DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Temmuz Ağustos 2019
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 35.175.120.59
Şuan 16 kişi online
Bugün 110 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 103007
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

ATB HEYETİ TOBB GENEL KURULU’NDA - 25.05.2010

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB)  65. Genel Kurulu’nda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda, sadece ‘bölgesel güç’ olmakla kalmayıp, ‘küresel güç’ konumuna yükseleceğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, işsizlik sorununun Türkiye’nin en büyük sorunu olduğuna işaret ederek, “Türkiye’nin geleceğine ortak olan bizler, sorunlara da, çözümlere de ortağız.” dedi.

TOBB’un 65.Genel Kurulu Başbakan Recep Tayip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP MYK Üyesi Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, sivil toplum örgütü temsilcileri ile delegelerin katılımıyla gerçekleşti. Genel Kurula, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı TOBB delegesi Recep Özkul, ATB Başkan Yardımcısı İbrahim Köseoğlu, yönetim kurulu üyesi Cüneyt Doğan, yönetim kurulu üyesi ve TOBB delegesi Mahmut Ruhi Alpagot, yönetim kurulu üyesi Halil Bülbül,  ATB Meclis üyesi ve TOBB delegesi Ata Sönmez, ATB Meclis Üyesi TOBB delegesi Adnan İngeç, ATB Meclis Üyesi ve TOBB delegesi İbrahim Yılmaz, Meclis üyesi ve TOBB delegesi İsmet Kerem, ATB Genel Sekreteri Ahmet Erol, Köksalan da katıldı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB)  65. Genel Kurulu’nda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, çok zor bir yılın geride kaldığını belirterek, şunları söyledi:

“Dünya ekonomisine entegre olan ülkemiz de, doğal olarak bu krizden etkilendi. Ekonomimiz 125 milyar dolar kayba uğradı. İşsiz sayısı 1,1 milyon kişi arttı. Sanayimiz yüzde 7,2, Ticaretimiz yüzde 10,4, İnşaat sektörümüz yüzde 16,3 geriledi. Biz 2009 yılının başından itibaren hep şunu vurguladık. Çaresizliğe, ümitsizliğe, karamsarlığa kapılmayalım. Türkiye ekonomisinin dinamizmi, üretim ve tüketim gücünden gelir. Milli gelirin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan yurtiçi tüketimi canlı tutulursa, krizin etkileri hafifler. İşte, bu hedefle çalıştık. Hükümetimiz, çeşitli sektörlerdeki tüketim vergilerini azaltarak, bu yönde önemli bir adım attı. Meclis’teki iktidar ile muhalefet partilerimizin ve yerel yönetimlerin destekleriyle ve önde gelen meslek ve sivil toplum örgütleri ile işçi sendikalarıyla birlikte 81 il’de “kriz varsa çare de var” kampanyasını hayata geçirdik. Bir ve beraber olarak, krize meydan okuduk. “Evini Yenile Türkiye” kampanyasıyla, bankaları, reel sektörü ve tüketicileri buluşturduk. Böylece, krizin getirdiği kısır döngüyü elbirliğiyle kırdık. Üreticiye ve tüketiciye moral verdik. Tüm bu çabalar sonuç verdi. Krizden çıkışın ve toparlanmanın itici gücü, iç tüketim oldu. 2009 yılının son çeyreğinde ekonomi, iç tüketime dayalı olarak, yüzde 6 büyüdü. 2010 yılının ilk çeyreğinde, sanayi üretimini yüzde 17 artırdık.”

Türkiye’nin en büyük sorununun işsizlik olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “İş dünyası olarak bu sorunun, Türkiye’nin geleceğini tehdit ettiğinin farkındayız. Bu sadece iktisadi değil, aynı zamanda sosyal bir meseledir. Toplumsal barışı ve sosyal yapıyı tehlikeye sokmaktadır. Türkiye’nin geleceğine ortak olan bizler, sorunlara da, çözümlere de ortağız” dedi. Hisarcıklıoğlu, 2002-2008 arasında, özel sektörün, 3 milyon kişiye yeni istihdam sağladığını, sigortalı istihdamın 3,6 milyon kişi büyüdüğünü söylerken, “Yani hem istihdamı, hem de kayıtlı çalışan sayısını artırmışız. Peki, bunu nasıl başardık? Bunun cevabı, istikrar ve reform sürecidir. Ekonominin büyümesidir. Devletten para-pul istemiyoruz. Rakiplerimizle eşit şartlarda mücadele edebilelim, bu bize yeter” dedi.

YARGI HASSASİYETİ

Yargının işleyişindeki problemlerin, hızlı ve sağlıklı sonuç almayı imkânsız hale getirdiğini kaydeden Rifat Hisarcıklıoğlu, “Oysa benim ecdadım, dünya’ya adaletiyle nam saldı. Şimdi yeniden, herkesin adaletinden emin olduğu bir yargı sistemini inşa etmek zorundayız. Haksızlığa uğradığımda, çaresiz kaldığımda, bütün kapılar yüzüme kapandığında, gönül rahatlığıyla başvuracağım bir yargı istiyorum. Mülkün temeli olan, devleti ayakta tutan, mağduru ve haklıyı koruyan bir yargı istiyorum. Üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü gerçekleştiren, oligarşinin değil demokrasinin teminatı olan bir yargı istiyorum. Ben, yüce Allah’tan sonra, sığınacağım bir yargı istiyorum” diye konuştu.

Konuşmasında demokrasinin önemine de vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, “Dünya standardında demokrasi istiyorsak, siyasal sistemimiz, daha demokratik ve daha katılımcı olmalıdır. Kaliteli demokrasinin yolu, demokratik siyasetten geçer. Milletle vekili arasındaki ilişki güçlendirilmelidir. Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları, bu çerçevede mutlaka yenilenmelidir” dedi.