DUYURULAR +Tümünü Gör
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.158.251.104
Şuan 8 kişi online
Bugün 83 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 164110
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

ATB EKİM MECLİSİ TOPLANDI - 27.10.2021


Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ekim ayı Meclis Toplantısı çevrimiçi yapıldı. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplanan Meclis’te, üyeler yönetimin 1 aylık çalışmasıyla ilgili bilgilendirildi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis’te tarım, ekonomi ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

2021 yılının son çeyreğine umut verici girilmediğini söyleyen Çandır, “Ekonomimizin birinci ve ikinci çeyrek büyümeleri yıllık olarak alışık olmadığımız ölçüde yüksek ilan edilmişti. Buna sevinirken önceki çeyreğe göre büyümelerimizin giderek yavaşladığına da dikkat çekmiştik. Bu gidişatın sürdürülemez olduğunu ve ancak yatırım iklimini iyileştirerek işleri tekrar yoluna koyabileceğimizi belirtmiştik. Buradan dile getirdiğimiz tüm tespitlerin ve önerilerimizin tek bir amacı bulunmaktadır. O da, hepimiz için sürdürülebilir bir gelecek hazırlamaya destek olmaktır” diye konuştu.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU
Antalya Ticaret Borsası olarak 2021 yılını sürdürülebilirlik ana fikri üzerine kurguladıklarını anımsatan Çandır, Borsa faaliyetini de sürdürülebilirlik çıkışıyla gerçekleştirdiklerini söyledi. Çandır, “Hayatın olağan akışı içine sürdürülebilirlik esasları girene kadar da bu davranışımızdan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü geleceğimizi, anlık kararlara ve dalgalanmalara göre kurgulamak istemiyoruz. Öngörülebilirliği olan bir döneme geçtiğimizde biliyoruz ki, döviz kurları, faizler ve enflasyon; sürdürülebilir büyüme için uygun yatırım iklimine destek olacaklardır. Biz bunu biliyoruz çünkü onu yaşadığımız dönemler oldu. Şimdilerde ne dünya ne de ülkemiz aynı koşullarda değil ama her koşulda öngörülebilirliği sağlamak hepimizin görevidir” dedi.

BORÇ ÇEVİRME GÜCÜ FELÇ
Konuşmasında ekonomik değerlendirmelerde bulunan Çandır, son 14 ayda ticari kredi faizinin yüzde 8’den yüzde 22’ye çıktığına dikkat çekti. “Geçen yıl Eylül ayında ortalama ticari kredi faizi yüzde 14 civarında idi. Ondan 3-4 ay önce ise yüzde 8-9 düzeyindeydi. Geçen ay itibariyle ortalama ticari kredi faizleri yüzde 22’den verilmektedir. Son 14 ayda yüzde 8’den yüzde 22’ye yükselen faiz oranları sadece büyüme amaçlı kredi talebini kısmıyor. Ondan daha önce ve tehlikeli olarak borç çevirme gücünü felç ediyor. İnsanlar yüzde 8-9’dan aldığı krediyi hangi güçle yüzde 22’den çevirebilir ki” diye konuştu. Çandır, bu durumun sürdürülemez olduğunu, faizlerin düşürülmesi gerektiğini kaydederken, “Ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan faiz indirimlerinin ise beklenen iyileşmeleri sağlamadığı gibi daha büyük sorunlara yol açtığını önceki deneyimlerimizden bilmekteyiz” dedi.

DÖVİZDEKİ YÜKSELİŞ BİZİ DARBOĞAZA GÖTÜRÜYOR
Merkez Bankası’nın son faiz indirimlerinden sonra döviz kurlarındaki hızlı yükselişlere dikkat çeken Çandır, “Bu yükselişler bizi üç aşamalı bir darboğaza götürmektedir. Öncelikle ithalata dayalı girdilerinden dolayı ciddi maliyet artışlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Ardından yeni maliyetli ürünlere talep daralmaktadır. Sonra da artan enflasyondan dolayı zorunlu yüksek faiz artışlarının gelmesiyle talep bir kez daha daralmaktadır. Toplumsal gelirin benzer oranda artmamasıyla geniş halk kesimlerinin düşen alım gücü, talebi daha da daraltmaktadır. Bu açmaza bir kez daha düşmemeliyiz” diye konuştu.

YÜKSEK ENFLASYONA ALIŞMAYALIM
Kamu bankalarının kurumsal kredi ve konut kredi faizlerini düşürmeye başlamasının kurumsal ve konut arzı kesimlerinde nispi rahatlama sağlarken diğer taraftan daha geniş kapsamda bir faiz düşüşü beklentisi yarattığını söyleyen Ali Çandır, “Bütün bu girişimler, doğal olarak yüksek enflasyon beklentisini de körüklemektedir. Yüksek enflasyonun geniş halk kesimleri ile 2 milyondan fazla mikro ve KOBİ nitelikli işletmeler üzerinde reel fakirleşmeye yol açtığını yaşayarak biliyoruz. Bu yüksek enflasyon belasına asla alışmamalıyız ve normalleştirmemeliyiz” diye konuştu.

ANTALYA’NIN ENFLASYONU DAHA YÜKSEK
Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret üzerine kurulu bir kent ekonomisine sahip, uzun yıllar Türkiye ortalamasıyla eşdeğer bir tüketici enflasyonuna sahip olduğunu belirten Çandır, şunları kaydetti:

“Turizmin ve tarımın, ortalamanın üzerinde iyi geçtiği 2019 yılında bile kentimiz enflasyonu bu özelliğini kaybetmemişti. Ancak 2020 yılı Kasım ayından itibaren kentimiz enflasyonunun sürekli olarak ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğini görmekteyiz. Bu yükseklik özellikle Haziran ayından beri daha da artan bir eğilim içerisine girmiştir. Öyle ki ülkemiz ortalama enflasyonunun yüzde 15 üzerinde bir enflasyon yaşamaktayız. Bu fark 2005 yılından beri hiçbir dönemde görmediğimiz ölçüde yüksek bir farktır. Bir taraftan böylesine rekor bir nispi yükseklikle enflasyona maruz kalıp reel olarak fakirleşirken diğer taraftan da katma değer payımız azalmakta olduğu için yine reel olarak fakirleşmekteyiz. Son dönemdeki kişi başına turizm gelirlerinde 500 doların altına düştüğümüz yazılmaktadır. Kentimizin turizm payının sadece işçilik, gıda tedariki ve tesis bakım-onarım gelirlerinden oluşmasına razı olmayıp mutlaka payımızın daha da yaygınlaştırılması ve artırılması için etkili çalışmalar yapmalıyız.”

TARIM FAKİRLEŞİYOR
Tarım sektörünün enflasyonun fakirleştirici etkilerini uzun süredir yaşadığını kaydeden Çandır, TÜİK’in açıkladığı verilere göre tarımsal girdi enflasyonunun yüzde 29 düzeyinde olduğunu, tarımsal üretici fiyatlarının ise aynı dönemde yüzde 25 arttığını belirtti. Çandır, “Yani sadece Ağustos ayında tarım kesimi en az yüzde 16 fakirleşmiştir. Bu durum son 7 yılın 2’si hariç her yılında fakirleşme olarak gerçekleşmiştir” dedi.

ÜRETİRKEN ÖNÜMÜZÜ GÖREMEZ HALE GELDİK
TUİK verilerine göre tarımsal girdi fiyatlarındaki artışı değerlendiren Başkan Ali Çandır, gübre yüzde 67, ilaç yüzde 12, enerji yüzde 22, yem yüzde 31 ve tarımsal yatırım maliyetlerinin yüzde 30 ilan edildiğini belirtirken, “Tarımda en çok kullandığımız gübrelere baktığımızda üre yıllık olarak yüzde 238, potasyum nitrat yüzde 97 ve 20 20 gübre yüzde 163, yem ise ortalama yüzde 84 arttı” dedi. Başta enerji olmak üzere tüm girdilerin dışa bağlı olduğunu, dövizdeki her yükselişin doğrudan maliyetlere yansıdığını vurgulayan Ali Çandır, “Bizler üretirken önümüzü göremez hale geldik. Öyle ki bugün aldığımız hiçbir ürünü yarın kaç liradan alacağımızı ve hangi maliyetle üreteceğimizi bilmiyoruz. Enflasyon deyince akla her ne kadar tüketici enflasyonu gelse de zincirin en başına baktığımızda üretici enflasyonunu hesap etmeden bu işin içinden çıkamayız” diye konuştu. Çandır, üretim maliyetlerindeki artışın ancak bir bölümünün tüketici fiyatlarına yansıtılabildiğini kaydederken, “Kaldı ki üretici yüklendiği maliyetlerin yarısını bile tüketiciye yansıtamamaktadır. Maliyetlerin büyük bir bölümü uzunca bir süredir olduğu gibi üreten kesimin üzerindedir” dedi.

TARIMSAL KOPUŞ UYARISI
Tarımın Antalya’nın kırcal damarlarına kadar nüfuz eden bir sektör olduğunu belirten Çandır, tarımsal faaliyetler da büyük ölçüde mikro ya da KOBİ niteliğindeki üretici ve ticaret erbapları tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti. Çandır, “Bu ölçek, dış etkilere karşı genellikle savunmasızdır. Bunları reel olarak fakirleşmeye mahkum ederseniz kaçınılmaz şekilde tarımsal faaliyetlerden çekilmek zorunda kalırlar. Bu dönemde en çok önemsememiz gereken konu bu kesimleri reel olarak fakirleştirmeden faaliyetlerini yapmalarını sağlamaktır. Bu dönemde karar vericilerimizin ve politika yapıcılarımızın tarımsal birinci görevi bu olmalıdır. Aksi halde tarımdan kopuşları durduramayacağız” uyarısında bulundu.

TARIMSAL İHRACAT ARTIŞTA

Tarımsal ihracatta yaşanan artışa dikkat çeken Ali Çandır, “İnsanlarımız tarımda kalmanın yolunu bu ihracata bağlamış durumdadırlar. Ancak fiyat rekabetine ve sezon geçişi avantajlarına bağlı ihracatımız, içeride üretim kapasitesi artışı olmadan yapılmaya devam ederse sürdürülebilirliği olmayacaktır. Bu gidişat, bir taraftan içeride tarımsal enflasyonu artırma etkisi yaratırken diğer taraftan da tarımsal ihracat ölçeğimizi güdük bırakmaya devam edecektir” dedi. Ali Çandır, 9 aylık tarımsal ihracat rakamlarını değerlendirirken, ülkedeki yüzde 21’lik artışa karşı Antalya’nın tarım ihracatının yüzde 38 artış kaydettiğini belirtti. Bu artışta yaş sebze meyvenin payının geçmiş döneme göre azaldığına dikkat çeken Çandır, “Buna rağmen yaş sebze meyve ihracatımız geçen yıla göre ilk dokuz ayda miktarda ve tutarda yüzde 13 civarında artmıştır. Yaş sebze miktarı yüzde 25 artarken ihracat tutarı yüzde 22 artmış yaş meyve ihracat miktarı ise geçen yıla göre yüzde 3 azalırken tutarda yüzde 2’lik artış yaşanmıştır. Yaş sebzenin birim fiyatı 2020 yılında 82 cent’den 2021 yılında 80 cent’e düşmüştür. Yaş meyvede ise 95 cent olan birim fiyat 1 dolara yükselmiştir” dedi.

TARIM KÜÇÜLÜYOR
Tarımın kent ve ülke için stratejik önemini vurgulayan Başkan Ali Çandır, “Son iki yıldır sektörümüzün stratejik konumunu anlamayan kalmadı diye düşünüyorum. Ancak son açıklanan rakamlar, sektörümüzün yarattığı katma değerin hala istenen yönde büyümesine işaret etmemektedir. Aksine katma değer pastamız dışa bağımlı girdi yapımız dolayısıyla giderek küçülmektedir” dedi. Tarımın büyüme sorununun 2021 yılı ikinci çeyreğinde de kendisini gösterdiğini kaydeden Çandır, “Son 24 yılın ortalama ikinci çeyrek büyümesinden yüzde 25 daha düşük büyüyebilen sektörümüzün acilen büyüme ivmesinin artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü önümüzdeki dönem, tüm dünyada tarımsal üretim ve ticari faaliyetlerin birincil stratejik alan olarak kabul edilip hareket edileceği bir dönem olacaktır. Bu gidişatta önemli bir yer almak zorunluluğumuz bulunmaktadır. Bu gidişata duyarsız ve çaresiz kalmamız düşünülmemelidir” diye konuştu.

İKLİM ANLAŞMASI KREDİSİNİ DOĞRU KULLANALIM

“Yeşil Mutabakat”la ilgili Paris İklim Anlaşmasının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Çandır, “Böylece ülkemiz anlaşmayı imzalayan 192. ülke olarak resmi bir taraf olmuştur. Bu taraf olma sonucunda da Dünya Bankası’nca ülkemizin uyumu için 3,1 milyar avroluk kredi sağlanacaktır. Bu fonun doğru kullanımının geleceğimiz için çok önemli olduğunu bu fırsatla paylaşmak isterim” dedi.
Bu yıl iklim değişikliğine uyum, karbon ayak izi ve yeşil mutabakat ile ilgili Borsa ve Tarım Konseyi olarak 8 panel düzenlediklerini, Kasım’da “Yeşil Mutabakat Yolunda Antalya’da Tarımsal Atık Yönetimi” isimli dokuzuncu paneli düzenleyeceklerini bildiren Çandır, “Sizleri ve sektörümüzde bulunan herkesi bu panelleri takip etmeye davet ediyorum. Panellerimizi Borsamızın Youtube hesabımızdan takip edebilirsiniz” dedi.

YÖREX REKORU
ATB Başkanı Başkanı Ali Çandır, 11.YÖREX’i 76 il ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 113 oda ve borsa, 16 kalkınama ajansı, 83’ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650’nin üzerinde katılımcı ile gerçekleştirdiklerini belirtirken, YÖREX’i 5 günde 342 bin 496 kişinin ziyaret ettiğini söyledi. E-ticaret siteleri ve perakende zincirleriyle katılımcılar arasında 1000’in üzerinde iş görüşmesi gerçekleştiğini, coğrafi işaretlerle ilgili seminer düzenlendiğini, e-ticaret siteleri tarafından da eğitimler verildiğini belirten Çandır, “Bu fırsatla sürdürülebilirliğin önemine tekrar dikkat çekmek istiyorum. Coğrafi işaretli yöresel ürünlerimizin ekonomiye kazandırılmasının öneminin her geçen gün daha geniş kesimlerce fark edilmesinde etkisi büyük olan YÖREX’in düzenlenmesinde emeği geçen ve bizlere destek olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

CANLI KENT ANTALYA
Antalya’nın Ekim ayında kültür sanat faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı canlı bir şehir olduğunu belirten Ali Çandır, 58.Altın Portakal Film Festivali ardından 6.Kaleiçi Old Town Festivali, 11. Antalya Kitap Fuarı 11.YÖREX ve Antalya Kadın Kooperatifleri Festivali’nin yanı sıra Antalya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘Şairler Neden Resim Yapar’ başlıklı serginin açılışının şehri hareketlendirdiğini söyledi. Çandır, “Düzenlenen etkinliklerde binlerce insan şehrimize gelerek Antalya’yı yakından tanıma fırsatı buldu. Ülkemizin vitrini Antalya’nın tarımın, turizmin ve ticaretin yanı sıra sanatsal ve kültürel etkinliklerle anılması son derece memnuniyet vericidir. Bu tür etkinliklerin artırılmasını, yıl boyuna yayılmasını ve daha çok insanımızı kucaklamasını diliyorum” diye konuştu.

Başkan Çandır, Cumhuriyetin kuruluşunun 98’inci yılını kutlarken, “Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum” dedi.

Meclis’te üyeler sektörleriyle ilgili bilgi verirken, beklentilerini dile getirdi.
 


Habere Ait Diğer Resimler