Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2019
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 35.171.146.16
Şuan 9 kişi online
Bugün 538 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 104909
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ZİRVESİ’NDE ANTALYA RÜZGARI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl ikincisi Ankara’da düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleşen Zirve’de Antalya Valiliği, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün işbirliğiyle Antalya standı açıldı. PİYAZ VE TAVŞAN YÜREĞİ ZEYTİNİ TANITTIK Zirveye Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB yönetim kurulu üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan ile Süleyman Ersan katıldı. Zirvede açılan Antalya standında coğrafi işaretli ürünler sergilenirken, katılımcılara tanıtımı yapıldı. Antalya standında, coğrafi işaretli Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, coğrafi işaretli Antalya Piyazı, bergamut ve turunç reçeli, Zeytinpark zeytinyağları ikram edilirken, coğrafi işaretli Karyağdı Armudu, Döşemealtı Halısı, Alanya Avokadosu, Finike Portakalı tanıtıldı. Zirve’de ayrıca 23-27 Ekim tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in de tanıtımı yapıldı. ANTALYA’YA YOĞUN İLGİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yöresel ürünlerin kırsal kalkınma, yerinde istihdam ve ekonomi için önemine dikkat çekerken, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’le ivme kazanan coğrafi işaretin yöresel ürünlerin ekonomik değerini artırdığını belirtti. Ankara Ticaret Odası öncülüğünde düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ne katılarak Antalya’nın yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünlerini tanıttıklarını belirten Çandır, “Antalya’nın yerel ürünlerinin ekonomik değerini artırmak için yoğun çaba sarf ediyoruz” dedi. Çandır, Zirve’de Antalya standının yoğun ilgi gördüğünü belirtti.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI’NDAN ESKİ BAŞKANLARA VEFA
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Birleştirilmiş Meslek Komiteleri Toplantısı’nda eski başkanları ağırladı. ATB Yönetim Kurulu eski Başkanları Ahmet Acar, Nurettin Utku, İlhami Kaplan ve Meclis eski Başkanları Niyazi Çetin ile Hüseyin Cahit Kayan’ın katılımıyla gerçekleşen toplantı, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. 7 Meslek Komitesi üyeleri ile Disiplin Kurulu üyelerinin bulunduğu toplantıda konuşan ATB başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı’ndan Zeytinpark’a, hayvan borsasından tarım raporlarına kadar bir çok konuda Borsa’nın çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Çandır, üyelerine kaliteli hizmet sunma anlayışı ile çalıştıklarını belirterek, Antalya Ticaret Borsası’nın Akdeniz Bölgesi’nde oda ve borsalar arasında ilk borsa olarak TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi Belgesini ve 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesini aldığını anımsattı. BAYRAĞI SİZDEN DEVRALDIK 99 yıllık geçmişe sahip Antalya Ticaret Borsası’nın Antalya’nın en önde gelen kurumları arasında yer aldığına dikkat çeken Çandır, “Biz bayrağı sizlerden devraldık. Umuyorum sizlerin çalışmalarını kendimize referans alarak iyi şeylere imza atmışızdır. Biz genelde bugünü hatırlarız ama yarınlara sağlıklı gidebilmek için düne de bakmak gerek. Bizler vefaya inanan insanlarız. Bizler geçmişi anacağız ki yeni nesil de hepimizi ansın. Borsa olarak iyi bir ekiple çalışıyoruz. Tarımda ve kentin bir çok sorununda söz sahibiyiz” diye konuştu. ESKİ BAŞKANLARDAN DUYGUSAL MESAJLAR 1999-2001 yılı arasında başkanlık yapan Ahmet Acar, Borsa’nın kurumsal yapıya kavuşması için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, “Sevinerek görüyoruz ki Başkanımız Ali Çandır ve ekibi iyi bir kurumsal yapı oluşturmuş. Kendilerini tebrik ediyorum. Bizleri davet edip borsa ailesiyle buluşturdukları için teşekkür ediyorum” dedi. 2002-2005 yılları arasında başkanlık yapan Nurettin Utku, “Her şey geliyor gelip geçiyor dostluklar, kardeşlikler kalıyor. Ali Çandır Başkanıma daveti nedeniyle teşekkür ediyorum. Unutmuyorsun, inşallah sen de unutulmayacaksın” dedi. 2005-2008 yılları arasında başkanlık yapan İlhami Kaplan, “ATB çalışan personelinden yönetimine kadar göğsümüzü kabartan bir kurum” diyerek sözlerine başladı. Borsa’nın yıllardır ciddi performans göstererek adından çok güzel söz ettiren bir kurum olduğunu belirten Kaplan, “Bu hepimizi gururlandırıyor, emeği geçen herkesi kutluyorum. Ticaret borsasının bir ferdi olmaktan her zaman gurur duydum. Eski dostlarımızla bizi buluşturan Ali Başkan’a teşekkürler” diye konuştu. 1997-2008 yılları arasında meclis başkanlığı yapan Niyazi Çetin, davet nedeniyle Başkan Çandır’a teşekkür etti. 2009-2018 yılla arasında meclis başkanlığı yapan Hüseyin Cahit Kayan, 1983’te girdiği Borsa’nın her kademesinde görev yaptığını belirterek, “Burada bir aile yapısı var. Kolektif bir anlayış var. Borsamız, Antalya tarımı ve ekonomisinde lokomotif bir kurum olarak her yerde söz sahibi. Bizleri bir araya getiren Ali Başkan’a teşekkür ediyorum” dedi. Toplantının ardından Nurettin Utku, Ali Çandır’a “Din, Bilim, Uygarlık ve Atatürk” isimli kitap hediye ederken, Çandır, konuklara Zeytinpark’ta yetişen zeytinlerden elde edilen zeytinyağı takdim etti.  

Detaylar...

SÜTTE BİRLİK ZAMANI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), üyelerinin sorunları ve çözüm önerilerini gündeme getirmeye devam ediyor. Süt üretimi ve pazarlaması alanında faaliyet gösteren süt kooperatifleri temsilcileriyle düzenlenen çalışma toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ile Hüseyin Simav’ın katılımıyla Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda, süt üretim maliyetlerindeki artış, ödeme vadelerindeki uzunluk, elektrik faturalarındaki artış, yemde yaşanan sıkıntılar gündeme geldi. Süt Kooperatifleri Çalışma Toplantısında konuşan ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, Borsa’da tescili yaptırılan ürünler arasında sütün ilk üç sırada yer aldığını bildirirken, bölge ekonomisi için önemine dikkat çekti. Toplantıda dile getirilen sorun ve çözüm önerilerinin yerel yönetimler, TOBB ve ilgili Bakanlıkların gündemine taşıyacaklarını kaydeden Simav, “Hepimizin ortak yaşadığı sorunlar var ama çözümü ayrı ayrı yerlerde aradığımız için çözüm üretemiyoruz. Ortak aklı harekete geçirmeli, birlikte hareket etmeliyiz” diye konuştu. 1 KİLO SÜTE 1 KİLO YEM ATB 4. Meslek Komitesi Başkanı Yaşar Kocaoğlu, “Antalya’da süt var, pazar var ama biz söz sahibi değiliz. Eskiden 1 kilogram sütle 2 - 2.5 kilogram yem alabiliyorken şimdi 1 kilogram sütle 1 kilogram yem alabiliyoruz. Sütle yem kafa kafaya geldi” diye konuştu. Elektrik faturalarının ikiye katlandığına dikkat çeken Kocaoğlu, girdi maliyetlerinin arttığı ancak aynı artışın süt fiyatlarına yansımadığına dikkat çekti. Kocaoğlu, “Herkes süt fiyatını gündeme getiriyor ama yem fiyatı, elektrik maliyetleri uçtu gitti, bunu kimse konuşmuyor. Biz üretici ve kooperatifler olarak birlikte hareket edemiyoruz. Örgütlenip birlikte hareket edemediğimiz için sorunlarımız çözümsüz kalıyor” diye konuştu. Toplantıya katılan kooperatif başkanları, süt yağının düşük olması nedeniyle kesilen cezaları eleştirirken, süt paralarının ödemesinde sıkıntı yaşandığı, vadelerin iki katına çıktığına dikkat çekti. Fabrikaların “yemi benden alırsanız sütü sizden alırım” baskısı ile karşı karşıya olduklarını bildiren temsilciler, “Sütü verdiğimiz firmadan yemi almak zorundayız. Fabrikanın istediği yem fiyatına mecbur kalıyoruz” dedi. BELEDİYE SÜTÜMÜZÜ ALSIN Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin “halk süt” projesine dikkat çeken katılımcılar, “Biz projenin bir an önce yaşama geçirilmesini bekliyoruz. Belediyemiz sütü bizden alsın, hem bizim sütümüz değerlensin, hem vatandaş sağlıklı süt tüketsin. Belediye piyasayı regüle etsin. Sütümüzü belediye alırsa yemi de istediğimiz firmadan temin edebiliriz, pazarlık gücümüz artar” diye konuştu. Katılımcılar ayrıca sokak sütünün yasaklanmasını da istedi.  

Detaylar...

10. YÖREX DANIŞMA KURULU TOPLANDI
Türkiye’nin en çok sevilen fuarı YÖREX’in hazırlık çalışmaları başladı. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 10’uncusu 23-27 Ekim 2019 tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında yapılan toplantıya, ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı, ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan, TSE Akdeniz Bölge Koordinatörü Hasan Demirtaş, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Semra Bekar, Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, Gıda ve Orman Müdür Yardımcısı Gökhan Karaca, Konyaaltı Belediye Başkan Yardımcısı Tuğba Erke Bostan, Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Kaçmaz, MATSO, BAİB, TURSAB, AESOB, KUTSO, Kumluca Ticaret Borsası, KOSGEB, ANSİAD, ATAV, Antalya Rehberler Odası, BAKA, Akdeniz Üniversitesi, MAKÜ, POYD, AKTOB, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü’nden temsilciler katıldı. BU MARKAYI BİRLİKTE BÜYÜTTÜK ATB Başkanı Ali Çandır, bu yıl YÖREX’i 10’uncu kez düzenleyeceklerini belirterek, “Bu markayı birlikte büyüttük” dedi. YÖREX’in ardından yöresel ürünlerin daha çok bilinir ve ticarete konu olur hale geldiğini belirten Çandır, “Her geçen yıl üstüne koyarak gerçekleştirdiğimiz yöresel ürün kapsamlı faaliyetlerimizin bizlerde bıraktığı en dikkat çekici tortu, doğru bir iş yaptığımıza dair öz güvenimizi artırmak olmuştur. Bu duygu hepimizin yöresel ürünlerle ilgili çalışma motivasyonumuzu artırmıştır” diye konuştu. 10 BİN METREKAREDE RENGARENK TÜRKİYE Anadolu’nun 12 bin yıllık birikimi sayesinde yurdun dört bir yanında binlerce yöresel ürün bulunduğunu ve bunların ekonomiye kazandırılmayı beklediğine dikkat çeken Çandır, YÖREX’in önemli bir kıvılcımı ateşlediğini vurguladı. Antalya’nın markası haline gelen YÖREX’e bütün kurumların sahip çıktığını kaydeden Çandır, “Biz 10 bin metrekarede rengarenk bir Türkiye oluşturma gayretindeyiz. Bu başarı hepimizin gayretleriyle oluyor. Yine sizin desteklerinizle bu yıl YÖREX’in 10’uncusunu daha renkli ve yüksek katılımlı gerçekleştireceğimize inanıyorum. Katılımın ve desteğiniz nedeniyle teşekkürler” diye konuştu. ANADOLU’NUN PEYNİRLERİ YÖREX’TE OLACAK Bu yıl YÖREX’te TOBB’un katkılarıyla yerel üretici ve firmaların ulusal ve yerel market zincirlerinin tedarikçileriyle yüz yüze görüşebileceğini kaydeden Çandır, kalkınma ajanlarının destekleriyle coğrafi işaretler konulu paneller ve tecrübe paylaşımı etkinleri düzenleneceğine dikkat çekti. Coğrafi işaretli ve coğrafi işaret başvurusunda bulunmuş peynirlerin sergileneceği özel bir alan oluşturulacağını bildiren Çandır, “Bu alanda peynir atölyesi, söyleşiler, sergi ve tadım etkinlikleri gerçekleştireceğiz” dedi. YÖREX’E KATILIMCI İLGİSİ YÜKSEK YÖREX’e katılımların devam ettiğini belirten Çandır, şu an için fuara 77 il, 19 kalkınma ajansı ve 500’ün üzerinde katılımcının yer aldığını bildirdi. Çandır, Türkiye’nin en çok sevilen fuarı YÖREX’e bu yıl ziyaretçi rekoru beklediklerini bildirirken, “Ziyaretçilerinde bu yıl en sevilen fuar olan YÖREX’e yüksek düzeyli ilgi göstereceklerini bekliyoruz” dedi. TURİST GÖRMEDEN GİTMESİN Yöresel ürünlerin memleket meselesi olduğunun altını çizen ATB Başkanı Ali Çandır, “1980’den sonra bize dayatılanları tüketmeye, kendimize ait ürünleri unutmaya başladık. Bu nedenle çocuklarımızı mutlaka yöresel ürünlerle buluşturalım istiyoruz. Gerek milli eğitim, gerekse üniversitelerimiz kanalıyla çocuklarımızı bu fuara bekliyoruz” dedi. KÜLTÜR TURLARI DÜZENLENSİN YÖREX’i turistin mutlaka görmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Maalesef yurt dışından gelen misafirlerimizi YÖREX’te çok fazla göremiyoruz. Dünyada yöresel ürünler, coğrafi işaretli ürünler turizmin önemli bir parçası ama biz bunun henüz farkında değiliz. Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta, Mardin’de yerel yönetimler, tarım, turizm müdürlükleri bu tarz etkinliklere turisti çekiyor. Biz Türkiye’ye damga vurmuş bir etkinlik yapıyoruz turisti göremiyoruz. Yerel yönetimler bu konuda daha aktif rol almalı. Antalya’da YÖREX Altın Portakal’dan sonra ikinci büyük marka. Bunu el birliğiyle daha yükseklere taşımalıyız. Belediyelerimizden kültür turlarını YÖREX’e yapmalarını bekliyoruz” dedi. Çandır, ulusal ve yerel basının başından beri YÖREX’i desteklediğini belirterek, “Gazetecileri arkadaşlarıma da buradan teşekkür ediyorum” dedi. Toplantıya katılınlar, YÖREX’in Antalya’nın hatta Türkiye’nin en önemli markası haline geldiğini belirterek, fuara her türlü desteği vereceklerini bildirdi.  

Detaylar...

“ANTALYA, ZEYTİNYAĞINI TANITMALI”
Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) düzenlediği Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil Bülbül başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya, ATB Meslek Komitesi üyelerinin yanı sıra Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, merkez ve ilçelerde zeytin üretici ile zeytinyağı fabrikası işletmecileri katıldı. Zeytin hasadı öncesinde yapılan toplantıda, zeytin ve zeytinyağının maliyetleri, fiyatı, pazarlanması ile zeytinyağındaki markalaşma çalışmaları gündeme geldi. Katılımcılar, zeytin ve zeytinyağı envanterinin çıkarılması, Antalya zeytinyağlarının tanıtımının yapılmasını istedi. BORSA ÖNCÜLÜK EDİYOR ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya Ticaret Borsası’nın kentin tarımsal faaliyetlerinin değer bulması için yoğun şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, üyelerinin her türlü sorununa çözüm için sektörü bir araya getirdiğini kaydetti. Hasat öncesinde zeytin ve zeytinyağı sektörünün temsilcilerini bir araya getirdiklerini belirten Bülbül, burada gündeme gelen konular ve önerilerin sektörün geleceği için önemli olduğunu vurguladı. ZEYTİNYAĞINDA AFRİN SORUNU Toplantıda söz alan Büyükakça Zeytinyağ Fabrikası sahibi Zafer Tan, geçen yıl kuraklık ve Akdeniz sineği nedeniyle zeytin kalitesinin düşük olduğunu belirtirken, bu yıl kalitede sıkıntı olmadığını vurguladı. Afrin’den getirilen zeytinyağının iç piyasada fiyatı düşürdüğünü bildiren Zafer Tan, “Üretici para kazanmazsa bu işi bırakır. Gazipaşa’da zeytin bahçeleri avokado bahçesine dönüşüyor. Çünkü avokado, muz, mango daha az maliyetli ve daha iyi para kazandırıyor” dedi. YÖREX’TE TANITALIM Ulu Zeytinyağı Fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, 3 yıl arka arkaya zeytinde “var” sezonu yaşandığını bildirdi. Antalya’nın yağ kalitesinde iyi bir noktada olduğunu vurgulayan Fettahoğlu, ancak zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin bilinmediğine dikkat çekti. Fettahoğlu, “Zeytin ve zeytinyağında gerçek bir rekolte rakamına ulaşamıyoruz. Antalya’da ne kadar zeytin ağacı var bilinmiyor. Çeşitlerini de bilmiyoruz. Ne kadarı sofraya ne kadarı yağa gidiyor onu da bilmiyoruz dolayısıyla zeytinyağının miktarını da bilmiyoruz. Antalya artık Ayvalık’tan fazla yağ üretiyor” diye konuştu. Fettahoğlu, Antalya’nın zeytinyağı varlığıyla bilinmediğine dikkat çekerken, bu kadar üretimin yoğun olduğu bir kentin zeytinyağı varlığının tanıtılması gerektiğini söyledi. Gıda fuarlarında Antalya zeytinyağının tanıtılmasını öneren Fettahoğlu, Borsa’nın öncülüğünde 23-27 Ekim’de ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te Antalya zeytin ve zeytinyağlarından oluşan bir standın açılması istedi. Fettahoğlu, bunun iyi bir tanıtım platformu olduğunu ifade etti. MASADA ARTIK ANTALYA VAR Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, zeytin ve zeytinyağı sektörünün ortak hareket etmesi gerektiğini kaydederken, “Zeytinyağı sektörü masasında artık Antalya var. Ya eskisi gibi devam edeceğiz ya da birlikte hareket edip markalaşma yoluna gideceğiz” dedi. BU YIL KALİTE İYİ Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, geçen yıl zeytinyağı rekoltesi ve kalitesinde Akdeniz sineği nedeniyle sıkıntı olduğunu anımsatırken, bu yıl verim ve rekoltede sıkıntı olmadığını bildirdi.  

Detaylar...

ENFLASYONDA İYİLEŞME İKİ AY DAHA SÜRER
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ağustos ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Ağustos ayında tüketici enflasyonunun (TÜFE) beklentinin çok altında aylık yüzde 0.86, yıllık ise yüzde 15.01 ilan edildiğini belirten Çandır, enflasyonun geçen yılın aynı ayında yüzde 2.30 olduğunu anımsattı. BÖLGEDE YILLIK ENFLASYONU TURİZM YÜKSELTTİ Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz’de tüketici enflasyonunun aylık yüzde 0,59 ile ülke ortalamasının altında ilan edildiğini kaydeden Çandır, yıllıkta ise yüzde 15,82 ile ortalamanın üzerinde ilan edildiğini bildirdi. Çandır, “Böylece bölgemiz aylık olarak 26 bölge içinde 19’uncu, yıllıkta ise 14’üncü sırada yer almıştır” dedi. Ana harcama kalemlerine göre Batı Akdeniz’de tüketici enflasyonunun genel olarak ülke ortalamasının altında seyrettiğini belirten Çandır, “Ancak eğlencedeki yüzde 1.21’lik ve haberleşmedeki yüzde 0.63’lük bölgemiz enflasyonları ülke ortalamasının çok üzerinde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan yüzde -2.07’lik giyim ve ayakkabı ile yüzde 0.31’lik eğitim kalemlerindeki bölge enflasyonlarımız ülke ortalamasının çok altında ilan edilmiştir” dedi. Çandır, Ağustos ayında eğlence ve haberleşme kalemlerindeki yüksek artışın turizm hareketliliğine bağlı olduğunu bildirirken, “Ancak ülkemizde yüzde 4,26’lık aylık eğitim enflasyonuna karşılık bölgemiz eğitim enflasyonunun yüzde 0,31’de kalması, bölgemiz özel eğitim kesimi açısından dikkat çekicidir” dedi. ÜFE’NİN SEYRİ DÖVİZE BAĞLI Yurt içi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) Ağustos ayında yüzde 13.45 olarak ilan edildiğini, bu rakamın geçen yıl 21.66 olduğuna dikkat çeken BAGEV Başkanı Çandır, “Geçen yıl Ağustos ayında yaşanan yüzde 6,60’lık rekor artışın bu ayki enflasyon hesabından çıkması ve yerine yüzde -0,59’luk rakamın hesaba girmesiyle yıllık geçen ay yüzde 21,66 olan üretici enflasyonu bu ay yüzde 13,45’e gerilemiştir. Baz etkisi olarak bilinen bu düşüşün sürdürülebilir nitelikte olması büyük ölçüde döviz hareketliliğine bağlı olacaktır. Bu düşüşte baz etkisinin yanı sıra sepetteki ağırlığı yüzde 90’a yakın olan imalat kalemindeki yüzde -1,01’lik düşüşün de belirleyici rolü olmuştur” değerlendirmesinde bulundu. Üreticinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Başkan Çandır, özellikle enerjideki artışın üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Çandır, şunları kaydetti: “Üretici kesimin özellikle girdi kalemlerindeki ciddi fiyat artışlarını henüz fiyatlarına yansıtamamış olması Yİ_ÜFE’nin gelecekteki seyri bakımından bir risk teşkil etmektedir. Çünkü başta tarım olmak üzere tüm sektörlerde yaşanan girdi ve iş gücü maliyetlerindeki yüksek artışlar üretici kesimi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Nitekim son birkaç aydır enerji kaleminde görülen artış, üretimi olumsuz etkilemekte ve sektörümüzde sıklıkla görülmeyen olayların da artmasına neden olmaktadır. Öyle ki yüksek maliyetler sonrası tarımda sahte ilaç ve gübre olaylarında ciddi bir artış görülmektedir. ANLIK İYİLEŞME Baz etkisi nedeniyle enflasyonda geçen ay itibariyle başlayan bu geçici ve anlık iyileşmelerin önümüzdeki iki ayda da yaşanacağını kaydeden Çandır, “Ancak bu yılın son iki ayı ve önümüzdeki yılda ise söz konusu baz etkisi büyük ölçüde ortadan kalkacak ve bazı aylarda tersine etkide bulunabilecektir” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİR FAİZ KARARI BEKLENTİSİ Enflasyondaki bu düşüşün 12 Eylül’de açıklanacak faiz kararında indirime olanak verebileceğini bildiren Çandır, “Ancak burada yaşanabilecek en büyük risk, indirimde aşırıya kaçılması halinde karşılaşılabilecek kontrolsüz maliyetlerdir. Dövizde yaşanabilecek bir sıçrama, faiz tekrar yükseltilse bile bugünkü seviyeyi yakalamayacaktır. Dolayısıyla ekonominin ve piyasaların gerçekleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir faiz kararını beklemekteyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR`DAN 30 AĞUSTOS MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı: “30 Ağustos Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin unutulmaz zaferidir. Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine halk seferberliğinin en güzel örneği olan büyük taarruz bir milletin diriliş hikayesidir. İmkansızlıkların imkana dönüştürüldüğü kahramanlık mücadelesidir. Anadolu topraklarında kalma kararlılığımızı dünyaya gösterdiğimiz destandır. Ordusu dağıtılmış, silahları elinden alınmış, imkansızlıklar içerisinde olan bir milletin, bağımsızlığa olan inancı ve bu ruhu dirilten Önder’i sayesinde kazanılan büyük zafer, Cumhuriyetimizin temel taşlarını da döşemiştir. Yokluklar içerisindeki bir milletin büyük devletlere karşı dimdik durabileceğini gösteren 30 Ağustos zaferi, mazlum milletler için de bağımsızlık mücadelesinin meşalesini yakmıştır. Türk ordusunun düşmana büyük darbe vurduğu gün olan, bu topraklarda kalma senedimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97’nci yılını kutluyorum. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve vatan uğruna canını feda etmiş şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB toplantı salonunda yapıldı. Meclis üyelerinin yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Başkanı Ali Çandır konuşma yaptı. Tarımın zor zamanların dayanıklı sektörü olduğunu ancak 2016 yılından bugüne ciddi anlamda yıprandığını kaydeden Çandır, “Toplumumuzun ve karar vericilerimizin tarımın sadece bir ekonomik faaliyet olmadığı gerçeğini unutmamasını bekliyoruz. Çünkü tarım sadece medeniyetler tarihiyle eşdeğer ve üretimden ibaret değildir. Aynı zamanda sosyal, kültürel ve politik bir faaliyettir” diye konuştu. Stratejik kabul edilen tarımın yıllardır toprak ve insan kaynağı kaybı ile karşı karşı kaldığını belirten Çandır, “Ciddi meblağlara ulaşan tarımsal destek ve teşvik ödemelerinin de bu dayanıklılık kaybına engel olma özelliği giderek azalmaktadır” dedi. DESTEK VE TEŞVİKLER İSTENEN SONUCU VERMİYOR Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı çiftçi destek beklenti anketinin sonuçlarını paylaşan ATB Başkanı Çandır, “Bakanlığın anketine göre üreticilerin yaygın olarak faydalandığı mazot-gübre desteğinde yüzde 82, fark/prim desteğinde yüzde 71, iyi tarım uygulamaları desteğinde yüzde 55, sertifikalı tohum desteğinde yüzde 62 ve süt prim desteğinde ise yüzde 77 düzeyinde memnuniyetsizlik hakimdir” dedi. İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından yayınlanan Türkiye ve AB Tarım Sektöründeki Güncel Gelişmeler raporunda da benzer sonuçların ortaya çıktığına işaret eden Çandır, raporda yapılan düzenlemelerin ve desteklemelerin ekonomik etki analizlerinin yapılmadığı, destekler ve teşviklerin çok yüksek bütçelere sahip olmasına rağmen beklenen sonuçları vermediği sonuçlarının çıktığını vurguladı. Çandır, “Bakanlık ve diğer kurumların konuyu fark etmesinin bu türden sorunların çözüme kavuşturulması için doğru bir adım olmuştur. Nitekim önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan 3.Tarım ve Orman Şurası ile 11. Kalkınma Planı’ndaki tarım bölümü bizleri umutlandırmıştır. Dileğim o dur ki, yapılacak olan tarım şurası bir taraftan katılımcı bir anlayışla sorunlara çözüm önerileri üretirken diğer taraftan da önümüzdeki dönemde küresel rekabete uyumlu bir sektör rotası belirleyebilir” diye konuştu. Tarım sayımından arazilerinin korunmasına, sözleşmeli üretimin özendirilmesinden üretimin artırılmasına, hayvancılığın geliştirilmesinden soğuk zincir lojistik alt yapısının iyileştirilmesine, coğrafi işaretlerin desteklenmesinden üretici örgütlerinin geliştirilmesine kadar birçok hedefin yer aldığı 11. Kalkınma Planı’nın kentin tarımını doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Çandır, “Bu başlıkların plandaki hedeflere uyumlu icraatlarla desteklenmesi en büyük beklentimizdir” dedi. MUZ UYARISI Konuşmasında muz üretimini değerlendiren Ali Çandır, muzda son beş yılda yatırım iştahının arttığına dikkat çekti. Örtüaltı muz üretiminde 2014 yılından itibaren hızlı ve istikrarlı bir büyüme gerçekleştiğini kaydeden Çandır, “2018 yılında ülkemiz muz üretiminin yüzde 33’ünü gerçekleştiren kentimizde 160 bin tonun üzerinde bir üretim yapılmıştır. Bu rakamın yüzde 48’i yani 78 bin tonu örtüaltında üretilmiştir. Üretim artışıyla birlikte ülkemiz muz ithalatı da hızla azalmıştır. 2018 yılı itibariyle muz ithalatımız 67 milyon dolara ve 100 bin ton seviyesine inmiştir. Muz ithalatımız Manavgat başta olmak üzere yapılan yeni örtüaltı alanların üretime geçmesiyle daha da azalacaktır” bilgilerini paylaştı. Çandır, artan maliyetler nedeniyle doğu ilçelerinde meyveciliğe yönelme olduğunu, ancak muzda, gerek üretim gerek çeşit seçimi konusunda bazı problemler yaşandığını bildirdi. Narda da benzer nedenlerle uyarılarda bulunduklarını anımsatan Çandır, muzda da aynı sorunların yaşanmaması için planlama ve çeşit seçiminin önemine dikkat çekti. Çandır, “Eğer muzdaki stratejimiz yurtiçi tüketimi karşılayacak bir yerli üretimse arz kapasitemizi buna göre belirlemeliyiz. Stratejimiz küresel rekabete uyumlu yani ihracat potansiyeline sahip bir üretimse o takdirde arz kapasitemizi bu projeksiyona göre belirlemeliyiz” dedi. 800 bin ton civarında olan muz tüketiminin 500 bin tonunu yerli üretimden karşılandığını bildiren Ali Çandır, “Son 5 yıldaki büyüme hızımızı düşünürsek 2-3 yıl gibi kısa bir süre içerisinde tüketimin büyük bir bölümünü yerli üretimle karşılayabileceğiz. Bu üretimin kalite ve çeşit standartları ile maliyet performansı, iç tüketim ve ihracat potansiyelimizi ortaya çıkaracaktır. Yüksek gümrük duvarlarıyla korunmakta olan muzun geleceği ise sözünü ettiğim standartlar ve rekabet gücüne bağlı olacaktır” diye konuştu. YÖREX DAVETİ Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i bu yıl 23-27 Ekim tarihlerinde ANFAŞ’ta düzenleyeceklerini belirten Çandır, 81 ilin fuarda yer alması ve daha fazla ürünün tüketicilerle buluşturulması için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Çandır, üreticiler, ticaret erbabı ve kurumları yörelerine ait ürünleri tanıtmaları, ticaretlerini artırmaları ve yeni müşteriler kazanmaları, coğrafi işaretli ürünler piyasasını yerinde görmeleri, yeni fikirler edinmeleri ve profesyonellerle yüz yüze görüşmelerde bulunmaları için YÖREX’e davet etti. İklim değişikliğinin ülke ve Antalya’yı doğrudan ilgilendiren bir konu olduğunu belirten Çandır, “Özellikle son yıllarda bir taraftan doğal afetlerle yok olan diğer taraftan da insan eliyle yok edilen ormanlarımız, çevre ve doğal hayatımız gelecek için bizleri endişeye sevk etmektedir. Son yapılan araştırmalara göre Batı Akdeniz Bölgemizde ciddi orman kayıpları söz konusudur. Antalya’mız da bu kayıplarda maalesef başı çekmektedir” diye konuştu. 17 Ağustos depremini anımsatarak Antalya’nın birinci derece deprem kuşağında yer aldığına dikkat çeken Çandır, “Bildiğiniz gibi tarihte kentimizde yaşanan depremler medeniyet batıran depremler olarak anılmaktadır. Kent bilincimizi geliştirirken bu özelliğimizi de dikkate almamız gelecek kuşaklarımızın esenliği bakımından önem taşımaktadır” dedi. Çandır, konuşmasında batı bölgelerinde uzun süreli yaşanan orman yangınlarının üzücü olduğunu belirtirken, “Kaz Dağları örneğinde olup bitenler ise hepimizin nefretini uyandırmaktadır” dedi. Çocuk ve kadın katliamlarını “insanlık tarihinin en rezil olayları” olarak değerlendiren Çandır, Emine Bulut cinayeti nezdinde katliama uğrayan bütün kadınları rahmetle andı. Ali Çandır, “Bu katliamı yapan canileri de en şiddetli şekilde kınıyorum” dedi. Antalyaspor ve Alanyaspor’un Süper Lig’deki başarılarının herkesi gururlandırdığını kaydeden Çandır, “Her iki kulübümüze de başarılı bir sezon geçirmelerini diliyorum. Antalyasporu’muzun Denizlispor karşılaşmasındaki bilet gelirlerini merhum Emine Bulut’un kızının geleceği için bağışlamasıysa bizlerde daha üst bir gurur kaynağına dönmüştür” dedi. Çandır, 97 yıl evvel Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında Türk milletinin azim ve kararlılığıyla 30 Ağustos Büyük Taarruz kazandığını belirtirken, “Büyük zaferle bağımsızlığımıza hayatımızdan çok daha fazla önem verdiğimizi bir kez daha bütün dünyaya kanıtladık. Vatan uğruna canını feda eden şehitlerimizi ve gazi olarak aramızdan ayrılan kahramanları rahmetle ve minnetle anıyor, hayatta olanlara sağlıklı ömürler diliyorum” diye konuştu. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

ÇANDIR’DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın Kurban Bayramı mesajında şunları kaydetti: “Bayramlar birleştirir, güzelleştirir. Sevinci, mutluluğu, elindekini paylaşma günleridir bayramlar. Yardımlaşma ve dayanışmanın en üst seviyede yaşandığı özel günlerdir. Dünyanın en güzel topraklarında yaşıyoruz. Binlerce yıl medeniyetlere beşiklik etmiş Anadolu’nun mirasını taşıyoruz. Dil, din, ırk farkı gözetmeksizin herkesi kucaklamış, kültürleri yoğurmuş bu topraklar, bizim en büyük zenginliğimiz. Bu zenginliğimiz gelecek kuşaklara bırakacağımız en büyük emanetimiz. Bayramın manevi atmosferini ailemizle, akrabalarımızla, dostlarımızla, muhtaç ve kimsesizlerle paylaşalım. Güzellikler paylaşıldıkça büyür. Kırgınlıkları, dargınlıkları bir yana bırakalım, daha fazla kucaklaşalım. Çatışma yerine birlik beraberlik içerisinde yaşayalım. Barışın dili iyidir. Ekonomik kalkınmamıza odaklanalım. Birlikte çalışarak, birlikte üreterek başarabiliriz. Bu duygularla Antalyalıların, Türk milletinin, tüm Müslümanların Kurban Bayramı’nı kutluyor, birlik ve beraberlik içerisinde mutlu bir Bayram geçirmeyi diliyorum.”  

Detaylar...

ENFLASYONDA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Temmuz ayı tüketici enflasyonunun (TÜFE) aylık yüzde 1.36, yıllık enflasyonun ise yüzde 16.65 ilan edildiğini bildiren Çandır, Temmuz ayı fiyat artışlarının piyasa beklentileriyle paralel gerçekleştiğini kaydetti. Burdur, Antalya, Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz`de tüketici enflasyonunun aylık yüzde 1.47, yıllık yüzde 17.43 rakamlarıyla ülke enflasyonun üzerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Ali Çandır, Batı Akdeniz’in 26 bölge içerisinde aylıkta 10. sırada, yıllıkta 23. sırada yer aldığını belirtti. Çandır, "İlan edilen bu rakamların her ne kadar beklentiler düzeyinde gerçekleştiğini ifade etsek de geçmiş yıllar ortalamalarına baktığımızda, gerek aylık gerek yıllık olarak son 15 yılın en yüksek enflasyonlarını yaşamaya devam etmekteyiz" dedi. ULAŞTIRMA VE KONUT ARTIRDI Batı Akdeniz tüketici enflasyonunu belirleyen sepetteki 12 ana harcama grubunda aylık bazda en yüksek artışın yüzde 4.06 ile ulaştırmada görüldüğünü belirten Çandır, konutta yüzde 3.58, ev eşyasında yüzde 2.49, eğlence ve kültürde yüzde 1.94 ve lokanta-otellerde yüzde 1.88 artış yaşandığını kaydetti. Çandır, "Bu ana grupları geçtiğimiz yıl Temmuz ayına ait gerçekleşmelerle kıyasladığımızda özellikle ulaştırma ve konuttaki 4 kat düzeyindeki artışlar bölgemiz enflasyonunu artırmıştır. Düşüş gösteren gruplar ise yüzde 5.76ile giyim-ayakkabı ve yüzde 0.39 ile gıda-alkolsüz içecekler olmuştur" dedi. ÜFE`NİN DÜŞÜRÜLMESİNİN İKİ YOLU Temmuz ayı üretici enflasyonunu da değerlendiren BAGEV Başkanı Çandır, ÜFE`nin aylık yüzde 0,99 düşüş ile son 15 yılın en düşük aylık gerçekleşmesi olduğunu bildirdi. Çandır, ÜFE`nin yıllık yüzde 21.66 ilan edildiğini kaydetti. Üretici enflasyonunun gerilemesine rağmen üretici ile tüketici enflasyonları arasındaki makasın açık kalmaya devam ettiğini söyleyen Çandır, şunları kaydetti: "Özellikle sepet içerisindeki ağırlığı yüksek olan gıda grubunun, mevsim etkisi dışında da düşmesi ve üretici ile tüketici arasındaki açılan makası kapatabilmesi için iki yol var. Ya üretici maliyetlerinin bir bölümünü daha tüketiciye yansıtacak ya da üretimde kullanılan girdi fiyatları düşürülecek. Bunun için devletin özellikle tarımsal üretimde kullanılan girdilerin düşürülmesinde şimdiden önlem alması gıda grubundaki enflasyonun kalıcı olarak düşmesini sağlayacaktır." ÇEKİRDEK ETKİSİ Enflasyonun seyrini belirleyen çekirdek enflasyonun aylık yüzde 2,10 ve yıllık yüzde 16,20 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu gerçekleşme çekirdek enflasyonun halen yüksek seyrini korumaya devam ettiğini göstermektedir" dedi. 3 AY DÜŞÜŞ YAŞAYACAĞIZ Ali Çandır, önümüzdeki 3 ay boyunca geçen yıl yaşanan yüksek enflasyonların baz etkisiyle enflasyonda bir düşüş yaşanacağını bildirdi. Çandır, "Fakat, Temmuz ayı başında elektriğe yapılan zam, KDV ve ÖTV indirimlerinin sona ermesi ile yapılan zamlar, yüksek maliyet enflasyonunun yanına bir de iç talepte sert daralma yaşanmasına neden olmaktadır" diye konuştu.  

Detaylar...

BAKAN VARANK’A YÖREX DAVETİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB Reel Sektör ArGe Uygulama Daire Başkanı Fatih Soysal, Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan ile birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank`ı ziyaret etti. Bakanlık makamında gerçekleşen ziyarette Çandır, Yöresel Ürünler Proje hakkında Bakan Varank’a bilgi verdi. 12 bin yıllık geçmişe sahip Anadolu’nun el emeği göz nuru ürünlerini YÖREX çatısı altında bir araya getirdiklerini ve ziyaretçiyle buluşturduklarını kaydeden Çandır, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında YÖREX’in oynadığı rolü anlattı. Kırsal kalkınma, yerinde istihdamın önemine işaret eden Çandır, kalkınma ajanslarının YÖREX’e verdiği destek nedeniyle Bakan Varank’a teşekkür etti. Çandır, TOBB’un da desteğiyle bu yıl 10’uncusu ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek YÖREX’e Bakan Varank’ı davet etti. BAKAN VARANK’TAN YÖREX’E DESTEK Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemine işaret eden Bakan Mustafa Varank, Yöresel Ürünler Projesi’ni hayata geçiren Başkan Çandır’a teşekkür etti. Kalkınma ajanslarının da kırsal kalkınma ve yerinde istihdam konusuna öncelik verdiğini belirten Varank, yöresel ürünlerin yerel ekonomiyi harekete geçirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, kalkınma ajanslarının YÖREX’e olan desteğinin bu yıl da devam edeceğini bildirdi. Ziyarette Başkan Çandır, Bakan Varank’a coğrafi işaretli Döşemealtı Halısı ile 9’uncu YÖREX kataloğu hediye etti.  

Detaylar...

ATB TEMMUZ MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2019 yılının ilk yarısını geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştıran Çandır, rakamların hiç de iç açıcı olmadığını belirtti. Geçen yılın ilk 6 ayında yüzde 6’dan fazla büyüyen ekonominin, bu yılın ilk 6 ayında yaklaşık yüzde 2 küçüleceği, 2019 yılı toplamında ise yüzde 1’den fazla bir küçülme yaşayacağının beklendiğine dikkat çeken Çandır, tarım sektörünün ekonomi ve istihdamın daha da kötüye gitmesini engellediğini vurguladı. Çandır, “Bu durumun örneklerini geçmiş yıllarda birçok kez gördük. Örneğin; ekonomimiz yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,6 küçüldüğünde tarım sektörümüz yüzde 2,5 oranında büyümeyi başarmıştı. Yani tarım sektörü, bir kez daha kötü zamanların dayanıklı ve zor koşullara rağmen büyümeyi başaran sektörü olmuştur. İkinci çeyrekte de genel ekonomik büyüme beklentisi küçülme yönündeyken, sektörümüz hala büyümesini devam ettirme azmindedir” diye konuştu. TARIMA GÜVENİN 2019 yılı 2. çeyreğinde tarımın yüzde 3 civarında büyüyeceğinin öngörüldüğünü bildiren ATB Başkanı Çandır, şunları söyledi: “Yılın ikinci yarısında ise geçen yılki ortalama olan yüzde 1,3’lük büyümeden daha iyi bir performans ile yüzde 2’ye yakın bir büyüme beklemekteyiz. Böylece 2019 yılını Türkiye’deki küçülmeyi azaltan bir performansla, yaklaşık yüzde 3’lük bir büyüme ile tamamlayacağımızı öngörmekteyiz. Buna karşılık genel ekonomik büyümede ise; 2. çeyrekteki küçülmenin 1. çeyreğe göre azalan eğilimle de olsa devam edeceğini beklemekteyiz. Yani yılın 2. yarısında geçen yıla göre daha iyi bir büyüme performansı göstereceğimizi düşünüyoruz. Hatırlarsanız geçen yıl yüzde -1,2’lik bir küçülme yaşamıştık. Bu yıl ise geçen yılki küçülmeye karşılık ortalama yüzde 1,5’lik büyüme yaşayacağımızı, yılı da yüzde 1 civarında küçülmeyle tamamlayacağımızı tahmin etmekteyiz.” Ülke gelişimine pozitif etkide bulunan tarımın çok daha fazla önemsenmesi gerektiğini dile getiren Çandır, “Uzun yıllardır stratejik sektör olmasını dilediğimiz tarımı; koruyacak ve geliştirecek icraatlar ivedilikle uygulamaya konulmalıdır. Zor ekonomik koşulların hafifletilmesinde tarıma güvenilmelidir” dedi. TARIM BÜYÜRSE ANTALYA BÜYÜR Bitkisel ve hayvansal üretim değerlerinin son 19 yıllık büyüme seyrinin tarımın nasıl bir baskı altında olduğunun fotoğrafını verdiğini kaydeden Çandır, bitkisel üretim değerindeki büyümenin kaynağının 90’lı yıllardaki örtüaltı tarımda yaratılan başarı hikayesi olduğunu vurguladı. Çandır, 2000’li yıllarda başarı hikayesinin geliştirilemediğini, derinleştirilemediğini ve yaygınlaştırılamadığını ifade etti. Çandır, “Bunun kaçınılmaz sonucu olarak 19 yılın sadece 8’inde Türkiye bitkisel üretim değeri büyümesinin üzerinde büyüme sağlayabildik. Halbuki 90 yıllardaki büyüme performansımız bundan daha iyiydi” dedi. Aynı dönemde hayvansal üretim değeri büyüme performansının bitkisel üretimden daha kötü olduğunu söyleyen Çandır, “Kentimiz sadece 4 kez Türkiye hayvansal üretim değeri büyümesinden daha yüksek bir büyüme kabiliyeti göstermiştir. Halbuki kentimiz uzun yıllar boyunca küçükbaş hayvan varlığında söz sahibi kentlerden biri olmuştur. Önümüzdeki dönemde bitkisel ve hayvansal üretim değeri büyümesinde, Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyümeyi başarmalı ve sürekli hale getirmeliyiz. Bunu daha önce başardık, tekrar başarabiliriz. Bu beklentim sadece sektörümüz için değildir. Hep söylüyoruz; tarımdaki yüksek büyümeler, kentimizin merkezinden en ücra köşesine kadar her yerine doğrudan nüfuz etmekte ve yayılmaktadır. Yani sektörümüzdeki büyüme, kent ekonomisinin de büyümesine doğrudan ve yüksek oranda yansımaktadır.” Antalya’nın 2000’li yıllardaki en yüksek tarım büyümesini 2010 yılında başardığını, aynı dönemde kentin milli gelirindeki en yüksek büyümesinin de 2010 yılında gerçekleştiğini bildiren Çandır, “Yani rakamlar gösteriyor ki, sektörümüz kent ekonomisini büyütür. Bu nedenle diyoruz ki tarım büyürse Antalya büyür” dedi. TARIMIN İHRACATA ETKİSİ Tarımın ihracat rakamlarına etkisine dikkat çeken Çandır, 2006-2019 döneminde Antalya’nın toplam ve tarımsal ihracatının dalgalı bir seyir izlediğini, bu dönemde büyüme hızının yavaşladığını söyleyen Çandır, “14 yıllık bu dönemin sadece 5’inde Antalya toplam ihracat büyümesi, ülkemiz ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Buna karşılık kentimizin tarımsal ihracat büyümesi ise 7 kez ülke ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. İhracat büyümemizi artırmanın 2 temel unsuru var. Bunlardan ilki standartlara uyumdur. İkincisi ise üretim kapasitemizi standartlara uyumlu olarak artırmaktır” diye konuştu. Antalya’da tarım ve toptan ticaretin, faaliyetlerini yürütebilmesi için kullandığı kredilerin önemini belirten Çandır, 2013-2019 döneminde Antalya’nın kullandığı nakdi kredilerin ülke nakdi kredilere oranının 3’ten yüzde 3,5’in üzerine çıktığını bildirdi. 7 yıllık dönemde tarımsal kredilerin, Antalya’da yüzde 183 artarken Türkiye’de yüzde 147 arttığını kaydeden Çandır, toptan ticaret kredilerinin aynı dönemde Antalya’da yüzde 155 ve Türkiye’de ise yüzde 109 arttığını belirtti. Çandır, “Bu gerçekleşmeler bize göstermektedir ki, Antalya tarımı ve toptan ticaret sektörleri ciddi bir öz finansman eksiği içerisindeler ve buna rağmen büyümek istemektedirler” dedi. BORCUNA SADIK ANTALYA Konuşmasında çek kullanımını da değerlendiren Çandır, “2015-2019 döneminde ibrazından ödenen çek tutarları büyümesinde Antalya’mız 2017 yılından itibaren Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme göstermektedir. Yani bir taraftan ticaretini daha fazla artırırken diğer taraftan da borcuna ve taahhüdüne sadık davranmıştır. Bu sadakatin kentimize ait temel bir özellik olduğunu yıllardır dile getiriyorum. Nitekim aynı dönemde karşılıksız çek tutarları büyümesinin ülkemiz ortalamasının altında kaldığını da görmekteyiz. Kurulan ve kapanan şirket eğilimlerinde ülkemiz ile benzer bir durum yaşamaktayız. 2011-2019 dönemindeki eğilimlere baktığımızda, genellikle Türkiye ortalamasıyla paralel bir eğilim görüyoruz. Yani genel ortalamaya uyumlu bir şirket hareketliliğimiz söz konusudur” dedi. TARIM ENFLASYONUN SORUMLUSU GÖSTERİLEMEZ Antalya’nın en önemli ürün kalemlerinden olan yaş meyve sebzedeki fiyat yükselişinin enflasyonun birinci nedeni olarak gösterildiğine dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, bunun son derece haksız, nesnel verilerden uzak bir yanılgı ya da hedef saptırma girişimi olduğunu ifade etti. 2011-2018 dönemini kapsayan 8 yılda sadece 2015 yılında tarımsal üretici enflasyonunun diğer enflasyonların üzerinde gerçekleştiğini belirten Çandır, şunları kaydetti: “Geriye kalan 7 yılda da tarım enflasyonu, özellikle yurtdışı ve yurtiçi üretici enflasyonlarının altında kalmıştır. Hatta bu 8 yılın 5’inde tüketici enflasyonunun da altında kalmıştır. Hal böyleyken tarımın enflasyonun baş sorumlusu olarak gösterilmesi hepimizi derinden üzmektedir. Çünkü katlandığımız girdi maliyetleri, sadece bir yılda ortalama yüzde 60’ın üzerinde artmıştır ve biz bu maliyet yükünün en az yarısını hala üstümüzde taşımaktayız. Tüketiciye yansıtamadığımız maliyet yükünü taşımaya çalışırken ve nesnel gerçekler ortadayken, hala sektörümüzün enflasyonun baş sorumlusu olarak gösterilmesine anlam verememekteyiz. Enflasyonun canavarının sorumlusu başka yerlerde aranmalıdır.” YATIRIMCIYA TÜRİB DAVETİ Çandır, Temmuz başında yapılan kanun değişikliğiyle modern seralar için yapı ruhsatı arama zorunluluğunun kaldırıldığını belirtirken, yatırımcının yatırımı zorlayan bu sorundan kurtulduğunu söyledi. ATB’nin de ortağı olduğu Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş’nin (TÜRİB) faaliyete geçtiğini anımsatan Çandır, “TÜRİB sayesinde elektronik ürün senetlerinin (ELÜS) alım-satım işlemleri platform üzerinden gerçekleştirilebilir hale geldi. İşlem gerçekleştirmek isteyen üyelerimizi ve tüm yatırımcıları, acentesi olduğumuz TÜRİB’e Borsamız aracılığıyla üye olmaya davet ediyorum” dedi. YÖREX TEŞEKKÜRÜ ATB’nin sosyal sorumluluk projesi olarak yöresel ürünleri ekonomiye kazandırma amacıyla başlattığı YÖREX’in bu yıl 10’uncusunun 23-27 Ekim tarihlerinde düzenleneceğini anımsatan Çandır, “YÖREX, yöresel ürünlerimizi gelecek nesillere aktarma ve ekonomiye kazandırma hedefiyle yürüttüğümüz projenin bir etabıdır. YÖREX’le coğrafi işaret tescilinin önemi ve toplumdaki algısını artırdık, coğrafi işaretin işlevselliği ve yönetişiminin etkin hale gelmesi de hedeflerimiz arasında yer alıyor” dedi. Çandır, Ekim’de ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek YÖREX’te 81 ili görmek istediğini vurgularken, “YÖREX’e başından beri sahip çıkan, desteğini esirgemeyen başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere odalar, borsalar, kalkınma ajansları, yerel yönetimler ve bütün katılımcılara teşekkür ediyorum. YÖREX’e destek veren yerel ve ulusal basınımıza da bu fırsatla bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu. ESERLER YERİNDE GÜZEL Ülkeye ait olan eserlerin anavatanına getirilmesi amacıyla Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) tarafından “Eserler ait olduğu yerde güzeldir” isimli imza kampanyasına destek veren Ali Çandır, “Anadolu’nun değerlerini yansıtan eserlerin vatanımıza getirilmesi için duyarlı davranış gösteren vakıf yönetimine ve kampanyaya destek olanlara teşekkür ediyorum. Tüm üyelerimizi ve Antalyalıları bir yıl sürecek olan bu imza kampanyasına destek olmaya davet ediyorum” dedi. RİFAT HİSARCIKLIOĞLU’NA TEBRİK Çandır, 658.Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri`nde Başpehlivan olarak Altın Kemer`i Antalya’ya getiren Ali Gürbüz ile ikinci olan Orhan Okulu’yu ve 9 kategoride dereceye giren 18 sporcuyu tebrik ederken, 22. Feslikan Yağlı Güreşleri’nde Başpehlivan olan İsmail Balaban’ı da kutladı. Merhum Atilla Konuk etrafında bir grup Antalya sevdalısının 2 Temmuz 1966’da kurduğu Antalyaspor’un 53’üncü yaşını kutlayan Çandır, İspanya Sivil Liyakat Nişanı’na layık görülen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu tebrik etti. Çandır, 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı, gazilere şifalar dilerken, “Demokrasimize ve cumhuriyetimize sahip çıkan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi. Çandır, 11 Ağustos’ta başlayacak Kurban Bayramı’nı kutlarken, Bayramın bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diledi.  

Detaylar...