Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Nisan Mayıs 2020
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 34.231.21.83
Şuan 19 kişi online
Bugün 303 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 121917
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

BAŞKAN ÇANDIR, GENÇ İŞİNSANLARININ KONUĞU OLDU
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya İşinsanları Derneği’nin (ANTGİAD) online düzenlediği üye toplantısının konuğu oldu. ANTGİAD Başkanı Osman Sert, Dernek olarak koronavirüs günlerini üyeleriyle etkileşim halinde geçirdiklerini bildirirken, “Online toplantılarda üyelerimizle bir araya gelip ortak projeler geliştirdik, yeni fikirler üreterek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Tarımın Antalya için önemini vurgulayan Sert, bu dönem üyelerinin tarımla ilgili faaliyetlerini sürdürdüğünü, bazı üyelerinin ise tarıma yatırım yapmak istediğini bildirdi. Verimli bir toplantı olmasını dileyen Sert, “Ali Başkanıma bizlerle birlikte olduğu için çok teşekkür ediyorum” dedi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Kovid -19 sürecinde Antalya Ekonomisi” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Çandır, koronavirüsten etkilenen ekonomi ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Antalya’nın tarım potansiyelini anlattı. İnsanlığın bilmediği bir virüsle karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, “Kovid sonrasını görebilecek durumda henüz değiliz. Ancak Kovid ile birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Kovid sadece insanları değil, ülkeleri, bölgeleri, işletmeleri de test eden bir virüs oldu. Bünyeniz güçlüyse virüsü hissetmeden geçirebiliyorsunuz. Kovid’den herkes etkilenecek ancak herkes gücü oranında, sırtındaki yükü oranında virüse karşı mücadele edecek. Umuyoruz ki insanlık için zor olan bu dönem kısa sürede biter” diye konuştu. YENİ BAŞARI HİKAYESİNE İHTİYAÇ VAR Antalya ekonomisi ve tarımsal potansiyeliyle ilgili ANTGİAD üyelerine bilgi veren Çandır, Antalya’nın 1970’li yıllarda Türkiye’ye göre avantajlı bir il olduğunu ancak sonra bu avantajını yitirmeye başladığını bildirdi. Çandır, 1970-2002 yılları arısında yüzde 8’lik tarımsal büyüme performansı gösteren Antalya’nın 2003-2019 yılları arasında tarımsal büyümesinin yüzde 3.4’te kaldığına dikkat çekti. Antalya’nın 1980’li yıllarda turizm ve 1990’lı yıllarda örtüaltı tarımla yakaladığı başarı hikayesine yeni bir hikaye ekleyemediğine dikkat çeken Çandır, “Bizim yeni başarı hikayelerine ihtiyacımız var” dedi. Uluslararası ilişkilerde yaşanan krizler hariç Antalya’nın kriz dönemlerinden avantajlı çıktığını söyleyen Ali Çandır, Antalya’nın güçlü potansiyele sahip bir il olduğunu bunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. TARIMDA YENİDEN YAPILANMA ÖNERİSİ Bir dönem görmezden gelinen, sonra itibarsızlaştırılan tarımın hak ettiği yatırımı alamadığını bildiren Çandır, tarımın milli gelirdeki payının da gerilediğine dikkat çekti. Tarımda ihracatçı bir ülke olduğumuzu ancak tarımsal ihracatın karşı ülkelerin boşluğunu dolduran bir yapıda olduğunu belirten Çandır, “Tarımdaki ihracata baktığımızda durum vahim. Sezonumuz gereği boşluk dolduran bir yapımız var. Herhangi dönemde herhangi bir ülkede tarımsal üretimde sıkıntı çıkarsa oraya dolgu yapıyoruz. Bundan kurtulabilmek için hem pazar çeşitliliği yaratmamız gerekiyor hem de sezonu uzatmamız gerekiyor. Biz sadece örtü altında sezonluk ürünler üretiyoruz müşteri ile bağımız belli dönemlerin içerisinde kalıyor ve bitiyor. Bu bağı 12 aya yaymak için tarımda daha bölgesel düşünmemiz gerekiyor. Yaz ve kış iklimlerini düşünerek bir yapılanmaya gitmemiz gerekiyor” diye konuştu. Her ne kadar toprak zengini gibi görünsek de Antalya’da tarım alanlarının çok da geniş olmadığını bildiren Çandır, “Yüzölçümünün yüzde 21’i tarım toprağı iken yapılaşma ve başka sebeplerle ilimizin tarım toprağı yüzde 17’ye düştü. Tarım topraklarımız azalıyor” dedi. ÜRÜN DESENİNİ DEĞİŞTİRMELİYİZ Örtü altı tarımda yüzde 37’lik payla ülke genelinde lider olduğumuza dikkat çeken Çandır, ancak jeotermal seraların çoğalması ve devlet desteğiyle birlikte Antalya’nın bu avantajını kaybetmeye başladığını söyledi. Çandır, “İklimsel koşullardan elde ettiğimiz avantajımız yavaş yavaş kaybolmaya başlıyor. Bu nedenle ürün desenini değiştirmemiz gerekiyor. Yükte hafif pahada ağır ürünlere doğru tarımımızı evirmemiz gerekiyor. Tarımın önemli bir dönüşüme ihtiyacı var” diye konuştu. SUYU AKIŞINA BIRAKMAYALIM Özellikle ticarette dijital bir dönemin yaşandığına dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, tarımda da buna önem verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Tarımsal ürünlerde standardizasyon, planlama ve veri kullanımının önemini vurgulayan Çandır, “Suyun akışına kendimizi bırakmak yerine gelişmelere göre uzun vadeli planlamalar yapmamız gerekiyor. Kent olarak geleceğimize daha çok odaklanmamız, yaşanan olumsuzlukları lehimize çevireceğimiz bir dönemdeyiz” diye konuştu. Salgın sonrası hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını vurgulayan Çandır, insanların değişeceğini, işlerin değişeceğini, tüketim alışkanlıkları ve ticaretin değişeceğini vurguladı. Başkan Çandır daha sonra ANTGİAD üyelerinin sorularını yanıtladı. Çandır, ANTGİAD Yönetimine davetleri nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR`DAN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Ramazan Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Manevi duyguların yoğun olarak yaşandığı Ramazan Bayramı’nı bu yıl Koronavirüs nedeniyle mesafeleri koruyarak kutlayacağız. Bu Bayramı, sevdiklerimizle kucaklaşmadan geçireceğiz. Ancak önemli olan onları hatırlamamız, telefondan da olsa onlara en güzel duygularımızı ifade etmemizdir. Bayram coşkusunu evimizde sevdiklerimizle kutlayalım. Maneviyatı yüksek günlerde nefrete yer yoktur, kırgınlıkları unuttuğumuz bir bayram yaşayalım. Birbirimizi kucaklayacağımız, güzellikleri paylaşacağımız bayramlara ulaşmamız dileğiyle, Ramazan Bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum. Bayramın insanlığa sağlık, barış, mutluluk getirmesini diliyorum.”  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR’DAN 19 MAYIS MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı mesajı: “Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesinin meşalesini yaktığı Samsun’a ayak basmasının 101. yılını kutluyoruz. Topraklarını kaybeden, siyasi ve ekonomik abluka altına alınan ülke ya geleceğini kuracak ya da tarih sayfalarında yerini alacaktı. Türk milleti Ata’sının önderliğinde, yaşamayı ve geleceğini kurmayı seçti. Var olma mücadelemizin kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, manda ya da himaye ikileminde gidip gelen anlayışı gömerek tam bağımsızlık hedefiyle yepyeni bir ülkenin temellerini attı. 19 Mayıs, kurtuluş tohumlarının atıldığı gündür. Ata’mız kurtuluş savaşını zaferle sonuçlandırdıktan sonra yeni Türkiye’nin ayaklarını sağlam temellere oturtmak için çok önemli devrimler gerçekleştirdi. Bu devrimleri ise gelecek olarak gördüğü gençliğe emanet etti. Güçlü potansiyeliyle gençliğimiz bu devrimlere sonuna kadar sahip çıkacaktır. Üreten, demokrasi ve insan haklarına sonuna kadar sahip çıkan, hukukun üstünlüğüne inanan gençlerimiz, Ata’mızın “muasır medeniyet” hedefine ülkemizi taşıyacaktır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum. Milli mücadelenin kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, vatanımız için canını feda etmiş şehitlerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyorum.”  

Detaylar...

TARIM YAZARLARINDAN ORTAK ÇAĞRI “ÜRETİME SAHİP ÇIKALIM”
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Tarım Yazarları Ali Ekber Yıldırım, İrfan Donat ve Galip Umut Özdil’i online düzenlediği Tarım Sohbetleri webinarında konuk etti. Borsa, ilk kez bir yayında üç tarım yazarını biraraya getirdi. “Tarım Objektif Bakış” başlıklı webinara katılan tarım yazarları, tarımın önemini vurgularken, yaşanan koronavirüs salgınının tarımın ne kadar stratejik bir sektör olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Bu dönem Türkiye’nin tarım ve gıdada çok büyük fırsat ve avantajlara sahip olduğunu söyleyen tarım yazarları, bunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantının açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, itibarsızlaştırılan tarıma itibar kazandırmak, tarımı gündemde tutabilmek, tarımda üreten insanlara destek olabilmek için olağanüstü çaba gösteren, zor dönemde tarımın sesi olan tarım yazarlarına teşekkür etti. KENDİ KENDİNE YETMEK Toplantının moderatörlüğünü yapan Umut Özdil, tarım ve gıdada kendi kendine yeterliliğin önemli olduğunu belirtirken, özellikle tahıl ve bakliyatın merkezi olan ülkemizin bu ürünlerde ithalat politikası izlemesinin anlaşılamaz olduğunu söyledi. Özdil, “Tarımda ve gıdada kendi kendimize nasıl yeter hale geliriz, üreticiyi tarlada nasıl tutarızın cevabını bulmak zorundayız. Bu dönem üretime sahip çıkarsak tarımın geleceğinden söz edebiliriz” dedi. Üreten çiftçinin ürünün pazarlama konusunda kaygıları olduğunu belirten Özdil, bu kaygıların giderilmesi gerektiğini ifade etti. PARA KAZANAN ÜRETİCİ ARAZİSİNİ BOŞ BIRAKMAZ Ali Ekber Yıldırım, insanlığın yeni salgın dalgalarıyla karşı karşıya kalabileceğini söylerken, Türkiye dahil bütün ülkelerin kendi potansiyelini değerlendirme konusunda daha duyarlı hale geldiğini kaydetti. Önümüzde ciddi bir belirsizlik dönemi olduğunu belirten Yıldırım, kısa, orta ve uzun vadeli alternatifli iş planlarının yapılması gerektiğini bildirdi. Yıldırım, “Koronavirüs bir kez daha gösterdi ki Türkiye gerçekten tarım ve gıda konusunda çok büyük fırsatlara, çok büyük avantajlara sahip. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ekilmedik bir karış toprak bırakmayın” sözünü anımsatan Yıldırım, 4 milyon hektar tarım arazisinin boş durduğuna dikkat çekti. Yıldırım, para kazanan üreticinin arazisini boş bırakmayacağını söyledi. Yıldırım, tarımsal üretimin planlama, girdi maliyetlerinin azaltılması, doğru desteklemeler, sulama gibi altyapı çalışmaları, ıslah çalışmalarıyla artırabileceğini belirtirken, “Türkiye’nin potansiyeli yüksek ama bunu değerlendirebilecek politikalar ve uygulamalara ihtiyaç var” dedi. TEMBELLİĞE DEĞİL ÜRETİME YÖNLENDİRECEK DESTEK ŞART İrfan Donat, tarım sektörünün gıdaya ulaşım zorlaşınca ve ürünler pahalı hale gelince gündeme geldiğini belirterek, “Gıdada risk olmasa da, fiyatta sıkıntı olmasa da tarım ve gıdayı konuşmaya devam etmeliyiz” dedi. İnsanların kriz anında otomobil, kıyafet gibi ürünlere yönelmediğini, gıdaya erişmeye çalıştığına dikkat çeken Donat, “Tarımın stratejik olduğunu yaşayarak gördük. Tarıma bakış açımızı değiştirmeliyiz” diye konuştu. Tarımsal verilerin sıkıntılı olduğunu söyleyen Donat, doğru verilerle doğru analizlerin yapılabileceğini vurguladı. 22.1 milyar liralık tarım destekleme bütçesinin az olmadığını ancak etki analizi yapılarak destekleme modellerinin mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Donat, “Çiftçiyi tembelliğe değil üretime yönlendirecek desteklemelere ihtiyaç var” dedi. Tarımsal üretimin ithalata dayalı olduğunu belirten Donat, oynak kurdan dolayı üreticinin motive olamadığını kaydetti.  

Detaylar...

HASAT ÖNCESİ BUĞDAY TOPLANTISI
Antalya Ticaret Borsası, Hasat Öncesi Hububat Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül başkanlığında online yapılan toplantıya, ATB 1. Meslek Komitesi üyeleri, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Elmalı Ziraat Odası, Manavgat Ziraat Odası, Muratpaşa Ziraat Odası, ANTBİRLİK’ten temsilciler katıldı. Halil Bülbül, Koronavirüsün buğdayın önemini bir kere daha hatırlattığını belirterek, “Bu dönemde insanların yaptığı ilk iş markete giderek un, bulgur ve makarna almak oldu. Buğday bizim için temel besin maddesidir” dedi. Bülbül, Borsa olarak buğdayda verim ve kaliteyi artırmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Bülbül, yeni hasat döneminin hayırlı olmasını diledi. BUĞDAY ÜRETİM ALANIMIZ DARALIYOR Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, Koronavirüsün buğdayın insanlık için ne kadar stratejik bir ürün olduğunu gösterdiğini söylerken, “Buğday son derece sağlıklı, gerekli, stratejik bir üründür” dedi. Bu kadar önemli bir ürünün ekim alanlarının her geçen yıl daraldığına dikkat çeken Akar, 2000 yılında 9.4 milyon hektar alanda buğday üretilirken, 2015 yılında bu alanın 7.8 milyon hektara düştüğünü, 2019 yılında ise 6.8 milyon hektara kadar gerilediğini bildirdi. Akar, “Buğday ekim alanımız 2000’den bu yana yaklaşık 3 milyon hektar azaldı. Bizim için bu kadar stratejik olan ürünün ekim alanının giderek azalması kaygı verici” diye konuştu. Buğday üretim alanı azalıyorsa birim alandan elde edilen verimin artırılması gerektiğini söyleyen Akar, Türkiye’nin dekar başına elde edilen verimin düşük olduğunu bildirdi. Akar, gübreleme, sulamanın doğru yöntem ve zamanlama ile yapılmasıyla buğdayda verim ve kalitenin artacağını vurguladı. Akar, “Kaliteli hammadde ürettiğimiz gün hem çiftçi hem sanayici mutlu olacaktır. Yurtdışından buğday ithaline gerek kalmayacaktır” dedi. DANE KAYBI ÖNLENMELİ Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) Müdür Yardımcısı Mustafa Soysal, buğdayın tahıl bitkileri içerisinde çok üretilen ve çok tüketilen ürün olduğunu belirtirken, “Buğdayın tarladaki son yolculuğu hasat. Hasatta dane kaybı en büyük sorun. Kayıp kontrol altına alınmalı. Hasat sırasında dane kaybı oranı maalesef yüzde 2 düzeyinde. Biçerdöverciler hasat yapılırken daha hassas davranmalı, mahsulü kaybetmeden ambara koymalıyız” diye konuştu. BUĞDAY ALIM FİYATI MEMNU ETTİ ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, açıklanan buğday alım fiyatlarının tatmin edici olduğunu bildirdi. Büyükselçuk, “Geçen yıla göre yüzde 22’lik artış var. Açıklanan enflasyonun 2 katı kadar bir artış sözkonusu. Sanayici buğday fiyatının artmasına sevinir. Çünkü üretici para kazanırsa daha çok üretir” dedi. ERKEN VE TOPRAKLI HASAT SORUN ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Murat Köseoğlu, buğdayda erken hasadın en büyük sorun olduğunu bildirdi. Köseoğlu, “Biçerdöverci bir an önce buğdayı biçip gitmek istiyor. Erken hasat buğdayda kaliteyi düşürüyor. Bir de sap almak kaygısıyla topraklı biçim yapılıyor Hasatta biçerdövercilere büyük sorumluluk düşüyor” dedi. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya’da buğday ekim alanlarının azaldığını belirterek, çiftçinin girdi maliyetleri azaltılarak tekrar üretime döndürülmesi gerektiğini söyledi. ATSO 4. Grup Meslek Komitesi Üyesi Eşref Demirörs, “Daralan ekonomide tek çıkış yolumuz tarım” derken, girdi maliyetlerinin azaltılmasıyla çiftçinin üretime yönelebileceğini söyledi.  

Detaylar...

TARIMDA FIRSAT DÖNEMİNDEYİZ
  Antalya Ticaret Borsası’nın “Tarım Sohbetleri” programının konuğu olan TOBB ETÜ Rektörü ve TEPAV İcra Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, koronavirüs nedeniyle bir çok sektörün kendini gözden geçirmeye başladığını belirterek, tarımda reform için bu dönemin iyi bir fırsat olduğunu söyledi. TOBB ETÜ Rektörü ve TEPAV İcra Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, Antalya Ticaret Borsası’nın online düzenlediği ve YouTube’den canlı yayınlanan ‘Salgın ve Ekonomide Yeni Normal’ konulu Tarım Sohbetleri’nin konuğu oldu. Toplantıya Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin’in yanı sıra ATB üyeleri katıldı. KARANLIKTA YOL BULMAYA ÇALIŞIYORUZ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiyi derinden etkileyen koronavirüsün büyük bir belirsizliği de beraberinde getirdiğini kaydederken, “Karanlıkta yol bulmaya çalışıyoruz” dedi. Çandır, koronavirüsün tarımın stratejik bir sektör olduğunu bir kere daha gösterdiğini söyledi. Yıllardır ihmal edilen, itibarsızlaştırılan tarım sektörünün itibarını kazanmak için büyük bir şans yakaladığını ifade eden Çandır, bu dönemin tarımda reform yapmak için değerlendirilebileceğini kaydetti. “Tarım gözardı edilemez, mutlaka desteklenmeli” diyen Çandır, yapılan destek ve teşviklerin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Çandır, “Üreticiye alan desteği mi, ürün desteği mi yoksa kırsalı ayakta tutmaya yönelik bir destek programı mı yapmak lazım, bu gözden geçirilmeli” dedi. Borsa olarak bu zorlu dönemde tarımın, ekonominin ayakta kalması için üyelerinden gelen talepleri ilgili kurum ve kuruluşlara ilettiklerini ve lobi faaliyeti yürüttüklerini bildiren Çandır, “Borsa olarak üyelerimizin yanındayız” dedi. VERİ OLMADAN YOLUMUZU BULAMAYIZ ATSO Başkanı Davut Çetin, bu dönemi doğru analiz edebilmek ve iyi bir yol çizebilmek için işsizlik, üretim, ihracat gibi güncel verilere ihtiyaç olduğunu söyledi. İşsizlik, üretim, ticaret, ihracat rakamların güncel olmadığını, üç ay öncesinin rakamlarıyla doğru analiz yapmanın ve yol bulmanın mümkün olmadığını ifade eden Çetin, “Verilerle ilgili ciddi sıkıntılar var” dedi. Özel sektörün bu zorlu süreci ayakta kalarak atlamaya çalıştığını kaydeden Çetin, verilen devlet desteklerinin de beklentinin altında kaldığın ifade etti. KARANLIKTA YOL BULMAYA ÇALIŞIYORUZ ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Borsa olarak bu zorlu dönemde tarımın ,ekonominin ayakta kalması için bir girişimde bulunduklarını söyledi. “Karanlıkta yol bulmaya çalışıyoruz” diyen Çandır, itibarsızlaştırılan tarım sektörünün böyle zor bir dönemde itibarını kazanmak için büyük bir şans yakaladığını ifade etti. VERİ OLMADAN YOLUMUZU BULAMAYIZ ATSO Başkanı Davut Çetin de bu dönemi analiz edebilmek ve doğru yol çizebilmek için ihtiyaç olan verilerin eksikliğine dikkat çekti. “Verilerle ilgili ciddi sıkıntılar var” diyen Çetin, verilerin kamu tarafından güncel olarak paylaşılmasını istedi. VİRÜS DEĞİL ÖNEM ALINMAMASI EKONOMİYİ DARALTIR TOBB ETÜ Rektörü ve TEPAV İcra Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, belirsizlik dönemlerinin esneklik getirdiğini belirterek, üretimi başlatma, lojistik toparlanma için plan yapma zamanı olduğunu kaydetti. Normalleşmenin kademeli gerçekleşeceğini vurgulayan Sak, bu dönemin güven duygusuyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Koronavirüsün değil alınan önlemlerin olumsuz ekonomik sonuçları beraberinde getirdiğine dikkat çeken Sak, talep düşüşüne karşı önlem alınmaması ve karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ekonomide derin bir daralma ve istihdam kaybı olacağını vurguladı. Salgının 1 yıl sürmesi halinde sağlık dışındaki tüm diğer sektörlerin ciddi bir daralmayla karşı karşıya kalacağını söyleyen Prof. Dr. Güven Sak, sektörlerin bu dönem ciddi bir desteğe ihtiyacı olduğunu kaydetti. Sak, “Ekonominin önünü açacak tedbirlere ihtiyacımız var” dedi. FIRSATLARA ODAKLANALIM Bu dönemin fırsatlarına değinen Sak, “İhmal ettiğimiz reform gündemine geri dönmekten başka çaremiz yok” dedi. Sak, iklim değişikliğinin gündeme alınması dijitalleşme fırsatının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tarımla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Güven Sak, virüs bir yıl daha sürerse tarımda yatırım yapılacak çok alan olduğunu kaydetti. Bu dönem yerelde örgütlenmenin önemli olduğunu vurgulayan Sak, “Şehirler bir araya gelerek kendi geleceklerini yol haritasını çıkarmaya karar verebilirler. Rekabet gücünü artırmak için bir fırsat dönemindeyiz. Dijitalleşmeyle ilgili imkanları nasıl kullanabileceğimizi daha fazla düşündüğümüz bir dönemdeyiz. Böyle zor dönemde yeni yolların farkına varmamız lazım. Çözemediğimiz sorunları şimdi gündeme getirmenin tam zamanı. Depolamadan paketlemeye, küçük işletmeleri nasıl bir araya getireceğimizi beraber düşünüyor olmamız lazım. Üretimde verimliliği artırmalıyız. Tarımı daha fazla nasıl verimli hale getirebilirize doğru odaklanmamız gerekiyor” diye konuştu.    

Detaylar...

ATB MART VE NİSAN MECLİSİNİ ELEKTRONİK ORTAMDA YAPTI
Antalya Ticaret Borsası Mart ve Nisan ayı Meclis Toplantıları, elektronik ortamda Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında gerçekleştirildi. Erdoğan Ekinci, koronavirüs nedeniyle alınan sağlık önlemleri kapsamında ertelenen Mart ayı Meclisi ile Nisan meclis toplantılarını birlikte yaptıklarını belirtti. Çin’de ortaya çıkan ve ölümlere yol açan koronavirüsün tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi hem halk sağlığı hem de ekonomik yönden olumsuz etkilediğine dikkat çeken Meclis Başkanı Ekinci, “Virüs nedeniyle hayatına kaybeden tüm insanlara ve hemşerilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum. Hastalıkla mücadele eden herkese de acil şifalar diliyorum. Hep birlikte zor zamanlardan geçiyoruz. Bütün duamız bu dönemin en az can kaybı ve hasarla geçmesidir. Umarız kayıplarımız daha fazla artmadan bu zorlu dönemi biran evvel atlatırız” diye konuştu. Meclis Başkanı Ekinci, bu dönemde fedakarca çalışan sağlık çalışanlarına, serasında, tarlasında üretim yapan çiftçilere ve besicilere, girdi sağlayan tedarikçisinden lojistiği gerçekleştiren şoförlere kadar tarımsal ticareti aksatmayan herkese teşekkür etti. Erdoğan, TBMM’nin açılışının 100’üncü yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlarken, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diledi. ÇANDIR, TARIMI VE EKONOMİYİ DEĞERLENDİRDİ Meclis’te Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, koronavirüsten etkilenen tarıma ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, virüsün etkilerinin azaltılması için yaptıkları çalışmalar hakkında üyelere bilgi verdi. Şubat ayı toplantısında koronavirüs salgınının İran’da görülmesiyle teyakkuzda olunması gerektiği uyarısında bulunduğunu anımsatan Çandır, “Nitekim 15 gün gibi kısa bir süre sonra 11 Mart tarihinde ülkemizde de ilk vakanın görülmesiyle tarımdan ticarete, sanayiden turizme, eğitimden sosyal hayata ve inşaattan ulaşıma kadar tüm sektörlerde ciddi hasarlar oluştu” dedi. 2020 YILI BEKLENTİLERİ GEÇERSİZ KALDI 2020 yılı için beklentilerin tamamen geçersiz kaldığını söyleyen Çandır, virüsün sağlığın yanında tüm sektörler üzerinde ani duruş etkisi yarattığını kaydetti. Her ne kadar belli bir durağanlıkla seyrini sürdürse de salgına karşı önlemlerin gevşetilmemesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Salgının sağlığımızı tehdit düzeyi bir zirve yapmış ve belirli bir durağanlıkla seyrini sürdürmektedir. Dolayısıyla, uyguladığımız tedbirlerle kontrol altına alınmaya başlanılan salgına karşı dikkatimizi en üst düzeyde tutmalıyız. Çünkü hala bir aşı ve tedavi kesinliği yok. Virüs insandan insana çok kolay ve hızlı bulaşmaya devam ediyor. Tüm bu gerçekleri göz ardı etmeden artık ekonomiyi ve işimizi-gücümüzü de dikkate almalıyız” diye konuştu. VİRÜSLE YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ Koronavirüsle yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini kaydeden Çandır, tüm sektörlerin hijyen ve sosyal mesafeye dikkat ederek üretim faaliyetlerini sürdürmesi gerektiğini söyledi. Çandır, “Özellikle hizmet ve sanayi sektörlerinde mesafe konusu doğrudan kapasite düşürücü ve maliyet artırıcı etki yaratmaktadır. Bu konuda tarım sektörü, işinin doğası gereği bir kolaylığa sahip bulunmaktadır. Bizler zaten mesafeli çalışmayı özendiren bir yapıdayız. Sektörümüz için acilen ve hızla uygulanması gereken konulardan biri de üretim artışını özendirici tedbirlerdir. Uzun bir süredir sözü edilen hazine arazilerinin tarımın içinde bulunan meslektaşlarımıza tarımsal faaliyet için hızla tahsis edilmeye başlanması daha bir önem kazanmıştır” diye konuştu. TARIM DİJİTALE AYAK UYDURMALI Tarım sektörünün dijital çağa ayak uydurmasının zorunluluk olduğunu ifade eden Ali Çandır, şunları söyledi: “Açıkçası işin üretim kısmında sahip olduğumuz doğal kaynaklar ve işgücü maliyetleri ile mekanizasyon ve akıllı teknoloji kullanım maliyetlerini karşılaştırdığımızda alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz zor. Ancak başlangıç aşamasında çevirimiçi (Online, e-, web) pazarlama ve satış konusunda hızlı karar vermeli ve zaman kaybetmeden mesafe kat etmeliyiz. Değişmemiz ve alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz biraz zaman alabilir. Ancak değişen koşullara ve yeni usule de ayak uydurmak zorundayız. Hububat gibi raf ömrü uzun, belirli standartlarda üretmenin kolay olduğu ve sertifikalı üretime dayanan bazı ürünlerde ülke olarak kısmen ayak uydurduk. Ancak bunu geliştirmeliyiz. Raf ömrü kısa, standartlara uyumu meşakkatli ve sertifikasyonu nispi olarak zor olan diğer ürünlerde de uyum için kendimizi daha fazla zorlamalıyız. Bu konuda Borsa olarak Ur-Ge projemiz kapsamında bazı çalışmalarımız oldu ve olmaya da devam edecek. Önümüzdeki günlerde yeterli talebin oluşması durumunda tüm üyelerimize açık olacak online eğitimlere de başlamayı düşüyoruz. Umarım yeterli sayıyı yakalar ve çağın gerisinde kalmayız.” TARIM STRATEJİK VURGUSU Yaşanan dönemde tarımın stratejik bir sektör olduğunu bir daha gösterdiğini söyleyen Çandır, ”Tedarikinden üretimine ve işlemesinden lojistiğine kadar tam bir stratejik değer zinciridir. Nitekim uzunca bir süredir ihmal edilen tarımın önemi de adeta yeniden keşfediliyor. Kendi kendine yetmenin ne kadar önemli olduğu tüm devletler tarafından net bir biçimde anlaşılıyor” dedi. Yaşananların tarımın stratejik sektör olarak kabul edip, korumaya alınması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade eden Çandır, şunları söyledi: “Şimdiye kadar tarıma stratejik sektör tanımı yapmada ve bu tanımın gerektirdiği pozitif ayrımcılığı sağlamada başarısız kalınmış olsa da şimdi önemli olan bu tanımın artık bir sektörel konu olmaktan çıkıp uluslararası bir konu haline geldiğini görmektir. Önümüzde özellikle tarımla ilgili tüm faaliyetler konusunda tam bir ulusal korumacılık kalkanının olacağı gerçeği durmaktadır. Bir an önce memleketimizin tarımını, tam bir değer zinciri olarak görüp stratejik sektör statüsünde koruma altına almalıyız ve pozitif ayrımcılık yapmalıyız. Eğer bu gerekliliği yerine getirebilirsek kesinlikle göreceğimiz sonuç; üretimde katlayan artış, maliyetlerde düşüş ve küresel rekabette avantaj sağlamak olacaktır.” Antalya Ticaret Borsası olarak koronavirüsün sektör üzerine etkilerini azaltmak için çok sayıda girişimde bulunduklarını anlatan Çandır, üyelerden gelen sorun ve taleplerin TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkloğlu, Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ve tüm ilgililerle paylaştıklarını bildirdi. Çandır, yerel düzeydeki problemlerin de Vali Münir Karaloğlu ve ilgili müdür ve yetkililerle paylaştıklarını söylerken, “Hemen belirtmeliyim ki hepsinden büyük ilgi ve olumlu tepkiler gördüm. Bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. BORSA, ÜYELERİNİN YANINDA Çandır, yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “Koronavirüs sonrası meslek komiteleri üyelerimizle, kentimiz süs bitkileri sektöründe yer alan paydaşlarla ve Antalya Tarım Konseyi üyelerimizle görüşmelerde bulunduk. Anketler ve raporlar hazırladık. İlgili raporlarımızı hızlı bir biçimde tarım, ticaret, dışişleri bakanlarımız, Antalya milletvekillerimiz ve TOBB başkanımız ile paylaştık. Talep ve önerilerimizden bazıları sizlerinde takip ettiği gibi karşılık buldu. Henüz bulmayanları ise takip ediyoruz. Bu taleplerimizin başında koşulsuz şartsız tüm üreticilerin en az iki yıl olacak biçimde kredi ödemelerinin ertelenmesi geliyor. Bu talebimiz vadesi gelen ödemeler için önce iki ay, pazartesi günü ise 6 ay ertelenme olarak gerçekleşti. Ancak biz yinede 2 yıl olması lobi faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. Üretim sezonu öncesi çeşitli girdilerin devlet tarafından üreticilere hibe edilmesi ise bir diğer önerimizdi. Bu konuda çeşitli ürünlerin tohumlarının 21 ilde dağıtımı metodu izlendi. Ancak kentimizi yakından ilgilendiren fide ve diğer girdilerin üreticilere hibe edilmesi için talebimizin takipçisi olacağız. Kesme çiçek sektörü için “Koronavirüs Tazminatı” talep etmiştik. Henüz olumlu bir sonuç alamadık. Ancak ısrarla takip etmeye ve bulunduğunuz her ortamda dile getirmeye devam ediyoruz. 2019 yılı süt primi desteklerinin acilen ödenmesini talep etmiştik. Talebimiz gerçekleşti. Ancak artan yem fiyatları nedeniyle sektörel zorlukların devam ettiğini de unutmamız gerekir. Ürünlerimizin nakliyesini sağlayan şoför arkadaşlarımızın vize işlemlerinin önceliklendirilmesi ve tampon bölge gibi taleplerimizde karşılık buldu. Teşekkür ederiz. Uçak kargo fiyatlarının düşürülmesi ve sektörümüzün mücbir sebep kapsamına alınması gibi taleplerimizin de takipçisi olmaya devam edeceğiz. Burada belirttiğim ve raporumuzda da yer alan taleplerimiz, sektörümüzün direncini koruması bakımından hayati derecede önemlidir. Umarım en kısa sürede uygulamaya alınır.” LOBİ FAALİYETİNDE BULUNDUK Koronavirüs nedeniyle planlanan bazı toplantı ve eğitimlerin ertelendiğini belirten Başkan Çandır, 2 aylık dönemde yaptıklarını şöyle özetledi: “Sektörümüzün sorunlarının çözümü için lobi faaliyetlerinde bulunduk. Üretime ara vermenin söz konusu olmayacak sektörümüz için, sokağa çıkma yasağı ve çalışma saatleri gibi düzenlemelerde aktif bir rol üstlendik. Tarımsal faaliyetlerin aksamaması için hoşgörü gösteren ve emek sarf eden; Valimiz Sayın Münir Karaloğlu’na, İl Jandarma Komutanımız Tuğgeneral Sayın Tekin Aktemur’a, İl Emniyet Müdürümüz Sayın Mehmet Murat Ulucan’a ve Tarım ve Orman İl Müdürümüz Sayın Gökhan Karaca’ya ve kurumlarımıza teşekkürü borç biliriz. Bakanlarımız, Valimiz, TOBB Başkanımız, Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarımız ve yerel yöneticilerimizle sık sık web tabanlı bir araya gelerek üyelerimizin sorunlarını aktardık. TOBB Nefes Kredisi’ne 3. kez başlattık. Borsamız üyesi ancak şahıs işletmesi olan üyelerimizin Halk Bankası’nın ‘Can Suyu’ paketinden yararlanmasını sağladık. Yazılı ve görsel medyada Borsamız görüşlerini dile getirerek kamuoyunu bilgilendirmeye ve taleplerimizi yinelemeye devam ettik.” Çandır, TBMM’nin açılışının 100’üncü yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlarken, “Bundan tam bir asır önce “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek Büyük Millet Meclisimizi kuran ve bugünün temellerini atan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile şehitlerimiz ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun” dedi. İHTİYAÇ SAHİPLERİNİN YANINDAYIZ Çandır, Borsa olarak her yıl TOBB’un da katkılarıyla hazırladıkları ve üyeler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıkları gıda yardımlarını bu yıl Koronavirüs nedeniyle Valilik ve Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla ilettiklerini kaydetti. “Ramazan ayının dayanışmanın en üst seviyede yaşadığımız günler olduğunu vurgulayan Çandır, “Bu yıl bireysel yardımlarımızı da bütçemizin elverdiği oranda artırmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. Ramazan ayının ülkemiz ve dünyaya sağlık getirmesini dileyen Çandır, “Sorunlarımızın giderek azaldığı ve yok olduğu bir bayram geçirmemiz temennisi ile hepinizin bayramını şimdiden kutluyorum” diye konuştu. Meclis’te üyeler koronavirüsten etkilenen sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

NEFES KREDİSİ BAŞVURULARI ANTALYA’DA BAŞLADI
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, oda ve borsaların katkılarıyla kullanıma sunulan “TOBB Nefes Kredisi”yle ilgili Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda toplantı yapıldı. Toplantıya Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve Denizbank Antalya Bölge Müdürü Adnan Aykın katıldı. Toplantıda ATSO Başkanı Davut Çetin, finansman bulmakta zorluk çeken işletmeler için 27 Nisan’dan itibaren TOBB Nefes Kredisi’nin devreye girdiğini belirterek “Antalya’daki 2018 yılı cirosu 3 milyon lirayı geçmeyen üyelerimize 50 bin TL kredi verilecek. Böylelikle finansman sıkıntısı çeken üyelerimiz bir nebze olsun bu zorluğu giderebilecek.” dedi. Davut Çetin, krediye tüm sektörlerin başvuracağını belirterek şunları söyledi: “Nefes kredisinde vergi-SGK borcu yoktur yazısı istenmeyecek. İlave maddi teminat olmayacak. 50 bin lira kredi için 150 TL banka masrafı dışında ek masraf olmayacak. KGF kefaleti için mevzuat gereği %0,75 komisyon alınacak. Üyelerimiz Odamızdan alacakları Üye Belgeleri ile (Üyelerimiz belgelerini Odamıza gelmeden online olarak alabilirler) Denizbank Şubeleri ’ne başvurabilecekler. Yıllık faizi 7.5 oranında belirlenen kredinin 2020’de anapara ve faiz ödemesi bulunmayacak. Geri ödemeler 2021 yılında 12 eşit taksitte yapılacak.” Başkan Çetin, Nefes Kredisi’ne destek veren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ve Bölge Müdürü Adnan Aykın’a Antalya iş dünyası adına teşekkür etti. SIKINTIDA OLAN ÜYELERİMİZİN YANINDAYIZ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, korona virüs nedeniyle dünyada yaşanan ekonomik sıkıntıdan tüm sektörler gibi tarım sektörünün de etkilendiğini belirterek, finansmana erişimde sıkıntı yaşayan Borsa üyeleri için Nefes Kredisi’ni devreye koyduklarını söyledi. Çandır, Borsa üyelerinin Borsa`dan alacakları üyelik belgesi ile Denizbank şubelerine başvurabileceklerini belirtti. Başkan Çandır, “Bu projeye destek olan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ve Bölge Müdürü Adnan Aykın’a Antalya tarım sektörü adına teşekkür ediyorum” dedi. Denizbank Bölge Müdürü Adnan Aykın ise Nefes Kredisi ile ilgili yaptığı değerlendirmede Antalyalı KOBİ’lerin yanında olmaktan gurur duyduklarını belirterek: ”TOBB Nefes Kredisini hayata geçiren banka olmaktan mutluluk duyuyoruz. Antalya iş dünyasına hayırlı olsun” dedi. Aykın, Denizbank şubelerinin çalışma saatlerinin bu kampanya süresince yeniden düzenlendiğini belirterek, “Nefes Kredisi kampanyası süresince yoğunluğu azaltmak ve müşterilerimize daha sağlıklı hizmet verebilmek amacıyla şubelerimizdeki çalışma saatleri 09.00 – 17.00 arasında olacak şekilde yeniden düzenlendi” dedi.  

Detaylar...

BORSA, ÜYELERİNE NEFES ALDIRACAK
Antalya Ticaret Borsası(ATB), koronavirüs nedeniyle ekonomik darboğaza giren üyelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde uygulamaya konan Nefes Kredisini kullanıma sundu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Koronavirüs nedeniyle dünyada yaşanan ekonomik sıkıntıdan tüm sektörler gibi tarım sektörünün de nasibini aldığını belirterek, Borsa üyelerinin finansmana erişimde sıkıntı yaşadığına dikkat çekti. Ekonomik darboğazda olan üyelerini biraz olsun rahatlatmak için Nefes Kredisini devreye koyduklarını kaydeden Çandır, cirosu 25 milyonun altında olan küçük işletmelerin Borsa’dan alacakları üyelik belgesi ile Denizbank şubelerine başvurabileceğini bildirdi. Çandır, “Üyelerimiz üyelik belgesini Borsamıza gelmeden online olarak alabilirler” dedi. ÖDEMELER SENEYE Ali Çandır, kredinin 2020’de ana para ve faiz ödemesinin bulunmadığını, geri ödemenin önümüzdeki yıl 12 eşit taksitle yapılacağını duyurdu. Nefes kredisinin yıllık faizinin 7.5 oranında belirlendiğini kaydeden Çandır, üyelerin 50 bin ila 100 bin TL arasında kredi kullanabileceğini bildirdi. Çandır, kredinin yüzde 80’inin Hazine destekli Kredi Garanti Fonu kefaleti kapsamında olacağını söyledi. KOBİ’LERİMİZ AYAKTA KALSIN ATB Başkanı Çandır, Nefes Kredisi’nin devreye konmasında büyük emeği bulunan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti. Çandır, “TOBB ve 365 oda borsa tüm kaynaklarını Nefes Kredisi’ne aktardı. Üyelere kısa sürede bankaların da sağlayacağı kaynakla 6 milyar TL’nin üzerinde kredi sağlanacak” dedi. Yaşanan ekonomik sıkıntıda Borsa olarak üyelerinin yanında olduklarını vurgulayan Çandır, KOBİ’lerin ekonominin lokomotifi olduğunu belirtti. Çandır, küçük işletmelerin ayakta kalmasının önemini vurgularken, “Bu zorlu dönemi birlikte atlatacağız” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA BORSA İHTİYAÇ SAHİPLERİNİN YANINDA
  Antalya Ticaret Borsası (ATB), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) katkılarıyla hazırladığı 1290 gıda paketini ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için Antalya Valiliği ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teslim etti. ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, içerisinde kuru yiyecek ve yemeklik gıda bulunan 1290 paket hazırladıklarını bildirdi. TOBB’un katkılarıyla hazırlanan ramazan paketlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere Antalya Valiliği ile Antalya Büyükşehir Belediyesine teslim edildiğini bildiren Bülbül, “Her yıl üyelerimiz aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığımız Ramazan paketlerini bu yıl Koronavirüs nedeniyle yardımların tek elden dağıtılması amacıyla Valiliğimiz Vefa Sosyal Destek Grubu ve Antalya Büyükşehir Belediyemize teslim etti. Valiliğimiz ve Belediyemiz aracılığıyla hazırladığımız 1290 paketi ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık” dedi. Ramazan ayında dayanışmanın önemini vurgulayan Bülbül, “Daha çok dayanışmaya ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz. Borsa olarak bu zor dönemde halkımızın yanındayız” diye konuştu. ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Ramazan ayının sağlık ve mutluluğa vesile olmasını diledi.

Detaylar...

BİR ASIRLIK GURUR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 100’üncü Kuruluş Yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Bağımsız Türk devletinin temelleri, Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan büyük mücadele ile atıldı. Bundan tam bir asır önce Ata’mız “bağımsızlık kayıtsız şartsız milletindir” diyerek, kurtuluş mücadelesini yürütecek Büyük Millet Meclisi’ni açtı. Anadolu’nun imkansızlıklarına, işgalcilere rağmen açılan Meclis, bağımsızlık ruhumuzun en büyük yol göstericisi oldu. TBMM’nin o dönem aldığı kararlar kurtuluş mücadelesinin kaderini belirledi. Halk idaresinin üzerinde hiçbir kuvvet yoktur, olamaz. Dirilişin ruhunu yaşatmak Türk milletinin en büyük sorumluluğudur. Halk sağlığı sorunu haline gelen koronavirüs nedeniyle gerek dünya gerekse ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Bir yandan salgına karşı kendimizi korurken, diğer yandan başta insanlığın vazgeçemediği tarım başta olmak üzere ekonominin diğer alanları ayakta kalma mücadelesi veriyor. Elbette bu talihsiz dönemi atlatacağız. Ata’mızın bize gösterdiği çağdaş medeniyet yolunda kararlılıkla yürüyeceğiz. Üreteceğiz, katma değer yaratacağız. Çünkü ekonomik bağımsızlığımız bizim en büyük gücümüz. 100 yıllık geçmişe sahip Antalya Ticaret Borsası olarak gösterdiğin ilkeler doğrultusunda daha çok çalışacağız. Atam, bağımsızlık ruhunu emanet ettiğin çocuklarınla izindeyiz. Türk milletinin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bu duygularla kutluyorum. Bize bu eşsiz vatanı bırakan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bağımsızlık yolunda canını feda etmiş tüm kahramanlarımızı saygı ve milletle anıyorum. Ruhları şad olsun.”  

Detaylar...

TARIM BAKANI’NA TARIMA CANSUYU OLACAK 13 MADDELİK RAPOR
Antalya Tarım Konseyi (ATAK) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanı sıra Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve Antalya milletvekillerinin katılımıyla telekonferans yoluyla yapılan Antalya Tarım ve Orman Sektörü Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Çandır toplantıda, tarım sektörünün sorun, öneri ve taleplerini dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası meslek komiteleri ile Antalya Tarım Konseyi üyelerinden gelen talep üzerine üyelere yönelik bir anket yaptıkları ve ankette Koronavirüs salgınının etkilerinin değerlendirildiğini bildiren Çandır, “Bu değerlendirme, sektörün yaşadıkları sorunları, çözüm önerileri ve taleplerini kapsamaktadır” dedi. Toplantının başında Tarım Bakanı Pakdemirli’nin “Bu dönem savunma sanayii, tarım sektörüdür…Antalya bu salgında bizim için çok önemli bir cehpe, çok önemli bir cephanedir” dediğini anımsatan Çandır, “Bizim çiftçimiz üretir, ticaret erbabımız elini taşın altına koyar aksatmadan bu millete tarım ürünlerini ulaştırır yeter ki devletimiz arkamızda olsun” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na destekleri nedeniyle teşekkür eden Çandır, tarım sektörü adına dile getirdikleri sorun, talep ve önerileri milletvekillerine de ileteceklerini bildirdi. Üretici ve ticaret erbabının ciddi bir mali darboğazda olduğuna dikkat çekilen raporda, 2020 desteklerinin avans olarak acilen ödenmesini, fide, tohum, ilaç, gübre gibi ihtiyaçların finansmanı devletçe karşılanmak üzere hızla tedarik edilmesi, pazarlanma şansı kalmayan kesme çiçek, süs bitkileri diğer tarım ürünleri için mücbir sebep kapsamında bir ‘Koronavirüs Tazminatı’ ödenmesi talep edildi. Sektörün bankalar ve tarım kredi kooperatiflerine olan borcunun faizsiz ertelenmesi istenen raporda, 2019 yılı süt ve buzağı desteklemelerinin bir an önce ödenmesi gerektiği ortaya kondu. Tarımda “Üretime Devam Kredisi”nin acilen hayata geçirilmesinin beklendiği dile getirilen raporda, ihraç edilen ürünlerin nakliyesinin hızlanması için şoförlere hızlı kit uygulanması istendi. Uçak kargo bedellerinin devletçe karşılanması gerektiği belirtilen raporda, yevmiyeli işçiler ve mevsimlik tarım işçileri için barınma, beslenme ve sağlık koşullarını kapsayacak Kızılay alt yapısından faydalanılan özel paket sunulması talep edildi. 13 MADDELİK RAPOR Başkan Ali Çandır’ın Antalya Tarım ve Orman Sektörü Değerlendirme Toplantısı’nda aktardığı 13 maddelik rapor şu talepleri içeriyor: “1. Sektörün Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve özel bankalara olan kredi borçları, vergi, SGK, BAĞKUR, TARSİM ve benzeri ödemeleri, salgının en az bir yıl sonrasına, faizsiz olarak ertelenmeli. 2. Üreticilerin Nisan ayında başlayacak ekim-dikim dönemi başta olmak üzere acil fide, tohum, ilaç, gübre gibi ihtiyaçları, tarım kredi kooperatifleri ve üretici birlikleri gibi ortaklıklar aracılığı ile finansmanı devletçe karşılanmak üzere hızla tedarik edilmeli. 3. Mevcut durumda hasat dönemine girmiş olan kesme çiçek ürünlerinin %35’i hasat edilmiş ve %65’i serada kalmıştır. Mevsimlik çiçek ürünlerinin ve saksılı bitkilerin ise tamamı serada kalmış durumdadır. Pazarlanma şansı kalmayan bu ürünler ve benzer durumdaki sebze-meyve ve diğer tarım ürünleri için mücbir sebep kapsamında bir ‘Koronavirüs Tazminatı’ ödenmeli. 4. 2019 yılı süt ve buzağı desteklemeleri bir an önce ödenmeli ve artan fiyatlar nedeniyle tedarikinde üreticiyi zorlayan yem sorunu çözülmeli. Tahsilat yapamayan ve nakit akışı bozulan tarımsal kooperatiflere ödemelerini yapabilmeleri için kamu bankalarından faizsiz kredi kullandırılmalı. 5. 2020 yılı desteklemeleri avans olarak acilen ödenmeli. 6. Tarımsal işletmelere kolay erişilebilir, ipoteksiz, KGF benzeri faizsiz ya da çok düşük faizli ve kredi taksit ödemelerinin bir üretim sezonu sonrası başlayacağı biçimde tarımda “Üretime Devam Kredisi” hızla hayata geçirilmeli. 7. Yaş meyve ve sebze ile kesme çiçek ürünleri başta olmak üzere tarım ürünlerine yönelik bozulabilir ürün damgası uygulamasına geçilerek gümrük işlemleri hızlandırılmalı. İhracat nakliyesinin hızlanması için şoförlerin vize işlemleri önceliklendirilmeli ve şoförlere hızlı kit uygulanmalı. 8. Yaş meyve ve sebze ile kesme çiçek ürünlerinde yurtdışı pazar paylarımızı koruyabilmek için, fahiş artan, uçak kargo bedelleri devletçe karşılanmalı. 9. 2019 yılına göre yüzde yüzü aşan fiyat artışları görülen zirai karantina ve zirai mücadele müdürlükleri döner sermaye işletmeleri standart belge ücretleri; 2019 yılı yeniden değerleme oranını geçmeyecek biçimde düzenlenmeli ve tarımsal ticaretin hızlandırılması amacıyla bürokratik işlemler azaltılarak merkez tarafından uygun bulunan bazı yetkiler taşra teşkilatlarına aktarılmalı. 10. Sektörde istihdam kaybını önleyecek desteklemelerin mutlaka artırılması gerekli, aile çalışması ve kayıt dışı çalışanlar da istihdam desteklemelerinden faydalandırılmalı, yevmiyeli işçiler ve mevsimlik tarım işçileri için barınma, beslenme ve sağlık koşullarını kapsayacak Kızılay alt yapısından faydalanılan özel paket sunulmalı. 11. Tarımsal üretim yapılan ancak mülkiyet sorunu nedeniyle ÇKS kaydı oluşturulamayan arazilerde üretim yapanlar özel kayıtlar oluşturularak tarımsal desteklerden faydalandırılmalı. Böylece tarımsal üretimdeki kayıt oranı da yükselecektir. 12. Tarım sektörü, girdi sağlayan tedarikçileri ve lojistiği ile birlikte bütün olarak mücbir sebep koşulları kapsamına alınmalı. 13. Şirketlerin ödeme sisteminin tıkanmaması için belirli bir dönemde aldıkları faturaların tutarları, devletçe tedarikçiye ödenmeli ve şirket hesabına kredi olarak kayıt edilmeli.”  

Detaylar...