Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Ocak Şubat 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.204.106.194
Şuan 3 kişi online
Bugün 130 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 59300
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB ŞUBAT MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Şubat ayı Meclis toplantısı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında ATB Meclis Salonu nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili meclis üyeleri bilgilendirilirken, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ÜLKE ORTALAMASINA GÖRE NEGATİFTEYİZ Antalya ekonomisinin son 2 yıldır ülke ortalamalarına göre negatif seyir izlediğini kaydeden Çandır, "Son bir yılı aşkın süredir iş dünyası olarak gerek rakamlarla, gerek yaşadıklarımızla bu durumu daha derinden hisseder hale geldiğimizi üyelerimizle ve sizlerle yaptığımız görüşmelerde daha fazla işitir olduk. Yaşadıklarımız ve hissettiğimizin dışında, resmi kaynaklarca açıklanan rakamlar da yaşadığımız güçlükleri yansıtmaktadır" diye konuştu. Sözlerini resmi rakamlara dayandırarak açıklayan Çandır, Batı Akdeniz in Şubat ayı enflasyonunun aylık yüzde 3, yılık olarak ise yüzde 5 oranıyla Türkiye ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çekti. BORCUMUZ ARTTI Türkiye ortalamasında mevduatın nakdi kredileri karşılama oranının son 2 yılda yüzde 81 oranında sabit kalırken, Antalya’da 2015 yılında yüzde 58 olan karşılama oranının 2016 yılında yüzde 48’e gerilediğini belirten Ali Çandır, "2015 yılında 100 TL’lik mevduata karşın 174 TL kredi kullanan kentimiz, 2016 yılında ise 100 TL’lik mevduatına karşılık 208 TL kredi kullanır duruma gelmiştir. Bir başka anlatımla; mevduatımız yaklaşık 2,5 milyar TL azalırken, kredi borcumuz yaklaşık 5,5 milyar TL artmıştır" diye konuştu. KARŞILIKSIZ ÇEK ORANIMIZ ARTTI Türkiye Bankalar Birliği nin açıkladığı karşılıksız çek oranlarını değerlendiren ATB Başkanı Çandır, Ocak ayında karşılıksız çeklerde bir önceki aya göre binde 8 oranında, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre ise yüzde 3 oranında Türkiye ortalamasının üzerinde olduğumuzu bildirdi. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Burada önemli göstergelerden birisi de geçen yılın aynı ayına göre karşılıksız çek adedimizin yüzde 47,4 seviyelerine ulaşmasıdır. Burada dikkat çekmemiz gereken konu; geçen yılın aynı ayına göre karşılıksız çekte miktar açısından yüzde 5,2 lik bir artış gözlemlenirken, karşılıksız çek adedimizdeki yüzde 47,4 ‘lük artış yaşanmıştır. Adetteki bu artış KOBİ’lerimizin ciddi bir darboğaz yaşadığına işaret etmektedir." ANTALYA YAKLAŞIMINI YİNELEDİ Son 2 ayda yatırım ortamının iyileştirilmesi, mevcut istihdamın korunması ve ilave yeni istihdamın sağlanması ile diğer zorluklara karşın hükümet tarafından çeşitli kararların uygulamaya konulduğunu belirten Çandır, bunları şöyle özetledi: "SGK primlerinin ertelenmesi, imalata yönelik yatırım harcamaları için kurumlar vergisi indiriminin tam olarak uygulanması, orta ve yüksek teknolojili sektörlerde yeni istihdam sağlayacak işverenlere bir yıl süreyle asgari ücretin yarısı, ikinci yılda ise yüzde 25’i kadar destek verilmesi, iş başı eğitim programı ile 500 bin kişiye istihdam imkanı getirilmesi, oda ve borsalarımız aracılığıyla sağladığımız “Nefes Kredisi”, KOSGEB vasıtasıyla işletmelerimize sağlanan “Can Suyu Kredisi”, KDV iadelerinin hızlandırılacak olması, mobilya ve beyaz eşyadaki vergi indirimleri, milli istihdam seferberliği, vergisine düzenli ödeyenlere 5 puanlık indirim, çiftçilerin takibe düşmüş kredilerinin yüzde 5 faiz ile ertelenmesi sağlanacak." Yapılan teşviklerden ve kararlardan memnun olduğunu vurgulayan Başkan Çandır, "Ancak, ülke geneline yapılan bu iyileştirici tedbirler Antalya’nın içerisinde bulunduğu zorlukları aşmada yetersiz kalmaktadır. Buradan “Antalya Yaklaşımı” talebimizi yineliyorum" diye konuştu. BÜYÜME SAĞLAYAN YATIRIM İKLİMİNE İHTİYAÇ VAR Yatırım iklimini iyileştirmenin yolunun tek bir enstrümana bağlı olmadığını kaydeden ATB Başkanı Ali Çandır, "Sermayenin maliyeti, talebin debisi, ileriyi görme güveni ve parasal hareketliliğin düzenliliği bunlardan bazılarıdır. Şimdi odaklanmamız gereken konu ülkemizde ve kentimizde büyümeyi yeniden sağlayacak bir yatırım ikliminin de bir an önce oluşturulmasıdır" dedi. TEŞVİKLERDEN YARARLANIN Milli istihdam seferberliği kapsamında verilecek desteklerin yeni istihdam yaratılması için önemli olduğunu vurgulayan Ali Çandır, eskiden zenginliğin göstergesinin istihdam edilen personel sayısıyla ölçüldüğünü belirtti. Çandır, verilen istihdam desteğinin işveren için önemini şöyle açıkladı: "Bugün için asgari ücretle çalışan bir personelin işverene maliyeti 2.177 TL’dir. Beş puanlık prim indirimi sonrasında ise bu rakam 2.088,56 TL’dir. Uygulanacak teşvikle mevcut çalışanlarınıza ek olarak çalıştıracağınız her bir sigortalı için sizler sadece 1404 TL ödeyeceksiniz. Geriye kalan 773 TL’lik vergi yükümlülükleri ve primleri devlet karşılayacak. Ancak bu durum 31.12.2017 tarihine kadar geçerli, yani bir yıllık bir teşvik, bu nedenle ne kadar erken personel alımı yaparsanız bu destekten de o kadar fazla yararlanırsınız. Mart ayında alım yaparsanız tam olarak yüzde 35,5 tasarrufunuz olacak. En kısa sürede SGK ve İŞKUR yetkililerini Borsamıza davet ederek sizleri bilgilendirmelerini sağlayacağız. Tüm üyelerimizi bu teşviklerden yararlanmaya davet ediyorum." TARIM İŞSİZLİĞİN İLACI Genel işsizliğin azaltılmasında tarımın büyük bir potansiyel taşıdığını söyleyen Ali Çandır, Antalya gibi tarımı nitelikli düzeyde yapan kentler için bu potansiyelin daha büyük bir orana sahip olduğunu vurguladı. Çandır, tarımsal istihdamın üzerindeki en büyük engelin, sanayi ve hizmet sektörü gibi genel sektörlere odaklı hazırlanmış sosyal güvenlik sistemi olduğunu söylerken, "Tarım sektörüne özel bir sosyal güvenlik sistemi talebimizi her ortamda olduğu gibi geçtiğimiz günlerde Valimiz Münir Karaloğlu başkanlığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Orhan Yegin’in katımlıyla yapılan “Çalışma Hayatında Milli Seferberlik” toplantısında da dile getirdim. Bu talebimizin gerçekleştirilmesi halinde sektörümüzün doğasına uyumlu bir sosyal güvenlik sistemi kurgulanırsa tarım sektörünün istihdam yaratma potansiyeli, işsizliğe ilaç olacak boyuttadır" diye konuştu. CANLI HAYVAN BORSASI NDA GELİŞME Canlı hayvan borsasıyla ilgili güzel gelişmeler olduğunu da meclis üyeleriyle paylaşan ATB Başkanı Çandır, canlı hayvan borsasıyla ilgili şirket kurma izninin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandığını bildirdi. Çandır, "Önümüzdeki günlerde Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel ile tekrar görüşerek nihai sonucu vermeyi planlıyoruz. Böylelikle Antalya’nın önemli bir sorununu da gidermiş olacağız. Canlı hayvan borsası bölgemiz hayvancılığının gelişimine önemli katkı sağlayacak bir merkez haline gelecektir. Canlı hayvan borsasından sonra et borsası kurulması içinde çalışacağız" diye konuştu. BİBER HABERİ KIZDIRDI Mecliste üyeler sektörel konuları da değerlendirdi. ATB meclisinde son günlerde biberin lastik gibi uzamasının sebebinin kullanılan kimyasal ilaçlar olduğu yönündeki haberler tartışıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, benzer bir durumun geçen ay domateste yaşandığını belirterek, bir televizyon kanalında biberin elastikiyetiyle ilgili tüketiciyi olumsuz etkileyecek haberler yapıldığını anımsattı. Haberin herhangi bir bilimsel tabana dayanmadığını vurgulayan Çandır, "Bu iş tarım sektörünün itibarını olumsuz etkiledi. Bu tür asılsız haberler tüketici üzerinde olumsuz etkiye sahip. Bizler sözkonusu haberle ilgili TOBB ne RTÜK, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı na oluşturulmak üzere şikayetimizi yaptık. Çünkü televizyon kanalında herhangi bir bilim adamının görüşüne yer verilmeyen açıklama binlerce insanın ekmeğine engel olmaktadır" diye konuştu. Enflasyonun çift haneye gittiğini, bunun sorumlusu olarak da gıdanın gösterildiğini belirten Çandır, son günlerdeki yaklaşımın gıdanın enflasyon üzerindeki etkisini düşürmeye yönelik olduğunu kaydetti. Çandır, "Sebze ürünlerinin enflasyonu tetiklediği ve yüksek çıkmasına sebep olduğunun gösterilmesi nedenleriyle, sanki son günlerdeki yaklaşımların bu etkiyi düşürmek için bilinçli olduğu yönünde düşünceler var. Bu tür haberlerle enflasyonu tetiklediği öne sürülen domates, biber gibi ürünlere talebi azaltarak, tüketimi ve fiyatlarının da düşmesiyle enflasyonun da düşürüleceği düşünülüyor" diye konuştu. Seralarda döllenmenin arılarla sağlandığına ilişkin haberlerin de çıktığına değinen Çandır, ancak yapılan olumsuz haberlerin olumlu haberlerin önüne geçtiğine dikkat çekti. Sektör olarak üretim konusunda kamuoyunun da iyi bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, biberle çıkan olumsuz haber üzerine biber fiyatlarında ciddi düşüşler meydana geldiğini bildirdi. Doğan, toplumda kanat önderlerinin ürünlerin güvenilir olduğu yönünde beyanatlar vermesi gerektiğini söyledi. Çandır, 16 Nisan da yapılacak referandumdan sonra Hal Yasası nın gündeme geleceğini anımsatarak, hal yasasının yapılışında aktif rol alınmasını gerektiğini söyledi. BUZAĞI ÖLÜMLERİ ATB komite toplantılarında buzağı ölümleriyle ilgili sıkıntının dile getirildiğini kaydeden Çandır, "Bir taraftan hayvan ithal edeceğiz diye debelenirken diğer yandan elimizdeki buzağıları yaşatamamak gibi sorunumuz var. Rakamlar ciddi, bu konuda gerekli önlemler alınmalı" dedi. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, geçen yıl 550 bin adet kasaplık canlı hayvan ithal edildiğini belirterek, "Ama geçen yıl kaybettiğimiz buzağı sayısı 1 milyonun üzerinde. Buzağı ölümleri önemli bir sorun olmaya başladı. Geçen yıl kaybettiğimiz buzağı sayısı ithal ettiğimiz kasaplık hayvan ithalatının neredeyse iki katı. Bu da et ihtiyacının dışarıya bağımlı olmasına neden oluyor" diye konuştu. Buzağı ölümlerinin nedeninin yetersiz beslenme ve bakım olduğunu kaydeden Hüseyin Simav, beslenme şeklinden kaynaklı ishal hastalığının bu ölümlere sebep olduğunu bildirdi. Simav, uzun yıllardır devam eden buzağı ölümlerinin bu yıl fark edildiğini, bakanlığın ölümlerin önüne geçmek için teşvik vermeye başladığını söyledi. Simav, Bakanlığın 4 aylık buzağılar için 350-550 TL arasında teşvik verdiğini bildirdi. Simav, Türkiye de en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bu ölümlerin yaşandığını kaydetti.  

Detaylar...

SGK İL MÜDÜRÜ DENİZ`DEN BORSA`YA ZİYARET
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürü Nejat Deniz, beraberindeki heyetle birlikte Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır`a nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan ile ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül hazır bulundu. İl Müdürü Nejat Deniz, SGK`nin çalışmaları hakkında Çandır`ı bilgilendirirken, çalışma hayatında milli seferberlik başlattıklarını söyledi. Deniz, önümüzdeki günlerde tarım, turizm ve ticaret sektörü temsilcileriyle bir araya geleceklerini, çalışma hayatına yön verecek çalışmaları yaşama geçireceklerini kaydetti. TARIMA ÖZEL SİGORTA SİSTEMİ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle SGK İl Müdürü Nejat Deniz`e teşekkür etti. Tarıma özel sosyal güvenlik sistemine ihtiyaç olduğunu belirten Çandır, kayıt dışılığın tarım sektörünün gelişmesinin önündeki engellerden biri olduğunu söyledi. Tarıma özel sosyal güvenlik sisteminin kurulmasıyla tarıma yatırımın ve tarımsal üretimin artacağını, insanların risk almaktan çekinmeyeceğini kaydeden Çandır, sistemini kurulması için SGK yetkilileriyle birlikte çalışmak istediklerini söyledi. Nejat Deniz de bir ekip görevlendirerek, önerilen sistem üzerinde çalışmak istediklerini bildirdi.  

Detaylar...

ENFLASYON YILIN İLK AYINDA BEKLENTİNİN ÜZERİNDE
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) açıkladığı ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) Türkiye ortalamasında yüzde 2.46, üretici enflasyonunda (Yİ_ÜFE) ise yüzde 3.98 olduğunu kaydeden Çandır, "2017 yılının ilk ayında enflasyon beklentilerin çok üzerinde gerçekleşti. Bu rakamlar, 2003 yılından beri görülen açık ara en yüksek enflasyonlardır. Bu artışların talep ağırlıklı olmaktan çok maliyet ağırlıklı olması, bizleri çok daha dikkatli olmaya sevk etmektedir. Özellikle döviz fiyatlarındaki artışlar, önce üretici fiyatlarını daha sonra da tüketici fiyatlarını baskı altına alacaktır" değerlendirmesinde bulundu. BATI AKDENİZ`DE DAHA YÜKSEK Tüketici enflasyonunun Antalya, Burdur, Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz`de yüzde 2.51 rakamıyla ülke ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Çandır, üretici enflasyonunun ise ülke ortalaması olan yüzde 3.98 ile aynı oranda olduğunu kaydetti. Çandır, tüketici enflasyonundaki yüksekliğin talepten değil, girdi maliyetlerinin yüksekliğinden kaynaklandığını vurguladı. MERKEZ BANKASI FİYAT İSTİKRARINA ODAKLANMALI Yıllık enflasyonun henüz rekorluk seviyede olmadığını, önümüzdeki aylar için gerekli önlemlerin alınmasıyla enflasyonda istenmeyen rakamların önüne geçilebileceğini söyleyen Çandır, şunları kaydetti: "TÜFE Türkiye ortalamasında yüzde 9.22, Bölgemizde yüzde 9.68 ve ÜFE’de de yüzde 13.69 olan yıllık enflasyonlar, karşılaştığımız en yüksek değerler değildir. Yani eğer önümüzdeki aylar için gerekli önlemler alınabilirse, enflasyonda en kötüleri yaşamak zorunda kalmayabiliriz. Özellikle Merkez Bankamızın birincil görevi olan fiyat istikrarını sağlama görevine odaklanması, zaten talep yetersizliği içerisinde olan piyasanın bir de fiyat artışları baskısıyla karşı karşıya kalması yükünü hafifletici etki yaratacaktır." YAŞ MEYVE SEBZENİN ENFLASYONU DÜŞÜK TÜİK`in ocak ayından itibaren tarım ve gıdanın sepetteki ağırlığını yüzde 23’ten yüzde 21’e düşürürken, özel kapsamlı enflasyon göstergelerini değiştirerek yeni göstergeler eklediğini belirten BAGEV Başkanı Çandır, "İlan edilen tüm enflasyon rakamları bu değişikliklere göre yapıldı. Ocak ayı, tarımsal açıdan mevsim etkisinin ağırlıklı yaşandığı bir aydır. Bu yüzden özellikle yaş sebze, meyvede bir dalgalanma yaşanır. Nitekim Ocak ayında yüzde 34’lük bir artış ilan edilmiştir. Ancak yaş sebze meyvenin yıllık enflasyonu yüzde 12 ve 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 2.92 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yani uzun dönemli bir analizde yaş sebze meyvenin enflasyonu hala çok düşüktür. Dolayısıyla tek bir noktaya bakıp genelleme yapmak yanıltıcı olabilmektedir" değerlendirmesinde bulundu. 2 HANELİ ENFLASYON UYARISI Çandır, geçen yılın enflasyon rakamlarını da değerlendirdi. 2016`nın Şubat, Mart, Ağustos aylarında negatif enflasyon ilan edildiğini belirten Çandır, Bu "yıl eğer o aylarda negatif enflasyonlar yani fiyat düşüşleri beklemiyorsak, o takdirde önümüzdeki aydan itibaren iki haneli enflasyonları görmeye başlayacağız demektir" uyarısında bulundu. Çandır, şunları kaydetti: "Diğer 8 ayın beşinde yüzde 1’den küçük, üçünde ise yüzde 1’den büyük enflasyon rakamları ilan edilmiş. Bu yıl benzer bir enflasyon serisi yakalayamazsak çift haneye demir atmış bir enflasyon yılı olma riski taşımaktayız. Tetikleyici etkisi bakımından üretici fiyatları enflasyonunda da geçen yılın aynı aylarında ciddi düşük enflasyonlar söz konusu olmuştur. Bu da enflasyonda yükseliş riskini artıran bir durum olarak karşımızda durmaktadır."  

Detaylar...

KURAKLIK ZEYTİNDE REKOLTEYİ ETKİLEDİ
Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği Zeytincilik Sektörel Analiz Toplantısı’nda geçen yıl yağışın az olması nedeniyle zeytinde rekolte ve kalitenin düştüğü bildirildi. Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği 4. Zeytincilik Sektörel Analiz Toplantısı, ATB toplantı salonunda gerçekleşti. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül başkanlında yapılan toplantıya ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, BATEM, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Manavgat Ticaret Sanayi Odası, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden temsilciler ile üretici ve zeytinyağ fabrikası sahipleri katıldı. Zeytin üretimi ve pazarlanmasıyla ilgili konuların gündeme geldiği toplantıda, zeytindeki rekolte ve verim kaybının nedenleri de konuşuldu. ZEYTİN BÖLGE EKONOMİSİ İÇİN ÖNEMLİ ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, zeytinle ilgili sektörel analiz toplantısının dördüncüsünü gerçekleştirdiklerini belirterek, Pamfilya döneminden beri zeytincilikle uğraşan bu topraklarda zeytinin markalaşması için yol belirlemeye çalıştıklarını kaydetti. Bülbül, kamu, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen sektörel analiz toplantılarından elde edilecek sonucun Antalya’nın zeytin ve zeytinyağını markalaştırmak için yol gösterici olacağını vurguladı. Halil Bülbül, “Zeytincilik bölgemiz ekonomisi için önemli bir konu. Üretici doğru ürüne yönlendirilmeli. Bunun için Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. ZAMANSIZ YAĞMUR KALİTEYİ ETKİLEDİ Büyükakça Zeytincilik sahibi Zafer Tan, zeytin rekolte ve kalitesinde iklim değişikliği ve kuraklıktan kaynaklı sıkıntılar olduğunu bildirirken, “Yağmurun zamanında yağmaması zeytin üretimini vurdu. Ekim ayında yağması gereken yağmur aralık ayında yağmaya başladı. Zeytin yağmuru ekim ayında alacak ki kalite ve lezzet oluşsun. Kuraklıktan dolayı zeytinyağında da asit oranı yüksek” diye konuştu. Geçen yıl zeytin ve zeytinyağ fiyatının doğru belirlenemediğini söyleyen Zafer Tan, zeytinyağı fiyatının yükseleceği beklentisiyle zeytiyağının üreticinin elinde kaldığını bildirdi. ZEYTİNDE GARİP BİR YIL GEÇİRDİK Ulu Zeytin ve Zeytinyağı Fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, geçen yıl Antalya’da zeytinyağ fiyatının reel olarak oluşamadığını söyledi. “Zeytinde garip bir sene geçirdik” diyen Fettahoğlu, mahsül oldu ama rekoltede yüzde 30 kayıp var” dedi. Zeytinyağ kalitesinde sıkıntı olduğunu vurgulayan Fettahoğlu, “Yağınız kalitesiz olursa yağı pazarlayamazsınız, iyi yağ için iyi zeytin gerekli” dedi. Gemlik zeytin çeşidinin veriminin iyi olduğunu ancak kanlanmadan yağ vermediğini belirten Fettahoğlu, “Ben Gemlik zeytine (sahtekar zeytin) diyorum, çünkü kabuğu çabuk kararıyor, hasad dönemini tam kestiremiyorsunuz. Erken gelen zeytin yağda yüzde 20-30 kayba neden oluyor” dedi. ZEYTİN EVLADİYELİK Zeytinin evladiyelik bir ürün olduğunu belirten Fettahoğlu, şimdiki dikim ve üretimle Antalya’nın gelecek 50 yılının zeytin ve zeytinyağ karakteri ve kalitesinin belirlendiğine dikkat çekti. Antalya’nın Tavşan Yüreği zeytinin tescili almak üzere olduğunu ancak üreticiye Tavşan Yüreği zeytin diktirmede zorluk yaşadıklarını söyleyen Fettahoğlu, “Çünkü çiftçi işin kolayına kaçıyor. Tavşan yüreği katma değeri yüksek bir ürün. Çiftçinin buna yönelmesi lazım” dedi. Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Tavşan Yüreği zeytin çok iyi bir çeşit olduğunu ancak yağ verimi nedeniyle üreticinin tercih etmediğini söyledi. Tavşan Yüreği zeytinyağının katma değerinin yüksekliğine işaret eden Alp, “Çiftçimiz maalesef kısa vadede cebine girecek paraya bakıyor” dedi. Zeytinpark A.Ş Genel Müdürü Vahdet Narin, Antalya’nın sıcak havası nedeniyle zeytini erken hasat ettiğini belirterek, fiyat oluşumunda sıkıntı yaşandığını dile getirdi. Zeytinde ciddi akademik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Narin, “Zeytinde master planına ihtiyaç var” dedi.  

Detaylar...

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ YAPTI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) yılın ilk meclis toplantısını Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında gerçekleştirdi. Yönetimin 1 aylık çalışması hakkında meclis üyeleri bilgilendirilirken, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. "Benzerini bir daha hiçbir şekilde yaşamak istemediğimiz bir yılı geride bırakıp, yeni bir yıla girdik" diyerek konuşmasına başlayan Çandır, 2017`in 2016`yı aratmamasını diledi. Çandır, "Bunu sağlamak için temenni, istek ve dua gereklidir ama yeterli değildir. Mutlaka daha çok çalışmak, geçmişteki hatalarımızdan ve eksiklerimizden gerekli dersleri çıkarmak şarttır" diye konuştu. TARIMDA KAN KAYBI ARTIYOR Türkiye İstatistik Kurumu`nun 12 Aralık’ta ekonomik büyüme rakamlarını hesaplama yöntemini ve veri derleme kaynaklarını değiştirdiğini anımsatan Ali Çandır, "Son 15 yıl içerisindeki tek küçülme yılımız olan 2009 yılını da başlangıç yıl olarak kabul etti. Buna göre de 2015 – 2016 yıllarına ait büyüme rakamlarını açıkladı. Bundan sonraki büyüme rakamları da aynı yöntemle hesaplanacaktır. Uzmanlar bu yöntemle ilgili tartışmalarını sürdürüyorlar. İlan edilen büyüme rakamlarına baktığımızda, tüm sektörler içerisinde sadece tarım sektörü son dört çeyrektir art arda, şiddeti artarak, küçülmektedir. 2015 yılı son çeyreğinde yüzde -3.6 olan tarımdaki küçülme; 2016 yılı 1. ve 2. çeyreğinde yüzde -5.6 küçülmeye, 3. çeyreğinde ise yüzde -7.7 küçülmeye uğramıştır. Yani tarımdaki küçülme ve kan kaybı gittikçe artmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Tarımdaki kan kaybını resmi rakamların ötesinde hissedildiğini anlatan Çandır, şunları kaydetti: "Tarımsal üretim ve ticaret ile Antalya’mızın içinde bulunduğu bu küçülme girdabından çıkışı için çözüm önerilerimizi, en somut haliyle hükümetimize yazılı olarak sunduk. Onların gösterdiği duyarlılıktan da memnunuz. Türkiye geneli için almış oldukları tedbirlerin, yararlı ama bizim yaralarımıza merhem olmaya yetmediğini de ifade ediyoruz. Eminim ki, Antalya Yaklaşımı önerimiz eninde sonunda hükümetimiz nezdinde de dikkate alınacaktır. Tarımsal üretim ve ticaretin son 15 yıl içerisinde nispi olarak geriye düşmesinden ve özellikle 2010 yılından itibaren bu geriye düşmenin hızlanmış olmasından artık sadece biz muzdarip değiliz. Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu yöndeki açıklamalarına baktığımızda, gelecek için umutlanmaktayız." TARIMI GÜNAH KİÇİSİ İLAN ETMEYİN Tarımın, tüketici enflasyonunu yükselttiği gibi yanlış bir algı oluşturulduğunu kaydeden Çandır, şunları kaydetti: "Aylardır bunun gerçek olmadığını TÜİK rakamlarıyla açıklıyorum. 2003 ve 2010 baz yılı hesaplamalarıyla tüketici ve üretici enflasyonlarının sektörel eğilimlerine ve bunların enflasyon üzerindeki etkilerini analiz ettik. Gördük ki, tarımın üretici ve tüketici tarafında da enflasyon üzerindeki etkisi yükseltici olmaktan çok daha fazla frenleyici ve düşürücü etkisi olmuş. Mesela son 12 yılın sadece 3’ünde (2007, 2008 ve 2011) tarım, tüketici enflasyonunu yükseltirken, 7’sinde frenleyici ya da düşürücü etki yaratmıştır. Gerçek bu iken hala tarımın, enflasyon üzerinde yükseltici etkisi vardır demek, tarımı en hafif ifadeyle günah keçisi ilan etmektir. Eğer gerçek bir enflasyon yükselticisi aranıyorsa, yurtdışı üretici endeksine bakılmasını tavsiye ederiz. Tarımsal üretim ve ticaret işi uğraşan bizler; bir taraftan son yıllarda şiddeti giderek artan ölçüde küçülmek zorunda kalırken, diğer taraftan da haksız kazançlarla enflasyonu azdıran kesim olarak gösterilme çabalarından gerçekten rahatsızız. Çünkü ne yaptığımızı ve yaşadığımızı biliyoruz." TARIMIN KAZANCI YÜZDE 70 ERİDİ Resmi rakamlarla tarımın durumunu özetleyen Ali Çandır, özellikle son 7 yıldır tarım kesiminin reel kazancının yüzde 70 oranında eridiğini vurguladı. Çandır, "Yani hem küçülmek zorunda kalmışız, hem reel kazancımız erimiş hem de gerçek dışı olarak enflasyonun baş sorumlusu gösteriliyoruz. Bunlar bizi üzüyor ve kendimize kızıyoruz. Demek ki derdimizi, kendimizi ve gerçekleri iyi anlatamıyoruz ya da sektör olarak böyle bir ses oluşturamıyoruz diye..." diye konuştu. Antalya’nın ihracat performansının da bu durumu teyit ettiğini söyleyen Ali Çandır, "Tüm zamanların genel ihracat rekorunu kırdığımız 2013 yılından bu güne ihracatımız yüzde 16 düşmüştür. Bu düşüş, ülkemiz ihracatındaki düşüşün iki katıdır. Yani Türkiye 1 kaybederken, biz 2 kaybeder duruma gelmişiz. Tarımsal ihracatta da benzer bir eğilim bulunmaktadır. Türkiye rekoru olan 2014 yılı tarımsal ihracatına göre 2016 yılında yaşanan yüzde 21’lik düşüşe karşılık, Antalya tarımsal ihracatının rekoru olan 2013 yılına göre yüzde 38’lik bir düşüş yaşamış durumdayız. Zaten ihracatta yapısal bir sorunumuz var. O da Antalya genel ekonomik göstergelerle Türkiye’nin yaklaşık yüzde 3’ü civarındayken, İhracattaki payımız yüzde 1 bile değildir ve bu giderek daha da düşmektedir. Bu olumsuzlukların nedenlerini önce kendimizde aramalı, sorgulamalı ve daha etkili çalışmanın yollarını bulmalıyız. Yoksa başkalarını sorumlu tutma kolaycılığı ile alınabilecek bir mesafe yoktur. Gerçekleri görmeden ve üzerinde çalışmadan, kalıcı çözümler üretilemez, ancak “mış” gibi yapılabilir" değerlendirmesinde bulundu. CAMDAKİ ÇATLAK KIRILINCAYA KADAR DEVAM EDER Meclis konuşmasında ticarette itibarın önemine vurgu yapan ATB Başkanı Çandır, şunları kaydetti: "Bir gerçek ya da tüzel kişinin veya kesimin, erimesine ve nihayet yok olmasına asla izin vermemesi gereken konuların başında itibar gelir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki itibar, camdaki çatlak gibidir. Bir kez çatladı mı? Kırılana kadar devam eder. Artık sektör olarak hep birlikte gelin tarımın itibarını koruyalım ve artıralım. Hiç olmazsa bu yönde doğru çabalar sarf edelim. Yıllardır ifade ediyoruz tarım, her ülkenin stratejik sektörüdür. Tabii bizde de öyle olmalıdır. Bunu tanımlamaktan ve gereğini yerine getirmekten asla taviz vermemeliyiz. Eminim ki, sektör olarak itibarımızı, hak ettiğimiz yere çıkarma yolunda çalıştığımızda, bugün çözmekte zorlandığımız pek çok sorunumuzu etkili ve kısa süre içerisinde çözer hale geleceğiz. Bunu başarmanın yolu, birlikte hareket etmekten geçmektedir." BORCUNA SADIK ANTALYA Antalya’nın bankacılık dünyasında borcuna sadık iller listesindeki seçkin yerini tüm zorluklara rağmen hala koruduğunu bildiren Çandır, "Çünkü genel ekonomik büyüklükteki payımıza yakın oranlara sahibiz. Bu yüzden olsa gerek bankacılık sistemi Kasım, 2016 yılında, bir önceki yılın aynı dönemine göre Antalya kredilerini yüzde 16 artırırken, Türkiye ortalamasını yüzde 1 kadar artırmıştır" dedi. İŞSİZLİKTE ORTALAMANIN ÜZERİNDEYİZ TÜİK`in Türkiye’nin resmi işsizliğini yüzde 11.8 ve genç işsizliğini de yüzde 21.2 olarak açıkladığını anımsatan Ali Çandır, "Bu oranlar gittikçe yükselen ve son yılların rekoru olan rakamlardır. Ancak Antalya’nın işsizliği genel ortalamadan da yüksektir. Bunun boyutlarını görmek bakımından bir örnek vereyim, 2010 yılında Türkiye’nin işsizliği içindeki Antalya’nın payı yüzde 2.5’un altındaydı. 2016’da bu oran yüzde 3.5’a yaklaşmıştır. Yani toplam işsiz sayısı içindeki payımız hızla artmaktadır. Bunda insanlarımızı tarımdan caydırmanın çok büyük bir etkisi vardır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız ve Türkiye Odalar Birliği Başkanımızın birlikte açıkladığı; üniversiteden yeni mezunların istihdam edilmesi halinde sağlanacak desteklerin, bu derdimize çare olmasını diliyorum" diye konuştu. Çandır, Meclis üyeleriyle hükümetin istihdamla ilgili aldığı kararları paylaşırken, uygulamalardan yararlanılmasını diledi. Çandır`ın paylaştığı kararlar şöyle: "Aralık 2016 ve Ocak-Şubat 2017 aylarında ödenmesi gereken SGK primleri faizsiz olarak Ekim-Kasım-Aralık 2017’ye ötelenecek. Orta ve yüksek teknolojili sektörlerde yeni istihdam sağlayacak işverenlere bir yıl boyunca asgari ücretin yarısı, ikinci yılda ise yüzde 25`i kadar destek verilecek. Başta İşbaşı Eğitim Programı olmak üzere İŞKUR programları ile 500 bin kişi özel sektörde istihdam edilecek. Üniversiteden yeni mezun olanların istihdam edilmesi halinde bir yıl boyunca bu çalışanların ücretinin yüzde 50`si desteklenecek. İşverenin bir yıl boyunca istihdam edip eğittiği personelinin, parasını devlet verecek. Günlük 50 TL + sigortası devlet tarafından karşılanacak. Bir yıl çalışmanın sonunda istihdam şartı yok. Ancak bir yıl emek verdim ben artık bu elemanı istihdam edeyim dersen 42 ay sigorta işveren primi ödenmeyecek." 2017`DE REKOR KIRALIM Çandır, Meclis konuşmasında 2017`nin iyi geçmesi dilerken, "Yaşadığımız tüm olumsuzluklardan ve kayıplarımızdan gerekli dersleri çıkararak 2017 yılında; üretim, ticaret, ihracat ve katma değer yaratma konularında rekorlar kırdığımız dönemleri yakalayıp geçmeye odaklanmalıyız. Bunu sağlayacak bir tempoyu yakalama arzusuyla, 2017 yılının hepinize, sevdiklerinize ve ülkemize huzur getirmesini dilerim" diye konuştu. TÜRKİYE KAZANSIN Antalya Ticaret Borsası Meclisi`nde sektörel konular da gündeme geldi. Nisan ayında referanduma gidilmesi planlanan anayasa değişiklik maddeleri meclis üyelerine dağıtılırken, Çandır, "Umuyoruz referandum sonunda Türkiye kazanır" dedi. SORMA VER PARASI OLMASIN Ali Çandır, 250 bin TL sermayesi olan anonim şirketlerin hukuk danışmanlığı zorunluluğunu gündeme getirirken, bunun şirketlere yük getireceğini kaydetti. Çandır, şirketler için hukuk danışmanı ihtiyaç mıdır değil midir bunun tartışılması gerektiğini belirterek, bir şirketin farklı alanlarda aynı avukata danışma şansının olmayacağına vurgu yaptı. Çandır, sistemin bu haliyle "sorma ver parası"ndan öteye gitmeyeceğini belirtirken, uygulamanın talepler doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini istedi. TARIM ENFLASYLONU DÜŞÜRÜYOR Enflasyonun yüksek çıkmasında tarım ürünlerinin suçlu gibi gösterildiğine dikkat çeken Çandır, "Enflasyon sepetinden tarımı çıkarsınlar buna bile razıyız. Sepetten tarımı çıkarırlarsa enflasyon yüzde 10`ları buluyor. Tarımın suçlu gösterilmesinden özellikle yaş meyve sebzeci arkadaşlar rahatsız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın tarlada 1 Lira olan domatesin sofrada 7 Lira açıklamasını anımsatan ATB Başkanı Çandır, "Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız da ifade etti. Tarlada 1 lira sofrada 7 lira algısını aşmamız gerekiyor" dedi. Meclise domates çeşitleri getirdiklerini belirten Çandır, "Önümüzde 5-6 çeşit domates var. Bunların hepsinin üreticiden çıkış fiyatı farklı. Örnek verirsek; X marka otomobil galerisine gittik çeşitli sektörlerde ayrı marka arabalar var. Hepsinin fiyatı farklı. X marka araba burada şu para İstanbul`da bu para diyebilir miyiz? 1 liralık domates var 5 liralık domates var. Dolayısıyla Antalya halinde satış fiyatı 1 lira olan domatesin İstanbul`daki satış fiyatı 2,60 Lirayı buluyor olması normal. Domatesin buradan oraya gitme maliyeti var. Bunun 1.60 TL`ya satılması mümkün değil. Dolayısıyla bu algıyı düzeltmemiz gerekiyor" diye konuştu. KOMİSYONCUNUN KAZANDIĞI PARA BELLİ ATB Yönetim Kurul Üyesi Cüneyt Doğan, domates fiyatlarının yüksek olmasından haldeki komisyoncuların sorumlu tutulduğunu belirterek, halde komisyoncunun aldığı kazanç oranı belli; yüzde 8. Bunun üzerine komisyoncular çıkamıyor. Masraflar çıkınca da komisyoncunun eline yüzde 4-5`lik bir para kalıyor. Bizim suçlu ilan edilmemiz son derece yanlış" dedi. Yansıtılan fiyattaki yüksekliğin çeşitten kaynaklandığını söyleyen Doğan, "Önemli olan hangi domates çeşidinin İstanbul`da 7-8 liraya satılıyor olması. Antalya halinde 1 liraya da 5.5 liraya da domates var. Domatesin ambalaj, nakliye işçilik gibi maliyetlerini bu rakamların üstüne koyduğumuzda fiyat belli ölçüde artıyor ama 1 liralık domates 7-8 liraya çıkıyor algısın yanlış. 5.5 liraya halden çıkan domates masraflarla 7-8 lirayı bulabilir. 1 liraya alınıp 7 liraya satılan bir ticaret yok" diye konuştu. Marketlerin de belli bir kar payı ve masrafla domatesin fiyatını artırdığını belirten Doğan, "Denetim yapılacaksa marketlere de yapılsın" dedi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI HABERDE DE LİDER
Antalya Ticaret Borsası, 2016 yılında 3 bin 860 haberle basında en çok yer alan borsa oldu. Medya Takip Ajansı Interpress‘in üç bine yakın ulusal, bölgesel ve yerel gazete ile dergiyi kapsayan verilerine göre, Antalya Ticaret Borsası 2016 yılında en çok konuşulan borsa oldu. 2016 yılında 3 bin 860 haber ile gündeme gelen Antalya Ticaret Borsası’nı 2 bin 283 haberle Gaziantep Ticaret Borsası, 2 bin 65 haberle de İzmir Ticaret Borsası izledi. EN ÇOK KONUŞULAN BORSA BAŞKANI ÇANDIR Interpress’in verilerine göre, 2016 yılında en çok konuşulan borsa başkanı ise Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır oldu. Ali Çandır, 2 bin 689 haberle en çok konuşulan borsa başkanı olurken, Çandır’ı 1826 haberle Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, 1220 haberle de Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç takip etti. ÇANDIR’DAN BASINA TEŞEKKÜR Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB’nin projeleri ve sektörel çalışmalarıyla adından söz ettiren bir borsa olduğunu belirterek, Antalya ekonomisi, tarım ve ticaretini daha ileriye taşımak için yaptıkları tüm çalışmalarda ulusal, bölgesel ve yerel basının desteğini gördüklerini söyledi. Çandır, başta Antalya basını olmak üzere çalışmalarını kamuoyuna ulaştıran basın kurumları ve çalışanlarına teşekkür etti.  

Detaylar...

BATI AKDENİZ ENFLASYONU TÜRKİYE’NİN EN DÜŞÜĞÜ OLDU
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Aralık ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Üretici enflasyonunun 2016 yılı Aralık ayında yüzde 2.98 düzeyinde gerçekleştiğini belirten Çandır, yıllık üretici enflasyonunun ise yüzde 9.94 ile son 14 yılın en yüksek 4’üncü enflasyonu olduğuna dikkat çekti. Çandır, “Burada özellikle ara malı enflasyonundaki yüzde 4.1’lik ve enerji enflasyonundaki yüzde 5.1’lik artış, hem bu ayki yüksek enflasyonu hem de geleceğe ait olumsuz beklentileri tetiklemiştir. Yıllık üretici enflasyonu ise yüzde 9.94 ile son 14 yılın en yüksek 4’üncü enflasyonu olmuştur. Bu yüksekliğin bizim için en önemli tedirgin edici tarafı, tüketici enflasyonuna gelecekte yapacağı yükseltme etkisidir” değerlendirmesinde bulundu. Antalya, Isparta, Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin yüzde 1.28 ile 26 bölge içerisindeki en düşük tüketici enflasyonu olduğunu belirten Ali Çandır, “Türkiye ortalaması da yüzde 1.64 olarak ilan edildi. Yıllık enflasyon ise Türkiye’de yüzde 8.53, bölgemizde ise yüzde 8.61 olarak ilan edildi. Yıllık enflasyonda ortalamanın altında kaldık ve 26 bölge içerisinde en düşük 5’inci sırada yer aldık” dedi. BÖYLE BİR YIL YAŞAMAYALIM Antalya ve Batı Akdeniz’in, benzerini daha önce hiç yaşamadığı zorluklarla dolu bir yılı geride bıraktığını kaydeden BAGEV Başkanı Çandır, “Umuyorum ve diliyorum ki bir daha böyle bir yıl yaşamayız” dedi. TARIM FRENLEDİ Batı Akdeniz’in Türkiye ortalamasının altında bir enflasyon yaşamasını tarıma ve daralan talebe bağlayan Çandır, tarım ve gıda sektörünün ülkede yaşanan enflasyonun tetikleyicisi değil frenleyicisi olduğunu vurguladı. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Örneğin tarım ve gıda enflasyonu yüzde 5.4 ile hem son 14 yılın 3’üncü en düşüğü olmuş, hem de diğer kalemlerdeki fiyat artışlarının altında kalmıştır. Mesela sağlık, tıbbi ürünler ve ulaştırmada yüzde 12’lik, eğitimde yüzde 10’luk, alkol ve tütünde yüzde 32’lik, kiradaki yüzde 9.3’lük, sigortada yüzde 16.3’lük ve çeşitli mal ve hizmette ise yüzde 11.1’lik fiyat artışları yaşanmıştır. Şimdi kalkıp hala tarım ve gıda yüzünden enflasyon hedefinden saptık demek; tarım ve gıda sektörünü hiç hak etmediği ve tamamen gerçek dışı bir şekilde günah keçisi olarak ilan etmektir. Eğer tarım ve gıdayı, enflasyon sepetinden tamamen çıkarıp yeniden hesaplama yaparsanız göreceksiniz ki, aslında enflasyon uzun bir süredir çift hanede seyretmektedir. Yani, bugün hala enflasyon tek haneli olarak açıklanıyorsa bu tamamen tarım ve gıda sektöründe iştigal edenlerin, büyük baskı altında kalmalarına rağmen, genel enflasyonu frenleyici fedakarlıkları sayesindedir.” ANTALYA’YA POZİTİF AYRIMCILIK Antalya ve Batı Akdeniz’in 2016 yılını hem ekonomik hareketlilik, hem de toplumsal hareketlilik bakımından Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir olumsuzlukla yaşadığını söyleyen Ali Çandır, “O yüzden de yıl boyunca Antalya’ya pozitif ayrımcılığı talep ettik ve gerekçelerini açıkladık. Kurumsal sorumluluk, nesnel gerçekler ve bilimsel yöntemler ışığında çözüm önerilerimizi hem kamuoyumuzla, hem de merkezi ve yerel karar vericilerle paylaştık ve tabii takipçisi olduk. Bu konudaki çözüm önerilerimiz için kentin tüm paydaşları ile ortaklaşa üretmek için azami gayreti gösterdik. Bu gayretimiz artarak devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu. Özellikle Antalya için her yönden zor geçen 2016 yılının enflasyon bakımından da kötüleşmeye başladığını kaydeden BAGEV Başkanı Ali Çandır, “Üstelik ülke büyümesinden çok uzakta olan büyümemizi, hiç olmazsa ülke ortalamasına yaklaştırmaya çalışırken yaşanacak bir aşırı bölgesel enflasyon ortamı, aradığımız ve istediğimiz bir durum değildir” dedi.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN YENİ YIL MESAJI
Antalya Ticaret Borsası, Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın yeni yıl mesajı: “2016 yılını acılarla, üzüntülerle geride bıraktık. 2016 yılı hem insanlık adına, hem ekonomi adına umut ettiğimiz gibi bir yıl olmadı. Terörün ve savaşın yok ettiği canlar içimizde büyük bir yara olarak kalırken, ekonomik büyüme performansımız potansiyelimizin altında gerçekleşti. 2016 yılı hepimiz için zorlu geçse de artık bitmiş bir yıldır. Yeni yıl yeni umutlar demek. 2017 yılının 2016’dan daha iyi geçmesini sağlamak için daha fazla aklıselime, bilgiye, mantığa, sorgulamaya ve gerçekçi yaklaşımlara ihtiyacımız var. 2017 yılı dayanma gücümüzü kaybetmemeye çalışacağımız bir yıl olmalı. 2017 yılında iş dünyasının temel stratejisi, öncelikli olarak küçülmeyi önlemek, istihdam kayıplarının önüne geçmek ve direnci koruma yönünde olmalı. Tüm yaşadıklarımızdan çıkardığımız derslerle umudumuzu taze tutup ve daha fazla üretim, daha fazla istihdam ve daha fazla çalışmaya odaklanmalıyız. 2017’de evrensel hukuk, bilimsel eğitim ve çağdaş yaşam koşullarını sağlamak önceliğimiz olmalı. 2017’nin uzunca bir süredir vazgeçtiğimiz ekonomi alanındaki yapısal reformların uygulanmaya başlandığı bir yıl olması hepimizin ortak arzusu. 2017 yılının iş dünyasına, insanlarımıza, dünyaya barış, huzur ve bereket getirmesini diliyorum.”  

Detaylar...

ATB MÜŞTEREK KOMİTE TOPLANTISI YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası Müşterek Meslek Komitesi Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan’ın katılımıyla yapıldı. Toplantıda komite üyeleri, Antalya’nın 2016 tarım ve ticareti değerlendirirken, komitelerin 2017’de yapacağı çalışma planları gündeme geldi. HAYVANCILIK SEKTÖRÜ KAZANAMADI ATB Yönetim Kurulu Üyesi Meclis Hüseyin Simav, 2016’da hayvancılıkta yaşanan sıkıntılara değinirken, maliyetlerin çok yüksek olduğuna işaret etti. Hayvancılık ve süt sektörünün 2017’de 2016’daki gibi geçmemesini dileyen Simav, “Maliyetleri taşıyamaz hale geldik. Para kazanamayan üretici üretimden uzaklaşıyor. Yurtdışında da süt fiyatları hemen hemen aynı ama maliyetleri düşük olduğu için kar ediyor, üretim devam ediyor” dedi. Komite toplantısında küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini ön plana çıkaracak çalışmaların yapılması gerektiği belirtilirken, bölgenin Teke yöresi olarak geçtiğine dikkat çekildi. “Keçi eti kokar” diye bir önyargı bulunduğu belirtilen toplantıda, bu önyargının kırılması gerektiği de vurgulandı. ATB Başkanı Ali Çandır, bölgeye has ürünlerin üretimine ağırlık verilmesi gerektiğini belirtirken, “Bu memlekete ‘zeytinyağlı yiyemem basma fistan giyemem’ diye türkü yazdılar. YÖREX’te de aynı şeyi yaşıyoruz. Kendimize özgü ürünler varken başkalarının soslarını talep ettik, şimdi kendi ürünlerimizi keşfetme zamanı” diye konuştu. Çandır, komite üyelerine ATB’nin hayvan borsası çalışmasıyla ilgili de bilgi verdi. Hayvan borsası için şirket kurulmasıyla ilgili Bakanlığa başvurduklarını bildiren Çandır, “Hayvan borsasının yüzde 30’una sahip olacağız, yüzde 70’i Büyükşehir Belediyesi’nde olacak. Umarım 2017’de Antalya için önem taşıyan hayvan borsası projemiz hayata geçecek” dedi. ATB Meclis Üyesi Osman Yardımcı da 2016 yılının tarım sektörü için, esnaf için çok sıkıntılı geçtiğini belirterek, “Umarız 2017 böyle geçmez” dedi. EN BÜYÜK YARAYI YAŞ MEYVE SEBZE ALDI Komite üyeleri, 2016 yılının yaş meyve ve sebze sektörü için de çok kötü geçtiğini dile getirdi. “2014’ten 2016’ya kadar 2013’te yaptığımız ihracatın yüzde 50’sini yaptık” diyen komite üyeleri, Rusya pazarının kaybının sektörü olumsuz etkilediğini vurguladı. Meclis Üyesi Mustafa Çetin, 2016 yılında en büyük yarayı yaş meyve sebze sektörünün aldığını söylerken, “Biz böyle bir kriz yaşamadık” dedi. 2015’te Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından başlayan talihsizliğin yaş meyve sebze sektörü için devam ettiğini kaydeden Çetin, “Uçak krizinden sonra bizim için en iyi pazarın Rusya pazarı olduğunu daha iyi anladık. Sektörü rahatlatacak en büyük pazar da Rusya pazarı. 2016 yılını kayıpla bitiriyoruz. Ancak bu konuda sesimizi hiç çıkaramadık. 2017 yılında tarım sektörüyle ilgili daha kötü bir tablonun bizi beklemesinden korkuyoruz. Umarım, 2017 sorunların çözüldüğü bir yıl olur” diye konuştu. KOMİTELERİMİZ YOL GÖSTERİCİMİZ ATB Başkanı Ali Çandır, ATB meslek komitesi üyelerine çalışmaları nedeniyle teşekkür ederken, “Bizler buralara seçilirken sorunlara çözüm bulmak amacıyla geldik. Meslek komitelerinden çıkan kararlar bizler için yol gösterici. Sektörün sıkıntısı ve çözüm önerilerine bulmak için sizin fikirlerinize ihtiyacımız var” dedi. 2016’da Antalya’nın tarım ve ekonomi performansının ülke geneline göre düştüğüne dikkat çeken Çandır, Antalya’nın yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı olduğunu vurguladı. Çandır, 2017’de de umutlarımızın yok olmaması için işlerimizi, sektörümüzü, şehrimizin ve ülkenin ekonomisini geliştirmek için daha çok fikir beyan etmeli, sorunları tespit edip birlikte çözüm önerisi üretmeliyiz. Herkes için iyi bir yıl geçirmemizi diliyorum” diye konuştu. ATB Başkan Yardımcısı, Meslek Komiteleri Koordinatörü Halil Bülbül de yıl boyunca komitelerin yaptığı çalışmalar hakkında bilgi ve değerlendirmede bulundu. Toplantının sonunda ATB komite üyelerine ekonomik beklenti anketi yapıldı.  

Detaylar...

ATB YILIN SON MECLİSİNİ TOPLADI
  Antalya Ticaret Borsası Aralık ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Yönetimin çalışmaları hakkında bilgi veren Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Benzerini ya da tekrarını hiçbir boyutuyla yaşamak istemediğimiz bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Çünkü hem ülkemiz hem kentimiz için acılarla ve kayıplarla dolu bir yıl geçirdik” diyerek konuşmasına başlayan Borsa Başkanı Çandır, “Vatanımız ve demokrasimiz uğruna şehit olan tüm canlarımıza, Allah rahmet eylesin. Bu topraklarda yaşayanlar hiçbir koşulda onları unutmayacak ve anılarını yaşatacaktır. Ateş düştüğü yeri yakar, bunu gayet iyi biliyor ve derinden hissediyoruz. Çünkü onlar artık bizim de evlatlarımız. Dolayısıyla şehitlerimizin yakınlarının ve hepimizin başı sağ olsun. Gazilerimize de Allah’tan acil şifalar diliyoruz” diye konuştu. Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un insanlık dışı bir eylemle katledildiğini belirterek, olayı kınayan Çandır, “Ülkemizde ve ilimizde yaşayan Rus dostlarımız başta olmak üzere, Karlov ailesine ve tüm Rus halkına taziyelerimizi sunuyoruz” dedi. BÜYÜME PERFORMANSI POTANSİYELİN ALTINDA KALDI 2016’nın her anlamda kötü geçtiğini kaydeden Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “2016 yılı işimiz, aşımız ve ekonomimiz için de beklediğimiz ve planladığımız gibi bir yıl olmadı. İç ve dış birçok bozucu faktörün etkisiyle ekonomik büyüme performansımız, potansiyelimizin altında kaldı. Yıl içerisinde kredi-yatırım bağı zayıfladıkça ilave istihdam olanağı da düştü. Döviz kurundaki yükselişe rağmen ihracatımız bundan yeterince olumlu etkilenmedi. Faiz oranlarında istenilen kadar olmasa bile, hükümetimizin çabalarıyla belirli düşüşler sağlandı. Fakat bunun iş hayatını hareketlendirme etkisi sınırlı kaldı. Antalya’nın ülke genelinde yaşanan zorlukları iki kat ağırlıkla yaşadığını ifade eden Ali Çandır, “Benzerine daha önce tanık olmadığı bu zorlukları yıl boyunca sizlerle ve kamuoyu ile rakamlara dayalı olarak paylaştım. Kurumsal sorumluluğumuz gereği tespit ettiğimiz sorunlara karşı sürdürülebilir ve fark yaratıcı çözüm önerilerimizi de her defasında sizlerle paylaştık. İlgili makamlara iletip takipçisi olduk. Bildiğiniz gibi çözüm önerilerimizi, birlikte hareket ederek ve ortak aklı kullanarak ürettik. Her zaman olduğu gibi bu bize büyük güç ve güven sağladı. Bu bakımdan yıl boyunca yaptığımız toplantılarımıza katılan, gönderdiğimiz görüş bildirme yazılarını duyarlılıkla cevaplayan tüm arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. TEDBİRLER SEVİNDİRİCİ AMA YETERLİ DEĞİL 2015 yılı sonunda Rusya Federasyonu ile yaşanan krizden başta tarım sektörü olmak üzere tüm kentin ciddi boyutta olumsuz etkilendiğini söyleyen Ali Çandır, sorunun çözümlü için ‘Antalya Yaklaşımı’nı dile getirdiklerini anımsattı. Çandır, yaşanan süreci şöyle anlattı: “Bu sorunla ilgili çözüm önerilerimizi toplantılarımızda tartıştık. Özellikle tarımsal ticaretin ve ihracatın önündeki engelleri aşma konusundaki önerilerimizi maddeler halinde raporladık. Bu raporu, başta başbakanlığımız olmak üzere ilgili bakanlıklarla ve tüm Antalya milletvekillerimiz ile paylaştık. Tabii takipçisi de olduk. Ancak 2016 yılı içerisinde gördük ki bu sorun sadece bir sektörü ya da bir ülkeyi ilgilendirir durumdan çıkmış, tüm kenti ve tüm ekonomiyi sarmalayan bir hale gelmiştir. Mart ayından itibaren içinde yaşadığımız zorlukları kapsamlı bir şekilde aşabilmek amacıyla hepinizin bildiği gibi ’Antalya Yaklaşımı’ önerisini geliştirdik. Bu yaklaşımın kapsamı, uygulama alanları ve zamanlamasıyla ilgili detayları raporladık ve ilgililerle paylaştık. Hükümetimiz her ne kadar Antalya’ya özgü tedbirleri uygulamaya koymasa da, genel ekonomiyi hareketlendirmek amacıyla tedbirler almıştır. Bu tedbirlerin, çözüm önerilerimizin bir bölümünü de kapsıyor olmasından memnunuz. Ancak bunlar taleplerimizi ve ihtiyaçlarımızı karşılamaktan uzak kalmıştır.” ANTALYA TARIMI SON 15 YILIN EN KÖTÜSÜNÜ YAŞIYOR Antalya tarımsal ticaretinin 2016 yılında son 15 yılın en kötü performansını yaşadığını bildiren ATB Başkanı Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Bunun en açık göstergelerinden biri dış ticaretidir. Kentimizin gurur kaynaklarından olan tarımsal ihracatımız, toplam ihracatımızın ortalama olarak yarısını oluşturmaktadır. Baz yıl olarak aldığımız 2002 yılına göre tarımsal ihracatımız 5,5 kat ile en yüksek büyüme oranına 2013 yılında ulaşmıştır. Ancak 2016 yılı büyümemiz ise 2002 yılına göre 2,7 katına düşmüştür. Yani 15 yılın en düşük büyümesini yaşadık. Böylece en iyi büyümemizin yarısından fazlasını kaybettik. Tarımsal ihracatımızın ithalatı karşılama oranında da benzer bir düşüklüğü yine 2016 yılında gördük. Tarımsal iç ticaretimiz 2016 yılında, bir taraftan ilk 10 ayda yüzde 32 oranında düşen turist sayısıyla diğer taraftan iç talepte yaşanan durgunlukla istediğimiz düzeyde gerçekleşmemiştir. Tarımsal ürünlerimizin pazarlanmasında üreticilerimiz ve ticaret erbabımız ciddi zorluklarla karşılaşmıştır. Sektörel olumsuzlukların ve kentimizde yaşanan diğer sorunların üst üste gelmesiyle kredi ödemeleri ve finansmana erişim zorlaşmıştır.” 2017’DE DE ÇALIŞMA AZMİNİ GÖSTERECEĞİZ İş dünyasının yaşanan gelişmeleri dirençle karşıladığını söyleyen Çandır, “Bütün bir yıl boyunca hepimizin derinden yaşadığı ve hissettiği bu zorluklara karşı büyük bir kararlılık ve direnç gösterdik. İşimize gücümüze tüm varlığımızla sarıldık. Hem kendimiz hem de memleketimiz için iyi olanı gerçekleştirmeye çalıştık. Tabii ki 2017 yılında da aynı çalışma azmini göstereceğiz. Çünkü başka bir seçeneğimiz bulunmamaktadır. Bizler geleceği yaşar ve geleceğe yatırım yaparız. Beklentilerimizi doğru ve gerçekçi bir zeminde tutmaya çalışırız. Ne karamsarlığın yaratacağı korkuya teslim olacak, ne de iyimserliğin götüreceği hayal dünyasına takılıp kalacak bir konumda değiliz” diye konuştu. BİZDE UMUT BİTMEZ 2017 yılının 2016’dan daha iyi geçmesini sağlayacak bir zemini aramaya odaklanılması gerektiğini kaydeden Çandır, “Bu zeminin oluşabilmesi için her zamankinden daha fazla aklıselime, bilgiye, mantığa, sorgulamaya ve nihayet gerçeklerden uzaklaşmamaya ihtiyacımız vardır. Ancak bu sayede korkakça bir karamsarlığa ya da hayalperest bir iyimserliğe düşmeden, umutlarımızı ve üretme kapasitemizi canlı tutabilir, zorluklara karşı direncimizi artırabiliriz. Direncimizi ve umudumuzu diri tutma konusunda iyi mi? kötü mü? Bilemedim ama bir güncel bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim. Milli piyango ikramiye tutarı olarak İspanya ve İtalya’dan sonra dünyada en yüksek 3. tutara ulaşmış durumdayız. Yani bizde umut bitmez” diye konuştu. KREDİ NEFES ALDIRDI AMA HAYATTA TUTMAZ Hükümetin 2017 yılında uygulamaya koymayı planladığı tedbirleri yerinde bulduğunu ifade eden Ali Çandır,”Örneğin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ortaklaşa uygulamaya konan ve kısaca ‘Nefes Kredisi’ adı verilen tedbir, özellikle kısa vadeli ödeme sıkıntısı içine düşen işletmelerimize küçük de olsa bir nefes aldıracaktır. Çünkü biliyoruz ki yeni alınan kredilerin yüzde 93’ü ya önceki borçları ödemede ya da cari ihtiyaçları karşılamada kullanılmaktadır” dedi. Çandır, piyasadaki nakit sıkıntısı ve finansmana erişimde belirttiğimiz zorlukları dikkate alarak, “Nefes Kredisi”nin hayata geçmesini sağlayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederken, bu ve benzeri kredi desteklerinin nefes aldırdığını ancak hayatta tutmaya yetmediğini ifade etti. Çandır, “Vergilendirme ve sosyal güvenlik rejiminde mutlaka kolaylaştırma ve rahatlatma sağlamak gerekmektedir. Bu konuyu yıl boyunca dile getirdik hala dile getirmeye ve önerilerde bulanmaya, sonuç alıncaya kadar devam edeceğiz” dedi. FİNANSA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI 2017 yılı için ekonomik önlemler paketi kapsamında açıklanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) kararlarının reel ekonomiye direnç kazandıracak biçimde ve bir bütün olarak hayata geçirilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Ali Çandır, “Genel bütçe performansının buna olanak tanıması da iyi bir avantajdır. 2017 yılındaki muhtemel yeni yatırım kararları için ise finansa erişimin çok daha kolaylaştırılması gerekmektedir. Diğer taraftan yeni yatırımların özendirilmesinde ve ekonomik hareketliliğin artırılmasında vergi yükü itibariyle ciddi bir rahatlama sağlamalıdır. Bu kapsamda, geçici vergi uygulamasının kaldırılması teklifimiz ile KDV mahsuplaşmasının hiç olmazsa 3 ayda bir yapılması teklifimizin hükümetimiz tarafından dikkate alınmasını beklemekteyiz” diye konuştu. EKK KARARLARI CAN SUYU Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda alınan tüm kararların iş dünyası için can suyu ve umut kaynağı olduğunun altını çizen Çandır, kararlarla ilgili görüşlerini şu şekilde paylaştı: “Prim ödemelerine getirilen erteleme; İstihdamı korumak ve artırmak için alınan asgari ücret desteğinden yararlananların 2017 Ocak-Şubat-Mart primlerini 2017 Ekim-Kasım-Aralık ayına ötelenmesi tedbiri genişletilmeli ve prim ödemeleri kalıcı olarak yılsonunda tahsil edilmelidir. KOBİ lere 50 bin liralık kredi desteği; KOBİ lere 3 yıl vadeli ilk 12 ayı geri ödemesiz ve faizsiz sağlanacak olan 50 bin liralık kredi, kapsadığı işletme sayısı itibariyle yetersizdir. Tüm KOBİ’ler için bu destekten faydalanacak bir planlama yoluna gidilmesi gerekmektedir. Mevcut verilecek olan kredilerde ise ihtiyaç eşiği belirlenmelidir.” 2016 YILI BORSA FAALİYETLERİNİ PAYLAŞTI 2017 yılının Antalya ve tarım sektörü için 2016’ya göre daha iyi geçmesinin, avantajları kullanma ve çabaya bağlı olduğunu anlatan Ali Çandır, 2016 yılı Borsa faaliyetlerini şu şekilde paylaştı: “Yaş Meyve-Sebze Sektöründe Fiyatlandırma Politikaları”. “Hububat Hasadı Öncesi Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, "Antalya`da Zeytincilik ve Zeytinyağı Sektörü” başlıklı Sektörel Analiz Toplantıları ve Tarım Sohbetleri düzenlenmiştir. Çiçek Festivali başarılı bir biçimde gerçekleştirilmiştir. Korkuteli Karyağdı Armudu ve Antalya Tavşan Yüreği Zeytini için coğrafi işaret tescil çalışmalarına devam edilmiştir. Keçiboynuzu (Harnup) Pekmezi’ne standart kazandırılmıştır. Zeytinpark, milli eğitim müdürlüğü ve Antalya Valiliği ile Doğa Akademisi protokolü imzalanmıştır. Kırklareli’nde Kırsal Kalkınmanın Anahtarı Coğrafi İşaretli Ürünler Paneli düzenlenmiştir. 7. YÖREX düzenlenmiş ve kapsamında Uluslararası Cİ paneli gerçekleştirilmiştir. ATB gençlik ile 8 hafta süren Tarım ve Çocuk projesi başarıyla tamamlanmıştır. Yine Borsa lisemiz başta olmak üzere eğitime destek olunmuş ve çeşitli sosyal yardımlar gerçekleştirilmiştir. Antalya buğdayını arıyor projesi çalışmalarına devam edilmiştir. Canlı hayvan borsası için şirket kurulmaktadır. Nefes Kredisi projesine ortaklık sağlanmıştır.” ANTALYA’YA YAKIŞMIYOR Geçtiğimiz günlerde yapılan ve kamuoyu ile paylaşılan bir akademik çalışmada Antalya’nın diğer iller arasındaki insani açıdan gelişmişlik değerlerini incelediklerini söyleyen Çandır, Antalya’nın insani gelişmişlik endeksinin iller sıralamasında 8’inci sırada yer aldığını, gelir endeksinde 10’uncu, sağlık endeksinde 11’inci, eğitim endeksinde ise 28 gibi alt sıralarda yer aldığını kaydetti. Çandır, “Bu iyi bir durum değildir. Nüfus büyüklüğü açısından 5’inci büyük, genel ekonomik göstergeler itibariyle ise ilk 10 büyük kent arasında yer almaya çalışan kentimiz, son 15 yılda kişi başına gelirini en az artıran kent konumunda olmuştur. Bu durum kentimize hiç yakışmamaktadır. Aynı endekslerin değerlerinin dağılımına baktığımızda ise dünya ortalamasına göre; gelirde ortanın altında yani üst düşük grupta, sağlıkta ve eğitimde yüksek grupta, insani gelir endeksinde ise orta grupta yer almaktayız” diye konuştu. Antalya’nın son 15 yılının geçmiş dönem performansına göre iyi geçmediğini söyleyen Çandır, “1980’li, 90’lı yıllardaki nispi gelişmemiz ve Türkiye ortalamasındaki yerimiz çok daha iyi bir konumdaydı. Bu durumun analitik karşılaştırmalarını defalarca dile getirdiğim için burada tekrarını yapmayacağım. Ama kent için iyi bir dönem geçirmedik. Amacımız, aleyhimize dönen bu gidişatı artık eski rayına oturtmak olmalıdır” dedi. ÜYELER YARARLANSIN TOBB-İŞKUR arasında imzalanan protokolle, ATB’nin taleplerimizden biri olan mesleki eğitim seferberliğinin yürürlüğe girdiğini anımsatan Çandır, bu teşvikten üyelerin yararlanmasını istedi. Çandır, “Zaman zaman komitelerimizden yanımızda çalışacak eleman bulamıyoruz serzenişleri geliyor. İşte bu protokol hepimizin ilacı. Bir yıl boyunca kendin eğiteceksin, parasını devlet verecek. Günlük 50 TL artı sigorta yine devlet tarafından karşılanıyor. Bir yıl çalışmanın sonunda istihdam şartı yok. Ancak bir yıl emek verdim ben artık bu elemanı istihdam edeyim dersen 42 ay sigorta işveren primi ödemiyorsunuz. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyor. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte 2017 yılı itibariyle bu konuda müşterek adımlar atacağız” diye konuştu. SURİYE İÇİN BARIŞ TEMENNİSİ Çandır, Meclis’te Suriye’deki savaşın sonlandırılmasının sevindirici olduğunu ifade ederken, “Suriye’de yıllardır devam eden ve birkaç yıldan beri bizi de gittikçe içine çeken savaşın sonlandırılması konusunda, hükümetimizin aldığı son pozisyonun etkili olmasını dilemekteyiz. Umuyoruz ki bu sefer komşumuzda kalıcı bir barış ve özgürlük ortamı tesis edilebilir. Çünkü hepimizin bundan faydası vardır” dedi. Çandır, 2017 yılının herkes için hayırlı, huzurlu ve bereketli bir yıl olmasını diledi. ATB 2017 BÜTÇESİ OYBİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ Antalya Ticaret Borsası Aralık ayı meclisinde Borsa’nın 2017 bütçesi de görüşüldü. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, meclis üyelerine bütçeyle ilgili bilgi verirken, Borsa çalışmaları hakkında bilgi verdi. Borsa üyelerinin 2009 ve 2013 yıllarındaki seçimlerde kendilerine görev verdiğini belirten Çandır, gösterilen güvene layık olmak ve taahhütleri yerine getirmek sorumluluğuyla çalıştıklarını kaydetti. Çandır, “’Birlikte hareket etme kültürümüzü geliştireceğiz’ sözümüzü, çalışmalarımızda temel düstur edindik, bu yaklaşımımızdan taviz vermeyeceğiz. Borsamızın kurumsal kimliğine ve takım çalışmasına katkı sağlayan Meclisimize bu anlayışından ve desteğinden dolayı teşekkür ediyorum. Borsamız yönetimi olarak bizler göreve layık görüldüğümüz günden itibaren kurumumuzu, öncelikle üyelerimiz, sektörümüz ve kentimiz için bir referans kurum haline getirmeye gayret göstermekteyiz. Bu gayretlerimizin sonuçlarını da hep birlikte görmekteyiz” diye konuştu. STRATEJİK PLANLAR REHBERİMİZ İlkini 2009’da ikincisini 2015’te yaptıkları Stratejik Planı’nın çalışmalarına rehber olduğunu söyleyen Çandır, “2015-2018 Stratejik İş Planını da aynı duyarlılıkla eksiksiz olarak yerine getirme gayretindeyiz” dedi. 2009-2012 yılları arasında yaptıkları çalışmaların tarım sektörünü ve Antalya ekonomisinin büyümesine odaklı olduğunu kaydeden Çandır, Kampüsten İşe, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (TAGEM) destekli Endüstriyel Amaçlı Organik Siyah Mersin Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi ile Defne-Kekik-Adaçayında Hasat ve Hasat Sonrası Verim Kayıplarını Önleme amaçlı 3 ana projenin yürütücülüğünü üstlendiklerini ve başarıyla tamamladıklarını anlattı. Üç proje ile toplam 514.000 TL ve 21.500 Dolar kaynak temin edilip kullanıldığını belirten ATB Başkanı Çandır, “Her üç projemiz de kendi alanlarında ülkemiz ölçeğinde öncü ve örnek gösterilen projeler olmuştur” dedi. Çandır, üyelere Borsa’nın öz kaynaklarıyla gerçekleştirilen ve devam eden Tarımsal Uygulamalı Mesleki Eğitim Merkezi (TUMEM), Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) ve coğrafi işaret projesi, Zeytinpark projesiyle ilgili de bilgi verdi. Antalya Ticaret Borsası’nın tarım sektörü ve kent ekonomisinin gelişimiyle ilgili yaptığı çalışmaları da paylaşan Çandır, 2014 yılı yaz aylarında baş gösteren Rusya Federasyonu ekonomik krizi ve Ruble devalüasyonu ile 2015 sonundan itibaren yaşanan ambargonun Antalya’ya ve tarım sektörüne olası etkilerini raporlarla açıkladıklarını, krizin atlatılması için önerilerde bulunduklarını kaydetti. Çandır, “Bu zorlu dönem içerisindeki bütün ifadelerimiz, nesnel ve bilgiye dayalı gerçekleri dile getirmenin yanı sıra sürdürülebilir çözüm önerilerini de bünyesinde barındırmıştır. Çünkü Antalya’mız son 40 yılda güçlü bir kurulu kapasite biriktirmiştir. Sahip olduğumuz bu kapasite, zorluklara karşı direnmede ve onları aşmada bizim en büyük dayanağımız olmalıdır” diye konuştu. 8 yıllık dönemde Antalya Ticaret Borsası’nın gelir ve gider bütçe büyüklüğü ve kompozisyonunun ciddi gelişmeler gösterdiğini söyleyen Çandır, bütçeyle ilgili şu bilgileri paylaştı: “Bu 8 yıllık dönemde işlem hacmimiz % 108 ve gelir bütçemiz ise %94 artış kaydetmiş, denk bütçe performansımız ise %98 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu dönem içerisinde toplam gelirimiz toplam giderimizden %6 fazla vermiştir. Söz konusu dönemde bütçe kompozisyonumuz da ciddi değişimler göstermiştir. Özetlemek gerekirse; Esas faaliyet gelirlerimizin toplam gelirlerimiz içindeki %51’lik payı, bu dönemde %61’lik paya yükselmiştir. Diğer taraftan faiz gelirlerimizin toplam gelir içindeki payı ise %33’ten %14’e düşmüştür. Kira gelirlerimizin toplam gelirimiz içindeki payı %13 olarak sabit kalmıştır. Bu dönemde gider bütçemizin kompozisyonunda da önemli değişimler gerçekleştirilmiştir. Örneğin; Toplam giderlerimiz içerisinde %83 paya sahip olan cari giderlerimizin payı bu dönemde ortalama olarak %58’e düşürülmüştür. 2016 yılında ise bu pay %47 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan yine toplam giderlerimiz içerisinde %5 olan yatırım giderlerimizin payı ise bu dönemde ortalama olarak %33’e yükseltilmiştir. 2016 yılında ise bu pay %46 olarak gerçekleştirilmiştir. Burada özellikle belirtmek isterim ki borsamız gelir ve gider bütçesi kompozisyonlarında yaşanan bu yapısal değişimler, kurum olarak sürdürülebilir büyüme ve bütçe performansı bakımından önemlidir.” Çandır, Borsa’nın 2008 yılında 5 milyon 564 bin TL olan varlığının 2016’da 10 milyon 659 bin TL’ye ulaştırdıklarını da bildirdi. Denk bütçe esasına göre 2017 yılı gelir ve gider bütçesini hazırladıklarını bildiren Çandır, 2.800.000,00 TL olarak belirlenen Antalya Ticaret Borsası 2017 yılı gelir ve gider bütçesi tasarısını üyelere sundu. Çandır, “2017 yılının üyelerimiz ve üreticilerimiz ile ülkemiz insanlarına hayırlı, huzurlu ve bereketli bir yıl olmasını diliyorum” dedi. Mecliste ATB 2017 bütçesi oybirliğiyle kabul edildi.  

Detaylar...

Akdeniz Bölgesi Oda ve Borsa Başkanları TOBB’da buluştu
Akdeniz Bölgesi İstişare Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde TOBB İkiz Kuleler’de yapıldı. Toplantıya Akdeniz Bölgesi’ndeki Oda ve Borsaların Yönetim Kurulu Başkanları, Meclis Başkanları ve Genel Sekreterleri katıldı.​ Toplantıda yaptığı konuşmada birlik ve beraberliğin önemi üzerinde duran TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, TOBB’un, oda ve borsaların üyeleri için pek çok önemli işe imza attığını, ancak bunların yeterince bilinmediğini vurguladı. Hisarcıklıoğlu, girişimcilerin, iş dünyasının gücünü ve dinamizmini artırabilmek için ortaya konulan imkânların ve yapılan icraatların tüm üyelere duyurulması gerektiğini belirtti. Toplantıda, başvuruları başlayan Nefes Kredisi hakkında bilgilendirmede bulunulurken, Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nun tedbir paketiyle getirilenler istişare edildi. Ayrıca TOBB Dijital Dönüşüm Projesi, Şirket Kuruluşlarında Tek Durak Ofis Projesi, Mesleki Eğitim Faaliyetleri ve MEYBEM’e ilişkin de sunumlar yapıldı.

Detaylar...

TARIM KONSEYİ, TARIM DESTEK VE TEŞVİKLERİNİ ANLATTI
TARIM KONSEYİ, TARIM DESTEK VE TEŞVİKLERİNİ ANLATTI Antalya Ticaret Borsası’nın başkanlığını yürüttüğü Tarım Konseyi, tarım sektörünün yararlanabileceği kamu destek ve teşviklerini "Antalya Tarım Sektörünün Yararlanabileceği Destek ve Teşviklere Erişim Yolları" başlıklı toplantıda sektör temsilcileriyle paylaştı. Toplantıya, Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Tarım Konseyi Başkan Yardımcısı Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer, icra kurulu üyesi Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Kumluca Ticaret Odası Başkanı Murat Hüdavendigar Günay, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Murad Çanakçı, Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürü Veysel Çelik, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, konsey üyeleri ve konsey danışma kurulu üyesi kurumlardan temsilciler katıldı. Toplantıda, Antalya tarım sektörü paydaşlarının ekonomideki rollerini, etkinliklerini, kapasitelerini, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda rekabet güçlerini artırmak için yararlanabilecekleri kamu destek ve teşviklerine erişim yolları anlatıldı. Toplantıda, Ziraat Yüksek Mühendisi Tayfun Çağlayan katılımcılara Ekonomi Bakanlığı destekleri, Tarım Bakanlığı destekleri, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteklerini anlattı. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Çağlayan, Tarım Konseyi’ne böyle bir toplantı düzenlediği için teşekkür etti.  

Detaylar...