Detaylar»

Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2016
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2
3 4 5 6 7 8 9
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.145.55.135
Şuan 10 kişi online
Bugün 180 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 51393
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

BARTIN `IN COĞRAFİ İŞARETLİ TEL KIRMASI YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde TOBB`un desteğiyle bu yıl 26-30 Ekim tarihlerinde Antalya EXPO Center`da yapılacak 7. Yöresel Ürünler Fuarı, kuzeyden güneye bir çok kentin yöresel ürünlerine ev sahipliği yapacak. Bartın`ın coğrafi işaretli ürünleri ve yöresel ürünleri YÖREX`te ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Halil Balık, 5 yıldır YÖREX`e katıldıklarını belirterek, "YÖREX, bizim için ürünlerimizin tanıtımı ve ticari ilişkilerinin gelişmesi için önemli bir organizasyon" dedi. Balık, geçmiş yıllarda YÖREX`e katılan firmaların ticari işbirliği sağladığını bildirirken, "Geri dönüşler çok güzel özellikle Bartın helvamız fuardan sonra yoğun talep gördü" dedi. Bu yıl YÖREX`te coğrafi işaretli el emeği göz nuru tel kırmadan yapılan ürünlerle katılacaklarını bildiren Balık, "Bartın`a has helvamız, manda yoğurdu, aromalı kestane, Amasra bağılımız, gözleme, su böreğimiz ve tel kırmamız ile YÖREX`te ziyaretçilerin hem damak tadına hem göz zevkine hitap edeceğiz" dedi. ANADOLU AYARLARINA DÖNELİM Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, YÖREX`in kuzeyden güneye, doğudan batıya Anadolu`nun eşsiz değerlerinin buluşma noktası olduğunu belirtti. Bartın`ı yöresel ürünleriyle YÖREX`te görmekten mutluluk duyacaklarını ifade eden Çandır, "Anadolu ayarlarına dönme vaktimiz geldi. Bu yıl 7`ncisini düzenleyeceğimiz YÖREX`e ilginin yoğunluğu bizleri kendi değerlerimize sahip çıkmamız konusunda umutlandırıyor. Başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere YÖREX`e destek veren oda borsa başkanlarımız, kalkınma ajanlarımız, yerel yönetimlerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.  

Detaylar...

KOCAELİ HEREKE HALISI, PİŞMANİYESİ, KANDIRA YOĞURDUYLA YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`nin desteğiyle bu yıl 7`ncisi 26-30 Ekim tarihlerinde EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Kocaeli`nin coğrafi işaretli yöresel ürünlerine ev sahipliği yapacak. HALI, PİŞMANİYE, YOĞURT, ÇENESUYU YÖREX’e gelen ziyaretçiler, Kocaeli Ticaret Odası’nın standında, Anadolu’nun dillere destan motiflerinin ilmek ilmek işlendiği ve eşsiz işçiliğiyle dünyayı kendisine hayran bırakan Hereke halısının yapılışına, İzmit pişmaniyesinin çekimine, mucidinden Sütlü Nuriye’nin hazırlanışına, Kandıra Yoğurdu’nun lezzetine ve Derince’nin meşhur suyu Çenesuyu’nun tadına bakma imkanı bulacak. BAŞKANLARIN YÖREX MESAJI Kocaeli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Semih Barış, 7. YÖREX Fuarı hazırlıklarını tamamladıklarını bildirirken, YÖREX’in ‘bizi biz yapan’ yöresel ögelerin tanıtılması adına çok önemli bir organizasyon olduğunu kaydetti. Barış, “KOTO olarak ilimizin tarihi değerlerine sahip çıkmayı ve tanıtımlarına katkıda bulunmayı kendimize şiar edindik. Bir kez daha eşsiz değerlerimizle YÖREX’te olacağız. Temennimiz bu tür organizasyonlarla, yöresel tüm değerlerin coğrafi işaretle tescillenmesi ve gelecek nesillere aktarılmasıdır. Tüm ziyaretçilerimizi giriş bölümündeki standımıza bekliyoruz” dedi. Kocaeli Ticaret Odası Meclis Başkanı Akın Doğan da, fuar organizasyonlarını çok önemsediklerini belirterek, KOTO’nun standına davet etti. ÇANDIR`DAN YÖREX TEŞEKKÜRÜ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, YÖREX`in yöresel değerlerin gün yüzüne çıkışında iyi bir adres olduğunu belirterek, Kocaeli`ni yöresel ürünleriyle YÖREX`te görmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti. Bu yıl YÖREX`e katılımın yoğunluğuna dikkat çeken Ali Çandır, "Türkiye`nin en renkli ve sevilen fuarı YÖREX`e Anadolu`nun dört bir yanından katılımın olması ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu bize gösteriyor. YÖREX`e başından beri destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu`na, oda, borsa başkanlarımıza, kalkınma ajanslarımıza, yerel yönetimlere ve üretme gücünü kaybetmeyen üreticilerimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu.  

Detaylar...

YÖREX`TEN GÜÇ ALAN SİLİFKE YOĞURDU COĞRAFİ İŞARETE TALİP
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde TOBB`un desteğiyle bu yıl 7`ncisi 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, türkülere konu olan Silifke`nin yoğurduna ev sahipliği yapacak. YÖREX`ten aldığı güçle coğrafi işaret çalışmaları başlatılan Silifke Yoğurdu YÖREX`te ziyaretçilerin damak tadına sunulacak. YÖREX ANADOLU’NUN REKABET GÜCÜDÜR Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut, YÖREX`in içeriği ile kent ekonomilerinin kalkınmasında önemli araçlarından biri olduğunu kaydetti. Mersin`in yöresel ürünleriyle YÖREX`e düzenli olarak katıldığını belirten Aşut, "Yerel pazarlarda sıkışıp kalmış yöresel ürünlerimizin, daha geniş pazarlarda değer bulmasına yardımcı olan YÖREX, Anadolu`nun rekabet gücümüzü arttırmaktadır" dedi. Coğrafi işaret için proje çalışması yapılan Silifke yoğurdu, Mut zeytini ve zeytinyağı, Mut kayısısı, Erdemli limonu, Erdemli balı, Mersin cezeryesi, Mersin kerebiçi, Mersin kahvesi, Erdemli iğne oyası, Erdemli aromatik yağı, Tarsus şalgamı, Tarsus üzümü, Tarsus yayla bandırması ile YÖREX`te olacaklarını söyleyen Aşut, şunları kaydetti: "Oda ve borsalar olarak yöresel ürünlerimizi ulusal ve küresel pazarlarda tanıtma konusunda öncü kurum olma özelliğimizden dolayı bizler için YÖREX ayrı bir önemde sahiptir. Oda ve borsalarımızın yöresel ürünlerinin ticarileştirilmesi konusunda birbirleriyle kaynaşması, iletişimlerini geliştirmesi ve ortaklaşa çalışmalarına zemin hazırlaması açısından da tam bir iletişim ağı niteliğindedir. Bu anlamda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak Mersinimizin yöresel ürünlerinin tanıtımında YÖREX’te olmaya devam edeceğiz." Aşut, fuara öncülük eden Antalya Ticaret Borsası`na teşekkür etti. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yöresel ürün zengini Mersin`in YÖREX`te yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu desteğiyle düzenlenen YÖREX`in kırsal kalkınmanın anahtarı yöresel ürünleri cesaretlendirdiğini belirten Çandır, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında etkin rol oynadığına dikkat çekti. Türkülere konu olan Silifke yoğurdu için coğrafi işaret çalışmalarının başlamasının sevindirici olduğuna dikkat çeken Çandır, "YÖREX, değerlerimizin koruma kalkanı olan coğrafi işaret konusunda üreticiyi cesaretlendirmektedir" dedi. Çandır, YÖREX`e sahip çıkan, ürünlerini ziyaretçilerle buluşturan oda ve borsa başkanları, yerel yönetimler, kalkınma ajansları ve üreticilere teşekkür etti.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR`DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`ın Kurban Bayramı mesajı: "Bayramlar, manevi duyguların üst seviyede yaşandığı en özel değerimizdir. Toplumsal birlik ve beraberliğin sağlandığı Bayramlar, kardeşlik, hoşgörü, empati duygularının da ön planda tutulduğu günlerdir. Kurban Bayramını milletçe kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ancak bölgemizdeki huzursuzluk ve çatışma ortamı Kurban Bayramı`nı bayram sevinciyle kutlamamızın önündeki en büyük engel. Yitirdiğimiz canlarımız nedeniyle bir tarafımız buruk. Umuyoruz, bölgemizdeki kara bulutlar bir an önce dağılır, kardeşin kardeşi katletmediği barış dolu günleri birlikte yaşarız. Çatışma ortamının olduğu yerde insanlık olmaz, üretim olmaz, ekonomi olmaz. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk`ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkabilmemiz için hedefimiz, barışın sağlandığı ortamda daha çok çalışan, daha çok üreten, insanına daha fazla iş, aş sağlayan toplum yaratmak olmalıdır. Çatışma ve kutuplaşma ortamının dağıldığı, barış dilini konuştuğumuz, ortak değerlerde buluştuğumuz, birbirimizi ötelemediğimiz, birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız günlerin özlemiyle Antalyalılar, Türk Milleti ve İslam aleminin Kurban Bayramı`nı kutluyorum. Bayramın, barış ve huzura vesile olmasını diliyorum."  

Detaylar...

ATB YÖNETİMİNDEN REKTÖR ÜNAL`A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve ATB yönetimi, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal`a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Hüseyin Simav`ın bulunduğu ziyarette Çandır, Rektör Ünal`a görevinde başarılar diledi. Üniversitedeki akademik çalışmaların ekonomik ve sosyal hayata yansıması gerektiğini kaydeden Çandır, üniversitelerin kentin gelişimine yön veren kurumların başında geldiğine dikkat çekti. Antalya Ticaret Borsası`nın proje odaklı çalışmalar yürüten bir Borsa olduğunu, bu çalışmalarda Üniversitenin birikiminden yararlanmak istediklerini belirten Çandır, ATB`nin çalışmalarına akademik destek almak istediklerini vurguladı. ATB`nin Yöresel Ürünler Projesi`nin bir parçası olan YÖREX hakkında bilgi veren Çandır, Üniversite`nin projenin gelişimine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. Türkiye`nin ilk Tarım Konseyi`ni Antalya`da kurduklarını hatırlatan Ali Çandır, Danışma Kurulu`nda olan Akdeniz Üniversitesi`nin çalışmalara akademik destek vermesini istedi. Kent merkezinin en geniş yeşil alanı Zeytinpark`taki çalışmalar hakkında da Rektör Ünal`a bilgi veren Çandır, buradaki çalışmalara üniversitenin de ortak olabileceğini kaydetti. Çandır, "Üniversitedeki akademik çalışmalardan yararlanmak, yaptığımız projelerde bu çalışmalardan destek almak, kentimizin ekonomik ve sosyal yapısını daha ileriye götürmek istiyoruz" diye konuştu. ÜNİVERSİTE YOL GÖSTERECEK Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, ziyareti nedeniyle ATB yönetimine teşekkür etti. Üniversite ile kent arasındaki kopukluğu telafi etmek istediklerini söyleyen Ünal, "Üniversiteye dışarıya açmamız lazım. Bir çok konuda kente yol gösterecek hocalarımız ve akademik çalışmalarımız var. Bunu harekete geçirmek için çaba sarf edeceğiz" diye konuştu. Çandır`ın proje çalışmalarını ilgiyle dinleyen Rektör Ünal, "Her türlü ortak projeye varız" dedi.  

Detaylar...

YÖREX DANIŞMA KURULU TOPLANDI
Anadolu`nun tüm yöresel ürünlerini Antalya`da buluşturan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`in hazırlık çalışmaları başladı. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB`un desteğiyle bu yıl 7`ncisi 26-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`in hazırlıkları başladı. YÖREX Danışma Kurulu Toplantısı, Antalya Vali Yardımcısı Hamdi Bolat ın başkanlığında Borsa ev sahipliğinde ATB Toplantı Salonu`nda yapıldı. Toplantıya, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik, ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan, ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan, Antalya Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Bedrullah Erçin, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni, İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, ATAV Başkanı Nizamettin Şen, YUCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Kepez Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Döşemealtı Belediyesi, Aksu Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi, Kumluca Ticaret Borsası, ALTSO, KUTSO, Bucak TSO, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, Tarım Kredi Kooperatifleri, Ticaret İl Müdürlüğü, Rehberler Odası, Seyahat Acentaları Birliği, BAİB, AESOB, AKTOB, POYD, BAKA, TSE, ANFAŞ`tan temsilciler katıldı. YÖREX ANADOLU AYARLARINA DÖNMEMİZDE ARAÇ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, YÖREX`in hazırlık çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Anadolu`nun birbirinden değerli yöresel ürünlerinin bir çoğunun unutulmayı yüz tuttuğunu kaydeden Çandır, "YÖREX`le birlikte Anadolu`nun ürünleri gün yüzüne çıkmaya başladı. Özellikle coğrafi işaret konusunda ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Yöresel ürünlerin coğrafi işaretle tescillenmesi gelecek nesillere aktarılması için YÖREX önemli bir çalışma oldu. YÖREX Anadolu ayarlarına dönmede önemli bir araç" diye konuştu. TURİST YÖREX`İ GÖRMELİ 52 ilin YÖREX`e katılım için sözleşme imzaladığını bildiren Çandır, bu sayının daha da artacağını belirtti. Bu yıl yurt dışından da yöresel ürünler getirmek için çalıştıklarını anlatan Ali Çandır, geniş katılımlı bir fuar organize etme hedefinde olduklarını bildirdi. YÖREX`i kültürel etkinliklerle daha da keyifli hale getirmek istediklerini söyleyen Çandır, bu konuda belediye ve üniversitenin desteğinin olabileceğini kaydetti. Bu yıl YÖREX`te mutlaka turist görmek istediklerini vurgulayan Ali Çandır, bunun için tur operatörleri ve acentalarına çağrıda bulundu. Çandır, 7. YÖREX`te TOBB`un desteğiyle YUCİTA ile birlikte 4. Uluslararası Antalya Coğrafi İşaretler Semineri düzenleyeceklerini de bildirdi. Kurumların YÖREX`e sahip çıktığını belirten Çandır, "Bugüne kadar sizlerin desteği ile YÖREX`i Türkiye`nin en sevilen fuarı yaptık. Desteğinize teşekkür ediyor, bundan sonra da devamını diliyoruz" diye konuştu. KURUMLARDAN DESTEK Toplantıya katılan Danışma Kurulu üyesi kurum temsilcileri, YÖREX`in bir çok yöreyi bir araya getiren önemli bir fuar olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, YÖREX`e desteğini bildirirken, fuara katılımcı ve ziyaretçi sayısının artırılması için destek sözü verdi. Fuarın Antalya`nın markalaşmasına da katkı sağladığına dikkat çeken temsilciler, Ali Çandır ve Antalya Ticaret Borsası`na böyle bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür etti.  

Detaylar...

ENFLASYON BEKLENTİNİN ÜZERİNDE GERİLEDİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2016 Ağustos ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Ağustos ayında tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) beklentilerle uyumlu olarak yüzde 0,29 gerileme yaşandığını, yurt içi üretici fiyat endeksinde (Yİ-ÜFE) ise yüzde 0,08 artış gerçekleştiğini belirten Çandır, "Enflasyon yıllık bazda değerlendirildiğinde TÜFE yüzde 8,05, Yİ-ÜFE yüzde 3,03 oranında artış olduğu görüldü" dedi. Ağustos ayı tüketici enflasyonunun hem ülke geneli hem de Batı Akdeniz bölgesi için son 10 yılın en düşük seviyesinde olmasına karşın yıllık olarak yüzde 8 seviyesinde asılı kaldığına dikkat çeken Ali Çandır, bunda Türk Lirası`nın yabancı paralar karşısındaki durumunun etkili olduğunu söyledi. Çandır, "Aslında son 2 yıldır büyümeyi ve enflasyonu etkileyen dünya petrol fiyatlarındaki ve genel emtia fiyatlarındaki gerileme enflasyonun düşmesi için bir fırsat yaratmışken, bu fırsat değerlendirilememiştir" dedi. BATI AKDENİZ`DEKİ GERİLEME ÜLKE ORTALAMASININ ÜZERİNDE Çandır, Ağustos ayında Antalya, Burdur ve Isparta’nın yer aldığı Batı Akdeniz Bölgesi’nde tüketici fiyatlarında yüzde 0,35 oranında azaldığını, yıllık bazda ise fiyatların geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,40 artış gösterdiğini belirtti. Çandır, "Aylık bazdaki fiyat değişimi göz önüne alındığında Batı Akdeniz Bölgesi`nin Türkiye genelinden daha ucuz, yıllık olarak ise daha pahalı bir alt bölge olduğu söylenebilir. Aylık gerilemede Batı Akdeniz`i öne çıkaran temel unsur olarak mevsimsel etkiyle tarla ürünlerinin bollaşmış olması gösterilebilir" dedi. TARIMSAL REFORM İHTİYACI Türkiye genelinde Ağustos ayındaki fiyat artışlarına ürün bazında bakıldığında, yüzde 18,77 artışla "spor müsabakalarına giriş ücreti", harcama grubu bazında ise yüzde 3,44 artışla "alkollü içecekler ve tütün" grubunun ilk sıralarda yer aldığını belirten Çandır, "Ürün fiyat artışı sıralamasında sonraki sıralarda özel üniversite ücretinden sonra yine tarım ürünlerinden olan marul ve limon gelirken, harcama grubunda bu sıralama eğitim ile lokanta ve oteller şeklinde gerçekleşti" değerlendirmesinde bulundu. Ticaret ortağı olduğumuz ülkelerde fiyatlar, maliyet düşürücü destekler ve talep yetersizliğinin de etkisiyle gerileme eğilimindeyken, bizde mevsimlik tarla ürünlerinin fiyatının bile yüksek olmasının ülkemizdeki tarımsal reform ihtiyacını ortaya koyduğunu vurgulayan Çandır, olumsuz şoklara karşı üreticinin desteklenmesinin şart olduğunu, bunun üreticiye nefes aldıracağını vurguladı. ENFLASYONLA MÜCADELENİN REÇETESİ ÜRETİM Enflasyonla mücadelede odaklanma sorunu yaşandığını söyleyen Ali Çandır, şunları kaydetti: "Gün itibarıyla bakıyoruz ki çekirdek enflasyon yüksek seviyelerde. Buna bir de enerji ve gıdayı dahil edersek enflasyonla mücadelede nerelere yönelmemiz gerektiği aslında açık. Üretim maliyeti gerileyen çiftçi toprağını bırakmayacak, üretimini sürdürecektir. İmalat sanayideki üreticimizin de finansal yönden desteklenmesi, bu insanların gelecek kaygısı olmadan iş yapabilmelerini sağlayacaktır. Kamunun tarım ve sanayiye omuz vermesi, bu kesimlere nefes aldıracak, verilen destek üretimle sonuçlanacaktır. Enflasyonla mücadelenin reçetesinde öncelikle "üretim artışı" yer almalı. Maliyetlerin gerilediği bir ortamda, satın alma gücüyle desteklenmiş taleple dengeli bir üretim, enflasyonu alt edecektir." RUS PAZARI ENFLASYONA OLUMLU YANSIR Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin bata turizm olmak üzere bir çok sektöre nefes aldıracağını kaydeden Çandır, "Tarım sektörünün gözü kulağı Rusya`nın tarım ürünü yasağı kararını kaldırmasında" dedi. Örtüaltı üretim başlamadan yasağın kalkması halinde başta bölge üreticisi olmak üzere tüm tarım kesiminin sezonu kazançla geçireceğini söyleyen Çandır, "Aksi halde tarım fiyatlarının yumuşamasını beklemek doğru olmaz. Çünkü bugün bile tarladan gelen ürün fiyatları ortadayken, üretemeyen ya da ürettiği elinde kalan üretici bunu zorunlu olarak fiyatlara yansıtacaktır. Rusya pazarının açılması dolaylı da olsa enflasyonun düşmesine katkı sağlayacaktır. Tarım sektörünün geri ve ileri bağlarının çokluğu düşünüldüğünde, sektöre verilecek can suyu tüm ekonomiye yansıyacaktır" değerlendirmesinde bulundu.  

Detaylar...

ERZURUM`UN COĞRAFİ İŞARETLİ CİVİL PEYNİRİ YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde, TOBB un desteğiyle bu yıl 7 ncisi 26-30 Ekim tarihlerinde EXPO Center da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Anadolu nun lezzet ve kültürel şöleni olacak. Erzurum un coğrafi işaret tescilli yöresel ürünleri YÖREX te ziyaretçilerle buluşacak. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Lütfü Yücelik, 5 yıldır katıldıkları YÖREX e bu yıl da yöresel ürünleriyle birlikte katılacaklarını bildirdi. Erzurum un yöresel ürün bakımından zengin bir kent olduğunu kaydeden Yücelik, bir çok yöresel ürünlerinin de coğrafi işaretli olduğuna dikkat çekti. Bu yıl YÖREX e coğrafi işaretli civil peyniri, coğrafi işaretli oltu taşı, İspir fasulyesi, kadayıf dolması, çağ kebabı, bakır ve deri işlemeciliği ürünler, bal, pestil, ihram dokuma ile katılacaklarını bildiren Başkan Lütfü Yücelik, "YÖREX te ilgi gören stantlardan biri de Erzurum standı. YÖREX te her yıl zengin kültürümüz ve yöresel ürünlerimizi tanıtıyoruz. YÖREX e katılan ürünlerimiz büyük alıcılarla iş bağlantıları sağlıyor. Amacımız geniş ürün yelpazemizi YÖREX te geniş kitlelere tanıtmak ve ulaştırmak" diye konuştu. Erzurum TSO Başkanı Lütfü Yücelik, YÖREX i düzenleyerek Anadolu nun birikimini bir araya getiren Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. ANADOLU YÖREX TE Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, YÖREX in Anadolu nun buluşma noktası haline geldiğini belirterek, doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün şehirlerin YÖREX te yöresel ürünleriyle yer aldığını kaydetti. Dadaşlar diyarı Erzurum un köklü bir geçmişe sahip olduğunu ve yöresel ürün bakımından zengin olduğuna dikkat çeken Ali Çandır, "Erzurum u bütün değerleriyle YÖREX te görmek bize mutluluk veriyor" dedi. Bu yıl 81 ili Antalya da buluşturma hedefinde olduklarını söyleyen Çandır, "Haydi Anadolu YÖREX e" çağrısında bulundu. Çandır, başından beri YÖREX e destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu na teşekkür etti.    

Detaylar...

BAKAN TÜFENKÇİ`YE YÖREX DAVETİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB`un desteğiyle 26-30 Ekim tarihlerinde Antalya EXPO Center`da düzenlenecek 7. Yöresel Ürünler Fuarı`na Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi`ye davet etti. TOBB Müşterek Konsey Toplantısı`nda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte Tüfenkçi`ye davette bulunan Çandır, YÖREX`in Yöresel Ürünler Projesi`nin bir ayağı olduğunu belirterek, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasındaki önemine dikkat çekti. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da ATB öncülüğünde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı`na TOBB olarak destek verdiklerini belirterek, Bakan Tüfenkçi`yi YÖREX`te görmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti. Tüfenkçi, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemine vurgu yaparken, YÖREX`e katılıp her ilin yöresel ürününü görmek istediğini söyledi. Tüfenkçi, Ali Çandır`ı tebrik ederken, YÖREX`in başarılı geçmesini diledi.  

Detaylar...

Tescilli Kars kaşarı YÖREX`te
  Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı, Anadolu nun 12 bin yıllık geçmişini gün yüzüne çıkarıyor. Yıllardır YÖREX e katılan ve 2016 nın başında Türk Patent Enstitüsü nden coğrafi işaret alan Kars kaşarı bu yıl da YÖREX te yerini alacak. Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) Genel Sekreteri Doç. Dr. Hüsnü Kapu, YÖREX in yerel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında önemli rol oynadığını belirtti. Kars kaşarı ile yıllardır YÖREX e katıldıklarını belirten Kapu, YÖREX in verdiği cesaretle Türk Patent Enstitüsü ne coğrafi işaret başvurusunda bulunduklarını kaydetti. 2016 Şubat ayında Kars kaşarının coğrafi işaret aldığına dikkat çeken Kapu, logo çalışmaları tamamlanan Kars kaşarının ekonomik değeri artarak market raflarında yerini alacağını söyledi. Kapu, "Bu yıl YÖREX e coğrafi işaret almış, logosu hazırlanmış Kars kaşarı ile katılacağız. YÖREX yöresel ürünler için lokomotif görevi görüyor" dedi. ULUSLARARASI ZİNCİR MARKETTEN TALEP VAR Kars kaşarı tescillendikten sonra talebinde artış yaşandığını kaydeden SERKA Genel Sekreteri Hüsnü Kapu, uluslararası market zinciri ile görüşmelerin başladığını, yakın zamanda zincir marketin raflarında Kars kaşarının yerini alacağını söyledi. Kars kaşarının tescillenmesinden sonra bölgenin diğer yöresel ürünleri için de tescil hazırlıklarının başladığını bildiren Kapu, Ardahan balının bu ürünlerden biri olduğunu bildirdi. Kapu, YÖREX i düzenleyen Antalya Ticaret Borsası yönetimine teşekkür etti. YÖREX KARS KAŞARINI TANITTI Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fahri Ötegen, geçen yıllarda olduğu gibi bu da Kars yöresine ait ürünlerle YÖREX te yer alacaklarını bildirdi. YÖREX in yöresel ürünler konusunda Türkiye nin en büyük organizasyonu olduğuna dikkat çeken Ötegen, "Böyle bir fuarda yer almanın gurur ve heyecanını yaşıyoruz" dedi. YÖREX in Kars kaşarının tescillenmesi sürecine cesaret verdiğini kaydeden Ötegen, "YÖREX in katkıları ile Kars kaşarının tanınırlığı arttı ve Kars kaşarının tüketim coğrafyası genişledi. Biz de KATSO olarak bundan sonraki süreçte Kars kaşarı tanıtımı için YÖREX gibi etkinliklerde yer alarak üzerimize düşen görevi fazlasıyla yerine getireceğiz" diye konuştu. YÖREX DOĞRU YOLDA İLERLİYOR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Projesinin bir etabı olan YÖREX in 7 nci yılında güzel meyveler vermeye başladığını söylerken, "Hem yöresel ürünlerin coğrafi işaret alması hem de coğrafi işaret alan ürünlere uluslararası alanlardan talep gelmesi bizleri son derece memnun etmekte" dedi. Yerel ürünleri ekonomiye kazandırmak, kıyıda köşede kalmış ürünleri cesaretlendirmek için yola çıktıklarını belirten Çandır, "Başarı hikayeleri ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu bizlere gösteriyor" dedi. Kars kaşarının YÖREX te büyük ilgi gördüğünü hatırlatan Ali Çandır, "Kars kaşarının YÖREX ten aldığı güçle coğrafi işaret alması ve uluslararası alanda talep görmesi son derece memnuniyet verici. Bizi bu yolda yalnız bırakmayan başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere oda ve borsalarımıza, kalkınma ajanslarımıza, yerel yönetimlerimize ve üreticilerimize teşekkür ediyoruz" dedi.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR`IN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı: 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Başkomutan Gazi Mustafa Kemal komutasındaki kahraman ordumuzun kazandığı zafer, kazanılan bir muharebe olmakla kalmamış topraklarımızdaki işgali resmen sonlandırdığı gibi Cumhuriyetimizin de en sağlam temel taşlarından birisi olmuştur. Son dönemde yaşadıklarımız bize vatan kavramının önemini bir kere daha hatırlatmaktadır. İçerisinde bulunduğumuz durum, şehit ve gazilerimizin kanlarıyla sulanmış bu topraklara renk, dil, din, ırk ayrımı yapmadan, ötekileştirmeden herkesin sahip çıkmasını zorunlu kılmaktadır. Hepimiz aynı gemideyiz. Tek vatan tek bayrak vurgusu bu anlamda önem kazanmaktadır. Milletimiz bir olma, diri olma azmini son yaşadığımız hain darbe girişiminde göstermiş içeriden ya da dışarıdan hainlere geçit vermeyeceğini bir kere daha dünyaya ilan etmiştir. Büyük zaferin 94. yıl dönümünde Türk milletinin Zafer Bayramı’nı kutluyor, başta Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan uğruna canını feda eden tüm şehit ve gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla anıyorum."  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
EKONOMİK FELCE KARŞI ANTALYA YAKLAŞIMI Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasının anlatıldığı Meclis te, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomik ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çandır, terörü lanetleyerek konuşmasına başlayan Çandır, ekonomik felce karşı Antalya Yaklaşımı nı önerdi. şunları kaydetti: TERÖRE KINAMA "Ülkemiz geçtiğimiz bir aylık dönem içerisinde insanlık dışı terör eylemlerine maruz kaldı. Şehirlerimizi kana bulayan bu soysuzluğa lanet olsun. Yaşamını yitiren vatandaşlarımız ve şehitlerimize Allah tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim. Milletimiz birlik ve beraberliğimize kasteden bu soysuzluğa geçit vermeyecektir. İnsanımızın, ülkemizin ve kentimizin son dönemde en uçlarda yaşadığı olumsuzluklar; bizleri dağılmaya değil birleşmeye, korkmaya değil direnmeye, topluluk olmaya değil ulus olmaya yöneltti. Milletimizin bir bütün olarak topluluk olmayı ya da öyle görülmeyi reddedip, vatandaşlık bilincini ve demokrasi azmini, en zor zamanda, bir kez daha bütün dünyaya göstermiş olması ortak gurur kaynağımız oldu. Bu uğurda canlarını ve sağlıklarını kaybeden kardeşlerimize borcumuzu, ancak onların emanetlerine aynı hassasiyetle sahip çıkarak ödeyebiliriz. Ortak değerlerimize millet olarak sahip çıkmamız, öteden beri vasat siyaset tuzağındasınız diye eleştirdiğimiz siyaset kurumunu da derinden etkilemiştir. Siyaset kurumu bir bütün olarak bizi biz yapan değerlerimiz etrafında birleşmiş ve ortak bir duruş sergilemiştir. Esasa dair bu birliktelik, hepimiz için taze bir umut kaynağı olmuştur. Kuruluşumuzun, varoluşumuzun ve ilerleyişimizin esasını teşkil eden birlikteliğimizin ve ortak değerlerimizin etrafında toplanışımızın sürdürülebilirliğinin sağlaması en büyük beklentimizdir. Yani anayasadan adalete, eğitimden sağlığa, dış politikadan ekonomiye pek çok temel alanda bu ortak değerlerimizi ete kemiğe büründürme dirayetini görmek arzusundayız. Millet olmanın dirayetini biz gösterdik, şimdi siyaset kurumunun bu dirayete uygun davranışları sergilemesini beklemekteyiz." EKONOMİ 10 AYDIR DARBOĞAZDA Ekonominin özellikle son 10 aylık dönemde darboğaz içerisinde olduğunu ve darboğazın devam ettiğini kaydeden Ali Çandır, "Hiç şüphesiz bugün ekonomide yaşamakta olduklarımız, sadece son 10 ayın değil son yılların biriktirdikleriyle de ilgilidir. Ancak bugün içinde bulunduğumuz toplumsal ve siyasal iklim, birikmiş zorlukları birlikte hareket ederek aşmamız için hepimize umut aşılamaktadır. Dolayısıyla hükümetimiz tarafından açıklanan varlık barışı ve borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili konuları, teknik detaylara ve önceki uygulamalara bakarak eleştirmek yerine, kendi içindeki eksiklerini ve zayıflıklarını öne çıkararak tamamlayıcı olma görevine odaklanmalıyız" dedi. Borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili eleştiride bulunan ATB Başkanı Ali Çandır, kamuya borçların ödenmesinin cazip hale getirilmesinin piyasada zaten var olan nakit akışını daraltacağını söyledi. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Aslında piyasada çok ciddi bir nakit akışı sıkıntısı varken, borç ödeme kabiliyeti zayıflamışken ve piyasa ilave para ihtiyacı içerisindeyken, kamu alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak ve kamuya olan borçların ödenmesini cazip hale getirmek, kaçınılmaz bir şekilde piyasadan para çıkışını beraberinde getirecektir. Bu durumda piyasada zaten var olan nakit akışı darboğazı, daha da daralacaktır. Evet, kamuya olan borç yükü belki bir miktar azalacaktır. Ama bu daralma, hem piyasanın kendi iç mekanizmalarında yavaşlamaya hem de taksitlendirilmiş olan kamu borçlarının ödenmesindeki istikrarı bozmaya neden olabilecektir. Böylesi risklerden kaçınmanın en önemli yolu, piyasadan çekilen paradan daha fazlasının etkili ve yaygınlaştırılmış yollarla piyasaya tekrar aktarılmasından geçmektedir. Bu yollardan biri, destek ve teşvik politikalarıyla ilgiliyken bir diğeri de finansa erişimin kolaylaştırılması ve ucuzlaştırılmasıdır." Hükümetin iyi niyet ve yapıcı kapsamda yaklaşımla destek ve teşvik politikaları uyguladığını belirten Ali Çandır, "Burada önemli olan konu ise atılacak adımların etkili ve yaygın olma derecesiyle ilgilidir. Yani örneğin herkese sağlanan destek, aslında destek değildir. Yine örneğin işini yüksek performansla yapamayana ya da belirli bir deneyim ehliyeti olmayana sağlanan teşvik de aslında bir teşvik değildir. Son olarak piyasanın gerçeklerinden ve sürdürülebilirlikten uzak Merkez Bankası faiz düşürme politikaları da aslında ucuz finansmana erişimin bir yolu değildir ve halen reel sektöre yansımamaktadır" diye konuştu. HEDEFE ULAŞMAYAN DESTEK VE TEŞVİK TOPRAĞI TERK ETTİRİR Son 13 yılda tarım sektörüne toplam 81,3 milyar TL tarımsal destek sağlandığını, bu miktarın azımsanamayacağını söyleyen Ali Çandır, şunları kaydetti: "Bu, 2015 yılı toplam üretim değerimizin yaklaşık 3’te 1’idir. Bu oran, Attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmeli sözüne ne kadar uymaktadır? Bunun etki analizini sürekli yapma zorunluluğumuz bulunmaktadır ki sağlanan destekler sektörde var oluşumuzu kuvvetlendirsin. Yani demem o ki destek; üretken birimlerin faaliyetlerini sonlandırmalarını önleyen nitelikte olmalıdır. Dolayısıyla sağlanan destekler mülkiyete ya da şahısa yönelik olmayıp, rekabetçi ortamda dezavantajlı konumda olan üretken faaliyetlere yönelik olmalıdır. Aksi halde pek çok kez dile getirdiğim gibi tarımda ciddi boyutlarda toprağı terk edişlerin ve sektörden çıkışların hızlanacağı gerçeğini hatırlatmak isterim. Yine, gerçekleşmelere baktığımızda tarım bu kadar büyük desteklere rağmen reel olarak Türkiye ekonomisinin çok altında büyüyebilmiştir. Örnek vermek gerekirse, son 13 yılda ekonomimiz reel olarak yüzde 60’ın üzerinde büyürken, tarım yaklaşık yüzde 40 büyüyebilmiştir. Bu dönemde kentimiz ise ülkemizin genel ekonomik ve tarımsal büyümesine benzer bir eğilim göstermiş, ancak Türkiye büyümesinin altında kalmıştır. Sektörümüze direnç kazandırma, yatırım ve büyüme iştahını artırma yolunda temel politikalardan biri olan teşvik konusu da benzer bir kavram yanlışlığı ile uygulana gelmektedir. Biraz önce belirttiğim gibi teşvik; sektöründe belirli bir ehliyeti ve deneyimi kazanmış, gösterdiği performansla sektörünün üzerinde bir ivmelenmeye sahip üretken birimler için tasarlanmalıdır. Özellikle mukayeseli avantajlara sahip alanlarda bu performansı gerçekleştirenlere; Sen işini ortalamanın üzerinde bir performansla ve sürdürülebilir nitelikte yapıyorsun. İşini daha da iyi yapman ve küresel ölçekte avantajlı konuma geçmen için nasıl bir teşvike ihtiyacın var? düsturuna uygun bir teşvik sistemi tasarlamalıdır. Yoksa mevcut durumda olduğu gibi yıllarca müteahhitlik yapanın teşvik var diye turizme ya da tarıma veya diğer bir sektöre girmek için teşvikten yararlanması; hem o yatırımcı için, hem kamu kaynaklarının etkini kullanımı için, hem teşvik verilen sektördeki diğer tüm üretken birimler için, hem de o teşvikin hakkını gerçekten verecek olan yatırımcı için ciddi riskler ve kayıplar barındırır." İş dünyası için ucuz finansmana erişimin yolunun piyasaların rekabetçi ve sürdürülebilir koşullardaki faiz düşürme politikaları olduğunu belirten Ali Çandır, "Bu yolların uygulamaya geçirilme derecesine göre kamu borçlarının yeniden yapılandırılması kararları, iş dünyasının top yekün direncini artırma ve varlığını koruma amaçlarına hizmet edebilecektir. Aksi halde önceki af ya da yeniden yapılandırma kararlarının akıbeti hepimizi beklemektedir" dedi. EKONOMİK FELCE KARŞI ANTALYA YAKLAŞIMI Türkiye geneline uygulanan ekonomik kararların Antalya ekonomisine yansıması ise yetersizliğine dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya Yaklaşımını yineledi. Çandır, Antalya’nın son dönemde yaşadığı olumsuzlukların, ekonomiyi dumura uğrattığını vurgularken, şunları kaydetti: "Bu durumun devam etmesi halinde ekonomik felce uğrayacağımızı ve buradan çıkışımızın ancak Antalya Yaklaşımı ile mümkün göründüğünü belirtmekteyiz. Öyle ki içinde bulunduğumuz ekonomik durum hakkında son 6 aydır kamuoyu ile paylaştığımız Antalya Yaklaşımı önerimizin, o gün ki söylediklerimizle bugün ki veriler bir kez daha haklılığımızı ortaya koymaktadır. Kredi, mevduat, ihracat ve istihdam gibi temel ekonomik göstergelerdeki tablo ne yazık ki ortadadır. Antalya Yaklaşımının boyutlarını, uygulama yöntemini ve kapsamını, özellikle daha önceki İstanbul ve Anadolu yaklaşımlarından farklarını her ortamda ve fırsatta dile getirdik. Türkiye geneline yayılmış direnç artırıcı ve rahatlama sağlayıcı önlemlerin neden Antalya için yetersiz kalacağını bir kez daha dile getirmek isteriz. Antalya tasarrufçu kimliğini ilk kez bu dönemde kaybetmiş ve 1 TL’lik mevduatına karşılık 2 TL’lik kredi kullanır duruma düşmüştür. Üstelik bu oran Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Çünkü son 7 yılda Türkiye genelinde sektörel krediler 3 kat artmışken, Antalya’da 4 kattan fazla artmıştır. Bankaların takipteki alacakları aynı dönemde 2.5 kat artmışken Antalya’da 3 kattan fazla artmış durumdadır. Halbuki Antalya bankalar nezdinde uzun yıllar boyunca, Türkiye genelinde borcuna en sadık iller arasında bulunmakla ünlü olmuştur. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin Temmuz-2016 raporuna göre çek senet işlemlerinin adet ve tutar hacimlerine göre en yüksek olduğu beş il arasında karşılıksız çek adedi oranında yüzde 5.8 ile Antalya 1. sırada yer almıştır. Bu oran Türkiye genelinde yüzde 3.8’dir. Karşılıksız çek tutarı oranında ise yüzde 7.2 ile yine 1. sırada yer almıştır ki Türkiye ortalaması yüzde 3.4 düzeyindedir. Antalya’nın mevduat-kredi-borç yapısı son yıllarda böylesine bozulmuşken, dünya ile iş yapma kapasitesi de ciddi dalgalanmalar ve bozulmalar yaşanmıştır. Artık herkes kabul ediyor ki Antalya, Türkiye’nin dünya vitrinidir. Tarım ve turizm sektörleri başta olmak üzere topyekün tüm sektörleri bu durumla uyumlu çalışma içerisinde olmuştur. Ancak özellikle son yıllarda bu iki lokomotif sektörümüzün dünya ile rekabeti ve iş yapma kapasitesi giderek bozulmalar yaşamıştır. Antalya ihracatı geçmişte 1 milyar 200 milyon (ABD) dolarlık rakamları gerçekleştirmiştir. Üstelik toplam ihracatı içerisinde tarımın payı o dönemlerde yüzde 55 gibi yüksek bir oranı da yakalamıştır (2009). Keza yaş meyve sebze ihracatı da toplam ihracat içerisinde yüzde 45’lik payları da gerçekleştirmiştir." ANTALYA ÜNÜNÜ KAYBEDERSE ÜRETTİĞİNİ PAZARLAYAMAZ Antalya ekonomisinin dumura uğradığını, bunun tarım ve turizmle sınırlı olmadığını belirten Ali Çandır, ticaretten konuta, dayanıklı tüketim malları tedarikçiliğinden taşıt kiralama hizmetlerine kadar hissedilen dumur halinin finans sektörünü sarabileceği uyarısında bulunan Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "1 milyar dolar eşiğinin altında bir ihracat rakamı ile hem de tarım payı yüzde 41’e düşmüş, yaş meyve sebze payı yüzde 31’e düşmüş bir ihracat performansı ile karşı karşıya kalıyoruz. Turizmdeki ve istihdamdaki kayıplar hepinizin malumudur. Antalya ekonomisinin bu dumura uğrama hali, yalnızca kentimizin ağırlıklı faaliyet alanı konumundaki tarım ve turizmde yaşanmamaktadır. Antalya’daki ticaretten konuta, dayanıklı tüketim malları tedarikçiliğinden taşıt kiralama hizmetlerine kadar hissedilen bu dumur halinin finans sektörünü sarıp sarmalaması da çok uzak değildir. Kentimizin finansal açıdan mevcut ekonomik destek paketleriyle bu sarmaldan çıkması güçtür. Paketler önemli ve bir iyi niyet işaretidir. Ancak devletimizin ülke ölçeğinde Antalya açısından etkisi hafifletilmiş olarak açıkladığı destekler Antalya’nın işsizlik, çek, senet, kredi ve mevduat rakamlarına yansımamaktadır. Kentimizin mikro düzeyde iyi bir planlama ile tüm sektörlerini kapsayacak Antalya Yaklaşımı niteliğinde desteklere ihtiyacı bulunmaktadır. Eğer Antalya turizm açısından ününü kaybeder, tarımda ürettiğini pazarlayamaz, sanayideki dişlilerini döndüremez ve hizmet sunamaz ise 1980 ve 1990’lı yıllarda yakalamış olduğu avantajlarını, dezavantaj olarak ülkemizin tüm yerleşim noktalarına aktarmak zorunda kalacaktır. Çünkü ülkemizin vitrini konumunda olan, yılın 12 ayı yerli ve yabancı milyonlarca misafire ev sahipliği yapan ve net olarak 80 ilimizden mal alan Antalya durursa Türkiye durur." TARIM RUSYA DAN MÜJDELİ HABER BEKLİYOR Rusya ile yaşanan sıkıntıdan Türkiye ekonomisi 1 birim etkilenirken, Antalya’nın 2 birim etkilendiğine dikkat çeken Çandır, "Rusya Federasyonu ile 9 Ağustos’taki üst düzey görüşmeler bir nebzede olsa morallerimizi yerine getirmektedir. Yine, dün charter uçuşların resmi olarak açılması haberi hepimizi memnun etmiştir. Ancak aynı müjdeli haberleri tarım sektörü içinde beklediğimizi ifade etmek isterim. Çünkü üreticiler ve üyelerimiz bu yasağın bir an evvel kaldırılmasının 2017 yılına pozitif yansıyacağını ifade etmektedirler" dedi. YAŞ MEYVE SEBZE SEKTÖRÜNDEKİ DÜZENLEME OLUMLU YANSIYACAK Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi nin yaş meyve ve sebze piyasanın düzenlenmesi için çalışmalarını olumlu bulduğunu ifade eden Ali Çandır, şunları söyledi "Bu çalışmalardan dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz. Sizlerinde bildiği üzere, Borsamızda bu konuda birçok toplantı yaptık ve hemen hemen her komite toplantımızda da bu konu hakkında görüş alış verişinde bulunduk. Yaş meyve ve sebze fiyatının ucuzlaması için, üretim alanında üreticinin standarlara uygun paketleme yapması oluşan zaiyat oranlarını önemli ölçüde düşürecektir. Bu da fiyatlara olumlu yansıyacaktır. Bu sistemin kurulabilmesi içinse üretici örgütleri ve kooperatiflere aktif roller yüklenmelidir. Maliyeti etkileyen bir başka unsur ise tarım sektöründeki uzun vade yapısıdır. Vade yapısının uzun olması doğal olarak finans giderlerini arttırdığından maliyetlere yansımaktadır. Özellikle tarım girdi piyasasındaki vadelerin girdi fiyatlarına yüzde 20-30 arasında bir yük getirmektedir. Bu konuya da bir çözüm üretilmesi yaş meyve ve sebze fiyatlarına olumlu yansıyacaktır." Ali Çandır, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken, "Vatan uğruna canını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Çandır, yaklaşan Kurban Bayramı’nı da kutlarken, "Bayramın bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum" dedi. DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ İÇİN 20 BİN TL Meclis te, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nden gelen 15 Temmuz Dayanışma Kampanyası konulu yazı üyelerle paylaşılırken, Meclis üyeleri 15 Temmuz Dayanışma Kampanyasına 20 bin TL yardım yapma kararı aldı.  

Detaylar...