Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Haziran Temmuz 2022
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 172.70.135.123
Şuan 9 kişi online
Bugün 1044 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 181909
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

BAŞKAN ÇANDIR’DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Başkanı Ali Çandır, Kurban Bayramı mesajı yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Bayramlar, dayanışmayla, el ele kutlamamız gereken kültürel hazinemiz. Ekonomik ve sosyal zorlukları yaşadığımız böyle bir dönemde paylaşmanın önemi daha da anlamlı. Bu bayram, maddi ve manevi paylaşımlarımızı artıralım, paylaşalım ki zenginliğimiz artsın. Maskesiz hayata alıştığımız bu dönemde tekrar maskeye dönmemek için toplu alanlarda daha dikkatli davranalım. Kendimizi, sevdiklerimizi ve toplumu tehlikeye atmayalım. Unutmayalım salgın henüz son bulmadı. Tekrar yasaklı günlere dönmek, gerek sosyal gerekse ekonomik olarak bizi yıpratacaktır. Bunun bilinciyle hareket edelim. Antalya deniziyle, kumuyla, güneşiyle, tarihiyle turizmde müthiş bir destinasyon. Yerli ve yabancı misafirleri, güvenli tatilin adresi Antalya’ya bekliyor, “şimdi Antalya zamanı” diyorum. Seyahat eden yurttaşların ise trafik kurallarına uyarak seyahat etmelerini, güvenli şekilde sevdiklerine ulaşmalarını diliyorum. İyiliğin, barışın ve dostluğun hakim olduğu bir dünyada güzel bayramlar görmemiz dileğiyle, Antalyalıların, Türk milletinin ve Müslümanların Kurban Bayramı’nı kutluyorum.”  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI HAZİRAN AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Haziran ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerlerinin değişimleri, 2022 Haziran ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıdaki tablodaki gibi değişti: Haziran ayında miktar endeksleri, domateste 97, sebzede 91 ve meyvede 170 olarak gerçekleşirken, fiyat endeksleri domateste 336, sebzede 356 ve meyvede 444 olarak yansıdı. Haziran ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste yüzde 22.02 ve meyvede yüzde 6.17 artarken, sebzede yüzde -19.90 azaldı. Miktar endeksleri geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste yüzde 16.16, sebzede yüzde 4.61 ve meyvede ise yüzde 34.86 artış gösterdi. Haziran ayında endekslerdeki yıllık değişimler, miktarda domates ve sebze için son 7 yılın ortalamalarında, meyvede ise rekor olarak gerçekleşti. Fiyatta da benzer bir eğilim görüldü.         Haziran ayında domates fiyat endeksindeki yıllık değişim yüzde 62.93 olarak gerçekleşirken, miktardaki kısmi artışa karşılık fiyat değişimi ortalama düzeyde seyretti. Sebze fiyat endeksindeki yıllık değişim ise yüzde 94.68 oldu. Sebzenin yıllık miktar endeks artışı domatesten daha düşük kalırken, fiyat endeksi nispi olarak daha yüksek oldu. Meyve fiyat endeksindeki yıllık değişim yüzde 89.57 olarak gerçekleşti. Meyvedeki yıllık işlem miktar artışı yüzde 34.86 gibi yüksek bir oranda olurken, nispi yüksek fiyat artışı yaşandı. Haziran ayında miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler ise domateste, sebzede ve meyvede son dört yılın ortalamalarında seyretti. Bunun istisnası domates miktar endeksindeki aylık artış oldu. Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi, Haziran ayında yüzde 22.02 artış gösterirken, işlem fiyatı endeksi aylık yüzde -57.21 azaldı. Son dört yılın Haziran ayları endekslerinde miktarda ortalama yüksek artış, fiyatta ise sınırlı düşüş yaşandı.   Bir önceki aya göre (aylık) sebze işlem miktar endeksi, Haziran ayında yüzde -19.90 azalırken, işlem fiyat endeksi aylık yüzde -26.53’lük azalış gösterdi. Son dört yılın Haziran ayları dikkate alındığında sebze miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler, ortalama civarında seyretti. Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Haziran ayında yüzde 6.17 artış gösterirken, işlem fiyat endeksi ise yüzde -23.71 azaldı. Son dört yılın Haziran ayları dikkate alındığında meyve miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler, ortalama civarında seyretti.  

Detaylar...

ATB HAZİRAN MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Haziran Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve kent gündemiyle ilgili görüş ve önerilerini dile getirdi. BORSA 102. YAŞINI KUTLUYOR Başkan Çandır, Borsa’nın 102. yaşını kutladığını belirterek, “Kentimiz tarımı ve ticaretinin gelişimi için 102 yıldır var gücümüzle çalışıyoruz. İlk günkü heyecanımızla ve beş yıldızlı hizmet kalitemizle daima üyelerimizin, sektörümüzün ve kentimizin yanındayız. Yanında olmaya da devam edeceğiz” dedi. Çandır, kuruluşundan bu yana Borsa’da faaliyet göstermiş herkese teşekkür ederken, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi. ANTALYA LİSESİ, ‘TARİHİ 100 LİSE’ LİSTESİNDE Başkan Ali Çandır, Antalya Lisesi’nin tarihi binasının başka bir kuruma devir edilmesi haberlerini takip ettiğini belirterek, “Antalya Lisesi, 1898 yılından bu yana hizmet veren, bakanlığın ‘Tarihi 100 Lise’ listesinde bulunan, kentimizin ve milli eğitimin en önemli değerlerindendir. Lisenin başka bir kuruma devri, kentimizin ve milli eğitimin hafızasından bir değerimizin daha silinmesi anlamına geliyor. Değerlerimizi bir bir yitirdikçe çocuklarımıza anlatacağımız anılar da eksiliyor. Lisenin tarihinin ve toplumsal hassasiyetlerin göz önünde bulundurulmasını bu ve benzeri konularda daha duyarlı davranılmasını diliyorum” diye konuştu. FİNANSMANA ERİŞİM ZORLAŞIYOR Başkan Ali Çandır, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2022 yılının ilk yarısının geçen yıldan daha hareketli geçtiğini söyleyen Çandır, “Özellikle kentimizin ekonomik ve ticari hareketliliği, ülkemiz ortalamasının üzerinde seyretmektedir. Yılın yarısında hem geçen seneye göre hem de ülke ortalamasına göre daha yüksek seyreden ekonomik hareketliliğimizi korumaya odaklandık. Ancak kontrolümüz dışındaki gerçekleşmeler, dikkatimizi dağıtmaktadır. Özellikle tarımda, maliyet, finansmana erişim, üretim, mevzuat ve iklim koşulları giderek zorlaşmaktadır” diye konuştu. İHRACAT İTİCİ GÜÇ 2021 yılında ekonomi yüzde 11 büyürken, tarımın yüzde 2.16 küçüldüğünü belirten Çandır, “6 yılın ardından ilk kez küçülme yaşamıştık. Yılın ilk çeyreğinde ise ekonomi yüzde 7.34 büyürken, tarım yüzde 0.94 büyüdü. Bu büyüme de son altı yılın en düşük birinci çeyrek büyümesi oldu. İkinci çeyrek büyümemizi, daha yüksek bekliyoruz” diye konuştu. İkinci çeyrek büyümesinde ihracatın başı çekeceğini söyleyen Çandır, “Yılbaşından itibaren sektörümüzün ihracatı ülkemizde yüzde 22 kentimizde ise yüzde 7 artmıştır. Yaş meyve sebze ihracatı ise ülkemizdeki yüzde 1 artarken kentimizde yüzde 6 arttı. Yaş meyve sebze, tıbbi aromatik bitkiler ve süs bitkilerinde daha iyi bir ikinci yarı geçireceğimizi umuyoruz” diye konuştu. ÇEK İLE ÖDEMEMİZ ARTTI Antalya’da çek ile ödeme işlemlerinde ülke ortalamasının üzerinde bir performans görüldüğünü kaydeden Başkan Ali Çandır, çek ile ödeme hacmi ülke genelinde yüzde 54 artarken, Antalya’da yüzde 90 arttığına dikkat çekti. Çandır, Antalya’da kurulan şirket sayısında yüzde 2 artış yaşanırken, ülke genelinde yüzde 12 düşüş yaşandığını belirtti. BANKALAR KREDİ MUSLUĞUNU KISTI Ticari hareketliliğin önemli göstergelerinden birinin de kredi kullanımı olduğunu ifade eden Çandır, kredi kullanımındaki düşüşe dikkat çekti. Bankaların kredi musluğunu kıstığını ifade eden Çandır, şunları söyledi: “Aylık gerçekleşmelere baktığımızda son dönemde bir zayıflama görülmekteydi. Nitekim ticari kredi kullanımı ülkemizde aylık yüzde 3 kentimizde ise yüzde 0.26 artmıştır. Tarımda da benzer bir durum yaşanmaktadır. Tarımsal krediler kentimizde yüzde 4 ülkemizde ise yüzde 13 artmıştır. Bu yavaşlama, kentimizin gelecekteki hareketliliği için risk barındırmaktadır. Çünkü uzun bir süredir kentimiz ekonomisi, kredi ile büyüme sağlama yoluna girmiştir. Bu yavaşlamada bankaların kredi musluklarını kısmasının da etkili olduğunu düşünüyoruz. Üyelerimiz gerekli koşulları karşılamalarına rağmen son dönemde talep ettikleri miktarda krediye erişemediklerini ifade ediyorlar. Özellikle tarımda kredi musluklarının kısılması demek önümüzdeki dönemde tarımsal üretimin düşmesi, dışa bağımlılığın ve enflasyonun artması ve ekonomik küçülme demektir.” SALATALIĞIN NAKLİYESİ FİYATIYLA AYNI Haziran ayı meslek komitelerinin ana gündem maddesinin artan maliyetler olduğunu kaydeden Çandır, “Üyelerimiz özetle, son akaryakıt zamlarının ardından tarımsal üretim ve nakliye maliyetlerinin aşırı yükseldiğini bu durumun üretimin ve ticaretin üzerindeki en önemli sorun haline geldiğini ifade etmişlerdir” dedi. Komite üyelerinin, yaş meyve sebze ürünlerinin Antalya’dan İstanbul’a nakliye maliyetinin kilogramda 1.20 TL ile 2.00 TL arasında değiştiğini belirttiğini kaydeden Çandır, “Bir kilogram salatalığın fiyatı ile İstanbul’a nakliyesi aynı maliyete ulaşmıştır. Saman gibi ürünlerde ise Konya’dan Antalya’ya nakliye maliyeti ürün fiyatını aşmıştır” diye konuştu. ÜYELERİN TALEPLERİ Üyelerin talepleriyle ilgili de bilgi veren ATB Başkanı Ali Çandır, tarımsal üretimde ile tarım ve gıda yükü taşıyan araçlarda kullanılan akaryakıtta ÖTV ve KDV muafiyeti getirilmesini, elektrik maliyetlerinin düşürülmesi için tüm tarımsal faaliyetleri kapsayan özel bir abone grubunun oluşturulmasının istendiğini söyledi. Çandır, “Üyelerimiz, SGK ve BAĞ-KUR primlerinin tarımsal üretimden çıkışı önleme ve kayıt içini özendirme amaçlı en az 5 yıl boyunca desteklenmesini yani sembolik bir düzeye düşürülmesini, KDV alacaklarının nakit, bono, tahvil, banlara olan borçların üstenilmesi ve kamuya olan borçlarla mahsuplaşma gibi yöntemlerle hızlı bir biçimde iade edilmesini, şekere erişimde sorun yaşadıklarını ve fiyatların aşırı yükselmesi nedeniyle sübvansiyon miktarının artırılmasını talep ediyor” dedi. EKONOMİ ŞURASI’NDA TALEPLER Başkan Çandır, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katılımıyla gerçekleşen TOBB Türkiye Ekonomi Şurası’nda sektörün sorunları ve çözüm önerilerini paylaştığını kaydetti. Çandır, Antalya’nın yapısına uygun bir destekleme ve tarımsal yatırımlara uygun teşvik modüllerinin geliştirilmesini talep ettiğini anlatırken, tarımsal desteklerin 3 yıllık vadeler için önceden açıklanmasını ve ödemelerin sezon başında yapılmasını, destek ve teşviklerin çevresel ve ekolojik koşullar dikkate alınarak yeşil uygulamalar üzerinden artırılmasını, SGK prim desteklerinin artırılmasını ve sürekli hale getirilmesini talep ettiğini söyledi. Çandır, üreticilerin uygun fiyatlarla girdi tedarik etmeleri için Ziraat Bankası finansmanı ile organize girdi tedarik platformunun (GİTAP) hayata geçirilmesini, tarım için özel bir abone grubu oluşturulmasını, gübre, ilaç ve yem gibi ürünlerin yerli üretiminin etkili ve hızlı bir biçimde desteklenmesini, Hazine arazilerinin bilgilerinin sektörde yatırım yapacak kişilerin erişimine sunulmasını, birlikte üretimin motive edilmesini, tarım sayımı yapılmasını ve her beş yılda bir güncellenerek veri toplama ve izleme ağı oluşturulması taleplerini de ilettiğini belirtti. Çandır, “Sorunlarımızı ve geliştirdiğimiz çözüm önerilerimizi ilgilileri ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz ve çözümü içinde takipte olacağız. Taleplerimizin olumlu sonuçlanmasını diliyorum. Bu ortamı sağlayan TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve yönetimine teşekkür ediyorum” dedi. Ali Çandır, Kurban Bayramı’nı kutlarken, Bayramın bütün insanlığa barış, mutluluk ve sağlık getirmesini diledi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

TARIMDA ÜRETİM MALİYETİ ARTIYOR
  Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Nisan ayı tarımsal girdi fiyatları endeksini (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarımsal girdi fiyatları endeksinin aylık yüzde 7.45, yıllık yüzde 117.31 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta endeks tarihinin yeni rekorları olmuştur” dedi. 2015-2021 dönemi Nisan ayları ortalama Tarım-GFE değerinin yüzde 0.92, yıllık ortalama değerin ise yüzde 12.87 olduğuna dikkat çeken Başkan Çandır, rakamların tarım sektörünün maliyet yükünü gösterdiğini söyledi. Çandır, “Tarımsal girdi fiyatları enflasyonunda önceki yılların toplamını aşan bir basamak etkisi ile yükseliş görülmektedir” dedi. GÜBRE VE ENERJİ BEL BÜKÜYOR Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 7.54 ve yıllıkta ise yüzde 126.20’lik artış ilan edildiğini belirten Çandır, tohumda aylık yüzde 5.42, enerjide yüzde 4.05, gübrede yüzde 10.04, ilaçta yüzde 3.74, veteriner hizmetlerinde yüzde -1.85, yemde yüzde 8.84’lük değişime dikkat çekti. Nisan ayında tohumda yıllık yüzde 40.33, enerjide yüzde 189.26, gübrede yüzde 241.57, ilaçta yüzde 93.69, veteriner hizmetlerinde yüzde 26.31, yemde yüzde 121.74 ve diğer kalemlerde ise yüzde 52.61’lik artışa işaret eden Başkan Ali Çandır, “Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 6.76 ve yıllık yüzde 63.96’lık artış ilan edilmiştir” dedi. RAHATLATICI BİR DÖNEM YAŞANABİLİR Nisan ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 17.76 ve yıllık yüzde 118.53 ilan edildiğini anımsatan Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim sürekli aleyhte devam ederken Nisan ayı itibariyle bu durum aylıkta 10 puanlık bir iyileşmeye karşılık yıllıkta ise girdi fiyatları ile benzer bir üretici fiyatları ilan edilmiştir. Önümüzdeki aylarda da bu eğilimin devam etmesi halinde tarımsal faaliyetlerde bulunanlar için rahatlatıcı bir dönem yaşanabilir” değerlendirmesinde bulundu. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Ali Çandır, Nisan ayında açıklanan aylık yüzde 7.67 ve yıllık yüzde 121.82 düzeyindeki yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE ile aylık yüzde 2.61 ve yıllık yüzde 97.11 ilan edilen yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de taşımaya devam edeceğini gösterdiğini kaydetti. ANTALYA’NIN YÜKÜ AĞIR Nisan ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 7.25 ve yıllık yüzde 69.97 olarak ilan edildiğini belirten Başkan Ali Çandır, Batı Akdeniz enflasyonunun aylık yüzde 6.76 ve yıllık ise yüzde 73.71 olarak ilan edildiğine dikkat çekti. Antalya ve Batı Akdeniz’in 2 yıldır ülke ortalamasının üzerinde bir enflasyon yaşadığına dikkat çeken Çandır, ekonomik olarak ülke ortalamasının altında performans gösteren ancak ortalamanın üzerinde enflasyon yaşayan Antalya ve Batı Akdeniz’in yükünün ağır olduğunu ifade etti. Tüketici taraftaki işlenmemiş gıda enflasyonunun Nisan’da aylık yüzde 16.84 ve yıllık yüzde 100.67 ilan edilirken, yaş meyve sebze enflasyonunun aylık yüzde 20.85, yıllık 104.77 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “İlan edilen yıllık rakamlarla Nisan ayında işlenmemiş gıda ve yaş meyve sebze ürünleri başta olmak üzere tarım kesiminin maliyet-ciro enflasyon düzeyleriyle tüketicinin karşı karşıya kaldığı işlenmemiş gıda ve yaş meyve sebze enflasyonu arasında hala tarım sektörü aleyhine olan eğilim azalarak da olsa devam etmiştir” dedi. Çandır, Mayıs ayı ile birlikte sonbahara kadar işlenmemiş tarım ürünleri fiyatlarında mevsimsel bir düşüş eğilimi beklenmesi gerektiğini söylerken, “Bu dönemde maliyet baskısı hala devam ederse, tarım kesiminin aleyhine işleyen makas giderek açılacaktır” dedi.

Detaylar...

“DOĞRU İŞİ DOĞRU ZAMANDA YAPARSAK TARIMDA ZENGİNLEŞEBİLİRİZ”
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Başkanı Ali Çandır, Antalya Dostlar Meclisi’nin konuğu oldu. Başkan Çandır, Antalya Dostlar Meclisi Başkanı Kamile Gülgün Yıldırım ve üyelerle bir araya geldi. Toplantıda, Antalya’nın tarımı, ticareti, kent gündemi konuşuldu. Başkan Çandır, 102 yıllık geçmişe sahip Antalya Ticaret Borsası’nın çalışmalarını anlatırken, “Borsa olarak alışkanlıklarımızla değil analizlerleler hareket etmeye çalışıyoruz” dedi. ANTALYA’NIN OKSİJENİNE SAHİP ÇIKTIK Antalya’nın oksijen deposu 2630 dönümlük Zeytinpark’a sahip çıktıklarını, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i marka olarak Antalya’ya kazandırdıklarını, yerel ürünlere sahip çıkarak Korkuteli Karyağdı Armudu ve Tavşan Yüreği Zeytin’e coğrafi işaret aldıklarını anlatan Çandır, Antalya tarımla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Çandır, Türkiye’ye örnek olacak Tarım Konseyi’ni kurduklarını belirterek, yapılan çalışmaları anlattı. HERKES TARIMI KONUŞUYOR Yıllardır stratejik olduğunu anlatamadıkları tarımı pandeminin bir kalemde anlattığını, Rusya Ukrayna savaşının ardından tarımın öneminin daha iyi anlaşıldığını söyleyen Çandır, “Artık siyaset ve sporun yanında herkes tarımı konuşuyor” dedi. Çandır, doğru işin doğru zamanda yapılması halinde tarımda zenginleşebileceğimizi ifade etti. 1920-1950 döneminde başta buğday olmak üzere hububat ve mamulleri, 1950-1980 döneminde ise ağırlıkla pamuk olmak üzere, susam ve yer fıstığı ürünleriyle ön plana çıkan Antalya’nın 1980’li yıllardan itibaren sebze üretimine yöneldiğini belirten Çandır, Antalya’nın 8.5 milyon ton üzerinde yaklaşık 16 milyar TL değerindeki bitkisel üretimiyle ülkede birinci sırada yer aldığını kaydetti. Çandır, “Antalya, tarımsal üretim değerinde yaklaşık 20 milyar TL ile ikinci sırada. Kentimiz 2021 yılı TÜİK rakamlarına örtüaltı tarım alanlarının yüzde 43’üne üretim miktarının ise yüzde 51’ine sahip” diye konuştu. 2021 yılında 1 milyar 865 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Antalya bunun yüzde 56’sını oluşturan 1 milyar 50 milyon dolarını tarımsal ihracattan elde ettiğini belirten Çandır, “Her 100 dolarlık yaş sebze ihracatının 44 doları ve her 100 dolarlık domates ihracatının 43 dolarını Antalya’dan yapılmıştır. Narenciye ihracatının ise 3 dolarını Antalya olarak biz yapabilmişiz” dedi. ÜRÜN HALDEN GEÇMELİ Ali Çandır, Antalya’da üretilen ürünlerin yüzde 80’inin halden geçerken, 2010 yılından sonra üretilen ürünlerin sadece yüzde 10-15’inin halden geçtiğine dikkat çekerken, bunun fiyat dengesizliğine neden olduğunu kaydetti. Çandır, hal dışındaki işlemlerin kısıtlanması gerektiğini söyledi. Tarımda veri setinin bozuk olduğunu söyleyen Ali Çandır, “Tarımda sağlıklı datamız yok. Olsa olsa yöntemiyle politika yürütüyoruz” dedi. Devletin verdiği destek ve teşviklerin Antalya’nın aleyhine işlediğini, artık Ağrı’da da Tekirdağ’da da domates üretildiğini kaydeden Çandır, “Antalya tarımda rekabet gücünü kaybetmemek için başka alanlara yönelmeli. Antalya ürün gamını, gelecekte, küresel rekabet avantajı sağlayabileceği tohum, fide üretimi gibi alanlara evirmeliyiz” dedi. Çandır, tarıma özel sosyal güvenlik sisteminin hayata geçirilmesiyle kırsalın güçleneceğini vurguladı. Ali Çandır, Dostlar Meclisi üyelerinin sorularını da yanıtladı. Toplantı sonunda Kamile Gülgün Yıldırım, Başkan Çandır’a teşekkür plaketi takdim etti.  

Detaylar...

ANTALYA İHRACATTA HIZ KESMİYOR
Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden Antalya, geçen yıla göre ihracat rakamlarını yüzde 14 artırarak 166 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yapılan ihracatın yüzde 55’ini tarım ürünleri oluşturdu. 2022 yılının ilk 5 ayında Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatının yüzde 23.6’sı Antalya’dan yapıldı. Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın 2022 yılı mayıs ayı ihracat verilerini açıkladı. Antalya’nın üretimde olduğu kadar ihracatta da önemli bir kent olduğunu kaydeden Çandır, Antalya ihracatını geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14 artırarak 166 milyon dolara yükselttiğini kaydetti. Çandır, yılın ilk 5 ayında geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 15 artıran Antalya’nın 885 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. TARIM İHRACATTA LOKOMOTİF Çandır, ihracatta lokomotif sektörün tarım ürünleri olduğuna dikkat çekti. Çandır’ın verdiği bilgiye göre, yılın ilk 5 ayında 483 milyon 952 bin dolarlık tarım ürünleri ihracatı gerçekleştirdi. Bunun yüzde 56.9’u olan 275 milyon 225 bin dolarını yaş meyve sebze oluşturdu. 2022 yılı Mayıs ayında Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatının yüzde 20.8’inin Antalya’dan yapıldığını belirten Çandır, yılın ilk 5 ayında ise Türkiye ihracatının yüzde 23.6’sının Antalya’dan yapıldığına dikkat çekti. Çandır, 2022 Mayıs ayında Türkiye’nin süs bitkileri ve mamulleri ihracatının yüzde 50.4’ünün, ilk 5 ay toplamında ise yüzde 48.5’inin Antalya’dan yapıldığını belirtti. Çandır, Antalya’nın Mayıs ayında 6 milyon 280 bin dolar, yılın ilk 5 ayında ise toplam 36 milyon 728 bin dolarlık süs bitkileri ihracatı gerçekleştirdi. 2022 Mayıs ayında Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatının yüzde 3.3’ü Antalya’dan yapılırken, ilk 5 ay toplamında da yüzde 3.6’sı Antalya’dan gerçekleşti.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI MAYIS AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
  Antalya Ticaret Borsası (ATB), Mayıs ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerlerinin değişimleri, 2022 Mayıs ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti: Mayıs ayında miktar endeksleri, domateste 79, sebzede 114 ve meyvede 160 olarak gerçekleşirken, fiyat endeksleri domateste 786, sebzede 484 ve meyvede 582 olarak yansıdı. Mayıs ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste %8.14, sebzede %25.38 Meyvede ise % 175.57 arttı. Miktar endeksleri geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste % -5.06 azalırken, sebzede %15.69 ve meyvede ise % 27.39 artış kaydetti. Mayıs ayında miktar ve fiyat endekslerindeki yıllık değişimler, domateste, sebzede ve meyvede fiyat bakımından son 7 yılın rekorunu kırarken, miktar bakımından ortalamada seyretti.         Mayıs ayında domates fiyat endeksindeki yıllık değişim %288.03 olarak gerçekleşti. Miktardaki kısmi azalışa karşılık fiyat değişimi rekor olarak endekse yansıdı. Sebze fiyat endeksindeki yıllık değişim ise %169.64 olarak gerçekleşti. Sebzenin domatesten daha düşük kalması, miktar endeksindeki %16’ya yakın artış sayesinde oldu. Meyve fiyat endeksindeki yıllık değişim %88.19 olarak gerçekleşirken, meyvedeki nispi düşük fiyat artışı işlem miktarındaki %28’e yakın artış sayesinde oldu. Mayıs ayında miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler ise domateste, sebzede ve meyvede son 4 yılın ortalamalarında seyretti. Bunun istisnası meyve miktar endeksindeki aylık rekor artışında yaşandı.   Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi, Mayıs ayında %8.14 artış gösterirken, işlem fiyatı endeksi aylık % -17.79 azaldı. Son 4 yılın Mayıs ayları endekslerinde miktarda ortalama artış ve fiyatta ise en sınırlı düşüş yaşandı.   Bir önceki aya göre (aylık) sebze işlem miktar endeksi, Mayıs ayında % 25.38 artarken, işlem fiyat endeksi aylık % -42.41 azaldı. Son 4 yılın Mayıs ayları dikkate alındığında sebze miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler ortalama civarında gerçekleşti. Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Mayıs ayında % 175.57 artış gösterirken, işlem fiyat endeksi ise % -28.33 azaldı. Son 4 yılın Mayıs ayları dikkate alındığında meyve miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler, miktarda rekor artış ve fiyatta ise ortalama düşüş olarak gerçekleşti.    

Detaylar...

ÇOCUKLARDAN MODEL TARIM KÖYÜ ÖNERİSİ
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım Konseyi (ATAK) ve Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğiyle Zeytinpark’ta düzenlenen Tarım ve Çocuk Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Çocukların hayvancılıktan bitkisel üretime, su ürünlerinden ekoloji eğitimine bir çok alanda eğitim aldığı eğitimin ardından çocuklara, tarım ve doğa ile ilgili tartışacakları ortam sunuldu. Çocukların yaşanabilir bir dünya için çözüm önerileri ise çalıştay sonuç bildirgesine yansıdı. ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, çocukların müthiş gözlem ve hayal gücüyle doğa ve tarıma yönelik öneri ve görüşlerini aktardığını belirtirken, geleceğin sahibi çocukların görüş ve önerilerinin politika yapıcılar tarafından dikkate alınmasını istedi. Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, çalıştayın çocuklarda farkındalık yarattığını söylerken, “Çocukların teknolojiyle harmanlanmış yeni nesil bakış açıları doğrultusunda çalışmaları yoğunlaştırmak yolunda görüş ve önerileri dikkate alarak çalışmalar yürüteceğiz” dedi. ÇOCUKLAR TARIM DERSİ İSTİYOR Bildirgede çocuklar, tarıma yönelik görüş ve önerilerini dile getirdi. Tarım yapılırken doğal yaşamın korunması gerektiği kaydedilen bildirgede, tarım ilaçları kullanımının azaltılması, biyolojik mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ile organik ve sürdürülebilir tarımın teşvik edilmesi istendi. Çocuklar bildirgede, yerli ürün tüketimine özellikle dikkat çekti. Yerli ürünlerin tüketilmesi ve üretiminin özendirilmesini isteyen çocuklar, genetiği değiştirilmiş organizmalarla ilgili daha fazla önlem alınması gerektiğini vurguladı. Çocuklar, modern tarım teknikleri ve teknolojilerinin kullanıldığı, çocukların eğlenerek öğrenebilecekleri model tarım köyleri ve tarım kentleri kurulmasını istedi. Çalıştay sonuç bildirgesine, ilkokul ve ortaokul müfredatında uygulamalı tarım eğitimin yer alması, iklim değişikliğine dirençli tarım için çalışmalar yürütülmesi, çocukların köylerde yaşamalarının özendirilmesi için sosyal imkanların artırılması önerileri yansıdı. Çalıştaya katılan çocuklar, dünyanın sadece insanlara ait olmadığı konusunda bilincin arıttırılması ve biyoçeşitliliğin korunması ve geliştirilmesini istedi. Çocuklara göre, ormanlar daha fazla korunmalı ve ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmeli. Bildirgede çocuklar, atıkların sınıflandırılmasını talep ederken, plastik kullanımının azaltılması ve geri dönüşüme uygun ambalajlar kullanılmasını istedi. Su kullanımında dikkatli olunması, gereksiz su kullanımından kaçınılması ve tasarruflu davranılması gerektiği kaydedilen bildirgede, lavabo ve banyo sularının arıtılarak sifon suyu olarak tekrar kullanılması önerildi. Çocuklar, yağmur suyu hasadının yapılarak, tarımda kullanımının artırılmasını istedi. Güneş panellerinin tarım topraklarına kurulmamasını isteyen çocuklar, elektrikli araba kullanımının yaygınlaştırılması, fabrika bacalarına filtre takılması ve kontrolünün yapılması gerektiğine dikkat çekti. Çocuklar kalitesiz kömür kullanımının önüne geçilmesini “hayati” görürken, şarjlı pil kullanımının özendirilmesini istedi. Tatlı su kaynaklarının bozulmasının ve kirlenmesinin engellenmesinin zorunluluk olduğu belirtilen bildirgede, sürdürülebilir balıkçılık için aşırı avlanmadan kaçınılması gerektiği vurgulandı. Çocuklar, suda yaşayan canlıların yaşam alanlarının bozulmaması, petrol tankerlerinin yüklerini çok dikkatli taşıması, Caretta Carettalar için gürültü ve ses kirliliği azaltılmasını da önerdi.  

Detaylar...

VALİ ERSİN YAZICI ÇİÇEKÇİLERLE BİR ARAYA GELDİ
Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Çiçekçiler Birliği Dış Ticaret Anonim Şirketi (Çiçek A.Ş.)ev sahipliğinde kesme çiçek ve süs bitkileri üreticileri ve ihracatçılarıyla bir araya geldi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Orta Doğu Süs Bitkileri ve Mamulleri ihracatçılar Birliği Başkanı İsmail Yılmaz’ın katılımıyla Çiçek A.Ş’ye ortak firmaların temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Çiçek A.Ş. Başkanı Lütfi Göbüş, kümelenme modeliyle çalışan şirket hakkında Vali’ye bilgi verdi. ÇİÇEKTE KÜMELENME MODELİ Çiçek AŞ olarak yurtdışına yıllık 400 TIR çiçek gönderdiklerini belirten Göbüş, 2017’de 5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken 2021’de 13.3 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını kaydetti. Antalya’nın kesme çiçek ihracatındaki önemine dikkat çeken Lütfi Göbüş, sektörün önünün açılması halinde ihracatı artıracak potansiyele sahip olduklarını kaydetti. Orta Doğu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, geçen yıl yaklaşık 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren çiçek sektörünün bu yıl ihracat rakamlarını artıracağını kaydetti. Yılmaz, sektörün sorunlarını dile getirirken, çözüm için destek beklediklerini söyledi. “İŞ GÜCÜNE ULAŞIM VE ARAZİ EN BÜYÜK SORUNUMUZ” ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Çiçek A.Ş.’nin Türk tarımına örnek olacak bir yapılanmaya sahip olduğunu belirterek, üretimden ticarete ve ihracata kadar birlikte hareket edildiğini ve başarı sağlandığını ifade etti. Çandır, çiçek sektörünün işgücüne ulaşma ve ürün yetiştirecek arazi bulmakta zorlandığını anlatırken, bu temel sorunların çözülmesi halinde üretim ve ihracatın artacağına dikkat çekti. Çandır, tarıma özel sosyal güvenlik yasasının çıkarılması gerektiğini, bunun sektörün işgücüne ulaşımında büyük rol oynayacağını söyledi. VALİ ÜRETİCİ VE İHRACATÇININ YANINDA Antalya Valisi Ersin Yazıcı, üretici ve ihracatçıları tek tek dinledi. Tarımın başkenti Antalya’nın kesme çiçekte geldiği noktayı mutlulukla takip ettiğini söyleyen Vali Yazıcı, üretimin, ticaretin ve ihracatın artırılmasını arzu ettiklerini kaydetti. Yazıcı, sektörün sorunlarının çözümü için talepler doğrultusunda çalışacaklarını söyledi.  

Detaylar...

ATB MAYIS MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Mayıs ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplandı. ATB toplantı salonunda yapılan toplantıda, üyeler yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili bilgilendirilirken, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarımla ilgili değerlendirmelerde bulundu. TARIM STRATEJİK Göreve geldiklerinden beri fırsatta tarımın stratejik sektör olduğunu ifade ettiklerini belirten Çandır, “Sektörümüzü stratejik kabul etmenin doğal sonucu olarak nelerin yapılması gerektiğini her seferinde açıkladık” dedi. Çandır, “Tanımlayamadığımızı ölçemeyiz, ölçemediğimizi planlayamayız, planlayamadığımızı da yönetemeyiz… Prensibinden hareketle mutlaka girdilerden ürünlere ve tüm prosesler için kapsamlı bir standartlar kümesi tanımlamalıyız. Bu standartlara uygun kapsayıcı ve geçerli bir tarım envanteri çıkarmalıyız diye önerilerde bulunduk. Kapsayıcı bir toplu stratejik planlama ancak bu adımlardan sonra yapılabilir ve uygulanabilir dedik” dedi. Salgın ortamında tarımın stratejik bir sektör olduğunu söyleyenleri duydukça umutlandıklarını söyleyen Çandır, tarımda seferberlik ilan edilmesi ve nelerin yapılması gerektiğine yönelik önerilerde bulunduklarını anımsattı. Salgında tarımda olağanüstü hal ilan edilmesi ve acil eylemler gerekliliğine işaret ettiklerini söyleyen Çandır, “Ortalama uygulamalarla yetinmek durumunda kaldık. İlan edilen enflasyonda en az etkiye sahip olmamıza hatta enflasyonu aşağıya çekme oranlarımıza rağmen günah keçisi ilan edildik. Tarımsal ürün fiyatlarındaki enflasyonun en az 2 katını tarımsal girdi fiyatlarında yaşıyoruz dedik. Ziraat Bankası finansmanıyla entegre bir girdi tedarik portalı (GİTAP) kurarsak girdi maliyetlerimizi ortalama yüzde 30 daha aşağıya indirmek mümkün dedik. Bu önerimizi dile getirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. SADECE TARIMSAL KRİZ YAŞANMIYOR Bugün sadece Türkiye’de değil tüm dünyada tarımsal krizin yükselmeye başladığını belirten Çandır, krizin sadece fiyat artışlarıyla çıkmadığını, girdilerden ürünlere tedarik edememe krizi olarak da yaşandığını söyledi. Çandır, The Economist dergisinin Mayıs ayı kapak konusunun dünyada 10 haftalık buğday stoku kaldığı yönünde olduğunu anımsatırken, “Bu rakam, son 15 yılın en düşük stok rakamıdır. Rusya-Ukrayna savaşından sonra en büyük ikinci üretici olan Hindistan’ın da bu ay ihracatı yasaklama kararı alması, dünyayı tedirgin etmiştir” dedi. GİRDİLERE ULAŞIM ZORLAŞIYOR Tarımda ürün yeterlilik oranının yetersiz olduğunu ya da sınırda olduğunu ifade eden Çandır, “Buğday üretiminde nispeten iyi durumda olmamız rahatlatıcı ama mutlaka bugünlere dünden hazırlanmaya başlamalıydık” dedi. Gübre ve yem başta olmak üzere tarımsal tedarikte dışa bağımlılığın devam ettiğini vurgulayan Çandır, “Hayati önemdeki gübre ve yem girdilerinin tedarik imkanları giderek zorlaşmaktadır. Buğdaydakine benzer ihracat kısıtlamaları bu girdiler için de yaşanmaktadır. Uzmanlar, arz yetersizliğinin etkili olması dolayısıyla bu tür kısıtlama kararlarının önümüzdeki dönemlerde de süreceğini belirtmekteler. Dolayısıyla tekrar edeyim, hazırlıklarımızı dünden yapmaya başlamalıydık” diye konuştu. TARIMDA İNOVASYON ÖNERİSİ Bitki besleme ve koruma ürünlerine yönelik bir inovasyon atılımı içine acilen girilmesini öneren Başkan Çandır, salgın sırasında geliştirilen Turkovac aşısı gibi bir atılımın yapılması gerektiğini kaydetti. Çandır, şunları kaydetti: “Bu amaçla hızlı ve bilimsel çalışmalara özel destekler ve teşvikler vermeli, sonuç alıcı icraatlara girişmeliyiz. Bunun için bilim ve teknik insan kaynaklarımız, teknik yazılım ve donanım kapasitemiz mevcuttur. Bu kapasiteyi mutlaka sözünü ettiğim amaçla bir araya getirip hızlı sonuçlar üretebilmeliyiz. Böylece ülkemiz genelinde 70 milyar dolar olan tarımsal katma değerin geçen yıl 40 miyar dolara düşmesine ve kentimizde de 4 milyar dolarlık tarımsal katma değerin 2 milyar doların altına düşmesine razı olmayız. Dışa bağımlılığımızın oranını düşürdükçe katma değer yaratma gücümüz de yeniden artmaya başlayacaktır. Yıllardır yeterli tortuyu bırakamayan tarımsal faaliyetlerimiz, katma değer yaratma gücünü ciddi bir biçimde kaybetmekte idi. Bu gidişat, sürdürülebilir olma özelliğine sahip değildir. Bir an önce gidişatı tersine çevirmeye bakmalıyız, çünkü bu güce ve birikime sahibiz, yeter ki birlikte hareket ederek ortak hedeflere odaklanalım.” KARAMSARLIĞA GEREK YOK Tarımsal potansiyel ve daha önce başarılanlar dikkate alındığında karamsar olunmaması gerektiğini ifade eden Başkan Çandır, “Ancak iyimser olacağız diye de gerçeklere gözümüzü kapatamayız. 2010 yılından beri sektörümüzün reel kazancı düşmektedir. Ortalama 17 liraya mal ettiğimiz ürünü 15 liraya satarak varlığımızı sürdüremeyiz. Böyle bir gidişatın sonu, tarımsal faaliyetlerden çekilmektir. Nitekim bir zamanlar 1.5 milyon olan kayıtlı çiftçi sayımız, ilk kez 500 binin altına düşmüştür. Tarımsal alan kaybımız da yüzde 20’lere ulaşmıştır. Tarımın orijinal üretim faktörü emekte ve temel faktörü toprakta yaşadığımız kayıplar, mutlaka yeniden kazanmamız gereken vazgeçilmez kaynaklarımızdır” diye konuştu. TARIMDA İŞGÜCÜ KAYBI Tarımda işgücü kaybına dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, “Kentimizde turizm sezonunun hareketlenmesiyle tarımda çalışacak işçi bulamama sorunu yaşanıyor. Emekli olan ya da tarımdan kopan işçinin yerine arkadan gelen genç kuşak yok denecek kadar az. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak tarımda çalışanların ortalama yaşı 55’in üzerine çıkmıştır” dedi. Çandır, bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın önderliğinde ortak bir çalışma yapılması, kaybı önleyebilmek için tarıma uygun bir sosyal güvenlik sistemi kurulması gerektiğini kaydetti. Çandır, “Özel bir sistem kurulmadığı sürece bu kaybı yaşamamız kaçınılmazdır” dedi. İstihdamdaki kaybı azaltmak için bir diğer çözümün azalan işgücünü daha verimli bir hale getirmek olduğunu söyleyen Başkan Ali Çandır, “Yani tarımda mekanizasyonu, otomasyonu ve akıllı sistemleri emekle birlikte optimize etmek zorundayız. Böylece tarımdaki verimliliği artırmamız ve iç kaynak kullanımının da artmasıyla katma değer yaratma gücümüzü artırmamız mümkün olacaktır. Özellikle tarımdaki ekim, dikim, besleme, koruma ve hasat işlemlerini otomasyon destekli yapmamız, faaliyet ve girdi kullanım verimliliğimizi katlayarak artıracaktır. Bu verimlilik artırma çabasını, kentimizi yakından ilgilendiren meyve sebze üretimi, bakımı, hasadı ve yıkama, tasnifleme ve paketleme aşamalarında da göstermeliyiz” diye konuştu. Tarımda verimliliği artırma ve katma değer yaratmak için kamu desteği şart olduğunu ifade eden Çandır, “Bu destek sadece finansmanla sınırlı değildir. Kümelenmeyle sonuçlanacak örgütleme, koordine etme ve avantaj yaratma düzenlemelerini de kapsamalıdır. Kentimiz tarımı açısından hayati önem taşıyan bu kapsayıcı çalışmaların pilot tasarlayıcıları ve uygulayıcıları olmaya bizler hazırız” diye konuştu. ÇÖZÜM ÖNERİYORUZ Her ayın 2’sinde Antalya hallerinde domates, sebze ve meyve işlem miktarı ve fiyat endeksini açıkladıklarını belirten Çandır, verilere akademik dünyadan ve iş dünyasından olumlu tepkiler aldıklarını söyledi. Çandır, “WEB sitemizde tüm aylara ait bültenler ve 2015 yılından itibaren hesapladığımız endeksler kamuoyuna sunulmaktadır. Şimdi size oradaki bilgileri tekrar etmeyeceğim ama izin verirseniz sürekli yaptığımız analizlerden bazı örnekleri paylaşmak istiyorum. Böylece temel derdimizin sorun tespit etmek değil, çözümler önermek olduğunu bir kez daha örneklendirmek istiyorum. Çünkü bizler sorunları bire bir doğrudan yaşayan insanlarız. Sadece sorunları tespit edip orada bırakma lüksümüz yoktur” diye konuştu. 2015 yılından bu aya kadar Antalya hallerindeki domates işlem miktarı yüzde 47 azaldığını, sebze işlem miktarındaki azalmanın yüzde 38 olduğunu kaydeden Çandır, meyvedeki azalışın yüzde 22 olduğunu belirtti. Çandır, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bizim sektörümüzde fiyat, esas olarak arz-talep dengesi ile oluşur. Eğer oluşan fiyatlar, maliyetlerimizden düşük olursa fiyatları artırma gücümüz yoktur. Bizler sanayici değiliz ki maliyetlerimize göre fiyat belirleyelim. Hallerdeki miktar derinliği azalışı, piyasa işleyişi etkinliğini olumsuz etkilemekte ve diğer etkilere karşı kırılganlığını artırmaktadır. Bir örnek daha vereyim, 2015 yılında kentimizdeki domates üretiminin yaklaşık yarısı hallerde işlem görürken son yıllarda bu oran en fazla yüzde 15 olarak gerçekleşmektedir. 2010 yılından önce ise sebze-meyve üretiminin tamamı hallerden geçmekte idi. Yani hallerdeki işlem derinliği, son derece ciddi yara almıştır. Bunun doğal sonucu olarak fiyat-miktar ilişkisinin hem yönü hem de oynaklığı değişmiştir.” HAL YASASINA DİKKAT Son 8 yıldaki en düşük ve en yüksek miktar ve fiyat değişiminin domates, sebze ve meyvede farklılıklar gösterdiğini belirten Çandır, “Örneğin domates miktarında en düşük ve en yüksek arasında 8.28 kat fark olurken fiyatta 2.56 kat fark oluşmuştur. Sebzede ise miktarda 4.75, fiyatta 2.20 kat ve meyvede ise miktarda 3.67 kata karşılık fiyatta 2.06 kat fark oluşmuştur. Son bir yılda ise bu farklar; domates miktarda 4.37 kata karşılık fiyatta 5.69 kat olurken sebze miktarda 3.25 kata karşılık fiyatta 5.08 kat fark ve meyve miktarda 2.17 kata karşılık fiyatta 3.47 kat fark oluşmuştur” dedi. 8 yılın ortalamasında yaş meyve sebzede miktardaki değişimden daha düşük fiyat değişiminin yaşandığını, son bir yılda miktardaki değişimden çok daha yüksek fiyat değişimleri yaşandığına dikkat çeken Çandır, “Piyasa derinliğinin azalması, miktar-fiyat ilişkisinde sağlıklı ve beklenen dengenin oluşmasını zayıflatmıştır. Yani artık miktardaki bir birimlik azalma, fiyata iki birimlik artış olarak yansımaktadır. Halbuki son 8 yılın ortalamasında ise miktardaki bir birimlik azalma, fiyatta sadece 0.46 birimlik artışa neden olmuştur. Özetle haller, fiyatların belirlenmesinde takip edilen değil takip eden bir konuma düşmüş durumdadır. Bu durumu sizlerle paylaşmamın bir nedeni de hazırlanmakta olan yeni hal yasası ile ilgili olarak doğru yolu göstermektir. Yapılacak düzenleme mutlaka piyasa işleyişini etkinleştirme üzerine odaklanmalıdır. Bunun için de derinlik artırılmalı, standartlar tanımlanıp uygulanmalı ve entegre bir kayıt sisteminin hayata geçirilmesi ilk yapılması gerekenlerdir” diye konuştu Tarımın uzun bir süredir güç kaybettiğini, dünyadaki gelişmeler de dikkate alındığında geleceğin daha büyük tehlikeler barındırdığını kaydeden Başkan Çandır, “Yapılması gerekenler bakımından sürekli gecikiyoruz. Üstelik yapılanlar bize öncesini aratıyor” dedi. Antalya Tarım Konseyi’nin uzun süredir Antalya tarımının temel sorunları ve somut çözüm önerilerini çalıştığını, çalışmanın raporunun ATAK üyeleriyle tartışacaklarını ve hazırlayacakları raporu Tarım ve Orman Bakanı ile paylaşacaklarını bildirdi. Çandır, raporun sonuçlarını takip edeceklerini belirterek, “Kentimiz tarımı için mesafe alıcı sonuçlara vesile oluruz” dedi. Borsa’nın desteğiyle Antalya Tarım Konseyi, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Finike Belediyesi, Kumluca Ticaret Borsası ile Ticaret ve Sanayi Odamızın organizasyonunda 25.Hasyurt Tarım Fuarı’nı 11-14 Mayıs’ta gerçekleştirdiklerini anımsatan Çandır, “Buradaki temel hedefimiz ülkemizin ilk tarım fuarı olan ancak 7 yıldır atalete uğrayarak yapılamayan fuarı canlandırmak ve kentimizin batısında yer alan ilçelerimizin tarımsal üretimine ve ticaretine ivme kazandırmaktır. Organizasyonun başarılı geçmesinde emeği geçen tüm paydaşlara ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Korkuteli’nin Dereköy Mahallesi ile Sülekler Mahallesi’nde meydana gelen selden olumsuz etkilenen üretici ve bölge sakinlerine geçmiş olsun dileklerini ileten Çandır, hububat hasadının üretici, ticaret erbabı ve sanayiciye hayırlı ve bereketli olmasını diledi. BUĞDAY, ARPA FİYATLARI AÇIKLANMALI 1.Meslek Komitesi üyelerinin talebi üzerine düzenlenen hasat öncesi hububat sektörel analiz toplantısında üretici ve üyelerin Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğday ve arpa alım fiyatlarını bir an önce açıklanmasını istediklerini anımsatan Çandır, “Önümüzdeki yıllar içinde tohum toprakla buluşmadan referans fiyat açıklanmalı ki üretici tercihini yapabilsin. Ticaret erbabımızda ticaretimizi planlayabilsin” dedi. SALATALIK 1-2 TL Kış döneminde gündemden düşmeyen, kilogram fiyatı 20 liraya kadar yükselen salatalığın fiyatının 1-2 liraya kadar düştüğünü belirten Çandır, “Diğer sebzelerde de benzer düşüşleri gözlemliyoruz. Bunun temeli sizlerin de bildiği gibi son günlerde mevsim etkisiyle arzda yaşanan artıştır. Yüksek fiyatların olduğu dönemlerde sıkça gündeme gelerek üretici ve ticaret erbabının fahiş kar elde ettiği ifade edilirken fiyatların düştüğü dönemlerde üreticinin ve ticaret erbabının durumunu görmezden gelmemeliyiz” diye konuştu. Antalya, Burdur ve Isparta’daki işletmelerin birbirleriyle ticaretlerinin artması ve bölge ekonomisinin daha yüksek katma değer üretmesine fayda sağlamak amacıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde 26-27 Mayıs tarihlerinde Batı Akdeniz Ticaret Buluşması düzenleneceğini belirten Çandır, “Borsamız standının da yer alacağı etkinliğe sizleri ve tüm üyelerimizi davet ediyoruz” dedi. ATB Başkanı Ali Çandır, Irak`ın kuzeyinde yürütülen Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, yaralı askerlere şifa, ailelerine ise başsağlığı diledi.  

Detaylar...

BUĞDAYDA KITLIK YOK
Antalya Ticaret Borsası (ATB) hasat öncesi Hububat Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül moderatörlüğünde çevrimiçi yapılan toplantıya, ATB 1. Meslek Komitesi üyeleri, hububat sektörünün paydaşları ve kamu kurum temsilcileri katıldı. ATB başkan Yardımcısı Halil Bülbül, hububat hasadı öncesinde sanayici, tüccar ve üreticilerin durum, beklenti ve önerilerini dinlemek üzere toplantıyı düzenlediklerini belirterek, toplantının verimli geçmesini diledi. Antalya’nın sebze ve meyve ağırlıklı tarıma geçse de geçmişte pamuk, nohut, susam ve buğday ekiminin yapıldığı bir bölge olduğunu anımsatan Halil Bülbül, Antalya’da 150 bin ton civarında buğday üretiminin yapıldığını kaydetti. Bülbül, “Borsa olarak hem geçmişimize olan saygı hem de Korkuteli ve Elmalı başta olmak üzere Serik ve Aksu gibi ilçelerimiz için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olması nedeniyle buğdayı önemsiyoruz” dedi. SÖYLEMLERİN ETKİSİYLE FİYAT OYNAKLIĞI VAR TMO Eski Genel Müdürü ve İK Tarım Üssü Kurucusu İsmail Kemaloğlu, dünyada ve ülkedeki buğday, arpa, mısır üretimiyle ilgili bilgiler verdi. Buğdayda dünya genelinde 775 milyon ton rekolte beklentisi olduğunu belirten Kemaloğlu, Hindistan’daki yağışlar nedeniyle yaşanan kayıplar, Ukrayna’da yaşanan savaş nedeniyle ekim yapılmaması ya da bitkisel mücadelenin yapılamaması nedeniyle yaşanan kayıplar gibi nedenlerle geçen yıla göre buğdayda 4-5 milyon ton azalmanın yaşanacağını kaydetti. Kemaloğlu, “Dünyada üretime dayalı bir kıtlık yok” dedi. Türkiye’de buğday ekilişinde yüzde 10 azalma olduğunu, sertifikalı tohum ve gübre kullanımında azalma belirten Kemaloğlu, ancak bir kıtlıktan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Kemaloğlu, “Yeni hasat dönemine girerken bir kılık yokluk beklemiyoruz. Sadece söylemlerin etkisiyle fiyatlarda oynaklık bekliyoruz” dedi. Arpada 145 milyon ton üretim varken 150 milyon tona yakın tüketim olduğunu belirten Kemaloğlu, “Arpada da 5-6 milyon ton civarında eksik ile hasada giriliyor ancak stok var” dedi. Kemaloğlu, mısırda 1.2 milyar tonun üzerinde mısır üretilirken, 1 milyar 190 milyon ton tüketim olduğuna dikkat çekti. ÇİFTÇİ FİYAT BEKLİYOR Bakanlar Kurulu sonrasında üreticinin buğdayda fiyat açıklanmasını beklediğini ancak açıklanmadığını belirten Kemaloğlu, belirsizliğin giderilmesi için fiyatın bir an önce açıklanması gerektiğini kaydetti. Kemaloğlu, buğday fiyatının 6 TL’nin altında açıklanmaması gerektiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi’nin 3 milyon hektar ekilmeyen boş alan olduğunu açıkladığını anımsatan Kemaloğlu, “Türkiye ekemediği alanı ekse bile buğdayda ithalatı konuşmayacağız, arz fazlasını konuşacağız” dedi. Türkiye’nin ovalarının çok yıllık bitkilere döndüğüne dikkat çeken Kemaloğlu, “Bu tarımımız için büyük bir tehlike. Biz artık ekilen alan değil dikilen tarımla muhatap oluyoruz. Stratejik olan hububat varken, narenciye, muz, fındık, gibi bitkilere döndük” dedi. Kemaloğlu, hububat üretiminin hayvancılık sektörü için önemini de belirtirken, üreticinin hem hububat üretimine yönlendirilmesi hem de desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Kemaloğlu, “Ekilen stratejik diyorsun, dikilene destek veriyorsun. Burada analitik düşünmeye ihtiyaç var” dedi. 8.5 TL’NİN ALTINDAKİ FİYAT ÇİFTÇİYİ KÜSTÜRÜR Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Prof. Dr. Dursun Büyüktaş, 1 kilogram buğdayın üretim maliyetinin 4.5 TL olduğunu, üzerine yüzde 25 çiftçi maliyeti koyduğunda 5.5 TL, üzerine bir de tarımsal enflasyon konulduğunda buğday fiyatının 8 TL 50 kuruşun altında açıklanmaması gerektiğini vurguladı. Büyüktaş, “Buğdayda 8.5 TL’nin altında açıklanacak fiyat, çiftçiyi küstürür” dedi. Geçen yıla göre mazotta 3 kat, gübrede 4.5 kat artış olduğuna dikkat çekti. BUĞDAY SORUNU ÇÖZÜLMEDEN TARIMIN SORUNU ÇÖZÜLEMEZ Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar, erken hasat yapılması halinde ciddi kayıp olacağını belirterek, “14 nemin altında biçilmemesi konusunda dikkat edilmeli. Nemli biçilen buğdayda depolama sorunu yaşarız olan buğdayı da kaybederiz” dedi. Akar, bütün bölgeleri dolaştığını ve gübre kullanmamaktan kaynaklı verim ve rekolte kaybı beklendiğini söylerken, “Türkiye buğday sorununu çözmeden tarımın sorununu çözülmeyecek” dedi. Akar, buğday üretiminde suyun kullanımı ve planlamasının önemini vurgularken, “Eğer buğdayı sular ve gübrelersek verim ve rekoltemiz artar. Bu stratejik ürünümüzü, analitik yaklaşımlarla nasıl ileriye götürürüz ona bakmak lazım” dedi. Ziraat Odası Antalya Şube Başkanı Nazif Alp, çiftçinin büyük çoğunluğunun gübre ve mazot fiyatları nedeniyle ekim yapmadığını belirterek, “Hükümet girdi maliyetleriyle ilgili önlem almazsa seneye ekim daha da azalır” uyarısında bulundu. ÇİFTÇİYİ HUBUBATA YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Safinaz Arslan, hububat üretimini artırmak için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Geçen yıl 148 ton buğday tohumu dağıttıklarını, bu yıl 150 ton buğday tohumlu dağıtacaklarını kaydeden Arslan, “Sertifikalı tohum desteğiyle çiftçimizi destekliyoruz. Çiftçiyi hububata yönlendirmeye çalışıyoruz” dedi. ATB 1. Meslek Komitesi Başkanı Yusuf Sarıcalar, bu yıl Korkuteli bölgesinde hububatta kullanılan gübre miktarının azaldığını, ekinde boy sorunu olduğunu söyledi. Sarıcalar, artan maliyetler nedeniyle buğday ekiminde de azalış olduğunu kaydetti. ATB 1. Meslek Komitesi üyesi Ahmet Yılmaz, hububatta fiyat belirsizliğinin üretici için büyük sıkıntı olduğunu belirterek, “Devletimiz fiyat açıklamada çok geç kalıyor. Mazot, gübre gibi girdi maliyetlerimiz belli. Buğdayda kilogram başına 8 TL fiyat beklentimiz var” dedi. Komite üyesi Murat Köseoğlu da sahilde sertifikalı tohum ekiminde yüzde 40 azalma olduğunu belirterek, erken hasadın neden olduğu nem sorununa dikkat çekti. DEVLET ÇİFTÇİYİ KUCAKLAMALI Korkuteli Ziraat Odası Başkanı Musa Fikri Büyükçetin, yaylada örtüaltı tarımın arttığını, kuru tarımdan kazanamayan çiftçinin az alandan çok gelir elde etmek için seracılığa yöneldiğini söylerken, çiftçinin ayakta kalabilmek için çare aradığını kaydetti. Büyükçetin, “Devletin çiftçiyi elinden tutması değil, kucaklaması lazım” dedi. Sanayici Oğuz Kırtız, buğday ekiminden kaçışın nedeninin fiyat olduğunu söylerken, “Bir malın hakkını vermezseniz üretilmez” dedi. Kırtız, TMO’nun görev zararının Türkiye’nin bir yıl boyunca tarıma vereceği desteğin yüzde 50’si olduğuna dikkat çekerken, tarım politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.  

Detaylar...

TARIMSAL MALİYETLERDE MART AYI REKORU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Mart ayı tarımsal girdi fiyatları endeksini (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım- GFE’nin aylık yüzde 15.16 ve yıllık yüzde 105.70 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakamlar, son bir yılda olduğu gibi aylıkta ve yıllıkta endeks tarihinin rekorları olmuştur. Yılbaşından itibaren ilan edilen aylık Tarım- GFE, daha önce hiç karşılaşmadığımız derecede önceki yılların toplam değerini katlayacak düzeyde yüksek ilan edilmeye başlamıştır. 2015-2021 dönemi Mart ayları toplam Tarım-GFE aylık değerleri toplamı yüzde 5.2 ilan edilmişken açıklanan son rakam bunun 3 katı kadar olmuştur. Tarımsal girdi fiyatları enflasyonunda son 6 aydır önceki yılların toplamını aşan bir basamak etkisi görülmektedir” değerlendirmesinde bulundu. FİYATLAMA MEKANİZMASI BOZULDU Tarım –GFE’nin geçen yıl Mart ayında aylık yüzde 1.33 ve yıllık yüzde 21.33 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, bu yıl Mart ayındaki aylık tarımsal girdi fiyatları enflasyonunun, 2021 yılının bir yıllık enflasyonuna yaklaştığına dikkat çekti. 2015-2021 dönemi Mart ayları ortalama aylık enflasyonu yüzde 0.74 ve yıllık enflasyon da yüzde 12.59 olduğunu belirten Çandır, tarımsal girdilerde fiyatlama mekanizmasının tamamen bozulduğuna işaret etti. Mart ayıda tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 16.12 ve yıllıkta ise yüzde 113.89’luk artış ilan edildiğini belirten Çandır, aylık gübrede yüzde 44.65, enerjide yüzde 23.32, yemde yüzde 12.26’lik artış, yıllıkta ise gübrede yüzde 228.20, enerjide yüzde 175.39, yemde 107.41’lik artışa dikkat çekti. TÜİK’in açıkladığı Mart ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 12.02 ve yıllık yüzde 84.11 olduğunu belirten Çandır, “Mart ayı dahil olmak üzere son 7 aydır ilan edilen rakamlar gösteriyor ki, tarımsal üreticiler aylık ve yıllık olarak sürekli zarar etmektedirler. Bu tespitin tek istisnası Ocak ayındaki aylık veriler olmuştur” dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının da tarımı etkilediğini belirten Çandır, “Mart ayında açıklanan aylık yüzde 9.19 ve yıllık yüzde 114.97 düzeyindeki yurtiçi üretici enflasyonu ile aylık yüzde 7.29 ve yıllık yüzde 105.82 düzeyindeki yurtdışı üretici enflasyonu, genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de artarak taşımaya devam edeceğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu. Çandır, TÜİK tarafından ilan edilen Nisan ayı yurtiçi ve yurtdışı üretici ile tarımsal üretici fiyatları endekslerinin artmaya devam etmesinin etkisiyle önümüzdeki aylarda tarımsal girdi fiyatlarının artmaya devam edeceğinin öngörüldüğünü kaydetti. Mart ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 5.46 ve yıllık yüzde 61.14 ilan edildiğini anımsatan Ali Çandır, Batı Akdeniz’in enflasyonunun aylık yüzde 5.46 ve yıllık yüzde 66.69 ilan edildiğini kaydetti. Antalya’nın ve Batı Akdeniz’in 2 yıldır ülke ortalamasının üzerinde bir enflasyon yaşadığını söyleyen Çandır, “Biz bu yüksek seyri genellikle kentimiz ekonomisinin ülke ortalamasının üzerinde bir performans gösterdiği zamanlarda gözlemliyorduk. Ülke ortalamasının altında bir ekonomik performans gösterirken ortalamanın üzerinde bir enflasyon yaşıyor olmamız, kentimiz ve bölgemiz üzerinde sıra dışı aşırı yük oluşturmaktadır” diye konuştu. Çandır, Antalya ve Batı Akdeniz açısından hayati önemi olan üretici kesimin maliyet yükünün yıllardır birikmeye devam ettiğini belirterek, “Üretici kesim üzerinde biriken bu yük, bir şekilde ve belirli bir sürede tüketici kesime yansıma riskine hala sahip bulunmaktadır” dedi.  

Detaylar...