Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Temmuz Ağustos 2019
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 18.232.124.77
Şuan 13 kişi online
Bugün 47 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 103000
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB FUARDA İSTİHDAM KAMPANYASINI ANLATIYOR
Antalya Valiliği himayesinde İŞKUR tarafından düzenlenen Antalya İstihdam Fuarı ANİF, Cam Piramit’te kapılarını açtı. Türkiye’nin ilk bölgesel istihdam ofisi bagevkariyer de ANİF’de stand açarak, iş arayanla işvereni bir araya getirdi. 16 Mart’a kadar açık kalacak fuarda, Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı bünyesindeki bagevkariyer standı yoğun ilgi görüyor. BURADA İŞ VAR KAMPANYASI BAGEV standını ziyaret eden Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin işsizlik olduğunu belirterek, TOBB’un desteğiyle Hükümet tarafından “Burası Türkiye Burada İş Var” sloganıyla başlatılan İstihdam Seferberliği 2019 kampanyasına destek verdiklerini bildirdi. İşsizliği azaltmak için düzenlenen Antalya İstihdam Fuarı’nın işveren için aradığı nitelikli elemanı bulma, işsiz için de yine niteliklerine uygun işi bulma fırsatı yakaladığı doğru adres olduğunu kaydeden Bülbül, Borsa olarak fuarda “Burası Türkiye Burada İş Var” kampanyasını katılımcılara anlatacaklarını bildirdi. İŞ FIRSATI 2011 yılından beri ücretsiz hizmet veren bagevkariyer’in, Türkiye’nin ilk bölgesel istihdam ofisi olduğuna dikkat çeken Halil Bülbül, portalın işsizin umudu olduğunu söyledi. Geçen yıllarda da İstihdam Fuarı’na katılarak iş arayanla işvereni bir araya getiren bagevkariyer standına bu yıl da ilginin yoğun olduğunu bildiren Halil Bülbül, özellikle iş arayanların BAGEV standına başvurmasını istedi. Bülbül, iş arayanların, Antalya’daki büyük firmaların insan kaynakları ile yüz yüze iş görüşmesi yapma, büyük işletmelere iş başvurusunda bulunarak özgeçmiş bırakma, Antalya işgücü piyasasında faaliyet gösteren büyük işletmeleri tanıma fırsatını yakalayacağını söyledi.  

Detaylar...

ATB ÜYELERİNİ OLIVTECH FUARIYLA BULUŞTURDU
Antalya Ticaret Borsası (ATB), tarihi derinliği Pamfilya dönemine dayanan Antalya zeytinciliğini korumak, geliştirmek, markalaştırmak, tanıtmak ve pazara sunma amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası, bu yıl 9’uncusu İzmir’de gerçekleşen Olivtech 2019 Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’na üyeleriyle birlikte katıldı. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, 4. Meslek Komitesi Üyesi Zafer Tan, ATB üyeleri, zeytin üreticileri ve zeytinyağı fabrika sahiplerinden oluşan 20 kişilik ATB heyetiyle 9. Zeytin ve Zeytinyağı Fuarı’nı ziyaret etti. ANTALYA MARKALAŞACAK Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, Antalya’da zeytinciliğin tarihi derinliğe sahip bir sektör olduğunu belirtirken, bölge zeytinliğinin markalaşması ve ekonomiye kazandırılması için yoğun şekilde çalıştıklarını söyledi. Bölgeye has Antalya Tavşan Yüreği Zeytini’ne coğrafi işaret kazandıran ATB’nin, zeytin ve zeytinyağ sektörüyle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydeden Simav, “Antalya Ticaret Borsası olarak zeytin ve zeytinyağı sektöründeki sorunların dile getirilmesi, üretimin geliştirilmesi, üretim ve tüketimde bilgi düzeyinin artırılması ile sektörün sorunlarının çözümü için ilgili kurumlarla çalışmalar yürütüyoruz” dedi. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üyeler ve üreticilerle son iki yıldır geniş katılımla Olivtech Fuarı’nı ziyaret ettiklerini belirten Simav, zeytin ve zeytinyağı üretim zincirindeki önemli firmaların katılımcı olduğu Olivtech’te yerli ve yabancı alıcı ve satıcıların bir araya geldiği, önemli iş bağlantıları yapma imkanı sunulduğuna dikkat çekti. Simav, “Yeni teknolojileri inceleme, makine, alet ve ekipmanlarının tedarikini sağlama, sektörel işbirliğini artırma ve ticaretini geliştirmek amaçlarıyla bu fuara katılıyoruz” diye konuştu. Hüseyin Simav, Fuara katılım gösteren ATB üyeleri ve üreticilere teşekkür etti.  

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR’DAN BAKAN PEKCAN’A 11 MADDELİK RAPOR
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a iş dünyasının yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini içeren 11 maddeden oluşan tarımsal ticaret ve ekonomi raporu sundu. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen Bölgesel İstişare Toplantısı’nda iş dünyasıyla bir araya geldi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır toplantının açılışında yaptığı konuşmada, iş dünyasının sorunları ve çözüm önerilerini paylaştı. Antalya’nın küresel rekabetin bütün tehditlerine ve fırsatlarına açık kent olduğunu belirten Çandır, “Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir’. Sizleri güzel kentimizde ağırlamaktan büyük keyif almaktayız. Diliyoruz ki sizleri kentimizde daha sık ağırlarız” dedi. Bakan Pekcan’ın iş dünyasının içinden geldiğini ve yaşananları en iyi O’nun anlayabileceğini kaydeden Çandır, “Bizler karamsarlığın ataletine ve iyimserliğin hayalperestliğine kapılma lüksü olmayan insanlarız. Evet sorunlarımız ve zorluklarımız var. Bir darboğaz içerisindeyiz. Ancak burada olma nedenimiz hepimizin farkında olduğu konularda, akla ve bilgiye dayalı çözüm yollarını tartışmaktır. Ben de sizlere, iş dünyasının beklentilerini dile getireceğim” diye konuştu. GELİŞİME AÇIK POTANSİYEL Antalya’nın borcuna sadık, tasarrufu ve yatırımı seven, dünyaya ve yenilikçiliğe açık öncü bir şehir olduğunu vurgulayan Çandır, “Sizlerin de bu özelliklerimizi daha fazla geliştirme ve derinleştirme çabalarımıza destek olacağınıza inancımız tamdır” dedi. Çandır, sahip olduğu iklim avantajı, verimli toprakları ve küresel piyasalara açılma kolaylığıyla tarımsal üretimin ve ticaretin merkezi konumunda olan Antalya’nın bu konumu geliştirmek amacıyla önerilerde bulundu. Kaybedilen tarım topraklarının yeniden üretime kazandırılması gerektiğini kaydeden Çandır, küçük ölçeklilerin birlikte hareket etmelerini motive edecek, onlara avantaj sağlayacak, performansa dayalı bir örgütlenmenin sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Antalya’nın üretim ve ticaret özelliklerine uyumlu destek/teşvik uygulamalarının geliştirilmesini isteyen Çandır, finansmana erişim konusundaki zorlukların giderilmesi gerektiğini kaydetti. 11 MADDELİK RAPOR Mevcut sorunlara çözüm önerilerinin bulunduğu 11 maddeden oluşan tarımsal ticaret ve ekonomi raporu hazırladıklarını bildiren Çandır, taleplerini şöyle özetledi: “Yaş meyve-sebze sektörünün tedarikten üretime, lojistikten satışa bir bütün olarak ele alınması ve bir tedarik zinciri modellemesiyle sistemin yeniden kurgulanması gereklidir. Mevcut zincirdeki herhangi bir halkanın tek başına yeniden düzenlenmesi durumunda ise sistemi mevcut durumundan daha geriye götürme riskiyle karşılaşabileceğimizi bilgilerinize sunmak isterim. Bizler, sektör olarak mevcut sorunlarımızın ancak bütüncül bir yaklaşımla çözüme kavuşacağını düşünmekteyiz. İkinci önerimiz tarımsal örgütlenmedeki fonksiyonel yetersizliklerin çözümüne yöneliktir. Mevcut durumdaki tarımsal örgütlerin üretim sistemindeki etkinliğini artırabilmek için; yeni fonksiyonlar tanımlamalı ve performansa dayalı değerlendirmeye tabi tutmalıyız. Yine, çok sayıdaki küçük ölçekli üreticilerimizin taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılayacak etkinlikte, birlikte hareket etme ve ortaklaşa rekabet etme davranışlarını teşvik edecek örgütlenme modeline geçmeliyiz. Son olarak, tarım ürünlerinin ihracatında yaşadığımız sorunlarımızın çözümü içinse, tarımsal ihracatta özel indirimli hava yolu kargo fiyat tarifesi sağlanmalıdır. Liman hizmetlerinde kapasite artışı, işlem sadeleştirilmesi ve önceliklendirme sağlanmalıdır. Ticaret müşavirliklerimiz ihracatçıya etkili, güncel ve çözüm odaklı destek sağlamalıdır. Yaş meyve- sebze ve kesme çiçek gibi tarım ürünlerine yönelik bozulabilir ürün damgası (renkli mühür) uygulamasına geçilmelidir. Gümrük kapılarında çalışma saatleri vardiyalı sistem ile 24 saate çıkarılmalıdır.” Çandır, yaşanan sorunların çözümünde Bakanlığın desteğine ihtiyaç duyulan konuları da şöyle özetledi: “Tarımsal sosyal güvenlik ve sosyal yardımlar, Tarımsal Mevzuat Yapısının, Envanter ve Veri Tabanının Yetersizliği, Katma Değer Vergisi İadelerinin Ciddi Bir Yük Haline Gelmesi, Tarımsal Ticarette Vade Yapısının Bozulması ve Uzaması, Coğrafi İşaret (Cİ) Tesciline Sahip Olan Yöresel Ürünlerin İlave Katma Değer Yaratamaması, Tarımsal Üretimde Kullanılan Girdi Maliyetlerinin Enflasyonun Çok Üzerinde Artmış Olması, Tarım Sigortasında Karşılaşılan Sorunlar, Tarımsal Girdi Kullanımının Etkinsizliği ve Etkilisizliği.” Çandır, Bakan Pekcan’a Antalya iş dünyasının sorunlarını dinlediği için teşekkür etti. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ise toplantıya katılan iş dünyasına bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi verirken, katılımcıların sorularını yanıtladı. ATSO Başkanı Davut Çetin ise iş dünyasının sorunlarını Bakan Pekcan’la paylaştı. Toplantının sonunda, ATSO Başkanı Davut Çetin ile ATB Başkanı Ali Çandır, Bakan Pekcan’a ATSO Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin yaptığı suluboya Antalya tablosu hediye etti.  

Detaylar...

ANTALYA BORSA’DAN İSTİHDAM SEFERBERLİĞİNE DESTEK
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, TOBB’un da desteğiyle Hükümet tarafından “Burası Türkiye Burada İş Var” sloganıyla başlatılan İstihdam Seferberliği 2019 kampanyasına destek verdiklerini bildirdi. Ekonomik daralmayla birlikte işsizliğin en büyük sorun olarak karşımıza çıktığını belirten Çandır, işsizlik sorununun üretimle aşılacağına dikkat çekti. Kampanya çerçevesinde uygulamaya konulan istihdam teşviklerinin iş dünyasının yükünü azaltacağını kaydeden Çandır, işverenlerin bu teşviklerden yararlanmasını istedi. Çandır, iş dünyasını “Burası Antalya, Burada İş Var” sloganlı istihdam seferberliğine destek vermeye davet etti. Antalya Ticaret Borsası’nın dönem başkanlığını yürüttüğü Batı Akdeniz Ekonomisi’nin (BAGEV) istihdam portalı bagevkariyer aracılığıyla 2011 yılından bu yana işsizliği azaltmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Çandır, portalın Türkiye’nin ilk bölgesel istihdam ofisi olduğuna dikkat çekti. İş arayanla işvereni ücretsiz buluşturan bagevkariyer.com’da iş arayan 15 bin 630 kişinin bulunduğunu bildiren Çandır, “Batı Akdeniz’de iş ve işçi bulmada önemli bir veri tabanı oluşturduk” dedi. İSTİHDAM KAMPANYASI NE GETİRİYOR? TOBB, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın işbirliğiyle başlatılan “Burası Türkiye Burada İş Var” sloganıyla İstihdam Seferberliği 2019 kampanyasına Antalya Ticaret Borsası da destek veriyor. 8 farklı teşviğin sunulduğu kampanya çerçevesinde nisan ayı sonuna kadar işverenin sağlayacağı her ilave istihdamın 3 ay boyunca ücretini devlet karşılayacak, 12 ay boyunca da sigorta primi ve vergiyi devlet ödeyecek. İşe alınacak kişi, kadın, genç ve engelli ise devlet sigorta pirimi ve vergiyi 15 ay ödeyecek. İmalat sanayi ve bilişim sektöründe aylık 1.113 TL olan prim ve vergi teşviki 2.712 TL olarak verilecek. Sıkıntı yaşayan, faaliyetini durduran ya da azaltan işverene de destek sağlanan istihdam kampanyasında, çalışanın maaşı 3 ay boyunca Kısa Çalışma Ödeneği kapsamında İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödenecek.  

Detaylar...

DSP BÜYÜKŞEHİR BAŞKAN ADAYINDAN BORSA’YA ZİYARET
Demokratik Sol Parti (DSP) Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Reşat Oktay beraberindeki DSP İl Başkanı Ahmet Çakmak, Muratpaşa Belediye Başkan adayı Yıldıray Sapan, Döşemealtı Belediye Başkan adayı Nuket Şirin ve partililerle birlikte Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. DSP heyetini, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ile Yönetim Kurulu Üyesi Halil Bülbül ağırladı. Antalya Ticaret Borsası’nın kentin tarımı, ticareti ve gelişime koyduğu katkıyı takdirle takip ettiklerini söyleyen Reşat Oktay, kendilerinin de daha iyi bir Antalya yaratma sevdasıyla yola çıktığını kaydetti. Siyasetin normalleşmesi gerektiğini, ekonominin kötüye gittiğini ifade eden Oktay, yerel yönetimlerden başlayarak kötü gidişatı değiştirebileceklerini kaydetti. Oktay ve ilçe başkan adayları Antalya ile ilgili projelerini paylaştı. ANTALYA KAZANMALI ATB Başkanı Ali Çandır, DSP heyetine seçimde başarılar dilerken, “Seçimde kim seçilirse seçilsin, Antalya kazanmalı” dedi. Çandır, kenti geleceği taşıyacak projelerin yarışması gerektiğini söylerken, DSP heyetine ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

ÇANDIR’DAN ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Şubat ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Tüketici enflasyonun Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0.16, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.67 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17.93 artış gerçekleştiğini belirten Çandır, yurt içi üretici enflasyonunun ise bir önceki aya göre yüzde 0.09, bir önceki yılın aynı ayına göre 29.59 ve 12 aylık ortalamalarda göre ise yüzde 29.97 artış gösterdiğine dikkat çekti. Çandır, enflasyonun son 4 aydır düşüş eğiliminde olduğunu belirtti. Enflasyonun yönünü belirleyen çekirdek enflasyonun aylık – 0,27, yıllık 18,12 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “Şubat ayı için ortalama yüzde 0,50 ve yıllık olarak da yüzde 20’nin üzerinde olan piyasa beklentisinin oldukça altında kalan bu rakamlar, alınan tedbirlerin bir sonucu olarak görülebilir” dedi. KALICI TEDBİRLER ŞART Tarım ve gıda enflasyonundaki düşüşe işaret eden Çandır, “Son dönemde enflasyon denince ilk akla gelen ve gerek ülkemiz gerek kentimiz gündeminden hiç düşmeyen tarım ve gıda ürünlerinde yüzde 1.5 civarında olan beklentiye karşılık yüzde 0.90’lık bir gıda enflasyonu ilan edilmiştir. Böylece tarım ve gıda da yıllık enflasyon yüzde 30’un altına düşerek yüzde 29.25 olmuştur” dedi. Çandır, fiyat artışlarını baskılamak amacıyla yapılan tanzim satışların tüketici enflasyonu üzerinde piyasa beklentisinin ötesinde bir baskı yarattığını bildirirken, “Bu yıl gerek aşırı mevsim etkilerinden ve arz eksikliğinden gerek girdi maliyetlerindeki aşırı artışlardan dolayı geçmiş yıl ortalamasının üzerinde yaşanan fiyat artışlarını baskılamak amacıyla yapılan tanzim satış uygulamaları, manşet enflasyon (TÜFE) üzerinde piyasa beklentisinin ötesinde bir baskı yaratmıştır. Ancak işin esasına, özüne ve yapısına yönelik kalıcı tedbirler ve çözümler üretmeden bu baskılara devam edilirse, bir süre sonra üretken kesimin tüm taraflarına hayati hasarlar verme riskiyle karşı karşıya kalırız” değerlendirmesinde bulundu. Son 15 yıl değerlendirildiğinde şubat ayının en düşük 4. aylık enflasyonu yaşanırken, en yüksek yıllık enflasyonun görüldüğüne işaret eden Ali Çandır, “Bu düşüşte başı tüketici enflasyonu çekmesine rağmen çekirdek enflasyondaki son 15 yılın ortalamasında bir düşüş yaşıyor olmak, kamu ve mevsim etkilerinden ari mal ve hizmet enflasyonunun istenilen hızda düşmediğine işaret etmektedir. Bu durum yukarıda belirttiğim işin esasına yönelik çözümlerin henüz üretilemediğini teyit etmektedir” dedi. DAHA PAHALI YEDİK Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz’in enflasyon rakamlarını değerlendiren BAGEV Başkanı Çandır, Şubat ayında bölgede tüketici enflasyonunun yüzde 0.52 ile ortalamanın üzerinde, 26 bölge içerisinde 5.sırada yer aldığını kaydetti. Batı Akdeniz’de yıllık enflasyonun da yüzde 20.88 ile Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini belirten Çandır, “Bölgemiz enflasyonu, yüzde 5.5 ilan edilen eğitim, yüzde 1.37 ilan edilen gıda ve yüzde 0.92 ilan edilen mobilya harcama kalemleri nedeniyle ülkemiz ortalamasından yüksek çıkmıştır. Diğer taraftan yüzde –0.86 düzeyinde düşen haberleşme harcamasıyla da ortalama enflasyonun altında kalmıştır” dedi. DÖVİZ FAİZ SARMALI Önümüzdeki dönemde de enflasyonun seyrini birinci derecede dövizin etkileyeceğini bildiren Çandır, döviz fiyatlarının ise faiz oranına duyarlı olduğuna dikkat çekti. Faizi düşürme kararının, dövizi tırmandırma riskini taşıdığına işaret eden Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Önümüzdeki Çarşamba günü toplanacak TCMB Para Politikası Kurulu faiz oranları kararında herhangi bir değişiklik beklenmemekte, buna karşılık Haziran ayındaki toplantıda faizde bir düşüş kararı beklenmektedir. Ancak mevcut koşullarda faizi düşürme kararı, döviz fiyatlarının tekrar tırmanma riskini bünyesinde barındırmaktadır. Burada iki temel tercihten hangisinin seçileceği kararı tamamen politik bir karar olacaktır. Ya dövizdeki ve enflasyondaki artış riski göz ardı edilerek büyümeye odaklanılacak ya da dövizi ve enflasyonu stabilize edip büyüme göz ardı edilecektir. Önümüzdeki aylarda bu tercihlerden hangisinin seçileceğini hep birlikte göreceğiz.”  

Detaylar...

VERGİ DAİRESİ BAŞKANI’NDAN BORSA’YA ZİYARET
Vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun beraberindeki kurum müdürleriyle, 30. Vergi Haftası nedeniyle Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Uzun ve beraberindeki heyeti, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül, Süleyman Ersan, Hüseyin Simav ve Cüneyt Doğan ağırladı. BİRİKMİŞ KDV’LER ÖDENSİN ATB Başkanı Ali Çandır, ziyareti nedeniyle Uzun’a teşekkür ederken, Vergi Haftası’nı kutladı. Antalya’nın borcuna sadık bir kent olduğunu kaydeden Çandır, sorumluluğunu zamanında yerine getiren mükellefin ayrı tutulmasını gerektiğini söyledi. Birikmiş KDV’lerin bir an önce ödenmesini beklediklerini, bunun piyasayı rahatlatacağını dile getiren Çandır, “Biriken KDV’ler makul vadeyle devlet tahvili olarak verilsin” dedi. ANTALYA 5. İL Antalya’nın mükellef sıralamasında 5. il olduğunu bildiren vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun, ilde borcuna sadık bir yapı olduğuna dikkat çekti. Verginin vatandaşlık görevi olduğunu belirten Uzun, vergisini zamanında ödeyen mükellefin kazançlı olduğunu söyledi. Uzun, KDV ödemelerinin programlama içerisinde olan bir durum olduğunu belirtti. Mükellef bilgi sistemi ile mükellefi takip ettiklerini, ödemesini düzenli yapan mükellefe mevzuat çerçevesinde kolaylık sağlamaya çalıştıklarını kaydeden Uzun, “İyi mükellefin ödüllendirilmesinden yanayız” dedi. Vergi Haftası çerçevesinde kurumların yanı sıra mükellef ziyaretlerinde de bulunduklarını belirten Uzun, onların görüş ve önerilerini alarak hizmet kalitesini artırma hedefinde olduklarını söyledi.  

Detaylar...

ATB ŞUBAT MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Meclis başkan Vekili Abdullah İnan başkanlığında yapıldı. Üyelerin, yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Verilere göre, Kasım 2018’den bu yana bir önceki yılın aynı dönemine göre ekonomik bozulmalar olduğunu bildiren Ali Çandır, “Özellikle ekonomik güven, satın alma ve üretim endekslerinde, kredi, istihdam ve dış ticaret büyümesinde, başta konut, beyaz eşya ve otomobil satışları olmak üzere mal ve hizmet ticaretindeki daralmada bu gidişatı görmekteyiz. Anlaşılan o ki 2018 yılı 3. çeyreğinden itibaren 2-3 çeyreklik dönemde ciddi bir büyüme sorunumuz olacaktır” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VURGUSU Hükümetin de aynı tespiti yaptığı için yılbaşından itibaren daralan ekonomiden çıkışı sağlayacağını düşündüğü ilave tedbirleri uygulamaya koyduğunu belirten Çandır, şunları söyledi: “Bunların içerisinde kapasite kullanım oranını artırıcı, satışları güçlendirici ve ilave borçlanmayı kolaylaştırıcı olanlar öne çıkmakta ve hepimizin dikkatini çekmektedir. Bu tedbirlerin beklenen sonuçları yılın ikinci yarısından itibaren göstermeye başlamasını temenni etmekteyim. Çünkü bizim sürdürülebilir büyümeye şiddetle ihtiyacımız bulunmaktadır. Özellikle küresel ticaretin ve ekonominin sınırlandırılmaya çalışıldığı, adına ticaret savaşları dedikleri ticareti engelleyici politikaların arttırıldığı bir ortamda sürdürülebilir büyümemizi sağlamak her zamankinden daha zor olacaktır. Ancak zorluk var diye büyüme çabamızdan vazgeçmemiz de mümkün değildir. Çünkü biliyoruz ki büyümek demek daha çok üretim, daha fazla istihdam, daha fazla iş ve aş demektedir. Bu uğurda yılmadan ve enseyi karartmadan kararlılıkla çalışmalıyız.” 2019’A İYİ BAŞLAMADIK 2018 yılı dış ticaretin Antalya ve ülke bakımından olumlu geçse de istenilen ölçüde olmadığını kaydeden Ali Çandır, Tarım ve hayvancılık sektörü açısından 2018 yılı dış ticaret performansı incelendiğinde ülke ihracatının yüzde 5, Antalya ihracatının yüzde 9 arttığını bildirdi. Ülke genelinde ithalatta yüzde 3 artış görülürken, Antalya’nın ithalatında artış yaşanmadığına dikkat çeken Çandır, “Buradan görmekteyiz ki 2018 yılında tarım ve hayvancılık dış ticaretindeki performansımız ülkemiz genel performansından daha iyi gerçekleşmiştir. Ancak 2019 yılı Ocak ayı genel ihracat rakamlarına baktığımızda Antalya olarak iyi bir başlangıç yapamadık. Antalya vergi dairelerine kayıtlı bulunan firmalarımızın genel ihracatı yüzde 8 azalmıştır. Yani yüzde 5 artış görülen Türkiye genelinden geride kalmıştır. Kentimiz öncü sektörü olan yaş meyve sebze ihracatındaki performansımız ise yüzde yüzde 12 rağmen bizde aynı düzeyde kalmıştır” değerlendirmesinde bulundu. Antalya’nın Ocak ayında karşılıksız çek ve protesto edilen senet büyümesinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir gerçekleşme yaşadığına dikkat çeken Çandır, “Yaşadığımız bu bozulma, Antalya iş dünyasının genel karakteristiğine son derece terstir. Bu bozulmanın nedenini ise ancak içinde bulunduğumuz aşırı zor koşullarla açıklayabilmekteyiz” dedi. Çandır, ekonomiye ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Diğer bir öncü gösterge olan ticari kredi büyümesinde ise kentimiz ve ülkemiz 2018 yılında yüzde 15’lik artışla benzer bir büyümeye sahip olmuştur. Ancak kentimiz büyümesinde önemli konumda olan toptan ticaret, turizm, tarım ve inşaat sektörlerindeki kredi büyümelerine baktığımızda ülke genelindeki büyümelerden farklılaştığını görmekteyiz. Toptan ticaret sektöründeki kredi büyümesi ülkemiz genelinde yüzde 9, Antalya’da ise yüzde 11 artmıştır. Tarım sektöründe ise Türkiye’deki yüzde 16’lık büyümeye karşılık Antalya’da yüzde 15’lik bir büyüme yaşanmıştır. Turizm kredilerinde ülke genelinde yüzde 21’lik artışa karşılık kentimizde yüzde 34’lük bir artış yaşanmıştır. Ve son olarak inşaat sektöründeki kredilerde Türkiye’deki yüzde 15’lik artışa karşılık Antalya’da yüzde 2 düzeyinde bir artış yaşanmıştır. 2018 yılındaki kredi büyümeleri böyle gelişirken karşılıksız çek ve protesto edilen senetlerde ciddi boyutta bozulmalar görülmüştür. Özellikle tutarlarında ortalamanın üzerinde artışlar söz konusu olmuştur. Ülkemiz genelindeki karşılıksız çek tutarında yüzde 72’lik kentimizde ise yüzde 45’lik artış yaşanmıştır. Protesto edilen senet tutarında ise ülkemiz genelinde yüzde 49’luk artış görülürken kentimizde yüzde 21’lik artış gerçekleşmiştir. 2019 yılı Ocak ayı itibariyle ise bu bozulmanın boyutları biraz daha artmıştır. Karşılıksız çek tutarı; Türkiye’de yüzde 93, Antalya’da ise yüzde 136 artmıştır. Protesto edilen senetlerin tutarı ise; ülkemizde yüzde 82, kentimizde ise yüzde 75 artmıştır.” Öncü nitelikteki ekonomik göstergelerdeki bozulmaların kaynağında döviz fiyatlarındaki ve ona bağlı fiyat hareketlerindeki bozulmalar yattığını vurgulayan Çandır, “Son birkaç aydır döviz fiyatlarında belirli bir istikrar sağlanmış olsa da aşırı oynak dönemin artçı etkileri fiyatlar genel seviyesi üzerinde hala ciddi baskılar yaratmaktadır. Bu baskının en önemli ayağı üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasındaki üretici fiyatları aleyhine olan aşırı açıklıktır” dedi. ENFLASYON BASKISI Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının üretici üzerinde dayanılması zor bir baskı yarattığını söyleyen Çandır, şunları söyledi: “Gerek düşen alım gücü ve talebin etkisiyle gerek hala artmaya devam eden maliyet etkisiyle üretici ve girişimci kesimlerin varlığını koruması giderek zorlaşmaktadır. Örneğin; Son dönemde gündemden hiç düşmeyen yaş meyve sebze fiyatlarındaki artışların kaynağı; mevsimsel etkilerin yanı sıra maliyetlerini karşılayamayan üretici kesimin üretim kompozisyonunu değiştirmesinden ya da üretimden vazgeçmesindendir. Yaş meyve sebze fiyatlarındaki aşırı artışların ya da dalgalanmaların azaltılması için sürdürülebilir ve yapısal tedbirlerin başında maliyet-fiyat ilişkisini sağlıklı hale getirmek, üretimden tüketime fire ve zayiat oranlarını düşürmek ve sektörde bütüncül bir değer zinciri yaratmak gelmektedir. Yani sistemin son halkasına ya da aradaki bazı halkalara odaklanarak sürdürülebilir bir fiyat istikrarı sağlamak mümkün değildir. Bu konuda oluşturduğumuz çalışma grubumuz, yaş meyve sebzede değer zinciri üzerine tüm tarafları kapsayan bir çalışma içerisindedir.” Antalya ekonomisinin ana sektörlerinden örtüaltı üretimin geliştirilmesi için Ziraat Bankası’nca hazırlanan yeni kredi paketinin sektörün gelişimine katkı vereceğini kaydeden Çandır, kredilerin yeni yatırımlara fırsat sağlayacağını söyledi. Tıbbi ve aromatik bitkiler komitesinin talebiyle üzerine düzenlenen sektörel analiz toplantısıyla ilgili bilgi veren Çandır, “Katılımcılar, üretimde sadece kekik değil pazar talebi yüksek olan adaçayı, dağçayı, biberiye gibi tıbbi ve aromatik bitkilerin tarımının yaygınlaşması, odun dışı orman ürünlerinin ihale ile satışı yerine tarife usulü ile satışının gerçekleştirilmesi gerektiği, ancak mutlak suretle ihale ile satış yapılması durumunda ise hasada zamanında başlanılması ve hasat gecikmelerinin yaşanmaması için ihalelerin Mayıs-Haziran aylarında yapılması, Hazine arazilerinin sektörün kullanımına sunulması yönünde kurumlar arası bilgi paylaşımında bulunulması, Batı Akdeniz Bölgesi’nde görülen türler, üretim miktarı, ihracat miktarı gibi konuları içeren ve bilgiler sunan kitapçık hazırlanması, bozuk ve yanmış olan sahalara; keçiboynuzu, defne ve mersin (murt) gibi yangına dayanıklı bitkilerin dikiminin yapılması, orman sahalarındaki yüksek gerilim hatlarının altındaki alanlarda kontrollü olarak biberiye gibi pazar değeri olan bitkilerin yetiştirilmesi konularında önerilerde bulundu” dedi. Çandır, önerilerin raporlaştırılarak ilgili yerlere ulaştırılacağı ve takipçisi olacaklarını bildirdi. ATB Meslek Komitelerinin çalışmalarından bahseden Çandır, şu bilgileri paylaştı: “Son dönemde ilimiz genelinde görülen yağışların barajlardaki doluluk oranını yükselttiği ve yeraltı su kaynaklarını artırdığını bu durumun hububat üretiminde bu sezon için olumsuzluk yaratsa da yaz dönemi ve önümüzdeki sezon için olumlu olduğunu belirtmişlerdir. Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali’nde ticaret erbabı olarak faaliyet gösteren üyelerimiz; kendilerinin üretici adına hareket eden ve üreticinin ürününü değerinde pazarlamaya çalışan kimseler olduklarını, satılan ürün üzerinden kanunlar tarafından belirlenen oranlarda komisyon aldıklarını, ticaretlerini bu çerçevede planladıklarını ve üretici için bir pre-finansman kaynağı olduklarını belirtmişlerdir. Üyelerimiz son dönemde yaşanan yüksek enflasyon ve artan yaş sebze fiyatları nedeniyle; meslekleri üzerinde olumsuz bir kamuoyu baskısı oluştuğunu ve konunun ülkemiz gündeminde sıklıkla ve yanlış bir şekilde gündeme getirilmesinden duydukları rahatsızlığı ifade etmişlerdir. Süt arzında yaşanan artış sonrası süt tozu yapımının arttığı ve özellikle mekanizasyon ile ambalaj maliyetlerinin yükseldiğini belirtmişlerdir. Ziraat Bankası tarafından ilimizde ilan edilen yatırım ve üretim faaliyetlerinin finansmanına yönelik “Sera Destek Paketi”nin sektörleri adına olumlu bir gelişme olduğunu ancak yeni yatırım yapacak olanlara uygun maliyetli yer tahsisi konusunda kamudan destek talep etmişlerdir. Geçtiğimiz yıl ortalamaları hesap edildiğinde son üretim sezonunda kesme çiçek üretiminde birim alandan elde edilen ürün miktarında yüzde %30 düzeyinde düşüş görüldüğünü ve inşaat sektöründeki gerileme ile yerel yönetimlerin taleplerinde yaşanan daralma nedeniyle dış mekan süs bitkileri satışlarının %50 düzeyinde gerilediği hususlarında görüş alış verişinde bulunmuşlardır.” İSTİHDAM PAKETİNE DESTEK TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun gayreti sonucunda 2019 Yılı İstihdam Seferberliği kapsamında işverenlere yönelik yeni teşvik ve desteklerin uygulanmaya alındığını anımsatan Başkan Çandır, Birliğimiz tarafından da “Burası Türkiye, Burada İş Var” sloganıyla destek olunan kampanya kapsamında tüm işverenler Nisan ayı sonuna kadar sağlanan her ilave istihdamda; 3 ay boyunca prim, vergi ve ücret devlet tarafından karşılanacak. Devam eden 9 ayda ise prim ve vergiler devlet tarafından karşılanmaya devam edecektir. Yine kısa çalışma ödeneği, asgari ücret desteği, SGK primlerini düzenli ödeyen işverenlere 5 puanlık indirim, işbaşı eğitim desteği ile mesleki eğitim kurs ücret ve sigorta desteği gibi desteklerden faydalanabileceklerdir. Çandır, “Üyelerimizin bu teşvik ve desteklerden faydalanmasını ve ülkemiz istihdamının artmasına katkıda bulunmalarını diliyorum” dedi. TOBB’un katkılarıyla mesleki eğitim ile reel sektörü birbirine entegre edecek projenin protokolünün imzalandığını belirten Ali Çandır, “Proje ile oda ve borsalar aracılığıyla mesleki eğitimin sektörün ihtiyacına uygun ve güncel bir hale getirilmesi sağlanmış olacak. Protokol ile uzun yıllardır dile getirdiğimiz meslek liselerindeki eğitimin kalitesinin artırılması gerekliliği konusunda önemli bir proje olduğunu düşünüyor, katkı verenlere teşekkür ediyorum” dedi. TOBB ve Türkiye Bankalar Birliği işbirliğinde düzenlenen , “Reel Sektör ile Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı”na ATSO ile Borsanın ev sahipliği yaptığını belirten Çandır, “İş insanlarımızın sorunlarını birinci ağızdan aktardığı ve finansal sorunlarının çözümü için bankaların genel müdür ya da yardımcılarıyla birebir görüşme fırsatı yakaladığı toplantımızın iyi bir fırsat olduğuna inanıyorum. Toplantımıza katılım gösteren; TOBB Başkanımıza, TBB Başkanımız ve yönetimine, katılım gösteren bölge Oda ve Borsa Başkanlarımıza, üyelerimize ve 600’ü aşkın iş insanımıza teşekkür ediyorum” dedi. SEKTÖREL KONULAR Borsa Meclisi’nde sektörel konular da gündeme geldi. Meclis Üyesi Ata Sönmez, yaş meyve sebze sektörüne yönelik uygulanan tanzim satış modelinin aslında et sektörü için Et ve Balık Kurumu ile anlaşmalı marketler aracılığıyla et sektörüne dönük 7-8 aydır uygulandığına dikkat çekti. Sönmez, “Et fiyatlarında büyük patlama olacak. Çünkü bu sürdürülebilir değil. Günde 1000-1500 ton et ve kilo başına devlet 7-8 lira zarar ediyor. Et ve Süt Kurumu ilk defa piyasa fiyatının altında satış yapıyor. Serbest piyasa ekonomisinde arz az, talep fazlaysa fiyat yükselir. Serbest piyasa ekonomisinin kanunu bu. İthalatı değil üretimi artırmamız gerekiyor. Ne zaman sıkıntı olsa ithalat sopası gösteriliyor. Nisan- mayıs ayları mı olur bilemiyorum ama artık et fiyatları patlayacak" diye konuştu. Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk, girdi fiyatlarının yüzde 50 arttığı unlu mamul sektöründe ekmeğe zam yaptırılmadığına dikkat çekerken, “Sektördeki insanlar zarar gediyor. Bu yaklaşım sürdürülebilir değil” dedi. Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt fiyatını 1.70 lira olarak belirlerken, 1.40 liraya kadar süt satışı yapıldığını bildiren Büyükselçuk, yem sanayicilerinin örgütsüz olan üreticiden yem karşılığı süt aldığını, fiyatta da üreticinin belirleyici olmadığını kaydetti. Büyükselçuk, “Serbest piyasa ekonomisi çalışmıyor. Arz talep piyasa koşullarına göre şekillenmiyor” dedi. Üyeleri dinleyen ATB Başkanı Çandır, 2010 yılında TOBB’da düzenlenen Ekonomik Şura’da söz aldığını devletin izleme, denetleme, iyileştirme görevini anımsattıklarını söylerken, şunları kaydetti: “O dönem Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakandı. (Tüccar devlet istemiyoruz. Devlet düzenlemeli izlemeli denetlemeli eksik olan yerleri de iyileştirmeli) dedik. Şu anda devletimiz çeşitli kanallarda tüccarlık yapmaya başladı. Bu her kesimi rahatsız ediyor. Ama bu bir geçiş dönemidir diye ümit ediyoruz. Seçimlerden sonra piyasaların tekrar normal seviyeye ulaşmasını ümit ediyoruz. Burada bizim artık sadece devletten beklemeden sektör içerisinde birtakım iç değerlendirmeleri yaparak kendimizi revize etmeliyiz. Yıllarca aynı koşulları tekrar ede ede aynı sonuçları almamız çok olası değil. Onun için yaş meyve sebze sektöründen başlayacağız. Tedarikten başlayarak tüketiciyle giden halkaların tamamını şartlarımıza uygun nasıl revize edebiliriz bunu paydaşlarla değerlendirip sonuca ulaştırmak istiyoruz.” Bütün sistemin arz talebe dayalı olduğuna da dikkati çeken Çandır, “Siz bugün üretimi azalttığınızda talep arttığında fiyat otomatik olarak artacaktır. Bunu ne kadar baskılarsanız baskılayın artacaktır. Piyasayı düzenlemek için üretim öncesinden planlamadan başlayarak bütün halkaları revize etmelisiniz. Sıkça dile getirdiğim gibi tarımda tamamen bir devrim yapmak gerekiyor. Değer zincirini kendimize özgü tasarlayıp yeniden planlamalıyız. Devlete de burada tüccarlık düşmüyor. Biz `DİDİ` diyoruz, yani devlet düzenlemeli, izlemeli, denetlemeli, aksaklıkları iyileştirmeli. Böylelikle piyasalar oturur. İhtiyacımıza uygun üretir, dünya piyasalarını takip eder, ihracatımızı yaparız. Kalıcı tedbirler lazım" diye konuştu.  

Detaylar...

AROMATİK BİTKİLER BORSA’DA KONUŞULDU
Antalya Ticaret Borsası(ATB), tarım sektörünün gelişimini sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası’nın düzenlediği Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sektörel Analiz Toplantısı, Borsa toplantı salonunda yapıldı. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Turgut moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkan Yardımcısı Abudullah İnan, ATB 7. Meslek Komitesi Üyeleri Ergin Civan, Necmi Alpagot ve Arif İzmir, BAKA, Antalya ve Isparta Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ziraat Odası temsilcileri, üyeler ve sektör paydaşları katıldı. ÜVEY EVLAT GİBİ Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Turgut, Antalya’nın tıbbi ve aromatik bitki potansiyeli yüksek bir il olduğunu belirterek, “Ancak bunun üretim ve pazarlamasında istediğimiz yerde değiliz” dedi. Tıbbi ve aromatik bitkilerin üvey evlat gibi önemsenmeyen bir sektör olduğunu ancak dünya ekonomisinde önemli bir yeri bulunduğunu söyleyen Turgut, “Çözüm bekleyen sorunlar var” dedi. Sektörde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini görüşmek üzere konunun taraflarıyla böyle bir toplantı düzenlendiğini belirten Turgut, Borsa Başkanı Ali Çandır ve ekibine organizasyon için teşekkür etti. GERİLİM HATLARININ ALTINI VERİN ATB Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan, sektörün biriken sorunlarına dikkat çekerken, “Burada bir istişare ortamı oluşturup sıkıntıları birlikte aşalım istiyoruz” dedi. İnan, toplantının sonucunun rapor haline getirilip ilgili yerlere ulaştırılacağını bildirdi. Abdullah İnan, sektörde en büyük sıkıntının yetiştirme alanlarının darlığı olduğunu söyledi. Özellikle gerilim hatlarının altındaki boş alanların üretim için tıbbi aromatik bitki sektörüne tahsis edilmesini isteyen Abdullah İnan, “Milyonlarca dekar arazi gerilim hatları altında atıl bekliyor. Bunu bölgede CK enerji diğer yerlerde elektrik idareleriyle çözülmeli. Bu aşılırsa sektörün önü açılır, tıbbi aromatik bitki üretimi uçar” dedi. Tıbbi aromatik bitkileri toplayan köylülerin bulunduğu alanda orman müdürlüğünün ihale yoluyla alanı satışına karşı olduklarını kaydeden İnan, “Bu tüccarla köylüyü karşı karşıya getiriyor. Yerel halk kendi toplarken ihaleyle başkasına verilmesine haklı olarak karşı çıkıyor. Tüccar da ürünü bölge halkından satın almak istiyor. Bunun ayırdının yapılıp ona göre düzenleme yapılması şart. Özellikle Isparta Sütçüler’de bunun sıkıntısı çok yoğun yaşanıyor” dedi. ALMANYA’YA İHRACATI ENGELLEYEN OT ATB 7. Meslek Komitesi Üyesi Ergin Civan, gıda güvenliğinin tarladan başladığını belirterek, kekik ihracatının önüne geçen alkaloit içeren ot tohumu zararlısına dikkat çekti. Alkaloit içerikli ot tohumunun kekiğe karışması nedeniyle Türkiye’nin Almanya’ya kekik ihraç edemez hale geldiğini kaydeden Civan, Denizli’de il tarım ve orman müdürlüğünün çiftçiyi zararlı ile baş etme konusunda eğitmeye başladığını bildirdi. Bu zararlının ürün makinede elenirken de temizlenemediğine dikkat çeken Civan, “AB’de bununla ilgili kalıntı limiti yok. Ama insan sağlığına zararlı gerekçesiyle bizden ithal etmiyorlar. Türkiye, önemli bir pazarı olan Almanya’ya bu nedenle kekik gönderemiyor. Toplama işleminden başlayarak bu konuyla mücadele etmek lazım. Bunun için tarım müdürlüklerine büyük iş düşüyor” diye konuştu. Türkiye’nin kimyon ihracatının da düştüğüne dikkat çeken Ergin Civan, “50-60 bin ton kimyon ihraç ediyorduk şimdi bin- 2 bin tonlara düştü. Aslında coğrafyamız bu ürünlerin yetiştirilmesine çok uygun. Ama biz pazarı başkalarına kaptırıyoruz” dedi. Civan, anason pazarını da Suriye’ye kaptırdığımızı söyledi. Tıbbi ve aromatik bitkilerin çoğunun ormandan temin edildiğini belirten katılımcılar, tıbbi aromatik bitkilerde fide fiyatlarının yüksekliğine dikkat çekti. Özellikle kırsal kesimde ürün toplayacak insan bulmakta zorlandıklarını dile getiren sektör temsilcileri, üretimle ilgili sorunların iyileştirilmesini istedi. Arazi sorunu üzerinde duran sektör temsilcileri, ürün çeşitliliğinin artırılabileceğini belirtti. Sektör temsilcileri, envanter çalışması yapılmasını da isterken, hasat ve hasat sonrası eğitimlere ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.  

Detaylar...

BORSA, ÜYELERİYLE FİNANS SEKTÖRÜNÜ BULUŞTURDU
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) işbirliğinde, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Ticaret Borsası`nın (ATB) ev sahipliğinde düzenlenen `Reel Sektör ile Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı’, Antalya`da yapıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın öncülüğünde yapılan toplantıya, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Davut Çetin, 14 bankanın genel müdür ve müdür yardımcısının yanı sıra bölge oda borsa başkanları, banka bürokratları ile çok sayıda iş insanı katıldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 14’üncü kez düzenledikleri toplantı ile seriyi tamamladıklarını ve tüm Türkiye’ye ulaştıklarını ifade etti. Toplantıya ev sahipliği yapan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ve Antalya Ticaret Borsası’na teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, “Aramızda Antalya, Burdur, Isparta, Denizli ve Muğla’dan gelen iş insanı var, oda borsa başkanları var. Biz aslında Antalya ile birlikte tüm Türkiye’yi bitirmiş oluyoruz. Reel sektör ve finans sektörü el ele bütün Anadolu’yu gezdik. Sizlerin sıkıntılarını birinci ağızdan dinlemiş olduk” diye konuştu. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, böyle bir toplantıya öncülük ettiği için TOBB ve TBB’ne teşekkür etti. Çandır, üyelerinin banka yetkilileriyle özel görüşmeler gerçekleştireceği toplantının, bankalarla yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlayacağına inandığını kaydetti. Basına kapalı devam eden toplantıda, iş dünyası finansa erişimde yaşadıkları zorlukları anlatırken, banka yetkilileri finansa erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarını iş dünyası ile paylaştı. Toplantıda bankacılarla özel görüşmek isteyen iş insanları görüşme olanağı da buldu.  

Detaylar...

AK PARTİLİ GAYE DOĞANOĞLU’NDAN BORSA’YA ZİYARET
  AK Parti Konyaaltı Belediye Başkan adayı Gaye Doğanoğlu, seçim çalışmaları kapmasında Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. AK Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Ramazan Erçin, MHP Konyaaltı İlçe Başkanı Metin Ersoy ve belediye meclis üyelerinin eşlik ettiği Doğanoğlu’nu Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Cüneyt Doğan ağırladı. Konyaaltı ile ilgili projelerini paylaşan Doğanoğlu, yeşil dokuyu koruyacak, modern, yaşanabilir bir ilçe için başkanlık görevine talip olduğunu anlattı. Doğanoğlu, tarımsal üretim ve ticaretle ilgili projelerde Borsa ile birlikte çalışmak istediklerini söyledi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Doğanoğlu’na başarılar diledi. Projelerin yarıştığı bir seçim dönemi olmasını dileyen Çandır, tarımı ve ticareti geliştirecek her türlü işbirliğine hazır olduklarını kaydetti. Çandır, belediye başkan adaylığı için yarışan isimlerin seçimden sonra da kentle ilgili görüş ve önerilerini dile getirmesi, yapılanların takipçisi olması gerektiğini söylerken, “Seçim bittikten sonra iddialı adayları sahada göremiyoruz” dedi. Çandır, Doğanoğlu’na ziyareti nedeniyle teşekkür etti.

Detaylar...

ENFLASYON KAFAYI KALDIRDI
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. 2019 yılı Ocak ayında tüketici enflasyonunun (TÜFE) aylıkta yüzde 1,06 yıllıkta ise yüzde 20,35 olduğunu belirten Çandır, gıdada tüketici enflasyonunun aylık yüzde 6.43, yıllık ise yüzde 30.97 olduğuna dikkat çekti. Biberin (çarliston) yüzde 87.87 ile fiyatı en çok artan ürün olduğunu belirten Çandır, patlıcanın yüzde 80. 94, mevsim sebzesi ıspanağın yüzde 67 ile fiyatı en fazla artan ürünlerin başında yer aldığını kaydetti. ARTIŞ MALİYET KAYNAKLI 2019 yılı Ocak ayı yurtiçi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) aylık yüzde 0,45, yıllık ise yüzde 32,93 olarak ilan edildiğini kaydeden Çandır, “Bu rakamlar, son 16 yılın Ocak ayı ortalamasıyla karşılaştırıldığında aylıkta ortalamanın 3’te 1’i kadar altında, yıllıkta ise ortalamanın 4 kat üzerinde olduğumuzu göstermektedir. Yani her ne kadar üretici fiyatlarında tepe noktasına göre bir düşüş eğiliminin içinde bulunsak da yıllık ortalamaya göre hala son 16 yılın açık ara zirvesinde bulunmaktayız” değerlendirmesinde bulundu. Çandır, enflasyon rakamlarının talep kaynaklı değil, maliyet kaynaklı yükseldiğini vurguladı. ÇEKİRDEK ENFLASYONDA DÜŞÜŞ Kamu kontrolü ve mevsim etkisi dışındaki kalemlerin enflasyonu olan çekirdek enflasyonda düşüş eğilimi görüldüğünü kaydeden Çandır, 2019 yılı Ocak ayı çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,04, yıllık ise yüzde 19,02 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, “Bu rakamlar; son 16 yılın Ocak ayı ortalamasıyla karşılaştırıldığında aylıkta ortalama ile aynı, yıllıkta ise ortalamanın 2,5 kat üzerindedir. Çekirdek enflasyonda, aylık ortalama civarında bulunmak gelecek açısından iyi bir göstergeyken yıllıkta hala çok yüksek bir enflasyona sahip olmak bizleri tedirgin etmektedir” dedi. ENFLASYONUN YÖNÜNÜ DÖVİZ BELİRLEYECEK Enflasyonun döviz fiyatlarıyla ilişkisine dikkat çeken Çandır, Ocak ayında dövizdeki düşüşe rağmen enflasyonda artış yaşandığını belirtti. Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “2004 yılından bugüne yaşadığımız enflasyon ve döviz fiyatları hareketliliğini birlikte incelediğimizde görmekteyiz ki karakteristikleri farklı 2 ayrı dönem bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2004-2013 dönemidir ve döviz fiyatlarıyla enflasyonlar (TÜFE, Yİ_ÜFE ve çekirdek) arasındaki bağıntı karışık durumdadır. Yani bazı yıllarda döviz fiyatlarındaki değişim ile enflasyonlardaki değişim birbirleriyle ters yönlü olmuştur. 2014-2018 döneminde ise bu karışıklık tamamen ortadan kalmış ve döviz fiyatlarındaki hareketlilik her yıl enflasyonlardan daha yüksek olmuştur. Yani döviz fiyatları, enflasyonlardan daha yüksek seyretmiştir. 2019 yılı Ocak ayı itibariyle ise döviz fiyatlarında düşüş olmasına rağmen enflasyonlar bu düşüşün tersine artış kaydetmiştir.” Önümüzdeki aylarda döviz fiyatlarındaki değişimin, enflasyonun seyrini göstereceğini kaydeden BAGEV Başkanı Ali Çandır, enflasyonun ciddi düşüş eğilimine girmesinin önündeki en önemli fırsatların ise ağustos, eylül ve ekim ayları olduğunu bildirdi. Çandır, “Dövizdeki artışın makul seviyede kalması ve bu aylara ilişkin yaşayacağımız enflasyonların geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük bir düzeyde bulunması halinde 2019 yılı enflasyonunu yüzde 15’in altında gerçekleştirmek mümkün olacaktır” diye konuştu. GELEN TURİSTİN HARCAMASI DÜŞTÜ Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz enflasyonunu da değerlendiren Çandır, TÜFE’nun aylık yüzde 1,24 ve yıllık ise yüzde 21,17 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, Batı Akdeniz’in 26 bölge içerisinde aylık ve yıllık enflasyonda 14. sırada yer aldığını bildirirken, şunları kaydetti: “Turizm sezonunun son derece hareketli geçmesine rağmen bölgeler sıralamasında ortalarda bir yerde bulunmamız nadir rastladığımız bir durum olmuştur. Kentimize gelen misafirlerimizin kent içi harcama düzeylerindeki düşüş bu durumun en önemli sebeplerinden biridir. Oysaki geçmiş dönemlerde misafirlerimizin kent içi harcamalarının yarattığı talep artışı nedeniyle hareketli geçen turizm yıllarında enflasyonumuzun ülkemiz ortalamasının üzerinde seyrettiğini bilmekteyiz. Bölgelere göre enflasyonda orta sıralarda bulunmamızın bir diğer nedeni de tarım ve gıda fiyatlarındaki konumumuz olmuştur. 12 ana harcama kaleminden oluşan enflasyon sepetinde bölgemiz sadece gıda ve haberleşme kalemlerinde ülkemiz ortalama enflasyonunun altında kalmıştır.”  

Detaylar...