DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 100.24.113.182
Şuan 7 kişi online
Bugün 95 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 133161
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

ATB EKİM MECLİSİ TOPLANDI - 28.10.2020


Antalya Ticaret Borsası Ekim ayı Meclisi Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online toplandı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kent gündemi, ekonomi ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ATB üyeleri, sektörleriyle ilgili sorun ve görüşlerini paylaşırken, kurdaki artıştan duydukları kaygıları dile getirdi.

EKONOMİYİ KAPATMAYA GÜCÜMÜZ YOK
Kovid-19 salgınıyla ilgili kaygılarını dile getiren Başkan Çandır, “Mayıs ayında ulaştığımız başarıyı maalesef bu ay aramaya başladık. Salgında gelinen nokta, hepimizi endişeye ve daha dikkatli davranmaya yöneltmelidir” dedi. Maske, mesafe ve hijyen uyarısında bulunan Çandır, alınacak önlemlerin salgının hızını kesebileceği gibi ekonomik hayatın devamı bakımından da kadar önemli olduğunu vurguladı. Çandır, “Bir kez daha ekonomiyi kapatmaya ne gücümüz vardır ne de halimiz” dedi.
ÖDEMELER BAŞLADI
Mart ayından itibaren alınan 6 ay ödemesiz kredilerin ödeme zamanının geldiğini, ertelenen vergi ve SGK ödemelerinin de birikimli olarak ödenmeye başlanacağını anımsatan Çandır, “Hem cari dönem ödemelerinin hem de bu ertelenmiş ve birikmiş borçların birlikte ödenmesi için gerekli iş hacmi artışı da yaşanmamaktadır. Diğer taraftan son zamanlardaki kur artışları da ilave bir maliyet artışı olarak önümüzdeki dönemde karşımızda duracaktır” diye konuştu.
ANTALYA İÇİN DAHA AĞIR SEYREDECEK
Antalya ekonomisi için yaşananların iki açıdan daha ağır seyredeceğini söyleyen Başkan Çandır, “Bunlardan biri borçlanma yükümüzdeki nispi ağırlığımızdır. Diğeri ise başta turizm olmak üzere kentimiz ekonomisinin hizmet sektörü ağırlıdır” dedi. Çandır, yılın ilk yarısında Antalya’nın ticari kredi büyümesi yıllık yüzde 35 olurken, Türkiye geneli kredi büyümesinin yüzde 28 olduğunu belirtirken, “Aradaki 7 puanlık fark, uzun yıllar ortalaması olan yüzde 3,5’luk Türkiye payımızı yüzde 3,7’ye yükseltmiştir. Tüm bu hızlı artışa ve zorlu koşullara rağmen takipteki alacak oranımız ise yüzde 3,15 ile uzun yıllar ortalamamız olan yüzde 3,5’un da altında gerçekleşmiştir. Bir kez daha kentimiz iş insanlarının zor koşullarda bile borçlarına olan sadakatinin teyidi olmuştur” diye konuştu.
ÇİFTÇİ ÇOK BORÇLANDI
Antalya’nın tarımsal kredilerdeki büyümesinin de Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Başkan Çandır, Türkiye genelinde yüzde 12 artan borçlanma, kentimizde yüzde 30 artmıştır. Tarımsal kredilerdeki bu hızlı artış, uzun yıllar ortalaması olan yüzde 4,2’lik Türkiye kredi payımızı yüz de 4,7’ye yükseltmiştir” dedi. Antalya’da bireysel kredilerin Türkiye ortalaması civarında olduğunu söyleyen Çandır, “Yılın ilk yarısı itibariyle bireysel kredilerde Antalya yüzde 39 büyürken Türkiye yüzde 38 büyümüştür” dedi.
HAYATTA KALABİLMEK İÇİN BORÇLANDIK
Kent ekonomisinin yüzde 75’ini oluşturan hizmet sektörü ve turizmin neredeyse tamamen kapanmasının Antalya ekonomisini adeta felç ettiğini söyleyen Çandır, “Antalya iş dünyasının bu derece krediye yönelmesinin birincil nedeni, hayatta kalabilmek olmuştur” diyen kent ekonomisinin yüzde 75’ini oluşturan hizmet sektörü ve turizmin neredeyse tamamen kapanmasının Antalya ekonomisini adeta felç ettiğini söyledi. Tarım sektörü bu dönemde Antalya ve ülkemiz için can simidi görevini üstlendiğini kaydeden Çandır, “Ancak yüzde 75’lik felç durumunu düzeltmesi doğal olarak mümkün olamamıştır. Ama daha kötüye gidişi kesinlikle frenlemiştir. Yıllardır her fırsatta ve ortamda tarımın stratejik sektör olduğunu neden bıkmadan usanmadan dile getirdiğimiz bu dönemde açıkça anlaşılmıştır diye umuyoruz” diye konuştu.
ANTALYA EKONOMİK AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN
Bu yıl turizmden yaklaşık 40 milyar dolarlık giriş beklendiğini, Ekim ayı itibariyle yılı yaklaşık 5 milyar dolarlık girişle kapanacağının belirtildiğini söyleyen Çandır, “Beklentinin yaklaşık yüzde 13’ü civarında bir döviz girişinden bahsediyoruz. İş dünyamızın 2020 yılı için yaptığı planlardaki sapmanın devasa boyutlarda olmasının ana nedenlerinden biri bu olmuştur. Çünkü ülkemiz turizminin yaklaşık yüzde 40’ı kentimizde oluşmaktadır. Yani kentimize 15 milyar dolarlık turizm girişi beklentisi, 2 milyar dolar gibi son derece güdük bir miktarda kalmaktadır. Dolayısıyla salgın başta olmak üzere yaşanan sıkıntıların merkez üssü kentimiz ve bize benzeyen kentler olmuştur. O yüzden ekonomik afet bölgesi ilan edilmek istedik” diye konuştu.
ÇIKIŞ YOLU İÇİN ÖNERİLER
Ali Çandır, sıkıntıların hafifletilmesi için şu önerilerde bulundu:
“Öncelikle daha önce ertelenmiş olan vergi ve SGK ödemelerimiz, 2020 ve 2021 yıllarını da kapsayacak şekilde 5 yıl boyunca ertelenmelidir. Ödemeleri gelen banka kredilerinin aynı faizlerle yeniden yapılandırılması gereklidir. Destekleme ödemeleri erkene alınmalıdır. Borçların yeniden yapılandırılması ile istihdam desteklemeleri ve teşvikleri konularındaki çalışmalarda iş dünyasının görüşlerine daha fazla önem verilmelidir.”
SEKTÖREL ANALİZ TOPLANTILARI
Borsa’nın Ekim ayı faaliyetleriyle ilgili Meclis üyelerini bilgilendiren Başkan Çandır, yaş meyve sebze ile zeytin ve zeytinyağı konulu sektörel analiz toplantıları düzenlediklerini anlattı. Çandır, “Yaş Meyve Sebze Sektörel Analiz Toplantısında, kamuya ait şirketler aracılığıyla kamunun yaş sebze ticaretine girerek kendileriyle rekabete girmesinin ticaretlerine olan etkileri, havayolu kargo ücretlerinin tarım sektörünün kullanımına uygun hale getirilmesi ya da devletimiz tarafından sübvanse edilmesi olmak üzere tarımsal ihracatın daha fazla teşvik edilmesi, zirai karantina müdürlüklerince her TIR için ayrı numuneler almasının ihracatçı için zaman kaybı ve maddi kayıpların oluşmasına neden olduğu, salgının döneminde tarım sektörünün üretmeye devam ettiği ve stratejik önemini artırması, Borsamızca hazırlanan yaş meyve sebze ile domates endeksleri, ürün fire zayiat oranları ile önümüzdeki döneme ait yaş sebze üretiminin durumu konularında görüş alış verişinde bulunmuşlardır” diye konuştu.
Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı’nda Mayıs ayında zeytinin çiçeklenme döneminde yaşanan ani sıcaklık değişimi ve yaz mevsiminin geçen yıllara oranla daha kurak geçmesine bağlı olarak zeytin rekoltesinin yüzde 30-40 civarında düşeceğinin gündeme geldiğini söyleyen Çandır, “Zeytine verilen kilogram başına 15 kuruşluk ve zeytinyağına verilen litre başına 80 kuruşluk destekleme priminin artırılması gerekliliği, kentimizde bulunan otellerde, kentimizde elde edilen zeytinyağları yerine diğer kentlerden getirilen zeytinyağlarının kullanmasının kendilerini üzdüğü, tağşişli ürünlerin sektöre verdiği zarar ve cezaların yetersizliği, kentimizde bir zeytin envanteri çıkarılmasının gerekliliği, yöreye uygun kuraklığa dayanıklı zeytin çeşitlerinin yaygınlaştırılmasının önemi konularında değerlendirmelerde bulunmuşlardır” dedi.
Düzenledikleri sektörel analiz toplantılarının sektörlerde yaşanan sorunlarının görüşülmesi, çözüm önerilerinin üretilmesi ve yeni projelerin yapılmasına zemin hazırlaması bakımından faydalı olduğunu söyleyen Çandır, “Nitekim bu aybaşından itibaren açıklamaya başladığımız endekslerde, beş yıl önce Borsamız girişimiyle başlayan ‘Beylik Zeytini’nin bu ay içerisinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nca çeşit olarak tescil edilmesi de gerek Borsamız iş geliştirme ve çalışma grubumuzda yapmış olduğumuz Ar-Ge faaliyetleri gerek sektörel analiz toplantımızda talep edilen konuları içermektedir” diye konuştu.
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenledikleri “Zeytin Mektebi” eğitimi ve “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” isimli yöresel ürünler ve coğrafi işaretli ürünlerin konuşulduğu program hakkında da bilgi veren Çandır, “15 farklı dersten oluşan mektebimizde A’dan Z’ye zeytine dair tüm konularda bilgi verilmektedir. ‘Sizin Oraların Nesi Meşhur?’ programı ise ülkemizin her yöresinden farklı konukların katılımıyla düzenlenecektir” dedi. Antalya Valisi Ersin Yazıcı ile Borsa’nın coğrafi işaret aldığı Korkuteli Karyağdı Armudumunun hasat şenliğine katıldıklarını anımsatan Çandır, “Tüm üreticilerimize ve üyelerimize bereketli hasat ve kazançlar diliyorum” dedi.
AFET GÖREN BATI İLÇELERİ İÇİN ÖNERİLER
ATB Başkanı Ali Çandır, geçen hafta Kumluca ve Finike ilçelerinde görülen şiddetli yağış, dolu ve fırtına nedeniyle yaşamını yitiren vatandaşa Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır dilerken, yaralananlara vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Çandır, “Edindiğimiz bilgilere göre resmi olmayan rakamlara göre 500 dekarı cam ve 3500 dekarı plastik sera, 1.000-1.500 dekarı portakal bahçesi olmak üzere 5.500 dekar civarında bir alanda hasar bulunmaktadır. Nitekim devletimizin üreticilerimizin ve insanımızın mağduriyetlerini gidereceğinden şüphemiz yok. Ancak son dönemlerde sık sık afet olaylarının görüldüğü batı ilçelerimizde kalıcı önlemlerin alınması için çaba harcanması ve planlama yapılması zorunlu hale gelmiştir. Çünkü üretim ve ticaret olmayacaktır” diye konuştu.
Çandır, afetlerin üretim ve ticareti daha az etkilemesi için şu önerilerde bulundu:
“Bölgede sürekli tekrar eden afet bölgeleri havza sisteminde tespit edilip; bu bölgelerdeki tüm tarım alanlarında sigortalılık zorunlu hale getirilmeli ve primlerdeki devlet katkı payı yüzde 70’ e çıkarılmalıdır. TARSİM mevzuatında fiziki olarak tarımsal üretim yapılan her alanda, niteliğine bakılmaksızın kapsayıcı bir yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Yeni oluşturulacak seralarda; Dolu riski için temperli sarsıntı ve darbelere dayanıklı cam ya da UV içeriği yüksek plastik örtüler kullanılması mevzuatla destekleme kapsamına alınmalıdır. Sera arazilerinin çevresi sağlam/dayanıklı ve kalın gövdeli ağaçlarla ağaçlandırılmalıdır. Bu set rüzgara bağlı oluşacak pek çok doğal afette bariyer görevi görecektir.”
CUMHURİYETİN 97’İNCİ YILINDA ÜRETİM VURGUSU
Mevlid Kandili’ni kutlayan Çandır, Cumhuriyet Bayramı’nın 97’nci yılında üretim vurgusunda bulundu. Çandır, “Cumhuriyetin kazanımlarına sonsuza kadar sahip çıkmak temel yurttaşlık görevimizdir. Ata’mızın Cumhuriyetin ilk yıllarında çok kısıtlı imkanlarla başlattığı üretim hamlesi bizler için ışıktır. Biz biliriz ki bağımsız ekonominin yolu üretmekten geçer. Genç ve dinamik nüfusumuz en büyük zenginliğimiz, bu zenginliğimizi üretime yönlendirelim, kalkınalım, Ata’mızın işaret ettiği çağdaş medeniyetler sıralamasında yerimizi alalım. Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bağımsızlığımız için mücadele vermiş tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun” diye konuştu.
 


Habere Ait Diğer Resimler