Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.234.250.24
Şuan 7 kişi online
Bugün 248 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 128985
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB EYLÜL MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Eylül ayı Meclis Toplantısı Erdoğan Ekinci başkanlığında online yapıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, ülke gündemi, ekonomi ve tarım üzerine değerlendirmelerde bulundu. TEHLİKELİ DÖNEME GİRİYORUZ Konuşmasına pandemi uyarısıyla başlayan Çandır, Koronavirüse yakalananların sayısının dünya genelinde 33 milyonu geçtiği, virüs nedeniyle ölenlerin sayısının ise 1 milyonu geçtiğini belirtti. Ülkemizde ise virüse yakalananların sayısının 300 bin, yaşamını yitirenlerin sayısının ise 8 bini geçtiğini kaydeden Çandır, “Uzmanların da uyardığı gibi havaların soğumasına bağlı olarak daha tehlikeli bir döneme giriyoruz. Sizlerden bu konuda daha duyarlı davranmanızı diliyorum. Ancak özellikle sosyal yaşamda daha sıkı tedbirler alınmasının da gerekli olduğunu belirtmek isterim” diye konuştu. KREDİYE ERİŞİM ZORLAŞTI Çandır, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Merkez Bankası’nın politika faizini 200 puanlık artırım kararından önce de iş dünyasının krediye erişim maliyetinin yükselmeye başladığına işaret eden Çandır, şunları söyledi: “Bu faiz kararından sonra hem krediye erişim daha zorlaştı hem de maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Ayrıca aybaşından itibaren ekonomik hareketlilikte de bir yavaşlama yaşanmaya başladı. Halbu ki beklentilerimiz ekonomik ivmelenmenin devam edeceği yönündeydi. Bir taraftan dövizdeki kararlı yükseliş diğer taraftan faizlerdeki artış önümüzdeki aylarda da ekonomik bir yavaşlamaya doğru gittiğimizi göstermektedir.” KAMU ÖDEMELERİ İÇİN BEYAZ SAYFA AÇALIM Geçen 3-4 aydaki talep artışı kaynaklı ekonomik hareketliliğin Ekim ayından itibaren yerini daha durgun bir ekonomiye bırakacağını kaydeden Çandır, ötelenen kamu ödemelerinin bir yıl ödemesiz 5 yıl vadeye yayılmasını istedi. Çandır, “Nesnel göstergelere dayalı olarak ve gerçekçi bir anlayışla yapılan bu tespitler Ekim ayından itibaren iki kat ödememizi gerektiren SGK primleri ve vergi ödemeleri için çok ciddi bir bariyer oluşturmaktadır. Dolayısıyla bizim kısa vadede beklediğimiz, salgın döneminde ertelenmiş olan kamu ödemelerinin ve yılsonuna kadar ödenecek olanların bir yıl ödemesiz 5 yıl vadeye yayılmasıdır. Yani biz 2021 yılından itibaren kamu ödemeleri konusunda beyaz bir sayfa ile başlamak isteriz” diye konuştu. VERGİ BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILSIN İş dünyasının salgın ve ekonomik krizler nedeniyle ödenememiş geçmiş dönem vergi borçlarının kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasını beklediğini ifade eden Çandır, “Böylece hem devletimiz bugüne kadar alamadığı alacaklarını makul bir sürede tahsil etme imkanına kavuşacak hem de iş veren kesimi içine düştüğü açmazdan çıkış için bir olanak yakalayacaktır” dedi. Çandır, devletin ve girişimcinin birlikte fayda sağlayacağı gerçekleştirilebilir yöntemler bulunduğunu belirtirken, “Bu konuda katılımcı bir anlayış hakim olursa bizler de sahip olduğumuz birikimle ve sorumlulukla karar desteği sağlamaya hazırız” diye konuştu. TARIMSAL DESTEK VE ÖDEMELER ZAMANINDA YAPILSIN Konuşmasından Borsa’nın tarım sektörüyle ilgili taleplerini bir kere daha ifade eden Başkan Ali Çandır, tarımla ilgili görüş ve önerilerini her fırsatta karar vericilerle paylaştıklarını, bir kısmının karşılık bulduğunu belirtti. Son dönemde krediye erişimi en fazla zorlaşan ve maliyeti en fazla artan kredi grubunun tarım sektöründe olduğunu vurgulayan Çandır, sektörün ilave ipotek gösterme konusunda yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Tarımsal kredide ipotek sorununun gayrimenkulle sınırlı olmaması gerektiği, ürün ve faaliyet temelli bir ipotek sisteminin uygulamaya konulmasını talep eden Çandır, tarımsal destekleme planı ve ödemelerinin zamanında yapılamamasının da en büyük sorunlar arasında yer aldığını belirtti. Çandır, “Zaten son derece cüzi olan bu ödemeler kentimiz tarımsal faaliyetlerine de esasen çok uygun yapıda bulunmamaktadır. Hem zamanında yapılmayan hem de yetersiz düzeyde kalan bu desteklemeler maalesef tarımsal üretim ve ticarete ihtiyaç duyduğumuz direnci sağlayamamaktadır. Bunun kaçınılmaz sonuçlarından biride bildiğiniz gibi tarımdan çekilmek olmaktadır. Bizim temel amacımız bu çekilmeyi önlemek ve mümkünse tarımsal faaliyet genişletmektedir” diye konuştu. BORSA HAL ENDEKSİ AÇIKLAYACAK Antalya’nın örtüaltı sebze ve meyve üretimiyle sağladığı fayda ve yarattığı değeri anlatan Çandır, örtüaltı üretimle yılda ortalama 600 milyon doları aşan ihracat değeri sağladığını, tarım ve işlenmemiş gıda ürünlerinin miktar ve fiyat hareketliliği bakımından belirleyici bir il olduğunu vurguladı. Çandır, enflasyonun önemli kalemlerinden birinin de yaş meyve sebze grubu olduğuna dikkat çekti. Antalya’nın yaş sebze ve meyve üretiminin yaklaşık 3’te 1’inin hal sistemimizden geçtiğini belirten Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri yaş meyve sebze hal endeksi çalışmasını anlattı. Çandır, “Gerek belirli standartları sağlaması gerek kayıt altında bulunması dolayısıyla hal sistemi yaş meyve ve sebze ticaretinde önemli bir merkezdir. Antalya Büyükşehir Belediyemiz ile yapmış olduğumuz protokol gereği hal sistemimizdeki yaş meyve ve sebze ürünleri için miktar ve fiyat endeksleri hesaplamaktayız. Bu çalışmamızın sonuçlarını önümüzdeki aydan itibaren her ayın ikisinde kamuoyuyla paylaşacağız. Böylece İTO ve TÜİK açıklamalarındaki tarımsal ürün ve işlenmemiş gıda kapsamındaki fiyat hareketlerine bir zenginlik katmayı amaçlamaktayız” diye konuştu. ARMUTTA YÜZDE 30-35 REKOLTE KAYBI Meclis üyelerine bölgede hasadı yapılan elma, armut, nar, susam ve zeytin gibi ürünlerle ilgili de bilgi veren Başkan Ali Çandır, “Bu ürünlerle ilgili gelişmeler genel olarak olumludur” dedi. Ülkedeki her 5 armuttan birinin Korkuteli’de yetiştirildiğine dikkat çeken Çandır, Mayıs ayında yaşanan ani sıcaklık değişimleri ve yüksek maliyetler nedeniyle bahçelerin bakımsız kalmasına bağlı olarak bu yıl rekoltede yüzde 30-35 civarında düşüş olacağının tahmin edildiğini bildirdi. Çandır, armutta bu yıl ilaç maliyetlerin yükselmesi, baraj suyunun azalması ve soğuk hava depolarının elektrik maliyetleri üreticiyi ve ticaret erbabını ciddi düzeyde zorladığını vurguladı. ELMA YÜZ GÜLDÜRÜYOR Antalya’nın ülke elma üretiminin yüzde 7’sini gerçekleştirdiğini bildiren Çandır, elmada rekoltenin yüzde 20 artacağının tahmin edildiğini söyledi. Çandır, “Elmadaki rekoltemiz geçen yılki düşüşün ardından bu yıl ortalamaya yakın bir hasat olacağı tahmin edilmektedir. Ancak yaz aylarının yağışsız ve sıcak geçmesi dolayısıyla ürünlerde renk ve dökülme problemi yaşanmaktadır” dedi. NARDA REKOLTE ARTIŞI Nar üretiminde rekoltenin yüzde 20 artacağının tahmin edildiğini kaydeden Çandır, “Meyve kalitesinin ise şu an için iyi durumda olduğunu ifade edebiliriz. Yağışlara bağlı olarak kalitede değişme yaşanabilir. Ancak narda özellikle ihracatta yaşanan sorunların başında kalite gelmektedir. Bunun temeli de bahçe bakımını artırmaktan geçmektedir. Üreticilerin bu konuda daha dikkatli davranmalarını bekliyoruz” diye konuştu. SUSAM DESTEĞİ ARTIRILMALI Ülke susam alanlarının ve ürün miktarının 5’te 1’inin Manavgat ve Serik ilçelerinde olduğunu belirten Çandır, kent genelinde 50 bin dekar alanda 3 bin 500 ton civarında susam üretimi yapıldığını bildirdi. Susam rekoltesinde bu yıl düşüş beklendiğini söyleyen Çandır, susam konusunda dışa bağımlılığın azaltılması için önerilerde bulundu. Çandır, “Susam desteklerinin artırmalı ve aynı dönemde üretimi yapılan diğer ürünlerin desteklerini azaltmalıyız. Toplu üretim-planlamayı motive eden destekler sunmalı ve ardından makineli tarıma geçişe olanak sağlanmalıyız. Susam üretiminde kullanılacak ilaç-gübre-mazot gibi girdi maliyetlerinin ciddi düzeyde sübvanse etmeliyiz. Susam ve diğer tarım işlerinde çalışmayı cazip hale getirecek sosyal güvenlik uygulamaları geliştirmeliyiz” diye konuştu. ZEYTİNDE REKOLTE DÜŞECEK Zeytinde 2020-2021 sezonunda rekoltenin kentimizde ve ülkemiz genelinde yüzde 30 civarında düşeceği beklentisine dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, “Kentimizde geçen yıl 70 bin ton olan rekoltenin bu yıl 15-25 Mayıs dönemindeki ani sıcaklık değişimlerine de bağlı olarak 50 bin ton civarına düşmesi beklenmektedir” dedi. Çandır, zeytin üretiminde yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Çandır, “Sektörün genel olarak, karasu sorunu ve ilaç, elektrik, işçilik ve ambalaj gibi maliyet artışı sorunları belirleyici konumdadır. Bu sorunları aşmadan küresel rekabette rakibimiz olan İspanya ve İtalya gibi ülkelerle baş etmemiz zor gözükmektedir. Bu iki ülkenin elde ettiği zeytin gelirine benzer gelir elde edebilmek için rekabette dezavantajlı olduğumuz alanlarda iyileşme sağlanmalıdır. Bu konuda, çeşit bazında zeytin envanteri çıkarılması, kolay ve erişilebilir destekler sunulması, mekanik hasadın cazip hale getirilmesi, tağşişli ürünlere yönelik denetimlerin artırılması ile üreticilerin kaliteli zeytin üretimini artıracak eğitim çalışmalarının yapılması gerekmektedir” diye konuştu. ZEYTİN MEKTEBİ Çandır, zeytin üretiminde eğitim çalışmaları yaptıklarını belirtirken, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğinde “Zeytin Mektebi” adıyla budamadan aşılamaya, hastalık ve zararlılarla mücadeleden bahçe tesisine kadar kapsamlı bir eğitim programı başlatacaklarını duyurdu. Çandır, Tavşan Yüreği ile Beylik gibi yerel çeşitlerin yağlarının özelliklerinin belirlenmesi ve coğrafi işarete konu olabilmesi için Borsa’nın başlattığı projenin ise devam ettiğini belirtti. Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde ekim dönemi öncesi “Buğday’da Kalite Ve Verimi Nasıl Artırırız” başlıklı bir online panel düzenlediklerini anımsatan Çandır, emeği geçenlere teşekkür etti. VALİ’YE TARIM SUNUMU YAPILACAK Borsa’nın dönem başkanlığını yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi ile Vali Ersin Yazıcı’ya Antalya tarımının sorun, talep ve önerilerini iletecekleri bir sunum gerçekleştireceklerini bildiren Çandır, yaş sebze ve meyvede her yıl olduğu gibi sezon öncesi sektörel analiz toplantısı düzenleyerek sektörün durumunu tespit etmeye çalışacaklarını kaydetti. BORSA KALİTELİ HİZMETİNİ TESCİLLEDİ Borsa’nın “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi” denetimini başarıyla tamamladığını duyuran Çandır, “Çalışmalarımıza üye odaklı devam ettiğimizi bir kez daha tescil ettirdik. Standartlara uyum gösteren ve devamlılığını sağlayan başta Genel Sekteremiz Tolgahan Alavant olmak üzere çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. BAŞKAN BÖCEK’E ŞİFA DİLEDİ Çandır, kentin uluslararası alanda bir markası olan 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin cumartesi günü başlayacağını belirtirken, “Pandemi koşullarına göre düzenlenecek festivalin başarılı geçmesini diliyorum. Bu fırsatla aynı zamanda Festival’in başkanlığını da üstlenen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e acil şifalar diliyorum” dedi. Ülke ve Antalya eğitimine, kültür sanatına ciddi katkılar sunan Suna Kıraç’a Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Çandır, koronavirüse yakalanan ve iyileşen ATB Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan’a geçmiş olsun dileklerini iletti. Çandır, babasını kaybeden Meclis Üyesi Selçuk Çelebi ile eniştesini kaybeden Nuri Büyükselçuk’a başsağlığı diledi. Meclis’te üyeler, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı Yeni Ekonomik Programı değerlendirdi. Programın beklentileri karşılamadığını dile getiren meclis üyeleri, önümüzdeki dönemin ekonomide zorlu geçeceğini ifade etti.  

Detaylar...

BUĞDAYDA VERİM VE KALİTE TOPLANTISI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde “Buğdayda Verim ve Kaliteyi Nasıl Artırırız?” başlıklı panel düzenlendi. Online düzenlenen panelin moderatörlüğünü Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü İbrahim Irmak yaptı. Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyeleri Nuri Büyükselçuk ile Murat Köseoğlu, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Dr. Safinaz Arslan’ın konuşmacı olduğu panele, akademisyenler, üretici, tüccar, sanayi temsilcileri ile üniversite öğrencileri katıldı. BUĞDAY ÜRÜNLERİ GÜVENLİ LİMAN OLDU Moderatör İbrahim Irmak, buğdayın yaşamın sürdürülebilirliğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtirken, pandemi dönemi başladığında kimsenin et, süt, meyve stoğu yapmadığını, un, makarna gibi buğdaydan elde edilen ürünleri bol miktarda stoklandığına dikkat çekti. Irmak, “Buğday sigorta gibi insanların sığındığı bir liman oldu. Buğdayda verim ve kaliteyi nasıl artırırızın cevabını aramak için Antalya Ticaret Borsamız ile birlikte bu toplantıyı düzenledik. Borsamız buğday konusunda çok hassas, buğday üretiminin gelişimi için önemli çalışmalar yürütüyor” dedi. BİRİM ALANDAN ELDE EDİLEN VERİMİ ARTIRMALIYIZ ATB Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk, 2000 yılında Türkiye 22 milyon ton buğday üretirken Rusya’nın 34 milyon ton, Ukrayna’nın 10 milyon ton, Kazakistan’ın 9 milyon ton buğday üretimi gerçekleştirdiğini bildirdi. Büyükselçuk, “Son 20 yılda kuzey komşularımız buğday üretimini ciddi miktarda artırdı. Rusya 2019’da 86 milyon ton, Ukrayna 26 milyon ton, Kazakistan 15 milyon ton buğday üretti. Bizim geçen yılki buğday üretimimiz 19 milyon ton” diye konuştu. Buğday üretim alanlarının ciddi miktarda azaldığını söyleyen Büyükselçuk, birim alandan elde edilen verimin de düşük olduğuna dikkat çekti. Büyükselçuk, “Biz dönüm başına 210 kilogram buğday elde ederken, dünya ortalaması 300 kilogram. Bazı ülkelerde 700 kilogramlara kadar çıkıyor” dedi. Antalya’da alternatif ürün varlığına işaret eden Büyükselçuk, “Narenciye, örtü altı gibi alternatifler nedeniyle buğday üretilen alanlar her yıl daha da azalıyor. Alan azaldığına göre birim alandan alacağımız verimi artırmalıyız. Ancak böyle buğday üretimimizin düşmesini engelleyebiliriz. Tohumdan hasada kadar kapsamlı bir çalışmayı birlikte yürütebiliriz” diye konuştu. KALİTELİ BUĞDAYIN ALICISI HAZIRDIR ATB Meclis Üyesi Murat Köseoğlu, buğdayda verim ve kaliteyi artırmanın önemini vurgularken, “Yüksek verimli, üstün nitelikli tohumlar ve uygun yetiştirme tekniklerine ihtiyacımız var. Kaliteyi buğdayın alıcısı her zaman vardır. Çiftçi iyi yönlendirilmeli” dedi. ATB’nin ‘Antalya Buğdayını Arıyor Projesi’ni anımsatan Köseoğlu, Borsa olarak buğday konusuna kafa yorduklarını kaydetti. VERİM VE KALİTEYİ ARTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Dr. Safinaz Arslan, buğday üretim alanları ve üretimiyle ilgili bilgileri paylaştı. 2019 yılında ülke genelinde 6 milyon 850 bin hektar alanda buğday üretildiğini bildiren Arslan, Antalya’da 90 bin hektar alanda buğday üretildiğini belirtti. Ülke genelinde geçen yıl 19 milyon ton buğday üretimi gerçekleştiğini kaydeden Arslan, Antalya’da 377 bin ton ürün elde edildiğini söyledi. Ülke genelinde dönümde 277 kilogram buğday verimi alındığını bildiren Arslan, Antalya’da bir dönümde elde edilen buğday miktarının 275 kilogram olduğuna dikkat çekti. Arslan, sahada yaptıkları çalışmalarda buğdayda verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. BUĞDAY STRATEJİK ÜRÜN Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Antalya’da tarım denince akla örtü altı üretim geldiğini belirtirken, buğdayın da bölgede üretimi yapılan önemli bir ürün olduğunu kaydetti. Buğdayın köklerinin Anadolu’da olduğuna dikkat çeken Akar, “Buğday geçmişte stratejikti. Şimdi de stratejik bir ürün. Bu ürünü geliştirmeliyiz. Tarım bilgi ve teknolojiye dayalı bir sektör haline geldi. Bilgi ve teknolojiyi buğdayın verim ve kalitesini geliştirmek için kullanmalıyız” dedi. Yapılacak çalışmalarla dönüm başı 600 kilogram buğday alınabileceğini bildiren Akar, sulama oranının azlığı, tarım arazilerinin parçalı olmasının verim ve kalitenin önündeki en önemli engeller olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en çok makarna ihracatı yapan ülkesi olduğunu ancak kalite buğday üretiminin yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Taner Akar, “Türkiye kaliteli buğday ihtiyacını karşılayamadığı için ithal ediyor. Daha kaliteli buğdayı Türk sanayicisinin hizmetine sunabiliriz” diye konuştu. Akar, kaliteli buğday için sertifikalı topumun önemine de dikkat çekti. Sunumların ardından katılımcılar, panelistlere sorularını yöneltti.  

Detaylar...

ÜNİVERSİTE’NİN BİRİKİMİNİ TARIMA YANSITALIM
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci ile birlikte Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı ziyaret etti. ATB Başkanı Çandır, Özkan’a yeni görevinde başarılar dilerken Borsa’nın çalışmalarını paylaştı. Antalya’nın müthiş bir tarım potansiyeline sahip olduğunu bunun tam kapasite değerlendirilmesi halinde kentin kazanacağını kaydeden Çandır, “Kentimizde tarımı başka bir yere evirelim istiyoruz. Bunun için Üniversite ile işbirliği yapmaya hazırız” dedi. Zeytinpark, YÖREX gibi Borsa’nın çalışmalarında birlikte çalışmak istediklerini söyleyen Çandır, “Zeytinpark Ziraat Fakültesi için tarımsal laboratuar haline gelebilir. Bu konuda işbirliği yapmaya hazırız” dedi. EXPO2016 Sergi alanının atıl vaziyette beklediğini belirten Çandır, kentin dinamiklerinin ortak akılla alanı en iye şekilde kente kazandırabileceğini ifade etti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ziyareti nedeniyle Çandır’a teşekkür etti. Akdeniz Üniversitesi’nin tarımda olması gereken yerde olmadığını kaydeden Özkan, “Her alanda Üniversitemizin birikimini şehre yansıtalım istiyoruz. Halka dokunan projeler yürütmekten yanayız. Bu konuda Borsamızla çeşitli konularda işbirliği yapabiliriz” diye konuştu. Antalya’da tarımın önemli bir sektör olduğuna dikkat çeken Özkan, bu potansiyelin akademinin bilgi birikimiyle daha üst seviyeye çıkarılabileceğini söyledi. Özkan, EXPO 2016 sergi alanının sağlık sektörü için değerlendirebileceğini bildirdi. Sağlık turizminin kitle turizminden çok daha fazla kazandıran bir alan olduğuna dikkat çeken Özkan, Antalya’nın sağlık alanındaki yüksek potansiyelinin turizm alanında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çandır, Özkan’a Zeytinpark’ın ürünlerinden oluşan hediyeliği takdim etti.  

Detaylar...

ATB’NİN HİZMET KALİTESİ TESCİLLENDİ
Ülke tarımı ve ekonomisinin gelişimi için çalışan Antalya Ticaret Borsası, üyelerine yönelik kaliteli hizmet anlayışını bir kere daha tescilledi. “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi”ni Akdeniz’de alan ilk Borsa olma özelliği gösteren ATB, sistemle ilgili yapılan denetimleri başarıyla tamamladı. STANDARTLARA UYGUN HİZMET Antalya Ticaret Borsası’nda oluşturulan “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi”, Türk Standartları Enstitüsü Antalya Bölge Koordinatörlüğü Yönetim Sistemleri Baş Tetkikçisi Rasim Yılmaz tarafından denetlendi. Sistemin işleyişi, hizmet sunumu, insan kaynakları ve evraklarla ilgili yeterlilikleri değerlendiren Yılmaz, ATB’nin standartlara uygun hizmet verdiği yönünde görüş bildirdi. DAHA ÜST SEVİYEYE ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Antalya Ticaret Borsası Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, Antalya Ticaret Borsası’nın kentin en köklü kurumları arasında yer aldığını belirtirken, “100. yaşını tamamlayan Borsamız, her geçen gün kalitesini artırarak hizmet vermeye devam etmektedir. Aldığımız kalite belgeleri bizim için yol göstericidir. TSE Denetçisi Rasim Yılmaz’a teşekkür eden Alavant, “Borsa personeli olarak yönetim kurulumuzun güçlü desteğiyle hizmet kalitemizi daha üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz” dedi.  

Detaylar...

TARIM KURTARICI OLDU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ikinci çeyrek ekonomik büyüme rakamlarını değerlendirdi. Çandır, COVİD-19 nedeniyle pandemi önlemlerinin üst seviyede alındığı Nisan, Mayıs, Haziran aylarını kapsayan ikinci 3 aylık dönemi gösteren Gayri Safi Yurtiçi Hasıla verilerinin tarımın önemini bir kere daha ortaya koyduğunu ifade etti. 22 YIL ARADAN SONRA REKOR KÜÇÜLME Yılın ilk 3 ayında yüzde 4.4 büyüme gösteren ekonominin, ikinci 3 ayda yüzde 9.9 küçüldüğünü kaydeden Çandır, “Bu küçülme oranı, 1998 yılından bu yana ikinci çeyrekler itibariyle rekor küçülme olmuştur. 2001 yılındaki yüzde 7.2 ve 2009 yılındaki yüzde 6.7 oranlarındaki küçülmelerden açık ara daha yüksek bir küçülme ilan edilmiştir” diye konuştu. TARIM KÜÇÜLMEYİ TEK HANEDE TUTTU Ekonominin yüzde 70’e yakınını oluşturan hizmetler sektörünün ikinci çeyrekte yüzde 25 küçüldüğünü, ekonomide ağırlığı yüzde 20 civarında olan sanayinin yüzde 16.5 küçüldüğünü bildiren Çandır, “zor dönemlerin sektörü” tarımın bu dönem yüzde 4 büyüme gerçekleştirdiğini vurguladı. Çandır, “Geçmişte yaşanan küçülme dönemlerinde de tarım sektörü büyüyerek küçülmeyi frenlemiştir. Rakamlara bakıldığında tarım yüzde 4’lük büyüme ile daralan ekonominin küçülme oranını tek hanede tutmuştur” dedi. TARIMDA BÜYÜME GEÇEN YILA GÖRE AZALDI Pandeminin etkili olduğu ikinci 3 aylık dönemde, ekonomide rekor küçülme olmasına rağmen üreticinin üretimden vazgeçmediğini kaydeden ATB Başkanı Çandır, “Çiftçimiz yine ciddi sorumluluklar ve riskler alarak üretime devam etmiştir. Bu zor dönemlerde elini taşın altına koyan, üretimden asla vazgeçmeyen üreticilerimize sonsuz teşekkür ediyorum” dedi. Geçen yılın aynı döneminde tarımın yüzde 4.6 büyüdüğüne dikkat çeken Çandır, geçen yıla göre kan kaybeden tarımın doğru ve zamanında desteklemelerle ayakta tutulması gerektiğini ifade etti. ZOR DÖNEMLERİN SEKTÖRÜ TARIM DESTEKLENMELİ Son dönemde kredi yükünü rekor düzeyde artırmak zorunda kalan tarım sektörünün, özellikle sanayiye girdi sağladığı ürünlerde ciddi zararlara uğrayabileceği uyarısında bulunan Çandır, şu önerilerde bulundu: “Tarımsal üretimin devam ettirilebilmesi için acilen alınması gereken önlemler olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. 2020 yılı destekleme ödemelerinin tamamı acilen yapılmalı, ilave destekler sağlanmalıdır. Tarım sektörüne sıfır reel faizli ve kolay erişilebilir kredi imkanı tanınmalıdır. Sektörün tüm tedarik ihtiyaçları sübvanse edilmelidir. SGK, Bağ-Kur ve vergi gibi kamuya yapılan ödemeler 2021 yılı sonuna kadar ertelenmelidir. Tarımsal ihracatın artırılması için ise havayolu kargo ücretleri ucuzlatılmalıdır.”  

Detaylar...

ATB PERSONELİNE COVİD ANLATILDI
İş sağlığı ve güvenliği konusunda duyarlı davranan, üyelerine daha sağlıklı ortamda, kalite hizmet vermek için çaba sarf eden  Antalya Ticaret Borsası, personelini COVİD konusunda bilgilendirdi.  İşyeri Hekimi Güneş Sunar ile İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Özlem İşlek tarafından verilen eğitimde, ATB Genel Sekreteri Tolgahan Alavant’ın yanı sıra bütün personel hazır bulundu. Doktor Güneş Sunar, COVİD-19’un dikkate alınması gereken halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirterek, virüse yakalanmama konusunda alınacak kişisel önlemlerin önemli olduğunu belirtti. Maske, mesafe, hijyen kuralına günlük hayatta mutlaka uyulmasını isteyen Sunar, aşısı ve ilacı henüz olmayan koronavirüsün yayılma hızının küçük önlemlerle düşürülebileceğini söyledi. Personelin konuyla ilgili sorularını da yanıtlayan Doktor Güneş Sunar, hastalık belirtisi gösterenlerin mutlaka test yaptırmasını istedi. Risk grubunda bulunanların grip aşısı ve zatürre aşısını da temin ederek Eylül sonu gibi yaptırmaları gerektiğini bildiren Sunar, “Bu virüsü hafife alamayız” dedi. İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Özlem İşlek de işyerinde küçük önlemlerle çalışanların sağlığı ve güvenliğinin sağlanabileceğini belirterek, alınacak önlemleri ATB personeli ile paylaştı.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN ZAFER BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı. Çandır, kutlama mesajında şunları kaydetti: “Türk milleti, Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bağımsızlığa olan inancını 30 Ağustos’ta kararlı biçimde ortaya koymuştur. Yurdunu işgale gelen düşmanı büyük bir zaferle bozguna uğratmıştır. 30 Ağustos Zaferi, Türk Milletinin Anadolu topraklarında var olma mücadelesinde dönüm noktasıdır. Türk milletinin diriliş destanıdır, bu destan hepimizin. Bağımsızlık Türk milletinin ruhunda var. İmkansızlıkları imkana çeviren de işte içimizdeki bağımsızlık ruhudur. Askeri ve idari dehasıyla bu ruhu harekete geçiren Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazandığımız Büyük Zafer, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin doğmasını sağlamıştır. Üreten ekonomi, çalışan gençlik, güçlü demokrasi, hukukun üstünlüğü Türkiye Cumhuriyeti’ni güçlendirecek, sonsuza kadar bu topraklarda kalmamızı sağlayacak temel unsunlardır. Güçlü Türkiye’nin olmazsa olmazlarıdır. Başta Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları yeniden vatan yapan zaferin kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Büyük Taarruz’un 98’inci yılını coşkuyla kutluyorum.”  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online yapıldı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomi, tarım, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurban Bayramı ve ağustos ayının rehavetiyle koronavirüs vaka ve hastalıktan ölüm sayısında artış yaşandığına dikkat çeken Çandır, sağlık önlemleri kapsamında Ağustos ayı meclisini uzaktan erişimle yaptıklarını söyledi. MASKE, MESAFE, HİJYEN UYARISI Meclis üyelerinden koronavirüs ile mücadelede kişisel ve firma bazında daha dikkatli olmaları ve tedbirleri en üst seviyeye çıkarmalarını isteyen Çandır, “Geride bıraktığımız 25 günde 470’in üzerinde vatandaşımız vefat ederken 30 binin üzerinde vatandaşımızın hastalığa yakalandı. Virüse karşı insanımız daha dikkatli davranmalıdır. Vatandaş olarak sosyal hayatımızda maske, mesafe ve hijyen kurallarına daha fazla uymamız, düğün ve cenaze gibi etkinliklerden uzak durmamız hastalığın yayılımında önem arz etmektedir. Ancak bu konuda kamu otoritesinin alacağı tedbirlerin çok daha etkili olacağı hususunu da bir kez hatırlatmak isterim” diye konuştu. Çandır, koronavirüse yakalanan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek ve Alanya Büyükşehir Belediye Başkanı Adem Yücel ile hastalara şifa dilerken, “Koronavirüs nedeniyle kaybettiğimiz insanlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır ve başsağlığı diliyorum” dedi. HASARIN BOYUTLARI ORTAYA ÇIKIYOR ATB Başkanı Çandır, Meclis’te ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mart ayının ikinci yarısından Haziran ayı başına kadar büyük ölçüde kapalı kalan ekonominin hareketlenmeye başladığı bu dönemde bir yandan hasar tespit çalışmaları yapılırken diğer yandan duran işleri yeniden hareketlendirmeye çalışmaya yoğunlaştıklarını belirten Çandır, şunları söyledi: “Ağustos ayının sonuna geldiğimiz bugünlerde, uğradığımız ekonomik hasarın boyutları konusunda daha nesnel bilgilere sahip olmaktayız. Bu bilgileri özellikle ülkemiz ve kentimiz karşılaştırmalarıyla değerlendirmeye çalışıyoruz. Çünkü kentimizin uğradığı ekonomik hasar boyutunun nispi olarak çok daha ağır olduğunu biliyoruz. Fakat bunu ölçülendirme konusunda daha nesnel bilgilere de sahip olmaya önem veriyoruz. Biliyorsunuz yılın ilk üç aylık büyümesi yüzde 4,5 gibi beklentilerin ve dünya ortalamasının üzerinde ilan edildi. Bu büyümeye de tarım sektörü yüzde 3 ile eşlik etti. 2019 yılının ilk üç ayına göre daha iyi bir performans göstermemize rağmen, ki o dönemde yüzde 2,3 küçülmüştük, hepimiz Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının yani ikinci çeyreğin büyüme performansını merak etmekteyiz.” ORTALAMANIN ÜZERİNDE KREDİ KULLANDIK Piyasada kullanılan ticari kredi ve çek-senet hacimlerindeki gerçekleşmelerin kent ve ülke ekonomisinin üretim ve ticaret performansına yönelik öncü göstergeler olduğunu kaydeden Çandır, şu bilgileri paylaştı: “Yılbaşından bu yana dönemsel gerçekleşmelere baktığımızda görmekteyiz ki, ilk 3 ayda ticari kredilerde ülke genelinde yüzde 15’lik büyümeye karşılık kentimiz iş dünyasında yüzde 19’luk büyüme yaşanmıştır. Salgının ekonomiyi kapattığı ikinci 3 ayı da kapsayan 6 aylık dönemde ise kullanılan ticari krediler ülke genelinde yüzde 28 ve kentimizde yüzde 33 artmıştır. Ekonomide sağlanan yüzde 4,5’luk büyümeyi destekleyen kredi kullanımlarımız ülke ortalamasının üzerinde seyretmiştir.” Tarım ve ticaret sektörlerinin kullandığı kredilerde de Antalya’nın daha yüksek kredi büyümeleri sağladığını bildiren Çandır, “Özellikle tarım sektörünün kullandığı kredilerdeki artış, ortalamaların çok üzerinde seyretmiştir. Mesela ilk 3 ayda Türkiye genelindeki yüzde 8’lik tarım kredisi büyümesine karşılık kentimizde yüzde 19’luk büyüme yaşanmıştır. Altı aylık dönemde ise yüzde 12’lik ülke geneli büyümesine karşılık kentimizin tarım kredisi yüzde 30 büyümüştür. Kentimiz tarım sektöründeki bu 2,5 katlık kredi artışlarını sadece yatırım olarak değerlendirmemeliyiz. Bu artışın içinde zorlukları aşmak ve faaliyetlere devam edebilme çabası da yer almaktadır” dedi. Çek-senet kullanımının da ekonomik performansın öncü göstergesi olduğunu belirten Çandır, özellikle ibrazında ödenen çek tutarlarındaki gerçekleşmeler, üretim ve ticaret hacminin yönü konusunda yol gösterici olduğunu söyledi. Çandır, Antalya iş dünyasının ülkemiz iş dünyasının karşı karşıya olduğu daralmanın 2 katından fazla bir daralma yaşadığını bildirirken şunları paylaştı: “İkinci 3 aylık ve Temmuz’dan Temmuz’a yıllık gerçekleşmelerde kentimizde durum, ülke genelinin 2 katından fazla daha olumsuz olmuştur. Halbuki ilk 3 ayda, kredi kullanımında olduğu gibi ülke genelinden çok daha yüksek bir performans göstermişiz. Zaten hatırlarsanız 2020 yılı beklentilerimiz, Türkiye ortalama beklentilerinin üzerinde bulunmaktaydı. Nitekim ilk 3 aydaki gerçekleşmeler, bu beklentilerimizin doğru ve gerçekçi olduğunu bize göstermiştir. Ancak Mart ayı ortasından itibaren karşı karşıya kaldığımız durum; kentimizi, ülke genelinden 2 kattan fazla olumsuz etkilemiştir. İbrazında ödenen çek tutarı ilk 3 ayda ülke genelinde yüzde 16 artarken kentimizde yüzde 21 artış göstermiştir. Salgının başladığı ikinci 3 ayda ise ülke genelindeki yüzde 4’lük artışa karşılık kentimizdeki çek tutarı yüzde 20 azalmıştır. Geçen yılın Temmuz ayına göre bu Temmuz’da ibrazında ödenen çek tutarı ülke genelinde yüzde 32’lik azalışa karşılık kentimizde yüzde 67 azalmıştır. Temmuz ayında kentimiz hala, yüzde 1’in altında büyüdüğümüz geçen yıla göre, daralmaya devam etmektedir. Yedi aylık toplam çek ödemlerine bakarsak kentimiz için durum daha vahimdir. İlk yedi ayda ülke genelinde ibrazında ödenen çek tutarı yüzde 2’lik artış gösterirken kentimizde ise yüzde 17’lik azalış yaşanmıştır.” KARŞILIKSIZ ÇEK AZALDI Kullanılan çek hacminde yaşanan ciddi azalışlara paralel olarak karşılıksız çek tutarlarında da azalışlar yaşandığını söyleyen Ali Çandır, “Bunun bir nedeni ticari faaliyet daralması olurken diğer bir önemli nedeni de kolaylaşan krediye erişim dolayısıyla çeklerin, alınan kredilerle ödenmesidir” dedi. Geçen yılın Temmuz ayına göre bu Temmuz’da ülke genelinde karşılıksız çek tutarının yüzde 69 azalırken, Antalya’da yüzde 45 azaldığını, ilk yedi aylık toplamda ise ülke genelinde yüzde 56’lık azalışa karşılık Antalya’da yüzde 25’lik azalış yaşandığını bildiren Çandır, bu dönemde protesto edilen senet tutarlarında da karşılıksız çeklerdekine benzer azalışlar yaşandığını kaydetti. KADIN İSTİHDAM KAYBINDA İLK SIRADAYIZ Küçük ve orta boy işletmeler için istihdamı korumanın önemli olduğunu vurgulayan Ali Çandır, “Çünkü büyük işletmeler kadar kurumsal ve profesyonel değiliz. İşletmelerimizdeki arkadaşlarımızı bire bir tanırız. Ailelerini biliriz. Birbirimizin derdine ve sevincine ortak oluruz. Hal böyleyken son çareyi de tüketmeden, istihdam kaybını düşünmeyiz. İstihdam ve işsizlik konusunda ilan edilen son rakamlara baktığımızda, alınan tüm önlemlere rağmen, gerek kentimiz gerek ülkemiz için sürdürülebilir bir durumda olmadığımız anlaşılmaktadır. Ekonomisinin yüzde 76’sı hizmet ve yüzde 8’i tarımdan oluşan kentimizde istihdam kayıpları ülke genelinin çok üzerinde olmuştur” dedi. Mayıs 2020’deki istihdam kaybının yüzde 38’lik kısmının Antalya’da yaşandığını belirten Çandır, “Bu kaybın büyük bir bölümü konaklama ve benzeri sektörlerde yaşanmıştır. Böylece Antalya istihdamda en yüksek kayıp veren il olmuştur. Kadın istihdamındaki kayıpta da yüzde 33 ile ilk sırada yer almaktayız” dedi. Tarımın istihdam kaybını bir nebze olsa da tutmaya çalıştığını ancak yeterli olamadığını bildiren Çandır, hizmet sektörünün ağırlığının bu çabayı boşa çıkardığını söyledi. Çandır, işyeri sayılarındaki azalışın da bu kaybı artırdığını belirtti. SALGINDA KÜÇÜK İŞLETMELER KAN KAYBETTİ KOBİ işyeri sayısı ve çalışan sayısı en fazla azalan ilin Antalya olduğuna dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, “Yani bu salgın, KOBİ’leri ve çalışanlarını vurmuştur. Kentimizin işyeri ve sektör yapısı, bu salgından birinci derecede olumsuz etkilenmemize yol açmıştır. Özü itibariyle kentimiz bu salgında hala bir afet bölgesi konumunda bulunmaktadır” dedi. TARIM KURTARICI Tarımın stratejik sektör olarak tanımlanması ve bu yönde adımlar atılması gerektiği konusu, artık hayati bir konu haline geldiğini vurgulayan Ali Çandır, “Aksi halde tarımı terk hali durmayacaktır. Nitekim son bir yıl içinde tarımdaki üretici sayısı tüm Türkiye’de 100 bine yakın azalmıştır. Antalya bu azalışa nispi olarak direnmeye çalışmış ama yaklaşık 3.500 kayıpla ülke genelinde dördüncü sırada yer almaktan kurtulamamıştır” dedi. Tarımın ihracat boyutuna da dikkat çeken Ali Çandır, Ocak-Temmuz döneminde dövizdeki yükselişlere rağmen özellikle sanayi ve maden sektörlerinde hem ülke genelinde hem de kentimizde azalışlar yaşanırken, tarımsal ihracatta artışın devam ettiğini söyledi. Çandır, “Nitekim, ülkemiz yedi aylık tarım ihracatı yüzde 4 artarken kentimiz tarım ürünleri ihracatı yüzde 16 artmıştır. Yılın ikinci yarısında ihracatımızın daha yüksek bir performans göstermesini de beklemekteyiz” dedi. EXPO NASIL KURTULUR? Ali Çandır, Meclis’te atıl durumda kaderini bekleyen EXPO 2016 alanına ilişkin değerlendirmede bulundu. EXPO 2016 Antalya Uluslararası Bahçecilik Sergisi’nin Antalya için bir dönüm noktası oluşturması ve yeni bir başarı hikayesi yaratması amacıyla 3 kurumunun girişimiyle alındığını anımsatan Çandır, “EXPO 2016 sadece sergi süresince açık kalmayacaktı. Sergi kapandıktan sonra da kente fayda sağlamaya ve katma değer üretmeye devam edecekti. Ancak üzüntüyle belirtmek isterim ki aradan geçen dört yılda EXPO 2016 tek kamu kurumunun üzerinde atıl olarak kalmıştır. Sağolsun Tarım Müdürlüğümüz bu konuda çaba sarf etmektedir. Bu durum hem söz konusu kamu kurumuna hem de Antalya’ya büyük bir maliyet yüklemektedir. Bu maliyet sadece paradan ibaret değildir. Aynı zamanda yaratılamayan faydayı ve üretilemeyen katma değerleri de kapsamaktadır. Mevcut gidişat EXPO 2016 alanı ve kentimiz için sürdürülebilir nitelikte değildir” diye konuştu. EXPO 2016’nın geleceği için kurumlar ve kentin duyarlı kesimlerinin bir araya gelmesi ve sürdürülebilir çözümler üretmesi çağrısında bulunan Çandır, “Antalya Ticaret Borsası olarak sözünü ettiğimiz meslek kurumlarına ve kentimizin duyarlı kesimlerine açık davetimizdir. EXPO 2016’yı daha fazla atıl bırakmamalı ve kentimize bir yük haline getirmemeliyiz” dedi. YÖREX’E PANDEMİ RÖTARI ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’i pandemi nedeniyle bu yıl ertelediklerini belirterek, 20-24 Ekim 2021’da tarihlerinde yapacaklarını duyurdu. YÖREX kapsamlı çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Çandır, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin öncülüğünde bütün kentlerimizde çeşitli eğitimler ve toplantılarla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. YANGIN UYARISI Temmuz ayı meclisinde Ağustos ayının orman yangınları için kritik bir öneme sahip olduğunu belirttiğini anımsatan Çandır, 1-25 Ağustos tarihlerinde ülke genelinde irili ufaklı 182 yangın çıktığını, bu yangınların 24’ü yani yüzde 13’ünün ise Antalya’da çıktığına dikkat çekti. Çandır, “Yangınların 23’ü ise son 10 günde meydana gelmiştir. Dolayısıyla çok daha dikkatli olmamız gereken bir dönemde olduğumuzu tekrar hatırlatmak isterim” dedi. Ağustos ayının felaketlerle geçtiğini kaydeden Çandır, Beyrut Limanı`nda yaşanan patlamada hayatını kaybedenlere Allah`tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Çandır, “Allah hiçbir ülkeye böyle felaketler yaşatmasın. Çünkü bizler ülke olarak 17 Ağustos 1999 depreminin derin acısını hala unutamıyoruz. Zaten unutulması da mümkün olmayan ve ders almamız gereken bir felakettir. Kayıplarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum. Ancak dersimize daha iyi çalışmalıyız. Geçtiğimiz ay Artvin ve Rize’de, geçtiğimiz günlerde ise Giresun’da yaşanan sel felaketinde kaybettiğimiz vatandaşlarımız ve jandarma erlerimize çok üzüldük. Vefat eden insanlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum” diye konuştu. REZERV HEPİMİZİ SEVİNDİRDİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Karadeniz açıklarında Fatih Sondaj Gemisi’nin doğalgaz rezervi keşfettiğinin açıklandığını anımsatan Çandır, “Doğalgaz bağımlılığımızın azaltılmasına umut olan bu rezervin devamının gelmesini ve ülkemiz ekonomisine katkıda bulunacak bu keşfin vatanımıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. HİSARCIKLIOĞLU’NU DESTEKLİYORUZ Gazeteci Fuat Uğur’un TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB camiasına yönelik talihsiz paylaşımını kınayan Çandır, duyarlılığıyla bilinen Hisarcıklıoğlu’nun milletin ihtiyaçları için özveriyle çalıştığını, bunun gözardı edilemeyeceğini söyledi. Çandır, “Hisarcıklıoğlu’nun çalışmalarını her zaman destekliyoruz” dedi. FİRMALARA KUTLAMA İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan 2019 yılı Türkiye`nin ikinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde Borsa’ya üye Ekiciler Süt Gıda Tarım Hayvancılık San. Tic. A.Ş ile Antalya’da faaliyet gösteren CW Enerji Mühendislik Tic. ve San. A.Ş`nin yer aldığını belirten Çandır, ”Her iki firma yetkililerini ve çalışanlarını tebrik ediyorum. İSO ilk ve ikinci 500 arasındaki firma sayımızın önümüzdeki yıl katlanarak artmasını diliyorum” dedi. MİLLİ BAYRAMLARA KUTLAMA 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlana Çandır, başta önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanı uğruna canlarını feda eden şehitleri rahmetle anarken ve gazilere minnet duygularını ifade etti. Çandır, 949. yıl dönümünü kutlanan Malazgirt Zaferi’nin kahramanı Sultan Alparslan ve aziz şehitleri de rahmet ve minnetle andı. CANTEK’E GEÇMİŞ OLSUN Çandır, tarım konusunda yenilikçi yaklaşımlar gösteren Cantek firmasında meydana gelen yangından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, “Maddi hasarlı yangında ölü ya da yaralı olmaması tek tesellimiz olmuştur. Firma sahibi değerli arkadaşım Hakan Karaca ve Cantek ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum” dedi. Meclis’te üyeler, sektörlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

YÖREX 2021’E ERTELENDİ
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde 2010 yılında başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, bu yıl Covid-19 nedeniyle planlanan takvim olan 21-25 Ekim ayında yapılamayacak. 11. YÖREX, “Sizin Oraların Nesi Meşhur” sloganıyla 20-24 Ekim 2021 tarihinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği desteğiyle 2010 yılında başlatılan ve 11’incisi 21-25 Ekim 2020 tarihlerinde yapılması planlanan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, pandemi nedeniyle önümüzdeki yıla ertelendi. PANDEMİ ENGELİ YÖREX’in fikir babası, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Covid-19 nedeniyle bu yıl çok sayıda etkinliğin ertelendiğine dikkat çekerken, pandemiden en çok da fuarların etkilendiğini belirtti. Bu yıl TOBB’un fuar takviminde olan ve 21- 25 Ekim’de yapmayı planladıkları YÖREX’in de pandemiden etkilendiğini kaydeden Çandır, “YÖREX, kısa sürede Türkiye’nin en çok sevilen fuarları arasında yerini aldı. Öyle ki fuar biter bitmez bir sonraki fuarın ne zaman yapılacağını soran çok sayıda ziyaretçimiz oldu. Biz de YÖREX’i Ekim ayı sonunda yapmayı planladık. Ancak pandemi nedeniyle halk sağlığını önceleyerek fuarı 20-24 Ekim 2021 tarihinde yapma kararı aldık” diye konuştu. ÖNCELİĞİMİZ SAĞLIK Güvenli bir ortamda binlerce insanı yöresel ürünlerle buluşturmak istediklerini vurgulayan Çandır, “Sağlık her şeyin önünde gelir. Bu nedenle kimsenin sağlığını riske atmak istemedik. YÖREX’i her zamanki coşkusu ve katlanarak devam eden ziyaretçi kitlesiyle önümüzdeki yıl yapacağız. Anadolu’nun batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine yüzlerce ürünü ‘Sizin Oraların Nesi Meşhur’ sloganıyla bir araya getireceğiz” diye konuştu. TÜRKİYE’NİN EN ÇOK SEVİLEN FUARI 10 yılda 1 milyon 131 binin üzerinde ziyaretçi sayısına ulaşan YÖREX’in 10 yılda 3 bin 386 katılımcı ile binlerce ürünü ziyaretçiyle buluşturduğunu bildiren Ali Çandır, şunları söyledi: “Türkiye’nin en çok ziyaret edilen fuar olma özelliğini taşıyan YÖREX, yöresel ürünlerin zırhı sayılan coğrafi işaret konusunda da büyük farkındalık yarattı. 2010 yılında 40 ilin katıldığı, 24 bin kişinin ziyaret ettiği YÖREX’e geçen yıl 10’uncu yılında 81 ilden katılım olmuş, 276 bin 288 ziyaretçi sayısına ulaşılmıştı. YÖREX’e başladığımız 2010 yılında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı 5 katına çıkarak 511’i, coğrafi işaret başvuru sayısı ise 160’tan 583’i geçti.” YÖREX’e destek veren herkese bir kere daha teşekkür eden Başkan Çandır, “YÖREX’i biz birlikte büyüttük. Başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere yöresel ürünlere değer katan herkese bir kere daha teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.  

Detaylar...

VALİ YAZICI’DAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Antalya Ticaret Borsası’na nezaket ziyaretinde bulundu. Vali Yazıcı’yı Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Cüneyt Doğan ile Süleyman Ersan ağırladı. TARIMDA STANDARDI ARTIRMALIYIZ Antalya Valisi Ersin Yazıcı, sahada olmaya özen gösterdiğini belirterek, vatandaşla iç içe olduğu zaman sorunları yerinde görme ve çözüm önerisi sunma konusunda daha verimli olduğunu söyledi. Türkiye’nin eşsiz bir doğaya, toprağa sahip olduğunu her türlü ürünün her bölgeye göre farklılık göstererek kendine has lezzeti ve aromasıyla yetiştiğine dikkat çeken Vali Yazıcı, bu eşsiz potansiyelin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Tarımda standardı artırmamız gerektiğini söyleyen Vali Yazıcı, standardın ihracatı da tetikleyeceğini kaydetti. TARIM POTANSİYELİMİZ YÜKSEK ATB Başkanı Ali Çandır, Vali Yazıcı’ya ziyarete nedeniyle teşekkür etti. Antalya tarımı hakkında bilgi veren Başkan Çandır, dönem başkanlığını Antalya Ticaret Borsası’nın yaptığı Tarım Konseyi olarak geniş bir tarım sunumu yapmak istediklerini bildirdi. Antalya’nın müthiş bir tarım potansiyeli olduğunu vurgulayan Çandır, “Antalyalı üreticimizin birikimi müthiş. Üreticimizi doğru yönlendirebilirsek üretim ve ihracatta daha da ileriye gideriz” diye konuştu. Vali Yazıcı’ya tarım alanlarını ziyaretinden dolayı teşekkür eden Çandır, ziyaretlerin üreticiyi motive ettiğini kaydetti. Başkan Çandır, ziyareti anısına Vali Yazıcı’ya fotoğrafının cama lazerle üç boyutlu işlendiği ATB 100. Yıl hatırası takdim etti.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR`DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Kurban Bayramı nedeniyle mesajı yayımladı. Çandır mesajında şunları kaydetti: "Binlerce yıldır onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu, kültürlerin harmanlandığı kadim topraklara sahip. Bayramlarsa bu topraklarda toplumun çimentosu, kültürel hazinemizin en değerli parçası. Kurban Bayramı’nı bu yıl Koronavirüsün gölgesinde pandemi döneminde kutlayacağız. Önce sağlık diyoruz. Çünkü her şeyin başı sağlık. Maske mesafe, hijyen kuralına uyarak dinsel ritüellerimizi gerçekleştirelim. Alınan önlemlere uyalım, unutmayalım alacağımız her önlem sadece kendimizi değil, sevdiklerimizi ve toplumun sağlığını de koruyacaktır. Küçük ihmallerin bayramımızı zehir etmesine izin vermeyelim. Sevdiklerimiz bir telefon kadar yakın, sevdiklerimizi ihmal etmeyelim. İhtiyaç sahiplerini unutmayalım. Bayramların en güzel yanı paylaşımın en üst seviyeye çıktığı günler olması. Birliğimizi, uzlaşma kültürümüzü ve yardımlaşma bilincimizi kuvvetlendirelim. Kurban ibadetini yerine getirirken hayvana eziyet görüntülerine izin vermeyelim. Antalya’mız dünyanın en güzel turizm destinasyonu. Yerli ve yabancı misafirlerimizi güvenli tatilin adresi Antalya’mıza bekliyoruz. Seyahat edecek yurttaşlarımızın trafik kurallarına uyarak sevdiklerine güvenle kavuşmasını diliyorum. Antalyalıların, Türk milletinin, tüm Müslümanların Kurban Bayramı’nı kutluyor, bayramın sağlık, barış, mutluluklara vesile olmasını diliyorum.”  

Detaylar...

ATB TEMMUZ MECLİSİ TOPLANDI
  Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz ayı Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online toplandı. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, koronavirüs önlemleri kapsamında Temmuz Meclisi’ni online yaptıklarını belirtirken, aşının bir an önce bulunmasını, insanların da iş yerleri ve sosyal hayatta maske, mesafe ve hijyen kuralarına daha fazla uymasını diledi. Çandır, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirenlere, hain saldırılarda şehit düşen Mehmetçik ve polislerimize, Sakarya’daki havai fişek fabrikasında gerçekleşen yangında hayatını kaybeden işçiler ve şehit askerlere, Artvin ve Rize’de yaşanan sel felaketlerinde kaybettiğimiz vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasına başladı. Orman yangınlarında yanan ağaçlar ve telef olan hayvanlar için de üzüntüsünü dile getiren Çandır, Ağustos ayının yangın için kritik bir ay olduğunu daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi. ZORLUKLARI ÖTELEDİK Yılın ilk yarısını beklentiler, tahminler ve planların tamamen dışında tamamladıklarını dile getiren Çandır, “Sebepleri hepimizin malumudur ama sonuçları hepimiz için yıpratıcı, hatta yıkıcıdır. Yaşadığımız zorlukların bir kısmını öteledik, ancak ortadan kaldırdığımızı söylemek pek mümkün değildir. Yani yakın bir gelecekte birikimli olarak bu zorluklarla tekrar yüzleşme durumumuz vardır ve hazırlıklarımızı buna göre yapmalıyız” dedi. Krediye erişimin kolaylaştırılması, maliyetinin reel olarak ucuzlatılması, bazı kamu ödemelerinin ertelenmesi, kısa çalışma ve işsizlik ödemelerinin Mart-Haziran arası kapanmış ekonominin maliyetini azaltmaya yaramış önlemler olduğunu belirten Çandır, “Bu önlemler, ekonomiyi yeniden hareketlendirmeye çalıştığımız bu dönemde bize bir başlangıç yapma fırsatı vermiştir. Yılın ilk yarısında yaşadıklarımızın ve geleceğe yansımalarının nesnel boyutları hakkında değerlendirme yapmak neredeyse imkansızdı. Ancak bazı tahminlerde bulunabiliyorduk. Son açıklanan verilerle birlikte içinde bulunduğumuz durum ve bekleyişler hakkında daha belirgin değerlendirmeler yapmak mümkün hale gelmeye başlamıştır” diye konuştu. TARIM KÜÇÜLMEYİ FRENLEDİ Yılın ilk üç ayını yüzde 4.5’lik bir büyümeyle kapattığımızı belirten Çandır, şunları söyledi: “Beklentilerin ve dünya ortalamasının çok üzerinde umut verici bir büyüme oldu. Fakat geçmiş on yıllık aynı dönem ortalama büyümesinin ancak yarısı kadar büyüyebildik. Tarım ise yüzde 3 ile ortalama büyümenin altında kalmıştır. Ancak biz geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz ki özellikle genel ekonomik koşullar zorlaştığında ve küçülme yaşandığında tarım sektörü, bu zorluğu aşmada ve küçülmeyi frenlemede her zaman olumlu katkı yapmış ve kurtarıcı rol üstlenmiştir. Önümüzdeki dönemde de sektörümüz, kendi zor koşullarına rağmen bu rolünü layıkıyla oynamaya devam edecektir. İkinci çeyrekte yaşadığımız ekonomik kapanmanın çift haneli bir daralmaya neden olacağını öngören uzmanları okumaktayız. Her halükarda bunlar yaşadıklarımızdır. Şimdi esas olan yaşayacaklarımız ve buna göre bir ilerleme yolu bulmamızdır. Hem ülkemiz hem de kentimiz için zor günleri atlatmış değiliz. Zaman, rehavet zamanı değildir. Özellikle yılın ikinci yarısı, önümüzdeki en az üç yılı etkiler konumda olacaktır.” YIL SONU UYARISI İş dünyasının üzerimizdeki yüklerle salgına yakalandığını ve derinden hırpalandığını söyleyen Çandır, “Buna rağmen insanlarımız ve şirketlerimiz nispi olarak zorluğa dayanma direnci ve geleceğe umutla bakma konusunda AB ortalamasına göre iyimser durumdadır” dedi. Kapanan kurulan şirket sayılarında dikkat çekici bir olumsuzluk olmadığına dikkat çeken Çandır, “Hatta kapanan şirket sayısı son on yılın ortalamasının altında seyrederken kurulan şirket sayısında ise Haziran rekoru kırılmıştır. Bu rekor, hem ülkemiz için hem de kentimiz için geçerlidir. Diğer taraftan ibrazında ödenen çek tutarında da son 6 yılın Haziran rekoru kırılmıştır. Yine karşılıksız çek ve protestolu senet tutarlarında da son 6 yıl ortalaması söz konusudur. Yani geleceğe umutla bakma ve ödemeler sisteminin işleyişi bakımından olumlu sayılabilecek göstergeler söz konusudur” diye konuştu. Kişilerin öz kaynaklarını kullanmaları, devletin bazı ödemleri ertelemesi ve kişilere sağlanan ilave kredi olanaklarının belirli bir dönemdeki direncini artırdığını ve gelecek umudunu canlı tuttuğunu dile getiren Çandır, “Bu dönemin vadesi de ortalama olarak yılsonudur. Yani yılsonuna kadar işlerin gelir getirici hale dönmesi hayati derecede önemlidir. Aksi halde sağlanmış olan bu dayanaklar, hepimizin sırtındaki ilave yük olacaktır. Bizler öz kaynaklarımızı tüketmeye devam ederiz ama unutmayalım ki bu sonlu bir kaynaktır. Hayatın normale dönme süresi uzadıkça kamuya olan vergi ve prim gibi ödemelerimizin birikimli olarak yapılması imkansızlaşacaktır. Ayrıca ertelenmiş ya da ötelenmiş kredi ödemelerimizin de vadeleri hızla yaklaşmaktadır” diye konuştu. KREDİ YÜKÜ ALTINA GİRDİK Salgından önce de gerek hane halkı gerekse işletmelerin borç yükünün kamu borç yüküne göre çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, şunları kaydetti: “Salgın dolayısıyla sağlanan ilave kredi yükleriyle toplam durum daha riskli hale gelmiş durumdadır. Bu riski gören özel bankacılık kesimi kredi verme konusunda tüm zorlamalara rağmen isteksiz ve pahalı davranmaya devam etmektedir. Bu dönemde, özel bankalar kredilerini ülkemize genelinde yüzde 11 artırmışken kentimizde yüzde 13 artırmışlardır. Kamu bankaları ise tarihlerinde görülmemiş oranlardaki artışla kentimizde yüzde 53 ve ülkemizde ise yüzde 47’lik kredi büyümesi sağlamışlardır. Gördüğünüz gibi bu dönemde de kentimiz iş dünyası ilave kredi yükleri altına girmek durumunda kalmıştır.” ANTALYA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ Salgın döneminin en önemli ve kalıcı tahribatının istihdamda yaşandığını söyleyen Çandır, “Bir tarafta gelirleri sıfırlanmış işletmeler, diğer tarafta yetersiz hibe destekleri istihdamı hızla eritmeye başlamıştır. İşten çıkarma yasağının getirilmesi, sorunu çözmeye yönelik değil ötelemeye yöneliktir” dedi. Antalya ekonomisinin yüzde 71’inden fazlasını oluşturan hizmetler sektörü ve yüzde 8’inden fazlasını oluşturan tarım sektörünün tam bir istihdam dostu konumunda olduğunu kaydeden Çandır, “Hizmetler sektörü bir bütün olarak tarım sektörü de başta süs bitkileri olmak üzere belirli bölümüyle kapanınca kentimiz istihdamı için tam bir yok oluş durumu ortaya çıkmıştır” dedi. Resmi verilere göre ülkedeki istihdam kaybının yüzde 30’undan fazlasının tek başına Antalya’da yaşandığını kaydeden Çandır, “Aslında bu gerçekleşme bile kentimizin bir afet bölgesi ilan edilmesi için yeterlidir. Çünkü Rusya ile yaşadığımız uçak krizinden çok daha vahim bir ekonomik darboğazla karşı karşıyayız. O zaman hatırlarsanız belirli ölçülerde de kabul gören ‘Antalya Yaklaşımı’ önerisinde bulunmuştuk. Şimdi adeta afet bölgesi konumundayız” diye konuştu. Antalya ekonomisinin en az yüzde 80’inin çöktüğünü, bu çöküşün sebebinin de bireysel kararlar ya da tercihler olmadığını vurgulayan Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Tamamen beklenmedik doğal bir salgın afetinin, ülke ortalamasının çok üzerinde bir şiddetle kentimiz ekonomisini vurmasıdır. Antalya, ülkemizin dünyaya açılan penceresidir. Unutmayalım ve unutturmayalım ki Antalya durursa Türkiye durur. Direncimizin ve umudumuzun sürdürülebilirliği kentimizle ilgili doğru ve gerçekçi tespitlerin yapılmasına bağlıdır. Son 17 yılda gübre fiyatları 8.5 katına, mazot ve dolar 5.5 katına, tüketici enflasyonu 4.5 katına ve aralarında bizlerin de bulunduğu tarımsal üretici enflasyonu ise 3 katına yükselmiştir. Yani bu kadar senenin sonunda biz en altta bulunmaya devam etmekteyiz. Ülkemizde salgın afet bölgesi ilan etmek, içinde bulunduğumuz dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olmalıdır. Vakit geçirmeksizin Antalya, afet bölgesi olarak ilan edilmelidir.” İHRACATIMIZ ARTTI Meclis’te ihracat rakamlarını değerlendiren Ali Çandır, geçtiğimiz yıla oranla ihracatın yüzde 3 artışla 690 milyar olarak gerçekleştirdiğini, bu artışı sağlayan temel sektörün yaş meyve sebze sektörü olduğunu vurguladı. Yılın ilk altı ayında yaş meyve ve sebze ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 280 milyon dolar seviyesine yükseldiğini bildiren Çandır. Antalya’nın yaş meyve ve sebze ihracatında lider konumda olduğunu, narenciye ihracatında ise 5`inci sırada yer aldığını belirtti. ÖRTÜALTINDA AVANTAJIMIZ AZALDI Geçmiş yıllara oranla örtüaltı yaş sebze üretimde kilogram başına daha az gelir edildiğini ve avantajın azaldığına dikkat çeten Çandır, “1 milyon doların üzerinde ihracat yaptığımız kalemlere baktığımızda; sebzelerde yalnızca biber, meyvelerde ise kiraz, erik, ayva, kayısı ve çilekte kilogram başına bir doların üzerinde gelir elde etmişiz. Ortalamamızı yükselten bu ürünlerin toplam yaş meyve sebze ihracatımız içerisindeki payı yüzde 37 düzeyindedir. Geriye kalan yüzde 63’lük bölümde ise kilogram başına ortalama gelirimiz 0,70 dolar olmuştur. Toplam ihracatın yüzde 29’unu oluşturan başat ürünümüz olan domateste ise kilogram başına 0,73 dolar gelir elde etmişiz” diye konuştu. Çandır, önümüzdeki dönemde yapılacak sera yatırımlarında daha dikkatli davranılması gerektiğini kaydetti. Süs bitkileri sektörünün koronavirüsten tarım sektörünün aksine olumsuz etkilendiğini söyleyen Çandır, “Ülkemiz genelinde 64 milyon dolardan 56 milyon dolara, kentimizde ise 30 milyon dolardan 26 milyon dolara gerileyen sektörün ihracatı ülkemiz ve kentimizde yüzde 12 azalmıştır” dedi. ÜRETİCİYE TEŞEKKÜR En zor dönemlerde üretimden elini çekmeyen üreticilere teşekkür eden Ali Çandır, “Elde edilen gelirin kentimizin en ücra köşesine kadar ulaşmasında Ata’mızın da ifade ettiği gibi milletimizin emeğini ve üretimini kıymetlendiren her iki sektördeki; ihracatçılarımız, tüccarımız, komisyoncularımız ve pandemi döneminde dahi üretimin devamlılığını sağlayan tüm üreticilerimize bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu. Antalya Valiliği’nden Diyarbakır Valiliği’ne atanan Münir Karaloğlu’na kente yaptığı başarılı çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Çandır, Antalya Valiliği’ne atanan Ersin Yazıcı’ya başarılar diledi. Çandır, Kurban Bayramı’nı kutlarken, bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diledi. 2019-2020 Süper Lig’ini 5. sırada tamamlayan Alanyaspor’u, 8. sırada tamamlayan Antalyaspor’u, 2.lige yükselen Serikspor’u ve 3.lige yükselen Alanya Kestelspor’u kutlayan Çandır, takımlara başarı diledi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Detaylar...