DUYURULAR +Tümünü Gör
Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Mart Nisan 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 34.204.178.160
Şuan 13 kişi online
Bugün 585 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 118951
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haber Detayları

ATB ŞUBAT MECLİSİ TOPLANDI - 26.02.2020


Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat ayı Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık faaliyetleri hakkında üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kente, ekonomiye ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son dönemde doğal afetlerin daha sıklıkta ve yaygınlıkta yaşandığına dikkat çeken Çandır, ülkenin batısından doğusuna uzanan genişlikte bir deprem afetinin herkesi derinden etkilediğini kaydetti. Geçen ay Elazığ ve Malatya’da geçtiğimiz günlerde de Van ilimizde yaşanan depremlerde can kayıpları olduğunu, Van’daki çığ felaketlerinde hayatını kaybedenlerin kendilerini derinden etkilediğini söyleyen Çandır, “Yaşamını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve bütün ülkemize baş sağlığı diliyorum” dedi.

YENİ GÖÇ DALGASI TEHDİT
Bir yandan doğal afetlerin yarattığı tahribat ve acıyla uğraşan ülkemizin diğer yandan özellikle Suriye ve Libya kaynaklı dış tehditlerle baş etmeye çalıştığını belirten Çandır, ”Doğu Akdeniz’deki haklarımızı yok saymaya çalışan koalisyonun hamlelerini akılcı ve sürdürülebilir politikalarla boşa çıkarmak en önemli görevlerimizdendir. Diğer taraftan Suriye sınırımıza yığılmakta olan yeni göç dalgaları bizler için ilave bir tehdittir. Bu tehdidi de kalıcı ve insani koşullarda bertaraf etmek öncelikli görevimizdir. Ülkemize yönelik tehditleri ortadan kaldırmak uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun” diye konuştu.

CORONA EKONOMİ İÇİN DE RİSK FAKTÖRÜ

Birkaç aydır önce Çin’in sonra bütün dünyanın korkulu rüyası haline gelen ve 3.000’e yakın can alan Corona Virüsü’nün bir salgın haline dönüşmemesi için ülkemizin seferber olduğunu, şimdilik korkulacak bir durum olmadığını kaydeden Çandır, ancak komşumuz İran’da vakaların görülmesinin teyakkuzda olmamız gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. Çandır, “Virüs sadece halk sağlığı açısından değil ekonomik gelişmeler açısından da ciddi bir risk faktörü haline gelmiştir” dedi.

2019 DAHA İYİ GEÇTİ
Ülkemiz ve Antalya’nın 2019 yılını ekonomide 2018’e göre daha iyi koşullarda geçirdiğini bildiren Başkan Çandır, “Kentimiz, ülke ekonomisinden tarım ve turizm sektörleri sayesinde daha iyi bir ivmelenme yakalamıştır” dedi. Ülkemizin 2019 yılında bitkisel üretim miktarında yüzde 2’lik bir büyüme sağlarken Antalya’nın yüzde 2,6’lık bir büyüme gerçekleştirdiğini kaydeden Çandır, “Bu demektir ki bizim geçen yılki bitkisel üretim miktarı büyümemiz, ülkemiz genelinden yüzde 30 daha yüksektir. Bu durum geçtiğimiz yıllarda sıklıkla karşılaştığımız bir durum değildir. Üçüncü çeyrek sektörel milli gelir büyüme rakamlarından da hatırlayacağınız gibi daralan ekonomide tarım, en yüksek büyüme gösteren sektör olmuştur. 2019 yılı bitkisel üretim miktarları da bize göstermektedir ki bu yükseklik sadece değer artışıyla değil, gerçekleştirilen üretim miktarı artışıyla da sağlanmıştır” dedi.

Antalya’da 2019 yılında tarım topraklarında büyüme gerçekleştiğini belirten Çandır, “Öyle ki, Türkiye’de 2019 yılında tarım alanları yüzde yarım küçülürken Antalya’da yüzde yarımlık büyüme sağlanmıştır” dedi. Örtüaltı alan büyümede de dikkat çekici bir gelişmenin yaşandığını bildiren Çandır, şunları söyledi:
“Mevcut durum itibariyle ülkemizin örtüaltı üretim merkezi olma özelliğine sahip olsak da nispi büyüme hızları itibariye aleyhimize bir eğilim bulunmaktadır. Örneğin; 2019 yılında örtüaltı arazi varlığı Antalya’da yüzde 1,1 büyürken Türkiye’de yüzde 2,3 büyümüştür. Diğer taraftan örtüaltı üretim miktarında önemli bir yere sahip olan domates üretiminde ise 2019 yılı büyümesi Antalya’da yüzde 1 olurken Türkiye’de yüzde 5 olarak gerçekleşmiştir. Bu iki örnek bize gelecekte kentimiz örtüartı üretimi ve ürünleri bakımından ciddi yenilenme kararlarını vermemiz gerektiğini göstermektedir. Bugünden örtüaltı üretim avantajlarımızı devam ettirebileceğimiz yeni alanlar ve ürünler araştırmasını yapmaya başlamalıyız. Aksi halde yakın bir gelecekte rekabetçi özelliklerimizi kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kalabiliriz.”

BORSANIN İŞLEM HACMİNDEKİ BAŞARISI
Antalya Ticaret Borsası’nın 2019 yılı performansını da değerlendiren Çandır, 2019 yılını ticaret borsaları içerisinde işlem hacmi büyümesi bakımından ortalamanın üzerinde tamamladıklarını bildirdi. Çandır, “2019 yılı Borsamız işlem hacmi itibariyle yüzde 18’lik bir büyümeyle geçmiştir. Bu büyümede ana gruplar ve işlem hacmi ağırlıkları itibariyle; hayvansal gıda maddeleri grubu yüzde 53’lük büyüme gerçekleştirmiştir. Yaş meyve ve sebze ile çeşitli maddeler ana grupları ise yüzde 18’in üzerinde büyüyerek toplam büyümeye ciddi katkılar sağlamışlardır. Hububat ve tekstil hammaddeleri grupları ise 2019 yılında işlem hacmi itibariyle daralma yaşamışlardır. Ticaret borsaları içerisinde Borsamız 2019 yılını, işlem hacmi büyümesi bakımından ortalamanın üzerinde tamamlamıştır” diye konuştu.

EKONOMİK DEĞERLENDİRME
Antalya’nın 2019 yılını Türkiye ortalamasının üzerinde bir ekonomik ivmelenmeyle tamamladığını vurgulayan Çandır, bununla ilgili göstergeleri paylaştı. Çandır, şunları söyledi:

“2019 yılında kentimiz iş dünyasına katılan şirket sayısında yüzde 10’luk artış yaşanırken Türkiye’de yüzde -1 azalmıştır. Diğer taraftan kapanan şirket sayısında kentimizde yüzde 12 artış yaşanırken Türkiye’de yüzde 5 artış görülmüştür. Protesto Edilen Senet Tutarlarında ise; kentimizde yüzde 1’lik artış yaşanırken ülkemizde yüzde 13’lük artış görülmüştür. Benzer kapsamdaki karşılıksız çek tutarlarında ise kentimizde yüzde -14’lük azalışa karşılık ülkemizde yüzde -7’lik bir azalma söz konusu olmuştur. Bu durum kentimiz iş dünyasının borcuna sadık olma karakteristiğini 2019 yılında da korunduğunu göstermektedir. Borcumuza sadık olmada ve ekonomik ivmelenme tespitlerimizin doğal sonucu olarak ibrazında ödediğimiz çek tutarlarında da ülkemiz ortalamasının çok üzerinde bir performans göstermiş durumdayız. Öyle ki kentimiz iş dünyasının ibrazında ödediği çek tutarı yüzde 19 artarken ülkemiz ortalaması yüzde -2 azalmıştır. 2019 yılında kullanılan kredi miktarı kentimizde yüzde 12 ülkemizde ise yüzde 13 artmıştır. Kredi kullanımına sektörler itibariyle baktığımızda ise; tarımda ve turizmde ülke ortalamasının iki katı bir artış yaşamışız. Tarımda; kentimizde yüzde 11 ülkemizde ise yüzde 6’lık artış yaşanırken turizmde ise; kentimizde yüzde 24 ülkemizde ise yüzde 12’lik artış yaşanmıştır. Toptan ticaret kesiminin kredi kullanımında kentimizde değişim olmazken ülkemizde yüzde 19 artış görülmüştür. İnşaatta ise kentimizdeki yüzde -12’lik azalışa karşılık ülkemizde yüzde 1’lik artış söz konusu olmuştur.”

2019’da döviz, enflasyon ve faiz seviyelerinde yaşanan iyileşmelere dikkat çeken Çandır, yüzde 24’ten yüzde 11,50’ye düşen Merkez Bankası faizinin hem bireysel kredilerin hem de ticari kredilerin faiz oranlarında ciddi düşüşler sağlattığını belirtti. Buna karşılık dövizin, 2018 yılındaki hareketliliğe sahip olmadığına dikkat çeken Çandır, “Diğer taraftan enflasyon da bu iyileşmeye önemli katkı sağlamıştır. Sonuç olarak yıllık enflasyon yüzde 12 döviz artışı ise yüzde 9 düzeyinde kalmıştır. Yani 2019 yılında enflasyonun oldukça altında kalan bir döviz artışı yaşanmıştır” dedi.

TİCARETTE CORONA VİRÜS UYARISI
2020 yılı beklentilerini oluştururken bu gerçekleşmeleri aklımızda tutmamız gerektiğini söyleyen Çandır, 2020 yılı için ülkemiz ve dünya gündeminde oluşmakta olan değişkenlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Çandır, “Beklentilerimizi bu iki referansla oluşturmalıyız. Önümüzdeki aylar boyunca enflasyonda ciddi baz etkisi faydası yoktur. Faizde de daha fazla inilebilecek seviyeye sahip değiliz. Diğer taraftan yılsonu itibariyle en az enflasyon kadar döviz fiyatı artışı da beklemeliyiz. Dünya ile ilgili konularda da başta Amerika, Çin ve İngiltere, Avrupa Birliği ticaret düzenlemeleriyle Corana Virüsü’nün ticarete ve turizme yansımaları 2020 yılı beklentilerimiz için belirleyici olmalıdır.”

ZEYTİNDEN VAZGEÇMEYİN
Şubat ayı meslek komitelerinin gündemindeki konuları da Meclis üyeleriyle paylaşan Çandır, zeytin ve zeytinyağı sezonunun gerek rekolte gerekse kalitede iyi geçtiğini bildirdi. Zeytinde rekoltenin 70.000 ton ve zeytinyağında 12.000 ton rekolte elde edildiğini bildiren Çandır, “Ancak son dönemde özellikle doğu ilçelerimizde zeytin ağaçlarının sökülerek yerine avokado gibi ağaçların dikildiği yönünde bilgiler almaktayız. Arkadaşlarımdan ricam zeytinden vazgeçmek yerine ticari açıdan faydalı gördükleri ağaçları zeytinliklerin dışındaki arazilere dikmeleridir” diye konuştu.

TAVŞAN YÜREĞİNİ TERCİH EDİN
Borsa olarak yöremize ait tavşan yüreği zeytinin coğrafi işaretini aldıklarını belirten Çandır, “Ayrıca tavşan yüreği zeytinyağının ABD ve İtalya gibi pek çok ülkedeki yarışmalardan birinciliklerle döndüğünü de biliyoruz. Yarattığımız farklarla tavşan yüreği zeytinyağının fiyatı diğerlerine göre ciddi yüksek seviyelerdedir. Üstelik mevcut kapasitemiz de talebi karşılayamamaktadır. Yeni zeytin bahçesi kuracaklara da tavsiyemiz tavşan yüreğini tercih etmeleridir” dedi. Çandır, ilgili komite üyelerinin zeytinde karasu ve prina atıklarının bertaraf edilmesi sorunu, Suriye’den yapılan ithalat ve elektrik maliyetlerindeki artışlarını gündeme getirdiğini belirterek, “Atıkların bertaraf edilmesiyle ilgili konuları yerel düzeyde çözüme kavuşturmak için takip ederken ithalat ve elektrik maliyetleri konusunda düzenleyici kurumlardan gerekli adımların atılmasını bekliyoruz” dedi.

KOTA SINIRLAMASI KALKMALIYDI
Yaş meyve sebze konusunda faaliyet gösteren komitede Rusya’ya domates ihracatımızda son dönemde kotanın getirdiği zorluklar yaşanan sıkıntıların gündeme geldiğini belirten Çandır, “Üyelerimizin beklentisi eski kırgınlıkların unutulması ve kotaların kaldırılması yönündeydi ancak dün alınan bir kararla kota 200 bin tona yükseltildi” dedi. Antalya’nın sesini duyan ve kotanın artırılması için emek sarf eden herkese teşekkür eden Çandır, “Ancak önce 50 daha sonra 100 ve 150 bin tona bugün ise 200 bin tona yükseltilen kotalarla ticaret gelişmez. Beklentimiz kotaların olmadığı, gümrüklerdeki işlemlerin ve ticaretin kolaylaştırıldığı bir ticaret düzenidir” dedi.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Elektronik Belge ve Defter Uygulamaları’na geçişte yaşanan problemlerin komitelerde gündeme geldiğini belirten Çandır, üyelerin bu konularda bilgilendirilmeleri için bilgilendirme ve sorun giderme toplantıları düzenleyeceklerini bildirdi.

SEVİNDİREN KARARLAR
Antalya’nın Kumluca İlçesi’ndeki Tekirova-Adrasan-Gelidonya Burnu arası, Konyaaltı İlçesi’ndeki Geyikbayırı-Trebenna Antik alanlarının “kesin korunacak hassas alan” olarak tanımlanması ve 2020 yılının Patara Yılı ilan edilmesi kararlarını destekleyen Çandır, “Hem tarihsel alan ve varlıklarımızın korunması hem de daha fazla tanıtılması için bu kararları memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek isterim” dedi.

Çandır, kentin tanıtımı için şubat ayı içerisinde gerçekleşen Beyazdan Maviye Antalya “Kay-Sür-Yüz” etkinliği için Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’na ve “Tour of Antalya” etkinliğinde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti.

Çandır’ın konuşmasının ardından Meclis üyeleri sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
 


Habere Ait Diğer Resimler