Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
Borsam
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2017
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 54.163.61.66
Şuan 25 kişi online
Bugün 211 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 71687
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB, KURBAN BAYRAMI ÖNCESİNDE HAYVANCILIĞI GÜNDEMİNE ALDI
ATB, KURBAN BAYRAMI ÖNCESİNDE HAYVANCILIĞI GÜNDEMİNE ALDIAntalya Ticaret Borsası Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi, Eylül ayı toplantısında Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık satış noktalarının yeri, sterilizasyonu ve hijyen koşulları ile hayvan refahı konularını gündemine aldı. Komite üyelerinin yanı sıra ilgili kurumların temsilcilerinin de bulunduğu toplantıda, et ve kurbanlık fiyatlarının yanı sıra hayvancılık politikaları konuşuldu. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül`ün moderatörlüğünü yaptığı toplantı, Bülbül`ün terörü kınamasıyla başladı. İtidal çağrısında bulunan Halil Bülbül, "Hepimiz bu topraklarda kardeşçe yaşacağız" dedi. KASAPLAR RAHATSIZ Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi Başkanı Süleyman Kaçaroğlu, et fiyatında ciddi bir dengesizlik olduğunu belirterek, "Kasaplar rahatsız" dedi. Dana kilogram fiyatının 27 Lira`yı bulunca ithal etle fren yapılmak istendiğini belirten Kaçaroğlu, "İthal etle kargas etin fiyatı 23 Lira`ya kadar düştü. Dışarıdan gelen et yetersiz olunca fiyat tekrar 26 liraya çıktı. Et döviz kuru gibi. Ette istikrar sağlanmalı" dedi. Kurban kesimi yapılırken özellikle büyükbaşta bilinçsiz davranıldığını kaydeden Kaçaroğlu, "Kesimden sonra et ortaklar arasında pay edilirken yüzde 15-20 oranlarına varan zaiyat oluyor. Bu nedenle daha dikkatli ve bilinçli davranmak gerekiyor" dedi. Kaçaroğlu, piyasada kurbanlık büyükbaş kargas fiyatının 16 lira civarında olduğunu belirtti. İSTİKRAR YOK Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, 26-27 Lira`ya çıkan etin bıçak fiyatının ithal etin gelmesiyle 23-24 Lira`ya düştüğünü belirterek, "Ancak şimdi tekrar 25 Lira`lara çıktı" dedi. İthalatçı bir ülke haline geldiğimizi kaydeden Sönmez, "Üreticinin gözetilmesi lazım. Yoksa bu kısır döngü aynen devam eder" dedi. Yıllarca sütün para etmediğini belirten Ata Sönmez, "Süt para etmeyince anacı kestik danayı nereden bulup yetiştireceğiz. Bugün süt para ediyor ama bu 3 yıl sonra meyvesini verir. Süt bir sene para ediyor bir sene yerlerde sürünüyor. Süt politikası yok, fiyat istikrarı yok. Sütün sürekli desteklenmesi lazım" diye konuştu. Kurban satışlarının bu yıl ağır gittiğini bildiren Ata Sönmez, "Kurban canlı kilogram fiyatı 16 lira kesim ücreti, hizmet bedeli binince 19 liraya geliyor" dedi. "ETTE SIKINTI VAR" BALONU UÇURULUYOR Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Metin Yaraşcı, "Sorunların çözümü üretimden geçiyor" dedi. Et piyasasının lokomotifinin süt ve yem olduğunu belirten Yaraşçı, doların artışı nedeniyle yemin çuvalının 2 lira zamlanmasına karşın et ve süt fiyatlarında değişiklik olmadığını belirtti. Her yıl kurbana iki ay kala "ette sıkıntı var" balonunun uçurulduğunu kaydeden Yaraşçı, “Dışarıdan et ithalatı izni alındığı gün bizim etimizin fiyatı düşüyor. Kurban işi yapanın da üretenin de para kazanması lazım. Dana ve inek et fiyatları yakın olduğundan damızlıklar kesime gidiyor. Bunun acısını 1-2 yıl sonra göreceğiz" dedi. Yaraşçı, üreticinin malını gerçek değerinde satması için borsa kurulması gerektiğini vurguladı. AİLE İŞLETMELERİ DESTEKLENSİNVeteriner Hekimleri Odası Başkanı Muammer Saygılı, "sürdürülebilir hayvancılık politikasına ihtiyacımız var" dedi. 10 yılda bir gelen krizin hayvancılık sektörünü vurduğunu belirten Saygılı, "Hayvancılık bitme noktasına geldi" dedi. 20- 30 yıldır hayvan ihracatı yapılırken şimdi ithal eder duruma gelindiğini anlatan Saygılı, “Krizler önce her nedense hayvancılığı vuruyor. Avrupa Türkiye`yi pazar haline getirmek istiyor çünkü domuz eti tüketiyor ve elindeki diğer eti Türkiye`ye satmak istiyor. Bakanlık sanayi tipi işletmeciliği destekliyor ama aile tipi işletmecilik desteklenmeli. Ette spekülasyonlar bilinci olarak yapılıyor. Arz talep dengesinin oluşturulmasıyla bu tip spekülasyonların önüne geçilebilir" diye konuştu.Kurban Bayramı`nda daha ucuz olduğu için dişi hayvanların tercih edildiğine dikkat çeken Saygılı, "Kurbanda dişi hayvan tercih edilmemeli. Kurbanlık olsun diye, hayvanın yavrusu attırılıyor, dişi sökülüyor. Veterinerler kurban satış yerlerini sıkı denetlemeli" dedi.TRİLYONLUK RANTKasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, kurbanda dişi kesiminden kaçınılması uyarısında bulundu. Yardımcı, ette ithalata karşı olduğunu belirterek, "İthal et gelince önce aile tipi işletmeler yok oluyor" dedi. Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Antalya`nın acilen hayvan pazarına ihtiyacı olduğunu belirterek, Antalya`da kurbanlık sıkıntısı olmadığını belirtti. ATSO Meclis Üyesi Hasan Taş, kurumların işbirliği yaparak Antalya`ya hayvan borsası kazandırması gerektiğini söyledi. SATIŞ ALANLARI KÖTÜAntalya Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Antalya nüfusu ve geçen yıl kesilen kurbanlık hayvan sayılarına bakıldığında belediyenin düzenlediği satış alanlarının azaltıldığını belirtti. Öztürk, kurban için oluşturulan alanların fiziki şartlarının çok sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.Toplantıya katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Döşemealtı Belediyesi`nden temsilciler hayvan sağlığı ve kurban kesim yerleriyle ilgili aldıkları önlemleri anlattı.

Detaylar...

ERZİNCAN YÖREX`E HAZIR
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Erzincan’ın yöresel ürünlerine ev sahipliği yapacak. Erzincan, YÖREX`te yöreye özgü Coğrafi İşaretli ürünleri Erzincan Tulum Peyniri, Erzincan Bakır El İşlemeciliği, Cimin Üzümü ve diğer yöresel ürünlerini tanıtacak.Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sarak, geçen yıl da YÖREX`e katıldıklarını belirterek, bu yıl 7-11 Ekim tarihleri arasında Antalya EXPO Center`da düzenlenecek YÖREX için tüm hazırlıkları tamamladıklarını bildirdi. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle YÖREX’e katılacaklarını söyleyen Sarak, “Erzincan, ekonomik getirisi ve değeri olan, tanıtımına da büyük katkı sağlayan Tulum Peyniri, Bakır El Sanatları, Cimin Üzümü, Erzincan Balı, Erzincan Maden Suyu, Dermasyon Fasülyesi, Tava Leblebisi ve diğer yöresel ürünleriyle YÖREX`te olacak. Tulum peyniri bölgemizde 7 bin kişiye istihdam sağlaması, Cimin Üzümü tüm Türkiye`de çok beğenilen bir tat olması ve bakır işlemeciliği müthiş bir el emeği ve göz nuru olması nedeniyle Erzincan`ın tanıtımına ve ekonomisine büyük bir katkı sağlamaktadır" dedi. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER YÖREX’TEYÖREX`e yöresel ürünlerin tanıtımı ve ekonomik değerini artırmak amaçlı katıldıklarını bildiren Süleyman Sarak, yöresel ürünler için iyi bir pazar oluşturmanın en büyük hedefleri olduğunu söyledi. YÖREX BİLİNİRLİĞİ ARTIRDIGeçen yıllarda da YÖREX` e katıldıklarını vurgulayan Erzincan TSO Başkanı Süleyman Sarak, YÖREX`te tanıtımını yaptıkları yöresel ürünlerle ilgili önemli iş bağlantıları yapıldığını ve yöreye özgü ürünlerin yurt genelinde ciddi anlamda ilgi gördüğünü bildirdi. YÖREX`in yöresel ürünlerin tanıtılmasında önemli olduğunu vurgulayan Sarak, "7-11 Ekim tarihleri arasında Antalya EXPO Center`da Erzincan`ımızı en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyorum" dedi.

Detaylar...

ROMANYA`DAN ANTALYALI GİRİŞİMCİYE YATIRIM ÇAĞRISI
Romanya Arges Bölge Konseyi Başkanı Florian Tecau, Romanya Kamu Hizmetleri İşveren Örgütü (PSP) Başkanı Florian Dudu, Arges Bölge Konseyi Uluslararası İlişkiler Müdürü Roxana Stoenescu, Finans Direktörü Carmen Mocanu, Romanya Kamu Hizmetleri İşveren Örgütü Genel Sekreteri Cristian Marica, Akdeniz Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hüseyin İnce ve Akdeniz Belediyeler Birliği Başkan Danışmanı Adlıhan Dere ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül`ün de bulunduğu ziyarette, Ali Çandır konuk heyete Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı`nın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Tarımsal hasılanın yüzde 8`ini Antalya`nın oluşturduğunu, kışın yaş meyve ve sebzenin yüzde 80`inin Antalya`dan sağlandığını belirten Çandır, "Antalya her ne kadar turizm kenti olarak bilinse de tarımın da başkenti" dedi. Romanya`nın küreselleşen dünyaya Türkiye`den sonra girdiğini ancak Avrupa Birliği üyeliğiyle öne geçtiğini belirten Çandır, "Sizleri kutluyoruz" dedi. Son dönemde Romanya`dan ticaret ve teknoloji yatırımlarına ilişkin iyi haberler geldiğini kaydeden Çandır, "Potansiyel olarak baktığımızda birbirimizi tamamlayan iki ülke olabiliriz. Umuyoruz yaptığımız bu görüşmeler iki ülke arasındaki işbirliğinin gelişmesine faydalı olur" dedi. İŞBİRLİĞİ TEKLİFİ Romanya Arges Bölge Konseyi Başkanı Florian Tecau, Türkiye ili ticari ilişkilerin gelişmesinden yana olduklarını belirterek, ziyaretleri bu çerçevede sürdürdüklerini söyledi. Romanya Kamu Hizmetleri İşveren Örgütü Başkanı Florian Dudu da Romanya`da Türk girişimcinin yatırım yapabileceği pek çok alan olduğunu belirterek, Türk girişimcileri Romanya`ya davet etti. Ali Çandır, ziyaretleri anısına Tecau ve Dudu`ya seramik kaftan, Romanya heyetine ise Antalya`nın yöresel lezzeti tavşan yüreği zeytin hediye etti. Tecau ve Dudu, konukseverliği nedeniyle Ali Çandır ve yönetimine teşekkür etti.

Detaylar...

ÇANDIR’DAN ZAFER BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 93’üncü yıl dönümü nedeniyle yayınladığı mesajda, birlik ve beraberlik vurgusunda bulundu. Başkomutan Gazi Mustafa Atatürk önderliğinde 93 yıl önce kazanılan zaferin çağdaş Türk devletini kurmaya yönelik atılan en önemli adımlardan biri olduğunu belirten Çandır, zaferin aynı zamanda “ulus” olma bilincinin en güzel örneklerinden olduğunu kaydetti. Şehit ve gazilerimiz sayesinde vatan yaptığımız bu toprakların yine zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Çandır, kimsenin kimseyi öteki görmediği, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir ülke özlemini dile getirdi. Barış ve kardeşlik mesajı veren Ali Çandır, her zaman bir olmaya diri olmaya mecbur olduğumuzu yoksa tarih sayfalarına geçecek bir millet olarak kalacağımızı kaydetti. Çandır mesajında, “Büyük zaferin 93’üncü yıl dönümünde Türk milletinin Zafer Bayramı’nı kutluyor, önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatanımız uğuruna canını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz” dedi.

Detaylar...

ATB AĞUSTOS AYI MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı,  Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Sektörel konuların değerlendirildiği Meclis’te konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İÇİMDEN GELMİYOR Ekonomi, üretim, ticaret ve kentin sorunları, riskleri ve fırsatlarını konuşmak, tartışmak ve önerilerini karar vericilere iletmek istediğini ancak içinde bulunduğumuz durum nedeniyle değerlendirmede bulunmayacağını kaydeden Ali Çandır, şunları söyledi: “Pahalı TL döneminden, ucuz TL dönemine savrulan ekonomimizin, toplumumuzda yarattığı tahribatı, ABD, AB ve Çin merkez bankalarının faiz ve parite politikalarının ülkemize olan yansımaları, ekonomimizdeki yatırım, istihdam, enflasyon ve büyüme zorlukları, sektörümüzdeki üretim, maliyet ve rekabet sorunları, canlı hayvan ve et ürünleri fiyatlarında yaşanan yok edici dalgalanmaları, Ticaret ve Sanayi Odamızın şehrimize kazandırmış olduğu Antalya Kültür Sanat ‘ı, Eylül başında başlayacak olan 22. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali ‘ni ,  Anadolunun bağrından kopup gelen ürünlerin sergileneceği 6.YÖREX ‘i, Zeytinpark ‘da yaptığımız çalışmaları, açılışına 240 gün kalan EXPO 2016 ‘yı, Kasım’da yapılacak olan G20 liderler zirvesini, kentimizin kangren haline gelen sorunlarını: Atatürk Parkını, Lara Kent Parkını, Konyaaltı plajlarımızı, orman ve çevre tahribatında sınır tanımayan taş ocaklarını,  dünyada en pahalı akaryakıtı neden bizim tükettiğimizi tartışmak, çözüm önerilerimizi sizler ve kamuoyu ile paylaşmak isterdik. Ancak son dönemde ülkemize yaşatılanlardan sonra bu konuları konuşmak içimizden gelmiyor. Biz isterdik ki iş dünyasını, ekonomiyi ve ticareti konuşalım. Biz isterdik ki yatırım, istihdam ve büyüme konularını detaylarıyla analiz ederek önerilerimizi paylaşalım. Ama gelin görün ki, bu temel konular, artık bizim için bile tali durumda kalmış ve önemini yitirmiştir.” ACILARI ÖNLEYEMEDİK Ankara’da siyasetin 7 haziran günü milletin çıkarttığı hesabı, millete düzelttirme dayatmasıyla uğraştığını belirten Çandır, bu sırada palazlanmış terör örgütlerinin hiçbir insani değer tanımaksızın can alma, ocak söndürme yarışına girdiğini belirtti. Çandır, “Yiten canlarımızın ve sönen ocaklarımızın acısı yüreğimizi dağlamaktadır. Bütün şehitlerimiz için Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimize yaşatılan bu acıları ve bu ölümleri önleyemedik.  Şehitlerimiz ve yakınları, bizleri affetsinler” dedi. Başta karar vericiler olmak üzere toplumun tüm kesimini aklıselim ve sağduyulu olmaya çağıran Ali Çandır, şunları kaydetti: “Siyaset her ne kadar ülke hükümetsiz değil, işler yolunda, tıkır tıkır işliyor, gece gündüz demeden bunun için çalışıyoruz, bütün tedbirleri alıyoruz, kriz mriz yok dese de. Ekonomik, politik ve toplumsal göstergeler bu söylemleri hiçbir şekilde teyit etmemektedir. Artık bizim ne bir üst akla, ne de bir tek akla ihtiyacımız var. “Ben ne dersem o” mantığına da ihtiyacımız yok. Çok daha fazla aklıselim ve sağduyu ile düşünme ve hareket etme zamanındayız. Ortak aklımızı, ortak vicdanımızı ve birlikte hareket etme gücümüzü şimdi hayata geçirmeyip de ne zaman geçireceğiz? Hiçbir iktidar, hiçbir makam ve hiçbir servet, yiten canlarımızın saçının bir teli bile etmez. Tepeden tırnağa bütün herkes böyle bilmelidir. Milletimiz ne bu acıları yaşamayı, ne de hesap düzeltme dayatmasını hak etmemektedir.  Dünya medyasını biraz takip edenler bilirler, aslında hiçbirinin gündeminde yokuz. Adeta yıllar boyunca karıştırılıp,  bir kenara karma karışık bırakılmış vaziyetteyiz. Onlar; son 7 yıldır bir taraftan ekonomide ve ticarette yaşadıkları krizi aşıp, bilim ve teknoloji desteğiyle, yeni bir eğilim yakalamaya çalışırken, diğer taraftan da özgürlükleri, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği baş gündemleri yapmaya devam etmektedirler. Gelişmiş dünyanın karar vericileri, politikacıları ve yöneticileri; ekonomilerindeki kötüye gidişin üstünü örtmeye değil, çözümünü bulmaya çalışmaktadırlar. Bizim de karar vericilerimizden bu yönde çaba sarf etmelerini talep etme hakkımızın olduğunu düşünmekteyiz.” 2016’YI DA KAYBEDİYORUZ Ekonominin gidişatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çandır, kaybedilen yıllara 2016’nın da ekleneceğini söyledi. Çandır, “Göz göre göre, kayıp yıllarımıza 2015’i de ekledik ve adım adım 2016’yı da kaybetmeye doğru gidiyoruz. Büyümekten vazgeçtik, ayakta kalmaya çalışıyoruz. Yaşadıklarımızdan ve somut olaylardan yola çıkarak yaptığımız bu tespitler, belki bazılarını memnun etmeyecektir. Ancak ortalık yangın yerine döndürülmüşken, kimseyi memnun etmek gibi bir lüksümüz de yoktur diye düşünmekteyiz. Unutmayalım ki; amacımız, kaderimiz ve geleceğimiz ortaktır. Bu tespitlerimizi ve değerlendirmelerimizi, aynı müreffeh ve mutlu kader ile aynı gelecek adına yapmaktayız” değerlendirmesinde bulundu. NEFRET HAKKIMIZ YOK Anadolu topraklarında kimsenin birbirinden nefret etme lüksünün olmadığını kaydeden Ali Çandır, şunları söyledi: “Kendimize vatan bellediğimiz bu topraklarda hiçbirimiz, diğerine kin ve nefret besleme, diğerini düşman olarak görme hakkına sahip değildir. Çünkü biliyoruz ki, aksi halde topluca intihar etme yolunu seçmişiz demektir. Bu yol sadece gerçek düşmanlarımızı memnun eder. Hiçbirimiz bu yoldan mutlu ve mesut olarak çıkamayız. Hala son çıkışı kaçırmış durumda değiliz. İnsan eliyle getirilmiş bu durumdan yine aklıselim insan eliyle çıkma fırsatımız vardır. Kaybettiğimiz canları yerine koyamayız, çektiğimiz acıları yok edemeyiz. Ama bunlardan doğru dersler almayı artık becerebilmeliyiz. Pusuyla, şiddetle ve silahla sonuç alma sapkınlığından, bizden olmayanları düşmanlıkla ve hainlikle suçlama bağnazlığından kurtulabilmeliyiz. Çünkü ancak o zaman bu gidişatı tersine döndürebiliriz. Vatanımızın ve milletimizin bekası, bu zemini yakalamak için her türlü çabaya değer. Bu uğurda hepimize görevler düşmektedir ve bizler bu görevi yerine getirmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız.” KOALİSYON TABLOSU Önümüzde erken seçim olduğuna  dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Ancak, bu seçim ve bundan sonra uzunca bir süre daha ülkemizin koalisyonlarla idare edileceği konusunda hemen hemen bütün kamuoyu araştırma şirketleri hem fikirdir. Bazı ağızlar ekonomide orta gelir tuzağından bahsederken, bizler adeta vasat siyaset tuzağına düşürülmüş durumdayız. Bütün gelişmiş dünya bilir ki, koalisyon; ortak akıl, uzlaşma ve birlikte yönetme demektir. Bu kapsayıcılık cesaret ister, bilgi ve birikim ister. Her kim ki, kapsayıcı, katılımcı ve birlikte yönetimi içeren koalisyona; kaostur ve kabustur diyorsa onun gelişmiş dünyada yeri yoktur. Çünkü: Son 60 yıldır Avrupa, bu anlayışa sahip koalisyonlarla yönetilmekte ve yönetişim aşamasına geçme gayretindedir. Böyle sağlanan istikrar, bünyesinde sürdürülebilirliği de barındırır. Sürdürülebilirlik; bugünkü neslin ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin ihtiyaçlarından taviz vermeden karşılayabilmektir. Ancak bu koşula sahip istikrar, anlamlıdır. Koalisyonla asla olmaz demek, tüm bu gerçekleri inkar etmek ve yok saymak demektir. Bu tür yok sayışlarla başımıza geleceklerin örneklerini geçmişte sıkça yaşadık. Aynı yanlışları defalarca tekrar edip farklı sonuçlar beklemek, akıl ve mantıkla bağdaşmaz.” MECLİS ADINA BARIŞ ÇAĞRISI Antalya Ticaret Borsası Meclisi adına barış ve birlik çağrısında bulunan Başkan Ali Çandır, şunları söyledi: “Borsamız meclisinden kamuoyuna çağrımızdır; gün elde silah birbirimizi vurma, yollarda pusuyla canlarımızı alma, kentlerimizde tuzakla birbirimizi boğazlama ve linç etme günü değildir. Bir üst akılın ya da tek akılın günü hiç değildir. Bu toprakların mayasını oluşturan ortak aklımızı, ortak vicdanımızı ve nihayet birlikte hareket etme kapsayıcılığımızı bir kez daha hayata geçirme günüdür. Hiçbirimiz düşman ya da hain değiliz! Doğuştan gelen özelliklerimiz, farklılıklarımız ve kimliklerimiz hepimizin zenginliğidir. Bir siyaset aracı, malzemesi ve dolgusu asla değildir. Bu seçim döneminde siyasilerden beklentilerimiz; doğuştan gelen özelliklerle değil, bilginin, aklın ve deneyimin imbiğinden geçirilmiş zeka ürünü politikalarla bizim karşımıza çıkmalarıdır.” 

Detaylar...

600 YILLIK MAKEDON KURABİYESİ YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde TOBB ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle bu yıl 6`ncısı EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, birbirinden farklı lezzet ve el emeği göz nuru ürünleri bir araya getiriyor. Anadolu`nun yöresel ürünlerine değer katan YÖREX, doğudan batıya güneyden kuzeye çok sayıda ili buluşturuyor. YÖREX`e bu yıl Alaçatı Köy Kurabiyecisi, 10 farklı ürünle katılıyor. Alaçatı Köy Kurabiyecisi sahibi Metin Demirbağ, YÖREX`e ilk defa katılacaklarını belirterek, "YÖREX`te tarihi geçmişi 600 yüzyıllık olan Makedon kurabiyesini ziyaretçilerle buluşturacağız" dedi. Balkanlarda uzun süren çalışmalar yaptıktan sonra yöresel bir çok değeri gün yüzüne çıkardıklarını kaydeden Demirbağ, "Bizim ürünlerimizde katkı maddesi yok. Pastacılık yağları kullanılmıyor, yumurta yok. 21 çeşit baharatlı özel kurabiyemizi şeker ilavesiz yapıyoruz" diye konuştu. Alaçatı tarihi değirmenlerinin karşısında faaliyet gösterdiklerini, şubelerinin olmadığını bildiren Demirbağ, "Türkiye`de organik kurabiye üretebilen tek kurabiyeciyiz" dedi. Demirbağ, YÖREX`e, damla sakızlı reçel, damla sakızlı Türk kahvesi ve kurabiyelerle katılacaklarını söyledi.

Detaylar...

GLUTENSİZ TARHANA YÖREX`TE
Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde TOBB ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle bu yıl 6`ncısı 7-11 Ekim`de EXPO Center`da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı, sofraların vazgeçilmezi tarhanaya ev sahipliği yapacak. Bir çok yöreden değişik yöntemlerle yapılan tarhanaların sunulacağı YÖREX`te TarhanaBaba da yöresel lezzetini ziyaretçilerle paylaşacak. TarhanaBaba sahibi İsmail Yeldanlı, 1974 yılından bu yana "şifalı içecek" olarak tanıtımını yaptıkları tarhanayı damak tadına sunduklarını belirterek, "YÖREX`te de sıcacık tarhanamızı ziyaretçilere sunacağız. YÖREX`e başından beri katılıyoruz bu sayede çok geniş bir kitleye ulaştık. YÖREX bizleri ufuk anlamında Türkiye ve yurt dışına açan bir fuar. Yöreseli en iyi anlatan buradaki firmalarla birlikte YÖREX daha ileriki yıllarda hakkettiği noktalara gelecektir" diye konuştu. Tarhananın sütten kesilmiş bebekler için ek besin olarak kullanıldığını, okul öncesi ve okul çağındaki çocukları hastalıklardan koruyucu özelliğe sahip olduğunu belirten Yerdanlı, "Sindirimi kolay besinler yönünden oldukça zengin olan tarhana çorbası nesilden nesile değer kazanıyor" dedi. TarhanaBaba`nın fast food kültürünün yoğun olduğu döneminde sağlıklı beslenme konusunda herkesi uyarma misyonu bulunduğunu belirten Yerdanlı, "Yöresel Ürünler Fuarı`nda standımızı ziyaret eden herkese bunu anlatmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Bu yıl YÖREX`te glutensiz tarhanayı ziyaretçilere sunacaklarını bildiren İsmail Yerdanlı, "Bu yıl konseptimize glutensiz tarhanayı da ekleyip gluten konusunda çok muzdarip olan kişilerden gelen isteklere cevap vereceğiz. Domatesi, kırmızı ve yeşil biberi, soğanı, yoğurdu, nanesiyle tam fermanteli bir ürün yapmaktayız. Onun içinde `Annelerden sonra ikinciyiz` diyecek kadar iddialıyız" dedi.

Detaylar...

SARAY MUTFAĞININ VAKFIKEBİR TEREYAĞI YÖREX`TE
Trabzon`un tarihi ilçesi Vakfıkebir`in tereyağı YÖREX`te ziyaretçilerle buluşacak. Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde bu yıl 7-11 Ekim`de düzenlenecek YÖREX, TOBB ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle gerçekleşiyor. İskenderoğlu Süt Ürünleri sahibi Adem İskenderoğlu, her yıl katıldıkları YÖREX`e bu yıl da Karadeniz`in yaylalarında otlamış hayvanların tereyağı, peyniri ve süt ürünleriyle katılacaklarını bildirdi. Beş kuşaktır Vakfıkebir tereyağını ürettiklerini bildiren Adem İskenderoğlu, "Vakfıkebir Osmanlı saray mutfağının tereyağı tedarikçisiydi. Şimdi bu lezzeti bizler sunuyoruz. Vakfıkebir tereyağı tadı ve aromasıyla diğer ürünlerden farklıdır" dedi. YÖREX`e katılanların tereyağına olağanüstü ilgi gösterdiğini kaydeden İskenderoğlu, "YÖREX`ten bize geri dönüşler çok iyi" dedi. YÖREX sayesinde ulusal marketlerle iş bağlantıları sağladıklarını bildiren Adem İskenderoğlu, "YÖREX`le satış ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

Detaylar...

ZEYTİN LOKUMU YÖREX`TE
Türkiye`nin büyük yerli malı tanıtım organizasyonu YÖREX, 7 Ekim`de kapılarını açıyor. Antalya Ticaret Borsası`nın öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Kalkınma Bakanlığı`nın desteğiyle bu yıl 6`ncısı düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Ayvalık zeytinlerine ev sahipliği yapacak. Ayvalık Köklü Zeytinyağları Sahibi Mustafa Kürlek, 1922 yılında mübadele ile Midilli`den Ayvalık`a yerleşen dedelerinin mesleği zeytinciliği devam ettirdiklerini söyledi. YÖREX`te taş baskı soğuk sıkım erken hasat zeytinyağı ile katılacaklarını bildiren Köklü, "Ürünlerimiz doğal yöntemlerle işleniyor. 2015 yılında 8. Ulusal Zeytin Dostu Derneği zeytinyağı kalite yarışmasında madalyaya layık görülen zeytinyağlarımızı YÖREX`te ziyaretçilerle buluşturacağız" dedi. Türkiye`de ilk kez zeytin lokumu yaptıklarını bildiren Mustafa Kürlek, "Yüzde 100 pancar şekeri ile önce zeytinin reçelini yapıyoruz ardından lokumu yapıyoruz" dedi. Zeytin sabunu, az tuzlu Ayvalık yuvarlama zeytini de ziyaretçilerle buluşturacaklarını bildiren Kürlek, "Zeytin severleri YÖREX`e bekliyoruz" dedi.

Detaylar...

6. YÖREX DANIŞMA KURULU TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar Birliği`nin desteğiyle bu yıl 6`ncısı 7-11 Ekim`de düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX hazırlık çalışmaları başladı. 6. YÖREX Danışma Kurulu toplantısı, ATB Toplantı Salonu`nda yapıldı. Toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, ATSO Başkan Yardımcısı Mustafa İssi, ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu`nun yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Kumluca Ticaret Borsası, KUTSO, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, Tarım Kredi Kooperatifleri, Ticaret İl Müdürlüğü, AESOB, AKTOB, POYD, BAKA, BAKSİFED, BAGEV, TSE, ANFAŞ`tan temsilciler katıldı. YÖREX HEDEF BÜYÜTTÜToplantının açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, kurumların desteğiyle Yöresel Ürünler Fuarı`nda önemli yol kat ettiklerini belirterek, "Geçen 6 yıllık sürede, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında önemli gelişme sağlandı. Gerek sanal ortamda gerekse fiziki alanda yöresel ürünlerin satışı canlanmış, bu konuda önemli yatırımlar gelişmiştir" dedi. Tüm çabalarına rağmen yöresel ürünlerin korunmasıyla ilgili yasal düzenlemelerde eksiklikler bulunduğuna dikkat çeken Çandır, "Yöresel ürünlerle ilgili çıkması gereken kanunun çıkmamış olması hala büyük eksiklik" dedi. Geçen yıl YÖREX`e 114 bin 180 ziyaretçinin geldiğini, bu yıl hedef büyüttüklerini kaydeden Ali Çandır, "Gerek oda ve borsalarımız, gerek belediye ve il müdürlüklerimiz, gerekse üniversitelerimizin katkısıyla YÖREX Türkiye`nin en sevilen, en sempatik fuarı oldu" dedi.GENLERE BAKALIMAnadolu`nun 12 bin yıllık emanetini gelecek nesillere aktarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu söyleyen ATB Başkanı Ali Çandır, "Hepimiz zaman zaman yeni neslin tüketim alışkanlıklarının deforme olmasından dertleniyoruz. Sadece dertlenmek yerine YÖREX gibi bir çalışmayı geliştirerek Anadolu`nun genlerinde olan tüketim alışkanlıklarını harekete geçirebiliriz. Bize ait olanı tüketerek hem insanımıza iş, hem yörelerin tanıtımını sağlayabilir, hem de ekonomimize can verebiliriz" diye konuştu. Çandır, Anadolu`da coğrafi işaret alabilecek 2500 ürün bulunurken sadece 178`inin tescillendiğine dikkat çekti. Fuarın çıkış hikayesini de anlatan Çandır, TOBB`un `kriz varsa çare de var` temasıyla ekonomiyi canlandırmak için başlattığı çalışmanın ardından Türkiye`nin değeri olan kıyıda köşede kalmış, kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünleri tekrar ekonomiye kazandırmak için YÖREX`i başlattıklarını söyledi. Çandır, "Türkiye`nin kılcal damlarları olan kırsal ekonomiyi canlandırarak ekonomiye can vereceğini düşünüyoruz" dedi. NEW YORK 5. CADDE HEDEFİAvrupa`da 55-60 milyar liralık yöresel ürün üretimi bulunduğuna dikkat çeken Ali Çandır, "Bunun yaklaşık yüzde 30`u ihraç edilebiliyorsa, bizim de topraklarımızdaki yöresel ürünleri önce kendi insanımıza tanıtıp sonra dünya insanlarının beğenisine sunmamız gerek" dedi. Bu yıl Kalkınma Bakanlığı`nın da yoğun desteğiyle fuarın bir adım ileriye gideceğini söyleyen Çandır, yapılan hazırlık çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Çandır, "New York. 5. Cadde`de Türkiye Yöresel Ürünler Mağazası açtığımız gün fuarımızı başarıya kavuşturmuş olacağız" dedi. KURUMLARDAN DESTEKToplantıya katılan Danışma Kurulu üyesi kurum temsilcileri, YÖREX`e desteğini bildirirken, fuara katılımcı ve ziyaretçi sayısının artırılması için destek sözü verdi. Fuarın Antalya`nın markalaşmasına da katkı sağladığına dikkat çeken temsilciler, Ali Çandır ve Antalya Ticaret Borsası`na böyle bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür etti.

Detaylar...

ENFLASYON DÜŞÜŞÜNDE SÜREKLİLİK BEKLENTİSİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV), Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Temmuz ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0,09 oranında artış gösterdiğini belirten Ali Çandır, "Aylık bazda yurt içi üretici fiyat endeksinde ise azalma gerçekleşti ve oranı yüzde 0,32`ye karşılık geldi. Aylık bazda üretici fiyatlarının aşağı yönlü olması ve bunun ileride tüketicilere yansıyacağı düşünüldüğünde, mevcut durum umut vericidir" dedi. Enflasyonun yıllık bazda değerlendirildiğinde Temmuz`da TÜFE’de yüzde 6,81, ÜFE’de ise yüzde 5,62 artış olduğu görüldüğüne dikkat çeken Ali Çandır, "Beklentilerin 0,05-0,10 bandında yukarı yönde olduğu düşünüldüğünde, TÜFE`deki gerçekleşme, beklentilere yakındır. Ayrıca tüketici fiyatlarında yüzde 7`nin altında gerçekleşen fiyat artışı Mayıs 2013 rakamlarına geri dönüldüğünün bir işaretidir ve bu da sevindiricidir" değerlendirmesinde bulundu.Sebze ve meyve fiyatlarının aşağı seyir izlemesinde tarla üretiminin rolüne dikkat çeken Ali Çandır, "Özellikle yaz aylarında tarla ürünlerinin pazarlara inmesiyle birlikte gıdadaki son iki aydır süre gelen negatif seyir bu ay da etkisini korudu ve bu durum fiyatlar genel düzeyine yansıdı" dedi. EN UCUZ BEŞİNCE BÖLGEYİZ Temmuz ayında enflasyonun ülke genelinde yukarı yönlü olmasına karşın Batı Akdeniz Bölgesi’nde negatif yönlü olduğunu kaydeden Ali Çandır, "Tüketici fiyatlarında bir gerileme yaşanırken, aylık fiyatların düşüş oranı yüzde 0,17 şeklinde gerçekleşti. Bölgenin yıllık bazdaki fiyat artışı ise yüzde 6,37 oldu. Fiyatlar genel seviyesindeki bu rakamlar temel alındığında, geçtiğimiz ay Batı Akdeniz`in Türkiye geneliyle ayrıştığı ve bir gerilemeye sahip olduğu söylenebilir. Bölge enflasyon rakamlarına ilişkin belirtilmesi gereken bir diğer nokta ise Batı Akdeniz`in ülkenin en ucuz beşinci bölgesi içerisinde yer aldığıdır" dedi. EKONOMİ DİKEN ÜSTÜNDEEkonominin en önemli göstergeleri arasında yer alan manşet enflasyon yanında çekirdek enflasyonun da önemini koruduğunu kaydeden BAGEV Başkanı Çandır, son aylarda fiyatlarda görülen düşme eğiliminin sürekli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Çandır, şu değerlendirmede bulundu:"Yüzde 7,31 oranında artışın gerçekleştiği çekirdek enflasyon, ilgililerin daha fazla odaklanmasını gerektirecek bir durumu işaret etmekte. Zira halen daha hükümetin kurulamamış olması ve son günlerde görülen terör olaylarındaki artış tüm ekonomik aktörleri diken üstünde tutmakta. Özellikle üreticilerin yatırım yapma konusundaki tedirginliği bir an evvel en az seviyelere çekilip son aylarda fiyatlarda görülen düşme eğilimi sürekli hale getirilmelidir. Son iki üç aydır uzmanların fiyat artışı beklemelerine karşın, bunun tam tersi şekilde sonuçlanması, yani fiyatların negatif seyirli olması, fiyatlar konusundaki iyimserliği ortaya koymaktadır. Bu iyimserliğin sürekli hale getirilmesi ise ancak ve ancak tüm belirsizliklerin giderilmesine bağlıdır. Bir başka cepheden değerlendirmek gerekirse, görünen o ki ihracat düşüşüyle birlikte ortaya çıkan dış ticaret açığındaki artışlar, turizm gelirlerindeki azalmalar, imalat sanayindeki son dönem daralmaları bu iyimserliğin çok da uzun sürmeyeceğine işaret etmekte" dedi. Ülke genelindeki ürün ve ürün gruplarındaki fiyat değişmelerine de değinen Ali Çandır, Temmuz`da yüzde 40,5 artışla limon, harcama grubu bazında ise yüzde 1,60 artışla ev eşyası grubunun ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Ali Çandır, genel olarak tarla ürün fiyatlarının ılıman havaların da etkisiyle nispeten düşük seviyelere geldiğini memnuniyetle karşıladıklarını ancak fiyatlardaki düşüşün sürekliliğini beklediklerini kaydetti.MALİYET ENFLASYONU İLE MÜCADELE ŞARTÖzellikle gıda fiyatlarında son iki aydır yaşanan gerilemeye karşın enflasyonun halen gelişmiş ülke seviyelerinin üzerinde olduğuna dikkat çeken Ali Çandır, "Geçtiğimiz senelerle karşılaştırıldığında iç talepte meydana gelen azalışlara rağmen fiyat artışlarının halen yüzde 5`in üzerinde olması bizleri maliyetlerin yüksekliğine yöneltmekte. Özellikle küresel piyasalarda petrol varil fiyatlarının son bir yılda yarı fiyatı düzeyine inmesine, son bir ayda ise yüzde 20 oranında düşmesine karşın bunun pompa akaryakıt fiyatlarına sadece yüzde 7-8 oranında yansımış olması, ülkemizdeki dolaylı vergi yüküne de işaret etmektedir. Bu durum ise doğrudan ve dolaylı olmak üzere hem üreticileri hem de tüketicileri etkilemekte" değerlendirmesinde bulundu. Tarım ve sanayi başta olmak üzere tüm ana sektör maliyetlerinin en aza çekilmesiyle üretim artışının sağlanacağını, bu yönlü büyümenin fiyatları istenilen seviyelere çekebileceğini söyleyen Çandır, şunları kaydetti: "Bu nedenle başta bölgemiz olmak üzere tüm ülkeyi kapsayan politikalarla üretim artışına yönelmeye mecbur olduğumuzu yineliyoruz. Zira son dönemdeki kredi mekanizmalarına bakıldığında bir yavaşlamanın olduğu da görülmekte ki bu durum talep yavaşlamasına neden olmakla birlikte çarkların dönmesini yavaşlatmakta. Bilinen bir gerçeklik var ki tarım ve sanayi üreticilerinin yeniden ayağa kaldırılması başta mazot olmak üzere girdi fiyatlarındaki iyileştirmelerle ve vergi adaletinin sağlanmasıyla mümkün olabilecektir. Bu sayede tüm aktörler üretime omuz verebilecek ve enflasyon yüzde 2-3 seviyelerine çekilebilecektir.

Detaylar...

BARO`DAN BORSA`YA ZİYARET
Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı, Baro Genel Sekreteri Soner Ustaoğlu ile birlikte Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır`a nezaket ziyaretinde bulundu. Baro`nun çalışmaları hakkında Çandır`a bilgi veren Baro Başkanı Bacanlı, "Türkiye`nin en demokratik barosuyuz" dedi. Bacanlı, Antalya Ticaret Borsası`nın çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi. ATB Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle Bacanlı`ya teşekkür etti. Çandır, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin birlikte çalışarak kent için önemli çalışmalar yapabileceklerini kaydetti.

Detaylar...