Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Kontrollü Üretim (Güvenle Tüketin)
Etkinlik Takvimi
Ocak Şubat 2019
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 34.228.143.13
Şuan 20 kişi online
Bugün 471 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 93984
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

BORSA, ÜYELERİYLE FİNANS SEKTÖRÜNÜ BULUŞTURDU
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) işbirliğinde, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Ticaret Borsası`nın (ATB) ev sahipliğinde düzenlenen `Reel Sektör ile Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı’, Antalya`da yapıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın öncülüğünde yapılan toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Davut Çetin, 14 bankanın genel müdür ve müdür yardımcısının yanı sıra bölge oda borsa başkanları, banka bürokratları ile çok sayıda iş insanı katıldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 14’üncü kez düzenledikleri toplantı ile seriyi tamamladıklarını ve tüm Türkiye’ye ulaştıklarını ifade etti. Toplantıya ev sahipliği yapan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ve Antalya Ticaret Borsası’na teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, “Aramızda Antalya, Burdur, Isparta, Denizli ve Muğla’dan gelen iş insanı var, oda borsa başkanları var. Biz aslında Antalya ile birlikte tüm Türkiye’yi bitirmiş oluyoruz. Reel sektör ve finans sektörü el ele bütün Anadolu’yu gezdik. Sizlerin sıkıntılarını birinci ağızdan dinlemiş olduk” diye konuştu. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, böyle bir toplantıya öncülük ettiği için TOBB ve TBB’ne teşekkür etti. Çandır, üyelerinin banka yetkilileriyle özel görüşmeler gerçekleştireceği toplantının, bankalarla yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlayacağına inandığını kaydetti. Basına kapalı devam eden toplantıda, iş dünyası finansa erişimde yaşadıkları zorlukları anlatırken, banka yetkilileri finansa erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarını iş dünyası ile paylaştı. Toplantıda bankacılarla özel görüşmek isteyen iş insanları görüşme olanağı da buldu.  

Detaylar...

AK PARTİLİ GAYE DOĞANOĞLU’NDAN BORSA’YA ZİYARET
  AK Parti Konyaaltı Belediye Başkan adayı Gaye Doğanoğlu, seçim çalışmaları kapmasında Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. AK Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Ramazan Erçin, MHP Konyaaltı İlçe Başkanı Metin Ersoy ve belediye meclis üyelerinin eşlik ettiği Doğanoğlu’nu Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Cüneyt Doğan ağırladı. Konyaaltı ile ilgili projelerini paylaşan Doğanoğlu, yeşil dokuyu koruyacak, modern, yaşanabilir bir ilçe için başkanlık görevine talip olduğunu anlattı. Doğanoğlu, tarımsal üretim ve ticaretle ilgili projelerde Borsa ile birlikte çalışmak istediklerini söyledi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Doğanoğlu’na başarılar diledi. Projelerin yarıştığı bir seçim dönemi olmasını dileyen Çandır, tarımı ve ticareti geliştirecek her türlü işbirliğine hazır olduklarını kaydetti. Çandır, belediye başkan adaylığı için yarışan isimlerin seçimden sonra da kentle ilgili görüş ve önerilerini dile getirmesi, yapılanların takipçisi olması gerektiğini söylerken, “Seçim bittikten sonra iddialı adayları sahada göremiyoruz” dedi. Çandır, Doğanoğlu’na ziyareti nedeniyle teşekkür etti.

Detaylar...

ENFLASYON KAFAYI KALDIRDI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. 2019 yılı Ocak ayında tüketici enflasyonunun (TÜFE) aylıkta yüzde 1,06 yıllıkta ise yüzde 20,35 olduğunu belirten Çandır, gıdada tüketici enflasyonunun aylık yüzde 6.43, yıllık ise yüzde 30.97 olduğuna dikkat çekti. Biberin (çarliston) yüzde 87.87 ile fiyatı en çok artan ürün olduğunu belirten Çandır, patlıcanın yüzde 80. 94, mevsim sebzesi ıspanağın yüzde 67 ile fiyatı en fazla artan ürünlerin başında yer aldığını kaydetti. ARTIŞ MALİYET KAYNAKLI 2019 yılı Ocak ayı yurtiçi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) aylık yüzde 0,45, yıllık ise yüzde 32,93 olarak ilan edildiğini kaydeden Çandır, “Bu rakamlar, son 16 yılın Ocak ayı ortalamasıyla karşılaştırıldığında aylıkta ortalamanın 3’te 1’i kadar altında, yıllıkta ise ortalamanın 4 kat üzerinde olduğumuzu göstermektedir. Yani her ne kadar üretici fiyatlarında tepe noktasına göre bir düşüş eğiliminin içinde bulunsak da yıllık ortalamaya göre hala son 16 yılın açık ara zirvesinde bulunmaktayız” değerlendirmesinde bulundu. Çandır, enflasyon rakamlarının talep kaynaklı değil, maliyet kaynaklı yükseldiğini vurguladı. ÇEKİRDEK ENFLASYONDA DÜŞÜŞ Kamu kontrolü ve mevsim etkisi dışındaki kalemlerin enflasyonu olan çekirdek enflasyonda düşüş eğilimi görüldüğünü kaydeden Çandır, 2019 yılı Ocak ayı çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,04, yıllık ise yüzde 19,02 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, “Bu rakamlar; son 16 yılın Ocak ayı ortalamasıyla karşılaştırıldığında aylıkta ortalama ile aynı, yıllıkta ise ortalamanın 2,5 kat üzerindedir. Çekirdek enflasyonda, aylık ortalama civarında bulunmak gelecek açısından iyi bir göstergeyken yıllıkta hala çok yüksek bir enflasyona sahip olmak bizleri tedirgin etmektedir” dedi. ENFLASYONUN YÖNÜNÜ DÖVİZ BELİRLEYECEK Enflasyonun döviz fiyatlarıyla ilişkisine dikkat çeken Çandır, Ocak ayında dövizdeki düşüşe rağmen enflasyonda artış yaşandığını belirtti. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “2004 yılından bugüne yaşadığımız enflasyon ve döviz fiyatları hareketliliğini birlikte incelediğimizde görmekteyiz ki karakteristikleri farklı 2 ayrı dönem bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2004-2013 dönemidir ve döviz fiyatlarıyla enflasyonlar (TÜFE, Yİ_ÜFE ve çekirdek) arasındaki bağıntı karışık durumdadır. Yani bazı yıllarda döviz fiyatlarındaki değişim ile enflasyonlardaki değişim birbirleriyle ters yönlü olmuştur. 2014-2018 döneminde ise bu karışıklık tamamen ortadan kalmış ve döviz fiyatlarındaki hareketlilik her yıl enflasyonlardan daha yüksek olmuştur. Yani döviz fiyatları, enflasyonlardan daha yüksek seyretmiştir. 2019 yılı Ocak ayı itibariyle ise döviz fiyatlarında düşüş olmasına rağmen enflasyonlar bu düşüşün tersine artış kaydetmiştir.” Önümüzdeki aylarda döviz fiyatlarındaki değişimin, enflasyonun seyrini göstereceğini kaydeden BAGEV Başkanı Ali Çandır, enflasyonun ciddi düşüş eğilimine girmesinin önündeki en önemli fırsatların ise ağustos, eylül ve ekim ayları olduğunu bildirdi. Çandır, “Dövizdeki artışın makul seviyede kalması ve bu aylara ilişkin yaşayacağımız enflasyonların geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük bir düzeyde bulunması halinde 2019 yılı enflasyonunu yüzde 15’in altında gerçekleştirmek mümkün olacaktır” diye konuştu. GELEN TURİSTİN HARCAMASI DÜŞTÜ Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz enflasyonunu da değerlendiren Çandır, TÜFE’nun aylık yüzde 1,24 ve yıllık ise yüzde 21,17 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, Batı Akdeniz’in 26 bölge içerisinde aylık ve yıllık enflasyonda 14. sırada yer aldığını bildirirken, şunları kaydetti: “Turizm sezonunun son derece hareketli geçmesine rağmen bölgeler sıralamasında ortalarda bir yerde bulunmamız nadir rastladığımız bir durum olmuştur. Kentimize gelen misafirlerimizin kent içi harcama düzeylerindeki düşüş bu durumun en önemli sebeplerinden biridir. Oysaki geçmiş dönemlerde misafirlerimizin kent içi harcamalarının yarattığı talep artışı nedeniyle hareketli geçen turizm yıllarında enflasyonumuzun ülkemiz ortalamasının üzerinde seyrettiğini bilmekteyiz. Bölgelere göre enflasyonda orta sıralarda bulunmamızın bir diğer nedeni de tarım ve gıda fiyatlarındaki konumumuz olmuştur. 12 ana harcama kaleminden oluşan enflasyon sepetinde bölgemiz sadece gıda ve haberleşme kalemlerinde ülkemiz ortalama enflasyonunun altında kalmıştır.”  

Detaylar...

ATB’DE YILIN İLK MECLİSİ
Antalya Ticaret Borsası, Ocak ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Üyelerin, yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili bilgilendirildiği Meclis’te sektörel konular da gündeme geldi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis konuşmasına geçen hafta meydana gelen afetler nedeniyle yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar dileyerek başladı. Kumluca’da ağırlıkla sebze üretimi yapılan 2000 dekar civarında örtüaltı alan ve 400 dekarın üzerinde narenciye bahçesinde, Finike’de 300 dekar civarında örtüaltı alan ve yaklaşık 4 bin dekar narenciye bahçesinde, Serik’te 500 dekar civarında örtüaltı alanda, Aksu’da 3 bin dekar civarında örtüaltı alanda, Muratpaşa’da ise 400 dekar örtüaltı alan ve 750 dönümün üzerinde meyve bahçesinde rüzgar ve hortum nedeniyle tahrip olduğunu bildiren Çandır, “Zarar gören sebze, meyve ve kesme çiçek üreticilerimize tekrar geçmiş olsun diliyorum” dedi. ÜRETİM MİKTARINDA YÜZDE 30 DÜŞÜŞ Afetlerin ardından Antalya’ya gelen Tarım Bakanı ve yetkililerin, oluşan zararları hemen ödeyeceklerini ifade etmesinin üreticiye memnun ettiğini belirten Çandır, ancak üreticinin beklentisinin tarım kredi kooperatifleri ile bankalara olan borçlarının en az 3 yıl süreyle faizsiz olarak ertelenmesi yönünde olduğunu kaydetti. Çandır, “Bu afetten alacağımız ders ise bundan sonra tüm dünyayı tehdit eden iklim değişiklikleriyle ilgi tedbirlerin alınmasıdır” dedi. Yaşanan afetlerden sonra ülke gündeminde yaş meyve ve sebze fiyatlarının tekrar gündeme geldiğini belirten Çandır, şunları kaydetti: “Genel olarak baktığımızda bu yıl yaşadığımız iklimsel koşullar üretimimizde kaliteyi olumsuz yönde etkilemiştir. Üretim miktarlarında bugüne kadar yüzde 30 civarında düşüş gözlemlenmiştir. En büyük sorunumuz ise güneşli gün sayısının geçmiş yıllara oranla azalmasıdır. Hava koşullarından kaynaklı ürünlerin pazara sunulmasındaki gecikmeleri de göz önünde bulundurursak; böyle dönemde fiyat hareketliliklerine şaşırmamız gerekiyor. Özellikle gıdaya yönelik, bozulabilir ürünlerin çok olduğu dönemlerde düşük fiyatlı, az olduğu dönemlerde ise yüksek fiyatlı olması kaçınılmazdır.” TAKİPÇİSİYİZ Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nu “Kent Buluşmaları”nda konuk ettiklerini anımsatan ATB Başkan Çandır, “Toplantımıza katılarak; kentimiz ve sektörümüz hakkındaki sorunları, talepleri ve çözüm önerilerini paylaşan tüm arkadaşlarıma ve bizlerin taleplerini dikkatle dinleyen Valimize tekrar teşekkür ediyorum. Toplantıda gündeme gelen; tıbbi aromatik bitkiler ile süs bitkileri üretimi için kullanılabilecek hazine arazilerinin envanterinin çıkartılması, yüksek gerilim hatlarının altındaki alanların tıbbi ve aromatik bitki üreticilerinin kullanıma sunulması, zeytinciliğin büyük sorunu olan karasuyun arıtılması ve enerji amaçlı prina üretim tesisi kurulması için bizler her zaman olduğu gibi bu konularında takipçisi olacağız” diye konuştu. ANTALYA YAKLAŞIMI KARŞILIK BULDU Borsa’nın “Antalya Yaklaşımı” kapsamındaki birikmiş KDV’lerin iadesinin yapılması önerisinin Türkiye Ekonomi Şurası’nda karşılık bulduğunu belirten Çandır, “Bu durumdan memnun olduğumuzu ancak ve kısa bir süre içerisinde bu konuda çözüm üretilmesini beklemekteyiz. Yine tarıma özgü bir sosyal güvenlik modeli yaratılması, tarımsal yatırım / teşvik politikalarında Antalya lehine düzenlemeler yapılması ile tarımda gerçekçi bir envanter çıkarılması konularındaki öneri ve taleplerimizi de kararlılıkla takip etmeye devam edeceğiz. Bahsettiğim konularda çözüm üretilmesi kentimiz ve ülkemiz ekonomisi açısından önemlidir” diye konuştu. TARIMSAL YATIRIMDA 6. BÖLGE OLALIM TÜİK tarafından açıklanan il düzeyinde gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerini anımsatan Çandır, Antalya’nın ülke milli geliri içindeki payının diğer kentlere göre önemli ölçüde gerilediğine dikkat çekti. Çandır, şu bilgileri paylaştı: “Antalya’nın 2004 yılında ülke içindeki payımız yüzde 3.3 ’iken 2017 yılında bu pay yüzde 2.9’a düşmüştür. Antalya milli geliri içerisinde tarımın payı ise yüzde 12’den yüzde 7’ye gerilemiştir. Kişi başına gelir sıralamaları açısından ise 2004 yılında 5.sırada bulunan kentimiz, 2017 yılında 13.sıraya gerilemiştir. Yani 2004 – 2017 yılları arasında 8 basamak gerileme söz konusudur. Bu demektir ki iller arası rekabet performansında; 2004 yılında İzmir, Bolu, Bursa, Eskişehir, Yalova, Bilecik ve Kırklareli’nin üzerinde yer alan Antalya, 2017’de tüm bu illerin gerisindedir. Kentimizin 2009-2017 dönemindeki büyüme performansında baktığımızda ise; Türkiye ortalamasının oldukça gerisinde kalmıştır. Bu dönemde toplam yüzde 70 büyüyen ülkemiz ekonomisine karşılık Antalya ekonomisi yüzde 51 düzeyinde bir büyüme gösterebilmiştir. Tüm bu gerçekleşmeler sonrası; yatırım teşvik bölgeleri gruplamasında 1. bölgede olan kentimizin 2. bölgeye düşürülmesini talep etmekteyiz. Sektörümüzün gelişmesi içinse; tarımsal yatırımların 6. bölge seviyesinde değerlendirilmesinin ilimiz ve ülkemiz gelişimi için daha uygun olacağını önermekte ve talep etmekteyiz.” EKONOMİK BEKLENTİ ANKETİNİ PAYLAŞTI Aralık ayı meslek komiteleri toplantısında yapılan anket sonuçlarını üyelerle paylaşan ATB Başkanı Çandır, “2018 yılını bir önceki yıla göre nasıl geçirdiğiniz” sorusuna, üyelerin yüzde 60’ının satışlarının azaldığını, yüzde 94’ünün maliyetlerinin arttığını bildirdiğini kaydetti. Anket sonuçlarına göre, geçen yıl ankete katılan üyelerin yüzde 71’i nakit ticaretinin azaldığını, yüzde 51’i stoklarında değişim olmadığını, yüzde 32’si stoklarının azaldığını bildirdi. Anket sonucuna göre, ağırlaşan personel maliyetlerine karşın yüzde 54’ü personel sayısını korurken, yüzde 17 ‘si personel sayısını artırdı. Ankete katılan üyelerin yüzde 43’ü krediye başvurma durumunun arttığını, ancak artan kredi kullanımına karşın yüzde 72’si öz sermaye kullanım oranının aynı kaldığı ya da azaldığını bildirdi. Üyelerimizin yüzde 63’ü ise 2017’den 2018’e devreden alacaklarına göre 2018’den 2019’a devreden alacaklarının arttığını ifade etti. Anketin ikinci bölümünde 2019 yılındaki ekonomik beklentileri sorduklarını bildiren Ali Çandır, ankete katılan üyelerin yüzde 62’sinin enflasyona oranla satışlarının azalacağını düşündüğünü kaydetti. Ankete göre, üyelerin yüzde 86’sı yine enflasyona oranla maliyetlerinin artacağı, personel durumlarının yüzde 59 oranında, stoklarının yüzde 64, kredi kullanımlarının ise yüzde 47 oranında aynı kalacağı yönünde beklentileri olduğunu belirtti. Anketin son bölümünde 2019 yılında; enflasyon, ticari faizler ve ABD Doları hakkındaki beklentilerin sorulduğunu kaydeden Çandır, “Üyelerimizin yüzde 76’sı enflasyonun artacağını düşünürken yalnızca yüzde 19’u düşeceği öngörüsünde bulunmuştur. Ticari faizler artar diyenler yüzde 57 iken faizlerin düşeceğini öngörenler de yüzde 19 oranındadır. Üyelerimizin yüzde 75’i 2019 yılında dolar kurunun artacağını, yüzde 17’si aynı kalacağını ve yüzde 8’i ise düşeceği beklentisinde olduklarını belirtmişlerdir” diye konuştu. Çandır, son günlerde ekonomi çevrelerinin dile getirdiği tablonun yapılan anket sonucuna yansıdığını belirterek, “Ancak bizler temkinli bir şekilde; her koşulda üretmeye, istihdam etmeye ve ihraç etmeye gayret etmeliyiz. Sözlerime son verirken doğal afetlerden uzak, güneşli günler diliyorum” dedi. Çandır’ın konuşmasının ardından meclis üyeleri sektörleriyle ilgili değerlendirmede bulundu.  

Detaylar...

KENT BULUŞMALARININ KONUĞU VALİ KARALOĞLU OLDU
Antalya Ticaret Borsası’nın geleneksel hale getirdiği Kent Buluşmalarının konuğu Antalya Valisi Münir Karaloğlu oldu. ATB Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen ile katılan Vali Karaloğlu, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, ATB yönetim kurulu yeleri, meclis ve komite üyeleriyle bir araya geldi. ATB Başkanı Ali Çandır, kent tarımına gösterdiği ilgi ve destekleri nedeniyle Vali Karaloğlu’na teşekkür ederken, “Gerek Kurumuzun size ulaşması, gerekse aktardığı sorunları sahiplenmeniz ve projelerimize destekleriniz için size çok teşekkür ediyorum” dedi. Kentteki aidiyet duygusunun zayıflığından yakınırken, Vali’nin kenti sahiplenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Çandır, “Görüyoruz ki Sayın Valimiz bizlerden daha fazla Antalya fanatiği. Bir gün Akseki’de bir gün Kaşta görüyoruz kendisini. Bir gün suyun dibinde, bir gün dağın tepesinde karda görüyoruz. Antalya’ya tarihiyle, havasıyla, suyuyla sahip çıkmaya çalışıyor. Bu nedenle kendisine çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. HAZİNE ARAZİSİ TALEBİ ATB Başkanı Ali Çandır, üyelerin sorunlarını kısaca özetledi. Üyelerin hazine arazilerine yatırım yapma iştahının yüksek olduğunu kaydeden Çandır, “Antalya üretim yapma becerisi Türkiye’nin en gelişmiş kenti. Bu beceriyi ekonomiye kazandırmak gerek. Tıbbi aromatik, yaş meyve sebze ve süs bitkisi üreticisi arkadaşlar yatırım yapmak istiyor. Ama arazi bulamıyor Antalya’da en pahalı şeylerden bir tanesi arazi. Araziyi uygun fiyata temin edemeyen girişimci ya dışarı kaçıyor ya da yatırım yapmaktan vazgeçiyor. Bu yatırımları hayata geçirmek için hazineye ait arazilerin envanterinin verilmesi ve tahsis edilmesi için destek bekliyoruz" diye konuştu. Hal yasasıyla ilgili dalgalanmaların durulduğunu kaydeden Çandır, “Dileriz ki dünyadaki örnekleri gibi malı taşımadan, üreticinin birlikte hareket etmesiyle paketlediği, ürünleri elektronik ortamda satıldığı bir yere doğru evriliriz” dedi. Son yıllarda sebze meyve fiyatlarındaki gelişmeden dolayı üreticinin ve tarımsal ticaret yapanların itibarsızlaştırılmasının en büyük sorun olduğunu bildiren Çandır, “Mevsimsel dalgalanmalardan kaynaklı arzda sorun olabiliyor. Bu da fiyata yansıyor. Onun için tarımsal üretim ve ticaret yapanların itibarının artırılması için sizden destek bekliyoruz” dedi. Çandır, Antalya’nın iyi bir tarım kenti olduğunu vurgularken, “Tarımdan elde edilen gelir kentin tüm kılcal damarlarına kadar gidiyor. O nedenle Antalya’nın tarımsal yapısını eskisinden daha çok sahiplenerek Türkiye’ye model olacak şekilde geliştirmemiz gerekiyor” diye konuştu. TARIMDA BAŞAT KENT ANTALYA Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya’nın başat iki sektörü olduğunu belirtirken, bunlardan birinin turizm, diğerinin tarım olduğunu kayderken, “Antalya ne kadar turizm şehriyse en az o kadar tarım şehri Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden bir tanesi” dedi. Antalya’nın sadece yerli ve yabancı 20 milyon turisti değil, Türkiye yi doyurmaya çalışan bir kent olduğunu vurgulayan Karaloğlu, Antalya tarımı bilen tarımı da diğer şehirlerimizle mukayese ettiğimizde çiftçisi daha bilinçli olan bir kent. Antalya üretiyor. Antalya’nın rakamlarına baktığımızda hem bitkisel ve hayvansal üretimde Antalya tarımının büyüdüğünü görüyoruz. Son iki yılda yaş sebzede yüzde 2 lik, meyvede yüzde 7 lik bir artışın olduğunu görüyoruz. Kırmızı et üretiminde ise yüzde 22 büyüdü. Bu durum turizmin hareketliliğine de bağlanabilir" diye konuştu. ÇİFTÇİYİ İŞİN PAYDAŞI DEĞİLSE BİRŞEY YAPAMAZSINIZ Antalya da tarımın gelişmesi ve tarımda zararlılarla mücadelenin bilinçli yapılması için Tarım Orman İl Müdürlüğü, ziraat odaları, borsalar ve çiftçi örgütleri ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Vali Karaloğlu, “Geçen yıl domates üreticisini canından bezdiren tuta absoluta ile meyvede çeşitli zararlılar ile mücadele ettik. Bu mücadeleyi çiftçi ile birlikte yapmalıyız” dedi. Tarım zararlılarıyla mücadelede en büyük sorunun sera atıklarının bertaraf edilmesi olduğunu bildiren Vali Karaloğlu, “Bunun bir türlü bertaraf edilmesini sağlayamadık. Bölgesel çözümlerle bunu çözebiliriz. Bu sorunu kent olarak çözmemiz gerekiyor. Sera atıklarını mutlaka bertaraf etmeliyiz. Atıkları seranın bir köşesinde saklayarak zararlının yaşaması için ortam oluşturulmuş oluyor. Yakarak yok etme de doğru değil. Biyolojik metodlarla yok edecek metotlar üretmeliyiz” diye konuştu. Atıkların ekonomik olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Karaloğlu, çiftçilere yönelik eğitim çalışmalarının devam ettiğini vurguladı. KIRSALDA GENÇ NÜFUS KALMADI Kırsalda genç nüfusun kalmadığını, yaş ortalamasının yüksek olduğunu belirten Vali Münir Karaloğlu, yaşlı nüfusun tarımsal üretim yapma şansı olmadığını kaydetti. Karaloğlu, “Genç nüfusu yeniden tarımsal faaliyete katabilmek için 2017-2108 programında gençlerimize 15 milyon TL hibe verdik. 500 gencimiz bu destekten istifade etti. Gençlerimiz bu desteklerden sonra kırsala dönüp tarımsal faaliyetlerin parçası olmaya başladı” dedi. Vali Karaloğlu, havaların soğuk gitmesiyle birlikte güneş görmeyen domatesin tadı ve renginin değiştiğini kaydeden, “Türkiye’de ciddi sera potansiyeli var. Bu seraları teknolojik hale getirebilirsek Türkiye’deki örtüaltı üretimi artırabileceğimizin hükümetimiz de farkında. Maliye ve Hazine Bakanımız bunun finansmanın nasıl olacağının müjdesini verdi” diye konuştu. 2018 SORUNLARLA BOĞUŞULAN BİR YIL OLDU 2018 yılının Türkiye de sorunlarla boğuşulan yıl olduğunu anımsatan Karaloğlu, “Antalya da hem tarım hem turizmin iyi geçmesiyle biz bu sıkıntıları Antalya da o kadar hissetmedik. Antalya daha rahat sezon geçirmiş olduk. 2019 yılı daha iyi olacak. Verilere bakıldığında turizme ön satışlarda daha iyi sezon geldiğini görüyoruz. Tarımda havalar yağışlı gidiyor. Kar ve yağmur da bereket. Uzun sürünce seracı için bereket, mal üretiminde ciddi bir düşüş var” dedi. Her şehrin önce çıkmış sektörleri olduğunu kaydeden Vali Karaloğlu, “Antalya da turizm yokken tarım vardı. Ama bugün Antalya turizmi tarımı da destekliyor. Antalya Türkiye yi de doyuran, 500 milyon dolarlık ihracatı olan şehirden bahsediyoruz. Her geçen yıl ihracatımız artıyor tarımda. Rusya bu yıl 100 bin ton domates alacağını ifade etti” dedi. Yüksek gerilim altındaki arazilerin tahsisinin temin edilmesi talebine Vali Karaloğlu, "Çok mantıklı ve doğru bir istek. Mevzuat ne diyor bakalım. Atıl bir varlığı da hayata geçirmiş oluruz” dedi. Daveti için Başkan Çandır’a teşekkür eden Karaloğlu, toplantıda üyelerin ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Soruların ardından Başkan Ali Çandır, Vali Münir Karaloğlu na seramik kaftan hediye etti.  

Detaylar...

HAYDİ ÇOCUKLAR TATİLDE ZEYTİNPARK’A
Şehrin en büyük yeşil alanı ve oksijen deposu Antalya Zeytinpark, çocukların doğayla bağ kuracağı birbirinden farklı sömestr etkinlikleri düzenliyor. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde kente kazandırılan Zeytinpark, sömestr tatilinde çocukları doğayla buluşturacak eğitici ve oyunsu etkinlikler hazırlıyor. Doğaya uyarlanmış oyunlardan kozalak boyamaya, ağaç yaşı hesaplamadan masal dinletisine kadar birçok etkinliği kapsayan sömestr programı anasınıfı, ilkokul ve orta okul gruplarına hitap ediyor. Masal dinletisi, zeytin ağaçları arasında doğa yürüyüşü ve kozalak boyama çalışmalarını içeren atölye etkinlikleri Ekoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi tarafından yapılacak. Çocukların doğadaki canlıları farklı bir gözle tanımasını sağlayacak ekoloji kampında, ağaç yaşı hesaplama gibi bilgiler de verilecek. Doç. Dr. Faik Ardahan tarafından verilecek ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte katılabileceği “çocuklarla neden oynamalı, nasıl oynamalı?” eğitimi ile de çocuklar doğayı öğrenecek. 22 Ocak Salı, 24 Ocak Perşembe Masal Dinletisi ve Boyama Atölyesi; 26 Ocak Cumartesi, 27 Ocak Pazar Çocuklarla Neden Oynamalı, Nasıl Oynamalı; 2 Şubat Cumartesi, 3 Şubat Pazar Ekoloji Kampı şeklinde gerçekleşecek bu etkinlikler çocukların sınav stresinden uzak, doğayla iç içe, farklı kazanımlar elde etmesini sağlayacak. HEM ÖĞRENME HEM EĞLENCE Antalya Ticaret Borsası ve Zeytinpark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, çocukların 4 ay süren yoğun ders programının ardından dinleneceği tatil dönemine girdiğini belirterek, sömestr tatilinin en iyi şekilde değerlendirmelerini diledi. Zeytinpark’ın kent merkezinde ulaşımı kolay, doğasıyla çekici bir alan olduğunu belirten Çandır, Zeytinpark’ın çocukların hem doğayla iç içe kalacağı hem de öğrenip eğlenebilecekleri aktiviteler sunduğunu kaydetti. Çandır, aileleri çocuklarıyla Zeytinpark’a davet etti.  

Detaylar...

CHP’Lİ ESEN’DEN BORSA’YA ZİYARET
CHP Konyaaltı Belediye Başkanı adayı Semih Esen, beraberindeki heyetle birlikte Antalya Ticaret Borsası’na ziyarette bulundu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav’ın ağırladığı CHP heyetinin ziyaretinde tarımsal üretim gündeme geldi. Semih Esen, Borsa’nın kent için yaptığı çalışmaları yakından takip ettiğini belirterek, Zeytinpark, YÖREX gibi projelerin marka haline geldiğini ve desteklenmesi gereken projeler olduğunu söyledi. Kentte tarımsal üretimin önemine dikkat çeken Esen, seçilmesi halinde bölgede tarımsal üretimi canlandıracak çalışmalar yapmak istediğini, bununla ilgili Borsa gibi kurumlarla işbirliği yapacağını kaydetti. Tarım iş geliştirme merkezlerini hayata geçirmek istediğini bildiren Esen, kent ekonomisini canlandıracak projelere ağırlık vereceklerini vurguladı. TARIMLA İLGİLİ HER TÜRLÜ İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ ATB Başkanı Ali Çandır, Semih Esen’e adaylığının hayırlı olmasını dilerken, projelerin yarıştığı gerilimden uzak bir seçim dönemi olmasını istedi. Proje odaklı çalışmaların kurumları güçlendireceğini belirten Çandır, tarımla ilgili her türlü işbirliğine hazır olduklarını kaydetti. Çandır, Esen’e başarılar dilerken, ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR’DAN ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
KALICI DÜŞÜŞÜN SIRRI ÇEKİRDEK ENFLASYONDA     BAGEV, ATB Başkanı Ali Çandır, enflasyonda aylık ve yıllık düşüşün kalıcı hale gelmesini dilerken, kalıcı bir enflasyon düşüşü sağlamak için çekirdek enflasyonun daha fazla aşağı çekilmesi gerektiğini kaydetti. Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Aralık ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. TÜİK verilerine göre, aralık ayı tüketici enflasyonunun (TÜFE) yüzde – 0.40, yurtiçi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) yüzde – 2.22 ilan edildiğini kaydeden Çandır, “Aralık ayı enflasyonu, hem tüketici hem de üretici tarafında beklentilerden fazla düşük ilan edilmiştir. Aralık ayında beklentiler civarında ilan edilen tek enflasyon kalemi ise yüzde – 0.37 ile çekirdek enflasyon olmuştur” dedi. Son 15 yılda ilk kez kasım ve aralık aylarında eksi enflasyonun TÜFE ve ÜFE’de birlikte görüldüğüne dikkat çeken Çandır, “Her ne kadar ÜFE’de beşinci kez bu iki ayda art arda eksi enflasyon görmüş olsak da ilk kez TÜFE’de böyle bir durum ortaya çıkmıştır” dedi. Yıllık enflasyonun da beklentilerin altında olduğunu belirten Ali Çandır, TÜFE’nin yıllık yüzde 20.30, Yİ_ÜFE’nin ise yüzde 33.64 olarak ilan edildiğini kaydetti. Çandır, “Bu iki enflasyon da daha önceki en yüksek enflasyonların yaklaşık iki kat üzerinde bulunmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. ÇEKİRDEK ENFLASYONUN ÖNEMİ Çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 20.15 ilan edildiğini belirten Çandır, “Çekirdek enflasyon yüksek seyrini sürdürmüştür. Kalıcı bir enflasyon düşüşü sağlamak için bizim çekirdek enflasyonu mutlaka daha aşağıya çekme zorunluluğumuz bulunmaktadır” dedi. Çandır, açıklanan enflasyon rakamlarının dışında çarşı pazar enflasyonun daha yüksek hissedildiğini vurguladı. BÖLGE ENFLASYONU Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz’de enflasyonun ülke geneline paralel seyrettiğini kaydeden Çandır, “Aylık olarak yüzde – 0.64 ilan edilen bölgemiz enflasyonu, ülke enflasyonundan yaklaşık yüzde 50 daha düşük olmuştur. Bu hızlı düşüşe rağmen bölgemizin yıllık enflasyonu ise yüzde 21.41 ile hala ülke ortalamasının yüzde 6 üzerinde seyretmektedir” diye konuştu. İLK ÜÇ AY ÖNEMLİ Önümüzdeki Ocak, Şubat ve Mart aylarının enflasyon açısından zorlu aylar olduğunu bildiren BAGEV Başkanı Ali Çandır, “Çünkü bu üç ayın geçen seneki toplam enflasyonu yüzde 2.74’tür. Yani biz önümüzdeki üç ay boyunca toplam 2.74’ten daha düşük bir enflasyon ilan etmeliyiz ki, yıllık yüzde 20.30’luk ilan edilen enflasyonu düşürebilelim” dedi. Düşük enflasyonun ancak daha yüksek faiz ve daha düşük bir döviz kuru ile mümkün olabileceğini söyleyen Çandır, bunun gerçekleşmesinin zorluğuna dikkat çekti. Çandır, enflasyonla mücadele programının kararlılıkla devam etmesini dilerken, TOBB’a bağlı oda ve borsalar olarak programa verdikleri desteği anımsattı.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN YENİ YIL MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yeni yıl nedeniyle mesaj yayımladı. Ekonomide zorlu bir yılı geride bıraktıklarını kaydeden Başkan Çandır, özellikle tarım sektörü için iç açıcı bir yıl olmadığını bildirdi. 2019’un barışın, huzurun sağlandığı, üretimin, ticaretin, kazancın, istihdamın arttığı bir yıl olmasını dileyen Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Yeni yıl yeni umutlar, yeni hedefler demek. İş insanları olarak iyi bir yıl geçirmek için çok çalışıyoruz, çok çabalıyoruz. Daha demokratik, kalkınmış bir ülke hepimizin ortak arzusu. 2019 demokrasi ve ekonomide reform yılı olsun. Geleceğe yönelik iyimserliğimiz, atılacak adımlar, yapılacak reformlarla daha da güçlenecektir. 2019 tarımda seferberliğin başladığı bir yıl olsun. 2019 ortak aklın, uzlaşmanın ve hoşgörünün yılı olsun. 2019’da daha çok gülelim, daha çok düşünelim, daha çok okuyalım, daha çok konuşalım, daha çok yazalım, daha çok sevelim, daha çok sevilelim. Yeni yıl tüm insanlığa sağlık, mutluluk, başarı getirsin. Verimli ve bereketli bir yıl olsun. 2019 herkese güzellikler getirsin.”  

Detaylar...

BORSA’DA YILIN SON MECLİSİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Aralık ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen Kurban Bayramı’nda birinci etabı hizmete giren Kömürcüler’deki Hayvan Borsası’nın sektörün kullanımına sunulması için yoğun şekilde çalıştıklarını belirten Çandır, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Birol Ekici, Meclis, Komite üyeleri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla alanda yapılan toplantıda sektörün alandan beklentileri ve önerilerini dinlediklerini kaydetti. Çandır, “Hayvan Borsası’nın 2019 yılında tam kapasiteyle bölgenin ve Antalya’nın hayvancılık sektörünün gelişimine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi. TARIMA ÖNEM VEREN YEREL YÖNETİM 31 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimlerin hayırlı olmasını dileyen Çandır, sürdürülebilir yerel yönetim anlayışının önemine dikkat çekti. Çandır, “Yerinden yönetimin ilk ve en önemli aşaması olan belediye yönetimine halkımızın teveccühü ile gelecek olanlara şimdiden başarılar diliyorum. Tarımsal üretim ve ticaret faaliyetleri bakımından doğrudan etkili olan yerel yönetimlerin, stratejik sektör olarak tanımladığımız tarıma ve tarım dünyasına gerekli önemi ve önceliği vermesini beklemekteyiz. Tabi her zaman olduğu gibi aklı selimi hakim kılan bir seçim dönemi yaşamamızı diliyorum” diye konuştu. TARIM ENFLASYONU KÖPÜRTMÜYOR SÖNDÜRÜYOR Ekonomiye ilişkin değerlendirmede bulunan ATB Başkanı Ali Çandır, döviz kuru oynaklığının nispeten azaldığı bir ayı geride bıraktığımızı ancak enflasyon göstergelerinin herkesi zorlamaya devam ettiğini söyledi. Son açıklanan yıllık verilere göre tüketici enflasyonunun yüzde 22, yurtiçi üretici enflasyonunun yüzde 39, yurtdışı üretici enflasyonunun yüzde 55 ve çekirdek enflasyonun yüzde 21 ilan edildiğini anımsatan Çandır, “Üstelik bu rakamlar bir önceki aya göre düşmüştür. Bu düşüşte en büyük katkı ise tarımsal ürünlerden gelmiştir. Çünkü tarımsal ürün enflasyonu yıllık yüzde 14 düzeyinde kalmıştır. Daha önceki paylaşımlarımda nesnel analizlere ve uzun bir geçmişe dayalı olarak ilan ettiğim gibi buradan bir kez daha diyorum ki tarım, ülkemiz enflasyonunu köpürtmüyor” dedi. Tarımın sanılanın aksine başta ithal ürünler olmak üzere diğer tüm kesimlerin köpürttüğü enflasyonu söndürmeye çalıştığını vurgulayan Çandır, şunları kaydetti: “Çalışıyor da ne pahasına çalışıyor? Sizlerin nezdinde bunu bir kez daha paylaşayım istiyorum: Tarımsal üretim ve ticaretle uğraşanlar zarar etme pahasına enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Tarımsal üretim ve ticaretle uğraşanlar küçülme pahasına enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Tarımsal üretim ve ticaretle uğraşanlar birikimlerinden yiyip krediye abanarak enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Bu uğurda gücünü tüketenler ise tarımsal faaliyetlerden çekilmek zorunda kalıyor. İşte sektörümüzün hali budur.” TARIMDA BORÇLANMA KABİLİYETİMİZ AZALDI Antalya ekonomisinin Türkiye ekonomisinin yüzde 3’ü civarında olduğunu belirten Ali Çandır, buna karşın toplam sektörel kredilerin yüzde 4’üne ulaşan bir borçlanma oranına sahip olduğuna dikkat çekti. Son bir yıl içerisinde ülkede yüzde 41 artan sektörel kredilerin, Antalya’da yüzde 58 oranında arttığını bildiren Çandır, “Ülkemizde ticaretle uğraşanların aldığı krediler yıllık yüzde 80 artarken kentimizde bu oran yüzde 139 artışla gerçekleşmiştir. Tarımsal kredilerde ise ülkemizdeki yüzde 21’lik artışa karşılık kentimizde yüzde 19’luk bir artış yaşanmıştır. Bu gerçekleşmelere bakıp ticaretin büyük bir hızla bankalara borçlandığını ve tarımın ise bankalara borçlanmada ortalamanın altında kaldığını söyleyebiliriz. Tarımdaki bu durum finans ihtiyacının azalmasından değil yeni borçlanabilme kabiliyetinin azalmasından kaynaklanmaktadır” diye konuştu. FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞMALI Tarımsal destekleme sisteminin Antalya tarımının gerçeklerine hitap etmediğini kaydeden Çandır, toplam destekten Antalya’nın aldığı payın uzun yıllardır yüzde 1’in altında kaldığına dikkat çekti. Çandır, “Bu uyumsuzluk dolayısıyla sektörümüz, bir taraftan desteklerden hak ettiği ölçüde yararlanamazken diğer taraftan da zayıflayan borçlanma kabiliyeti dolayısıyla çift taraflı bir finansman açmazında bulunmaktadır. Bu darboğazın giderilmesi ve üreticinin direnç kazanabilmesi amacıyla, enflasyonu da düşünerek, tarımsal kredi kullanım limitleri artırılmalı ve finansmana erişim kolaylaştırılmalıdır. ÇEK SENET TAHSİLATI BÜYÜK SORUN Ekonomik zorlukların sonucu olarak çek-senet tahsilatlarındaki sorunların da giderek büyüdüğünü kaydeden Çandır, resmi verileri şöyle paylaştı: “Protesto edilen senet adedi ülkemizde yüzde 13 artarken kentimizde yüzde -6 oranında azalmıştır. Bu karşılık protestolu senet tutarında ülkemizde yüzde 64 artış yaşanırken kentimizde yüzde 173 oranında artış yaşanmıştır. Açıkça görüldüğü gibi yüksek tutarlı senetleri ödemede ciddi bir darboğaz oluşmuştur. Diğer taraftan karşılıksız işlemi yapılan çek adedi ülkemizde yüzde 104, kentimizde ise yüzde 51 artmıştır. Karşılıksız çek tutarı ise ülkemizde yüzde 163, kentimizde yüzde 145 artmıştır.” BÜYÜME STOKLARLA SAĞLANDI Antalya’nın yılın üçüncü çeyreğiyle ilgili büyüme performansının milli gelirde yüzde 1,6 olduğunu, sanayi sektörü binde 3, tarım sektörü yüzde 1, hizmet sektörü yüzde 4,5 büyürken, inşaat sektörünün yüzde -5,3 küçüldüğünü bildiren Çandır, “Üretici kesimlerin bu büyüme oranlarını sağlaması büyük ölçüde sabit sermaye yatırımlarını ve stoklarını eritmesi ile mümkün olmuştur. Bir taraftan düşen kapasite kullanım oranları, diğer taraftan da eritilen stoklar gelecek dönem için büyümeyi zorlaştırıcı ve maliyetini artıcı bir etki yaratacaktır” uyarısında bulundu. Uzun bir aradan sonra 33 milyar dolar gibi düşük düzeyde açıklanan cari açığı finanse etme kaynaklarının iş çevrelerini endişeye sevk ettiğini söyleyen Çandır, bu açığın 18 milyar dolarının kaynağı belirsiz parayla, 15 milyar dolarının ise Merkez Bankası rezervinden kullanmayla karşılandığını kaydetti. “Cari açığın finansmanını bu yolla sağlamak sürdürülebilir değildir” diyen Çandır, cari açığı finanse etme kalitesi ve sürdürebilme yeterliliğinin önemli olduğunu vurguladı. Çandır, “Hepimiz geleceğe yönelik olarak bu gerçekleri dikkate alan bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. BEZGİNLİK YA DA TESLİMİYET DEĞİL Ekonomik yapıya ilişkin tespitlerinin, bezginlik ya da teslimiyet olarak anlaşılmaması gerektiğini ifade eden ATB Başkanı Çandır, şunları söyledi: “Bizler geleceği yaşar ve geleceğe yatırım yaparız. Beklentilerimizi doğru ve gerçekçi bir zeminde tutmaya çalışırız. Ne karamsarlığın yaratacağı korkuya teslim olacak, ne de iyimserliğin götüreceği hayal dünyasına takılıp kalacak bir konumda değiliz. Son yıllar hepimiz için zorlu geçse de odaklanmamız gereken konu, yaşadıklarımızdan daha iyi bir yıl olmasını sağlayacak bir zemini aramaktır. Bu zeminin oluşabilmesi için her zamankinden daha fazla aklıselime, bilgiye, mantığa, sorgulamaya ve nihayet gerçeklerden uzaklaşmamaya ihtiyacımız vardır. Ancak bu sayede korkakça bir karamsarlığa ya da hayalperest bir iyimserliğe düşmeden, umutlarımızı ve üretme kapasitemizi canlı tutabilir, zorluklara karşı direncimizi artırabiliriz.” TARIMSAL KOOPERATİFLERİ GELİŞTİRİLMELİ Son dönemlerde domates, patates ve soğan gibi ürünler başta olmak üzere üretici ile tüketici fiyatları arasındaki makasın açılmasıyla hal yasası tasarısının gündeme geldiğini belirten Çandır, yapılan toplantılarda üreticinin girdi temini, kredi sağlama, hasat, işleme ve pazarlamasında tarımsal kooperatifçiliğin etkinliğinin artması yönündeki görüşlerin ön plana çıktığını kaydetti. Küçük ölçeklerden oluşan bir tarımsal üretime sahip olduğumuzu belirten Çandır, “Güçlü, rekabetçi ve avantajlı bir yapı oluşturmamızın yolu, gelişmiş dünyada olduğu gibi, etkili kooperatifleşmekten geçmektedir. Küçük ölçekli birimlerin birlikte hareket etmelerinin yarattığı ekonomik güç ve avantajları, etkili kooperatifçilikle tüm tedarik zincirinde yaşatabiliriz. Yerelde bölgesel kalkınmada rol oynayabilmek ve öncü olmak için kalkınma ajansınca sunulan destek programlarında tarımsal kooperatiflerin geliştirilmesine ağırlık verilmelidir” diye konuştu. ORGAN VE KAN BAĞIŞI ÇAĞRISI ATB Başkanı Ali Çandır, Meclis üyelerine organ bağışının ve ilik naklinin önemini anlatırken, kan ve organ bağışı çağrısında bulundu. Son dönemde basına yansıyan haberlerde çok sayıda kişinin organ ve ilik nakli beklediğini gördüğünü anlatan Çandır, “Dinimize göre bir insanın hayatını kurtarmak yapılabilecek en büyük ibadettir. Buradan organ bağışı çağrısında bulunuyorum, sadece 3 tüp kan vererek de ilik nakli bekleyen binlerce hastamıza şifa olabiliriz. Sizlerin de bu konuda duyarlı davranacağınıza inanıyorum. Gelin umut olalım” diye konuştu. Çandır, 2019’un sağlıklı, mutlu ve huzurlu geçmesini dileyerek konuşmasını tamamladı. Meclis’te 2019 yılı bütçesi üyelerin oy birliğiyle onaylandı. Meclis toplantısının ardından, müşterek komite toplantıları yapıldı. Komite üyeleri sektörleriyle ilgili değerlendirmede bulunurken, üyelere yönelik ekonomik gerçekleşme ve beklenti anketi yapıldı.  

Detaylar...

ENFLASYONDA DÜŞÜŞ EĞİLİMİ
  Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı ve Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. TÜİK’in Kasım ayı tüketici enflasyonunu (TÜFE) yüzde – 1.44 ve yıllık enflasyonu yüzde 21. 62 olarak ilan ettiğini belirten Çandır, “Tüm iyimser beklentilerin ötesinde düşük gelen bu enflasyon rakamı birçok açıdan ilk olmuştur” dedi. Çandır, şunları söyledi: “Bunlardan biri, 2004 yılından bugüne tüm aylar içinde negatifi olmayan Eylül, Ekim, Kasım, Ocak ve Nisan ayları içerisinde bulunan Kasım ayında ilk kez negatif enflasyon ilan edilmiştir. İkinci bir ilk de –1.44’lük enflasyon düzeyi olmuştur. Enflasyondaki bu düşüş, yine 2004 yılından bugüne tüm aylar içindeki rekor düşüş olarak kayıtlara geçmiştir. Sonraki düşüş ise 2011 yılı Haziran ayındaki -1.43’lük düşüştür ve –1’in üzerinde başka bir düşüş de bulunmamaktadır.” YILLIKTA 14 YILIN EN YÜKSEĞİ Yüzde 21.62 olan yıllık enflasyonun 2004 yılından bu yana en yüksek Kasım enflasyonu olduğuna dikkat çeken Çandır, “2004 - 2016 dönemi Kasım aylarında yüzde 5 ila 10 arasında seyreden tüketici enflasyonu, 2016’da yüzde 7 iken, 2017’de 12.98 ve 2018’de 21.98 seviyesine tırmanmıştır. Yani Kasım ayında tüketici enflasyonu aylıkta tüm zamanların en yüksek düşüşünü gösterirken, yıllıkta ise en yüksek artışa sahip olmuştur” dedi. ULAŞTIRMA İNDİRDİ Tüketici enflasyonundaki bu rakamların en önemli belirleyicisinin, enflasyon sepetinde yüzde 17.47 ağırlığı ile ikinci sırada bulunan ulaştırma kalemindeki yüzde –6.46’lık düşüş olduğunu bildiren Çandır, “Yüzde 23.03 ağırlıkla birinci sırada bulunan gıda ve alkolsüz içecekler kalemindeki yüzde – 0.74’lük düşüş de dikkate alınırsa görülecektir ki, negatif enflasyon doğal sonuçtur. TÜFE’nin daha yüksek bir düşüş göstermesini engelleyen en önemli harcama kalemi ise yüzde 2.37 ile giyim ve ayakkabı olmuştur” değerlendirmesinde bulundu. DÜŞÜŞ TL’NİN DEĞER KAZANMASIYLA DEVAM EDER Kasım yurtiçi üretici enflasyonunun (Yİ-ÜFE) aylık yüzde – 2.53 ve yıllık yüzde 38.54 olarak ilan edildiğini anımsatan BAGEV Başkanı Ali Çandır, “Yİ-FE 2005 yılından bu yana tüm aylar içerisindeki en düşük ikinci rakam olmuştur” dedi. 2008 yılı Aralık ayında Yİ-FE’de yüzde – 3.54’lük düşüş ilan edildiğini kaydeden Çandır, 2008 yılında rekor düşüş ile yıllık enflasyonun yüzde 8.11 olduğunu, bu yıl ise Kasım’daki düşüşe rağmen yıllık üretici enflasyonunun hala yüzde 38.54 gibi ciddi bir seviyede olduğu uyarısında bulundu. Üretici enflasyonundaki düşüşün en önemli nedeni olarak, enflasyon sepetinde yüzde 89.02’lik ağırlığı ile birinci sırada olan imalat üretim kalemindeki yüzde – 3.09’luk düşüşü gösteren Çandır, “İmalat alt grubunda yüzde 20.69’luk açık ara en yüksek ağırlığa sahip gıda kalemindeki yüzde – 1.54’lük düşüş, Yİ_ÜFE’nin düşük çıkmasının en önemli belirleyicisi olmuştur. Yurtiçi üretici tarafındaki bu düşüş, Türk Lirası’nın bu ayki yüzde 8’lik değerlenme sürecinin bozulmaması halinde gelecekte de devam edebilir” değerlendirmesinde bulundu. Enflasyonunun geleceği ve kalıcılığı açısından en önemli gösterge olan çekirdek enflasyonun Kasım’da aylık yüzde – 1.87 ve yıllık yüzde 20.72 olarak ilan edildiğini belirten Ali Çandır, “Aylık düşüşün rekor düzeyde olmasına rağmen yıllık eğilim hala en yüksek olmaya devam etmektedir. Çekirdek enflasyondaki düşüş eğiliminin önümüzdeki ayda da devam edeceğini bekliyoruz” dedi. BÖLGE ENFLASYONU Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi enflasyonunu da değerlendiren Çandır, “Bölgemiz enflasyonu Kasım’da aylık yüzde -1.37 ile ülke enflasyonunun üstünde kalmıştır” dedi. Batı Akdeniz’in yıllık enflasyonunun da yüzde 22.71 ile ülke enflasyonunun üzerinde olduğunu belirten Çandır, “Eğer 2019 Mayıs dönemine kadar enflasyonumuz, bu ortalama üstü seyrini değiştirmezse önümüzdeki dönemde de yine nispi yüksek bir bölge enflasyonuna hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu.    

Detaylar...

ATB KASIM MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Kasım ayı olağan Meclis toplantısı, Meclis başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, sektörel konular da gündeme geldi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis’te yaptığı konuşmada, ekonomiye ve tarım sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çandır, konuşmasına vatani görevini yerine getirirken şehit olanları saygıyla anarken, hafta başında İstanbul’da eğitim uçuşu yapan helikopterin düşmesiyle şehit olan askerler ile Batman’da şehit olan polise Allah’tan rahmet dilerken, Türk milletine baş sağlığı diledi. Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) Başkan Yardımcılığı görevine yeniden seçilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu tebrik eden Çandır, “Desteğini her zaman yanımızda hissettiğimiz TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) Başkan Yardımcılığı görevine yeniden seçildi, kendisini tebrik ediyorum, başarıları daim olsun” dedi. ZORLUKLARI AŞMAK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORUZ Sonbaharın tarım ve ticarette zorlu geçtiğini belirten Çandır, “Zorlu bir sonbaharı ardımızda bırakırken, umudumuzu koruyarak kış mevsimine giriyoruz. Kasım ayı, tarım sektörü için sancılı geçti. İçerisinde bulunduğumuz zorluklara karşı bir yılgınlık ya da teslimiyet içinde değiliz. Zorlukları aşmak için hep birlikte canla başla çalışıyoruz, çalışacağız. Çünkü stratejik sektör olan tarımı, el birliğiyle hak ettiği yere getirmeli, tarıma itibarını yeniden kazandırmalıyız” diye konuştu. Tarımın enflasyonun baş sorumlusu olarak gösterildiğine dikkat çeken Çandır, tarımsal üretim ve ticaretin enflasyonunun (ÜFE) yıllık yüzde 16 civarında olduğunu, buna karşın yurt dışı üretici enflasyonunun (YD ÜFE) yüzde 55’ten fazla, yurt içi üretici enflasyonunun ise yüzde 40’tan fazla olduğunu belirtti. Çandır, şunları kaydetti: “Bu fiyat artışlarını yaşamış olan üretici ve ticaret kesimi, tüketiciye bunu yüzde 25 olarak yansıtabilmiştir. Bu dönemde tarımsal üretim ve ticaret ile uğraşanlar ilan edilen tüketici enflasyonunu aşağıya çeken bir görev üstlenmiştir. Eğer bu karşılaştırmayı yıllar boyunca yaparsak göreceğiz ki aslında tarım sektörü, diğer sektörlerden çok daha az düzeyde enflasyonu etkilemiştir. Tarım sektöründen çekilme eğiliminin bir sebebi de budur. Maliyetlerini, fiyatlarına yansıtamayan bir sektör büyüyemez. Nitekim son açıklanan büyüme rakamlarında küçülen tek sektör tarım sektörüdür. Herkes şundan emin olsun ki, bu küçülme üreticinin tembelliğinden değildir.” KARŞILIKSIZ ÇEKTE ARTIŞ Son açıklanan verilerinin Antalya ekonomisi açısından önemli uyarılar içerdiğini kaydeden Çandır, “Özellikle karşılıksız çek ve protestolu senet adetleri ve tutarları konusunda şimdiye kadar karşılaşmadığımız sonuçlarla yüz yüzeyiz” dedi. Çandır, resmi verilere göre karşılıksız çek adedinde yüzde 50 artış varken, karşılıksız çek tutarında yüzde 150’lik artış yaşandığını bildirirken şunları söyledi: “Yani büyük tutarlı çeklerde ödeme zorluğu daha çok yaşanmıştır. Karşılıksız çekte, Türkiye ortalamasının altında kalmamız bizlere teselli olmuştur. Borcuna sadakatte bildiğiniz gibi kentimiz öteden beri hep ön sıralarda bulunmuştur. Yani zorluklara karşın, borçlarımız konusunda hala nispi yüksek ödeme oranlarına sahibiz. Kentimizin borcuna sadık olma özelliği, kredi talep etme eğiliminde de etkisini göstermektedir. Ülkemiz ortalama kredi büyümesi yüzde 30 iken kentimizde bu oran yüzde 32 olarak gerçekleşmiştir. Sektörel kredilerde, kentimizde en yüksek büyüme toptan ticarette yüzde 140 ile gerçekleşmiştir. Ziraatte ise yüzde 20’lik bir artış olmuştur.” KARABORSACILIKLA DEPOCULUK AYIRT EDİLMELİ Başkan Çandır, son dönemde soğan fiyatının artmasıyla gündeme gelen depoculuğu da değerlendirdi. Ülkemizde tarımsal hasadın ortalama 2 ayda yapıldığını belirten Çandır, “Hasatla birlikte önümüzde iki seçenek vardır. Ya hasadı doğrudan tüketeceğiz ve sonraki aylarda ithalat yapacağız. Ya da gelişmiş ülkelerde olduğu gibi uygun ve yasal koşullarda saklayıp, stoklayıp malların zaman faydasını artıracağız. Çünkü malların zaman faydasını artırdığınızda, yarattığınız katma değer de artar. Katma değeri en fazla artıran yöntem, mesela lisanslı depoculuktur. Yine meyvelerimizin pek çoğu soğuk hava depolarında, hububat ve benzeri ürünlerimiz depolarda stoklanır ki yıl boyu tüketebilelim” diye konuştu. Stoklama faaliyeti manipülasyon ya da rant aracı olarak kullanılması halinde mutlaka cezalandırılması gerektiğini kaydeden Çandır, “Stoklama faaliyeti, karaborsacılığa giriyorsa o bir suçtur ve cezası sonuna kadar verilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken hayati konu; suç işleyenle yasalara uygun olarak emeği, alın teri ve namusuyla çalışanları kesin ifadelerle ayrı tutabilmektir. Mallarını her depolayanı karaborsacı ilan edersek tarımı tamamen bitiririz. Sorun baskınlarla çözülemeyecek kadar derindir. Tarımda hastalıklarla mücadele, planlama, üretim ve ticaretin yeniden ele alınması gerekmektedir” diye konuştu. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE TARIMSAL HASTALIKLARI ÇOK KOŞUNACAĞIZ Son dönemde yapılan komite toplantılarında üyelerin, ürün hastalıklarını ve buna bağlı verim ve kalite düşüklüğü sorununu çok sık dile getirdiğini bildiren Ali Çandır, soğandaki küf hastalığı, zeytindeki zeytin sineği hastalığı, domatesteki tuta zararlısı, susamda kelebek zararlısı, yer altı sularının çekilmesi gibi çok sayıda sorunla mücadele edildiğine dikkat çekti. Çandır, “Uzmanlara göre, iklim değişikliklerinin de etkisiyle önümüzdeki yıllarda bu tür zararlıları ve hastalıkları daha fazla konuşur hale geleceğiz. Zaten türlü zorlukları yaşayan tarım sektörünün bir de bu hastalıklarla karşı karşıya kalması başta Tarım ve Orman Müdürlükleri olmak üzere herkesi önlem almaya, yeniden bilgileri ve paylaşımları gözden geçirmeye zorunlu hale getiriyor. Bu konuda karar vericilerin iş işten geçmeden önlem alacağına inanıyorum. HAL YASA TASARISINDA SEKTÖRÜN GÖRÜŞÜ ALINSIN Değiştirilmesi gündemde olan Hal Yasası’yla ilgili de konuşan Çandır, Hal Yasasının en çok değiştirilen yasalardan biri olduğunu belirtti. Her değişiklikte, mevcut sorunların giderileceğinin belirtilmesine rağmen sorunların daha derinleştiğini kaydeden Çandır, “Yeni düzenleme ile hal sistemi içerisindeki komisyonculuğun kaldırılması öngörülüyor. Yapılan düzenlemeyi sektörün diğer paydaşları gibi bizler de ikinci, üçüncü ağızdan öğreniyoruz. Hazırlanan taslağın, önce sektörün görüşüne sunulması, geri bildirimler de dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Borsa tarafından düzenlenen ve sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirildiği “Yaş Meyve- Sebze Sektörü sezona başlarken” başlıklı sektörel analiz toplantısına katılanların yerine daha iyi bir sistem getirilmeden komisyonculuğun kaldırılmasına tepki gösterdiğini anımsatan Çandır, “Sektör temsilcileri, yeni tasarının sektörü daha da sıkıntıya sokacağını hatta çiftçiyi üretimden vazgeçireceğini belirtiyor. Bu görüşlerin karar vericiler tarafından dikkate alınacağına inanıyor, aileleriyle birlikte binlerce insanımızı ilgilendiren komisyonculuk mesleğinin tek kalemde bitirilemeyeceğine inanıyorum” diye konuştu. HAYVAN BORSASI TİCARETİN MERKEZİ OLACAK Canlı Hayvan Borsası’nın Borsa gündeminde olduğunu belirten Çandır, ilk etap çalışmalarını Kurban Bayramı öncesinde tamamlanan Kömürcüler’deki Canlı Hayvan Borsası’nın, hayvan ticaretinin merkezi olması için yoğun şekilde çalıştıklarını bildirdi. Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Antalya Hayvancılık Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Birol Ekici ile üyelerin ve sektör paydaşlarının katılımıyla alanda bir toplantı gerçekleştireceklerini kaydetti. Çandır, “Toplantıya katılan arkadaşlarımın önerileri ve göstereceği ilgi, Hayvan Borsası’nın etkin olarak çalışmasına katkı sağlayacaktır. Hayvan Borsası’nın 2. Etabıyla ilgili ise proje fiyatlandırma çalışmalarımız devam etmektedir” dedi. AİLE TARIMI DESTEKLENMELİ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünyadaki tarımsal üretimin yaklaşık yüzde 56’sının, toplam gıdanın yüzde 80’inin küçük çiftçiler tarafından üretildiğini bildiren Çandır, “Bizde ise küçük üretici her geçen gün üretimden elini çekmek zorunda kalıyor. Bunun tarımın sürekliliği ve devamı açısından risk olarak görüyoruz, başta kooperatif modeli olmak üzere küçük üreticinin bir an önce örgütlenmesi gerekiyor. Kooperatif sisteminin yenilenerek etkili performans kriterleriyle denetiminin sağlanması, örgütlenme modelinin başarıya ulaşmasını sağlayacaktır” diye konuştu. Çandır, şunları söyledi: “Tarımsal biyoçeşitliliğin sürdürülmesine yardımcı olan aile çiftçiliği, geleneksel ürün ve gıdaların korunmasını sağlıyor, yerel ekonomilerin gelişmesine katkı sunuyor. Çünkü onlar, tarımı sadece ekonomik faaliyet olarak görmüyor, yaşam biçimi olarak da görüyor. Tarımdaki depremleri yapısı nedeniyle daha hafif atlatan aile çiftçiliğinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir olması için pazarlara erişimin kolaylaştırılması, teknoloji ve yayım hizmetlerine erişimin sağlanması, sosyo-kültürel koşulların geliştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle aile çiftçiliği destekleyen politikaların acilen hayata geçirilmesi gerekiyor. Küçük çiftçi yaşatılmalı, aile tarımı desteklenmelidir.” Çandır, her ay düzenli olarak toplanan komite toplantılarında üyelerin, sektörlerinde yaşanan gelişmeleri ve sorunları değerlendirdiğini belirtirken, “Bizim de yol göstericimiz olan komite üyelerimize buradan teşekkür ediyorum” dedi. Mecliste, üyeler sektörel konularda değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...