Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 34.201.18.139
Şuan 7 kişi online
Bugün 309 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 131218
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

AKDENİZ`İN `COĞRAFİ İŞARET` HARİTASI ÇIKTI
Antalya Ticaret Borsası`nın (ATB), Türkiye`de yok olmaya yüz tutmuş yöresel ürünlerin üretimi, tanıtımı ve uluslararası pazarlara açılması gibi amaçlarla 10 yıl önce başlattığı Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) kapsamında, son yıllarda Türkiye genelindeki coğrafi işaretli ürün sayısında özellikle Akdeniz bölgesinde ciddi oranda artış gözlendi. Türkiye`de coğrafi işaret tescili farkındalığının oluşturulduğu ve coğrafi işaretli ürün sayısının artış gösterdiği bölgelerin başında Akdeniz geliyor. ATB, Antalya`dan Adana`ya, Mersin`den Hatay`a birbirinden değerli yöresel ürün çeşitliliğine sahip Akdeniz`deki toplam dokuz ilde coğrafi işaret alan ürünler ve coğrafi işaret için başvurusu kabul edilen ürünlerle ilgili harita hazırladı. ATB Başkanı Ali Çandır, Akdeniz illerinde coğrafi işaret tescili alan ürün sayısının 67, coğrafi işaret tescili başvurusu kabul edilen ve süreci devam eden ürün sayısının ise 58 olduğunu açıkladı. Bölgede en az tescilli ve başvuru sürecindeki ürün sayısı kadar daha coğrafi işaret alınabilecek ürün olduğunu belirten Ali Çandır, "Akdeniz bölgemize ait yöresel ürünlere coğrafi işaret tescili kazandırarak değerlerimize sahip çıkan ve başvuruda bulunarak emek veren tüm kurumlarımıza teşekkür ederim" dedi. TESCİL VE BAŞVURU SAYILARI Akdeniz`de coğrafi işaret tescilli ürün sayısı bakımından 16 ürünle Mersin ilk sırada. Kahramanmaraş 12, Adana 10, Hatay 8, Antalya 7, Isparta 6, Burdur 5, Osmaniye 2, Karaman 1 olarak sıralanıyor. Başvuru sürecindeki ürün sayısı bakımından ise Adana 13, Antalya 12, Kahramanmaraş, Isparta ve Hatay 8`er, Burdur 4, Mersin 3, Osmaniye ise 2 ürün olarak sıralanıyor. COĞRAFİ İŞARET ALAN ÜRÜNLER ANTALYA: Alanya avokadosu, Alanya gülüklü (hülüklü) çorbası, Alanya yenidünyası, Antalya piyazı, Antalya tavşan yüreği zeytin, Finike portakalı, Korkuteli karyağdı armudu. ISPARTA: Isparta gül, Isparta gülyağı, Isparta kabune pilavı, İnce Isparta hasgül el halısı, Uluborlu banağı, Yalvaç hamursuzu. BURDUR: Burdur ceviz ezmesi, Burdur şiş köftesi, Karamanlı cevizi, Karamanlı kişnişi, Melli inciri. MERSİN: Anamur muzu, Bozyazı kavutu, Erdemli lamas limonu, Mersin cezeryesi, Marsin tantunisi, Mersin kerebici, Mut kayısısı, Mut zeytinyağı, Silifke çileği, Tarsus beyazı üzüm, Tarsus humusu, Tarsus fındık lahmacunu, Tarsus kebabı, Tarsus sarıulak zeytini, Tarsus şalgamı, Tarsus yayla bandırması. ADANA: Adana bici bici, Adana halka tatlısı, Adana içli köfte, Adana karpuzu, Adana kebabı, Adana kol böreği, Adana şalgamı, Çukurova pamuğu, Kozan portakalı, Tapan bıçağı. KAHRAMANMARAŞ: Andırın tirşiği, Çağlayancerit cevizi, Kahramanmaraş Hartlap bıçağı, Kahramanmaraş oyma çeyiz sandığı, Kahramanmaraş yemenisi, Maraş biberi, Maraş burma bileziği, Maraş çöreği, Maraş dondurması, Maraş file nakışı, Maraş sumak ekşisi akıtı, Maraş tarhanası. HATAY: Antakya kağıt kebabı, Antakya küflü çökeleği, Antakya künefesi, Antakya tuzlu yoğurdu, Dörtyol mandarini, Hatay defne sabunu, Hatay ipeği. OSMANİYE: Kadirli turpu, Osmaniye yer fıstığı. KARAMAN: Karaman Divle obruğu tulum peyniri. KAYNAK: DHA  

Detaylar...

ATB EKİM MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Ekim ayı Meclisi Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online toplandı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kent gündemi, ekonomi ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ATB üyeleri, sektörleriyle ilgili sorun ve görüşlerini paylaşırken, kurdaki artıştan duydukları kaygıları dile getirdi. EKONOMİYİ KAPATMAYA GÜCÜMÜZ YOK Kovid-19 salgınıyla ilgili kaygılarını dile getiren Başkan Çandır, “Mayıs ayında ulaştığımız başarıyı maalesef bu ay aramaya başladık. Salgında gelinen nokta, hepimizi endişeye ve daha dikkatli davranmaya yöneltmelidir” dedi. Maske, mesafe ve hijyen uyarısında bulunan Çandır, alınacak önlemlerin salgının hızını kesebileceği gibi ekonomik hayatın devamı bakımından da kadar önemli olduğunu vurguladı. Çandır, “Bir kez daha ekonomiyi kapatmaya ne gücümüz vardır ne de halimiz” dedi. ÖDEMELER BAŞLADI Mart ayından itibaren alınan 6 ay ödemesiz kredilerin ödeme zamanının geldiğini, ertelenen vergi ve SGK ödemelerinin de birikimli olarak ödenmeye başlanacağını anımsatan Çandır, “Hem cari dönem ödemelerinin hem de bu ertelenmiş ve birikmiş borçların birlikte ödenmesi için gerekli iş hacmi artışı da yaşanmamaktadır. Diğer taraftan son zamanlardaki kur artışları da ilave bir maliyet artışı olarak önümüzdeki dönemde karşımızda duracaktır” diye konuştu. ANTALYA İÇİN DAHA AĞIR SEYREDECEK Antalya ekonomisi için yaşananların iki açıdan daha ağır seyredeceğini söyleyen Başkan Çandır, “Bunlardan biri borçlanma yükümüzdeki nispi ağırlığımızdır. Diğeri ise başta turizm olmak üzere kentimiz ekonomisinin hizmet sektörü ağırlıdır” dedi. Çandır, yılın ilk yarısında Antalya’nın ticari kredi büyümesi yıllık yüzde 35 olurken, Türkiye geneli kredi büyümesinin yüzde 28 olduğunu belirtirken, “Aradaki 7 puanlık fark, uzun yıllar ortalaması olan yüzde 3,5’luk Türkiye payımızı yüzde 3,7’ye yükseltmiştir. Tüm bu hızlı artışa ve zorlu koşullara rağmen takipteki alacak oranımız ise yüzde 3,15 ile uzun yıllar ortalamamız olan yüzde 3,5’un da altında gerçekleşmiştir. Bir kez daha kentimiz iş insanlarının zor koşullarda bile borçlarına olan sadakatinin teyidi olmuştur” diye konuştu. ÇİFTÇİ ÇOK BORÇLANDI Antalya’nın tarımsal kredilerdeki büyümesinin de Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Başkan Çandır, Türkiye genelinde yüzde 12 artan borçlanma, kentimizde yüzde 30 artmıştır. Tarımsal kredilerdeki bu hızlı artış, uzun yıllar ortalaması olan yüzde 4,2’lik Türkiye kredi payımızı yüz de 4,7’ye yükseltmiştir” dedi. Antalya’da bireysel kredilerin Türkiye ortalaması civarında olduğunu söyleyen Çandır, “Yılın ilk yarısı itibariyle bireysel kredilerde Antalya yüzde 39 büyürken Türkiye yüzde 38 büyümüştür” dedi. HAYATTA KALABİLMEK İÇİN BORÇLANDIK Kent ekonomisinin yüzde 75’ini oluşturan hizmet sektörü ve turizmin neredeyse tamamen kapanmasının Antalya ekonomisini adeta felç ettiğini söyleyen Çandır, “Antalya iş dünyasının bu derece krediye yönelmesinin birincil nedeni, hayatta kalabilmek olmuştur” diyen kent ekonomisinin yüzde 75’ini oluşturan hizmet sektörü ve turizmin neredeyse tamamen kapanmasının Antalya ekonomisini adeta felç ettiğini söyledi. Tarım sektörü bu dönemde Antalya ve ülkemiz için can simidi görevini üstlendiğini kaydeden Çandır, “Ancak yüzde 75’lik felç durumunu düzeltmesi doğal olarak mümkün olamamıştır. Ama daha kötüye gidişi kesinlikle frenlemiştir. Yıllardır her fırsatta ve ortamda tarımın stratejik sektör olduğunu neden bıkmadan usanmadan dile getirdiğimiz bu dönemde açıkça anlaşılmıştır diye umuyoruz” diye konuştu. ANTALYA EKONOMİK AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN Bu yıl turizmden yaklaşık 40 milyar dolarlık giriş beklendiğini, Ekim ayı itibariyle yılı yaklaşık 5 milyar dolarlık girişle kapanacağının belirtildiğini söyleyen Çandır, “Beklentinin yaklaşık yüzde 13’ü civarında bir döviz girişinden bahsediyoruz. İş dünyamızın 2020 yılı için yaptığı planlardaki sapmanın devasa boyutlarda olmasının ana nedenlerinden biri bu olmuştur. Çünkü ülkemiz turizminin yaklaşık yüzde 40’ı kentimizde oluşmaktadır. Yani kentimize 15 milyar dolarlık turizm girişi beklentisi, 2 milyar dolar gibi son derece güdük bir miktarda kalmaktadır. Dolayısıyla salgın başta olmak üzere yaşanan sıkıntıların merkez üssü kentimiz ve bize benzeyen kentler olmuştur. O yüzden ekonomik afet bölgesi ilan edilmek istedik” diye konuştu. ÇIKIŞ YOLU İÇİN ÖNERİLER Ali Çandır, sıkıntıların hafifletilmesi için şu önerilerde bulundu: “Öncelikle daha önce ertelenmiş olan vergi ve SGK ödemelerimiz, 2020 ve 2021 yıllarını da kapsayacak şekilde 5 yıl boyunca ertelenmelidir. Ödemeleri gelen banka kredilerinin aynı faizlerle yeniden yapılandırılması gereklidir. Destekleme ödemeleri erkene alınmalıdır. Borçların yeniden yapılandırılması ile istihdam desteklemeleri ve teşvikleri konularındaki çalışmalarda iş dünyasının görüşlerine daha fazla önem verilmelidir.” SEKTÖREL ANALİZ TOPLANTILARI Borsa’nın Ekim ayı faaliyetleriyle ilgili Meclis üyelerini bilgilendiren Başkan Çandır, yaş meyve sebze ile zeytin ve zeytinyağı konulu sektörel analiz toplantıları düzenlediklerini anlattı. Çandır, “Yaş Meyve Sebze Sektörel Analiz Toplantısında, kamuya ait şirketler aracılığıyla kamunun yaş sebze ticaretine girerek kendileriyle rekabete girmesinin ticaretlerine olan etkileri, havayolu kargo ücretlerinin tarım sektörünün kullanımına uygun hale getirilmesi ya da devletimiz tarafından sübvanse edilmesi olmak üzere tarımsal ihracatın daha fazla teşvik edilmesi, zirai karantina müdürlüklerince her TIR için ayrı numuneler almasının ihracatçı için zaman kaybı ve maddi kayıpların oluşmasına neden olduğu, salgının döneminde tarım sektörünün üretmeye devam ettiği ve stratejik önemini artırması, Borsamızca hazırlanan yaş meyve sebze ile domates endeksleri, ürün fire zayiat oranları ile önümüzdeki döneme ait yaş sebze üretiminin durumu konularında görüş alış verişinde bulunmuşlardır” diye konuştu. Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı’nda Mayıs ayında zeytinin çiçeklenme döneminde yaşanan ani sıcaklık değişimi ve yaz mevsiminin geçen yıllara oranla daha kurak geçmesine bağlı olarak zeytin rekoltesinin yüzde 30-40 civarında düşeceğinin gündeme geldiğini söyleyen Çandır, “Zeytine verilen kilogram başına 15 kuruşluk ve zeytinyağına verilen litre başına 80 kuruşluk destekleme priminin artırılması gerekliliği, kentimizde bulunan otellerde, kentimizde elde edilen zeytinyağları yerine diğer kentlerden getirilen zeytinyağlarının kullanmasının kendilerini üzdüğü, tağşişli ürünlerin sektöre verdiği zarar ve cezaların yetersizliği, kentimizde bir zeytin envanteri çıkarılmasının gerekliliği, yöreye uygun kuraklığa dayanıklı zeytin çeşitlerinin yaygınlaştırılmasının önemi konularında değerlendirmelerde bulunmuşlardır” dedi. Düzenledikleri sektörel analiz toplantılarının sektörlerde yaşanan sorunlarının görüşülmesi, çözüm önerilerinin üretilmesi ve yeni projelerin yapılmasına zemin hazırlaması bakımından faydalı olduğunu söyleyen Çandır, “Nitekim bu aybaşından itibaren açıklamaya başladığımız endekslerde, beş yıl önce Borsamız girişimiyle başlayan ‘Beylik Zeytini’nin bu ay içerisinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nca çeşit olarak tescil edilmesi de gerek Borsamız iş geliştirme ve çalışma grubumuzda yapmış olduğumuz Ar-Ge faaliyetleri gerek sektörel analiz toplantımızda talep edilen konuları içermektedir” diye konuştu. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenledikleri “Zeytin Mektebi” eğitimi ve “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” isimli yöresel ürünler ve coğrafi işaretli ürünlerin konuşulduğu program hakkında da bilgi veren Çandır, “15 farklı dersten oluşan mektebimizde A’dan Z’ye zeytine dair tüm konularda bilgi verilmektedir. ‘Sizin Oraların Nesi Meşhur?’ programı ise ülkemizin her yöresinden farklı konukların katılımıyla düzenlenecektir” dedi. Antalya Valisi Ersin Yazıcı ile Borsa’nın coğrafi işaret aldığı Korkuteli Karyağdı Armudumunun hasat şenliğine katıldıklarını anımsatan Çandır, “Tüm üreticilerimize ve üyelerimize bereketli hasat ve kazançlar diliyorum” dedi. AFET GÖREN BATI İLÇELERİ İÇİN ÖNERİLER ATB Başkanı Ali Çandır, geçen hafta Kumluca ve Finike ilçelerinde görülen şiddetli yağış, dolu ve fırtına nedeniyle yaşamını yitiren vatandaşa Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır dilerken, yaralananlara vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Çandır, “Edindiğimiz bilgilere göre resmi olmayan rakamlara göre 500 dekarı cam ve 3500 dekarı plastik sera, 1.000-1.500 dekarı portakal bahçesi olmak üzere 5.500 dekar civarında bir alanda hasar bulunmaktadır. Nitekim devletimizin üreticilerimizin ve insanımızın mağduriyetlerini gidereceğinden şüphemiz yok. Ancak son dönemlerde sık sık afet olaylarının görüldüğü batı ilçelerimizde kalıcı önlemlerin alınması için çaba harcanması ve planlama yapılması zorunlu hale gelmiştir. Çünkü üretim ve ticaret olmayacaktır” diye konuştu. Çandır, afetlerin üretim ve ticareti daha az etkilemesi için şu önerilerde bulundu: “Bölgede sürekli tekrar eden afet bölgeleri havza sisteminde tespit edilip; bu bölgelerdeki tüm tarım alanlarında sigortalılık zorunlu hale getirilmeli ve primlerdeki devlet katkı payı yüzde 70’ e çıkarılmalıdır. TARSİM mevzuatında fiziki olarak tarımsal üretim yapılan her alanda, niteliğine bakılmaksızın kapsayıcı bir yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Yeni oluşturulacak seralarda; Dolu riski için temperli sarsıntı ve darbelere dayanıklı cam ya da UV içeriği yüksek plastik örtüler kullanılması mevzuatla destekleme kapsamına alınmalıdır. Sera arazilerinin çevresi sağlam/dayanıklı ve kalın gövdeli ağaçlarla ağaçlandırılmalıdır. Bu set rüzgara bağlı oluşacak pek çok doğal afette bariyer görevi görecektir.” CUMHURİYETİN 97’İNCİ YILINDA ÜRETİM VURGUSU Mevlid Kandili’ni kutlayan Çandır, Cumhuriyet Bayramı’nın 97’nci yılında üretim vurgusunda bulundu. Çandır, “Cumhuriyetin kazanımlarına sonsuza kadar sahip çıkmak temel yurttaşlık görevimizdir. Ata’mızın Cumhuriyetin ilk yıllarında çok kısıtlı imkanlarla başlattığı üretim hamlesi bizler için ışıktır. Biz biliriz ki bağımsız ekonominin yolu üretmekten geçer. Genç ve dinamik nüfusumuz en büyük zenginliğimiz, bu zenginliğimizi üretime yönlendirelim, kalkınalım, Ata’mızın işaret ettiği çağdaş medeniyetler sıralamasında yerimizi alalım. Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bağımsızlığımız için mücadele vermiş tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun” diye konuştu.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN 29 EKİM MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 97’nci yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan bağımsızlık mücadelesinin halkın iradesiyle taçlandırıldığını kaydeden Çandır, Cumhuriyet’le birlikte eğitimden hukuğa, ekonomiden kültür sanata, sağlığa kadar pek çok alanda devrimlerin yapıldığı büyük bir kalkınma hamlesi başlatıldığını belirtti. Çağdaşlaşma yolunda atılan adımların sürdürülmesinin önemini vurgulayan Çandır, mesajında şunları kaydetti: “29 Ekim 1923’te Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan etmesiyle halk iradesi vücut bulmuştur. Halkımız, iradesi dışında hiçbir gücü kabul etmeyeceğini geçirdiği demokrasi sınavlarında göstermiştir. Cumhuriyetin kazanımlarına sonsuza kadar sahip çıkmak temel yurttaşlık görevimizdir. Önderimiz Atatürk’ün Cumhuriyetin ilk yıllarında çok kısıtlı imkanlarla başlattığı üretim hamlesi bizler için ışıktır. Biz biliriz ki bağımsız ekonominin yolu üretmekten geçer. Genç ve dinamik nüfusumuz en büyük zenginliğimiz, bu zenginliğimizi üretime yönlendirelim, kalkınalım, Ata’mızın işaret ettiği çağdaş medeniyetler sıralamasında yerimizi alalım. Bu topraklar için bedel ödeyen herkese karşı en büyük sorumluluğumuz budur. Cumhuriyet Bayramı’nın 97’nci yıl dönümünde, Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, bağımsızlığımız için mücadele vermiş tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun.”  

Detaylar...

ZEYTİNDE BÜYÜK KAYIP
Antalya Ticaret Borsası(ATB), hasat dönem öncesinde Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. ATB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil Bülbül başkanlığında online yapılan toplantıya, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Ülger, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, ATB Mesleki Komitesi üyeleri, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, BATEM, ANTBİRLİK’ten temsilciler ile zeytin üreticileri ve zeytinyağı fabrikası işletmecileri katıldı. Toplantıda, zeytin ve zeytinyağının üretim maliyetleri, sıkım ücreti, fiyatı, pazarlanması ile zeytinyağındaki markalaşma çalışmaları konuşuldu. YEREL ÇEŞİTLERİMİZİ CANLANDIRALIM ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Borsa olarak bölgeye has zeytin çeşitlerinin ticarete kazandırılması ve Antalya zeytinyağının markalaşması için çalışmalar yaptıklarını söyledi. ‘Antalya karası’ zeytin üzerine çalışma yapılması gerektiğini kaydeden Bülbül, “’Antalya karası’ verimli bir tür, bölgemize has bir ürün, bu ürünü ticarete kazandırmalıyız” diye konuştu. Bülbül, hasat öncesi yapılan sektörel analiz toplantılarında dile getiren sorun ve görüşlerin ilgili makamlarla paylaşıldığını ve takibinin yapıldığını belirtti. ZEYTİNDE YÜZDE 35-40 REKOLTE KAYBI ATB Meslek Komitesi Üyesi Zafer Tan, zeytinde bu yıl Mayıs ayındaki sıcaklık nedeniyle ve hasat öncesinde beklenen yağmurun gelmemesi nedeniyle yüzde 35-40 rekolte kaybı olduğunu bildirdi. Gazipaşa’da zeytin ağaçları sökülüp yerine avokado dikildiğini söyleyen Tan, tropikal meyvelerin şu an daha çok kazandırdığını belirtti. Tan, zeytinyağı desteğinin yetersiz olduğunu bildirirken, AB ülkelerinde çiftçinin 1,15 Avro’luk devlet desteğiyle birlikte zeytinyağını 30- 35 liraya sattığını, Türkiye’deki çiftçinin zeytinyağını 12-15 TL arasında satabildiğini bildirirken, “Bu rakamlarla biz nasıl rekabet edeceğiz. Destek sağlanmadığını sürece sektörümüz büyümez” dedi. Afrin’den gelen zeytinyağının büyük sıkıntı olduğunu bildiren Tan, bunun iç piyasada kalite ve fiyatı düşürdüğünü söyledi. KURAKLIĞA DAYANIKLI YEREL ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİN A.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Ülger, bölgeye has ürünlerin dikiminin önemine işaret ederken, Antalya’da yaygın olan Gemlik zeytin çeşidinin fazla su isteğinden kaynaklı üretiminde önümüzdeki dönem sıkıntı olabileceği uyarısında bulundu. “Gemlik zeytin yetiştiriyorsanız sulama yapmalısınız. Küresel ısınmadan dolayı ve taban suyunun azalması nedeniyle su sıkıntısı varken Gemlik zeytini yetiştirmek akıllıca değil. Yöreye uygun kuraklığa dayanıklı ve yağ oranı yüksek çeşitlerin yaygınlaştırılmasını tavsiye ederim” dedi. TAVŞAN YÜREĞİ VE BEYLİK İLE MARKALAŞABİLİRİZ Zeytinyağı fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, “’Antalya’nın zeytini ve zeytinyağı kalitelidir’ diye bir talep yaratmamız lazım” dedi. Tavşan yüreği zeytin, Beylik zeytin çeşidinin Antalya’nın önemli değerleri olduğunu söyleyen Fettahoğlu, “Gastronomi dünyası beylik zeytinin peşinde. Bu iki zeytin çeşidimizle markalaşma yoluna gidebiliriz” dedi. ZEYTİN ENVANTERİ ÇIKARILSIN Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, “Bu yıl hava şartlarına bağlı olarak zeytinde rekolte kaybımız yüzde 40 civarında. Yağmurun geç gelmesi nedeniyle de ürünün olgunlaşmasında sıkıntı var. Hep birlikte zor bir yıl yaşacağız” dedi. Narin, zeytin envanterinin çıkarılması gerektiğini söyledi. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, özellikle batı ilçelerinde son dönemde zeytin yetiştiriciliğine yönelme olduğunu bildirirken, ancak tarım müdürlüklerinin doğru çeşit dikimi konusunda üreticiyi bilinçlendirmesi gerektiğini söyledi. Alp, Tavşan Yüreği zeytin fidanı bulmakta zorlandıklarını bildirdi. TÜRK ZEYTİNYAĞI İTALYAN MARKASIYLA SATILIYOR Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, zeytinyağında pazar sorunu olduğunu bildirirken, Türk zeytinyağının ihraç edilerek İtalyan markasıyla satıldığını söyledi. Metin, “En büyük sıkıntımız yetiştirdiğimiz ürünün fiyat olarak değerlendirilmemesi. Yağ pazarını nasıl geliştireceğiz ona bakmamız lazım” dedi. Katılımcılar, tağşiş konusunda yaptırımların yetersiz olduğunu bildirirken, 6 bin 500 TL ceza ile tağşişin önüne geçilemeyeceğini söyledi.  

Detaylar...

TÜRKPATENT BAŞKANI ASAN: “YÖREX SEFERBERLİK BAŞLATTI”
Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, Türkiye’de yöresel ürünler ve coğrafi işaretlerde farkındalığı artıran ilk etkinliğin Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX olduğunu bildirdi. Asan, “YÖREX’ten sonra Türkiye’de coğrafi işaret seferberliği başladı” dedi. Antalya Ticaret Borsası ile Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programının ilk yayınına Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Pazarlama Daire Başkanı Özgür Akif Tel, Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Metro Toptancı Market Meyve Sebze Kategori Coğrafi İşaretler Müdürü Birol Uluşan, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Coğrafi İşaretler Danışmanı Dr. Rana Demirer katıldı. Gürsel Cingöz moderatörlüğündeki programda konuşan TÜRKPATENT Başkanı Habip Asan, yöresel ürün zengini Türkiye’de coğrafi işaretlerin önemini vurgularken, ülkemizde 567 coğrafi işaretli ürün, 661 de başvuru bulunduğunu bildirdi. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde hayata geçirilen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in bu konudaki başarısına dikkat çeken Asan, “Türkiye’de yöresel ürünler ve coğrafi işaret konusunda farkındalık yaratan ilk etkinlik YÖREX oldu. Bu konuda Ali Çandır’ı tebrik ediyorum. YÖREX’ten sonra Türkiye’de coğrafi işaret seferberliği başladı” dedi. MEMLEKET MESELESİ ATB Başkanı Ali Çandır, coğrafi işaret meselesinin memleket meselesi olduğunu söyledi. 2010 yılında Yöresel Ürünler Projesi’ni başlattıklarından bu yana coğrafi işaret konusunda ciddi yol kat ettiklerini söyleyen Çandır, “Ancak iş coğrafi işaret almakla bitmiyor” dedi. Çandır, üreticinin Cİ’li ürün etrafında kümelenmesi, paketlemeden logo kullanımına kadar bir çok konuya standart getirmesi, pazarlamadan tanıtıma birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Çandır, coğrafi işaret bilgi sistemi kurulması halinde denetim ve takibinin daha kolay yapılacağını belirtirken, coğrafi işaret enstitüsü kurulmasını istedi. Cİ DENETİMİ İÇİN MEVZUATTA SONA GELİNDİ Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Pazarlama Daire Başkanı Özgür Akif Tel, coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 80’inin tarım ve gıda ürünü olduğunu belirtirken, Bakanlık olarak yöresel ürünler ve coğrafi işarete özel önem verdiklerini söyledi. Hal kayıt sisteminde coğrafi işaretli ürünlerin işlenmesi için çalıştıklarını bildiren Tel, coğrafi işaret denetimi için mevzuat çalışmasını tamamlamak üzere olduklarını bildirdi. Tel, Anadolu’da coğrafi işaret konu olmamış 156 peynir çeşidi bulunduğunu, Anadolu peynirleri üzerine çalıştıklarını kaydetti. Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca, Antalya’da coğrafi işaret alabilecek çok sayıda ürün olduğunu bildirdi. Elmalı tilki kuyruğu üzümü örneğini veren Karaca, “Kaybolmaya yüz tutmuş ürünlerimizin üretimini ve ticarete kazandırılması için çalışıyoruz. Bu konuda coğrafi işaret çok önemli” dedi. OKULDA COĞRAFİ İŞARETLER DERSİ Metro Toptancı Market Meyve Sebze Kategori Coğrafi İşaretler Müdürü Birol Uluşan, YÖREX’in yöresel ürünleri iyi bir yere taşıdığını söyledi. Dünyada 10 bin yerel ürün varken, ülkemizde 2500‘ün üzerinde coğrafi işaret alabilecek yerel ürün bulunduğuna dikkat çeken Uluşan, “Yöresel ürünleri katmedeğerli ürünler haline dönüştürmeliyiz” dedi. Taşköprü sarımsağı örneğini veren Uluşan, “Yerel ürünleri insanların para kazandığı alan haline getirirsek ışığı gören üretici üretmeye devam ediyor. Taşköprü sarımsağında biz bunu gördük” dedi Uluşan, coğrafi işaretlerin okullarda ders olarak verilmesi için yaptıkları çalışmaları anlattı. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, üreticinin alın terini ortaya koyarak yılmadan ürettiğini belirterek, bu ürünlerin değerinde satılmasının önemine işarete etti. Coğrafi işaretlerin bu anlamda önemini vurgulayan Alp, Borsa Başkanı Ali Çandır’a YÖREX’i ülkeye kazandırdığı için teşekkür etti. DESTEK VERİLMELİ ATB Coğrafi İşaretler Danışmanı Dr. Rana Demirer, mahreç ve menşei konusunda bilgiler verirken, üreticinin coğrafi işaret konusunda bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği’nde yöresel ürünlerden elde edilen gelirin yaklaşık 75 milyar avro olduğunu bildiren Demirer, “Potansiyelimizi biz de değerlendirmeliyiz” dedi. Yöresel ürünlerin pazara ulaşması için AB’nin 27 milyon dolar destek paketi açıklandığını bildiren Demirer, “Biz de bu konuda çalışmalar yapmalıyız” diye konuştu.  

Detaylar...

ANTALYA’NIN BEYLİK ZEYTİNİ ‘ÇEŞİT’ OLARAK TESCİLLENDİ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) zeytinde yerel çeşitlerin tescili ve ticarete kazandırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Eski zeytinliklerde varlığı bilinen ancak zaman içerisinde yetiştiriciliği azalan Beylik Zeytini, Borsa’nın girişimiyle çeşit olarak tescillendi. Yağ kalitesi yüksek olan Beylik Zeytin çeşidinin yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. En önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan ancak zeytinde hak ettiği yeri bulamayan Antalya, zeytin varlığını yeniden keşfediyor. Antalya Ticaret Borsası’nın girişimiyle Antalya’nın en önemli değerlerinden Beylik Yeşil Zeytini, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün ar-ge çalışmalarıyla Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından ‘çeşit’ olarak tescilledi. BORSA ZEYTİNE ÖZEL ÖNEM VERİYOR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kökleri Pamfilya dönemine dayanan Antalya’nın iyi bir zeytin merkezi olduğunu ancak zeytin ve zeytinyağının bölgede hak ettiği yerde olmadığını kaydetti. Antalya Ticaret Borsası olarak son dönemde zeytin konusuna özel önem verdiklerini dile getiren Çandır, bölgeye has zeytin çeşitlerini ortaya çıkarmak için çalıştıklarını kaydetti. Bölgeye has Tavşan Yüreği Zeytinin coğrafi işaret tescili için Türk Marka ve Patent Kurumu’na başvurduklarını ve 2018 yılında coğrafi işaret tescili aldıklarını anımsatan Çandır, Beylik, Memecik gibi zeytin türlerinin çeşit olarak tescili için de uzun süredir çalıştıklarını bildirdi. TESCİLİ BAKAN PAKDEMİRLİ AÇIKLADI Akdeniz Bölgesi’nde eski zeytinliklerde yaygın solarak yetiştirilen Beylik Zeytinin çeşit olarak tescillenmesi için Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile birlikte çalıştıklarını kaydeden Çandır, Enstitüsü tarafından yapılan çalışmalar sonucu Beylik’in, zeytin çeşidi olarak Bakanlıkça tescil edildiğini belirtti. Çandır, Beylik Zeytininin çeşit olarak tescilinin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından açıklandığını belirtirken, “Beylik Zeytini çeşit kataloğuna girdi. Tescilde emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. MEYVESİ İRİ, YAĞ KALİTESİ ÇOK YÜKSEK Beylik zeytinin zeytinyağı kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Ali Çandır, Beylik’in sofralık ve yağlık olarak değerlendirildiğini belirtti. Çandır, ağacı kuvvetli ve yayvan gelişim gösteren Beylik Zeytinin bölgede daha çok Manavgat tarafında yetiştirildiğine dikkat çekti. Meyvesi iri olan Beylik’in zeytinyağı kalitesinin yüksek olduğunu vurgulayan Çandır, bu çeşidin üretiminin yaygınlaştırılması ve ticarete kazandırılması için çalışacaklarını bildirdi.  

Detaylar...

ZEYTİN MEKTEBİNDE DERS ZİLİ ÇALDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde hayata geçirilen Zeytin Mektebi’nde ilk ders verildi. ‘Zeytin ve Zeytinyağına Dair Herşeyi Öğrenin’ sloganıyla başlayan ve ilk ders konusu “dünyada zeytin ekonomisi’ olan online Zeytin Mektebi’ne ilgi yoğun oldu. HAK ETTİĞİ KATMADEĞERE ULAŞSIN Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, zeytinin bu toprakların çok önemli bir değeri olduğunu söylerken, Borsa olarak uzun süredir zeytin ve zeytin çeşitleri üzerine çalıştıklarını kaydetti. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden kiraladıkları 2630 dönümlük Vakıf Zeytinliği’ni kente kazandırdıklarını anlatan Çandır, alanda 20 bin zeytin ağacı olduğunu belirtti. Çandır, zeytin ve zeytinyağında gerek üretim, gerek tüketim, gerekse bu ürünlerden sağlanan katma değer açısından hak ettiğimiz yerde olmadığını ifade eden Çandır, “O nedenle bu eğitimi çok önemsiyorum. Umarım bu eğitim, topraklarımızın müthiş zenginliği zeytinin hak ettiği katmadeğeri kazanması, bize ait bu değerin halka daha çok ulaşması için önemli katkılar sağlar” diye konuştu. Birlikte çalıştıkları Tarım ve Orman Müdürlüğü ekibine, Müdür Gökhan Karaca’ya teşekkür eden Çandır, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Ünal Kaya’ya da zeytin konusundaki çalışmalarına destekleri nedeniyle teşekkür etti. İLGİ MEMNUN ETTİ Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, tarımda üretici eğitimlerinin önemini vurgularken, pandemi döneminde de bu eğitimleri aralıksız sürdürdüklerini bildirdi. Zeytin Mektebi’ne ilginin yoğun olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Karaca, çiftçiler, akademisyenler, ziraat mühendisleri, tarıma yatırım yapmak isteyen çok sayıda girişimcinin yanı sıra çeşitli ülkelerden katılımcıların mektebe ilgi gösterdiğini belirtti. ATB’ye destekleri için teşekkür eden Karaca, “Yoğun katılım bizi motive ediyor” dedi. İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Ünal Kaya, zeytinin çok büyük kitlelere ulaşan bir bitki olduğunu belirtirken, bu bitkinin üretiminden tüketimine kadar eğitime ihtiyaç olduğunu belirtti. Kaya, eğitim programını düzenleyenlere teşekkür etti. TÜRKİYE ZEYTİNİN ANAVATANI Zeytin Mektebi’nde sunum yapan İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Ziraat Yüksek Mühendisi Muzaffer Kerem Savran, “Türkiye zeytinin anavatanı” diyerek sözlerine başladı. Savran, dünyada zeytin ekonomisi hakkında bilgi verdi. Son yıllarda dünyada sağlıklı beslenmeye artan ilgiyle birlikte zeytin ve zeytinyağı üretimi ve tüketimine de ilginin arttığını söyleyen Savran, bunun bir fırsat olduğunu, bu ilginin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. DAHA İYİ YERDE OLABİLİRİZ Türkiye’nin dünyada zeytin üretiminde İspanya, Yunanistan, İtalya’dan sonra 1 milyon 757 bin tonla 4. ülke olduğunu, üretim alanı bakımından ise 864 bin hektar alanla 8. sırada yer aldığını bildiren Savran, “Sofralık zeytin ihracatında 75 bin tonla 5. sırada, zeytinyağı ihracatında ise 56 bin tonla yine 5. sıradayız” dedi. İspanya ve İtalya gibi ülkelerin ithalat da yaparak pazarı elinde bulundurduğunu söyleyen Savran, Mısır’ın sofralık zeytin konusunda atağa geçerek İspanya’dan sonra en önemli üretici ülke olduğunu kaydetti. Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında en önemli rakibinin Tunus olduğunu bildiren Savran, Tunus’un AB ülkeleri ile özel anlaşma yaparak gümrük vergisine takılmadan ihracatını gerçekleştirdiğini söyledi. ÜRETİYORUZ AMA TÜKETMİYORUZ Türkiye’de zeytinyağı tüketiminin düşük olduğuna işaret eden Ziraat Yüksek Mühendisi Muzaffer Kerem Savran, kişi başı 2 kilogram zeytinyağı tükettiğimizi söyledi. Savran, “Bu rakam Yunanistan ve İspanyada 11 kilogram, İtalya’da ise 8 kilogramı geçiyor” dedi. Dünyada en önemli zeytin üreticisi ülkelerin İspanya, İtalya, Yunanistan’ın ardından Türkiye olduğunu söyleyen Savran, 2005 yılından itibaren üretimi artırmaya yönelik ciddi adımlar atıldığını bildirdi. Türkiye’de zeytin ağaç varlığının her geçen yıl arttığını söyleyen Savran, yapılan desteklemelerle zeytin ve zeytinyağı üretim ve tüketiminin artırılmaya çalışıldığını kaydetti. ZEYTİNİN SORUNLARI Savran, ülkemizde zeytin ve zeytinyağının sorunlarını da anlattı. Savran, taklit ve tağşiş, kara su ve atık yönetimi, hastalık ve zararlılarla insan sağlığını tehdit etmeden mücadele, periyodisite, depolama ve pazarlama, gümrük vergileri ve AB ortak ortak pazar koşulları, kayıt dışı ticaret, hatalı tarımsal uygulamalar, çeşit seçiminde yapılan hatalar, kalitenin en önemli sorun olarak karşımıza çıktığını bildirdi. Savran daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı, katılımcılara yönelik sınav yaptı. MEKTEP 19 KASIM’A KADAR DEVAM EDECEK Antalya Ticaret Borsası ile Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen Zeytin Mektebi, zeytin mitolojisi, zeytinde hasat, zeytinde sulama, budama, zeytin genetik kaynakları ve çeşitleri, gübreleme, zeytinde butik üretim, mutfakta hangi zeytinyağı, zeytin zararlıları ile mücadele, zeytinyağı üretim teknolojisi, sofralık zeytin üretim teknolojisi gibi konularla 19 Kasım’a kadar devam edecek.  

Detaylar...

YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖRÜ SEZONDAN UMUTLU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) yaş meyve ve sebze sektörünün nabzını tutmak için sezon öncesinde ‘Yaş Meyve ve Sebze Sektörü Sezona Başlarken’ başlıklı sektörel analiz toplantısı düzenledi. Online düzenlenen toplantının moderatörlüğünü ATB 3. Meslek Komitesi Başkanı Fevzi Atşan yaptı. Toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Hasan Ali Yılmaz, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya Zirai Karantina Müdürü Ekrem Çetin, Kumluca Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mehmet Özçetinkaya, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, ATSO, ANSİAD, MATSO, BAİB, ANTESE, BATEM’den temsilciler, market temsilcileri ile ATB 3. Meslek Komitesi üyeleri katıldı. COVİD-19’un yaş meyve ve sebze sektörüne etkilerinin değerlendirildiği toplantıda, güncel sorunlar, ihracatta yaşanan gelişmeler, talepler ve çözüm önerileri gündeme geldi. ÜRETMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK ATB Başkanı Ali Çandır, her yıl sezon öncesinde sektörel analiz toplantısı düzenlediklerini belirterek, toplantının çıktılarının kamuoyu ve karar vericilerle paylaşılacağını söyledi. Yaş meyve ve sebzenin 3’te 1’, domatesin 4’te 1’inin hallerden geçtiğini söyleyen Çandır, “Son zamanlarda hale giren meyve ve sebze miktarının daha da azaldığı fiyatının ise artığını görüyoruz” dedi. ATB’nin her ayın 2’sinde açıklayacağı ve Ekim ayında ilkini paylaştığı Antalya Halleri Domates, Yaş Meyve Ve Sebze Endeksi ile ilgili katılımcılara bilgi veren Çandır, endeksin sektöre bakışı şeffaflaştıracağını söyledi. Çandır, “Enflasyon yüksek çıksa bunun sebebi yaş meyve sebze sektörüymüş gibi algı yaratılıyor. Zaman zaman üreticimiz, zaman zaman komisyoncumuz, tüccarımız, perakendecimiz zan altında kalıyor ve itibarsızlaştırılıyor. Bunun bir çok nedeni var. Ama çözümü için komisyonculuğun kaldırılması, üretici birlikleri ya da kooperatif kurulması hatta devlet eliyle ticaretin yapılması gündeme geliyor” dedi. Dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, yaş meyve sebze sektörü için de değişen koşullara göre ticareti geliştirecek, üretimi organize edecek sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Ülke olarak üretmekten, çalışmaktan başka şansımız yok. Üretecinin hakkını hukukunu korumalıyız. Üretici yoksa komisyoncu da yok, tüccar da perakendeci de yok. Bu zincirin bütün halkaları birbirini destekler vaziyette. Düzenlemeler buna göre yapılmalı ” diye konuştu. DEVLETİN TİCARET YAPMASI Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Hasan Ali Yılmaz, devletin komisyoncuyu, tüccarı bertaraf ederek ticaret yapmasının yanlışlığına işaret ederek, bu yönde atılacak adımların yaş meyve ve sebze ticaretini zora sokacağını söyledi. Yılmaz, bir çok fabrika özelleştirilirken devletin yaş meyve sebze ticaretine el atmasının soru işareti yarattığını vurguladı. RUSYA İLE DOMATES KOTASI KRİZİ ATB 3. Meslek Komitesi Üyesi Cüneyt Doğan, pandeminin başından beri Türkiye’yi ve dünyayı Antalya çiftçisinin beslediğini söylerken, bu yıl da yaş meyve ve sebze sektörü için iyi bir yıl olacağını, iyi bir ihracat dönemi beklediklerini dile getirdi. Rus pazarındaki domates kotasının hala önemli bir sorun olarak önlerinde durduğunu dile getiren Doğan, “Rusya’nın domates kotası dolmak üzere. Rusya’nın kotayı yılbaşına kadar yükseltmesini bekliyoruz. Bu konuda gerekli çalışmalar yapılmalı” dedi. TARIMI YOLDA BIRAKMAYALIM Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, pandemi döneminde tarımın öneminin 10 kat arttığını söylerken, buna karşın üreticinin alınterinin karşılığını alamadığını ifade etti. “Ülkenin kalkınmasının yolu tarımdan geçiyor” diyen Alp, “Biz üretmezsek nereye kadar ithal edeceğiz. Üreteceğiz önce kendi vatandaşımızı doyuracağız sonra ürünlerimizi ihraç edip para kazanacağız. Bu nedenle ihracat pazarımızın önünün açılıp desteklenmesi gerek. Tarımı yolda bırakmayalım. Tarımda çiftçiyi küstürürsek bir daha toprağına dönmez” diye konuştu. YAŞ MEYVE SEBZE İHRACATIMIZ ARTTI Antalya Karantina Müdürü Ekrem Çetin, ihracat rakamlarının bir önceki döneme göre yüzde 30 artış kaydettiğini belirterek, hastalık yönünden de sıkıntısının bir dönemin atlatıldığını bildirdi. Çetin, mücadelenin aynı şekilde devam etmesi halinde zararlı popülasyonunun kırılacağı ve daha iyi sonuçların alınacağını söyledi. HAVA TAŞIMACILIĞINDA SIKINTI Toplantıya ANSİAD adına katılan Lütfü Göbüş, yaş meyve ve sebze ile kesme çiçeğin hava yolu ticaretinde sıkıntı olduğunu söylerken, uçak kargo yüklemelerinde yaşan sarkmanın TIR yüklemelerinde yaşanmadığını, yaşanan sıkıntının ürünlerin raf ömrünü etkilediğini dile getirdi. TÜRKİYE’Yİ ANTALYA DOYURDU Perakende market temsilcisi Özgür Güneş, “Pandemide Türkiye’yi Antalya doyurdu. Ülkeye büyük katkınız oldu. Antalya çiftçisine ve komisyoncusuna çok teşekkür ediyorum. Geçen dönemden bazı dersler aldık. Ama zor bir dönem bizi bekliyor. Covid döneminde Avrupa’yı besleyecek miyiz, Rusya’ya mal gönderebilecek miyiz bunlara bakmak lazım” diye konuştu.  

Detaylar...

ŞİFA NİYETİNE ANTALYA ZEYTİNYAĞI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), kökleri Pamfilya dönemine dayanan, `altın sıvı` olarak adlandırılan zeytinyağını bölgede tekrar marka haline getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Konuyu bilimsel olarak gündemine alan Borsa’nın yürüttüğü “Antalya İlinde Yetiştirilen Tavşan Yüreği Zeytin Çeşidi, Beylik ve Karazeytin Zeytin Tiplerinin Coğrafi İşarete Temel Oluşturabilecek Şekilde Yöresel Farklılıklarının Tespit Edilmesi Projesi” ikinci yılına girdi. ATB, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya ile yürüttüğü projeyle Antalya’da yetiştirilen ‘Tavşan Yüreği’ zeytin çeşidi, ‘Beylik’ ve ‘Karazeytin’ zeytin tiplerinin biyokimyasal ve duyusal farklılıklarını tespit etmeyi hedefliyor. Borsa ayrıca hasat edilen zeytinlerin zeytinyağlarının numunelerini İspanya’ya gönderip sağlık bileşenleri açısından detaylı analizlerini de yaptırıyor. ANALİZLER İSPANYA’DA YAPILIYOR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Akdeniz’in zeytin ve zeytinyağının anavatanı olduğunu söyledi. Antalya’nın da geçmişi Pamfilya dönemine kadar uzanan zeytin ve zeytinyağ ticaretinin önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Çandır, “Borsa olarak bölgemizdeki zeytin ve zeytinyağını hem üretim miktarı hem de ticari olarak hak ettiği yere getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Tavşan Yüreği Zeytine coğrafi işaret tescili aldıklarını anımsatan Çandır, Beylik zeytininin çeşit olarak kabulü için de çalışma yürüttüklerini söyledi. Sözkonusu ürünlerden elde edilen zeytinyağının ‘ilaç’ niteliğinde olduğunun tahmin edildiğini söyleyen Çandır, bunu bilimsel olarak ortaya koymak için Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya ile birlikte çalıştıklarını belirtti. ‘Tavşan Yüreği’ ve ‘Beylik’ zeytininden elde edilen zeytinyağlarının analizlerini İspanya’da yaptırdıklarını bildiren Çandır, “Hocamız İspanya’dan gelen rapora göre bir değerlendirme yapacak. Bu ürünlerin sağlık açısından değeri yaptığımız çalışmalarla ortaya çıkacak” diye konuştu. BU TOPRAKLARDA 6 BİN YILDIR VAR ATB ile ortak çalışan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, zeytinin Anadolu topraklarında 6 bin yıldır var olduğunu belirtti. Antalya’nın kendine has ürünleriyle önemli bir zeytin ve zeytinyağı merkezi olduğunu kaydeden Özkaya, bölgeye has ürünlerin sağlık bileşenleri olarak da adlandırılan minör bileşenlerinin daha detaylı değerlendirilmesi için bu projeyi yürüttüklerini anlattı. LİTRESİ 100 AVRO’YA SATILABİLİR Antalya yöresine ait ‘Tavşan Yüreği’ Zeytinyağı ile ilgili yapılan analiz sonucu üstün özelliklerinin değerlendirildiğini belirten Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, “Bu zeytinyağında oleokantal (minör bileşenlerden) seviyesinin diğer çeşitlere göre fazla olabileceği tahmin edildi. Döşemealtı’ndan Manavgat’a kadar farklı bölge ve bahçelerden zeytin toplayarak zeytinyağı elde ettik. Bu ürünleri İspanya Cordoba Üniversitesi’ne ait laboratuvarda analiz ettirip, oleokantal seviyesini ortaya çıkaracağız” diye konuştu. Polifenol içeriğin yüksek çıkması halinde bu ürünlerden elde edilecek zeytinyağının gıda takviyesi gibi kullanılabileceğini söyleyen Doç. Dr. Özkaya, bu ürünlerin litresinin 100 Avro’ya kadar satılabileceğini ifade etti.  

Detaylar...

ATB’DEN HAL ENDEKSİ ÇIKIŞI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) yaş meyve ve sebze sektörü için önemli bir çalışmayı hayata geçiriyor. ATB, bu aydan itibaren her ayın 2’sinde Antalya hallerinde işlem gören domates, yaş meyve ve sebzenin miktarı ve fiyat hareketleri değişimini kamuoyu ile paylaşacak. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye’de üretilen 5 domatesten birinin Antalya’da yetiştiğini, sebzenin yüzde 15’inin Antalya’da üretildiğini bildirirken, yaş meyve ve sebze üretiminin yaklaşık 3’te 1’inin hal sisteminden geçtiğini belirtti. Yaş meyve ve sebzenin zaman zaman enflasyonun yükselmesinde günah keçisi ilan edildiğini anımsatan Ali Çandır, “Türkiye İstatistik Kurumu ve İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı aylık enflasyon rakamlarının içinde bir detay olarak bulunan yaş meyve ve sebze ile özellikle domates ürünlerindeki miktar ve fiyat değişimleri müstakil olarak ilan edilmemektedir. Yaş meyve ve sebze ile bu grubun lokomotif ürünü domates fiyatları özellikle kış aylarında sürekli olarak ön plana çıkmaktadır. Antalya ve benzeri iklim avantajları olan illerdeki örtüaltı üretim ve hallerindeki faaliyetler gündem oluşturmaktadır” dedi. Antalya hallerindeki yaş meyve ve sebze işlem miktarı ve fiyat değişimlerini uzun bir süredir incelediklerini söyleyen Çandır, “Üretici hallerin bulunduğu ve domates, yaş meyve ve sebzenin en önemli üretim merkezlerinden biri olan Antalya, sözkonusu ürünlerin fiyatının belirlenmesinde etkin rol oynuyor. Antalya Büyükşehir Belediyemiz ile yaptığımız protokolle hal sistemimizdeki domates, yaş meyve ve sebzenin miktar ve fiyat endekslerini hesaplayıp her ayın 2’sinde kamuoyu ile paylaşacağız” diye konuştu. EYLÜL AYI HAL ENDEKSİ Domates, sebze ve meyve işlem miktarları, Eylül ayında bir önceki aya göre ortalama olarak yüzde 2.9 düzeyinde azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise (yıllık) ortalama yüzde 13.57 düzeyinde azalma gösterdi. Domates, sebze ve meyve işlem fiyatları ise Eylül ayında bir önceki aya göre ortalama olarak yüzde 13.28 düzeyinde artış gösterdi. Geçen yılın aynı ayına göre işlem fiyatları ise ortalama yüzde 30.25 düzeyinde artış kaydetti. Bir önceki aya göre domates işlem miktarı Eylül ayında artış gösterirken, geçen yılın işlem miktarı hareketinin de üzerinde kaldı. İşlem fiyatı ise bir önceki aya göre artışını sürdürdü. 2020 Mayıs ayından bu yana fiyat hareketliliği sürekli artış gösterdi. Aylık değişimde geçen yılın Eylül ayındaki fiyat değişiminin ise üzerinde seyretti. Temmuz ve Ağustos aylarındaki geçen yılın altında kalma eğilimi, Eylül ayında değişti. Bir önceki aya göre sebze işlem miktarı Eylül ayında artış göstermiş ancak geçen yılın işlem miktarı hareketinin altında kalırken, işlem fiyatı bir önceki aya göre yükseldi ve geçen yıldaki fiyat değişiminin altında seyretti. Bir önceki aya göre meyve işlem miktarı Eylül ayında yükseliş gösterirken, bu yükselişe rağmen geçen yılın Eylül ayı işlem hareketliliğinin altında kaldı. İşlem fiyatı ise bir önceki aya göre azalış gösterirken, geçen yıldaki fiyat değişiminin ise üzerinde kaldı.  

Detaylar...

ATB EYLÜL MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Eylül ayı Meclis Toplantısı Erdoğan Ekinci başkanlığında online yapıldı. ATB Başkanı Ali Çandır, ülke gündemi, ekonomi ve tarım üzerine değerlendirmelerde bulundu. TEHLİKELİ DÖNEME GİRİYORUZ Konuşmasına pandemi uyarısıyla başlayan Çandır, Koronavirüse yakalananların sayısının dünya genelinde 33 milyonu geçtiği, virüs nedeniyle ölenlerin sayısının ise 1 milyonu geçtiğini belirtti. Ülkemizde ise virüse yakalananların sayısının 300 bin, yaşamını yitirenlerin sayısının ise 8 bini geçtiğini kaydeden Çandır, “Uzmanların da uyardığı gibi havaların soğumasına bağlı olarak daha tehlikeli bir döneme giriyoruz. Sizlerden bu konuda daha duyarlı davranmanızı diliyorum. Ancak özellikle sosyal yaşamda daha sıkı tedbirler alınmasının da gerekli olduğunu belirtmek isterim” diye konuştu. KREDİYE ERİŞİM ZORLAŞTI Çandır, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Merkez Bankası’nın politika faizini 200 puanlık artırım kararından önce de iş dünyasının krediye erişim maliyetinin yükselmeye başladığına işaret eden Çandır, şunları söyledi: “Bu faiz kararından sonra hem krediye erişim daha zorlaştı hem de maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Ayrıca aybaşından itibaren ekonomik hareketlilikte de bir yavaşlama yaşanmaya başladı. Halbu ki beklentilerimiz ekonomik ivmelenmenin devam edeceği yönündeydi. Bir taraftan dövizdeki kararlı yükseliş diğer taraftan faizlerdeki artış önümüzdeki aylarda da ekonomik bir yavaşlamaya doğru gittiğimizi göstermektedir.” KAMU ÖDEMELERİ İÇİN BEYAZ SAYFA AÇALIM Geçen 3-4 aydaki talep artışı kaynaklı ekonomik hareketliliğin Ekim ayından itibaren yerini daha durgun bir ekonomiye bırakacağını kaydeden Çandır, ötelenen kamu ödemelerinin bir yıl ödemesiz 5 yıl vadeye yayılmasını istedi. Çandır, “Nesnel göstergelere dayalı olarak ve gerçekçi bir anlayışla yapılan bu tespitler Ekim ayından itibaren iki kat ödememizi gerektiren SGK primleri ve vergi ödemeleri için çok ciddi bir bariyer oluşturmaktadır. Dolayısıyla bizim kısa vadede beklediğimiz, salgın döneminde ertelenmiş olan kamu ödemelerinin ve yılsonuna kadar ödenecek olanların bir yıl ödemesiz 5 yıl vadeye yayılmasıdır. Yani biz 2021 yılından itibaren kamu ödemeleri konusunda beyaz bir sayfa ile başlamak isteriz” diye konuştu. VERGİ BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILSIN İş dünyasının salgın ve ekonomik krizler nedeniyle ödenememiş geçmiş dönem vergi borçlarının kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasını beklediğini ifade eden Çandır, “Böylece hem devletimiz bugüne kadar alamadığı alacaklarını makul bir sürede tahsil etme imkanına kavuşacak hem de iş veren kesimi içine düştüğü açmazdan çıkış için bir olanak yakalayacaktır” dedi. Çandır, devletin ve girişimcinin birlikte fayda sağlayacağı gerçekleştirilebilir yöntemler bulunduğunu belirtirken, “Bu konuda katılımcı bir anlayış hakim olursa bizler de sahip olduğumuz birikimle ve sorumlulukla karar desteği sağlamaya hazırız” diye konuştu. TARIMSAL DESTEK VE ÖDEMELER ZAMANINDA YAPILSIN Konuşmasından Borsa’nın tarım sektörüyle ilgili taleplerini bir kere daha ifade eden Başkan Ali Çandır, tarımla ilgili görüş ve önerilerini her fırsatta karar vericilerle paylaştıklarını, bir kısmının karşılık bulduğunu belirtti. Son dönemde krediye erişimi en fazla zorlaşan ve maliyeti en fazla artan kredi grubunun tarım sektöründe olduğunu vurgulayan Çandır, sektörün ilave ipotek gösterme konusunda yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Tarımsal kredide ipotek sorununun gayrimenkulle sınırlı olmaması gerektiği, ürün ve faaliyet temelli bir ipotek sisteminin uygulamaya konulmasını talep eden Çandır, tarımsal destekleme planı ve ödemelerinin zamanında yapılamamasının da en büyük sorunlar arasında yer aldığını belirtti. Çandır, “Zaten son derece cüzi olan bu ödemeler kentimiz tarımsal faaliyetlerine de esasen çok uygun yapıda bulunmamaktadır. Hem zamanında yapılmayan hem de yetersiz düzeyde kalan bu desteklemeler maalesef tarımsal üretim ve ticarete ihtiyaç duyduğumuz direnci sağlayamamaktadır. Bunun kaçınılmaz sonuçlarından biride bildiğiniz gibi tarımdan çekilmek olmaktadır. Bizim temel amacımız bu çekilmeyi önlemek ve mümkünse tarımsal faaliyet genişletmektedir” diye konuştu. BORSA HAL ENDEKSİ AÇIKLAYACAK Antalya’nın örtüaltı sebze ve meyve üretimiyle sağladığı fayda ve yarattığı değeri anlatan Çandır, örtüaltı üretimle yılda ortalama 600 milyon doları aşan ihracat değeri sağladığını, tarım ve işlenmemiş gıda ürünlerinin miktar ve fiyat hareketliliği bakımından belirleyici bir il olduğunu vurguladı. Çandır, enflasyonun önemli kalemlerinden birinin de yaş meyve sebze grubu olduğuna dikkat çekti. Antalya’nın yaş sebze ve meyve üretiminin yaklaşık 3’te 1’inin hal sistemimizden geçtiğini belirten Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri yaş meyve sebze hal endeksi çalışmasını anlattı. Çandır, “Gerek belirli standartları sağlaması gerek kayıt altında bulunması dolayısıyla hal sistemi yaş meyve ve sebze ticaretinde önemli bir merkezdir. Antalya Büyükşehir Belediyemiz ile yapmış olduğumuz protokol gereği hal sistemimizdeki yaş meyve ve sebze ürünleri için miktar ve fiyat endeksleri hesaplamaktayız. Bu çalışmamızın sonuçlarını önümüzdeki aydan itibaren her ayın ikisinde kamuoyuyla paylaşacağız. Böylece İTO ve TÜİK açıklamalarındaki tarımsal ürün ve işlenmemiş gıda kapsamındaki fiyat hareketlerine bir zenginlik katmayı amaçlamaktayız” diye konuştu. ARMUTTA YÜZDE 30-35 REKOLTE KAYBI Meclis üyelerine bölgede hasadı yapılan elma, armut, nar, susam ve zeytin gibi ürünlerle ilgili de bilgi veren Başkan Ali Çandır, “Bu ürünlerle ilgili gelişmeler genel olarak olumludur” dedi. Ülkedeki her 5 armuttan birinin Korkuteli’de yetiştirildiğine dikkat çeken Çandır, Mayıs ayında yaşanan ani sıcaklık değişimleri ve yüksek maliyetler nedeniyle bahçelerin bakımsız kalmasına bağlı olarak bu yıl rekoltede yüzde 30-35 civarında düşüş olacağının tahmin edildiğini bildirdi. Çandır, armutta bu yıl ilaç maliyetlerin yükselmesi, baraj suyunun azalması ve soğuk hava depolarının elektrik maliyetleri üreticiyi ve ticaret erbabını ciddi düzeyde zorladığını vurguladı. ELMA YÜZ GÜLDÜRÜYOR Antalya’nın ülke elma üretiminin yüzde 7’sini gerçekleştirdiğini bildiren Çandır, elmada rekoltenin yüzde 20 artacağının tahmin edildiğini söyledi. Çandır, “Elmadaki rekoltemiz geçen yılki düşüşün ardından bu yıl ortalamaya yakın bir hasat olacağı tahmin edilmektedir. Ancak yaz aylarının yağışsız ve sıcak geçmesi dolayısıyla ürünlerde renk ve dökülme problemi yaşanmaktadır” dedi. NARDA REKOLTE ARTIŞI Nar üretiminde rekoltenin yüzde 20 artacağının tahmin edildiğini kaydeden Çandır, “Meyve kalitesinin ise şu an için iyi durumda olduğunu ifade edebiliriz. Yağışlara bağlı olarak kalitede değişme yaşanabilir. Ancak narda özellikle ihracatta yaşanan sorunların başında kalite gelmektedir. Bunun temeli de bahçe bakımını artırmaktan geçmektedir. Üreticilerin bu konuda daha dikkatli davranmalarını bekliyoruz” diye konuştu. SUSAM DESTEĞİ ARTIRILMALI Ülke susam alanlarının ve ürün miktarının 5’te 1’inin Manavgat ve Serik ilçelerinde olduğunu belirten Çandır, kent genelinde 50 bin dekar alanda 3 bin 500 ton civarında susam üretimi yapıldığını bildirdi. Susam rekoltesinde bu yıl düşüş beklendiğini söyleyen Çandır, susam konusunda dışa bağımlılığın azaltılması için önerilerde bulundu. Çandır, “Susam desteklerinin artırmalı ve aynı dönemde üretimi yapılan diğer ürünlerin desteklerini azaltmalıyız. Toplu üretim-planlamayı motive eden destekler sunmalı ve ardından makineli tarıma geçişe olanak sağlanmalıyız. Susam üretiminde kullanılacak ilaç-gübre-mazot gibi girdi maliyetlerinin ciddi düzeyde sübvanse etmeliyiz. Susam ve diğer tarım işlerinde çalışmayı cazip hale getirecek sosyal güvenlik uygulamaları geliştirmeliyiz” diye konuştu. ZEYTİNDE REKOLTE DÜŞECEK Zeytinde 2020-2021 sezonunda rekoltenin kentimizde ve ülkemiz genelinde yüzde 30 civarında düşeceği beklentisine dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, “Kentimizde geçen yıl 70 bin ton olan rekoltenin bu yıl 15-25 Mayıs dönemindeki ani sıcaklık değişimlerine de bağlı olarak 50 bin ton civarına düşmesi beklenmektedir” dedi. Çandır, zeytin üretiminde yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Çandır, “Sektörün genel olarak, karasu sorunu ve ilaç, elektrik, işçilik ve ambalaj gibi maliyet artışı sorunları belirleyici konumdadır. Bu sorunları aşmadan küresel rekabette rakibimiz olan İspanya ve İtalya gibi ülkelerle baş etmemiz zor gözükmektedir. Bu iki ülkenin elde ettiği zeytin gelirine benzer gelir elde edebilmek için rekabette dezavantajlı olduğumuz alanlarda iyileşme sağlanmalıdır. Bu konuda, çeşit bazında zeytin envanteri çıkarılması, kolay ve erişilebilir destekler sunulması, mekanik hasadın cazip hale getirilmesi, tağşişli ürünlere yönelik denetimlerin artırılması ile üreticilerin kaliteli zeytin üretimini artıracak eğitim çalışmalarının yapılması gerekmektedir” diye konuştu. ZEYTİN MEKTEBİ Çandır, zeytin üretiminde eğitim çalışmaları yaptıklarını belirtirken, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğinde “Zeytin Mektebi” adıyla budamadan aşılamaya, hastalık ve zararlılarla mücadeleden bahçe tesisine kadar kapsamlı bir eğitim programı başlatacaklarını duyurdu. Çandır, Tavşan Yüreği ile Beylik gibi yerel çeşitlerin yağlarının özelliklerinin belirlenmesi ve coğrafi işarete konu olabilmesi için Borsa’nın başlattığı projenin ise devam ettiğini belirtti. Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde ekim dönemi öncesi “Buğday’da Kalite Ve Verimi Nasıl Artırırız” başlıklı bir online panel düzenlediklerini anımsatan Çandır, emeği geçenlere teşekkür etti. VALİ’YE TARIM SUNUMU YAPILACAK Borsa’nın dönem başkanlığını yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi ile Vali Ersin Yazıcı’ya Antalya tarımının sorun, talep ve önerilerini iletecekleri bir sunum gerçekleştireceklerini bildiren Çandır, yaş sebze ve meyvede her yıl olduğu gibi sezon öncesi sektörel analiz toplantısı düzenleyerek sektörün durumunu tespit etmeye çalışacaklarını kaydetti. BORSA KALİTELİ HİZMETİNİ TESCİLLEDİ Borsa’nın “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi” denetimini başarıyla tamamladığını duyuran Çandır, “Çalışmalarımıza üye odaklı devam ettiğimizi bir kez daha tescil ettirdik. Standartlara uyum gösteren ve devamlılığını sağlayan başta Genel Sekteremiz Tolgahan Alavant olmak üzere çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. BAŞKAN BÖCEK’E ŞİFA DİLEDİ Çandır, kentin uluslararası alanda bir markası olan 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin cumartesi günü başlayacağını belirtirken, “Pandemi koşullarına göre düzenlenecek festivalin başarılı geçmesini diliyorum. Bu fırsatla aynı zamanda Festival’in başkanlığını da üstlenen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e acil şifalar diliyorum” dedi. Ülke ve Antalya eğitimine, kültür sanatına ciddi katkılar sunan Suna Kıraç’a Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Çandır, koronavirüse yakalanan ve iyileşen ATB Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan’a geçmiş olsun dileklerini iletti. Çandır, babasını kaybeden Meclis Üyesi Selçuk Çelebi ile eniştesini kaybeden Nuri Büyükselçuk’a başsağlığı diledi. Meclis’te üyeler, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı Yeni Ekonomik Programı değerlendirdi. Programın beklentileri karşılamadığını dile getiren meclis üyeleri, önümüzdeki dönemin ekonomide zorlu geçeceğini ifade etti.  

Detaylar...

BUĞDAYDA VERİM VE KALİTE TOPLANTISI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde “Buğdayda Verim ve Kaliteyi Nasıl Artırırız?” başlıklı panel düzenlendi. Online düzenlenen panelin moderatörlüğünü Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü İbrahim Irmak yaptı. Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyeleri Nuri Büyükselçuk ile Murat Köseoğlu, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Dr. Safinaz Arslan’ın konuşmacı olduğu panele, akademisyenler, üretici, tüccar, sanayi temsilcileri ile üniversite öğrencileri katıldı. BUĞDAY ÜRÜNLERİ GÜVENLİ LİMAN OLDU Moderatör İbrahim Irmak, buğdayın yaşamın sürdürülebilirliğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtirken, pandemi dönemi başladığında kimsenin et, süt, meyve stoğu yapmadığını, un, makarna gibi buğdaydan elde edilen ürünleri bol miktarda stoklandığına dikkat çekti. Irmak, “Buğday sigorta gibi insanların sığındığı bir liman oldu. Buğdayda verim ve kaliteyi nasıl artırırızın cevabını aramak için Antalya Ticaret Borsamız ile birlikte bu toplantıyı düzenledik. Borsamız buğday konusunda çok hassas, buğday üretiminin gelişimi için önemli çalışmalar yürütüyor” dedi. BİRİM ALANDAN ELDE EDİLEN VERİMİ ARTIRMALIYIZ ATB Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk, 2000 yılında Türkiye 22 milyon ton buğday üretirken Rusya’nın 34 milyon ton, Ukrayna’nın 10 milyon ton, Kazakistan’ın 9 milyon ton buğday üretimi gerçekleştirdiğini bildirdi. Büyükselçuk, “Son 20 yılda kuzey komşularımız buğday üretimini ciddi miktarda artırdı. Rusya 2019’da 86 milyon ton, Ukrayna 26 milyon ton, Kazakistan 15 milyon ton buğday üretti. Bizim geçen yılki buğday üretimimiz 19 milyon ton” diye konuştu. Buğday üretim alanlarının ciddi miktarda azaldığını söyleyen Büyükselçuk, birim alandan elde edilen verimin de düşük olduğuna dikkat çekti. Büyükselçuk, “Biz dönüm başına 210 kilogram buğday elde ederken, dünya ortalaması 300 kilogram. Bazı ülkelerde 700 kilogramlara kadar çıkıyor” dedi. Antalya’da alternatif ürün varlığına işaret eden Büyükselçuk, “Narenciye, örtü altı gibi alternatifler nedeniyle buğday üretilen alanlar her yıl daha da azalıyor. Alan azaldığına göre birim alandan alacağımız verimi artırmalıyız. Ancak böyle buğday üretimimizin düşmesini engelleyebiliriz. Tohumdan hasada kadar kapsamlı bir çalışmayı birlikte yürütebiliriz” diye konuştu. KALİTELİ BUĞDAYIN ALICISI HAZIRDIR ATB Meclis Üyesi Murat Köseoğlu, buğdayda verim ve kaliteyi artırmanın önemini vurgularken, “Yüksek verimli, üstün nitelikli tohumlar ve uygun yetiştirme tekniklerine ihtiyacımız var. Kaliteyi buğdayın alıcısı her zaman vardır. Çiftçi iyi yönlendirilmeli” dedi. ATB’nin ‘Antalya Buğdayını Arıyor Projesi’ni anımsatan Köseoğlu, Borsa olarak buğday konusuna kafa yorduklarını kaydetti. VERİM VE KALİTEYİ ARTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Dr. Safinaz Arslan, buğday üretim alanları ve üretimiyle ilgili bilgileri paylaştı. 2019 yılında ülke genelinde 6 milyon 850 bin hektar alanda buğday üretildiğini bildiren Arslan, Antalya’da 90 bin hektar alanda buğday üretildiğini belirtti. Ülke genelinde geçen yıl 19 milyon ton buğday üretimi gerçekleştiğini kaydeden Arslan, Antalya’da 377 bin ton ürün elde edildiğini söyledi. Ülke genelinde dönümde 277 kilogram buğday verimi alındığını bildiren Arslan, Antalya’da bir dönümde elde edilen buğday miktarının 275 kilogram olduğuna dikkat çekti. Arslan, sahada yaptıkları çalışmalarda buğdayda verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. BUĞDAY STRATEJİK ÜRÜN Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Antalya’da tarım denince akla örtü altı üretim geldiğini belirtirken, buğdayın da bölgede üretimi yapılan önemli bir ürün olduğunu kaydetti. Buğdayın köklerinin Anadolu’da olduğuna dikkat çeken Akar, “Buğday geçmişte stratejikti. Şimdi de stratejik bir ürün. Bu ürünü geliştirmeliyiz. Tarım bilgi ve teknolojiye dayalı bir sektör haline geldi. Bilgi ve teknolojiyi buğdayın verim ve kalitesini geliştirmek için kullanmalıyız” dedi. Yapılacak çalışmalarla dönüm başı 600 kilogram buğday alınabileceğini bildiren Akar, sulama oranının azlığı, tarım arazilerinin parçalı olmasının verim ve kalitenin önündeki en önemli engeller olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en çok makarna ihracatı yapan ülkesi olduğunu ancak kalite buğday üretiminin yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Taner Akar, “Türkiye kaliteli buğday ihtiyacını karşılayamadığı için ithal ediyor. Daha kaliteli buğdayı Türk sanayicisinin hizmetine sunabiliriz” diye konuştu. Akar, kaliteli buğday için sertifikalı topumun önemine de dikkat çekti. Sunumların ardından katılımcılar, panelistlere sorularını yöneltti.  

Detaylar...

tente pergola tente branda pergola fiyatları cialis fiyat cialis fiyatları cialis satış cialis kampanya viagra fiyat viagra fiyatları viagra satış viagra kampanya reis i turan ulusal birlik reis semih tufan reyis semih tufan ülkücü gençlik ülkücü hareket ülkü ocakları muhsin yazıcıoğlu abdullah çatlı alaattin çakıcı kürt halkı kürt aşiretleri