Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Temmuz Ağustos 2016
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.198.206.232
Şuan 3 kişi online
Bugün 240 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 49716
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
EKONOMİK FELCE KARŞI ANTALYA YAKLAŞIMI Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis te, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomik ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çandır, terörü lanetleyerek konuşmasına başlayan Çandır, ekonomik felce karşı Antalya Yaklaşımı nı önerdi. şunları kaydetti: TERÖRE KINAMA "Ülkemiz geçtiğimiz bir aylık dönem içerisinde insanlık dışı terör eylemlerine maruz kaldı. Şehirlerimizi kana bulayan bu soysuzluğa lanet olsun. Yaşamını yitiren vatandaşlarımız ve şehitlerimize Allah tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim. Milletimiz birlik ve beraberliğimize kasteden bu soysuzluğa geçit vermeyecektir. İnsanımızın, ülkemizin ve kentimizin son dönemde en uçlarda yaşadığı olumsuzluklar; bizleri dağılmaya değil birleşmeye, korkmaya değil direnmeye, topluluk olmaya değil ulus olmaya yöneltti. Milletimizin bir bütün olarak topluluk olmayı ya da öyle görülmeyi reddedip, vatandaşlık bilincini ve demokrasi azmini, en zor zamanda, bir kez daha bütün dünyaya göstermiş olması ortak gurur kaynağımız oldu. Bu uğurda canlarını ve sağlıklarını kaybeden kardeşlerimize borcumuzu, ancak onların emanetlerine aynı hassasiyetle sahip çıkarak ödeyebiliriz. Ortak değerlerimize millet olarak sahip çıkmamız, öteden beri vasat siyaset tuzağındasınız diye eleştirdiğimiz siyaset kurumunu da derinden etkilemiştir. Siyaset kurumu bir bütün olarak bizi biz yapan değerlerimiz etrafında birleşmiş ve ortak bir duruş sergilemiştir. Esasa dair bu birliktelik, hepimiz için taze bir umut kaynağı olmuştur. Kuruluşumuzun, varoluşumuzun ve ilerleyişimizin esasını teşkil eden birlikteliğimizin ve ortak değerlerimizin etrafında toplanışımızın sürdürülebilirliğinin sağlaması en büyük beklentimizdir. Yani anayasadan adalete, eğitimden sağlığa, dış politikadan ekonomiye pek çok temel alanda bu ortak değerlerimizi ete kemiğe büründürme dirayetini görmek arzusundayız. Millet olmanın dirayetini biz gösterdik, şimdi siyaset kurumunun bu dirayete uygun davranışları sergilemesini beklemekteyiz." EKONOMİ 10 AYDIR DARBOĞAZDA Ekonominin özellikle son 10 aylık dönemde darboğaz içerisinde olduğunu ve darboğazın devam ettiğini kaydeden Ali Çandır, "Hiç şüphesiz bugün ekonomide yaşamakta olduklarımız, sadece son 10 ayın değil son yılların biriktirdikleriyle de ilgilidir. Ancak bugün içinde bulunduğumuz toplumsal ve siyasal iklim, birikmiş zorlukları birlikte hareket ederek aşmamız için hepimize umut aşılamaktadır. Dolayısıyla hükümetimiz tarafından açıklanan varlık barışı ve borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili konuları, teknik detaylara ve önceki uygulamalara bakarak eleştirmek yerine, kendi içindeki eksiklerini ve zayıflıklarını öne çıkararak tamamlayıcı olma görevine odaklanmalıyız" dedi. Borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili eleştiride bulunan ATB Başkanı Ali Çandır, kamuya borçların ödenmesinin cazip hale getirilmesinin piyasada zaten var olan nakit akışını daraltacağını söyledi. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Aslında piyasada çok ciddi bir nakit akışı sıkıntısı varken, borç ödeme kabiliyeti zayıflamışken ve piyasa ilave para ihtiyacı içerisindeyken, kamu alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak ve kamuya olan borçların ödenmesini cazip hale getirmek, kaçınılmaz bir şekilde piyasadan para çıkışını beraberinde getirecektir. Bu durumda piyasada zaten var olan nakit akışı darboğazı, daha da daralacaktır. Evet, kamuya olan borç yükü belki bir miktar azalacaktır. Ama bu daralma, hem piyasanın kendi iç mekanizmalarında yavaşlamaya hem de taksitlendirilmiş olan kamu borçlarının ödenmesindeki istikrarı bozmaya neden olabilecektir. Böylesi risklerden kaçınmanın en önemli yolu, piyasadan çekilen paradan daha fazlasının etkili ve yaygınlaştırılmış yollarla piyasaya tekrar aktarılmasından geçmektedir. Bu yollardan biri, destek ve teşvik politikalarıyla ilgiliyken bir diğeri de finansa erişimin kolaylaştırılması ve ucuzlaştırılmasıdır." Hükümetin iyi niyet ve yapıcı kapsamda yaklaşımla destek ve teşvik politikaları uyguladığını belirten Ali Çandır, "Burada önemli olan konu ise atılacak adımların etkili ve yaygın olma derecesiyle ilgilidir. Yani örneğin herkese sağlanan destek, aslında destek değildir. Yine örneğin işini yüksek performansla yapamayana ya da belirli bir deneyim ehliyeti olmayana sağlanan teşvik de aslında bir teşvik değildir. Son olarak piyasanın gerçeklerinden ve sürdürülebilirlikten uzak Merkez Bankası faiz düşürme politikaları da aslında ucuz finansmana erişimin bir yolu değildir ve halen reel sektöre yansımamaktadır" diye konuştu. HEDEFE ULAŞMAYAN DESTEK VE TEŞVİK TOPRAĞI TERK ETTİRİR Son 13 yılda tarım sektörüne toplam 81,3 milyar TL tarımsal destek sağlandığını, bu miktarın azımsanamayacağını söyleyen Ali Çandır, şunları kaydetti: "Bu, 2015 yılı toplam üretim değerimizin yaklaşık 3’te 1’idir. Bu oran, Attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmeli sözüne ne kadar uymaktadır? Bunun etki analizini sürekli yapma zorunluluğumuz bulunmaktadır ki sağlanan destekler sektörde var oluşumuzu kuvvetlendirsin. Yani demem o ki destek; üretken birimlerin faaliyetlerini sonlandırmalarını önleyen nitelikte olmalıdır. Dolayısıyla sağlanan destekler mülkiyete ya da şahısa yönelik olmayıp, rekabetçi ortamda dezavantajlı konumda olan üretken faaliyetlere yönelik olmalıdır. Aksi halde pek çok kez dile getirdiğim gibi tarımda ciddi boyutlarda toprağı terk edişlerin ve sektörden çıkışların hızlanacağı gerçeğini hatırlatmak isterim. Yine, gerçekleşmelere baktığımızda tarım bu kadar büyük desteklere rağmen reel olarak Türkiye ekonomisinin çok altında büyüyebilmiştir. Örnek vermek gerekirse, son 13 yılda ekonomimiz reel olarak yüzde 60’ın üzerinde büyürken, tarım yaklaşık yüzde 40 büyüyebilmiştir. Bu dönemde kentimiz ise ülkemizin genel ekonomik ve tarımsal büyümesine benzer bir eğilim göstermiş, ancak Türkiye büyümesinin altında kalmıştır. Sektörümüze direnç kazandırma, yatırım ve büyüme iştahını artırma yolunda temel politikalardan biri olan teşvik konusu da benzer bir kavram yanlışlığı ile uygulana gelmektedir. Biraz önce belirttiğim gibi teşvik; sektöründe belirli bir ehliyeti ve deneyimi kazanmış, gösterdiği performansla sektörünün üzerinde bir ivmelenmeye sahip üretken birimler için tasarlanmalıdır. Özellikle mukayeseli avantajlara sahip alanlarda bu performansı gerçekleştirenlere; Sen işini ortalamanın üzerinde bir performansla ve sürdürülebilir nitelikte yapıyorsun. İşini daha da iyi yapman ve küresel ölçekte avantajlı konuma geçmen için nasıl bir teşvike ihtiyacın var? düsturuna uygun bir teşvik sistemi tasarlamalıdır. Yoksa mevcut durumda olduğu gibi yıllarca müteahhitlik yapanın teşvik var diye turizme ya da tarıma veya diğer bir sektöre girmek için teşvikten yararlanması; hem o yatırımcı için, hem kamu kaynaklarının etkini kullanımı için, hem teşvik verilen sektördeki diğer tüm üretken birimler için, hem de o teşvikin hakkını gerçekten verecek olan yatırımcı için ciddi riskler ve kayıplar barındırır." İş dünyası için ucuz finansmana erişimin yolunun piyasaların rekabetçi ve sürdürülebilir koşullardaki faiz düşürme politikaları olduğunu belirten Ali Çandır, "Bu yolların uygulamaya geçirilme derecesine göre kamu borçlarının yeniden yapılandırılması kararları, iş dünyasının top yekün direncini artırma ve varlığını koruma amaçlarına hizmet edebilecektir. Aksi halde önceki af ya da yeniden yapılandırma kararlarının akıbeti hepimizi beklemektedir" dedi. EKONOMİK FELCE KARŞI ANTALYA YAKLAŞIMI Türkiye geneline uygulanan ekonomik kararların Antalya ekonomisine yansıması ise yetersizliğine dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya Yaklaşımını yineledi. Çandır, Antalya’nın son dönemde yaşadığı olumsuzlukların, ekonomiyi dumura uğrattığını vurgularken, şunları kaydetti: "Bu durumun devam etmesi halinde ekonomik felce uğrayacağımızı ve buradan çıkışımızın ancak Antalya Yaklaşımı ile mümkün göründüğünü belirtmekteyiz. Öyle ki içinde bulunduğumuz ekonomik durum hakkında son 6 aydır kamuoyu ile paylaştığımız Antalya Yaklaşımı önerimizin, o gün ki söylediklerimizle bugün ki veriler bir kez daha haklılığımızı ortaya koymaktadır. Kredi, mevduat, ihracat ve istihdam gibi temel ekonomik göstergelerdeki tablo ne yazık ki ortadadır. Antalya Yaklaşımının boyutlarını, uygulama yöntemini ve kapsamını, özellikle daha önceki İstanbul ve Anadolu yaklaşımlarından farklarını her ortamda ve fırsatta dile getirdik. Türkiye geneline yayılmış direnç artırıcı ve rahatlama sağlayıcı önlemlerin neden Antalya için yetersiz kalacağını bir kez daha dile getirmek isteriz. Antalya tasarrufçu kimliğini ilk kez bu dönemde kaybetmiş ve 1 TL’lik mevduatına karşılık 2 TL’lik kredi kullanır duruma düşmüştür. Üstelik bu oran Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Çünkü son 7 yılda Türkiye genelinde sektörel krediler 3 kat artmışken, Antalya’da 4 kattan fazla artmıştır. Bankaların takipteki alacakları aynı dönemde 2.5 kat artmışken Antalya’da 3 kattan fazla artmış durumdadır. Halbuki Antalya bankalar nezdinde uzun yıllar boyunca, Türkiye genelinde borcuna en sadık iller arasında bulunmakla ünlü olmuştur. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin Temmuz-2016 raporuna göre çek senet işlemlerinin adet ve tutar hacimlerine göre en yüksek olduğu beş il arasında karşılıksız çek adedi oranında yüzde 5.8 ile Antalya 1. sırada yer almıştır. Bu oran Türkiye genelinde yüzde 3.8’dir. Karşılıksız çek tutarı oranında ise yüzde 7.2 ile yine 1. sırada yer almıştır ki Türkiye ortalaması yüzde 3.4 düzeyindedir. Antalya’nın mevduat-kredi-borç yapısı son yıllarda böylesine bozulmuşken, dünya ile iş yapma kapasitesi de ciddi dalgalanmalar ve bozulmalar yaşanmıştır. Artık herkes kabul ediyor ki Antalya, Türkiye’nin dünya vitrinidir. Tarım ve turizm sektörleri başta olmak üzere topyekün tüm sektörleri bu durumla uyumlu çalışma içerisinde olmuştur. Ancak özellikle son yıllarda bu iki lokomotif sektörümüzün dünya ile rekabeti ve iş yapma kapasitesi giderek bozulmalar yaşamıştır. Antalya ihracatı geçmişte 1 milyar 200 milyon (ABD) dolarlık rakamları gerçekleştirmiştir. Üstelik toplam ihracatı içerisinde tarımın payı o dönemlerde yüzde 55 gibi yüksek bir oranı da yakalamıştır (2009). Keza yaş meyve sebze ihracatı da toplam ihracat içerisinde yüzde 45’lik payları da gerçekleştirmiştir." ANTALYA ÜNÜNÜ KAYBEDERSE ÜRETTİĞİNİ PAZARLAYAMAZ Antalya ekonomisinin dumura uğradığını, bunun tarım ve turizmle sınırlı olmadığını belirten Ali Çandır, ticaretten konuta, dayanıklı tüketim malları tedarikçiliğinden taşıt kiralama hizmetlerine kadar hissedilen dumur halinin finans sektörünü sarabileceği uyarısında bulunan Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "1 milyar dolar eşiğinin altında bir ihracat rakamı ile hem de tarım payı yüzde 41’e düşmüş, yaş meyve sebze payı yüzde 31’e düşmüş bir ihracat performansı ile karşı karşıya kalıyoruz. Turizmdeki ve istihdamdaki kayıplar hepinizin malumudur. Antalya ekonomisinin bu dumura uğrama hali, yalnızca kentimizin ağırlıklı faaliyet alanı konumundaki tarım ve turizmde yaşanmamaktadır. Antalya’daki ticaretten konuta, dayanıklı tüketim malları tedarikçiliğinden taşıt kiralama hizmetlerine kadar hissedilen bu dumur halinin finans sektörünü sarıp sarmalaması da çok uzak değildir. Kentimizin finansal açıdan mevcut ekonomik destek paketleriyle bu sarmaldan çıkması güçtür. Paketler önemli ve bir iyi niyet işaretidir. Ancak devletimizin ülke ölçeğinde Antalya açısından etkisi hafifletilmiş olarak açıkladığı destekler Antalya’nın işsizlik, çek, senet, kredi ve mevduat rakamlarına yansımamaktadır. Kentimizin mikro düzeyde iyi bir planlama ile tüm sektörlerini kapsayacak Antalya Yaklaşımı niteliğinde desteklere ihtiyacı bulunmaktadır. Eğer Antalya turizm açısından ününü kaybeder, tarımda ürettiğini pazarlayamaz, sanayideki dişlilerini döndüremez ve hizmet sunamaz ise 1980 ve 1990’lı yıllarda yakalamış olduğu avantajlarını, dezavantaj olarak ülkemizin tüm yerleşim noktalarına aktarmak zorunda kalacaktır. Çünkü ülkemizin vitrini konumunda olan, yılın 12 ayı yerli ve yabancı milyonlarca misafire ev sahipliği yapan ve net olarak 80 ilimizden mal alan Antalya durursa Türkiye durur." TARIM RUSYA DAN MÜJDELİ HABER BEKLİYOR Rusya ile yaşanan sıkıntıdan Türkiye ekonomisi 1 birim etkilenirken, Antalya’nın 2 birim etkilendiğine dikkat çeken Çandır, "Rusya Federasyonu ile 9 Ağustos’taki üst düzey görüşmeler bir nebzede olsa morallerimizi yerine getirmektedir. Yine, dün charter uçuşların resmi olarak açılması haberi hepimizi memnun etmiştir. Ancak aynı müjdeli haberleri tarım sektörü içinde beklediğimizi ifade etmek isterim. Çünkü üreticiler ve üyelerimiz bu yasağın bir an evvel kaldırılmasının 2017 yılına pozitif yansıyacağını ifade etmektedirler" dedi. YAŞ MEYVE SEBZE SEKTÖRÜNDEKİ DÜZENLEME OLUMLU YANSIYACAK Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi nin yaş meyve ve sebze piyasanın düzenlenmesi için çalışmalarını olumlu bulduğunu ifade eden Ali Çandır, şunları söyledi "Bu çalışmalardan dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz. Sizlerinde bildiği üzere, Borsamızda bu konuda birçok toplantı yaptık ve hemen hemen her komite toplantımızda da bu konu hakkında görüş alış verişinde bulunduk. Yaş meyve ve sebze fiyatının ucuzlaması için, üretim alanında üreticinin standarlara uygun paketleme yapması oluşan zaiyat oranlarını önemli ölçüde düşürecektir. Bu da fiyatlara olumlu yansıyacaktır. Bu sistemin kurulabilmesi içinse üretici örgütleri ve kooperatiflere aktif roller yüklenmelidir. Maliyeti etkileyen bir başka unsur ise tarım sektöründeki uzun vade yapısıdır. Vade yapısının uzun olması doğal olarak finans giderlerini arttırdığından maliyetlere yansımaktadır. Özellikle tarım girdi piyasasındaki vadelerin girdi fiyatlarına yüzde 20-30 arasında bir yük getirmektedir. Bu konuya da bir çözüm üretilmesi yaş meyve ve sebze fiyatlarına olumlu yansıyacaktır." Ali Çandır, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken, "Vatan uğruna canını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Çandır, yaklaşan Kurban Bayramı’nı da kutlarken, "Bayramın bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum" dedi. DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ İÇİN 20 BİN TL Meclis te, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nden gelen 15 Temmuz Dayanışma Kampanyası konulu yazı üyelerle paylaşılırken, Meclis üyeleri 15 Temmuz Dayanışma Kampanyasına 20 bin TL yardım yapma kararı aldı.  

Detaylar...

Tescilli Kars kaşarı YÖREX`te
  Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`nin desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı, Anadolu`nun 12 bin yıllık geçmişini gün yüzüne çıkarıyor. Yıllardır YÖREX`e katılan ve 2016`nın başında Türk Patent Enstitüsü`nden coğrafi işaret alan Kars kaşarı bu yıl da YÖREX`te yerini alacak. Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) Genel Sekreteri Doç. Dr. Hüsnü Kapu, YÖREX`in yerel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında önemli rol oynadığını belirtti. Kars kaşarı ile yıllardır YÖREX`e katıldıklarını belirten Kapu, YÖREX`in verdiği cesaretle Türk Patent Enstitüsü`ne coğrafi işaret başvurusunda bulunduklarını kaydetti. 2016 Şubat ayında Kars kaşarının coğrafi işaret aldığına dikkat çeken Kapu, logo çalışmaları tamamlanan Kars kaşarının ekonomik değeri artarak market raflarında yerini alacağını söyledi. Kapu, "Bu yıl YÖREX`e coğrafi işaret almış, logosu hazırlanmış Kars kaşarı ile katılacağız. YÖREX yöresel ürünler için lokomotif görevi görüyor" dedi. ULUSLARARASI ZİNCİR MARKETTEN TALEP VAR Kars kaşarı tescillendikten sonra talebinde artış yaşandığını kaydeden SERKA Genel Sekreteri Hüsnü Kapu, uluslararası market zinciri ile görüşmelerin başladığını, yakın zamanda zincir marketin raflarında Kars kaşarının yerini alacağını söyledi. Kars kaşarının tescillenmesinden sonra bölgenin diğer yöresel ürünleri için de tescil hazırlıklarının başladığını bildiren Kapu, Ardahan balının bu ürünlerden biri olduğunu bildirdi. Kapu, YÖREX`i düzenleyen Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. YÖREX DOĞRU YOLDA İLERLİYOR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Projesinin bir etabı olan YÖREX`in 7`nci yılında güzel meyveler vermeye başladığını söylerken, "Hem yöresel ürünlerin coğrafi işaret alması hem de coğrafi işaret alan ürünlere uluslararası alanlardan talep gelmesi bizleri son derece memnun etmekte" dedi. Yerel ürünleri ekonomiye kazandırmak, kıyıda köşede kalmış ürünleri gün ışığına çıkartmak, üreticilerini cesaretlendirmek için yola çıktıklarını belirten Çandır, "Başarı hikayeleri ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu bizlere gösteriyor" dedi. Kars kaşarının YÖREX`te büyük ilgi gördüğünü hatırlatan Ali Çandır, "Kars kaşarının YÖREX`ten aldığı güçle coğrafi işaret alması ve uluslararası alanda talep görmesi son derece memnuniyet verici. Bizi bu yolda yalnız bırakmayan başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere oda ve borsalarımıza, kalkınma ajanslarımıza, yerel yönetimlerimize ve üreticilerimize teşekkür ediyoruz" dedi.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR`IN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı: 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Başkomutan Gazi Mustafa Kemal komutasındaki kahraman ordumuzun kazandığı zafer, kazanılan bir muharebe olmakla kalmamış topraklarımızdaki işgali resmen sonlandırdığı gibi Cumhuriyetimizin de en sağlam temel taşlarından birisi olmuştur. Son dönemde yaşadıklarımız bize vatan kavramının önemini bir kere daha hatırlatmaktadır. İçerisinde bulunduğumuz durum, şehit ve gazilerimizin kanlarıyla sulanmış bu topraklara renk, dil, din, ırk ayrımı yapmadan, ötekileştirmeden herkesin sahip çıkmasını zorunlu kılmaktadır. Hepimiz aynı gemideyiz. Tek vatan tek bayrak vurgusu bu anlamda önem kazanmaktadır. Milletimiz bir olma, diri olma azmini son yaşadığımız hain darbe girişiminde göstermiş içeriden ya da dışarıdan hainlere geçit vermeyeceğini bir kere daha dünyaya ilan etmiştir. Büyük zaferin 94. yıl dönümünde Türk milletinin Zafer Bayramı’nı kutluyor, başta Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan uğruna canını feda eden tüm şehit ve gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla anıyorum."  

Detaylar...

YÖREX ARI KADINLARA GÜÇ KATTI, ÜRÜNLERİ HAVALİMANINDA SATIŞTA
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB`un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`e 4 yıldır katılarak yöresel lezzetlerini, el emeği göz nuru ürünlerini sergileyen Amesia Çalışan Arı Kadınlar, ürünlerini yerelden ulusala taşıdı. Arı Kadınlar, Amasya yöresine ait yöresel lezzetler ve ürünleri Atatürk Havalimanı`nda bulunan Tadında Anadolu Restoranı ve standında beğeniye sunuyor. Bu yıl da YÖREX`e katılmak istediklerini bildiren Amesia Arı Kadınlar Grubu`nun lideri ve kurucusu Bingül Alış, "YÖREX Arı Kadınlara güç kattı" dedi. BAŞARI HİKAYESİ Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı, bir çok yöresel ürünün adını duyurmasına, standarda kavuşmasına ve ekonomiye katılmasına katkı sağlıyor. Amasya`nın Merzifon İlçesi`nde örgütlenen Arı Kadınlar da YÖREX`le sesini duyuranlar arasında yerini alıyor. 4 yıl üst üste YÖREX`e katılan Amesia Arı Kadınlar Grubu, fuarda el emeği göz nuru yöresel ürünlerini, yöresel lezzetlerini binlerce kişiye ulaştırma fırsatı buldu. Arı Kadınların ürünleri artık ulusal alanda da beğeniye sunulmaya başladı. Atatürk ve Esenboğa Havalimanı`nda bulunan Tadında Anadolu restoranları ile anlaşan Arı Kadınlar ürünlerini Amasya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kanalıyla havalimanında satışa sunuyor. BABAANNEMİZİN USULÜ HAVALİMANI`NDA BEĞENİYE SUNULUYOR Amesia Arı Kadınlar Gurubu`nun lideri ve kurucusu Bingül Alış, yerelde örgütlenen bir yapı olan Arı Kadınların YÖREX`le adını genele duyurduğunu belirterek, bu yıl 26-30 Ekim`de düzenlenecek YÖREX`e katılmayı arzuladıklarını bildirdi. İstanbul Atatürk Havalimanı İç Hatlar Terminali’nde bulunan Tadında Anadolu restoranında 5-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlikte Amesia Çalışan Arı Kadınlar Grubu’nun hazırladığı Amasya yemekleri ve yöresel ürünlerin misafirlerin beğenisine sunulduğunu hatırlatan Alış, ürünlerin ilgi görmesi üzerine Atatürk ve Esenboğa Havalimanı`nda bulunan Tadında Anadolu restoranları ile anlaşan Arı Kadınların ürünlerini Amasya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kanalıyla havalimanında satışa sunduğunu kaydetti. Alış, "Kadınlarımız, babaannelerimizin usulüyle hazırladıkları yöresel ürünleri havalimanı gibi özel bir yerde tüketiciye ulaştırıyor. Bu köydeki kadının hayal dahi edemeyeceği büyük bir başarı. Buna alt yapı hazırlayan YÖREX`in düzenleyicisi Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür ediyorum. Kadınlarımız YÖREX`e gelen ziyaretçilere ürünlerini tanıttı, üreten kadının gücünü gösterdi. YÖREX kadın istihdamına güç kattı" dedi. Alış, YÖREX`e Arı Kadınların ürettiği yaş tarhana, kuşburnu marmelatı, küp çökelek, haşhaşlı çörek, katık, alıç marmelatı, katmer peyniri, madımak konservesi, alıç sirkesi, kabaklı pancar pekmezi, sap turşusu gibi yöresel ürünler ile el emeği göz nuru ürünlerle katılmak istediklerini bildirdi. YÖREX DOĞRU ADRES Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, YÖREX`te Arı Kadınları yöresel ürünleriyle görmekten mutluluk duyduklarını belirterek, ziyaretçilerin Arı Kadınların ürünlerine büyük ilgi gösterdiğini söyledi. YÖREX`in sadece yöresel ürün tanıtım platformu olmadığını aynı zamanda alıcı ile satıcıyı buluşturan doğru bir adres olduğunu kaydeden Çandır, "YÖREX`te büyük ilgi gören Arı Kadınların ürünlerini havalimanında tüketiciyle buluşturması müthiş bir atılım. Bu tür başarı hikayeleri YÖREX`in düzenlenmesi için bizi motive ediyor" diye konuştu. Çandır, 26-30 Tarihlerinde Antalya EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı`na Anadolu`nun tüm ürünlerini davet etti.  

Detaylar...

ATB YÖNETİMİNDEN PROTOKOL ZİYARETLERİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, beraberindeki yönetim kurulu üyeleri Cüneyt Doğan, Halil Bülbül, Hüseyin Simav ve Süleyman Ersan ve Genel Sekreter Tolgahan Alavant ile birlikte Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tevfik Altınay ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Nejat Deniz`e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. ADALET VURGUSU Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz`a Borsa`nın çalışmaları hakkında bilgi verirken, bölgenin tarımsal yapısını anlattı. 26-20 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX hakkında bilgi veren Çandır, Antalya merkezdeki en büyük yeşil alan Zeytinpark Projesi`yle ilgili Solmaz`ı bilgilendirdi. Adalet mekanizmasının önemine dikkat çeken Çandır, denetimli serbestlikten yararlanan vatandaşların topluma kazandırılması amacıyla yapılan çalışmaları değerli gördüklerini söyledi. Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, ticaretin kent ekonomisi için önemine dikkat çekti. Solmaz, "Sizlerin üretiminiz sonrasına verdiğiniz vergilerle çalışıyoruz. Dolayısıyla sizlerin rahat bir ortamda çalışmanız bizler için önemlidir. Çalışma prensibimiz ticaret erbabı ve vatandaşın hizmeti rahat almasına, attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değmesine yöneliktir. Bu kapsamda sizlerin daha rahat hizmet alması amacıyla adliyemizde fiziki ve personel kalitesini arttırmaya çalışıyoruz. İşlemlerde zaman yönetimi ve dezavantajlı vatandaşların rahat hizmet alması önceliklerimiz arasında yer almaktadır" diye konuştu. Solmaz, ATB yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. EN BÜYÜK SERMAYE ÇEVRE ATB heyeti Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tevfik Altınay`ı da ziyaret ederek hayırlı olsun dileğinde bulundu. ATB Başkanı Ali Çandır, Zeytinpark`ta yapılan çalışmalarla ilgili Altınay`ı bilgilendirirken, Zeytinpark`ta çocuklara çevre bilincini artırmaya yönelik doğa eğitimleri verildiğini belirtti. Altınay da Zeytinpark`ta verilen doğa eğitimlerine katkı sağlayabileceklerini belirterek, çevrenin kullanılarak korunabileceğini vurguladı. Altınay, en büyük sermayenin çevre olduğunu belirterek, herkesin çevreye sahip çıkması gerektiğini kaydetti. Altınay, ATB yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti. TARIMA ÖZEL SOSYAL GÜVENLİK ATB heyeti daha sonra SGK İl Müdürü Nejat Deniz`i ziyaret etti. Tarım çalışanlarına yönelik özel bir sosyal güvenlik sistemi üzerinde çalışılabileceğini kaydeden ATB Başkanı Ali Çandır, bu konuda Borsa`nın her türlü desteği sağlayacağını söyledi. Çandır, "Tarım sektörünün yapısının iyi analiz edilmesi ve özel yaklaşım sergilenmesi gerekiyor. Bu hususta Antalya il müdürlüğümüz başta olmak üzere SGK ile kurumsal iş birliğimizi arttırmalı ve birlikte çalışmalıyız. Kent ekonomisi için önem arz eden tarım sektörüne pozitif yaklaşmalıyız" diye konuştu. SGK İl Müdürü Nejat Deniz, örtü altı üretimde lider olan Antalya’nın tarımının göz ardı edilemeyeceğini belirterek, kurumların işbirliği halinde çalışmasından mutluluk duyacağını ifade etti. Deniz, ATB yönetimine ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

AESOB`DAN ANTALYA TİCARET BORSASI`NA ZİYARET
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`a nezaket ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan, Süleyman Ersan`ın da hazır bulunduğu ziyarette Dere, esnafın zor bir dönemden geçtiğini belirterek, bununla ilgili Antalya`ya özel yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. ESNAF SIKINTIDA Esnafın ve ekonominin sorunlarıyla ilgili Antalya dosyası hazırlayarak ilgili bakanlara sunduklarını kaydeden AESOB Başkanı Adlıhan Dere, "Bu dosyaların içi boş değil. Tarım ve turizmle ilgili taleplerimiz oldu. Birtakım geri dönüşler aldık. Gerçekten Antalya esnafı sıkıntılı. Bu sıkıntıdan kurtulmamız için Antalya`ya özel yaklaşımlara ihtiyacımız var" dedi. SIKINTI ANTALYA YAKLAŞIMI İLE ÇÖZÜLEBİLİR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle Adlıhan Dere ve yönetimine teşekkür etti. Rusya krizinin ardından Antalya ekonomisinin dar boğaza girdiğini belirten Çandır, bunun için Antalya yaklaşımına ihtiyaç olduğunu söyledi. Antalya ekonomisinin Türkiye ekonomisinden kötü durumda olduğunu vurgulayan Çandır, bireylerden şirketlere kadar herkesin ekonomisinin daraldığına dikkat çekti. Çandır, "Ülke genelinde borçlar 1 yıl erteleniyorsa Antalya`da 2 yıl ertelenmeli" dedi. İki devlet başkanının görüşmesinden sonra Rusya ile ilişkilerin gelişmesinden umutlu olduklarını ancak kısa vadede sonuç alıcı adımları beklediklerini kaydeden Çandır, "Özellikle tarım alanında atılacak adımlar geciktirilirse 2017 de kayıp yıl olur" dedi. Çandır, kurumların ortak sorunlara ortak çözüm üretip birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgularken, "Hepimiz Antalya için çalışıyoruz" dedi.  

Detaylar...

YÖREX`İN VAZGEÇİLMEZİ UŞAK TARHANASI TESCİLLENİYOR
Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde TOBB desteğiyle bu yıl 7`ncisi 26-30 Ekim`de EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Uşak`ın yöresel lezzeti Uşak tarhanasına ev sahipliği yapacak. YÖREX`in ardından coğrafi işaret için tescil başvurusunda bulunulan Uşak tarhanası tescil sürecinin son aşamasına geldi. Tarhanababa`nın sahibi İsmail Yerdanlı, bu yıl YÖREX`e coğrafi işaret başvurusu Resmi Gazete`de yer alan Uşak tarhanası ile katılacaklarını bildirdi. Şifalı içecek Uşak tarhanası ile düzenlendiği günden bu yana Yöresel Ürünler Fuarı`nda yer aldıklarını belirten Yerdanlı, Uşak tarhanasının coğrafi işaret alımı sürecinde YÖREX`in katkısına dikkat çekti. YÖREX COĞRAFİ İŞARET ALIMINA ÖNCÜLÜK ETTİ YÖREX`te sadece tarhanayı tanıtmadıklarını, ürünlerin ekonomik değerini artırmak ve standardını korumak için gerekli olan coğrafi işaret konusunda bilgilendiklerini anlatan Yerdanlı, "YÖREX`te edindiğimiz coğrafi işaret farkındalığının ardından biz de yöresel ürünümüz Uşak tarhanasına coğrafi işaret alımı için çalışma kararı aldık. İl Özel İdaremizin TPE`ye geçen yıl yaptığı coğrafi işaret başvurusu bu yıl kabul edildi. Coğrafi İşaret başvurumuz Resmi Gazete`de yayımlandı, itiraz sürecini bekliyoruz. İnşallah coğrafi işaretli Uşak tarhanası ile bu yıl YÖREX`te yerimizi alacağız" diye konuştu. YÖREX`i düzenleyerek hem kıyıda köşede kalmış ürünlerin ekonomiye kazandırılmasına hem de yöresel ürünlere coğrafi işaret alımına öncülük eden Antalya Ticaret Borsası`na teşekkür eden Yerdanlı, YÖREX`in hedef büyüterek önümüzdeki yıllarda daha geniş kitlelere ulaşmasını diledi. Tarhananın sütten kesilmiş bebekler için ek besin olarak kullanıldığını, okul öncesi ve okul çağındaki çocukları hastalıklardan koruyucu özelliğe sahip olduğunu belirten Yerdanlı, "Sindirimi kolay besinler yönünden oldukça zengin olan tarhana çorbası nesilden nesile değer kazanıyor" dedi. ANADOLU`YA YÖREX DAVETİ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`e 7`nci kez ev sahipliği yapacaklarını belirterek, bu yıl katılımcıların daha fazla coğrafi işaretli ürünle fuarda yer alacağını söyledi. YÖREX`in sadece ürünlerin ekonomik değerini artırmadığını aynı zamanda yöresel ürünlerin kalitesini koruyan coğrafi işaret alımına da öncülük ettiğini vurgulayan Çandır, "Uşak tarhanası gibi yöresel lezzetlerimizin tescillenmesi bizleri son derece memnun ediyor. YÖREX`in Anadolu`nun lezzetlerine mihmandarlık yapması gurur verici" dedi. Ali Çandır, Anadolu`nun tüm lezzetlerini, el emeği göz nuru ürünlerini YÖREX`e davet etti.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR`DAN RUSYA DEĞERLENDİRMESİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`ın Türkiye -Rusya ilişkilerinin normalleşmesiyle ilgili değerlendirmesi: 24 Kasım`ın ardından 27 Aralık 2015 tarihinde Antalya Rus Sanat ve Kültür Derneği`nde katıldığım bir toplantıda dostluk bağlarımızın yaşananlara rağmen etkilenmediğini ve kopmadığını görmüştüm. Toplantıda Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu “Hiç merak etmeyin bir gün yine Türkiye-Rusya ilişkileri eski günlerine dönecektir” dediğinde salondan istekli ve coşkulu bir alkış gelmişti. Bu alkış adeta o günlerde şu an yaşanan üst makamların görüşmelerinin habercisi gibiydi, moral ve motivasyonu arttıran bir hareketti. Yaşanan olumsuzluklara rağmen iki ülke halkı arasında herhangi bir gerilim yaşanmaması ekonomik ilişkilerin kısa sürede telafi edileceği yönünde bizleri umutlandırmıştı. Rusya ile ekonomik ilişkilerin askıya alındığı 8 aylık süreyi bir kayıp olarak görüyoruz. Ancak her iki ülkenin en üst temsil makamlarınca karşılıklı görüşmelerinin olumlu havada geçmesi moralleri yükseltmiş, ekonomi çevrelerini umutlandırmıştır. Temaslarda bulunan heyette Antalya Milletvekilimiz ve Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu`nun, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik`in, Turizm Bakanı Nabi Avcı`nın yer alması, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel`in toplantılara katılması memnuniyet vericidir. Rusya ile 25 yılda ilmek ilmek dokuduğumuz, ekonomik, sosyal ve siyasi ilişkiler göz ardı edilemez. Antalyamız ise Rusya ile ilişkide çok özel bir yere sahiptir. Antalya`nın yaş meyve ve sebze ihracatında Rusya`nın payı yüzde 40, bazı ürünlerde ise yüzde 60`lara kadar varmaktadır. Bu açıdan Rus pazarının yeniden kazanılıyor olması ülkemiz ve ekonomisinin yüzde 20`sini tarımdan kazanan, nüfusunun yüzde 30`u tarımdan geçinen kentimiz açısından çok önemlidir. Geçen 8 aylık sürede yaşanan kayıp, üretici, ihracatçı ve ekonomi çevrelerini üzse de Rusya ile ilişkilerimizin yeniden başlanılması bizleri umutlandırıyor. Yasak ve kısıtlamaların aşama aşama kaldırılacağı yönündeki açıklamalar ise yeşeren umutlarımıza gölge düşürmeyecektir. Ancak şunu belirtmekte yarar var; tarım sektöründe alınacak kararların hızlı ve uygulanabilir olması gereklidir. Çünkü yaş sebze ve süs bitkileri üreticisi için sezon hazırlığı devam ediyor, umutları artırıcı somut adımların atılması bekleniyor. Üretici, ihracatçı ve ekonomi çevreleri, 2017 yılına umutla başlamak istiyor. Bunun için 2 ülke ekonomisini rahatlatacak adımlar hızla atılmalı. Temennimiz turizm sektörü için sezon sonunun, tarım sektörü içinse ikinci yarının biraz daha hafif bir kayıpla atlatılması ve alınan kararların 2017‘ye umut olması yönündedir.  

Detaylar...

KEÇİBOYNUZU PEKMEZİNE STANDART GELDİ
Halk arasında keçiboynuzu olarak bilinen harnup pekmezine standart geldi. Daha önce standardı olmadığı için taklit ya da tağşişli keçiboynuzu pekmezine herhangi bir yaptırım uygulanamıyordu. Artık gıda denetmenlerinin sahaya indiğinde keçiboynuzu pekmeziyle ilgili ellerinde bir el kitabı olacak, ürünün standartlara uyup uymadığını buna göre sorgulayacak. İçeriğindeki yüksek kalsiyum oranı ve E vitamini zenginliği nedeniyle tercih edilen keçiboynuzu pekmeziyle ilgili taklit ve tağşiş iddiaları üzerine harekete geçen Antalya Ticaret Borsası, keçiboynuzu pekmezine standart getirilmesi için 2.5 yıl önce çalışma başlattı. Sektör temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getiren ATB, Türk Standartları Enstitüsü`ne standart başvurusunda bulundu. Türk Standartları Enstitüsü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İhtisas Kurulu`na bağlı Gıda Teknik Komitesi`nce hazırlanan tasarı, TSE Teknik Kurulu`nca kabul edilerek yayımlandı. Tasarıda, ambalaj ve işaretlemeden, suda çözünür katı maddeye, sakarozdan formol sayısından maya ve küfe, titrasyon asitliğinden C13 ve koruyucu maddeye kadar numune alma, muayene ve deneylerde dikkate alınacak değerler belirlendi. Pekmez, mamulün kalitesini bozmayan kapalı ambalajlar içinde piyasaya arz edilecek. İmalatçı veya satıcı, standarda uygun olarak imal edildiğini beyan ettiği pekmez için istenildiğinde standarda uygunluk beyannamesi verecek ya da göstermek zorunda kalacak. HAKSIZ REKABETİN ÖNÜNE GEÇİLECEK Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, üyelerden gelen taklit ve tağşişli keçiboynuzu pekmezi şikayetleri üzerine çalışmayı başlattıklarını belirterek, 2.5 yılın sonunda keçiboynuzu pekmezine standart getirildiğini söyledi. Tüketicinin kandırılmaması, üreticinin de haksız rekabete maruz kalmaması için önemli bir çalışma olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Sofralarımıza gelen ürünlerin güvenli olması hepimizin ortak hedefi. Antalya Ticaret Borsası`nın bütün çalışmaları bu yönde ilerliyor. Üyelerimizden gelen talepler üzerine Borsamız farklı Ar-Ge çalışmalarını yürütmeye devam edecektir" dedi. Keçiboynuzu pekmezinin besin değeri yüksek olması sebebiyle çok tercih edilen bir ürün olduğunu vurgulayan Çandır, "Yoğun tüketimi olan bu ürüne standart getirilerek, denetiminin sıklaştırılmasını önemsiyoruz" dedi. STANDART TAMAM SIRA DENETİMDE Antalya Ticaret Borsası 7. Meslek Komitesi Üyesi Necmi Alpagot, besin değeri yüksek olan keçiboynuzu pekmezinin çok talep gören bir ürün olmasına karşın şimdiye kadar standardı olmayan bir ürün olduğuna dikkat çekti. Standardı olmadığı için bir çok imalatçının kafasına göre imalat yaptığını belirten Alpagot, "Bu haksız rekabete yol açıyordu. Artık üretici standardlarda keçiboynuzu pekmezi üretip tüketiciye ulaştıracak, kafasına göre karışım yapıp keçiboynuzu pekmezi diye satamayacak" dedi. Alpagot, bazı üreticilerin ucuz meyvelerden elde ettiği pekmezi, glikoz gibi ürünleri karıştırarak keçiboynuzu pekmezi adı altında satışa sunduğuna dikkat çekerken, "Keçiboynuzu pekmezinde taklit ve tağşiş had safhadaydı" dedi. TSE`nin standart çalışmasından sonra denetim mekanizmasının iyi çalıştırılması gerektiğini vurgulayan Alpagot, "Denetim doğru yapılırsa faydası olur" dedi. ÜRETİCİ DAHA DİKKATLİ OLACAK Keçiboynuzu pekmezi üreticisi Hilmi Kocademir, keçiboynuzu pekmezindeki sahtekarlığın baldaki sahtekarlıktan daha çok olduğunu ileri sürdü. Antalya Ticaret Borsası`nın girişimiyle hazırlanan standardın tüketicinin ve gerçek imalatçının korunması için önemli olduğunu vurgulayan Kocademir, "Artık pekmez üretenler daha dikkatli olacak. Standardın olması biraz olsun imalatçıya çeki düzen verecektir" dedi. Görevin artık gıda denetçilerinde olduğunu söyleyen Hilmi Kocademir, "Eskiden keçiboynuzu pekmezin standardı olmadığı için denetçiler neye göre denetleme yapacağını bilmiyordu. Artık ellerinde bir el kitabı var, onlara düşen görev taviz vermeden tüketiciyi taklit ve tağşişli ürünlere karşı korumaktır" dedi.  

Detaylar...

YÖREX`LE ADINI DUYURDU İSPANYA`DAN SİPARİŞ ALDI
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB`un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, kıyıda köşede kalmış, ekonomiye kazandırılamayan ürünlerin önünü açıyor. 3 yıldır YÖREX`e katılan Ordu`nun fındık sepetleri İspanya`dan sipariş aldı. İkizce Ziraat Odası Başkanı Hasan Çalık, Ordu`nun fındık sepetlerini atalarından öğrendikleri yöntemlerle yıllardır yaptıklarını belirterek, fındık dalından yapılan bu sepetlerin son yıllarda sentetik ürünlere yenildiğini kaydetti. Yörede bölge halkı tarafından hala yapımı süren ancak üretimi azalan Ordu`nun fındık sepetini 3 yıldır YÖREX`te sergilediklerini belirten Çalık, fındık sepetini internet üzerinden YÖREX standında gören İspanyol bir firmanın sepetlere talip olduğunu bildirdi. 10 YILLIK SÖZLEŞME İspanya`daki yüzyıllık şirketin sepeti daha önce Çin`den ithal ettiğini ancak fındık sepetini görünce doğal olması sebebiyle tercihini değiştirdiğini anlatan Çalık, Ordu sepetine ihracat yolunu açan süreci anlattı. Ziraat Odası Başkanı Hasan Çalık, "Biz YÖREX`e üç yıldır katılıyoruz. İspanyol şirket internetten YÖREX standında sepetlerimizi görüyor ve Madrid Büyükelçiliği`ne giderek sepetlerimize talip olduklarını anlatıyor. Büyükelçilik`ten bizi aradılar, durumu anlattılar, önce şaka zannettik. Bir süre firma ile görüşmeler gerçekleştirdikten sonra firma temsilcileri sepetleri görmek için Ordu`ya geldi. Firma ile 10 yıllık sözleşme imzalayıp, sepetlerini biz tedarik edeceğiz" diye konuştu. KADINLAR ÜRETECEK Son 25 yıldır fındık sepetine olan ilginin azaldığını, sepeti üretecek usta bulmakta bile zorlandıklarını söyleyen Çalık, "Ustalarımızın hepsi yaşlı, gençler bu işe pek ilgi göstermiyor. Biz de kadın istihdamına da katkı sağlamak için bu işi kadınlara yaptıralım diye düşünüyoruz. Vali Bey`in de desteğiyle halk eğitim merkezlerinde açılacak kurslarda yetişen kadınlarımız fındık sepetini örerek dünyaya ulaştıracak" diye konuştu. BORSA`YA TEŞEKKÜR Antalya Ticaret Borsası`na YÖREX gibi bir organizasyonu düzenleyip kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünleri ekonomiye kazandırılmasına öncülük ettiğini belirten Çalık, "YÖREX olmasaydı bizim yöresel ürünümüz fındık sepeti kaderine terk edilmiş vaziyette unutulmayı bekleyecekti. Şimdi uluslararası bir ticarete konu olacak fındık sepetimiz hem bölge ekonomisini canlandıracak hem de geleneğimizi gelecek nesillere aktarmamızı sağlayacak" diye konuştu. YÖREX EKONOMİYE KAZANDIRIR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, bu yıl 7`ncisi 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`in bir çok ürünün ekonomiye kazandırılmasına öncülük ettiğini belirterek, uluslararası firmalardan yöresel ürünlerimize talip olunmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Ali Çandır, kıyıda köşede kalmış ürünlerini ekonomiye kazandırmak isteyen üreticileri YÖREX`e davet etti.  

Detaylar...

TOBB CAMİASI DEMOKRASİ MÜCADELESİNİN YANINDA
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, oda ve borsa başkanlarıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Hisarcıklıoğlu, “TOBB ve Oda-Borsa camiası olarak, dün olduğu gibi yarın da, demokrasiden, milletimizden, devletimizden yana olmaya devam edeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi`nde Oda ve Borsa Başkanları ile İstişare Toplantısında bir konuşma yapan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu olağan üstü durum karşısındaki soğukkanlı tavrının ve bu zor süreçte bile ekonomiyi ön planda tutmasının iş dünyasının moralini ve çalışma şevkini artırdığını söyledi. “Bizler, ülkemizin tüccar ve sanayicileri olarak, daha güçlü bir ekonomi için, hiçbir kesintiye uğramadan yola devam etmek azmindeyiz. Bu çerçevede üzerimize düşeni yapıyoruz, yapacağız” diyen Hisarcıklıoğlu, ülke ve millet olarak büyük bir badire atlatıldığını ifade etti. Karşılaşılan tehlikenin sıradan bir darbe girişimi olmadığını anlatan Hisarcıklıoğlu, “Bu aynı zamanda yeniden yükselişe geçen Türkiye’nin önünü kesme ve emin adımlarla ilerlediğimiz Büyük Türkiye hayalimizi sonsuza kadar yok etme planıydı. Allah’ıma hamd ediyorum. O gece bu milletin yardımına yetişti. 15 Temmuz gecesi FETÖ terör örgütünün gerçekleştirdiği hain saldırı, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan milli direnişle ve milletimizin ferasetiyle akamete uğradı. Bizleri böyle bir milletin ferdi yaptığı için Allah’a şükürler olsun” diye konuştu. TOBB ve oda borsa camiası her zaman demokrasiden ve milletinden yana olacaktır TOBB camiasının, oda ve borsaların il ve ilçelerinde, cunta karşıtı mücadelenin şerefli birer neferi olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu bu süreçte camianın bir de şehit verdiğinden söz etti. Hisarcıklıoğlu, TOBB ETÜ öğrencimiz Ömercan Açıkgöz’ün darbecilere karşı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi mevkiinde mücadele verirken şehit düştüğü bilgisini verdi. FETÖ kaynaklı bu darbe girişiminin ortaya çıkmasıyla birlikte, ilk tepkiyi gösteren meslek örgütü olduklarının altını çizen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Korsan darbe bildirisi okunur okunmaz, demokrasiden ve milli iradeden yana olan tavrımızı, internet üzerinden ve TV’lerden tüm ülkeye hemen duyurduk. Demokrasiye sahip çıkılması için, 81 il ve 160 ilçede Oda ve Borsalarımızın meclis üyesi, meslek komitesi üyeleri dahil 85 bin kişiye SMS mesajı attık. Ertesi gün 16 Temmuz’da gazi Meclisimize gittik. Meclis Başkanımıza, siyasi partilere taziye ziyaretinde bulunduk. Meclisteki tarihi oturuma katılarak, Türk iş dünyası olarak demokrasiden yana olduğumuzu gösterdik. 19 Temmuz’da 365 Oda ve Borsamızla birlikte darbeye karşı tepkimizi, 81 il ve 160 ilçede eş zamanlı olarak gösterdik. ‘Demokrasi Vazgeçilmezimiz, Milli İrade Gücümüz, Kardeşliğimiz Geleceğimizdir’ dedik. 20 Temmuz’da da 538 STK temsilcisi ile TBMM’yi bir kez daha ziyaret ettik. ‘Demokrasiye Bağlılık’ bildirimizi deklare ettik. Yurt dışındaki tüm muhataplarımızla temasa geçtik. Demokrasimizin ve ekonomimizin sapasağlam ayakta olduğunu, Türkiye’ye yönelik hiçbir endişe duymamaları gerektiğini bildirdik. Türkiye’deki en büyük uluslararası yatırımcılarla bir araya geldik. Hem yaşadığımız süreci, hem Türkiye ekonomisinin temellerinin nasıl güçlü olduğunu anlattık. Yine tüm bu süreçte, Oda ve Borsalarımız, il ve ilçelerinde, ilk andan itibaren cunta karşıtı bu mücadelenin şerefli birer neferi oldular. Her bir şehirde halkımızın demokrasi nöbetlerine katıldılar, lojistik ve gıda gibi destekler verdiler. Demokrasiye ve sandığa sahip çıkan Oda ve Borsa camiamla, buradaki tüm arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Bu mücadelede ağır bedeller de ödedik. Şehit düşen kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin kanının yerde kalmaması için devletimiz terör örgütü ile en etkin şekilde mücadele ediyor, suçluların cezalandırılması için çalışıyor. Bizlerin yapması gereken de şehitlerimizin verdiği mücadeleye yakışır şekilde, her zamankinden daha fazla çalışmak ve üretmektir. Artık kaybedecek vaktimiz yok. Türkiye’yi ekonomik olarak çok daha güçlü hale getirmek zorundayız.” OHAL’a destek Öte yandan Oda-Borsa camiası olarak, kamu düzeninin korunması ve hizmetlerin etkin bir şekilde işlemesi için alınan OHAL kararını desteklediklerini de vurgulayan Hisarcıklıoğlu, bu zor dönemde herkesin devlete yardım etmesinin millet olmanın gereği olduğunu anlattı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, devletin başlattığı şehit ve gazilere yönelik dayanışma kampanyasına da, TOBB-Oda-Borsa camiası olarak önemli bir katkı sağlayacaklarını bildirdi. “Özetle bu camia, demokrasiye ve sandığa sahip çıkmıştır. Bundan sonra da, Devletimizin yanında, milletimizin emrinde olacağız” diyen TOBB Başkanı şöyle konuştu: “Bu ülkeyi, bu milleti daha zengin yapmak için çalışacağız. Şimdi eskisinden daha büyük işler yapmak zorundayız. Daha fazla yatırım, istihdam, ihracat sağlamak zorundayız. Sizin desteğinizle inşallah, tüm bu tuzakları aşacağız, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacağız. TOBB ve Oda-Borsa camiası olarak, dün olduğu gibi yarın da, demokrasiden, milletimizden, devletimizden yana olmaya devam edeceğiz. Kısa sürede hep beraber daha güvenli bir ülke ve daha güçlü bir ekonomiye kavuşacağımıza inanıyoruz. Bu süreçte bize düşen görev, millete ve devlete bağlılıktır. Ülkemizin birliğine, kardeşliğimize ve demokrasimize düşman olanların da karşısına dikileceğiz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan mesajlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da burada yaptığı konuşmada, "Hiç şüpheniz olmasın, 15 Temmuz bu milleti bayraksız, vatansız, devletsiz, bırakma girişimidir çünkü bu girişimde bulunan ihanet şebekesinin ne millet diye ne bayrak diye ne vatan diye ne devlet diye bir derdi yoktur" ifadesini kullandı. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi`nde düzenlenen Oda ve Borsa Başkanları ile İstişare Toplantısı`nda konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milleti himmet diyerek soydular soğana çevirdiler. Şimdi her şey meydana çıkıyor. Daha çok şeyler çıkacak. Daha noktayı koymuş değiliz, bu bir virgüldür. Daha devam ediyoruz. Rehavet yok, gevşemek yok, kararlı bir şekilde bu süreci devam ettirmek durumundayız." dedi. Milletin 15 Temmuz`da, "Bizim bu ülkeden başka vatanımız yoktur ve bu ülkemizi de bu sapıklara bırakmayacağız." dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin o gece köken, meşrep, parti farkı gözetmeksizin sokaklara dökülerek "Bizim birlik, beraberlik ve kardeşlikten başka güvenecek dalımız yoktur." dediğini de anımsattı. Bunun asla bir içe kapanma refleksi olmadığını vurgulayan Erdoğan, dün gece TOBB`un hastanesinde 19 gündür yaralı olan ancak şehit düşen Oğuzhan Yaşar`ın ailesini ziyaret ettiğini söyledi. "Bu defa da başaramadılar" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahinin sadece işini yapan, üreten, sanatını icra eden kişi olmadığını, aynı zamanda yeri geldiğinde ülkesi ve milleti için malıyla, canıyla, yüreğiyle mücadele eden, geleceği de inşa eden kişi olduğunu kaydetti. Erdoğan, esnafın, sanatkarın, iş adamlarının 15 Temmuz`da gösterdiği güçlü duruşu, verdikleri mücadeleyi yakından bildiğini aktardı. Darbe girişiminin gerisindeki amaçlardan birinin de Türkiye`nin tüm birikimlerini yok etmek, birilerine peşkeş çekmek olduğunun farkında olduklarını dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çünkü bu oyun defalarca oynandı. Biz bunun bedelini defalarca ödedik. Bu defa da başaramadılar. Şimdi artık kazanımlarımızı koruma değil, daha çok çalışma, üretme, ihraç etme, istihdam etme, dünyayı dolaşma zamanıdır. Daha çok koşacağız. Yaşanan darbe girişimine rağmen ekonomimiz çok sınırlı ve kısa sürede telafi edilen bir dalgalanma dışında yolunda ilerlemeye hamdolsun devam ediyor. Batı başka şeyler bekliyordu, zil takıp oynayacaklardı. Ama Rabbim onlara bu fırsatı vermedi. Zilleri de ellerinde kaldı oturdukları yerde kaldılar." Erdoğan, millete şükranı, teşekkürü, minneti ekonomiyi sürekli ileriye taşıyarak, refahı artırarak ifade edilebileceğini dile getirdi. Oda ve borsa başkanlarına çok önemli görevler düştüğünün altını çizen Erdoğan, oda ve borsa başkanlarının, iş adamlarının en çok bir araya geldikleri, istişare ettikleri kesim olduğunu anımsattı. Uluslararası camianın Türkiye`deki en üst düzey yöneticileri ile "Uluslararası Yatırımcılarla Yüksek Düzeyli Ekonomi Toplantısı"nda bir araya geldiklerini hatırlatan Erdoğan, iş adamlarına yatırımlarını daha da artırma, hızlandırma çağrısında bulunduklarını belirtti. "Türkiye`nin ekonomik göstergelerinde hiçbir sorun yok" Erdoğan, devam eden yatırımların olduğunu, bunlarla beraber yeni yatırımlarla ilgili de müjdeler beklediklerini söyledi. Oda ve borsa başkanlarına, "Küresel krizin derinlemesine yaşandığı 2007 yılından bu yana 7,3 milyon yeni istihdam üreten ekonomik başarının sahipleri olarak sizlere güveniyorum." diye seslenen Erdoğan, Türkiye`nin ekonomik göstergelerinde hiçbir sorun ve sıkıntının bulunmadığını vurguladı. Kamu borçlanmalarının vadesinin 2002`den bugüne 9,5 aydan 71 aya çıktığına işaret eden Erdoğan, borçlanma faizinin yüzde 63`ten haziran ayı itibarıyla yüzde 9,3`e gerilediğini ifade etti. Erdoğan, "Darbe girişimine rağmen uluslararası finansman konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Tam tersine 15 Temmuz`dan sonraki borçlanma ihalelerine dahi beklenenin çok üzerinde talep geliyor. Merkez Bankasındaki döviz rezervimiz azalmak şöyle dursun artarak 125 milyar doların üzerine çıktı. Bizim süratle ilk hedefimiz 165 milyar dolara Merkez Bankamızın döviz rezervine ulaşması." şeklinde konuştu. Oda ve borsa başkanları önce TOBB’da buluştu TOBB’a bağlı oda ve borsaların başkanları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile istişare toplantısı öncesinde TOBB İkiz Kuleler’de biraraya geldi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin de katıldığı toplantının ardından otobüslerle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne hareket edildi.  

Detaylar...

ENFLASYON SON 6 AYIN ZİRVESİNDE
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. TÜİK verilere göre, Temmuz ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,16 oranında artış gösterdiğini, bu artışın Ocak ayından bu yana görülen en yüksek oran olduğunu belirten Çandır, "Aylık bazda yurt içi üretici fiyat endeksinde yüzde 0,21 oranında artış gerçekleşti. Bunun ileride tüketicilere yansıyacağı düşünüldüğünde mevcut durum endişe vericidir" dedi. Yıllık bazda TÜFE’de yüzde 8,79, ÜFE’de ise yüzde 3,96 artış gerçekleştiğini kaydeden Çandır, "Aylık manşet beklentilerin 0,26-0,65 bandında yukarı yönde olduğu düşünüldüğünde enflasyon rakamı beklentilerin üzerindedir" dedi. Yazın tarla ürünlerinin pazara inmesiyle gıda fiyatlarında düşüş beklentisi oluştuğunu ancak Temmuz`da gıda fiyatlarının yüzde 3,15 arttığını belirten Çandır, gıda fiyatlarındaki katılığa dikkat çekti. BATI AKDENİZ TEMMUZ`U PAHALI GEÇİRDİ Batı Akdeniz Bölgesi’nin Temmuz ayında yüzde 1.19 oranındaki tüketici fiyat artışıyla ülke ortalamasının üzerinde seyir izlediğini kaydeden Ali Çandır, "Bölge enflasyonundaki bu rakamlar temel alındığında, geçtiğimiz ay Batı Akdeniz`de fileler Türkiye genelinden daha pahalıya doldu. Batı Akdeniz ülkenin pahalı bölgeleri içerisinde yer almıştır" dedi. ÇEKİRDEK ENFLASYONA ODAKLANALIM Makroekonomik göstergeler içerisinde en önemliler arasında yer alan çekirdek enflasyonun da önemini koruduğunu belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Aylık 0,13, yıllık bazda ise yüzde 8,70 oranında artışın gerçekleştiği çekirdek enflasyon, yetkililerin daha fazla ilgisini hak etmekte. Zira üretimin dış ve mevsimsel etkilerden arındırılmış halinin de bir fotoğrafı olan bu endeksteki mevcut katılık yumuşatılmalı ki üretici önünü görebilsin. Bunun için de sürdürülebilirlik şart. Olumsuz herhangi bir gelişme karşısında maliyetlerin ve üretimin dalgalı seyir izlemesi sürdürülebilirliğin önüne geçmektedir. Üreticimize maliyet yönlü destekler verebilirsek, tüketicimizi de mutlu kılabiliriz. Ayrıca geçtiğimiz ay ihracat ve ithalatın düşüşüyle birlikte ortaya çıkan dış ticaret açığındaki gerileme, turizm gelirlerindeki azalmalar, imalat sanayindeki daralma, üreticimize yönelik desteğe eğilmemize işaret ediyor. Aksi halde üretim hızının nispi olarak düşmesiyle birlikte maliyetleri artan üreticimiz için çekirdek enflasyon yerinde kalacaktır." YILLIK İZİN İPTALLERİNE RAĞMEN YURT İÇİ TURLAR ZİRVEDE Ülke genelindeki ürün ve ürün gruplarındaki fiyat değişmelerine de değinen Ali Çandır, Temmuz`da yüzde 54,09 artışla "yurtiçi turlar", harcama grubu bazında ise yüzde 7,05 artışla "alkollü içecekler ve tütün" grubunun ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Devlet memurlarının izin iptallerine rağmen yurtiçi turlardaki artışa işaret eden Çandır, "Bu iptallerin sonucunu Ağustos enflasyonuna yansıyacağını öngörmekteyiz" dedi. Domates, taze fasulye ve çarliston biberdeki fiyat artışına dikkat çeken Çandır, "Tarla ürün fiyatlarının ılıman havalara rağmen nispeten yüksek seviyelere geldiğini endişeyle izliyor ve bunun sürekli olmamasını diliyoruz. Mevsimsel ürünlerin fiyatlarında yüzde 40`lar civarındaki artış tüketiciyi olumsuz etkilemekte" diye konuştu. EKONOMİDE BİRLİKTELİK VURGUSU Enflasyonun beklentinin üzerinde çıkmasını maliyetlerin yüksekliğine bağlayan Ali Çandır, küresel piyasalarda yarı fiyatına inen petrolün bizde pompa fiyatlarına yansıtılamadığını, bunun dolaylı vergi yükünden kaynaklandığını söyledi. Gelir dağılımı adaletinin daha sağlıklı olduğu dolaylı vergi payının azaltılması yönünde uygulanacak politikaların düşük gelirli tüketicinin cebini rahatlatacağını vurgulayan Ali Çandır, maliyetlerin azaltılmasının üretimi artıracağı bunun da fiyatlara yansıyacağını kaydetti. Çandır, "Bu nedenle başta bölgemiz olmak üzere tüm ülkeyi kapsayan politikalarla üretim artışına yönelmeye mecbur olduğumuzu yineliyoruz" dedi. Yaşanan darbe girişiminin ardından ulusal bazda ortaya çıkan birlik ve beraberlik görüntüsünün devamını dileyen Çandır, bunun ekonomik aktörleri rahatlatacağını kaydetti. Ali Çandır, "Enflasyondaki katılıkla mücadelenin de üretim ve birliktelikle sonuca ulaşabileceğine inanıyoruz " dedi.  

Detaylar...