Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Aralık Ocak 2022
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31 1 2 3 4 5 6
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.87.250.158
Şuan 46 kişi online
Bugün 138 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 167294
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ocak ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında çevrimiçi yapıldı. ATB Meclis üyelerinin yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Çandır konuşmasına, “2022 yılının milletimize sağlık, huzur ve başarı getirmesini diliyorum. Yılın bu ilk toplantısıyla umutlarımızı tazelemek ve yeni bir motivasyonla çalışmalarımıza hız vermek istiyoruz. Zorlu koşullara rağmen çalışmaktan ve üretmekten vazgeçmeyen üreticilerimize, emekçilerimize ve girişimcilerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum” diyerek başladı. ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ ENFLASYONU MAKASI İYİCE AÇILDI 2022 yılına yüzde 36 tüketici ve yüzde 80 civarında da üretici enflasyonuyla girildiğini belirten Çandır, üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki makasın açıklığına dikkat çekti. Çandır, “İki enflasyon arasındaki makasın bu kadar açıldığına ilk kez şahitlik ediyoruz. Bu ay kamu kaynaklı alışılmadık yükseklikteki zamlar ise üzerimizdeki maliyet yükünü daha da artırdı. Manşet ve üretici enflasyonlarına göre bir ay geriden gelerek açıklanan Kasım ayı tarımsal girdi fiyatları enflasyonu da sektörümüzün aleyhine sürekli artmaktadır. Yüksek enflasyon geniş halk kesimleri ile üreticiler üzerinde yıkıcı bir baskı oluşturmaktadır. Bu yüksek enflasyon belasına asla alışmamalı ve normalleştirmemeliyiz” diye konuştu. KREDİ ÇAĞRISI Varlığını devam ettirmenin sınırında yaşayan tarım sektörüne yönelik gerçekçi destekler sağlanması gerektiğini söyleyen Çandır, “Bu desteklerin bir bölümü yıllardır ürettiği oranda alamadığı destekleme ödemeleridir. Diğer bir bölümü ise krediye erişimle ilgilidir” dedi. Merkez Bankası’nın politika faizini 5 puan düşürerek yüzde 14’e getirmesine rağmen Eylül ayında yüzde 20 civarında bulunan kredi faizlerinin yüzde 30’ları aştığına dikkat çeken Çandır, krediye erişimde de ciddi sıkıntılar yaşandığını bildirdi. Tarım için hayati derecede önemli olan Ziraat Bankası’nın faiz destekli kredilerinde iki önemli konuda güncelleme beklediklerini kaydeden Çandır, “Sektörümüzde yetersiz kalan kredi limitlerinin güncel koşullara uygun rakamlara çıkartılması ve bankalarca esas alınan üretim maliyetlerinin güncellenmesi ve buna uygun işletme kredilerinin verilmesini bekliyoruz. Ayrıca çalışmaları devam eden Kredi Garanti Fonu (KGF) uygulamasının da doğru hedeflere odaklanmış olarak bir an önce hayata geçirilmesini de bekliyoruz” diye konuştu. TARIMI BÜYÜTMELİYİZ 2020 yılında yüzde 6’ya yakın büyüyen tarım sektörünün 2021 yılında bu rakamı tekrar edemediğini belirten Çandır, “Halbuki tarımsal üretim ve ticaret kapasitemizi artırmak birincil görev olmalıdır. Bu amaçla, üreticinin yüzde 30’u aşan vadeli girdi maliyetlerinin azaltılması ve benzeri kolaylıklar için kamu bankası destekli bir dijital tedarik sitemi acilen kurulmalıdır. Bu sistem hayata geçirildiğinde üretimdeki girdi maliyetlerini önemli ölçüde azalacaktır. Diğer taraftan tarım sektörümüzün talebi olan tarım sektörüne uygun bir sosyal güvenlik sistemi uygulanmalıdır” talebini dile getirdi. Önümüzdeki dönemin, dünyada tarımsal üretim ve ticari faaliyetlerin birincil stratejik alan olarak kabul edilip hareket edileceği bir dönem olacağını söyleyen Çandır, “Tarım sektörünün acilen büyüme ivmesinin artırılmasına ihtiyaç vardır. Son yıllarda bir büyüyüp bir küçülen tarım sektörünün, istikrarlı bir biçimde büyümesi sağlanmalıdır. Bunun için de maliyet yapısının mutlaka katma değer yaratacak şekilde düzenlenmesi şarttır. Yani dışarıdan satın alınan mal ve hizmet maliyetlerinin payı mutlaka düşürülmelidir. Aksi halde her kur hareketi bizleri savurmaya devam edecektir” diye konuştu. ENERJİ ARZI GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMALIYIZ Doğalgaz ve elektrik enerjisinde yaşanan kısıtlamaların üretim ve ihracata olan etkisine dikkat çeken Çandır, “Umarım yalnızca birkaç günlük bir kısıtlama ve üretim kaybı ile bu durumu atlatırız” dedi. Elektrik ve doğalgaz krizlerine daha dayanıklı olabilmemiz için ülke olarak enerji arzı güvenliğini sağlamamız gerektiğini kaydeden Çandır, enerjide dışa bağımlılığımız devam ettiği sürece bu tip krizleri yaşamanın kaçınılmaz olduğunu söyledi. Çandır, “Doğalgaz rezervimiz olmaması ve fosil yakıtlar üzerindeki çevresel baskının artmasını da göz önünde de bulundurarak enerji verimliliğimizi ve yenilebilir enerji üretimimizi artırmalıyız. Bunun için yenilebilir enerji alanında yapılacak yatırımlar kamu tarafından daha fazla desteklenmelidir. Bu yatırımlar bizlere ‘Yeşil Mutabakat’ konusunda da önemli avantaj sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu. YAĞMUR HASADI ÖNERİSİ Su kullanımı konusunda da kaynakların verimli kullanılması gerektiğini kaydeden Başkan Ali Çandır, geçen yıl kuraklık nedeniyle yaşanan verim ve rekolte kayıplarını da dikkate alarak suyun en iyi şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı. Tarım Konseyi ile birlikte “Antalya’da Kuraklık ve Tarımda Su Kullanımı” konulu panel düzenleyerek su kullanımına dikkat çektiklerini anımsatan Çandır, panelde sondaj kuyuları ile bilinçsiz su kullanımının yeraltı sularına olan etkisine dikkat çekildiğini belirtti. Çandır, “Korkuteli, Elmalı, Gazipaşa, Manavgat ve Alanya ilçelerimiz başta olmak üzere bu konuda gerekiyorsa ilçe bazlı güncel su yönetimi ve yağmur hasadı planları hazırlanmalıdır” dedi. SOĞUK HAVA TARIMI VURDU Son 10 gündür yaşanan hava koşullarının tarımı derinden etkilediğini ve soğuk havanın 5 Şubat’a kadar etkili olacağının öngörüldüğünü belirten Ali Çandır, soğuğa bağlı olarak ürünlerin veriminin düşmesi ve hasat sürelerinin uzamasının arzı düşüreceğine dikkat çekti. Kar yağışları nedeniyle nakliyede yaşanan ve yaşanacak sorunlar da eklenince önümüzdeki günlerde yaş sebzede fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu söyleyen Çandır, “Bir süre yaş meyve sebzeyi pahalıya tüketeceğiz. Önümüzdeki hafta açıklanacak enflasyon rakamları içerisinde bu yaşananların ne kadar yer alacağını bilemiyoruz. Ama akaryakıt, elektrik ve doğalgaz gibi enerji ile son 4 ayda 3 kat artan gübre fiyatları gibi tüm girdilerdeki fiyat artışlarının sektörümüzde yarattığı tahribatı derinden hissediyoruz” dedi. Çandır, gece gündüz demeden ürünlerini zorlu hava koşullarına karşı korumak için nöbet tutan üreticilerin hakkının ödenmeyeceğini ifade ederken, “Üreticilerimize binlerce kez teşekkür ediyorum” dedi. KENTE SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCU Konuşmasında Manavgat Beşkonak Köprülü Kanyon Kırkkavak Malallesi`nde özel bir firmaya verilen maden ocağı iznini değerlendiren ATB Başkanı Ali Çandır, 46 milli park içerisindeki en büyük 6. milli park olan Köprülü Kanyon Milli Parkı’nın Kızıl Akbaba, Anadolu’nun tek endemik kuş türü Anadolu Sıvacısı, kara semenderi ve dağ keçileri gibi birçok hayvan ve endemik bitki türüne ev sahipliği yaptığını belirtti. Beşkonak’ın çok kaliteli kekik ve defne üretim merkezi olduğunu belirten Çandır, mermer ocağı izni verilen alanda tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yanı sıra turizmi canlandıran rafting yapıldığına da dikkat çekti. Çandır, “Bizler taş ve maden ocakları konusunda tümden reddedici değiliz. Ancak attığımız taşın bozduğumuz doğaya değip, değmediğine bakmamız gerekir. Milyonlarca turist ağırlayan, kentimiz ve ülkemiz bütçesine milyarlarca döviz girmesini sağlayan bu alanda izin verilen ya da verilecek olan her türlü madencilik faaliyetinin olumsuz etkileri de iyi hesap edilmelidir. Bu kentin havasına, suyuna, taşına, toprağına, tarihine, doğasına sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur” diye konuştu. KOMİTELER SEKTÖRÜN NABZINI TUTUYOR ATB Meslek Komitelerinin her ay düzenli olarak toplandığını ve sektörel değerlendirmede bulunduğunu belirten Çandır, komitelerin gündemini meclis üyeleriyle paylaştı. Rusya Federasyonu’nca uygulanan domates kotasının 10 bin ton civarında kaldığını belirten Çandır, “Domates ihracatımızın arttığı bu dönemde kota önümüzdeki birkaç ay içerisinde dolacaktır. Üyelerimiz kotanın artırılmasını ve kotasız bir ticaretin önünün açılmasını talep etmektedirler” dedi. Üyelerin, sigorta primleri ve işçi ücretlerinde yaşanan artışların maliyetlerini artırdığını, kırsaldan göçün engellenmesi için tarım BAĞ-KUR primlerinin ve tarımsal üretimin devamlılığı için tarımda çalışan işçilerin SGK primlerinin düşülmesi gerektiğini belirttiğini kaydeden Çandır, “Tarıma özgü bir sosyal güvenlik sistemi geliştirilmesi artık kaçınılmazdır” dedi. Ürünlerinde şeker kullanan üyelerin şeker bulamamaktan ve buldukları şekerin ise çok pahalı olmasından şikayetçi olduğunu söyleyen Ali Çandır, “Şeker kullanılan ürünlerin üretim maliyetlerinin ve tüketici satış fiyatlarının yükseldiğini belirten üyelerimiz, çözüm için imalatçı firmaların TÜRKŞEKER’den kapasite raporları oranında şeker alımı yapabilmelerinin sağlanmasını talep etmektedir” dedi. Çandır, üyelerin işletmelerinde “istihdamı/çalıştırılması zorunlu personel” kapsamındaki mühendislerle yaptıkları sözleşmelere yönelik de şikayetçi olduğunu belirtti. Çandır, üyelerin noter onayı uygulaması ile aylık taban ücret uygulamasının iptal edilmesini talep ettiğini söyledi. 6. Meslek Komitesi’nin çiçek tüketimi konusunda farkındalık yaratmak için geçen yıl olduğu gibi bu yılda Antalya Büyükşehir Belediyesi Ocak Ayı Meclis Toplantısı’nda meclis üyelerine çiçek dağıttığını anımsatan Çandır, “Üyelerimiz çiçek gönderimi ile bağışların birbirinin alternatifi olarak benimsenmemesini, cenaze ve törenlere demir çelenkler yerine çiçek ile yapılmış çelenklerin gönderilmesi taleplerini yinelemişlerdir” dedi. Akdeniz Üniversitesi rektör yardımcısı, ziraat fakültesi dekanı, yardımcıları ve bölüm başkanlarıyla bir araya geldiklerini anımsatan Başkan Çandır, “Amacımız üyelerimiz ve sektör paydaşları ile ziraat fakültesi öğretim üyelerini bir ara getirerek ihtiyaca yönelik çözümler bulunmasına katkı vermek ve bilginin ticarileşmesini sağlamaktır. Şubat ayı komite toplantılarında bu konuda sizlerin de fikirlerini alacak ve toplantı takvimlerini planlayacağız” diye konuştu. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili yaşanan gelişmeleri paylaştı, görüş ve önerilerini dile getirdi.  

Detaylar...

TARIM GİRDİLERİNDE REKOR ARTIŞ
Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım ayı tarımsal girdi fiyatları endeksini (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarımsal girdi fiyatları endeksinin aylık yüzde 8.52, yıllık yüzde 36.20 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta endeks tarihinin rekorları olmuştur. Mart ayından itibaren aylık ve yıllık tarımsal girdi enflasyonları, son 6 yılın rekorlarını kırmaya devam etmektedir” dedi. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylıkta yüzde 9.18 ve yıllıkta ise yüzde 37.93’lük artış görüldüğünü kaydeden Çandır, tohumda yüzde 6.57, enerjide yüzde 7.00, gübrede yüzde 19.89, ilaçta yüzde 5.58, veteriner hizmetlerinde yüzde 1.84, yemde yüzde 9.27 ve diğer kalemlerde ise yüzde 4.31 fiyat artışı olduğunu belirtti. Çandır, aynı kalemlerin Kasım ayındaki yıllık değişimlerinin tohumda yüzde 19.05, enerjide yüzde 32.29, gübrede yüzde 120.54, ilaçta yüzde 21.93, veteriner hizmetlerinde yüzde 15.88, yemde yüzde 34.47 ve diğer kalemlerde ise yüzde 24.08 olarak ilan edildiğini kaydetti. Çandır, “Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 4.24 ve yıllık yüzde 25.68’lik artış ilan edilmiştir” dedi. ÖNÜMÜZDEKİ AY ARTAR ENDİŞESİ Tarımsal girdi fiyatlarının Ekim verileri ile karşılaştırıldığında Kasım ayı fiyatlarının hem aylık hem de yıllık bazda ortalama iki kat artış gösterdiğine dikkat çeken Ali Çandır, “TÜİK tarafından ilan edilen Aralık ayı yurtiçi ve yurtdışı üretici ile tarımsal üretici fiyatları endekslerinin de ortalama iki katlık artışlarını dikkate alırsak önümüzdeki ay tarımsal girdi fiyatlarının hızla artmaya devam edeceğini öngörebiliriz” dedi. ÜRETİCİ ZARAR EDİYOR Kasım ayında tarımsal üretici fiyat endeksinin (Tarım-ÜFE) aylık yüzde 4.57, yıllık ise yüzde 24.35 olarak ilan edildiğini kaydeden Başkan Ali Çandır, şunları kaydetti: “Bilindiği gibi Tarım-ÜFE, tarımsal üreticinin satış fiyatındaki enflasyondur. Yani beklenti ya da olması gereken veya sürdürülebilir olan aylık ve yıllık Tarım-GFE rakamlarının Tarım-ÜFE’den düşük seyretmesidir. Ancak bu durumda tarımsal üreticiler, varlıklarını ve faaliyetlerini sürdürebilirler. Eylül ve Ekim aylarında olduğu gibi Kasım ayında da ilan edilen rakamlar gösteriyor ki, tarımsal üreticiler aylık ve yıllık olarak zarar etmeye devam etmektedirler. Bu zarar Kasım’da aylık yüzde 46.4, yıllıkta ise yüzde 32.7 düzeyinde seyretmiştir.” ÜRETİCİ ENFLASYONU DA KAYGILANDIRIYOR Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini söyleyen Ali Çandır, “Kasım ayında açıklanan aylık yüzde 9.99 ve yıllık yüzde 54.62 düzeyindeki yurtiçi üretici enflasyonu ile aylık yüzde 13.49 ve yıllık yüzde 47.89 düzeyindeki yurtdışı üretici enflasyonu, genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de artarak taşımaya devam edeceğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu. Çandır, yurtiçi enflasyondaki gıda kaleminin aylık yüzde 7.79 ve yıllık yüzde 39.80 artış gösterirken, yurtdışı enflasyondaki gıda kaleminin aylık yüzde 15.13 ve yıllık 43.68 artış gösterdiğine dikkat çekti. Kasım ayında üretici kesimdeki enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonunun (TÜFE) aylık yüzde 3.51 ve yıllık yüzde 21.31 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, “Tüketici taraftaki işlenmemiş gıda enflasyonu aylık yüzde 2.93 ve yıllık yüzde 21.11 ilan edilirken, yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde -1.91 ve yıllık 14.42 olarak ilan edilmişti. Üretici taraftaki iki haneli enflasyonlara karşılık tüketici taraftaki tek hane ve 5’ten küçük rakamlar, bir taraftan üretici kesimin maliyet yükünü biriktirmeye devam ederken diğer taraftan da tüketici kesimin gelecekte nasıl bir fiyat artışı ile karşı karşıya kalacağının işaretlerini vermektedir” diye konuştu.  

Detaylar...

TARIM YAZARLARI BORSA VE TARIM KONSEYİ’NİN KONUĞU OLDU
  Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğiyle düzenlenen “Tarım Sohbetleri 2022” paneli çevrimiçi yapıldı. AGRO TV Ankara Temsilcisi Galip Umut Özdil moderatörlüğünde düzenlenen panele, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, Bloomberg HT Tarım Editörü İrfan Donat konuk oldu. ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, tarımı gündemde tuttukları için tarım yazarlarına teşekkür etti. TÜRKİYE’DE TARIM KİTAPLIĞI OLUŞMALI Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, tarımın son dönem konuşulan en önemli konu olduğunu belirtirken, “Tarımın konuşulması çok önemli ama tarımla ilgili çok fazla bilgi kirliliği var” dedi. Tarımın doğru veri ve bilgilerle daha çok yazılması gerektiğini kaydeden Yıldırım, “Türkiye’de tarım kitaplığı oluşmalı. Tarımla ilgili dönemi, sorunları anlatan kitaplar yazılmalı, kitap daha kalıcı. Bu alanda ilerlemeliyiz” dedi. Tarıma itibarının kazandırılması gerektiğini kaydeden Yıldırım, “Tarımın ülke politikaları içerisinde ne kadar önemsendiği önemli. ‘Sanayi ile hizmet sektörüyle kalkınacağız, tarım sırtımızda bir yük, tarımdan nasıl kurtuluruz’ bakış açısıyla tarım yıllardır kan kaybediyor. Yöneticilerin gündeminde tarım yoksa biz istediğimiz kadar konuşalım, sorunları çözemeyiz” dedi. TARIMDA EN BÜYÜK SORUN KURAKLIK VE İŞ GÜCÜ Pandeminin Türkiye için büyük fırsat olduğunu, pandeminin ilk aylarında Avrupa üretimi durdururken Türkiye’de üreticinin üretime devam ettiğini belirten Ali Ekber Yıldırım, “Pandemide kaç destek paketi açıklandı ama çoğunda tarıma bir şey çıkmadı. Türkiye üretimi desteklemek yerine ithalatı tercih etti” dedi. Yıldırım, Türkiye’nin potansiyelinin kendisini umutlandırdığını söylerken, “Bu potansiyeli değerlendirecek yönetim anlayışına ihtiyacımız var” dedi. Yıldırım, döviz konusunda yaşanan sıkıntıya da tarımın çare olacağını düşündüğünü söyledi. Tarımda günlük fiyatlar ve zamları konuşurken önümüzdeki en önemli sıkıntının kuraklık ve tarım nüfusunun yaşlanması olduğunu kaydeden Yıldırım, “Biz günlük fiyatları ve zamları konuşuyoruz ama bizi asıl bekleyen tehlike kuraklık ve tarımla ilgilenen kesimin yaşlanması. Bir çok çiftçi ‘benden sonra üretecek kimse yok’ diyor. Tarım nüfusunu gençleştirmeliyiz” dedi. Yıldırım Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uzman eller projesinin gençleri tarıma kazandırmak için iyi bir çalışma olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Acilen tarım paketi hazırlanması ve uygulamaya geçmesi gerektiğini söyleyen Yıldırım, çiftçilerin verilen desteğe geç ulaştığını ve desteklerin üretimi teşvik etmede yetersiz kaldığını vurguladı. KONUŞMAYALIM DOĞRU POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRELİM Bloomberg HT Tarım Editörü İrfan Donat, basın sayesinde tarıma yönelik farkındalık oluştuğunu ancak karar vericilerin artık tarımı geleceğe taşıyacak doğru politikaları uygulamaya koyması gerektiğini kaydetti. Donat, “Tarımı konuşmanın ötesine geçmemiz lazım” dedi. Tarım ve gıdanın 84 milyonun cebini etkilediğini belirten Donat, pandemi ve kuraklık krizinden yeterli dersleri çıkaramadığımızı söyledi. Halkın gündeminin işsizlik, alım gücünün daralması ve yüksek fiyatlar olduğunu belirten Donat, “Şimdi fiyatlardan konuşuyoruz ama yarın gıdaya erişim risklerini konuşabiliriz” dedi. TARIMIN SORUNLARI ÇÖZÜLEMEYECEK SORUNLAR DEĞİL Üreticinin gündeminin girdi maliyetlerinin yüksekliği olduğunu belirten Donat, girdi maliyetlerini azaltacak politikalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bazı ürünlerde fiyatlar aşırı artarken, bazı ürünlerde aşırı düşüşler olduğunu belirten Donat, “Fiyatın artması kadar anormal düşmesi de büyük sıkıntı” dedi. Donat, plansızlık nedeniyle fiyatı düşen ürünün bir sonraki yıl üretilmediğini, bunun enflasyon olarak yine tüketicinin cebine yansıdığına dikkat çekti. Nüfusunun büyük bölümü asgari ücretle çalışan bir ülkede aile bütçesinin büyük bölümünün gıdaya harcandığına dikkat çeten Donat, “O nedenle gıda meselesi göz ardı edilecek bir mesele değil” dedi. İklim değişikliğine karşı doğada kendi başına yetişen bitkilerin bile adaptasyon süreci yaşadığını belirten Donat, “Ama bizim hazırlığımız yok, direniyoruz. AB’nin yeşil mutabakatına bütün ülkeler uymak zorunda. Hazırlıklarımızı bu yönde yapmalıyız” dedi. Donat, tarımın sorunlarının çözülemeyecek, altından kalkılamayacak sorunlar olmadığını, her ülkenin kendi potansiyeline göre çözümlerini ortaya koyduğunu, ülkemizde liyakatlı, konusuna hakim karar vericilerle sorunların çözülebileceğini kaydetti. RAPORLAR RAFLARDA DURUYOR AGRO TV Ankara Temsilcisi Galip Umut Özdil, tarıma yönelik çok sayıda rapor hazırlandığını ancak hepsinin raflarda beklediğini kaydetti. 2011’de hazırlanan kuraklık eylem planının uygulanmamasının büyük eksiklik olduğunu belirtirken, “Çölleşme eylem planı var. 2. Tarım şurası sonuç raporu var. Yazılanların üçte biri uygulamaya konulsaydı tarımda sorunlarımızın çoğunu çözerdik” dedi.

Detaylar...

SUDA TASARRUF TARIMDAN BAŞLAMALI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğiyle düzenlenen “Antalya’da Kuraklık ve Tarımda Su Kullanımı” paneli çevrimiçi gerçekleşti. Gazeteci Galip Umut Özdil moderatörlüğünde düzenlenen panele, Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dursun Büyüktaş ile Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik katıldı. Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Prof. Dr. Dursun Büyüktaş, Akdeniz havzasının küresel ısınmadan en fazla etkilenecek bölgelerin başında geldiğini belirtirken, “Havalar daha da ısınacak, yağışlar azalacak ve düzensizleşecek. Kuraklığın etkileri giderek artacak ve daha fazla kaynağa etki edecek” dedi. TARIMDA SU TASARRUFU Dünyada 1.4 milyar kilometreküp su bulunduğunu, bunun yüzde 97.5’ini tuzlu suyun, yüzde 2.5’ini temiz suyun oluşturduğunu belirten Büyüktaş, temiz su kaynaklarının ise tamamının kullanılamadığına dikkat çekti. Türkiye’de metrekareye düşen yıllık ortalama yağış miktarı 643 milimetre iken küresel ısınmaya bağlı yağış miktarının azaldığını son 20 yılda ortalama yağışın 574 milimetreye düştüğüne dikkat çeken Büyüktaş, bunun yılda ortalama 450 milyar metreküp su potansiyeline eşit olduğunu anlattı. Büyüktaş, kullanabileceğimiz 112 milyar metreküp suyun yüzde 74’ünü tarımsal sulamada, yüzde 13’ünün sanayide, yüzde 13’ünün içme ve kullanım suyu olarak kullandığımızı kaydederken, “Suyun 4’te 3’ü tarımda kullanılıyor. O nedenle tarımsal su yönetimi çok önemli. Tasarruf edeceksek bu büyük parçadan, tarımdan başlamalıyız” dedi. SU FAKİRLİĞİNDE SINIRDAYIZ Türkiye’de kişi başına düşen su miktarının 1400 metreküp olduğunu belirten Prof. Dr. Dursun Büyüktaş, “Kişi başı düşen su miktarı 1000 metreküpün altındaysa o ülke ‘su fakiri’ olarak adlandırılıyor. Bu su fakirliği konusunda sınırdayız” dedi. Türkiye nüfusunun 2030’da 100 milyona ulaşacağı, kişi başı su miktarının da 1100 metreküp olacağının tahmin edildiğini belirten Dursun Büyüktaş, “Biz su fakiri ülke olmaya adayız” diye konuştu. Büyüktaş, Suriye’de 1200 metreküp olan kişi başı su miktarının Batı Avrupa’da 5 bin metreküp olduğunu, dünya ortalamasının ise 7 bin 600 metreküp olduğuna dikkat çekti. Dursun Büyüktaş, Antalya’nın toplam su potansiyelinin 15 milyar metreküpü yer üstü, 788 milyon metreküpü yeraltı olmak üzere yaklaşık 16 milyar metreküp olduğunu kaydetti. 78 milyon hektar yüzölçüme sahip Türkiye’nin 26 milyon hektarının sulanabilir tarım arazisi olduğunu kaydeden Büyüktaş, ekonomik olarak sulanabilecek arazi miktarının ise 8.5 milyon hektar olduğuna dikkat çekti. Tarımsal sulamanın yüzde 68’inin yüzey sulama ile yüzde 32’sinin ise basınçlı sulama ile yapıldığını belirten Büyüktaş, vahşi sulama sistemleri ile suyun aşırı kullanıldığı, toprağın tuzluluk oranının da arttığına dikkat çekti. Büyüktaş, üreticinin sulama konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiğini kaydederken, “Basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı. Sulama konusunda ucuz kredilerle üretici desteklemeli. Sulama oranlarının arttırılması için etkin üretim planlamasına gidilmeli. Üretici su kullanımı konusunda eğitilmeli” dedi. TOPRAKSIZ MÜMKÜN AMA SUSUZ MÜMKÜN DEĞİL Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik, suyun canlının varlığı için önemine dikkat çekerken, “Topraksız tarım mümkün ama susuz tarım mümkün değil” dedi. Türkiye’deki su potansiyelinin yüzde 7.6’sının Antalya’da olduğunu belirten Çeltik, “Nüfusu en kalabalık 5’inci kentiz. Bitkisel üretimde önde gelen bir şehiriz ve turizm kentiyiz. Bir turistin günlük ortalama tükettiği su 600 litre. 10 dönüm muz serası günlük 70-80 ton su tüketiyor. 2 kişilik ailenin bir yılda tükettiği suyu muz serası bir günde tüketiyor. Neyi neye mal ettiğimizi iyi hesap etmemiz lazım. Geçmişte su zengini olabiliriz ama tarım, hayvancılık, turizm ve nüfusa bağlı olarak suyumuzun her geçen gün azalıyor” dedi. TARIMIN İMAR PLANINI YAPMALIYIZ Yeraltı sularının stratejik ve hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Bayram Ali Çeltik, yeraltı sularının tatlı suyun yüzde 22’sini karşıladığını belirtti. Çeltik, Antalya’nın içme suyunun yüzde 98’ini yeraltı suyundan sağladığına dikkat çekerken, son dönemde artan kaçak sondaj ve bilinçsiz su kullanımının yeraltı sularını tehdit eder hale geldiğini söyledi. Yeraltı su miktarına göre üretim planlaması yapılması gerektiğini kaydeden Çeltik, “Tarımın imar planını yapmalıyız” dedi. Ortalama sıcaklığın 150 bin yılda 1 derece artarken, 150 yılda 1 derece artar hale geldiğine dikkat çeken Çeltik, “Sıcaklık bin kat artmış. Önümüzdeki 20-30 yılda sıcaklığın 1 derece artacağı söyleniyor. 1 derece sıcaklık üründe yüzde 80 kayıp demek. Önlemlerimizi buna göre almalıyız” dedi.  

Detaylar...

ATB TSE KALİTE BELGELERİNİ YENİLEDİ.
Ülke tarımı ve ekonomisinin gelişimi için çalışan Antalya Ticaret Borsası, üyelerine yönelik kaliteli hizmet anlayışını bir kere daha tescilledi. “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi”ni yıllardır başarı ile yürüten ATB, sistemle ilgili yapılan belge yenileme denetimlerini başarıyla tamamladı. STANDARTLARA UYGUN HİZMET Antalya Ticaret Borsası’nda oluşturulan “ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi”, Türk Standartları Enstitüsü Antalya Bölge Koordinatörlüğü Yönetim Sistemleri Denetçileri Sevgi Kocabaş ve Ümmihan Özbey Masır tarafından denetlendi. Sistemin işleyişi, hizmet sunumu, insan kaynakları ve evraklarla ilgili yeterlilikleri değerlendiren Kocabaş ve Masır, ATB’nin standartlara uygun hizmet verdiği yönünde görüş bildirdi. DAHA ÜST SEVİYEYE ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Antalya Ticaret Borsası Genel Sekreteri Tolgahan Alavant, Antalya Ticaret Borsası’nın kentin en köklü kurumları arasında yer aldığını belirtirken, Borsamız, her geçen gün gelişmeye, kalitesini artırarak üyelerimize hizmet vermeye devam etmektedir. Aldığımız kalite belgeleri bizim için yol göstericidir. TSE Denetçileri Sevgi Kocabaş ve Ümmihan Özbey Masır’a teşekkür eden Alavant, “Borsa personeli olarak yönetim kurulumuzun güçlü desteğiyle hizmet kalitemizi daha üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz” dedi.

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR, DOSTLAR PLATFORMU’NUN KONUĞU OLDU
Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Antalya Dostlar Platformu’nun konuğu oldu. Başkan Çandır, Antalya tarımı, ekonomisini anlatırken, Borsa ve Tarım Konseyi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. YENİ HİKAYE ZAMANI 1970’li yılların “şirin kasabası” olan Antalya’nın 1980’li yıllarda turizmle başarı hikayesi yazdığını, 1990’lı yıllarda ise örtüaltı tarımla başarı hikayesi yakaladığını kaydeden Çandır, Antalya’nın yeni bir hikayeye ihtiyacı olduğunu söyledi. Ciddi bir insan kapasitesi, bilgi birikimi olan Antalya’nın bu birikimi koordine edip harekete geçirmekte zorlandığını belirten Çandır, “Antalya’nın, potansiyeli, bilgi birikimi, üniversite, iş insanları ve kentin dinamikleriyle vizyon çizen bir kent haline gelmesi gerek” dedi. Avrupa’nın yeşil mutabakatı gündemine aldığını ve oyunun tüm kurallarının değiştiğini belirten Çandır, “Biz ne yapıyoruz? Alışkanlıklarımızla üretmeye, turizm, tarım, ticaret yapmaya devam ediyoruz. Yeni koşullara uygun, yeni koşulların bir adım önüne geçecek atılımları gerçekleştirmeliyiz. Antalya bu kanaldan yol alabilir” dedi. POZİTİF AYRIMCILIK YAPILMALI Tarımın, turizmin başkenti Antalya’nın son yıllarda gerilediğini kaydeden Başkan Ali Çandır, “TÜİK verilerine baktığımızda Antalya ekonomisi yüzde 24.7 küçülmüş durumda. ‘9 milyon turist geldi, ihracatta rekor kırdık’ desek de bize kalan bir şey yok” dedi. Geçmiş yıllarda 1 lira mevduatı olan Antalya’nın 70 kuruş kredi borcu bulunduğunu şimdi 1 lira mevduatı olan Antalya’nın 1.5 lira kredi borcu olduğunu kaydeden Çandır, “Yani biz borçla büyümeye alıştık. Finansmana eriştikçe yatırım yaptık, ticarete dönüştürdük Antalya’nın finansmana erişimi kolaylaşmalı, Antalya’ya pozitif ayrımcılık yapılmalı” diye konuştu. TARIM TOPRAĞINI KAYBEDİYORUZ Yapılaşmanın Antalya’nın en önemli sorunlarından biri olduğunu kaydeden Çandır, eskiden yüzölçümünün yüzde 21’i tarım toprağı olan Antalya’nın bugün yüzölçümünün yüzde 17’sinin tarım toprağı olduğuna dikkat çekti. Çandır, “Buna rağmen herkes gözünü tarım toprağına dikmiş durumda” dedi. Çandır, köydeki insanı kırsalda tutmanın yollarının aranması gerektiğini kaydederken, kırsalın sosyal hayatının geliştirilmesi, tarımsal desteklemelerde ise yeni yaklaşıma ihtiyaç olduğunu kaydetti. Çandır, uzun süredir itibarını kaybeden tarıma yeniden itibarının kazandırılması gerektiğini vurguladı. KENT İÇİN ÇALIŞIYORUZ Çandır, Antalya Ticaret Borsası olarak her ayın 2’sinde domates, yaş meyve ve sebze endeksini açıkladıklarını anımsatarak, endeksin Antalya’da üreticinin fiyatı artırdığı şeklindeki yaklaşımları çürüttüğünü kaydetti. Ali Çandır, 2020’de 11’incisi düzenlenen YÖREX’in Anadolu’nun bütün yöresel ürünlerini Antalya’da buluşturduğunu belirterek, “Bize olanı çocuklarımıza öğretirsek çocuklarımız bize ait olanı tüketecek” dedi. Çandır, Zeytinpark’ta yaptıklarını “yeşil alanı kurtarma mücadelesi” olarak özetlerken, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği protokolü yaptıklarını, alanın kirasının Belediye tarafından karşılanacağını kaydetti. Çandır, Borsa’nın Antalya tarımı ve ekonomisi için çalıştığını vurguladı. Başkan Ali Çandır, daha sonra Antalya Dostlar Platformu üyelerinin sorularını yanıtladı.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR’DAN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Başkanı Ali Çandır, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Toplumun aydınlanmasında önemli görev üstlenen basın çalışanları, denetleme göreviyle şeffaf yönetim anlayışı, demokrasi ve insan haklarının gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır. Güçlü basın güçlü toplum demektir. Kamu adına görev yapan basın mensupları çok zor şartlar altında çalışmaktadır. Kamuoyunu bilgilendirme, aydınlatma göreviyle hareket eden basın çalışanlarının sağlıklı bir ortamda çalışabilmesi, haber takibi yapabilmesi ve haberi sağlıklı bir şekilde sunabilmesinin ortamı hazırlanmalı, yasal hakları güvence altına alınmalı ve uygulanmalıdır. Halkın gözü kulağı olan basın çalışanlarının gerek özlük hakları gerekse çalışma koşulları bakımından en iyi ortamda görev yapmalarını dilerim. Gazetecilerin haklarının yasal güvenceye kavuştuğu 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlar, zor ve önemli görevlerinde başarılar dilerim.”  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI ARALIK AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Aralık ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerlerinin değişimleri, 2021 Aralık ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti: Aralık ayında miktar endeksleri, domateste 81, sebzede 91 ve meyvede 84 olarak gerçekleşirken, fiyat endeksleri domateste 236, sebzede 383 ve meyvede 399 olarak yansıdı. Aralık ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste % 13.56, sebzede % 6.03 ve meyvede ise % 5.86 arttı. Miktar endeksleri geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste % 65.44, sebzede % 40.68 ve meyvede ise % 36.96 artış gösterdi. Miktar endekslerindeki değişimler, Kasım ayında olduğu gibi Aralık ayında da arttı. Domates, sebze ve meyvedeki yıllık miktar artışları, son altı yılın rekor artışları oldu.   Domates fiyat endeksi geçen yılın Aralık ayına göre (yıllık) % -7.15 azalırken, bu azalış son altı yılın en düşük ikinci Aralık ayı değişimi oldu.  Aralık ayı itibariyle yıllık gerçekleşmelerde sebze miktar endeksindeki % 40.68’lık artışa karşılık fiyat endeksi % 24.78’lik artış gösterdi. Bu artış, son 6 yılın en yüksek dördüncü Aralık ayı artışı oldu.    Aylık gerçekleşmeler ise aşağıdaki gibi yansıdı:     Bir önceki aya göre (aylık) sebze miktar ve fiyat endeksleri değişimi, Aralık ayında 2019 ve 2020 yıllarının ortalamasında gerçekleşti. Miktar endeksindeki aylık % 6.03’lük artışa karşılık fiyatlar % 22.22’lik artış gösterdi. Sebze işlemlerinde Aralık ayları itibariyle son üç yılın miktarda ve fiyatta 2019 yılından sonraki en iyi yılı 2021 oldu.         Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Aralık ayında % 5.86, işlem fiyat endeksi ise % 8.12’lik artış gösterdi. Meyvede son üç yılın miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimlerin dalga boyu, miktardaki Mayıs ayları rekor artışlarına karşılık aynı aylarda fiyatlarda ise rekor düşüşler olarak kendisini gösterdi.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN YENİ YIL MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yeni yıl nedeniyle mesaj yayınladı. Pandeminin etkilerinin devam ettiği ve ekonomik zorlukların yaşandığı bir yıl geçirdiklerini kaydeden Çandır, “2021 yılını da koronavirüsün yükünü atlatmaya çalışmakla geçirdik. Antalya olarak salgının yükünü daha fazla ve derinden hissettik” dedi. Bütün zorluklara rağmen iş dünyası olarak 2021 yılını çalışarak, üreterek, katma değer yaratarak, ihracatı artırarak geçirdiklerini söyleyen Çandır, bunu enflasyon yükü, dalgalı döviz kuruna rağmen yaptıklarını belirtti. 2022 yılının umutların gerçeğe dönüştüğü yıl olmasını dileyen Başkan Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Büyüme hızı düşen dünya ekonomisi elbette bizi de etkiliyor. Genel olarak ekonominin daraldığı bir ortamda ülke olarak harekete geçmeliyiz. Yatırıma, üretime odaklanmalıyız. Veriler 2022’nin zorlu geçeceği noktasında ipuçları verse de iş dünyası olarak bizler gücümüzün yettiği kadar çalışmaya, üretmeye, ürettiğimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Yeter ki desteklenelim. İş dünyası olarak önümüzü görebileceğimiz ekonomik kararların alınmasını bekliyoruz. 2022 üretime odaklandığımız, toplumun her kesimine yansıyacak ekonomik büyümeyi yakalayacağımız bir yıl olmasını diliyorum. Aldığımız kararlar ve uygulamalarla yeni yıl umutların gerçeğe dönüşeceği bir yıl olsun. 2022 yılının sağlık, barış, huzur, güven, bereket getirmesini diliyor, herkesin yeni yılını kutluyorum.”  

Detaylar...

ATB YILIN SON MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Aralık ayı Meclis toplantısını çevrim içi gerçekleştirdi. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplanan Meclis’te, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarıma, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AŞI UYARISI Koronavirüs salgının 2021 yılında da hayatımızı olumsuz etkilediğini, delta ve omicron varyantlarının ise büyük tedirginlik yarattığını söyleyen Başkan Çandır, “Lütfen hatırlatma dozu dahil aşılarımızı eksik bırakmayalım. Bu davranışımız hem kendi sağlığımız hem de ekonomik faaliyetlerimizin devamlılığı için vazgeçilmezdir” dedi. ANTALYA’DA TARİHİ KÜÇÜLME Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2020 yılı il bazında gayrisafi yurtiçi hasılaya göre ülke ekonomisi yüzde 1.8, tarım sektörü yüzde 5.9 büyürken, hizmet sektörünün yüzde 5.9 küçüldüğünü kaydeden Çandır, Antalya’nın ise tarihinde görülmemiş resmi bir küçülme yaşadığına dikkat çekti. Çandır, “TÜİK rakamlarına göre 2020 yılında Antalya ekonomisi reel olarak yüzde 24.3, tarım sektörü yüzde 1.6 ve hizmet sektörü ise yüzde 42 küçülmüştür” dedi. Antalya’nın kişi başı gelirde yüzde 32’lik küçülme ile tüm zamanların rekor daralmasını yaşadığını vurgulayan Çandır, “Antalya’mızın daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumu gördük. 81 il içerisinde açık ara sonuncu duruma geriledik. Öyle ki bizden sonra gelen Muğla yüzde 8.3 küçülmüş” dedi. Antalya’nın yaşadığı zorluğa rağmen gerekli desteği göremediğini söyleyen Çandır, “Biz bütün bu süre içerisinde ‘Türkiye bir zorlanıyorsa, kentimiz 5 zorlanıyor’ dedik. Ancak gerekli ilgi ve desteği göremedik. İlan edilen resmi rakamlar bizi bir kez daha teyit etti. Rakamlar defalarca talepte bulunduğumuz ‘ekonomik afet bölgesi’ ilan edilme durumunu Antalya’nın fazlasıyla hak ettiğinin resmi teyidi olmuştur” diye konuştu. 2021 yılı 3. çeyrek büyüme rakamlarına göre ülke ekonomisi yüzde 7.4, hizmet sektörü yüzde 20.7 büyürken tarımın yüzde 5.9 küçüldüğüne dikkat çeken Çandır, Antalya ekonomisinin ortalama büyümeden daha düşük büyüme ve tarımda daha fazla küçülme ile karşı karşıya kaldığını kaydetti. BORÇLA BÜYÜYORUZ Antalya ekonomisinin uzun süredir krediyle büyüme eğiliminde olduğunu belirten Başkan Ali Çandır, şunları söyledi: “Kullandığımız kredilerdeki büyüme oranı, ülkemiz ortalamasının üzerinde olduğu sürece ortalamanın üzerinde büyüyoruz. Ödenen çek tutarlarındaki büyümede de Türkiye ortalaması üzerinde kaldığımız dönemlerde yine ortalamanın üzerinde büyüyoruz. 2021 yılı ilk üç ayında ortalama üstü kredi büyümesi sağlamışken sonraki aylarda hem toplam ticari kredilerde hem de tarımsal kredi büyümelerinde ülke ortalamasının altında kaldık. Mesela 3. çeyrekte ticari kredilere baktığımızda kentimiz yüzde 8 büyürken ülkemiz yüzde 21 büyüdü. Ödenen çek tutarlarındaki büyümemiz de ancak ülke ortalaması kadar oldu. Yani 2020 yılı düşük baz etkisi bizi, beklentimiz kadar büyütemedi. 2021 yılında ülke ortalama büyümesinin altında bir büyüme, kentimizi beklemektedir.” İHRACATI TARIM GÖĞÜSLEDİ Kasım ayında ülke ihracatı yıllık yüzde 33 artarken Antalya’nın ihracatının yüzde 11 arttığını, 11 aylık ihracatın ülkede yüzde 33 artarken Antalya’da yüzde 28 arttığına dikkat çeken Çandır, ihracatın ülke ortalamasının altında kaldığını belirtti. Tarım ihracatında Antalya’nın yaş meyve sebze ve süs bitkileri öncülüğünde daha iyi bir performans gösterdiğini kaydeden Çandır, Kasım ayında yaş meyve sebze ihracatı ülke genelinde yıllık yüzde 0.6 azalırken Antalya’nın yüzde 7.3 arttığına dikkat çekti. Süs bitkileri ihracatı ülke genelinde yüzde 18.9 artarken, Antalya’da yüzde 33.3 arttığını belirten Çandır, “İhracattaki bu gerçekleşmelerle Antalya’nın ihracatında tarımın payı yüzde 55’i geçmiştir” dedi. DESTEKLERDEN YETERİNCE YARARLANAMIYORUZ Tarımın 2021 yılı içerisinde en büyük sorunlarından birinin girdi maliyetlerindeki aşırı yükseliş olduğunu söyleyen Çandır, TÜİK verilerine göre geçtiğimiz Mart ayından itibaren tarımsal üretici fiyatlarındaki artışların tarımsal girdi fiyatlarındaki artışların altında kaldığına dikkat çekti. 2021 yılı tarım destekleri ile 2022 yılı bütçesindeki tarım desteklerinden Antalya’nın yeterince yararlanamadığını belirten Başkan Çandır, “Antalya tarımı ortalamanın oldukça üzerinde tekniktir, karmaşıktır ve özelliklidir. Ortalama için hazırlanan desteklerden yararlanma oranımız doğal olarak son derece sınırlıdır. Halbuki tarımsal istihdam, ticaret ve ihracat performansımız ülke ortalamasının üzerindedir ve kayıt altındadır. Dolayısıyla kendi yapımıza uygun bir desteklemeyi hak ediyoruz” diye konuştu. DÖVİZDEKİ AŞIRI DALGALANMA RİSKLERİ DERİNLEŞTİRİYOR 2022 yılının genel olarak riskleri barındıran bir yıl olacağını söyleyen Çandır, risklerin ortak çalışmalarla ortadan kaldırılabileceğini kaydetti. Maliyet yükünü fiyatlara yansıtamama ve bazı girdilere erişimde yaşanan zorlukların 2022’nin en önemli riskleri olacağını ifade eden Çandır, uygun maliyetli finansmana erişimde ve işçilik maliyetlerinde zorlanacakları bir yıl olacağını dile getirdi. Döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmanın riskli alanları büyüttüğü ve derinleştirdiğini söyleyen Çandır, “Bizler belirli ve ekonomik koşullara bağlı olan bir eğilimle değişen döviz fiyatlarıyla iş yapabilen insanlarız. Dövizdeki her türlü spekülatif ve manipülatif işler bizleri ve işlerimizi felç etmektedir. Bir an önce istikrarlı bir döviz fiyatı rotasının sağlanması elzemdir” dedi. KOMİTELER REHBERİMİZ Her ay düzenli olarak toplanan Meslek Komiteleri’nde tarım, ekonomi ve ülke gündeminde yer alan konuların görüşüldüğünü belirten Çandır, komitelerin Borsa için rehber niteliğinde olduğunu söyledi. Çandır, Komitelerde alınan kararların başta TOBB olmak üzere ilgili tüm taraflarla paylaşıldığını kaydetti. Çandır, komitelerde iklim değişikliğinin tarımsal üretime ve ticarete etkileri, girdi maliyetlerinde görülen yüksek artışlar, Rusya Federasyonu’nca uygulanmakta olan domates kotası ve yasaklamalar, üretimi artan tropik ve subtropik meyve üretiminin beraberinde getirdiği su yetersizliği, kamunun yaş sebze ticaretine girerek özel sektör ile rekabete girmesinin etkileri, döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar ve yüksek üretici enflasyonu, hava kargo taşıma giderlerinin tarımsal ürünlerin ihracatında yüksek maliyetli olması, ihracatta karşılaşılan bürokratik problemler, tarımsal üretimde standardizasyon, Hazine arazilerine erişememe, kırdan kente göçün tarımsal üretim ve ticarete etkileri, tarım sektörüne özgü sosyal güvenlik sistemi ve Yeşil Mutabakat konularının öne çıktığını söyledi. Çandır, “Üyelerimizin sorunlarını, taleplerini ve çözüm önerilerini bizlerle paylaşan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki yıl alınacak tüm kararlarında takipçisi olacak ve çözüm için faaliyetlerimizi kesintisiz sürdüreceğiz” dedi. 2022 YILINDA DA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEMASI Bu yılı sürdürülebilirlik yılı ilan eden Borsa’nın iklim değişikliği ile yeşil mutabakat konusuna özel olarak eğildiğini vurgulayan Çandır, Antalya Tarım Konseyi ile birlikte yıl boyunca sürdürülebilirlik ana başlığında göç, süt üretimi ve kırsal mahalleler konularında 3 panel, iklim değişikliği özelinde tarımsal ticaret, su yönetimi, teknoloji kullanımı ve karbon ayak izi konularında 4 panel, yeşil mutabakat özelinde bitki besleme, bitki koruma, tarımsal atık yönetimi, tarımsal biyolojik çeşitlilik ve tarım topraklarının sürdürülebilirliği konularında ise 5 panel gerçekleştirdiklerini anımsattı. Çandır, yeşil mutabakat başta olmak üzere sürdürülebilirlik ana başlığındaki etkinlikleri 2022’de de sürdüreceklerini bildirdi. EĞİTİMLERDE 500 BİN KİŞİYE ULAŞILDI Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Borsa’nın imzaladığı protokol çerçevesinde bir yılda 100’ün üzerinde eğitim düzenlediklerini, yurtdışından da katılımın olduğu programlarda yaklaşık 500 bin kişiye eğitim verdiklerini kaydeden Çandır, “Eğitimlerin hazırlanması ve yapımında emeği geçen İl Müdürü ve çalışma arkadaşlarına, akademisyenler ile uzmanlara ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sektörümüzü ilgilendiren tüm konularda paydaşlarımızla birlikte toplantılar, çalıştaylar, paneller ve eğitimler düzenlemeye devam edeceğiz. Çevirimiçi gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalarımıza @antalyaborsa ve @AntalyaTarimOnline isimli Youtube kanallarından ulaşabilirsiniz” diye konuştu. Üye işlemlerinin hızlanması, kesintisiz ve aksamadan yapılabilmesi ve kolaylaştırılması için Borsa’nın web sayfasını önümüzdeki yıl çağın gerekliliklerine uygun bir hale getireceklerini belirten Çandır, “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kurumsal kapasitemizin artırılması ve kanunla uyumlu hale getirilmesi için de alt yapımızı güçlendireceğiz” dedi. BERBEROĞLU’NU ANDI Antalya Ticaret Borsası’nda 1974-1981 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan Ünsal Berberoğlu’nun vefatından duyduğu üzüntüyü dile getiren Çandır, “Kıymetli büyüğümüze Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve camiamıza baş sağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun” dedi. Çandır, yeni yılın mutlu, sağlıklı, bereketli ve başarılı geçmesini diledi. Yılın son Meclis toplantısında Antalya Ticaret Borsası’nın 2022 bütçesi 11 milyon TL olarak kabul edildi.  

Detaylar...

BAŞKAN BÖCEK: ZEYTİNPARK’I KORUMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek `Zeytinpark Projesi` için Antalya Ticaret Borsası Başkanı ve Zeytinpark Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ile bir araya geldi. Zeytin Park’ta gerçekleşen buluşmada kamuoyunda Vakıf Çiftliği olarak bilinen alanın doğal yeşil dokusunu, tarımsal niteliğini korumak ve geliştirmek için yapılacak çalışmalar ele alındı. Başkan Böcek, ‘Böylesi bir yeşilliği korumak boynumuzun borcudur’ diyerek projeye verdiği önemi anlattı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi Haziran ayı toplantısında 2 bin 630 dönümlük bir alanda yer alan Vakıf Çiftliği’nin korunması ve geliştirilmesi amacıyla Antalya Zeytinpark Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile taşınmaz kullanımına ilişkin protokolün imzalanması için Başkan Muhittin Böcek’e yetki verilmişti. Alanın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en güzel şekilde korunacağını söyleyen Başkan Muhittin Böcek, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz, Başdanışmanı Cem Oğuz, Başkan Danışmanı Mert Batu ve ilgili daire başkanları ile birlikte Zeytin Park’ı ziyaret etti. Başkan Muhittin Böcek, Zeytin Park’ın işletmesini üstlenen Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) Başkanı Ali Çandır ile birlikte alanda incelemelerde bulundu. ŞEHRİN İÇİNDEKİ EN BÜYÜK YEŞİL ALAN Başkan Muhittin Böcek, ardından ATB Başkanı Ali Çandır ile birlikte Zeytinpark İşbirliği Protokolü kapsamında proje taslağı üzerinde detaylı görüşme yaptı, alanla ilgili eylem planları oluşturuldu. Zeytin Park Genel Müdürü Vahdet Narin, alanın geçmişten bugüne kadar uzanan ve mevcut durumunu içeren bir sunum yaptı. Zeytin Park’ın önemine dikkat çeken ve mutlaka korunması gerektiğine vurgu yapan Narin, “Burası Türkiye’de bir şehrin içindeki en büyük arazi. 2 bin 630 dönümlük arazi içinde 24 km yol var. Her yıl Antalya’da 2 bin 600 ton tozu ve 610 milyon metreküp havayı temizleyen bir alan” dedi. BURAYI KORUMAK BOYNUMUZUN BORCU Zeytin Park’ın en önemsediği projelerden bir tanesi olduğunun altını çizen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise “Birileri buralara TOKİ yapmak istemiş olabilir ama biz her şeye rağmen bugünlere geldik. Böylesi bir yeşilliği korumak bizim boynumuzun borcudur. Burayı vakfedenler, birileri bina yapsın, imara açsın ya da birileri çevirsin diye vakfetmediler. Biz de Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak tüm kurum ve kuruluşlarla proje sürecimizi yöneteceğiz. Kırsal kalkınma projelerimizle, yerelden kalkınmayla ilgili burada neler yapabiliriz ona bakacağız. Proje üzerinde detaylı çalışıyoruz. Ve hiçbir noktayı gözden kaçırmadan, binaların yeşil alanların yapısal ve bitkisel nitelikteki tüm odaklarını göz önüne alarak, projemizi yakın zamanda kamuoyuna sunmak için heyecanlanıyoruz” diye konuştu. KAMU KULLANIMINA AÇILACAK Başkan Böcek, projeyle ilgili şu bilgileri verdi: “Antalya kent merkezindeki en büyük yeşil alanı iyileştirerek kamu kullanımına açmak, şehrin sanatsal, kültürel, ekolojik tüm değerlerini çeşitli rekreaktif etkinlikler eşliğinde ziyaretçilere sunarak turizme katkı sağlamak amaçlanıyor. Gençlerin ve çocukların doğa içinde öğrenmelerini sağlayacak bilimsel ve sanatsal atölyelerin kurulması, gerektiğinde üniversiteler ve Milli Eğitim Bakanlığı ile bu hizmetler için ortak hizmet projeleri gerçekleştirilmesi, tarımın desteklenmesi, tarımsal ürün ve çeşidinin arttırılması amacı ile çeşitli faaliyetler yürütülmesi de hedefleniyor.” ÇANDIR’DAN DESTEK TEŞEKKÜRÜ Antalya Ticaret Borsası ve Zeytinpark Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Zeytinpark projesine Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminden bu yana verdiği destek için Başkan Muhittin Böcek’e teşekkür ederek, “Şimdi gelişen koşullarda Büyükşehir Belediyesi ile imzaladığımız iş birliği protokolü çerçevesinde buranın daha çok insanın girip çıktığı, yeşil dokusunun geliştirilerek daha da korunacağı bir hal alıyor olmasından dolayı mutluyuz. Buranın birçok konuda çalışmaların olacağı, özellikle çocuklarımızın ve tarım sektörünün burada kendisine yer bulabileceği bir alan olmasını diliyorum. Zeytinpark’ın Büyükşehir Belediyemizin desteği ile ilelebet korunması en büyük arzumuzdur” diye konuştu. ÖNCELİĞİMİZ KORUMAK Zeytinpark’ta yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Etüd Proje Şube Müdürü Ezgi Öz, “Hedefimiz alanın doğru projeyle sürdürülebilir kullanımını sağlamak” dedi.  

Detaylar...

ÜRETİM GİRDİLERİNDE REKOR ARTIŞ
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Ekim ayı tarımsal girdi enflasyonunun aylık yüzde 4.17, yıllık yüzde 29.58 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta endeks tarihinin rekorları oldu. Mart ayından itibaren yıllık tarımsal girdi enflasyonu, son 6 yılın rekorlarını kırmaya devam etti” dedi. GÜBREDE YÜZDE 90 ARTIŞ Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 4.46 ve yıllıkta ise yüzde 30.64’lük artış ilan edildiğini belirten Başkan Çandır, en yüksek artışın gübrede yaşandığına dikkat çekti. Ekim’de fiyat değişimlerinin aylık tohumda yüzde 5.5, enerjide yüzde 3.05, gübrede yüzde 14.97, ilaçta yüzde 4.58, veteriner hizmetlerinde yüzde 1.54, yemde yüzde 3.65, diğer kalemlerde ise yüzde 1.84 olarak açıklandığını kaydeden Çandır, yıllıkta ise tohumda yüzde 12.11, enerjide yüzde 26.89, gübrede yüzde 90.15, ilaçta yüzde 16.56, veteriner hizmetlerinde yüzde 16.11, yemde yüzde 29.08 ve diğer kalemlerde ise yüzde 19.91 artış olduğunu belirtti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 2.37 ve yıllık yüzde 23.17’lik artış ilan edildiğini kaydetti. ÜRETİCİ EKİM’DE DE ZARAR ETTİ Ekim ayında Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 1.68, yıllık ise yüzde 23.10 olarak ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, tarımsal girdi fiyat endeksinin tarımsal üretici fiyat endeksinden düşük seyretmesi halinde tarımsal üretimin sağlıklı bir şekilde devam edebileceğini vurguladı. Çandır, “Eylül ayında olduğu gibi Ekim ayında da ilan edilen rakamlar gösteriyor ki, tarım üreticisi aylıkta da yıllıkta da zarar etmiştir. Bu zarar aylıkta yüzde 148, yıllıkta ise yüzde 9.5 düzeyinde seyretti” dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonunun da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, “Ekim ayında açıklanan aylık yüzde 5.24 ve yıllık yüzde 46.31 düzeyindeki yurtiçi üretici enflasyonu ile aylık yüzde 7.93 ve yıllık yüzde 32.96 düzeyindeki yurtdışı üretici enflasyonu, genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de artarak taşımaya devam edeceğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. TÜKETİCİ ENFLASYONUNU TETİKLER Tarımsal girdi fiyatlarındaki artışın tüketici enflasyonunu tetikleyeceğini ifade eden Başkan Çandır, tüketici enflasyonunun Ekim’de aylık yüzde 2.39 ve yıllık yüzde 19.89 ilan edildiğini anımsatarak üreticinin ürün fiyatlarına henüz maliyet artışını yansıtamadığını vurguladı. TARIMDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Dünyada da tarım, gıda ve emtia fiyatlarının son 15 yıla göre ciddi artış gösterdiğini belirten Ali Çandır, küresel gelecek açısından kolay zamanların bittiğini ifade etti. Tarımsal faaliyetlerin kesintisiz ve büyüyerek devam etmesini sağlayıcı politikaların gecikmeden uygulamaya konulması gerektiğini kaydeden Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, son 11 yılda maliyet-gelir oranında ciddi zayıflamaya maruz kaldı. Özellikle yılbaşından bu yana açıklanan tarımsal enflasyon rakamları bu zayıflık eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Mutlaka bu gidişatı tersine çevirecek sürdürebilir politikaları uygulamaya koymak zorundayız” dedi.  

Detaylar...