Menderes ve üç arkadaşının anısı olarak yaşatılması noktasında bu adayı yapacağız. Somut projelendirmemiz oldu tabi. Şu anda izin aşamasındayız. İzinlerimiz geldiği anda başlayacağız inşaata” diye konuştu. Cumhurbaşkanın tek tek bütün başkanların ellerini sıktığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, Saray’da gezebilme fırsatları olduğunu bildirerek, “Türkiye için onur verici gurur verici. Türkiye’nin Cumhurbaşkanının yabancı ülkeler nezdinde ki gösterebileceği güzel bir yer olmuş. Bundan da büyük memnuniyet duyduk” diye konuştu. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanc ise, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve 365 oda ve borsa başkanı ile istişare toplantısında, "Mevcut teşkilatlanma yapısını farklı bir Türkiye için yeterli bulmadığımızdan dolayı yeni teşkilatlanma yapısıyla birlikte çok daha farklı bir adım atalım istiyoruz. Ekonomiyi yakından takip edecek, ekonominin tüm taraflarıyla istişarelerimizi eskisi gibi sürdürecek, dertlerinizi, şikâyetlerinizi, öneri ve tavsiyelerinizi yine dinleyecek, bunları istişare edecek, bunlara birlikte çözüm üreteceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB üyelerine Türkiye nin büyümesine, kalkınmasına, refahın ve demokrasinin standartlarının artmasına verdikleri katkı için teşekkür etti. Başbakanlık yaptığı 12 yıllık sürede TOBB ile son derece uyumlu, istişareye dayalı, koordineli bir işbirliği gerçekleştirdiğini anlatan Erdoğan, atılacak her adımda TOBB üyelerinin görüşlerini, tavsiyelerini dinlediğini söyledi. Erdoğan, "Allah a hamdolsun bu uyum, dayanışma Türkiye ekonomisinin 12 yıllık süreçte büyük bir sıçrama yapmasına, özgüven kazanmasına, şaha kalkmasına zemin hazırladı. Özel sektör ile kamunun uyumunun Türkiye de neleri başarabileceği, Türkiye yi hangi seviyelere ulaştıracağı bu 12 yıllık süreçte çok net görüldü. İnşallah bu birliktelik, bu dayanışma, aramızdaki bu uyum ve koordinasyon, özellikle de aramızdaki istişare kültürü Cumhurbaşkanlığımız süresince de aynen devam edecek" dedi. Cumhurbaşkanlığında yeni bir teşkilatlanma yapısına gidildiğini ifade eden Erdoğan, "Mevcut teşkilatlanma yapısını farklı bir Türkiye için yeterli bulmadığımızdan dolayı yeni teşkilatlanma yapısıyla birlikte çok daha farklı bir adıma atalım istiyoruz. Ekonomiyi yakından takip edecek, ekonominin tüm taraflarıyla istişarelerimizi eskisi gibi sürdürecek, dertlerinizi, şikayetlerinizi, öneri ve tavsiyelerinizi yine dinleyecek, bunları istişare edecek, bunlara birlikte çözüm üreteceğiz" diye konuştu. ÇÖZÜM SÜRECİ Özel sektör ile sadece ekonomik konularda değil demokratikleşme konusunda da birlikte çalıştıklarını, Çözüm Süreci nin her aşamasını özel sektörle de istişare ettiklerini ve süreci birlikte bu noktaya getirdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Gerektiğinde Güneydoğu Anadolu ya gittik, orada toplantılar yaptık, Doğu Anadolu da sizlerle birlikte toplantılar yaptık, bütün bunlar o süreci güçlü bir şekilde işletebilmek içindi. Dış politikada her zaman görüşlerinizi, önerilerinizi, sorunlarınızı aldık, dinledik. Uluslararası yaptığımız ziyaretlerde sizlerle birlikte olduk, oralarda karşılıklı gittiğimiz ülkelerin işadamlarıyla bir araya gelme imkanlarını araştırdık. Aynı şekilde işbirliğimiz ve istişarelerimiz inşallah kesintisiz şekilde devam edecek. İki sihirli kelime diye 12 yıldır hep gündemde tuttuğum güven ve istikrarın bundan sonra da aynı kararlılıkla devam etmesi gerekir. Türkiye yi binlerce değişik parçadan teşekkül etmiş bir makine gibi düşünün, 12 yıl öncesine kadar bu makinenin bazı çarkları dönüyor, bazıları dönmüyordu, bazı bölümleri işlerken bazı bölümleri paslanmaya yüz tutmuştu. Makinenin bölümleri, çarkları arasındaki uyum kaybolmuş, harmoni yitirilmiş, senkron diye bir şey kalmamıştı. Her yerinden ses gelen, gürültüyle çalışan ne kadar çalışırsa çalışsın verimli olmayan bir makine vardı. Ülkenin bir bölgesi hızla kalkınırken diğer bölgeler hızla geriye gidiyordu, bir şehirde insanlar mutlu, mesut yaşarken diğerinde kan akıyor, gözyaşı akıtılıyordu. Belli kısımlar, kesimler, belli seçkin zümreler servetlerine servet katarken ülkenin geri kalanı yoksulluk altında eziliyordu. Haklar, özgürlükler belli zümreler için alabildiğine genişletilirken ülkenin geri kalan kesiminden bu hak ve özgürlükler esirgeniyordu. Ekonomi bir yıl bir adım ileriye gitse ertesi yıl yüksek faizle, enflasyonla daralmaya ekonomik krizlerle 10 adım geriye gidiyordu. MAKİNE PARÇALARI ARASINDAKİ UYUM Bizim 12 yıllık süreçte yaptığımız en başta bu makinenin parçaları arasındaki uyumu sağlamak oldu. Bunun son derece önemli, değerli olduğunu sizler de biliyorsunuz. Makinenin her bir parçasının uyum içinde, harmoni içinde aynı hedef ve idealler için çalışması, üstelik güvenli bir zeminde çalışması verimi de artırdı, kaliteyi de artırdı, huzuru istikrarı da artırdı. Bu uyumun bozulmasına hep birlikte asla ve asla müsaade etmemeliyiz, etmeyeceğiz. Eski Türkiye de olduğu gibi makinenin tek bir parçasının daha arıza yapması, bu arızanın ihmal edilmesi ilerde makinenin tamamına zarar verecek, daha büyük sorunlara yol açacaktır. Buna mahal, imkân, fırsat vermeyeceğiz. İçeriden ya da dışarıdan ekonominin çarklarına yönelik saldırıları çok çok iyi görecek, anlayacak, iyi analiz edecek ve bu saldırılara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz."Yapılan konuşmaların ardından, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Burdur TB Başkanı Yılmaz Başar ve Isparta TB Başkanı Ahmet Adar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir süre sohbet ettikten sonra hatıra fotoğrafı çektirdi.

Detaylar...

HİSARCIKLIOĞLU: "TARIM EN STRATEJİK SEKTÖRLERDEN BİRİ"
TOBB Ticaret Borsaları Konsey Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in de katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Hisarcıklıoğlu, tarım sektörünün dünyanın en stratejik sektörlerinden birisi haline geldiğine işaret ederek, bu alandaki yapısal reform ve dönüşümleri hızla tamamlamak gerektiğini vurguladı.Hisarcıklıoğlu konuşmasına toplantıya katılımları ve sektöre destekleri için Bakan Eker’e teşekkür ederek başladı. Tarım sektörünün önemi üzerinde duran TOBB Başkanı, “Şu an dünya ülkeleri için enerji sektörü neyse, tarım ve gıda kaynakları da aynı stratejik öneme sahip. Küresel politikaları da bu iki ana sektör belirliyor. En son Avrupa ile Rusya arasında yaşanan sıkıntıda buna yakından şahit olduk. Türkiye’de enerji kaynakları yok. Ama en az onun kadar önemli olan tarım kaynakları bakımından çok zengin bir ülkeyiz. Türkiye, yüzölçümü bakımından dünyada 37. sırada; ama ekilebilir arazi büyüklüğünde 12. ülkeyiz. 4 mevsimi bir arada yaşayan, her çeşit tarımsal ürün yetiştirmeye uygun topraklarda yaşıyoruz. Bu imkanlar, hem ekonomik olarak zenginleşmek, hem de bölge politikalarında daha etkin olabilmek için büyük bir fırsat. Özellikle son yıllarda bu anlamda önemli aşama da kaydettik.10 yıl önce tarımsal hasılada dünyada 11., Avrupa da 4. ülkeydik. Şu an 62 milyar dolarlık tarım hasılasıyla dünyada 7., Avrupa da 1. olan bir Türkiye var. Şu an Türkiye, dünya tarımsal üretiminde 30 üründe; dünya tarımsal ürün ihracatında ise 26 üründe ilk 5 ülke arasında yer alıyor. Tarımsal ürünlerdeki net ihracatımız 5 milyar doların üzerine çıktı. Bu süreçte Avrupa Birliğinde tarım sektörünün yıllık ortalama büyümesi yüzde 0,2 olurken; bizim tarım sektörümüz yıllık ortalama yüzde 2,2 büyüdü” diye konuştu. “BORSALARIMIZDA EN MODERN TEKNOLOJİLER KULLANILIYOR” Türkiye genelinde 113 Ticaret Borsası ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak bu süreçte önemli yatırımlara imza attıklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, tarımsal üretim ve ticaretin daha verimli koşullarda yapılabilmesi için yatırımlar yaptıklarını anlattı. Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Tarımsal ürün analizi yapan aktif laboratuvarlara sahip borsa sayımız 75’e yükseldi. 9 borsamızın laboratuarı yetkili sınıflandırıcı, 5 Borsamızın laboratuarı ise yeterlilik test sağlayıcı hale geldi. Canlı hayvan park pazar yeri bulunan borsa sayımız da 23’e yükseldi. 67 Borsamız satış salonları ile üretici, tüccar ve sanayiciye hizmet veriyor. Özellikle son dönemde Borsalarımızın inşa ettiği satış salonları; dünyanın en modern altyapı ve teknolojilerini kullanıyor. Tarım ürünlerinin dünya standartlarında alınıp satılması sağlanıyor. Diğer yandan ülkemizde lisanslı depoculuk sisteminin kurulması ve kanuni altyapısıyla ilgili uzun yıllar çalıştık. Nihayetinde meclisimizde ilgili kanun çıktı. TMO ile birlikte LİDAŞ’ı kurarak bu anlamda faaliyet izni alan ilk şirket olduk. Bu attığımız adımı özel sektörümüz de takip etti. Şu an özel sektör lisanslı depo yatırımları da hayata geçiyor. Lisanslı depoculuk önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin tarım sektöründe küresel oyucu olmasında da büyük bir rol oynayacak.” KÖYDEN KENTE HIZLI GÖÇ DALGASI 365 milyar dolar tarımsal ürün ithalatı yapan; 1,5 milyar insanın yaşadığı coğrafyanın tam ortasında bulunduklarından söz eden Hisarcıklıoğlu, özellikle bu coğrafyada, köylerden kente hızlı bir göç olduğunu bildirdi. Tarım üreticisi iken, tüketici orta sınıf haline gelen büyük bir nüfus bulunduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, “İşte bu yüzden artık tarım eskisinden çok daha büyük bir kazanç kapısı. Ülke olarak bizim bu sektörden yiyeceğimiz daha çok ekmek var. Türkiye olarak 2023 yılında tarımsal ekonomik büyüklükte, dünyada ilk 5 ülkeden biri olmayı hedefliyoruz. Yani 2023 yılına kadar Türkiye’nin tarımsal üretim değerini 150 milyar dolara, ihracat değerini ise 40 milyar dolara çıkarmamız gerekiyor. Biz bunu yaparız. Bizde bu inanç var. Bunu başarabilmek için yapmamız gereken, tarım sektöründe başladığımız yapısal dönüşümü ve reformları hızla tamamlamaktır” dedi. En acil çözüm bekleyen konulardan birisinin Türkiye’deki tarım arazilerinin bölünmüşlüğü olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, şu an Türkiye’de 30 milyon civarında tarım arazi parseli bulunduğunu açıkladı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Tarlaları miras yolu ile bölerek çoğaltmışız ama hepsi çok küçük hale gelmiş. Şu an ortalama parsel büyüklüğü yarım hektara kadar düşmüş durumda. Bu kadar küçük üretim alanı ile ne sağlıklı ürün planlaması yapabiliyorsunuz, ne de verimli üretim. Bakanlığımız bu anlamda kısa sürede çok ciddi mesafe kaydetti. 6 milyon hektara yakın arazinin toplulaştırması tamamlandı ve toplulaştırmalar devam ediyor. Diğer yandan devrim niteliğinde, tarihi bir adım atıldı. Bakanlığımızın yoğun çalışması ile; ülkemizdeki Tarım arazilerinin miras yoluyla parçalanmasını engelleyecek bir kanun tasarısı hazırlandı ve meclisimizden geçti. İnşallah bu sorunu çözdüğümüzde ülkemizin geleceği için en hayırlı işlerden birini yapmış olacağız. Yine hayvancılık sektöründe önemli aşama kaydettik. Son yıllarda büyük ve küçükbaş hayvan varlığını kademeli olarak arttırdık. Burada da bir sonraki aşamaya geçmemiz gerekiyor. Yem bitkisi üretim teşvikinden tutun da, süt üretiminin teşvikini ve et üretimini; buradaki piyasa düzenlemelerinin tamamını bütüncül hale getirecek bir çerçeve çizmemiz, yani bu işin anayasasını ortaya koymamız gerekiyor. Bunun yanında Bakanlığımızın yine devrim niteliğinde ortaya koyduğu bir proje olan ürün takip sistemi konusu var. Bütün bunlar bizim de gündemimizde olan konular. Yine gündemimizdeki konulardan biri, bu yıl yaşadığımız kuraklık ve don olaylarından dolayı tarım sektöründeki ortaya çıkan sorunlardır.” GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHDİ EKER Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise konuşmasında “Varsın bize angus önerdiğimiz için hakaret etsinler, küfretsinler, hiç önemli değil. Biz onu bu milletin geleceği için bu çiftçinin geleceği için sineye çekeriz” ifadesini kullandı. Bakan Eker, tarımsal altyapıyı düzenlemek için arazi toplulaştırma projesine başladıklarını ve ilgili kanunu çıkardıklarını bildirerek, "4,5 milyon hektar bitti, 2-2,5 milyon hektar önümüzdeki yıl içerisinde sonuçlanacak, toplulaştırılabilecek toplam arazimiz 14 milyon hektar. Biz bunun 6-6,5 milyon hektar alanını tamamlamış oluyoruz. Bugünkü bütçe imkanlarını dikkate aldığımızda 2023 te inşallah biz bu toplulaştırmayı bütünüyle tamamlamış olacağız" şeklinde konuştu. Lisanslı depoculuğun geliştirilmesi için de çalıştıklarına değinen Eker, şunları söyledi: "Tarımsal üretimimizi geliştirip, bunun ekonomik hayata daha yüksek düzeyde katkı sağlamasını istiyorsak, ticaret mekanizmamızı geliştirmemiz lazım, çağdaş ticaret mekanizmalarını kurmamız lazım. Bu da ticaret borsalarından geçiyor. Onun için lisanslı depoculuk bunun en önemli ayaklarından birisi. Biz de kira desteği uygulamasını başlattık.” Hayvancılığı tarımın üvey evladı olmaktan çıkarıp, sektörün en önemli ayağı konumuna getirdiklerini belirten Eker, tarıma verilen 9 milyar lira desteğin 3 milyar lirasını hayvancılığa yönlendirdiklerini bildirdi. Etçi sığırı geliştirmek için özel destekleme sistemleri getirdiklerini, eti etçi ırktan, sütü de sütçü ırktan almak gerektiğini ifade eden Eker, şunları kaydetti: "Eğer biz bu ülkenin hayvancılığını da, tarımını da modernleştireceksek, ekonomiye daha fazla katkı sağlayacak hale getireceksek, buradaki geliri refahı arttıracaksak bunu yapmamız gerekiyordu, bu kararı almamız gerekiyordu. Varsın bize angus önerdiğimiz için hakaret etsinler, küfretsinler, hiç önemli değil. Biz onu bu milletin geleceği için bu çiftçinin geleceği için sineye çekeriz. Kimin doğru, kimin yanlış yaptığını, kimin hangi küçük hesaplar uğruna, küçük polemiklerle, küçük politikalarla neler yaptığı konusunda tarih hükmünü verecek.” Tarım ve hayvancılıkla ilgili işletme, paketleme tesisi kurulurken 800 milyon liraya kadar olan yatırım tutarının yüzde 50 sini hibe vermek üzere proje başlattıklarını anlatan Eker, "Hedefimiz 6 bin tesisi Türkiye ye kazandırmaktı, 5 bin 500 tesisi tamamladık. Şu anda programa alınan 700 küsur tane, 6 bini 2015 başı itibariyle bitirmiş oluyoruz. Hedefimizi aştık. Türkiye deki 42 vilayette AB fonlarından temin ettiğimiz kaynakla da başka bir kırsal kalkınma projesi başlattık. 39 vilayet niye bizde yok diyor, haklı. Şimdi 2015 te 39 vilayet için de AB fonlarından aldığımızın benzerini, çok daha geniş imkanlarla olan kısmını orada da hayata geçiriyoruz. Onlara da daha geniş imkanlarla yapacakları tarımsal sanayi yatırımları, hayvancılık, su ürünleri, et ürünleri ve kırsal turizm ile ilgili yatırımların yüzde 60 hibe yoluyla destekliyoruz, destelemeye devam edeceğiz" diye konuştu. Eker, gelecek dönemde, aspir, kanola, soya olmak üzere sözleşmeli üretimi yaygınlaştıracaklarını, 2015 yılında hayvancılığa da 3 milyar lira destek öngördüklerini belirterek, çiğ sütte sözleşmeli modele geçileceğini bunun da üretici ve sanayici açısından önemli olacağını kaydetti.

Detaylar...

YERLİ MALI CARİ AÇIĞIN İLACIDIR
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ın, 12-18 Aralık tarihlerinde kutlanan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası mesajı: "Yerli üretim mallarının tüketimini arttırmak amacıyla kutlanan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası, değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğini hatırlatan anlamlı bir haftadır. Ancak bilinen adıyla Yerli Malı Haftası’nın özünün çocuklar ve gençler tarafından bilinmediğini, nostaljik kutlama havasında anıldığını görüyoruz. Çocuklarımıza ekonomik rekabetin küreselleştiği bir dönemde, yerli malı kullanımının ulusal ekonomiye katkısını anlatmalıyız. Milli servet tasarrufu yapmak için yerli malı tüketme zorunluluğunu toplumsal bilince dönüştürmeliyiz.YERLİ TÜKETİM CARİ AÇIĞI, İŞSİZLİĞİ AZALTIRÜlkelerin mali yapılarının sağlamlığının ölçülmesinde en önemli unsurlardan biri de cari açıktır. Bugün ekonomi çevrelerinin en büyük tehdit olarak gösterdiği cari açığın ilacı ise yerli üretim ve tüketimdir. Cari açığı azaltmak için turizm gelirlerini arttırma, yatırım çekme gibi birçok yol deniyoruz ancak yerli üretim ve tüketimin desteklemesini hep geri plana itiyoruz. Araştırmalara göre, tüketim malı ithalatına giden her 6 bin 500 dolar Türkiye’de bir kişiyi işsiz bırakıyor. Bu rakam bile neden yerli üretime yönelmemiz gerektiğini bizlere gösteriyor.PAROLAMIZ 869 OLMALI Yerli malı kullanmak milli tasarruftur. Alışverişte satın aldığımız ürünün barkodu ( kimlik kodu ) 869 ile başlamalı. Parolamız “869” olmalı. Ayrıca “Türk Malı” veya “Made in Turkey” yazımı da ürünün yerli malı olduğuna dair göstergelerdir. YÖREX YERLİ ÜRETİMİ TEŞVİK EDERAntalya Ticaret Borsası olarak yerel ürünlerin üretilmesi ve bunların tüketilerek ekonomiye kazandırılması için özel bir çaba sarf ediyoruz. Bu nedenle Yöresel Ürünler Projesi ni hayata geçirerek, proje kapsamında her yıl Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) düzenliyoruz. Amacımız, yerli üretimi ve yerli malı tüketimini yaygınlaştırmak ve gelecek nesillere bu değerlerimizi emanet etmek. 5. Yöresel Ürünler Fuarı’nda da yöresel ürünlerimizi çocuklarla buluşturup, ulusal değerlerimizi görmelerini sağladık, ziyaretçilere çocuklarının beslenme çantalarına yöresel yiyecekler hazırlamalarını tavsiye ettik. Umuyoruz, bizim başlattığımız yerli malına sahip çıkma girişimi ülke genelinde de karşılık bulur. 2015 yılının yerli tüketim yılı ilan edilmesi gerektiğini düşünüyor, herkesi yerli üretimi desteklemeye ve yerli ürün tüketmeye çağırıyoruz."

Detaylar...

ANTALYA BUĞDAYINI ARIYOR
Antalya Ticaret Borsası Hububat Çalışma Grubu, Antalya Buğdayını Arıyor projesi kapsamında bölgeye en uygun buğday çeşidini belirlemek amacıyla deneme ekimlerine başladı. ATB, Aksu da BATEM e ait 20 dekarlık ve Korkuteli de 12 dekarlık alanda 22 çeşit buğday ekimi gerçekleştirdi. Antalya Ticaret Borsası Hububat ve Mamulleri Meslek Komitesi, Antalya yöresinde yetiştirilen buğday çeşitleri içerisinde, yöreye en uygun buğday çeşidinin belirlenmesi amacıyla Sektörel Çalışma Toplantısı düzenlenmiş, toplantıda, BATEM arazilerinde deneme parsellerinin oluşturulması, denemelerde buğday üretiminde farklı buğday çeşitlerinin kullanılmasına karar verilmişti. Buğday ekim dönemini bekleyen Antalya Ticaret Borsası, deneme ekimlerine başladı. ATB AR-GE Sorumlusu Ziraat Mühendisi Çetin Baver Salman ile BATEM den Ziraat Mühendisi Ali Koç, tarım işçileriyle birlikte Aksu daki 20 dekarlık BATEM arazisine ve Korkuteli nin Kemerağzı Köyün deki 12 dekarlık alana 22 çeşit buğday ekimini gerçekleştirdi. Haziran ayına kadar izlemesi yapılacak buğday çeşitleri arasında bölgeye en uygun buğday çeşidi belirlenecek, üreticilere önerilecek. BUĞDAYDA KALİTE VE VERİM ARAYIŞIAntalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yılda 256 bin ton buğday üreten Antalya nın istediği ürün kalitesi ve verimine ulaşamadığını bildirdi. Ali Çandır, üreticiden gelen talep üzerine bölgeye uygun, verimli, kaliteli, hastalık ve zararlılılara dayanıklı buğday çeşidini elde etmek için çalışma başlattıklarını söyledi. Çandır, "Antalya yöresinde yetiştirilen buğday çeşitleri içerisinde, yöreye en uygun buğday çeşidinin belirlenmesi amacıyla denemelerin yapılması fikri, ilgili sektör paydaşlarının da istek ve kararlılığı neticesinde bugün hayata geçmiştir. Borsamızca yapılacak olan çalışmaların ilk etabını kamu ve özel sektörden temin ettiğimiz tohumların ekimi ile başlattık. Zaman içerisinde tohumların gelişimi, verimi ve kaliteleri değerlendirilerek üreticilerimizle paylaşılacaktır" diye konuştu.PROJEYE DESTEKAli Çandır, projeye, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Antalya İl Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi Antalya Ajans Amirliği, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Antalya Bölge Birliği ile özel sektörün destek verdiğini söyledi.

Detaylar...