Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2019
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 34.204.189.171
Şuan 40 kişi online
Bugün 229 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 106341
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

MARMARA VE TRAKYA YÖREX’TE
Dünyanın tek yöresel ürünler fuarı YÖREX, doğudan batıya, kuzeyden güneye yüzlerce yöresel ürünü Antalya’da buluşturuyor. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB’un desteğiyle bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in 23-27 Ekim tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleşeceğini bildirdi. Antalya’nın YÖREX’le Anadolu’nun buluşma noktası haline geldiğini söyleyen Çandır, bu yıl YÖREX’te çoğunluğu coğrafi işaretli olmak üzere yüzlerce yöresel ürünün ziyaretçiyle buluşacağını bildirdi. GİRİŞ ÜCRETSİZ ATB Başkanı Ali Çandır, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı, Trakya Kalkınma Ajansı ile bölge oda, borsalar, firmaların katılım ve desteğiyle Marmara ve Trakya’ya has yöresel ürünlerin YÖREX’te yer alacağını belirtti. Çandır, YÖREX’e destek veren tüm kalkınma ajansları, oda ve borsalar, yerel yönetimler ve üreticilere teşekkür etti. Ali Çandır, Bolu’nun kızılcık tarhanası, Göynük tokalı örmesiyle, Sakarya’nın süpürgesi, Pamukova ayva lokumu, ayva döneri, şimşir kaşık, uhut tatlısıyla, Düzce’nin acıkası, Akçakoca fındığı, Melen göceği tatlısıyla, Balıkesir’in Ayvalık zeytinyağı, höşmerim tatlısı, Gönen iğne oyası, Susurluk ayranı, Kapıdağ mor soğanı, yağcıbedir el halısıyla YÖREX’te olacağını bildirdi. Çandır Bursa’nın ipeği, şeftalisi, siyah inciri, Kemalpaşa tatlısı, kestanesi, keles bebeği, Hacivat Karagöz, deveci armuduyla, Bilecik’in pazaryeri helvası, bozası, Osmaneli ayva ve nar lokumu, Kınık çömleğiyle, Yalova’nın Çınarcık işi beziyle, Kocaeli’nin pişmaniyesi, hereke ipek halısı, Karamürsel sepeti, kandıra beziyle ziyaretçiyle buluşacağını kaydetti. Ali Çandır, Edirne’nin peyaz peyniri, badem ezmesi, bozası, karacakılavuz el dokumaları, üzüm yaprağı ve çekirdeği, tava ciğeri, kavala kurabiyesi, İpsala pirinciyle, Tekirdağ’ın köftesi, Malkara eski kaşar peyniriyle, İstanbul’un şile beziyle, Çanakkale’nin Ezine peyniri, zeytin ve zeytinyağlarıyla Kırklareli’nin hardaliyesiyle YÖREX’te olacağını bildirdi. Çandır, girişlerin ücretsiz olacağı YÖREX’e herkesi davet etti.  

Detaylar...

İÇ ANADOLU YÖREX’TE
Türkiye’nin en renkli fuarı olan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, kültürlerin buluşma noktası haline geldi. 9 yılda 1 milyon ziyaretçiyi yöresel ürünlerle buluşturan YÖREX, 23-27 Ekim tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde “Sizin oraların nesi meşhur” sloganıyla düzenlenecek. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 10’uncusu düzenlenecek YÖREX, kadim medeniyetlere ev sahipliği yapan İç Anadolu Bölgesi’ne de ev sahipliği yapacak. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’nun binlerce yöresel ürünü bağrında barındırdığını, bazılarının kaybolmaya yüz tuttuğunu belirterek, yöresel ürünlere sahip çıkmanın memleket meselesi olduğunu söyledi. İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, Ankara Kalkınma Ajansı, Ahiler Kalkınma Ajansı, bölge oda ve borsaları ile firmaların destek ve katılımıyla YÖREX’te yer alacağını belirten Çandır, “İç Anadolu’nin eşsiz lezzetleri ve el emeği göz nuru eserleri YÖREX’te olacak. ” dedi. ANADOLU’DA NE VARSA BU FUARDA ATB Başkanı Çandır, YÖREX’in İç Anadolu’nun coğrafi işaretli yöresel ürünlerini ziyaretçiyle buluşturacağını bildirdi. Çandır, Kırşehir’in Kaman cevizi, dokumaları, sazı ve pekmeziyle, Yozgat’ın çanak peyniri, parmak çöreği, tandır kebabı, kavurgasıyla, Ankara’nın simidi, Beypazarı kurusu, çubuk turşusu, Nallıhan iğne oyası, Polatlı karadutlu bozası, Polatlı kavunuyla, Konya’nın Ereğli siyah havucu, Ereğli beyaz kiraz reçeli, peynir şekeri, keçesi, çinisi, iğne oyasıyla fuarda yer alacağını belirtti. Çandır, Kayseri’nin mantısı, sucuğu, pastırması, Bünyan halısı, Develi cıvıklısı, tomarza kabak çekirdeği, soğanlı bebek bezi, Yahyalı el halısı, İncesu karaevrek üzümü, Yamula patlıcanıyla, Eskişehir’in met helvası, lokumuyla, Sivas’ın köftesi, katmeri, kangal köpeği, tuzu, sucuğu, bıçağıyla, Çankırı’nın yumurta tatlısı, sarımsaklı eti, kaya tuzuyla, Kırıkkale’nın kılıçlar soğanı, çitleği, Delice tuzuyla, Aksaray’ın Taşpınar halısı, Ağaçören cevizi, Karaman’ın Divle obruğu tulup peyniriyle, Niğde’nin obruk halısı, Bor söğürmesiyle, Nevşehir’ın kabak çekirdeği ve Avanos çömleğiyle YÖREX’te ziyaretçiyle buluşacağını kaydetti. Çandır, “Tüm İç Anadolu’lu hemşehrilerimi YÖREX’e çocuklarıyla bekliyoruz” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA’DAN BARIŞ PLANI HAREKATI’NA DESTEK
Barış Planı Harekatı’na destek vermek amacıyla Türkiye genelinde eş zamanlı olarak Antalya’daki sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinde ATSO Konferans Salonu’nda basın açıklaması yapıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Antalya Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Tayfun Çavdar, Deniz Ticaret Odası Şube Başkanı Ahmet Çetin’in yanı sıra Türkiye Kamu-Sen, Memur-Sen, Hak-İş, Eğitim-İş, Türk-İş, Haber-İş Sen, Emekliler Derneği, TOBB Antalya Genç Girişimciler Kurulu, YÖRSİAD, MÜSİAD, KONSİAD, ALTINSİAD, AGC, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, ANTGİAD, BAKSİFED, TÜMSİAD, Ziraat Odası şube başkanı ve temsilcilerinin katıldığı toplantıda ortak metni ATSO Başkanı Davut Çetin okudu. 81 İlde aynı anda tüm odalar ve borsalarla birlikte destek açıklamasını yaptıklarını belirten Çetin, hem ülke, hem de dünya kamuoyuna seslendiklerini dile getirdi. Ortak metinde şunlar kaydedildi: “Türkiye, 9 Ekim 2019’da Suriye sınırı üzerinde “Barış Pınarı” adı verilen sınır ötesi harekât başlatmıştır. Amaç, hem ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, hem de ülkemiz ve bölge ülkeleri için tehdit oluşturan terör koridorunu ortadan kaldırmaktır. Bu bölgeyi PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinden temizleyerek, Suriye halkını teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarmak, bölgede huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis etmektir. Bizler devletimizin aldığı bu kararın arkasındayız ve destekliyoruz. Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Barış Pınarı Harekâtı, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvelik Konseyi terörle mücadele kararları ile BM Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır. Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir. Dolayısıyla bu harekât, meşrudur ve uluslararası hukuka uygundur. Ülkemiz özellikle Fırat’ın doğusunda sınırın ötesinde konuşlu terör örgütü unsurlarınca, son iki yılda yüzün üzerinde taciz ve hasmane eyleme maruz kalmıştır. Bu terör örgütleri, Suriye içinde ve Suriyelilere yönelik de saldırılar düzenlemektedir. Suriye’deki yerel halkın da terör örgütlerinin giderek artan insan hakkı ihlalleri, göçe zorlanma, taciz ve zulmüne karşı şikâyetleri ve tepkileri sürekli artmaktadır. Herkes artık şunu çok iyi görmelidir ki; masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan terör gruplarına sessiz kalmamız beklenemez. TARAFIMIZ HUZURDUR, BARIŞTIR, KARDEŞLİKTİR Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtıyla başlayıp devam eden tüm bu operasyonlarıyla Türkiye, terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde vermektedir. Aynı zamanda da sivillerin ve masumların korunmasına azami dikkat gösterilmektedir. Zaten bunu hem Fırat Kalkanı hem de Zeytin Dalı harekâtlarında da gösterdik. Önceden terörün hâkim olduğu bölgede hayat normale döndü, barış ve huzur geldi. Yurtlarını terk etmek zorunda kalmış Suriyelilerin geri dönüşüne de zemin hazırlamış olduk. Türkiye’nin elinden gelen tüm imkânlarını bu bölgeler için nasıl seferber ettiğini de tüm dünya kamuoyu gördü. Çünkü biz inanıyoruz ki, gönül dünyasını ve insanları imar edemeyenler, yeryüzünü imar edemezler. Bizler Türkiye olarak yıkmaktan, yakmaktan yana hiç olmadık, olmayacağız. Bizim tarafımız huzurdur, barıştır, kardeşliktir. Türkiye’nin terörle mücadeleye dönük çabaları, etnik ve dini temizlik de dâhil olmak üzere, insanlığa karşı işlenen suç niteliğindeki PKK/PYD/YPG ve DEAŞ eylemleri nedeniyle yerlerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşlerinin önünü açacak, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasına da katkıda bulunacaktır. Bu nedenle Türkiye’nin başlattığı her harekât, Suriyeli göçmenler, mazlum ve mağdur durumdaki yerel halk tarafından desteklenmektedir. Tüm bu gerçekler ışığında, uluslararası camiayı, teröre karşı ortak duruş sergileme ve evrensel insan haklarını bu bölgede hâkim kılma yönünde niyetlerini açık bir şekilde göstererek, ülkemize destek vermeye davet ediyoruz. Son olarak, şunu da herkesin bilmesini istiyoruz. Türkiye ve Türkiye ekonomisine yöneltilen tehditlere Türk milleti, iş dünyası ve sivil toplumu, bir ve beraber olarak en güzel cevabı verecektir. Bu tehditler karşısında bu vatanın her bir ferdi, Türkiye’nin geleceği için daha çok çalışacak, daha çok üretecektir. Üst kuruluşlarımız, yurtdışındaki muadilleri olan kurumlar ve üyesi oldukları uluslararası kuruluşlar nezdinde çalışmaya ve ülkemizin bu haklı duruşunu aktarmaya başladılar. Gün sessiz kalma değil, milli birlik ruhuyla, bir ve beraber olarak ses verme günüdür. PROVOKASYONLARA DİKKAT Öte yandan bütün vatandaşlarımızı, özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliği ve provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çağırıyoruz. Bu bölgede yaşayanlar bizim komşumuzdur, kardeşimizdir. Aynı medeniyetin, aynı kültürün, aynı inancın mensupları olan bizler arasındaki kardeşlik ve komşuluk hukukunu kimse yok edemez. Aramıza kimse fitne ve fesat sokamaz, bizi birbirimize düşman edemez. Türkiye’nin iş dünyası olarak dualarımızla ve bütün gönlümüzle devletimizin ve kahraman askerlerimizin yanındayız. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgedeki terör unsurlarını yok edeceğine ve terör örgütlerini hezimete uğratacağına olan inancımız tamdır. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, mekânları cennet olsun. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Cenab-ı Hak Mehmetçiğimizi korusun, Ordumuzu muzaffer kılsın. Allah, yar ve yardımcımız olsun.”    

Detaylar...

81 İL YÖREX TE
Antalya Ticaret Borsası`nın (ATB) `Sizin Oraların Nesi Meşhur` sloganıyla Türkiye`nin yöresel ürünlerinin tanıtıldığı Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 23-27 Ekim`de Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde başlıyor. Bu yıl ilk defa 81 ilin yer alacağı 10. YÖREX’te, katılımcılar bir günde Anadolu turu yapabilecek. TOBB’un desteğiyle ATB öncülüğünde Antalya’da düzenlenecek 10. YÖREX`in tanıtım toplantısı ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Fuarın tanıtım toplantısına, ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ile Cüneyt Doğan ve ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan katıldı. KRİZ VARSA ÇARE VAR Dünyanın ilk yöresel ürünler fuarı YÖREX’i 23-27 Ekim tarihleri arasında “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” sloganıyla düzenleyeceklerini belirten Ali Çandır, 2008 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin “Kriz Varsa, Çare Var” kampanyasından hareketle yöresel ürünler projesi geliştirdiklerini bildirdi. YÖREX’in bu projenin bir etabı olduğunu belirten Çandır, “Yılda bir kez düzenlediğimiz bu fuarın yanı sıra yıl boyunca ülkemizin her köşesinde YÖREX adıyla paneller düzenliyor, bilgilendirme faaliyetlerinde bulunuyor, talep eden kurum ve kuruluşlara coğrafi işaret konusunda ücretsiz danışmanlık sunuyor, yasaların hazırlanmasına zemin hazırlıyor, yöresel ürünlerimizin ticarete kazandırılmasına gayret ediyor, coğrafi işaretlerin daha fazla yaygınlaştırılması için gönüllü bir biçimde çalışıyoruz” dedi. 11 yılda, yöresel ürünlerin ve coğrafi işaretlerin ülke gündemine alınmasına, yerel yönetimlerimizin bu konuda faaliyetlerde bulunmasına ve yerel kalkınma yolunun, yerinde kalkınmadan geçtiğinin anlaşılmasında önemli ölçülerde katkı sağladığını belirten Çandır, ”Yola çıktığımızda 109 adet olan coğrafi işaretli ürün sayımız bugünlerde 4 katın üzerinde artarak 12’si yabancı toplam 453’ye ulaşmıştır. Tescil için işlem gören 3’ü yabancı toplam 415 ürünü de kapsam içinde düşünürsek potansiyeli 2500-3000 civarında olan yöresel ürünlerimizin yaklaşık 3’te 1’ne tescil anlamında temas etmişiz. Coğrafi işaretli ürünlerimizin bu dönemde sadece 3’nün (Antep Baklavası, Aydın İnciri ve Malatya Kayısısı) AB’de tescil ettirilmesi ve 15 ürün de tescil aşamasında olması, bizler için bir bakımdan sevindirici diğer bakımdan ise kat etmemiz gereken daha çok yolumuzun olduğuna işaret etmektedir” diye konuştu. Türkiye’nin tescilli ürün ihracatıyla ilgili resmi bir istatistiği olmadığını, AB tescilli Aydın inciri, Gaziantep baklavası, Malatya kayısısı olmak üzere 3 ürününün ciddi bir ihracatının bulunduğunu kaydeden Çandır, “Ülkemizin dünyadaki yüzde 1’lik ortalama ekonomik konumunu göz önünde bulundurursak mevcut durumda coğrafi işaretli ürün ihracat değerimizin 2 milyar dolar civarında olması gerekmektedir. Ancak Eğer coğrafi işaret tescilli ürünlerin ihracatıyla ilgili müstakil bir istatistik tutulabilseydi bugün kesin rakamlar vermemiz mümkün olabilirdi” diye konuştu. COĞRAFİ İŞARET ENSTİTÜSÜ ŞART “Ölçemediğinizi yönetemezsiniz” diyen Çandır, ulusal ve uluslararası alanda coğrafi işaretli ürünlerimizin yönetimini ve gelişimini sürdürülebilir biçimde gerçekleştirmek için coğrafi işaretler enstitüsü kurulmasının zorunlu olduğunu dile getirdi. Fransa ve İtalya’da coğrafi işaretlerin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu anımsatan Çandır, bu ülkelerde kooperatifçilik anlayışına da vurgu yaptı. Bundan sonra yöresel ürünlerin taahhütte bulunulan standartlarda üretilmesi, paketlenmesi ve depolanması, tüketicilere söz verilen biçimde sunulması, standart izleme, denetleme ve kayıt etme işlevlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Diğer taraftan bu çalışmalarla birlikte; kamunun teşvik ve desteklerinde coğrafi işarete ilave önem vermesi (yani coğrafi işaretli ürünlere ve ticaretini yapanlara ilave kolaylıklar tanıması), bankaların bu konuda iş yapanlara düşük faizli krediler ve ilave kolaylıklar sağlaması, yerel yönetimlerin bu ürünlerin tüketimi ve tanıtımı için kaynak oluşturması, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve medyanın bu işi sahiplenmesiyle gelecek on yıllık dönemde kendi potansiyelimizi katma değere dönüştürebileceğimizi ve 10 milyar dolarlık ihracat değerine ulaşabileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu. Son 10 yılda yöresel ürünlerin artık çok daha bilinir ve ticarete konu olur hale geldiğini vurgulayan Çandır, “Fakat her geçen yıl üstüne koyarak gerçekleştirdiğimiz yöresel ürün kapsamlı faaliyetlerimizin bizlerde bıraktığı en dikkat çekici tortu, doğru bir iş yaptığımıza dair öz güvenimizi artırmak olmuştur. Bu duygu, hepimizin yöresel ürünlerle ilgili çalışma motivasyonunu artırmaktadır” dedi. 23-27 Ekim tarihlerinde düzenlenecek YÖREX’te, TOBB’un katkılarıyla üretici ve firmalara ulusal market zincirleriyle yüz yüze görüşme imkanı sağlayacaklarını belirten Çandır, “Yani ürünlerimizi ticarete konu edeceğiz. Kalkınma ajanlarımızın destekleriyle coğrafi işaretler konulu paneller ve tecrübe paylaşımı etkinleri düzenleyeceğiz. Sadece bu panellerde 36 farklı tecrübeyi ve bakış açısını göreceğiz ve faydalanacağız” dedi. Çandır, perakende sektöründe coğrafi işaretler, Tarım Ve İnovasyon Yeni Nesil Kırsal Kalkınma, Gastronomide Yaratıcı Şehir: Gaziantep Gastronomi ve Antep Örneği, Coğrafi İşaret Sisteminde Yönetişim, Denetim Ve Aile Çiftçiliği Temelinde Örgütlenme, Coğrafi İşaret, Kooperatifleşme Ve Gastronomi, Bölgesel Kalkınma İçin Yöresel Ürünler, Kırsal Kalkınmada Kooperatifçilik başlıklarında paneller düzenleneceğini bildirdi. ANFAŞ Fuar Merkezi’nde Coğrafi işaretli ve Cİ başvurusunda bulunmuş peynirlerin sergilendiği özel bir alan oluşturacaklarını belirten Çandır, “Herkesin bu konudaki potansiyelimizi görmesini arzuluyoruz. Bu alanda peynir atölyesi gerçekleştireceğiz. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimizin peynirin nasıl yapıldığını görmelerini istiyoruz. Yani üretimi ve üretmeyi göstermek istiyoruz. Tadım etkinlikleriyle zenginliklerimizin farkını, tadanların öğrenerek bulmalarını diliyoruz” dedi. Çandır, Peynirin İzinde Zor Yollarda, Dünya Markası Bir Peynir Nasıl Yaratılır?, Peynir Deyip Geçmeyin başlıklı söyleşiler düzenleneceğini de bildirdi. Fuara 81 il, 20 kalkınma ajansı, 150 civarında oda ve borsa ve toplam 600 civarında katılımcının firma, kurum ve kuruluşun yer alacağını bildiren Çandır, “Son yıllarda illerimizin kendilerine has ürünlerini öne çıkarma faaliyetlerinden (Gastro Antep, Adana Lezzet Festivali, Alaçatı Ot Festivali vb.) son derece keyif aldığımı ve sayılarının artması gerektiğini ifade etmek isterim. Diğer taraftan bu faaliyetlerin toplu bir planlama ve koordinasyon içerisinde yapılır hale gelmesi, bölgesel ve ulusal düzeyde bir biriyle uyumlu ve tamamlayıcı sinejik bir ortamın oluşmasına katkı sağlayacağını düşünmekteyim” dedi. Çandır, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin’e, ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı’ya ve basın mensuplarına destekleri için teşekkür ederken, “23-27 Ekim tarihleri arasında herkesi bize ait olan yerli ve milli ürünlerimizi görmek, tatmak ve hissetmek için YÖREX’e davet ediyorum. 23 – 27 Ekim tarihlerinde YÖREX zamanı demenizi diyorum” dedi. EN ÇOK TAKLİT EDİLEN FUAR YÖREX`in her yıl gelişerek Antalya`nın en önemli markalarından biri olduğunu belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, aynı zamanda Türkiye`de en çok taklit edilen ve Türkiye`nin her yerinde ismi kullanılan bir fuar olduğunu söyledi. Çetin, “En büyük şikayetlerimizden biri yöresel ürünlerle ilgili çok fazla pazar açılıyor ve bunlar ne hijyen barındırıyor ne de satılan ürünlerin çoğu yöresel ürün. Yerel yönetimlerimizin bu tip yöresel ürünler pazarlarına artık taviz vermemesi ve çok dikkat edilmesi gerekiyor" dedi. OTELCİLERE ÇAĞRI YÖREX kapsamında Antalya ve ilçelerinde yöresel ürünler mağazaları açılması gerektiğine de işaret eden Davut Çetin, kırsal turizme bu a nlamda destekler verilebileceğini söyledi. Peynirde Almanya`nın 4.6, Hollanda`nın 4.1, Fransa`nın 3.7 milyar dolar ihracatı olduğunu kaydeden Çetin, “Bizim peynir ihracatımız ise çok büyük potansiyelimiz olmasına rağmen 163 milyon dolar. Bunu markalaşma ve paketlemeyle yapabiliriz. İhracatın yolu markalaşmadan geçiyor. Sıradan bir ürünle yurtdışıyla rekabet edemeyiz. Antalya yılda 16 milyon turist ağırlıyor ve tanıtım için de elimizde çok büyük fırsat var. Eğer turizmciler destek verirse, her otelde bir stant açılabilir ve tanıtıma büyük katısı olur" diye konuştu. FUARLARA KONAKLAMA DESTEĞİ Almanya-Köln`de bir fuara katıldığını, fuar bitiminde otelde ücreti öderken, `Ne için gelmiştiniz` diye soru aldığını belirten ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, fuar için geldiğini söyleyince otel ücretinde 50 Euro indirim yapıldığını söyledi. Bıdı, şehrin tanıtımı ve gelişimi için fuarların çok önemli olduğunu, bu şekilde Antalya`da da fuarların desteklenmesi gerektiğini dile getirdi. Her önüne gelenin yöresel ürün adı altında çarşıda pazarda yapmaya çalıştığını da belirten Bıdı, “Parkta bahçede bunların yapılmasının önüne geçilmesi gerekiyor" dedi.  

Detaylar...

EGE YÖREX’TE
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde bu yıl 10’uncusu ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, doğu, batı, kuzey ve güneyin buluşma noktası haline geldi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, 23-27 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek YÖREX’e bu yıl ilginin çok yoğun olduğunu belirtirken Ege Bölgesi’nin de Güney Ege Kalkınma Ajansı, Zafer Kalkınma Ajansı, bölge oda ve borsalar ile firmaların katılımı ve desteğiyle YÖREX’te olacağını bildirdi. Binlerce yıllık Anadolu topraklarının onlarca medeniyete ev sahipliği yaptığını, değişik kültürlerin kaynaşma noktası haline geldiğini belirten Çandır, “Atalarımızdan bize süzülüp gelen yöresel ürünlerimize sahip çıkmak bizim en önemli sorumluluğumuz. Yöresel ürünleri ekonomiye kazandırarak kendi insanımıza iş, aş oluyoruz. Bu nedenle Yöresel Ürünler Fuarı önemli bir organizasyon” dedi. Çandır, YÖREX’e destek veren başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, tüm oda borsalara, yerel yönetimler ve kalkınma ajansları ile firmalara teşekkür etti. EGE’NİN COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ YÖREX’TE Ege’nin bütün illerinin YÖREX’te stant açarak, yöresel ürünlerini tanıtacağını, iş bağlantısı için girişimde bulunacağını kaydeden Çandır, İzmir’in Sultani üzümü, lokması, kumrusu, boyozu, şambalisi, Ege inciri, Ege pamuğu, zeytin ve zeytinyağları, Urla sakız enginarıyla YÖREX’te olacağını bildirdi. Çandır, Manisa’nın Akhisar domat zeytini, kula leblebisi, Kırkağaç kavunu, mesir macunu, çekirdeksiz üzümü, Kütahya’nın çinisi, Simav el halısı, Tavşanlı leblebisiyle, Uşak’ın tarhanası, kilimiyle, Aydın’ın inciri, kestanesi, Söke körüklü çizmesi, kabak tatlısıyla, Muğla’nın saraylı tatlısı, dalyanları, Datça nurlu bademi, Ortaca limonu, Muğla beyazı mermeri, Alaçatı kurabiyesiyle, Denizli’nin yatağan bıçağı, Serinhisar leblebisi, Pamukkale traverteni, Buldan bezi, Kızılcabölük peştemaliyle, Afyonkarahisar’ın sucuğu, lokumu, pastırması, kaymağı, Sandıklı patatesi, haşhaşı, patatesli ekmeğiyle YÖREX’te ziyaretçiyle buluşacağını bildirdi.  

Detaylar...

GÜNEYDOĞU ANADOLU YÖREX’TE
Türkiye’nin ilk ve tek yöresel ürünler fuarı YÖREX, doğudan batıya, kuzeyden güneye yüzlerce yöresel ürünü Antalya’da buluşturuyor. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB’un desteğiyle bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in 23-27 Ekim tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleşeceğini belirtti. Antalya’nın YÖREX’le Anadolu’nun buluşma noktası haline geldiğini söyleyen Çandır, bu yıl YÖREX’te çoğunluğu coğrafi işaretli olmak üzere yüzlerce yöresel ürünün ziyaretçiyle buluşacağını bildirdi. Çandır, binlerce yılık geçmişe sahip yöresel ürün zengini Güneydoğu Anadolu’nun tüm illerinin YÖREX’te yerini alacağını belirtti. Dicle Kalkınma Ajansı, bölge oda borsalar ile firmaların katılımı ve desteğiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne has yüzlerce ürünün YÖREX’te olacağını vurgulayan Çandır, YÖREX’in büyümesinde emeği olan herkese teşekkür etti. BÖLGENİN COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ YÖREX’TE ATB Başkanı Çandır, Diyarbakır’ın karpuzu, örgü peyniri, burma kadayıfı, Karacadağ pirinci, Mardin’in sembuseki, bulguru, mercimeği, kahvesi, Gaziantep’in fıstığı, fıstık ezmesi, baklavası, Adıyaman’ın etsiz çiğ köftesi, Besni üzümüyle YÖREX’te olacağını bildirdi. Çandır, Şanlıurfa’nın biberi, çiğköftesi, sadeyağı, ciğer kebabı, meyan şerbeti, şıllık tatlısı, zerdesi, Batman’ın şam böreği, Sason çileği, Gercüş mazrone üzümü, cefan kavunu, Gercüş cevizli sucuğu, Sason bademi, ceviz ve balı, Siirt’in pervari balı, battaniyesi, fıstığı, zivzik narı, Mezopotamya’da dokunan ilk kumaş olan şal-sapik kumaşı, tayfi üzümü ile YÖREX’te ziyaretçiyle buluşacağını kaydetti. Çandır, Antalya’da yaşayan Güneydoğu’lu yurttaşları çocuklarıyla birlikte YÖREX’e beklediklerini söyledi.  

Detaylar...

KARADENİZ HASRETİ ÇEKENLER YÖREX’E
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 10’uncusu ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünü YÖREX, doğudan batıya kuzeyden güneye 81 ilin yöresel ürünlerine ev sahipliği yapacak. Karadeniz yüzlerce el emeği göz nuru ürünleriyle YÖREX’te yer alacak. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, bölge oda borsalar ile firmaların katkısı ve katılımıyla Karadeniz ürünleri YÖREX’te ziyaretçiyle buluşacak. KARADENİZ ŞÖLENİ Giresun tombul fındığı, Çarşıbaşı keşanı, Trabzon sürmene bıçağı, Tonya tereyağı, Trabzon kazaziyesi, Vakfıkebir ekmeği, Trabzon telkâriye ve hasırı, Hamsiköy sütlacı, Artvin Hopa laz böreği, Artvin yatık döneri, Rize bezi, Rize baston ekmeği, Rize çayı, Ordu Kabataş helvası, Ordu fındığı, Samsun simidi, Samsun Bafra nokulu, Çarşamba pidesi, Vezirköprü semaveri, Çarşamba kıvratması, Çarşamba ayakkabısı ve kasketi, Sinop Boyabat çemberi, Ayancık keten bezi, Kastamonu çekme helvası, Siyez bulguru, Taşköprü sarımsağı, Tosya bıçkısı, Tosya pirinci, Karabük Safranbolu lokumu, Safranbolu safranı, Bartın işi tel kırma, Zonguldak devrek bastonu, Çorum cevizi, Amasya çiçek bamyası, Amasya misket elması, Tokat kebabı, Turhal yoğurtmacı, Niksar cevizi, Erba yaprağı, Tokat bez sucuğu, Tokat yazması, Tokat acukası, Zile kömesi, Zile pekmezi, Bayburt tatlı çorbası, Bayburt lor dolması, Gümüşhane dut pestili, Kelkit zilli kilimi ile YÖREX’te olacak. ÇOCUKLARINIZLA GELİN Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, bu yıl 10’uncu kez düzenlenecek YÖREX’in tam bir Anadolu şöleni olacağını bildirdi. Binlerce yıllık geçmişe sahip Karadeniz’in farklı coğrafyasıyla yüzlerce yöresel ürüne ev sahipliği yaptığını belirten Çandır, “Karadeniz’in bütün illerini yöresel değerleriyle YÖREX’te görmek mutluluk verici. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye tüm illerin katılımıyla gerçekleşecek YÖREX, kültürlerin buluşma noktası olacak. 10 bin metrekare alanda 2 saatte Türkiye turu yapmak isteyenler YÖREX’e mutlaka gelmeli. Antalya’da yaşayan memleket hasreti çeken Karadenizlileri çocuklarıyla birlikte YÖREX’e bekliyoruz” diye konuştu. Çandır, bölgedeki kalkınma ajanları, oda ve borsalar, yerel yönetimler ile firmalara gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür etti. Çandır, 23 Ekim Çarşamba günü ANFAŞ Fuar Merkezi’nde açılacak ve 5 gün sürecek YÖREX’e girişlerin ücretsiz olduğunu vurguladı.  

Detaylar...

ÇANDIR’DAN ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Eylül ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Eylül ayı tüketici enflasyonunun yüzde 0.99, yıllıkta ise yüzde 9.26 ilan edildiğini belirten Ali Çandır, kamu fiyatları ve mevsim etkisi hariç mal ve hizmetlerin fiyat artışlarını gösteren çekirdek enflasyonun ise aylıkta yüzde 0,99 ve yıllıkta ise yüzde 8,80 olarak ilan edildiğini bildirdi. Çandır, şunları kaydetti: “Aylık TÜFE ve çekirdek rakamlarına bakarsak Eylül ayında kabaca kamunun kontrol ettiği fiyatlara herhangi bir zam yapılmadığını düşünebiliriz. Detaylı incelendiğinde çok ince bir dengede buluşulabilecek bu aynılaşmış iki rakam, son 15 yılın hiç birinde bu ay hariç gerçekleşmemiştir. Sadece 2009 Eylül ayında bu iki rakam bir birine yaklaşmıştır. Bildiğiniz gibi o dönem de ekonomik daralma dönemidir. Ortalama yüzde 1,3 olan piyasa beklentilerinin çok altında ilan edilen Eylül ayı enflasyonu, geçen yılki yüksek enflasyonun hesaplamadan çıkarılmasıyla yıllık TÜFE’yi tek haneli rakama indirmiştir. Baz etkisi avantajı olarak ortaya çıkan bu durum, önümüzdeki dönemde tersine etkide bulunacaktır. İlan edilen bu rakamlar, Para Politikası Kurulu’nun elinde faizi düşürmek için iyi bir alet olacaktır.” Eylül ayı yurtiçi üretici (Yİ_ÜFE) enflasyonunun aylıkta yüzde 0.13 ve yıllıkta ise yüzde 2.45 olarak ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, “Geçen yılki yüzde 46.15’lik ve geçen ayki yüzde 13.45’lik enflasyonlardan sonra ilan edilen bu rakam Yİ_ÜFE’nin radikal bir şekilde düştüğünü göstermektedir” dedi. Üreticinin üzerindeki maliyet yükünün devam ettiğini kaydeden Çandır, “Yaşadığımız enflasyonla üzerimizde biriken maliyet yükünü hala taşımaktayız. Yani bu ay ilan edilen aylık ve yıllık üretici enflasyonu, üzerimizde taşıdığımız yükü ortadan kaldırmamaktadır” dedi. YAŞ MEYVE SEBZE FİYATLARI OLUMLU YANSIDI Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz enflasyonunun Eylül ayında aylıkta yüzde 1.13, yıllıkta ise yüzde 9.60 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “Ülkemiz ortalamasının hayli üzerinde olan bu rakamlar, kentimizin ve bölgemizin turizm hareketliliğinin etkisinde kalmaya devam ettiğini göstermektedir” dedi. Son dönemde yaş sebze fiyatlarında ciddi geri çekilmeler yaşandığını belirten Çandır, bunun enflasyon rakamlarına olumlu yansıdığına dikkat çekti. Bölgede giyimin yüzde 6.26, eğitimi yüzde 4.87 ile Türkiye ortalamasının üzerinde ilan edildiğini belirten Çandır, “Lokanta-otel yüzde 0.56 ve ulaştırma ise yüzde 0.89 ile Türkiye ortalamasına yakın ve altında ilan edilmiştir” dedi. Çandır, bölge enflasyonunun önümüzdeki dönemde Türkiye ortalamasının üzerinde kalacağına dair öngörüsünü de yineledi.  

Detaylar...

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: “YÖREX TÜRKİYE’NİN MARKASI”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde bu yıl 10’uncusu 23-27 Ekim tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e destek verdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in Türkiye’nin markası haline geldiğini belirterek, “Antalya Ticaret Borsamız bu fikri geliştirdi, ulusal bir marka haline getirdi” dedi. 10’UNCU YIL COŞKUSU TOBB’un Anadolu’yu buluşturan YÖREX’e başından beri inandığını ve destek verdiğini bildiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Düzenlendiği ilk yıl 42 ilin katılımıyla gerçekleşen YÖREX, geçen yıl 72 ili bir araya getirdi. 10’uncu yılında ise YÖREX’e tüm illerin katılımının yanı sıra ziyaretçi sayında da rekor bekleniyor. YÖREX Anadolu’nun ruhu, kimliği, tüm renklerini bir araya getiren büyük bir organizasyon. 10 bin metrekare alanda Türkiye’nin doğusundan batısına kuzeyinden güneyine gelen katılımcılar, birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde yan yana duruyor. Ben de her yıl katılarak burada Türkiye turu yapıyorum. Her defasında nasıl daha fazla büyüdüğünü, daha fazla nasıl geliştiğine de bizzat şahitlik ediyorum” diye konuştu. MİLLİ EKONOMİ 12 bin yıllık geçmişiyle onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’nun binlerce yöresel ürünü barındırdığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Bu değerlerimizi tanıtıp pazarlayamazsak, ekonomiye kazandıramazsak hiçbir kıymeti yok. Artık insanlar yerel ve doğal ürünleri tercih ediyor. Bunun için de daha fazla para ödüyorlar. İşte YÖREX bize bu imkanı sunuyor. Üreticimize ve müteşebbisimize yeni fırsatlar açıyor” diye konuştu. YÖREX’in “bize ait olanı tüketelim” mantığıyla milli değerlere sahip çıkan bir organizasyon olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Kültürümüzü, el emeği göz nuru ürünlerimizi çocuklarımıza öğretmek en büyük sorumluluğumuz. YÖREX’le milli değerlerimize sahip çıkıyor, yerel kalkınmaya destek oluyoruz. Bizde Odalarımız ve Borsalarımızla birlikte yöresel değerlerin coğrafi işaretini alarak bunların katma değerini artırıyor, ticari değer kazandırıyoruz. Ayrıca üreticilerle perakendecileri bir araya getirerek yerel ürünlerin ülke çapında pazarlanmasına ve satılmasını yardımcı oluyoruz. Dolayısıyla bu önemli organizasyona tüm kamu kurumlarımızın da buraya destek olmalarını bekliyoruz” dedi. ODALARIN VE BORSALARIN EMEĞİ BÜYÜK Oda ve borsaların YÖREX’e sahip çıkarak, markalaşmasında büyük emeği olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Oda borsalarımız sayesinde bu işin ülke çapında tanıtımı ve yayılması sağlandı” dedi. Yöresel ürünlerde kadın emeğinin büyük olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “YÖREX’te giderek artan şekilde kadın girişimcileri görüyoruz. Buraya en çok kadınlar sahip çıkıyor, yerel kalkınmaya öncülük ediyorlar. Kadın girişimcilerimizle iftihar ediyorum” diye konuştu. ANTALYA CESARET GÖSTERDİ YÖREX’in cesaret gerektiren bir girişim olduğunu ifade eden Rifat Hisarcıklıoğlu, “Antalya cesaret gösterdi ve bu işe sahip çıktı. Anadolu`nun binlerce yıllık birikimini Antalya`da buluşturmayı başardı. Bu müthiş vizyonu gösteren ve her sene bu organizasyonu daha da geliştirip büyüten Antalya Ticaret Borsamız Başkanı Sayın Ali Çandır’la iftihar ediyor, kendisini, ekibini ve tüm emeği geçenleri yürekten tebrik ediyorum” diye konuştu.  

Detaylar...

BAŞKAN BÖCEK TARIM SEKTÖRÜYLE BİR ARAYA GELDİ
Dönem başkanlığını Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi’nin (ATAK) düzenlediği “Yerel Yönetimler ve Tarım Toplantısı” ATAK Başkanı Ali Çandır’ın ev sahipliğinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in katılımıyla Antalya Ticaret Borsası Toplantı Salonu`nda yapıldı. Yerel yöneticilerle Tarım Konseyi üyelerinin bir araya geldiği, tarım sektörünün sorun ve çözüm önerilerinin görüşüldüğü toplantının açılışında ATB ve Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, uzun yıllar ilçe belediye başkanlığı yaptıktan sonra Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Muhittin Böcek’in kente faydalı hizmetler yapmasını diledi. Çandır, birlikte hareket ederek kente faydalı hizmetlerde bulunacaklarına inandığını söyledi. TARIM POTANSİYELİMİZ DAHA YÜKSEK Tarımın Antalya için önemine dikkat çeken Çandır, “Bizler Antalya’mızın kırsalından merkezine en küçük üretken biriminden nüfusumuzun büyük bir kısmına yayılan ve nüfuz eden sektörün temsilcileriyiz. Aynı zamanda ithal ettiğinin beş katını ihraç eden bir sektörüz. Kentimiz toplam ihracatının da yarısını gerçekleştirmekteyiz. Aslında potansiyelimiz bu mevcut durumun kat be kat üzerindedir. Amacımız bu potansiyeli sürdürülebilir nitelikte hayata geçirecek uygulamaların içinde olmaktadır. Umuyor ve inanıyorum ki Antalya Büyükşehir Belediyemizin kurumsal kapasitesiyle birlikte çalıştığımızda bu amaca ulaşmamız daha da kolaylaşacaktır” diye konuştu. Çandır, kentin tarım potansiyelini yansıtan bir sunum yaptı. MUHİTTİN BÖCEK TARIMA SICAK Toplantıya bürokratlarıyla gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya’nın bereketli topraklarıyla tarımın, ticaretin ve turizmin merkezi olduğunu söyledi. Kimseyi ötekileştirmeden hizmet götürme hedefinde olduklarını söyleyen Böcek, “Mutlu insanların yaşadığı şehir olacağı düşüncesiyle buraya geldik” dedi Türkiye’de yetiştirilen yaş sebzenin yarısını Antalya’nın ürettiğini belirten Böcek, bereketli topraklardan daha fazla verim alınabileceğini kaydetti. Kırsala yaptıkları çalışmaları ve hedeflerini konsey üyeleriyle paylaşan Böcek, “43 tarımsal sulama kooperatifin elektrik parasını belediye olarak ödüyoruz. Yeni kurulacak kooperatifler var onlara da aynı şekilde destek olacağız ve elektrik paralarını ödeyeceğiz. Hallerimizin koşullarının eksikliklerini görüyorum onların da iyileştirilmesi için gerekli çalışmaları başlattık” diye konuştu. TARIMA KALİFİYE ELEMAN Tarım sektöründeki kalifiyeli eleman sayısını arttırmak için Antalya Ticaret Borsası ile çalışmak istediklerini söyleyen Böcek, “Borsamızla meslek edindirme anlamında hem kalifiyeli eleman yetiştirmek için iş birliği yapmak istiyoruz” dedi. KADIN KOOPERATİFLERİNE AYRIMCILIK Kadın kooperatiflerine pozitif anlamda ayrıcalık yapacaklarını ifade eden Böcek, ekolojik tarım alanında eğitimler vereceklerini, üretilen ürünlerin satışı için de satış üniteleri oluşturacaklarını bildirdi. Böcek, “Sera yatırımlarında imar yönetimlerinden kaynaklanan sorunları çözerek ruhsat harç bedellerini azaltacağız” dedi. Organik tohum ve gübre desteği ve meyve fidesini yaygınlaştıracaklarını bildiren Başkan Böcek, “Üründe kaliteyi arttırmak için toprak ve yaprak analiz laboratuvarları açacağız. Antalya’ya özgü ürünlerin tescillerini sağlayarak coğrafi ürün işaretlemesi yaparak ürünün değerini arttıracağız” diye konuştu. HAYVANCILIĞA ÖZEL ÖNEM Üreticinin biyolojik mücadelede yetersiz kalmasından dolayı ürün kayıplarının yaşanmaması amacıyla üreticiye yardımcı olacaklarını söyleyen Böcek, tüm ilçelerde arıcılıkla ilgili eğitim destekleri vereceklerini kaydetti. Başkan Böcek, hayvansal üretimi artırmak amacıyla halk yemi hayata geçireceklerini bildirirken, ucuz et anlamında ilk olarak Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinde yer açacaklarını bildirdi. Hayvan pazarıyla ilgili ATB ile birlikte çalıştıklarını belirten Böcek, hayvan ölümlerini azaltmak için ahırların koşullarını düzeltecek buzağı üniteleri kuracaklarını bildirdi. KONSEY ÜYELERİNİ DİNLEDİ Toplantının basına kapalı bölümünde konseyi üyeleri tarımın sorunları çözüm önerileri ve taleplerini Muhittin Böcek’e iletti. Böcek de tarımın önemli bir sektör olduğun kırsal kalkınmada önemli bir sektör olduğunu belirterek, her türlü desteğe hazır olduklarını bildirdi. Toplantının sonunda ATB Başkanı Çandır, Muhittin Böcek’e Zeytinpark zeytinyağı takdim ederken, Böcek konsey üyeleriyle birlikte toplu fotoğraf çektirdi.  

Detaylar...

ATB EYLÜL AYI MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Eylül ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Abdullah İnan başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Stratejik sektör olan tarımın direncinin artırılması gerektiğini kaydeden Ali Çandır, TÜİK’in açıkladığı 2. çeyrek büyüme rakamlarına göre genel ekonominin beklentiye uygun olarak yüzde 1,5 küçülürken tarımın yüzde 3,4 büyüdüğünü belirtti. Son 20 yıllık geçmişiyle değerlendirildiğinde tarımın ekonominin kötüye gidişini frenleyen ve direncini artıran bir performans gösterdiğini söyleyen Çandır, “Ekonomimizin hızlandığı dönemlerde ise bu hızlanmadan payını yeterince alamamıştır” dedi. TARIM KANAATKAR VE MÜTEVAZİ Tarımsal üretim ve ticaretinin zor zamanlarda hatırlandığı ve öne çıktığına dikkat çeken Ali Çandır, tarımın faaliyetlerini her koşulda sürdürmeye kararlı bir sektör olduğunu vurguladı. Zorluklara karşı dirençli olan tarımın kanaatkar ve talepleri daha mütevazi olan bir sektör olduğunu belirten Çandır, şunları söyledi: “Bu 20 yıllık geçmişte girdi maliyetleri artışıyla ürün fiyatları artışı arasında hala aleyhimizde ciddi bir açıklık bulunmaktadır. Son 1 yılda da ürün fiyatlarındaki artış hızı, girdi maliyetlerindeki hızın altında kalmıştır. Yani tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan insanlarımız elde ettikleri gelirin çok büyük bir bölümünü tedarikçilerine devir etmektedir. Hatta bu devir öyle boyutlara ulaşmıştır ki tarımsal fiziki kapasite aynıyken faaliyetleri sürdürebilmek için daha fazla borçlanmak kredi kullanmak zorunda kalınmaktadır. Sizlerle paylaştığım bu gidişatın sektörümüz lehine düzeltilmesi için önerilerimizi ve taleplerimizi uzunca bir süredir ilgililerle paylaşmaktayız. Bunların bir kısmına olumlu tepkiler almış olsak da sürdürülebilir bir iyileşme için hala çok çalışmamız gerekmektedir.” Yurtdışı üretici enflasyonu rakamının aylık yüzde -1,41 ve yıllıkta ise yüzde -2,94 olarak ilan edilmesinin maliyet yükü itibariyle sektörü umutlandırdığını söyleyen Çandır, girdilerin önemli bir kısmının dövize bağlı olduğunu kaydetti. KREDİ KULLANIMI Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun Eylül ayında faizleri hızla düşürdüğünü kaydeden Çandır, şunları söyledi: “Temmuz ayındaki 425 baz puanlık indiriminin ardından eylül ayında 325 baz puanlık daha indirimde bulunmuştur. Böylece son üç ayda politika faizi 750 baz puan gibi ciddi oranda düşürülmüştür. Buna rağmen dövizde ciddi bir yükselişin yaşanmamasının iki önemli nedeni bulunmaktadır. Bunlardan ilki; küresel para politikalarının hızla gevşeme moduna girmesi olurken ikincisi ise eylül ayından itibaren enflasyonda baz etkisi dolayısıyla yaşanması beklenen düşüş eğilimi olmuştur. Bu politika faizi düşüşleri bir taraftan iş dünyası için diğer taraftan da tüketiciler için bir umut oluşturmuştur. Özellikle kamu bankaları liderliğinde düşük faizli kredi sağlama eğilimini görmekteyiz. Ancak bunun özel kesim bankacılığına yansımaları oldukça sınırlı kalmıştır. Öyle ki özel kesim bankacılığında yıllık kredi kullandırımı azalırken kamu bankalarında kredi kullandırımı artmıştır. Biz geçmiş dönem deneyimlerimizden biliyoruz ki ekonominin yüzde 5 civarında büyüyebilmesi için kredi hacminin yıllık yüzde 20 civarında artması gerekmektedir. Üstelik bu geçmiş dönem bilgisi şimdikine göre çok daha düşük enflasyon ortamında geçerliydi. Dolayısıyla konuya kredi büyümesi ile ekonomik büyüme ilişkisi itibariyle baktığımızda potansiyel büyümemizi destekleyecek bir kredi hacmi artışından çok uzaktayız. Potansiyel büyümeye ulaşmanın sağlıklı yoluysa tekrar kalıcı düşük enflasyon ortamını sağlamak ve bu ortamda kredi hacmini artırmanın yollarını bulmaktan geçmektedir.” SUSAM FİYATI MOTİVE ETTİ Antalya’nın yaklaşık 50 bin dekar alanda 3 bin 500 tonluk susam üretimiyle ülkenin susam alanlarının yüzde 19’unu, üretiminin ise yüzde 20’sini karşıladığını bildiren Çandır, susam hasadının başladığını, yerli susamın 15-16 TL aralığında ithal susamın ise 8-10 TL aralığında fiyatlandırıldığını belirtti. Geçen yıl bölgede faaliyet gösteren tarım kredi kooperatiflerinin susam almaya başlamasıyla fiyatta yüzde 40 düzeyinde artış yaşandığına işaret eden Çandır, “Bu artış özellikle Manavgat’taki üreticiyi motive etmiş ve daha fazla susam ekmesini sağlamıştır. Ancak dövize endeksli bulunan ilaç-gübre-mazot gibi girdiler ile işçi maliyetleri üretmenin cazibesini düşürmektedir. Üretimin cazip olabilmesi için verilen emek karşılığında yüzde 40-50’yi aşmayan maliyetlerle çalışılması gereklidir” dedi. Çandır, yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlı olduğumuz susam üretiminin geliştirilebilmesi bazı önerilerde bulundu. Çandır, kısa vadede susam desteklerinin artırılması ve aynı dönemde üretimi yapılan diğer ürünlerin desteklerinin azaltılması, toplu üretim-planlamayı motive eden desteklerin sunulması ve ardından makineli tarıma geçişe olanak sağlanması, susam üretiminde kullanılacak ilaç-gübre-mazot gibi girdi maliyetlerinin ciddi düzeyde sübvanse edilmesi, susam ve diğer tarım işlerinde çalışmayı cazip hale getirecek sosyal güvenlik uygulamalarının susam üretimini artıracağını bildirdi. SEKTÖRÜN TAKİPÇİSİYİZ Borsa’ya üye süt kooperatifleri ve zeytinyağı üretim tesisi sahipleriyle yapılan toplantılardaki ortak sorunları meclis üyeleriyle paylaşan Çandır, başta elektrik olmak üzere maliyetlerin geçen yıla oranla en az yüzde 50 düzeyinde arttığına dikkat çekti. Çandır, zeytinyağcıların tağşişli yağ, atık yönetimi ve zararlılarla mücadelenin yanı sıra fiyat konularında görüş alış verişinde bulunduğunu anımsattı. ATB Başkanı Çandır, süt kooperatiflerinin satış sonrası alacaklarındaki vadelerin uzaması, kalite ve standart nedeniyle süt sanayicileri tarafından fiyat kırma hacmindeki artışlar, süt satılan firmalardan yem alma mecburiyeti, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin “Halk Süt” projesinin biran evvel uygulamaya alınması ile çiğ sütün piyasaya arzının tamamen yasaklanması konularında görüş alış verişinde bulunduğunu belirtirken, “Üyelerimizin sorunlarının çözümü için gerek süt gerek zeytinyağı konularında faaliyetlerimizi sürdüreceğiz” dedi. KONSERVE KAPAĞI DOMATESLE AYNI FİYAT Çandır, Ekim’de yaş sebze sektörü konulu sektörel analiz toplantısı gerçekleştirmeyi planladıklarını bildirdi. Geçen üretim sezonunda artan yaş sebze fiyatları nedeniyle tüketicinin bu yıl kışlık salça ve sos gibi konserve yapımına rağbet ettiğini belirten Çandır, “Öyle ki piyasada konserve kapağı kalmadığı yönünde haberleri hep birlikte izledik. Neredeyse bir kilogram domates fiyatına 1 adet kapak satıldığını gördük. Önümüzdeki dönemde enflasyonda ve maliyetlerde bir düşüş olacağı beklentisi kamuoyunda hakimdir. Umuyoruz ki bu beklenti gerçekleşir ve başta domates olmak üzere yaş sebze fiyatlarında üreticinin kazandığı tüketicinin zorlanmayacağı fiyatları yaşarız” dedi. GEÇEN YIL SOĞAN BU YIL SARIMSAK Geçen yıl soğan fiyatının konuşulduğunu, bu yıl ise sarımsak fiyatının konuşulduğunu kaydeden Çandır, “Geçtiğimiz yıl birim fiyatlarının düşük olması nedeniyle ürünün daha az ekilmesi, iklim koşulları nedeniyle üretim bölgelerindeki ürünün azalması ve ithalat vergileri nedeniyle yaklaşık 100 bin ton civarında tüketimimiz olan sarımsak, kalitesine göre 25 ile 40 TL arasında fiyatlanmaktadır. Bu sorunun temeli iktisatta örümcek ağı teoremi olarak da adlandırılan üreticinin bir sonraki üretim döneminde yüksek fiyatlı ürünü üretme isteğidir. Çözümün ise toplu-üretim planlamasının yapılması ve bu planın uygulanması ile tarımsal desteklerin önceden açılanması ve zamanında ödenmesinden geçtiğini düşünmekteyiz” diye konuştu. Müşterek meslek komiteleri toplantılarında Borsa’nın önceki dönem başkanlarını ağırladıklarını belirten Çandır, “Doğru taşın üstüne doğru taşı koyma anlayışıyla ve ortak hareket etme kültürüyle Antalya tarımsal ticaretinin ve kentimizin gelişimi için faaliyetlerini sürdüren Borsamızda görev üstlenen tüm büyüklerimize ve arkadaşlarımıza kendi adıma ve yönetim kurulumuz adına bir kez daha teşekkürlerimi sunuyoruz. Aramızdan ayrılanları ise rahmetle anıyoruz” dedi. YÖREX DAVETİ 23 – 27 Ekim’de düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’le ilgili çalışmaların devam ettiğini belirten Çandır, “Fuarımızda şu an için 80 kentimizin katılımının kesinleştiğini sizlerle paylaşmak isterim. tarihlerinde doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yöresel ve coğrafi işaretli tüm zenginliklerin bir arada olacağı ve bu yıl 10. kez düzenleyeceğimiz fuarımıza tüm Antalyalıları ve o dönemde Antalya’da bulunacak herkesi bekliyoruz” dedi. Tarım sektörü temsilcilerinin yer aldığı Antalya Tarım Konseyi’nin bu ay Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i konuk edeceğini bildiren Çandır, toplantıya meclis ve komite üyelerini davet etti.  

Detaylar...

COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ZİRVESİ’NDE ANTALYA RÜZGARI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl ikincisi Ankara’da düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleşen Zirve’de Antalya Valiliği, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün işbirliğiyle Antalya standı açıldı. PİYAZ VE TAVŞAN YÜREĞİ ZEYTİNİ TANITTIK Zirveye Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB yönetim kurulu üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan ile Süleyman Ersan katıldı. Zirvede açılan Antalya standında coğrafi işaretli ürünler sergilenirken, katılımcılara tanıtımı yapıldı. Antalya standında, coğrafi işaretli Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, coğrafi işaretli Antalya Piyazı, bergamut ve turunç reçeli, Zeytinpark zeytinyağları ikram edilirken, coğrafi işaretli Karyağdı Armudu, Döşemealtı Halısı, Alanya Avokadosu, Finike Portakalı tanıtıldı. Zirve’de ayrıca 23-27 Ekim tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in de tanıtımı yapıldı. ANTALYA’YA YOĞUN İLGİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yöresel ürünlerin kırsal kalkınma, yerinde istihdam ve ekonomi için önemine dikkat çekerken, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’le ivme kazanan coğrafi işaretin yöresel ürünlerin ekonomik değerini artırdığını belirtti. Ankara Ticaret Odası öncülüğünde düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ne katılarak Antalya’nın yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünlerini tanıttıklarını belirten Çandır, “Antalya’nın yerel ürünlerinin ekonomik değerini artırmak için yoğun çaba sarf ediyoruz” dedi. Çandır, Zirve’de Antalya standının yoğun ilgi gördüğünü belirtti.  

Detaylar...