Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.163.61.66
Şuan 43 kişi online
Bugün 215 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 71687
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ocak ayı meclisi ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetimin 1 aylık çalışması hakkında meclis üyelerine bilgi verdi. Çandır, 2014 yılının Antalya Ticaret Borsası için verimli bir dönem olduğunu belirterek, yapılan çalışmaları anlattı. Rusya’da rublenin değer kaybetmesiyle hedef pazarda yaşanan sıkıntıları değerlendiren Ali Çandır’ın ardından meclis üyeleri de krizin ihracatçı ve üretici üzerindeki etkisiyle ilgili görüş bildirdi. Sektörel konuların değerlendirildiği ATB Meclisi’nde ATB Başkan Yardımcısı, Belirli Bir Mala Tahsis Edilmemiş Gıdaların Ticaretini Yapanlar Meslek Komitesi Üyesi Halil Bülbül, pamuk üretimi ve tekstil ticaretiyle ilgili bilgi verdi. Tekstilin kundaktan kefene kadar insan hayatında olduğunu belirten Bülbül, “Sanayi ve seri üretim anlamında en çok derinliği olan bir sektör” dedi. 1750’lerde İngiltere’de sanayi devrimiyle başlayan Kuzey Avrupa Güney Avrupa’ya 1950’lerde Anadolu’ya gelen tekstil sanayinin önemine dikkat çeken Bülbül, “Biz 1950’lerde bu işe çok acemice başladık ama 50 yıl içinde geldiğimiz nokta hiç de fena değil; 29 milyar dolarlık tekstil ihracatı söz konusu. Toplam 157 milyar dolarlık ihracatımızı göz önüne aldığımızda toplam ihracatın 5’te biri tekstilden” diye konuştu. Fasonculukla başlanan tekstil sektöründe birçok firmanın kendi markasını yarattığını belirten Bülbül, birçok grubunun tekstilden iyi paralar kazanarak büyüdüğüne dikkat çekti. Bülbül, “Antalya’daki birçok otelin sahibi de tekstil kökenlidir” dedi. PAMUK YOKSA TEKSTİL DE YOK Türkiye’de tekstil sektörünün 1.5 milyon ton pamuk ihtiyacı olduğunu buna karşın toplam üretimin 800 bin ton olduğuna dikkat çeken Halil Bülbül, “Burada 700 bin tonluk ithalat söz konusu. Özbekistan, Mısır, ABD, Pakistan gibi ülkelerden pamuk ihtiyacımızı karşılıyoruz. Pamukta 3 milyar dolarlık ithalat yapılıyor” dedi. Cari açık anlamında bunun ciddi bir açık olduğuna dikkat çeken Bülbül, “Çünkü pamuğun her şeyi para. Kendisinden iplik, çekirdeğinden yağ, linterinden barut yapılıyor. Pamuk olmazsa bunların hepsi ithal ediliyor. Para da pamuktan üretiliyor. Milli ekonomiye katkı bazında düşündüğümüzde pamuğu terk etmenin bedeli çok ağır” değerlendirmesinde bulundu. ANTALYA TRENİ KAÇIRDI MI? Halil Bülbül, Antalya’da pamuk üretiminin terk edilmesiyle tekstil üretiminde de gerileme yaşandığını söyledi. Antalya toplam 140 milyon dolarlık ihracatın söz konusu olduğunu bunun 55 milyon dolarının hammadde, 73 milyon dolarının deri, 36 milyon dolarının da hazır giyimin oluşturduğunu kaydeden Bülbül, “Antalya pamukta eski popülaritesini kaybettiğinden dolayı pamuk üretiminin azalması tekstil üretiminin gerilemesine neden oldu" dedi. Toplam 800 bin tonluk üretimde Antalya’nın payının 35 bin ton olduğunu belirten Halil Bülbül, “Antalya artık pamuk üretiminde dikkate bile alınmıyor” dedi. DESTEK ŞART Pamuğun kilogramı 1.7 liradan alındığını, 55 kuruş da devlet katkısı sağlandığını kaydeden Bülbül, “Üreticinin eline geçen 2.25 kuruş gibi bir rakam. Bu cazip olsaydı pamuk bu duruma gelmezdi, demek ki sıkıntı var. Biz 55 kuruş destek sağlarken, AB ülkelerinde bu rakam 1 Avro. Böyle bir sektörün terk edilmesi kabul edilemez. Üretimin ülkede yapılmamasının bedeli çok ağır. Mutlaka desteklenerek üretimi artırılmalı. Pamuk stratejik ürün ilan edilmeli, desteklenmeli. Yerli ürün kullanan sanayiciye devlet destek sağlamalı” diye konuştu. Yün üretimi ve ticaretiyle ilgili de bilgi veren Halil Bülbül, Türkiye’de toplam 30 milyon koyun bulunduğunu, 50 bin ton yün üretiminin söz konusu olduğunu bildirdi. Bülbül, “Yünde 36 milyon dolarlı ihracat var” dedi.

Detaylar...

ÜYELERE 5 YILDIZLI HİZMET
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu akredite olarak ‘5 yıldızlı’ ünvanı alan oda borsa sayısının 191’e ulaştığını, 41 oda ve borsanın da yolda olduğunu açıkladı. Hisarcıklıoğlu, akreditasyon belgelerinde hedef 365 oda ve borsa olduğunu söyledi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül ile ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, akreditasyon belgesini TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu nun elinden aldı. Geçen yıl çalışmaları tamamlanan ve denetimleri gerçekleştirilen 10. Dönem 39 oda/borsa ile akreditasyon sertifikalarını yenileyen 1, 2, 5 ve 7. Dönemden 54 oda/borsa; TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın da katılımıyla düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Bakan Işık a, OSB lerdeki taban alanı kısıtlamasının kaldırılması ve kamu ihalelerindeki yerli ürüne getirilen avantaj için teşekkür etti.Hisarcıklıoğlu, bugün kendileri için bir gurur günü olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "191 oda ve borsamız Türkiye de 5 yıldızlı oda ve borsa kapsamında, yani akredite oldular. 41 i de hatta girmiş durumda. İnşallah kısa sürede bu 41 ine de bu salonda ödülünü vereceğiz. Gururla övüneceğimiz bir camiamız var. 5 yıldızın manası şudur aslında. Bugün 5 yıldızlı olan oda ve borsalarımız, hizmet kalitesi anlamıyla Londra daki, Paris teki, Berlin deki oda ve borsalar, üyelerine hangi standartta hizmet veriyorsa, bu oda ve borsalarla minimum aynı seviyeye gelen 191 oda ve borsamızın başkanları ve tüm çalışanlarını kutluyorum." TOBB Başkanı olduğunda sadece 5 oda ve borsanın profesyonel çalışanlarının İngilizce okuyup yazabildiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, bugün itibarıyla ise 355 oda ve borsanın çalışanlarının İngilizce okuyup yazabilir hale geldiğini ifade etti. Geçen zaman içinde oda ve borsalarda bunun gibi birçok dönüşümü gerçekleştirdiklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Önümüzdeki süreç çok önemli. Çünkü artık markalaşan ülkeler değil, iller, ilçeler var. Bu noktada, hizmet kalitesini artırmak için üyelerimizin, firmalarımızın taleplerini toplamamız lazım. Bizden daha fazla ne hizmet bekliyorlar, bunu değerlendirmemiz lazım" diye konuştu. BÜROKRASİYİ AZALTALIM Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, artık Türkiye de sadece otellerinin değil, ülkenin geleceğine hizmet eden oda ve borsaların da 5 yıldızlı hizmet verdiğini söyledi. Sanayicilerle, iş adamlarıyla her konuda istişare yapmaya devam edeceklerini anlatan Işık, oda ve borsalarla her gittikleri ilde mutlaka toplantı yaptıklarını ifade etti. Fikri Işık, oda ve borsalardan destek de beklediklerini belirterek, "Bürokrasinin azaltılmasıyla ilgili çalışmamız için sizlerden görüş bekliyoruz. Bürokrasiyi artıran, kırtasiyeciliği artıran, gereksiz zaman ve enerji kaybına neden olan tüm gereksiz mevzuatı ayıklayalım. Bu talimatı verdim. Hedefimiz mart sonuna kadar bunu yapmak. Şu anda Başbakanımızın da böyle bir talimatı var" diye konuştu. Konuşmaların ardından Bakan Işık ve Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların yöneticilerine sertifikalarını verdi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül ile ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, akreditasyon belgesini TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu nun elinden aldı.

Detaylar...

TEKE YÖRESİNİN GÜNDEMİ KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK
MAKÜ REKTÖRÜ PROF. DR. MUSTAFA SAATCI: “ET AÇIĞINI KAPATMANIN TEK YOLU KÜÇÜKBAŞ YETİŞTİRİCİLİĞİDİR” Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ile Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin ortaklığıyla düzenlenen Batı Akdeniz Küçükbaş Hayvancılık Çalıştayı, Akra Barut Otel’de yapıldı. Çalıştayın açılışına Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ahmet Dallı, Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, BAGEV Başkan Vekili İbrahim Solak, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı, Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı Fatih Şahan’ın yanı sıra Burdur, Isparta, Çanakkale, Elazığ, İstanbul’dan çok sayıda akademisyen, küçükbaş hayvan yetiştiricisi ve sektör temsilcisi katıldı. BAGEV Başkan Vekili İbrahim Solak, açılışta yaptığı konuşmada, Batı Akdeniz’de küçükbaş hayvancılığın yerinde istihdamın sigortası olduğunu belirterek, sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini görüşmek üzere çalıştay düzenlediklerini belirtti. Solak, “Amacımız kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üreticiler ve tüketicilerin sorunlarını bizzat onlardan dinleyerek, bizlerle birlikte olan değerli akademisyenlerin katkılarıyla bölgemiz adına ortak bir dil oluşturmaktır” dedi. KIRSAL KALKINMADA SIKINTI Batı Akdeniz‘in erkek keçi olan ‘teke’ yöresi olarak da adlandırıldığına dikkat çeken Solak, ancak bölgedeki hayvan varlığının azaldığına dikkat çekti. Özellikle son yıllarda et ve süt fiyatlarının üretici açısından yetersizliği nedeniyle hayvancılıkla uğraşan nüfusun üretimden çekilme noktasına geldiğini kaydeden Solak, şunları kaydetti: “Bunun sonucu olarak kırsal kalkınmada olumsuzluklar yaşanmakta, ekonomik ve sosyal sorunların arttığı görülmektedir. Bu kapsamda, et ve süt üretiminin birbirine bağlı olarak düşünülmesi, hayvancılıkta örgütlenme seviyesinin arttırılması, sektörde özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde çalışanların sosyal güvence altına alınması, ülke bazındaki ıslah çalışmalarına yönelik yapılan projelerin sayının arttırılması, yem fiyatlarının düşürülmesi ve yemlerin daha kaliteli bir hale getirilmesi, mera alanları ve otlaklarımızın korunması gerekmektedir. Yine hayvancılık politikalarımız uzun vadede istikrarı koruyabilecek ve oluşabilecek olumsuz piyasa koşullarındaki dalgalanmalara karşı hazır olacak şekilde planlanmalıdır.” Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığıyla ilgili bilgi veren İbrahim Solak, “1991 yılında yaklaşık 51 milyonun üzerinde olan küçükbaş hayvan varlığımız 2013 yılında 38,5 milyona kadar gerilemiştir. 1990 yılında ülke nüfusumuz 56,5 milyon iken, bugünlerde yaklaşık 77 milyon ve bu rakamlara ek olarak 35 milyon civarında turist yer almaktadır, yani aylık 80 milyon kişi potansiyel et ve hayvansal ürünler tüketicisi konumundadır. Rakamlar incelendiğinde son 25 yılda kişi başına düşen küçükbaş birim hayvan sayısının azaldığını görebiliriz” diye konuştu. 38,5 MİLYON KÜÇÜKBAŞ Türkiye’de 2013 yılı itibariyle 38,5 milyon küçükbaş hayvanın yüzde 11,6‘sının Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirildiğini, Akdeniz Bölgesi’nin ise yüzde 37‘lik kısmının Batı Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirildiğini kaydeden Solak, “Yani Batı Akdeniz Bölgesi olarak ülkemiz küçükbaş hayvan varlığının yaklaşık yüzde 4,25‘lik bölümünü oluşturmaktayız. Yine Batı Akdeniz Bölgesi’nde üretilen küçükbaş hayvanların yüzde 55‘i Antalya, yüzde 25‘i Isparta, yüzde 20‘si ise Burdur’da üretilmektedir” bilgisini verdi. İbrahim Solak, Batı Akdeniz Küçükbaş Hayvancılık Çalıştayı’nın başarılı geçmesini diledi. HAYVAN SAYISI ARTINCA ET VE SÜT ÜRETİMİ DE ARTTI Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, TÜİK verilerine dayanarak hayvan varlığıyla ilgili bilgi verdi. Türkiye’de 29,2 milyon baş koyun, 9,2 milyon baş keçi varlığı bulunduğunu belirten Öztürk, 2010’dan itibaren küçükbaş hayvan üretiminde artış yaşandığını söyledi. Hayvan varlığındaki artışa bağlı olarak et ve süt üretiminde de artış görüldüğünü söyleyen Öztürk, “Küçükbaş hayvanlardan 2013 yılında 103 bin tona yakın koyun, 23 bin ton yakın keçi olmak üzere toplam 126 bin ton et elde edildi. Aynı yıl keçi ve koyunlardan toplam 1,5 milyon ton da süt üretildi” dedi. Batı Akdeniz Bölgesi’nin Türkiye keçi varlığının yüzde 9’unu, koyun varlığının ise 2,6’sını barındırdığını kaydeden Öztürk, “Batı Akdeniz bölgesinde bulunan 3 ilimizin toplam keçi sütü üretimi 42 bin 591 ton olup Türkiye üretiminin yüzde 10’udur. Bölgemizde 2013 yılı TÜİK verilerine göre 27 bin 791 ton koyun sütü üretimi gerçekleştirilmiştir” dedi. FRENE BASILMASAYDI BİTECEKTİ MAKÜ Rektörü Mustafa Saatcı, “Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği tam anlamıyla bir memleket meselesidir” dedi. 1990’lı yıllarda küçükbaş hayvancılığının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Saatcı, “Belli bir yerde frene basılmasaydı yok olup gidecekti” dedi. Koyun ve keçinin toprak altındaki altın madeni kadar değerli olduğunu ifade eden Saatcı, büyük bir coğrafyaya sahip Türkiye’de farklı hayvancılık faaliyetleri yürütmenin mümkün olduğunu vurguladı. Saatcı, “Küçükbaşı bu işin içine çektiğimizde her bölgede farklı hayvancılık faaliyetleri yapabiliriz” dedi. Teke yöresinin bir kültür olduğunu ve bu kültürü oluşturanın da keçi olduğunu kaydeden Saatcı, “Keçi gittiği takdirde kültür de kaybolacaktır” dedi. Osmanlı’nın kurulduğu kıl çadırın keçinin kıllarından oluştuğunu anımsatan Saatcı, “Bu kültürü kaybetmemek için bu hayvanlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor” diye konuştu. ET AÇIĞINI KAPATMANIN TEK YOLU KÜÇÜKBAŞTIR Akdeniz havası Avrupa ülkelerinin genç yaştaki oğlak etini tüketen ülkeler olduğunu belirten Saatcı, artan talebin karşılanamadığını kaydetti. Saatcı şunları kaydetti: “Bizim şartlarımız organik yetiştiriciliğe çok yakın. Biliyoruz ki organik yetiştiriciliğin bir takım kıstasları var. Buna uyulduğu takdirde et ve süt gibi çok değerli iki tane madde üretilir. İşte biz bunu genel anlamda organik yetiştiriciliğine soktuğumuz takdirde çok rahat bir şekilde Akdeniz bölgesine satmış oluruz. Avrupa piyasasına baktığımız zaman dışarıdan aldığı tek kırmızı et kalemi koyun eti. Kendisine yetmiyor, dışarıdan temin ediyor. Daha çok Avustralya’dan alıyor. Biz hemen yanı başındayız. Kriterlerimizi tamamladığımız zaman küçükbaş yetiştiriciliğinde gerçekten çok ciddi bir pazar olur. Bırakın dışarıyı ülkemizdeki kırmızı et açığı tamamen kapanır. Et açığını kapatmanın tek yolu küçükbaş yetiştiriciliğidir” Ziraat Bankası Antalya Bölge Başkanı Fatih Şahan da banka olarak üreticiye yönelik yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verirken, çalıştayın başarılı geçmesini diledi. Konuşmaların ardından oluşturulan masalarda, Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Sürü Yönetimi ve Kayıt Sistemi , Çobanlık Mesleği veya Sürü Yöneticisinin Sorunları , Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Besleme , Mera – Otlak ve Orman İlişkisi , Bölgemizde Yetiştirilen Irklar ve Yapılan Islah Çalışmaları , Hayvan Hastalıkları ile Mücadele , Üretim Planlaması ve Pazarlama , Küçükbaş Hayvancılık İşletmelerinin Ruhsatlandırma ve Yetkilendirme Süreci , Küçükbaş Hayvancılıkta İzlenen Politikalar , Küçükbaş Et Tüketiminde Tüketici Tercihleri konuları tartışıldı.

Detaylar...

ÖZGÜR BASIN OLMAZSA ÖZGÜR TOPLUMDAN BAHSEDEMEYİZ
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yayımladığı mesaj:"Çok seslilik demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bunun için sesimizi iletecek araçlara ihtiyaç vardır. Basınımız bu görevi toplum adına yürütmektedir. Şeffaf bir toplum için basına önemli görevler düşmektedir. Basımızın Antalya nın ekonomisinin gelişmesi için çalışan üretici ve işadamlarına her adımlarında destek olmaktadır. Bizlerin sesi olan gazeteci arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Zor koşullar altında kamu adına görev yapan basın çalışanlarının özlük hakları ve iş güvencelerine ilişkin yapılabilecekler gözden geçirilmelidir. Basın çalışanları ekonomik ve sosyal olarak kendini güvende hissetmelidir. Özgür basın olmazsa özgür toplumdan bahsedemeyiz. Çalışan Gazeteciler Günü nü kutluyor, gazeteci arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

Detaylar...

MERKEZİN HEDEFİ ŞAŞTI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Aralık ayı ve 2014 yılı yıl sonu enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. “TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Aralık ayında ülke genelinde tüketici fiyat endeksinde yüzde 0,44, yurt içi üretici fiyat endeksinde ise 0,76 azalma gerçekleşti. Enflasyon yıllık bazda değerlendirildiğinde TÜFE’de yüzde 8,17, ÜFE’de yüzde 6,36 oranında artış olduğu görüldü.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nın 2014 yılı başında yüzde 5 olan yıl sonu enflasyon hedefi, ekonomik gelişmelerle birlikte ikinci çeyrek sonunda yüzde 6,7-8,5 bandı arasındaki gerçekleşme tahmini ile revize edilirken, yılsonu gerçekleşmesi yüzde 8,17 oranla hedefin oldukça üzerinde oldu. Merkez Bankası nın 2015 yıl sonu hedefi de bir önceki yıl gibi yine yüzde 5 iken, Merkez Bankası beklenti anketleri bunun gerçekleşmesinin de güç olduğuna işaret etmektedir. Zira bu anketlere göre, önümüzdeki dönemde 12 aylık beklenti yüzde 7,2, 24 aylık beklenti ise yüzde 6,7 dir. EN UCUZ 8 İNCİ BÖLGEYİZTÜİK in verilerine göre, Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde tüketici fiyatlarında Aralık ayında, tıpkı Kasım da olduğu gibi, bir azalma görüldü ve fiyatların aylık düşüş oranı yüzde 0,67 oldu. Buna karşın tüketici fiyatlarında, bir önceki yılın aralık ayına ve dolayısıyla da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,58, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 8,85 şeklinde artış gerçekleşti. Bu rakamlar göz önüne alındığında, Aralık ayı ve yılsonu itibariyle Batı Akdeniz Bölgesi nin Türkiye ortalamalarının altında bir enflasyona sahip olduğu ve Antalya, Burdur ve Isparta nın yıllık bazda 26 alt bölge içinde 8. en ucuz alt bölgede yer aldığı söylenebilir. Bölgede 2014 yılı Aralık ayında ürün ve madde bazındaki fiyat artışları analiz edildiğinde en fazla artışın yüzde 2,32 lik bir oranla kişisel bakım ürünlerinde gerçekleştiği görülmüştür. Aylık bazda fiyat artışının yüksek olduğu bir başka ürün de yüzde 1,91 artışla ev ve bahçe araç gereçleri olmuştur. Batı Akdeniz de ürün bazındaki fiyat artışları yıllık bazda analiz edildiğinde, yani 2014 yılındaki en fazla artışın ise yüzde 30,89 oranla yataklı tedavi hizmetlerinde ve yüzde 18,57 oranla araç alım satımında olduğu görülmüştür.PETROL SEVİNDİRİRKEN, GIDA YİNE ÜZDÜTürkiye genelinde Aralık ayındaki fiyat artışları ürün bazında incelediğimizde, yüzde 20,16 artışla "salatalığın", harcama grubu bazında incelediğimizde ise yüzde 0,79 artışla "çeşitli mal ve hizmetler" grubunun ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Ürün fiyat artışı sıralamasında sonraki sıralarda ise yine tarım ürünlerinden olan patlıcan yüzde 18,65 ve sivri biber yüzde 15,21 fiyat artışı ile gelirken, harcama grubunda bu sıralama yüzde 0,51 fiyat artışı ile lokanta ve yüzde 0,13 fiyat artışıyla oteller ve sağlık/konut gruplarında gerçekleşmiştir.DON VURDUAralık ayında yaşanan don ve sel olayları tarım ürünlerinde hatırı sayılır ölçüde kayıplara neden olmuş, üreticiler de yaşanan bu üretim kaybını fiyatlara yansıtmak zorunda kalmıştır. Bu durum ise son aylardaki gibi zam şampiyonunun yine bir tarım ürününün olmasına neden olmuştur. Tarım ürünlerindeki bu yüksek fiyat katılığı ise enflasyonun düşürülmesinde en büyük engeller arasında görülmektedir. Dünya da gıda ve tarım fiyatları düşme eğilimdeyken, bizde halen yüksek seyirli olması, ülkemizdeki tarımsal reformların aciliyetini göstermektedir. Buna karşın son dönemde küresel çapta gerileyen petrol fiyatlarının etkisiyle enflasyonda anlamlı bir düşüş beklentisi oluşurken, bizler de iç talepteki seyrin ve petrol fiyatlarındaki düşük seviyenin enflasyonun gerilemesine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Bu beklentimizi destekler şekilde Aralık ayında en fazla fiyat düşüşünün olduğu harcama grubu yüzde -1,78 oranla ulaştırma sektörü olmuştur. Bundan sonraki enflasyon verilerinde de petrol fiyatlardaki düşüşün etkisinin artmasını bekliyor, baz etkisiyle birlikte Ocak ayından itibaren hem aylık hem de yıllık bazda anlamlı bir gerilemenin gerçekleşeceğini ve bu hareketin özellikle ilk üç aylık dönemde gözle görülür bir düşüş trendini başlatacağını öngörüyoruzPETROLDEKİ DÜŞÜŞ KALICI YANSIMALISon olarak, sürekli değindiğimiz gibi Batı Akdeniz Bölgesi açısından büyük önem arz eden tarım ve gıda ürünleri sektörlerinde, başta enerji olmak üzere tüm üretim maliyetlerinden oluşan baskının en düşük seviyelere çekilmesini diliyoruz. Ayrıca petrol ve türevlerindeki fiyat düşüşlerinin tüketici ve üreticiye en kısa zamanda yansıtılmasını ve bunun da kalıcı hale getirilmesini bekliyoruz. Zira petrol fiyatlarındaki hızlı düşüşün enflasyon tahminlerine ve gerçekleşmelerine bire bir yansıtılmadığını da görüyoruz. Yani bizler var olan durumdan, enerji dışı enflasyonda belli risklerin devam ettiğini, enerji fiyatlarındaki düşüşün de ağırlıklı olarak bu risklere karşı dengeleyici bir unsur olarak görüldüğünü sonucunu çıkartıyoruz. Ekonomimizde gıda fiyatlarında devam eden baskılar, kurdaki dalgalanmalar ve geçişkenlik etkisiyle birlikte tam bir rahatlamanın oluşmamış olmasının, enerji dışı enflasyonla temkinli hareket edilmesine yol açtığını göstermekteyken, ancak bu cephede bir iyileşme olduğunda, enflasyon beklentilerinin orta vadeli yüzde 5 hedefine doğru yakınsamaya başlayabileceğini düşünüyoruz.

Detaylar...

ÜRETİME ODAKLANDIĞIMIZ BİR YIL OLSUN
Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın Yeni Yıl mesajı: "İş dünyası olarak 2014 ü zorlu bir yıl olarak geride bırakıyoruz. Hedef tutmayan enflasyon, dövizdeki beklenmedik iniş çıkışlar, iş kazaları, komşularımızda yaşanan iç karışıklığın ticarete olumsuz etkisi, 2014 ün son çeyreğinde özellikle Rusya daki ekonomik krizin tarım ve turizm sektörüne olan etkisi iş dünyasının önünü görememesine neden olmuştur. Büyük özveri ile çalışmalarını yürüten iş dünyası, 2015 in ekonomide yapısal reformların kararlılıkla uygulandığı yıl olmasını bekliyor. 2015 in siyasi çekişmelerin son bulduğu, üretime odaklandığımız, ekonomik büyüme ve hakça paylaşmaya yönelik adımların kararlılıkla atıldığı bir yıl olmasını arzuluyorum. 2014 teki acıların bir daha yaşanmaması umuduyla, 2015 in barış, mutluluk, huzur, güven, bereket, sağlık getirmesini diliyor, herkesin yeni yılını kutluyorum."

Detaylar...

ATB Meclis Üyeleri TOBB seminerinde
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) oda ve borsalardaki 10 bine yakın meclis üyesi için bilgilendirme seminerleri yaptı. Meclis üyeleri, TOBB ve oda-borsaların iş dünyası için verdiği hizmetler alanında üçer günlük programlara katıldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, günümüz dünyasında bilginin en önemli servet olduğuna dikkat çekerek, 10 bine yakın meclis üyesinin bilgilendirilmesi projesinin, Odalar Birliği tarihinde bir ‘ilk’ olduğunu vurguladı. TOBB ve TOBB ETÜ’de üç günlük yoğun programa Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyeleri de katıldı. Seminere, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ın yanı sıra Meclis üyeleri Halil Bülbül, Süleyman Ersan, Hüseyin Simav, İbrahim Köseoğlu, Tuncay Özden, İbrahim Yılmaz, Ata Sönmez, Cüneyt Doğan, Ragıp Gök, Veli Karasu, Ergin Civan, Adnan İngeç, ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant ve ATB Danışmanı Ahmet Erol Köksalan da katıldı. Programda, kişisel gelişim seminerinin yanı sıra Türk dış politikası, etkili yönetim ve iletişim becerileri, protokol kuralları, e ticaret ve sosyal medya yönetimi, finans yönetimi, işletme ve yönetim fonksiyonları gibi konularda eğitim verildi.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR ANSİAD IN KONUĞU OLDU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır, Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği nin (ANSİAD) geleneksel kahvaltı programının konuğu oldu. ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu nun oturum başkanlığı yaptığı toplantıda Ali Çandır, ATB nin yapısı ve işleyişiyle ilgili bilgi verdi, ATB nin bünyesinde 7 meslek grubunun faaliyet gösterdiğini belirten Çandır, bunların sektörleriyle ilgili konuları her ay gündemlerine aldıklarını, sorun tespiti yaparak ve çözüm önerisinde bulunduklarını kaydetti. Çandır, ATB nin sivil toplum örgütü olarak topluma rehberlik etmek istediğini söyledi267 BİN DÖNÜM TARIM ARAZİSİNİ KAYBETTİKTarımsal üretim ve toprakla ilgili ANSİAD üyelerine değerlendirmede bulunan Ali Çandır, tarımdan elde edilen gelirin kentin kılcal damarlarına kadar girdiğini ve ekonomik fayda sağladığını ifade etti. Toprağa gereken değeri veremediğimizi kaydeden Ali Çandır, "Son yıllardaki çarpık kentleşme sonucu 267 bin 400 dönüm tarım alanını kaybettik. Yüzde 21 olan tarım alanlarının payı yüzde 18 e düştü. Eskiden tarımla geçinen bahçevanların ortalama geliri, Antalya ortalamasının üzerindeydi. İmarın geldiği tarım alanlarında aileler, Bunca yıl çektik, artık biz de şehirli gibi yaşayalım, rahat edelim diyerek bahçeleri daireye verip zengin oldu. O zenginlerden eski bir arkadaşla karşılaştım. Kahvede garsonluk yapıyor. Şaşırdım. Daireleri yedik, bitirdik dedi. Bu zenginlik geçici. Bu sosyal yapıyı irdelemek gerekiyor" diye konuştu.ŞIMARIK MİRASYEDİLER GİBİYİZŞımarık mirasyediler gibi Allah ın verdiği nimeti hoyratça kullandığımızı ve ekolojik dengeyi bozmak için elimizden geleni yaptığımızı dile getiren Çandır, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Biz torunlarımıza nasıl bir Antalya teslim edeceğiz bilemiyorum. Yüzlerce maden ocağı açtık, Mermer ihraç ediyoruz diye övünüyoruz. Mermer çıkarırken doğayı mahvediyoruz. Yarın çocuklarımıza, torunlarımıza bu yaptıklarımızı nasıl izah edeceğiz? Bu kentte yaşıyor ve bu kentten besleniyorsak hepimizin sorumluluğu var. Çevreye duyarlı olmak zorundayız."Antalya nın yıllık 41.9 milyarlık gelirine karşı devletten yatırım için 5.8 milyar lira alındığını bildiren Ali Çandır, "İstemesini bilmiyoruz. Bir lobimiz yok. Lobi kurup gücümüzü hissettirmeliyiz. Bunu yapmak siyaset yapmak da değil. Şüphesiz siyaset yapmak isteyenler siyaset minderine çıkar yapar. Ama lobi kurup bu kente sahip çıkmak siyaset değil" dedi.BU KENT ANAYASA YAPMALIToplantıya katılmak için Fener den geldiğini ve 12 kasis atladığını söyleyen Ali Çandır, "Bu kentin Anayasası yok. Kentteki trafik sorunu, inşaat yoğunluğunun fazlalığı, çatılardaki günısı çöplüğü hepimizin sorunu. Daha birçok sorunu hepimiz söylüyoruz, ama sorunlar devam ediyor. Hem dertlenip, hem çözüm üretemiyorsak bizde de bir sorun var demektir. Bu kentin kuralları olmalı, ortak akıl olmalı. Ne projemiz var, ne de ortak aklımız" dedi.KRİZ YÖREX İ DOĞURDU2008 deki krizin Yöresel Ürünler Fuarı nı ortaya çıkardığını dile getiren Çandır, "2008 krizi çıktığında, Kriz varsa çare de vardır dedik ve Yöresel Ürünler Fuarı ortaya çıktı. Bu fuar bize coğrafi işareti öğrenmemizi ve önemini anlattı. Bu fuar Anadolu daki eşsiz zenginliği gösterdi. Yardımlaşmayı, sahiplenmeyi ve mütevazı olmayı öğretti" diye konuştu.AĞLAYANIN MALI, GÜLENE YARAMIYORAli Çandır, ANSİAD üyelerinin sorularını da yanıtladı. Bir soru üzerine ABD de 5. Cadde de Yöresel Ürünler Mağazası açmayı planladıklarını bildiren Çandır, TOBB un bu konuda destek verdiğini söyledi. Çandır, Rusya Federasyonu na batılıların uyguladığı ambargo ve Antalya dan yapılan yaş sebze ve meyve ihracatı konusunda görüşünü soran bir işadamına da "İşin başında Antalya dan Rusya ya yapılan yaş meyve ve sebze ihracatında yüzde 10-15 civarında artış olabileceğini tahmin etmiştik. Ancak Ağlayanın malı, gülene yaramıyor. Boşluk dolduran ürünle refah da geçici olur. Bir de biz Rusya pazarının yerlisi olmaya başladık. İhracatın ötesine giderek işadamlarımız oralarda işi organize etmeye başladı. 100 dolar 50 dolara düşünce, devalüasyonla gelen olumsuzluk bize de yansıyacak. Küresel ekonomide başka bir ülkedeki nezle, sizi grip, ya da zatürree edebilir" dedi.Tarım alanlarının yok edilmesine herkesin seyirci kalmasını eleştiren Ali Çandır, "Bu kentte nerenin tarım alanı olup olmadığına karar veren ve nasıl oluştuğunu bilmediğim bir Toprak Kurulu var. Tarım alanlarına lojman yapılmasına izin veriyor. Futbol turizmi için otellerin yakınındaki alanlara antrenman sahası yapılmasını onaylıyor" dedi.BU KENTE SAHİP ÇIKALIMBir zamanlar Antalya ekonomisine yön veren insanların kentin gelişimini sağladıklarını söyleyen Ali Çandır, "Antep te bir Konukoğlu Haydi deyince arkasından gelenler var. Ama bizde Konukoğlu gibi birileri yok. Bu kentin elit ileri geleni yok. Çuvaldızı başkalarına batırırken, iğneyi de kendimize batıralım. Bu kente sahip çıkalım" dedi.

Detaylar...

ATB MECLİSİNİN GÜNDEMİ RUBLE
Antalya Ticaret Borsası Aralık ayı meclisi ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulunun 1 aylık çalışması hakkında Meclis üyelerini bilgilendirdi. 2015 yılı bütçesinin onaylandığı ATB Meclisi nde 2015 yılında kayıt ve aidat ücretlerinde bir artış yapılmaması kararı alındı. MECLİSİN GÜNDEMİ RUBLEMeclis te Rublenin Dolar karşısında değer kaybı gündeme gelirken, Ali Çandır bu krizden en çok Antalya nın etkileneceğini kaydetti. İhracatçıların Rusya dan alacaklarına dikkat çeken Çandır, devletin enerji ödeyeceklerinden ihracatçının alacağının mahsup edilebileceğini ifade etti. Ali Çandır, "Önlem alınmazsa ciddi bir sıkıntıya doğru gideriz" dedi. Mecliste Rusya ya yaş meyve sebze ve çiçek ihracatı yapan Meclis üyeleri yaşadıkları sıkıntıları paylaştı. Bunun uzun vadede üreticiyi etkileyeceğini belirten ATB Meclis Üyesi Cüneyt Doğan, yan sektörlerin de bu krizden etkileneceği uyarısında bulundu. Cüneyt Doğan, devletin ihracatçıya destek verebileceğini, Rusya nın gümrük vergisini azaltabileceği ya da kaldırabileceğini, Rublenin sabitlenebileceğini gündeme getirirken, "Bunlar şimdilik bizim düşündüklerimiz, bir çok önlem konusunda konuşulup krize karşı ihracatçı korunabilir" dedi. Meclis Üyesi Recep Özkul, devletin ihracatçıya lojistik destek verebileceği önerisinde bulunurken, "Krize karşı ihracatçı korunmazsa, bundan üretim etkilenir" dedi. 256 BİN TON BUĞDAY ÜRETTİKHububat Meslek Komitesi Üyesi İbrahim Köseoğlu, Meclis Üyelerine hububat üretimiyle ilgili sunum yaptı. Türkiye de 2013 yılında 77 milyon 945 bin dönümde buğday ekimi yapıldığını ve 22 milyon 186 bin ton buğday hasadı yapıldığını kaydeden Köseoğlu, "Antalya da 1 milyon 26 bin dönüm alanda 256 bin ton buğday hasadı yapıldı" dedi. Türkiye de geçen yıl 27 milyon 847 bin dönüm alanda 7 milyon 931 bin ton arpa alındığını, aynı dönemde Antalya da 502 bin dönüm yerde 486 bin ton arpa hasadı yapıldığını kaydeden İbrahim Köseoğlu, "2013 te Türkiye de 9 milyon 166 bin dönüm yerde mısır ekimi yapıldı, 23 milyon 944 bin ton mısır elde edildi. Antalya da 115 bin 630 dönüm yerde mısır ekim yapıldı 255 bin 75 ton mısır elde edildi" dedi. Türkiye de geçen yıl 4 milyon 884 bin dönüm alanda pamuk ekilirken, 4 milyon 414 bin ton pamuk alındığını, Antalya da aynı dönemde 63 bin 323 ton pamuk elde edildiğini bildiren Köseoğlu, "Tam sağlıklı olmamasına rağmen eldeki veriler bunlar" dedi. Meclis üyelerine Antalya daki hububat üretimi ve ticaretiyle ilgili sunum yaptı. Sunumun ardından ATB Meclis üyelerine ekonomik beklenti anketi yapıldı.

Detaylar...

KOOPERATİFTEN GÜÇ DOĞAR
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ın 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü nedeniyle yayımladığı mesaj: "Kooperatifler bireylerin tek başına çözemedikleri ekonomik ve sosyal sorunları bir araya gelerek ortaklaşa çözümlemeyi hedefledikleri yapılardır. Bu yapının tarımsal anlamda ana hedefi, ortaklarına ucuz girdi temin etmek ve ürünlerin pazarlanması ve satışında üreticinin hak ettiği maddi kazancı sağlamasıdır. 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü olarak kutlanıyor. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, 1931 yılında İzmir Ticaret Odası’ndaki konuşmasında, “…Birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zeka ve maharetleri birleştirmektir“ ifadesini kullanarak, kooperatifleşmenin önemini vurgulamıştır. Kooperatifler, birlikte hareket etme kültürünün en güzel örnekleridir. Ancak bir dönem karalama kampanyalarına sahne olan, bir dönem yaşanan kötü örnekler toplumun kooperatiflere bakış açısını olumsuz etkilemiştir. Liberal ekonomiyi tam olarak benimseyen ülkeler bile kooperatifçiliğin önemini kavrarken, maalesef biz henüz birlikte hareket etmenin önemini tam olarak anlayamadık. Tarımsal üretimde küçük ve orta büyüklükte işletmelerin yoğun olduğunu görmekteyiz. Bu durum tarımsal işletmelerde mazot, gübre, ilaç gibi girdilerin temininde sıkıntılara, tedarikçi gücünde zayıflığa ve dağınıklığa yol açtığı gibi tarımda teknolojinin yeteri kadar kullanılamamasına da yol açmaktadır. Aynı sıkıntılar, zayıflıklar ve dağınıklık, küçük üreticinin ürünlerinin lojistiği, pazarlanması ve satışında da yaşanmaktadır. Eğer birlikte hareket edilirse daha az masrafla, çok verim alınabilir, ürün değerinde satılabilir. Kooperatifçilik, ülkemiz tarım arazilerinin yapısına, örf, adet ve geleneklerimizde olan birlikte hareket etme ve tek başına kazanmak yerine, birlikte çalışarak daha fazla kazanç sağlamaya ve bunu hakça paylaşmaya yönelik özelliklerimize uygundur. Yöresel ürünlerimizin korunması, geliştirilmesi, gelecek nesillere aktarılmasında da kooperatifler önemlidir. Gelişmiş ülkelerde, kooperatifler tarım sektörünün her kesiminde belirleyici bir ağırlığa, önemli büyüklükte istihdam ve katma değer yaratma gücüne sahiptir ve ciddi bir lobi gücü vardır. Biz de kooperatifçiliği yeniden keşfedip bu gücünden yararlanmalıyız."

Detaylar...

İHRACATÇI RUBLE KRİZİNE ÇÖZÜM ARIYOR
Rublenin dolar karşısında değer kaybetmesiyle yaşanan kriz, Antalyalı ihracatçı ve üreticiyi kaygılandırıyor. Antalya Ticaret Borsası nda bir araya gelen, sektör temsilcileri Rublenin Dolar karşısında değer kaybetmesinin sektörü nasıl etkileyeceğini görüşerek, çözüm önerilerini dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası Toplantı salonundaki toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, Antalya Toptancı Hal Yaş Meyve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Cüneyt Doğan, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Kumluca Yaş Meyve Sebze Komisyoncular Derneği Başkanı Selahaddin Okur, ATSO Meclis Üyesi İlker Yılmaz ile yaş meyve ve çiçek ihracatçıları katıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, sektörün Rusya krizinden derin bir şekilde yara aldığını belirterek, bu işin içerisinde olan üretici, komisyoncu, ihracatçılarla sorunların belirlenerek çözümü için ortak hareket edilmesini benimsediklerini kaydetti. Çandır, toplantıyı bu çerçevede düzenlediklerini söyledi. BAİB Mustafa Satıcı, Rusya daki olayın olağanüstü bir durum olduğunu belirterek, "Buna basit bir devalüasyon demek doğru değil" dedi. Rusya krizinden ihracatçıların önemli ölçüde etkilendiğini kaydeden Satıcı, "Antalya da Cuma günü yapılacak Ekonomi Zirvesi ne Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci katılacak. Sorunlarımızı burada dile getirebiliriz. Herkesin sorunu farklı anlaması yerine burada sağlanacak ortak çözüm önerilerini dili getirmeliyiz" dedi. SEKTÖR NE İSTİYOR Rusya kriziyle ilgili görüşlerini dile getiren sektör temsilcileri, ihraç edilen ürünlere verilen teşviklerin artırılması ya da devlet alacaklarında mahsuplaşmaya gidilmesi modelini önerirken, yüksek gümrük vergilerinde indirim yapılması, Türk Lirası ile Ruble arasında kur belirlenerek ticaretin bu kurla yapılması, ihracatçıya akaryakıt ve lojistik destek sağlanması, Rusya da serbest bölge oluşturularak sınırda teslimat yapılması yönünde görüş bildirdi. Sunulan öneriler rapor haline getirilirken, Cuma günü Antalya da olacak Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ye raporun sunulması ve alınacak önlemlerin biran önce alınması yönünde talepte bulunulması görüşü benimsendi.

Detaylar...

ODA VE BORSALARDAN CUMHURBAŞKANI NA ZİYARET
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 81 il, 160 ilçeden gelen 365 Oda ve Borsa Başkanı ile birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.Hisarcıklıoğlu basın mensuplarına ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada “Hayırlı olsun ziyaretiyle beraber, Sayın Cumhurbaşkanımızla ekonomik meseleler hakkında istişarelerde bulunduk. Görüşlerimizi aktarabilme fırsatını bulduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımından ev sahipliğinden dolayı kendisine teşekkür ediyorum” diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir de sürprizleri daha olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, “TOBB olarak her yıl muhakkak bir kültür eserini ülkemize kazandırmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda Dede Korkut Hikayeleri’nin aslı Vatikan Kütüphaneleri’nde. Bu iki eserin, iki hikâyenin tıpkıbasımını gerçekleştirerek, günümüz Türkçesine sadeleştirerek Sayın Cumhurbaşkanımıza ilk basımını sunma fırsatımız oldu” ifadesini kullandı.Hisarcıklıoğlu ekonomik konularla ilgili olaraksa, “Bir konu, ticaret odalarımızın özellikle önümüzdeki dönem hükümetimizin açıkladığı ‘ekonomik reform paketine’ sahip çıkılması idi. Diğer önemli konu, istihdamın üzerindeki maliyet yüklerinin kaldırılması noktasındaki taleplerdi. Önümüzdeki dönemde muhakkak turizmin itici güç olması vardı. Sanayi üretiminin teşvik edilmesi gibi daha önce de ifade ettiğimiz konular dile getirildi” dedi. Yassıada ile ilgili bir konunun gündeme gelip gelmediği konusunda ise Hisarcıklıoğlu, “Yassıada’yı biliyorsunuz demokrasi adası şeklinde, TOBB olarak yap işlet devret modeliyle yapıp ülkemize kazandıracağız. Bir demokrasi müzesi olacak bu kapsamda. Bu kapsamda iki adanın da Sivriada nın da Yassıada’nın da yaşanabilir bir ada mekân haline gelmesi ve buranın 1961’de idam edilerek asılan rahmetli Menderes ve üç arkadaşının anısı olarak yaşatılması noktasında bu adayı yapacağız. Somut projelendirmemiz oldu tabi. Şu anda izin aşamasındayız. İzinlerimiz geldiği anda başlayacağız inşaata” diye konuştu. Cumhurbaşkanın tek tek bütün başkanların ellerini sıktığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, Saray’da gezebilme fırsatları olduğunu bildirerek, “Türkiye için onur verici gurur verici. Türkiye’nin Cumhurbaşkanının yabancı ülkeler nezdinde ki gösterebileceği güzel bir yer olmuş. Bundan da büyük memnuniyet duyduk” diye konuştu. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanc ise, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve 365 oda ve borsa başkanı ile istişare toplantısında, "Mevcut teşkilatlanma yapısını farklı bir Türkiye için yeterli bulmadığımızdan dolayı yeni teşkilatlanma yapısıyla birlikte çok daha farklı bir adım atalım istiyoruz. Ekonomiyi yakından takip edecek, ekonominin tüm taraflarıyla istişarelerimizi eskisi gibi sürdürecek, dertlerinizi, şikâyetlerinizi, öneri ve tavsiyelerinizi yine dinleyecek, bunları istişare edecek, bunlara birlikte çözüm üreteceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB üyelerine Türkiye nin büyümesine, kalkınmasına, refahın ve demokrasinin standartlarının artmasına verdikleri katkı için teşekkür etti. Başbakanlık yaptığı 12 yıllık sürede TOBB ile son derece uyumlu, istişareye dayalı, koordineli bir işbirliği gerçekleştirdiğini anlatan Erdoğan, atılacak her adımda TOBB üyelerinin görüşlerini, tavsiyelerini dinlediğini söyledi. Erdoğan, "Allah a hamdolsun bu uyum, dayanışma Türkiye ekonomisinin 12 yıllık süreçte büyük bir sıçrama yapmasına, özgüven kazanmasına, şaha kalkmasına zemin hazırladı. Özel sektör ile kamunun uyumunun Türkiye de neleri başarabileceği, Türkiye yi hangi seviyelere ulaştıracağı bu 12 yıllık süreçte çok net görüldü. İnşallah bu birliktelik, bu dayanışma, aramızdaki bu uyum ve koordinasyon, özellikle de aramızdaki istişare kültürü Cumhurbaşkanlığımız süresince de aynen devam edecek" dedi. Cumhurbaşkanlığında yeni bir teşkilatlanma yapısına gidildiğini ifade eden Erdoğan, "Mevcut teşkilatlanma yapısını farklı bir Türkiye için yeterli bulmadığımızdan dolayı yeni teşkilatlanma yapısıyla birlikte çok daha farklı bir adıma atalım istiyoruz. Ekonomiyi yakından takip edecek, ekonominin tüm taraflarıyla istişarelerimizi eskisi gibi sürdürecek, dertlerinizi, şikayetlerinizi, öneri ve tavsiyelerinizi yine dinleyecek, bunları istişare edecek, bunlara birlikte çözüm üreteceğiz" diye konuştu. ÇÖZÜM SÜRECİ Özel sektör ile sadece ekonomik konularda değil demokratikleşme konusunda da birlikte çalıştıklarını, Çözüm Süreci nin her aşamasını özel sektörle de istişare ettiklerini ve süreci birlikte bu noktaya getirdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Gerektiğinde Güneydoğu Anadolu ya gittik, orada toplantılar yaptık, Doğu Anadolu da sizlerle birlikte toplantılar yaptık, bütün bunlar o süreci güçlü bir şekilde işletebilmek içindi. Dış politikada her zaman görüşlerinizi, önerilerinizi, sorunlarınızı aldık, dinledik. Uluslararası yaptığımız ziyaretlerde sizlerle birlikte olduk, oralarda karşılıklı gittiğimiz ülkelerin işadamlarıyla bir araya gelme imkanlarını araştırdık. Aynı şekilde işbirliğimiz ve istişarelerimiz inşallah kesintisiz şekilde devam edecek. İki sihirli kelime diye 12 yıldır hep gündemde tuttuğum güven ve istikrarın bundan sonra da aynı kararlılıkla devam etmesi gerekir. Türkiye yi binlerce değişik parçadan teşekkül etmiş bir makine gibi düşünün, 12 yıl öncesine kadar bu makinenin bazı çarkları dönüyor, bazıları dönmüyordu, bazı bölümleri işlerken bazı bölümleri paslanmaya yüz tutmuştu. Makinenin bölümleri, çarkları arasındaki uyum kaybolmuş, harmoni yitirilmiş, senkron diye bir şey kalmamıştı. Her yerinden ses gelen, gürültüyle çalışan ne kadar çalışırsa çalışsın verimli olmayan bir makine vardı. Ülkenin bir bölgesi hızla kalkınırken diğer bölgeler hızla geriye gidiyordu, bir şehirde insanlar mutlu, mesut yaşarken diğerinde kan akıyor, gözyaşı akıtılıyordu. Belli kısımlar, kesimler, belli seçkin zümreler servetlerine servet katarken ülkenin geri kalanı yoksulluk altında eziliyordu. Haklar, özgürlükler belli zümreler için alabildiğine genişletilirken ülkenin geri kalan kesiminden bu hak ve özgürlükler esirgeniyordu. Ekonomi bir yıl bir adım ileriye gitse ertesi yıl yüksek faizle, enflasyonla daralmaya ekonomik krizlerle 10 adım geriye gidiyordu. MAKİNE PARÇALARI ARASINDAKİ UYUM Bizim 12 yıllık süreçte yaptığımız en başta bu makinenin parçaları arasındaki uyumu sağlamak oldu. Bunun son derece önemli, değerli olduğunu sizler de biliyorsunuz. Makinenin her bir parçasının uyum içinde, harmoni içinde aynı hedef ve idealler için çalışması, üstelik güvenli bir zeminde çalışması verimi de artırdı, kaliteyi de artırdı, huzuru istikrarı da artırdı. Bu uyumun bozulmasına hep birlikte asla ve asla müsaade etmemeliyiz, etmeyeceğiz. Eski Türkiye de olduğu gibi makinenin tek bir parçasının daha arıza yapması, bu arızanın ihmal edilmesi ilerde makinenin tamamına zarar verecek, daha büyük sorunlara yol açacaktır. Buna mahal, imkân, fırsat vermeyeceğiz. İçeriden ya da dışarıdan ekonominin çarklarına yönelik saldırıları çok çok iyi görecek, anlayacak, iyi analiz edecek ve bu saldırılara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz."Yapılan konuşmaların ardından, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Burdur TB Başkanı Yılmaz Başar ve Isparta TB Başkanı Ahmet Adar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir süre sohbet ettikten sonra hatıra fotoğrafı çektirdi.

Detaylar...