Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Eylül Ekim 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.236.253.192
Şuan 40 kişi online
Bugün 151 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 161242
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

SİZİN ORALARIN NESİ MEŞHUR ŞANLIURFA`DA
 Antalya Ticaret Borsası(ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programının yeni sezonda ilk konuğu Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’nın coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerinin konuşulduğu ve moderatörlüğünü Gürsel Cingöz’ün yaptığı programa, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Halil Peltek, Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Hasan Maral ve Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Faik Çelik konuk olarak katıldı. 34 YÖRESEL ÜRÜNÜ TESCİLLİ Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Halil Peltek, 11 bin 500 yıllık geçmişe sahip Şanlıurfa’nın medeniyetlerin harmanlandığı kadim bir şehir olduğunu söyledi. Geçmişin birikimlerine sahip çıktıklarını ve 34 yöresel ürüne Türk Pantent ve Marka Kurumu’ndan coğrafi işaret aldıklarını kaydeden Peltek, 8 ürünün de tescil aşamasında olduğunu söyledi. Peltek, “Şanlıurfa, Havva’nın elinden ilk buğday tanelerinin döküldüğü, ilk ekmeğin pişirildiği şehirdir. Biz de şehrimizde ortak akılla hareket ediyoruz. Yöresel ürünlerimize sahip çıkıyoruz. Coğrafi işaret konusunda en önemli kentlerden biriyiz” dedi. Şanlıurfa fıstığına coğrafi işaret alma aşamasında olduklarını, tescil aldıktan sonra "Şanlıurfa Fıtığı" adıyla ülkenin diğer şehirleri ve yurtdışına pazarlayacaklarını kaydeden Peltek, coğrafi işaretli diğer yöresel ürünlerin de uygun paketleme sistemiyle ülke geneli ve yurtdışına ticaretiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını anlattı. ALİ ÇANDIR’A YÖREX TEŞEKKÜRÜ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i hayata geçirerek, yöresel ürün konusunda farkındalığı artırdığı için teşekkür eden Peltek, “Ali Çandır Başkanımız Türkiye’de en önemli görevlerden birini üstlenmiş. Coğrafi işaretlerle ilgili başarı kaydetmiştir” dedi. Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, güneşin, toprağın, suyun bereketiyle tarım ürünleri konusunda zengin olan Şanlıurfa’nın yöresel ürün zengini bir kent olduğunu söyledi. Coğrafi işaretini aldıkları sadeyağın pazar payını artırmak için yaptıkları çalışmaları anlatan Kaya, “Coğrafi işaretli ürünlerin ticari değeri gündelik hayattaki karşılığıyla artırılabilir” dedi. Mehmet Kaya, ATB Başkanı Ali Çandır’a yöresel ürünler ve coğrafi işaretle ilgili çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. YÖREX’te geçmiş yıllarda yer aldıklarını, 20-24 Ekim’de Antalya’da düzenlenecek YÖREX’e de katılmak istediklerini söyleyen Kaya, “İnşallah bu yıl da katılırız” dedi. Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Hasan Maral, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılması için ajans olarak yaptıklarını çalışmaları anlattı. Birçok ürünün coğrafi işaret alınmasında ajansın destek sağladığını belirten Maral, ürünleri katma değerli hale getirmek için de çalıştıklarını söyledi. Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Faik Çelik de Şanlıurfa’nın tarımsal olarak Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olduğunu söylerken, nardan pamuğa, fıstıktan hububatta birçok ürünü ürettiklerini belirtti. Coğrafi işaretli ürünlerin ekonomiye önemli katkı sağladığını belirten Çelik, bu ürünlerin üretimini desteklediklerini anlattı. 

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI AĞUSTOS AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Ağustos ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerleri, 2021 Ağustos ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti:   Ağustos ayında miktar endeksleri, domateste 19, sebzede 28 ve meyvede 64 olarak gerçekleşti. Fiyat endeksleri ise domateste 209, sebzede 239 ve meyvede 424 olarak gerçekleşti. Ağustos ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste %-37.97, sebzede %-24.81 ve meyvede ise % -19.79 azaldı. Geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) endeks domateste % -14.77, sebzede % -1.11 ve meyvede % -0.10 azalırken, miktar endekslerindeki azalış eğilimi Ağustos ayında da devam etti. Domates fiyat endeksi ise geçen yılın Ağustos ayına göre (yıllık) % 75.93’lük artış gösterirken, bu artış 2018 yılından sonraki en yüksek Ağustos ayı artışı oldu. Ağustos ayı yıllık gerçekleşmelerde sebze miktar endeksindeki %-1.11’lik azalışa karşılık fiyat endeksinde %66.45’lik artış oldu. Fiyattaki bu artış son 6 yılın Ağustos ayı rekoru olarak kaydedildi. Meyve miktar endeksindeki yıllık % -0.10’luk azalışa karşılık fiyat endeksi %61.63’lük artış gösterdi. Meyve fiyatlarındaki bu artış da son 6 yılın rekoru oldu. Aylık gerçekleşmeler aşağıdaki gibi yansıdı:   Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi Ağustos ayında % -37.97 azalırken, işlem fiyatı endeksi ise bir önceki aya göre % 24.77’lik artış gösterdi.   Bir önceki aya göre sebze miktar endeksi, önceki iki yılla uyumlu bir seyir gösterirken, fiyat endeksi ise son üç yılda özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında farklı eğilimler kaydetti. Bu farklılaşma Eylül ve Ekim aylarında da geçen iki yılda yaşandı. Sebze işlem miktar endeksi Ağustos ayında % -24.81 azalırken, fiyat endeksi % 12.60 arttı. Bu fiyat artışı, son üç yılın en yüksek Ağustos ayı artışı oldu Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Ağustos ayında %-19.79 azalırken, işlem fiyat endeksi % 19.42’lik artış gösterdi. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2021 yılı Ağustos ayı endeks değişimleri, miktarda ve fiyatta önceki iki yılın değişimleriyle uyumluluk gösterdi. Meyve fiyat endeksindeki değişimin şiddeti ise önceki iki yıldan daha yüksek seyretti

Detaylar...

MANAVGAT YANGINININ TARIMA ETKİSİ KONUŞULDU
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Manavgat yangınından bölge insanı ve tarımının nasıl etkilendiği, tarımın ayakta kalması, kayıpların telafisi için neler yapılması gerektiğinin konuşulduğu “Manavgat Yangını Değerlendirme Toplantısı” gerçekleştirdi. ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan başkanlığında çevrimiçi yapılan toplantıya, tarım, hayvancılık, ormancılık sektörü ile kurum ve kuruluşlar ile yerel yönetimlerden temsilciler katıldı. TARIMI KIRSALI YAŞATALIM ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, yangından zarar gören vatandaşların yaşam alanlarının kazandırılması, koşullarının iyileştirilmesi, ormancılık, tarım ve hayvancılığın bölgede devam ettirilmesi, kırsaldan kente göçün engellenmesi için neler yapılması gerektiğini konuşmak üzere tüm paydaşları bir araya getirdiklerini kaydetti. Toplantıda dile getirilen tespit, talep ve önerilerin rapor haline getirileceğini söyleyen Doğan, Borsa olarak tarımın ve kırsalın yaşaması için çalıştıklarını, bu konuda da ortak akılla hareket ettiklerini vurguladı. YANGININ TARIMA FATURASI BÜYÜK Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, Manavgat’ın ülkenin en büyük yangınında ciğerinin yanı sıra tarımsal varlığını da kaybettiğini söyledi. Metin, Manavgat yangınında toplam 750 bin dönüm alanın zarar gördüğünü, 28 bin dekar tarım alanının yok olduğunu kaydetti. Metin, 500 bin civarında zeytin ağacının yandığını, sadece zeytin ve zeytinyağından ilçenin zararının 100 milyon TL civarında olduğunu söyledi. Yangında 3 bine yakın küçükbaş, 235 büyükbaş, 30 bin kanatlı, 2 bin 261 dolu kovan, 1990 boş kovan, 5 de deve at gibi tek tırnaklı hayvanını kaybettiğini kaydeden Metin, 4-5 dönüm defne alanının yandığını, bunun yanında keçiboynuzu ve tıbbi aromatik bitkilerde de büyük kayıp yaşadıkları söyledi. KÖYLÜ, KEÇİ ORMANDAN UZAKLAŞTI YANGINLAR ARTTI ATB Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan, orman köylüsü ve keçi popülasyonunun ormanlardan uzaklaştıktan sonra orman yangınlarının arttığına işaret etti. Ormanda yayılan keçinin yangın riskini yüzde 80 azalttığını söyleyen İnan, “Keçiye, köylüye karşı ‘ormanları bunlar yok ediyor’ gibi bir önyargı vardı. Şimdi bu yanlıştan dönüldü. Ormandaki yaşam alanlarını geliştirmemiz gerekiyor. Köylüyü kırsalda tutmak için eğitimden sağlığa altyapı hizmetlerini güçlendirmemiz gerekiyor, yoksa göçü önleyemeyiz” diye konuştu. Yangında tıbbi aromatik bitkilerde büyük kayıp yaşandığını kaydeden İnan, yangının yayılımını önlemek için köyle orman alanı arasına defne, keçiboynuzu, zeytin gibi ağaçların dikilerek bariyer oluşturulmasını önerdi. KURTARAMAYACAĞIMIZ ZEYTİNLERDE YEREL ÇEŞİTLERE DÖNMELİYİZ ATB Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mustafa Fettahoğlu, bölgede zeytin ağaçlarının önemli bölümünün yandığını belirtirken, rehabilite edilecek ağaçların zaman kaybetmeden kurtarılması gerektiğini söyledi. Fettahoğlu, “Kurtarılabileceğimiz zeytinleri kesmeden bakımı yapıp kurtarmalıyız. Kurtaramayacağımız zeytinlerde yerel çeşitlere dönmeliyiz. Ucuz, Antalya’ya uygun olmayan zeytin çeşitlerinden vazgeçmeliyiz. Tavşan Yüreği, Beylik gibi bölgeye has, kadim çeşitlerin dikimi yapılmalı. Envanter çalışmamızı bu vesileyle yapmalıyız. Yani felaketi fırsata çevirmeliyiz” diye konuştu. KEÇİ ORMAN DOSTUDUR Antalya Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, yangında keçinin orman için öneminin bir kere daha anlaşıldığını belirtirken, “Artık yanlış keçi politikasından vazgeçilmeye başlandı. Keçi ormanı temizleyerek yangına karşı koruma sağlar. Ormanda keçiyi konuşlandırmalıyız. Orman sahalarında keçi sürülerinin varlığını sağlamak stratejiktir. Keçi canımızdır, ormanların da dostudur” dedi. Yangından sonra bölgede hayvanların barınmasıyla ilgili sıkıntının gündeme geldiğini kaydeden Öztürk, “Kışın bu hayvanlar nerede barınacak. Önümüzdeki en büyük sıkıntı bu. Ormanın içinde hayvanların yaşam alanlarının tesisi ile ilgili düzenlemelere ihtiyaç var” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç Dr. Taki Karslı de ormanlarda keçi varlığının korunması gerektiğini vurgularken, “Keçinin ormanın düşmanı değil ciddi anlamda dostu olduğunu biliyoruz” dedi. Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Müdürü Musa Toros, yangından sonra yem ve saman dağıtımında yaşanan sıkıntılara dikkat çekerken, Eylül, Ekim’den itibaren yem dağıtımıyla ilgili iyi bir koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi. Toros, bölgedeki hayvancılığın mera, yem, barınak gibi sorunları olacağını bu konuda ilgili makamların gerekli önlemleri alması gerektiğini kaydetti. Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Gökhan Özhasenekler, hayvancılığın geleceğinin bölge için sorun olduğunu söylerken, “Yangın bundan sonra başlıyor. Hayvan besiciliği bölgede büyük sorun olacak” dedi. SU DEPOLARININ YANINA JENARATÖR KONULMALI MATSO Başkan Yardımcısı Şükrü Arslan, cumhuriyet tarihinin en büyük yangınında 30 yılda yanan toplam alandan daha büyük alanın yandığını söyledi. Yangında elektrik olmayınca su depolarından su çekilemediğini ve müdahale edilemediğini kaydeden Arslan, su depolarının yanına jeneratör konulmasını istedi. Toplantıya, Manavgat Belediyesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, DSİ, ASAT, BATEM, BAKA’dan katılan temsilciler, bölgede yaptıkları çalışmaları, verilen destekleri anlatırken, tarımsal üretimin sürdürülmesi için yapılan ve yapılması planlananlarla ilgili bilgi verdi. Kurum temsilcileri, bölgedeki bitki ve hayvan varlığının güçlendirilerek tekrar kazandırılacağını vurgularken, kırsal yaşamın devam için çalıştıklarını kaydetti.  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında çevrimiçi yapıldı. Meclis üyelerinin yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarıma, ekonomiye ve gündeme ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Tarihte görülmemiş yangın felaketi yaşadığımızı söyleyerek sözlerine başlayan Çandır, güney sahilleri yangınla uğraşırken, kuzey bölgelerinin sel felaketini yaşadığını belirtti. Çandır, “Güneyimiz yanarken kuzeyimiz sele kapıldı. Felaket üstüne felaket yaşadık. Felaketler hepimizin yüreğini yaktı. Yangın ve sel afetlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yaralananlara acil şifalar diliyorum” dedi. Manavgat, Akseki, Gündoğmuş ve Serik ilçelerini kaplayan yangında, binlerce yıllık orman habitatını, yılların emeği tarım alanlarını ve asla telafi edemeyeceğimiz canlarımızı kaybettiğimizi belirten Çandır, yangından 750 bin dekar alanın zarar gördüğünü, bunun 500 bin dekardan fazlasının orman, geri kalan bölümünün ise tarım ve yerleşim alanı olduğunu kaydetti. 2008 yılında yaşanan Manavgat yangınında 200 bin dekar alanın zarar gördüğüne işaret eden Çandır, “13 yıl arayla iki rekor felaket yaşadık. Üstelik bu sefer, öncekinin üç katından fazla bir zararla yaşadık bu felaketi” dedi. GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ Felaketin göz göre göre geldiğini söyleyen Çandır, Orman Bakanlığı’nın 2004’te hazırladığı rapora işaret etti. Çandır, şunları söyledi: “Göz göre göre geldi dememdeki sebep, zamanını bildiğimiz halde yaşamak durumunda kalmamızdır. Deprem gibi bir felaketin zamanını bilmiyoruz ama bu bölgenin yangın zamanını biliyoruz. Üstelik Orman Bakanlığı uzmanları 2004 yılında ‘yangın söndürme planı temel esasları: Manavgat örneği’ isimli kapsamlı bir rapor hazırlamışlar. Bu rapordan 4 yıl sonra ülkenin en büyük orman yangını bu en riskli bölgede yaşanmış, 13 yıl sonra da bu kez üç katından fazla bir alanla yeni bir rekor kırarak bölgemiz yanmıştır.” YANGINDA TIBBİ AROMATİK BİTKİ KAYBI Manavgat başta olmak üzere yangın felaketi yaşayan Akseki, Gündoğmuş ve Serik ilçelerinin hem özellikli tarımsal üretimleri hem de sahip oldukları tarihsel birikimleriyle Antalya’nın nadide ilçelerinden olduğunu söyleyen Çandır, özellikle doğadan toplanan ve ihracata giden defne, kekik, adaçayı gibi tıbbi aromatik bitkileri ile zeytin ağaçlarının ciddi zarar gördüğüne işaret etti. Manavgat’ın 106 mahallesinin yaklaşık yarısının yangından zarar gördüğünü, 22’sinin ise tamamen yandığını belirten Çandır, “Defne ve kekik gibi tıbbi aromatik bitki varlığı ile özel bir öneme sahip olan Yaylaalan ve Sırtköy mevkileri maalesef yanmıştır” dedi. Çandır, uzmanların bölgenin orman ekosistemi için 60-70 yıla ihtiyacı olduğunu söylediğini belirtti. Bölgenin alageyik varlığının yanı sıra 5 adet ender türe de ev sahipliği yaptığını kaydeden Ali Çandır, uzmanların bölgedeki ekosistemin değişme riskiyle karşı karşıya olduğunu ve avcılığın yasaklanması gerektiğini belirttiğini, bu uyarıdan sonra avcılığın yasaklanmasının doğru bir karar olduğunu söyledi. YANGIN BÖLGESİNDE SEL UYARISI ATB Başkanı Ali Çandır, yangında ağaç varlığını kaybeden bölgenin yoğun bir yağmurla karşılaşması durumunda sel tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Çandır, “Önümüzdeki dönemde bölgenin daha önce yaşadığı sel felaketleri de dikkate alınırsa çok daha tehlikeli sel baskınlarına karşı tedbirlerin bugünden alınmaya başlaması gerekmektedir” dedi. YANGIN TARIMDAN UZAKLAŞTIRMASIN Çandır, Manavgat’ın tarımsal kapasitesiyle Antalya’da önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Özellikle meyvecilikte son 13 yılda ciddi bir değişim ve büyüme gösterdiğini belirten Çandır, muz, avokado, nar, çilek, kayısı ve mandarin ürünlerinde ortalama 10 katlık üretim büyümeleri sağladığına dikkat çekti. 2008 yangınından bu yana örtüaltı tarım alanlarını 3 katına çıkararak bu alanlarda örtüaltı meyve üretimini neredeyse sıfırdan 75.000 tona ulaştırdığını, örtüaltı sebze üretimini yüzde 91 artırdığını, meyve üretim miktarını da 4 katına çıkararak turunçgil üretimini yüzde 73 artırdığını, süs bitkileri üretimini 3 katına çıkardığını kaydeden Çandır, ilçenin toplamda bitkisel üretim miktarının yüzde 37 artırmayı başardığına dikkat çekti. Yangından etkilenen bölgelerin tarımdan uzaklaşmaması gerektiğini vurgulayan Çandır, “Antalya tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 10 değerini oluşturan ilçelerimiz, bu yangın felaketinin doğrudan ve dolaylı olumsuz etkilerini tarımsal üretimde uzun yıllar hissedecektir. Bu etkilerin, kırsal kesimden uzaklaşmaya neden olmaması için hep birlikte çalışmalıyız. Nakdi ve ayni desteklerin bir an önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hayati önemdedir. Bu konuda açık, katılımcı ve kapsayıcı etkin bir uygulamayı hızla hayata geçirmek zorundayız” diye konuştu. ODA BORSALAR YARALARI SARMAK İÇİN ÇALIŞTI Yangında yitirdiğimiz canları geri getirmenin mümkün olmadığını, ancak geride zor durumda kalan bölge halkına yardımcı olmanın boyun borcu olduğunu ifade eden Çandır, “Bu zor günlerde başta halkımızın olmak üzere oda ve borsa camiamızın yanımızda olduğunu görmek ve desteklerini hissetmek bizleri duygulandırmıştır. Gösterilen birlik ve beraberlik davranışı ise moralimizin yükselmesini sağlamış, büyük bir camia olmanın ne demek olduğunu görmemize bir kez daha fırsat olmuştur. Borsa olarak yangının ilk gününden itibaren bölgede olduklarını ve felaketin yaralarını sarmak için çalıştıklarını anlatan Çandır, TOBB ve TOBB’a bağlı oda ve borsaların yangına yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi. Çandır, yangında zarar gören hayvan yetiştiricisine Antalya Ticaret Borsası ve Borsa’nın çağrısı üzerine üyeler ile diğer oda ve borsalar tarafından 200 tonun üzerinde yem ve 300 tonun üzerinde saman yardımı yaptıklarını söyledi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin maddi yardım kampanyası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ise ev eşya ve gereçlerini kapsayan ayni yardım kampanyası başlatıldığını anımsatan Çandır, Antalya Valiliği tarafından başlatılan yardım kampanyasına TOBB’un 5 milyon TL’lik bağışta bulunduğunu belirtti. Çandır, “Borsa olarak Manavgat başta olmak üzere tüm üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Allah bize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Yangının ilk anından itibaren acımızı yürekten paylaşan, tüm üyelerimize, oda ve borsa camiamıza, sektörümüzde yer alan paydaşlarımıza ve yangın afeti sonrası ilimizi ziyaret ederek ticaret erbabımızın sorunlarını bizzat yerinde dinleyen TOBB Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na en içten teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. NEYİ NASIL ÜRETELİM? Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi olarak 2021 yılını “Sürdürülebilirlik” ana teması üzerinde durduklarını, bu kapsamda “Yeşil Mutabakat”, “Karbon Ayak İzi” ve “Su Ayak İzi” mevzuatlarını ve standartlarını, özellikle tarım sektörüne etkisini sürekli işlediklerini belirten Çandır, “Bu yöndeki çalışmalarımızı ara vermeden devam ettireceğiz. Çünkü bir taraftan iklim değişimi ve kuraklık sorunları diğer taraftan üretimi ve ticareti zorlayan sürdürülebilirlik düzenlemeleri hepimizin bundan sonraki yeni normalinin ayrılmaz bir parçası olacaktır” dedi. Üreticinin sürdürülebilir gelecek için “neyi nasıl üretmeli?” sorularına odaklanırken, tüketicinin de aynı sorulara tüketim tarafında odaklanması, yeni tüketim kalıpları ve alışkanlıkları geliştirmesi gerektiğini söyleyen Çandır, “Çünkü daha önce de sizlerle paylaştığım, tükettiğimiz ürünler için harcanan su miktarları, geleceğimiz için iç açıcı değildir” dedi. 1 FİNCAN KAHVENİN ÜRETİMİ İÇİN 140 LİTRE SU HARCANIYOR Başkan Çandır, su tüketiminin geldiği durumu örneklerle anlattı. Çandır, Tüketilen her bir fincan kahve (7 gr) için 140 litre, bir bardak çay (3 gr) için 28 litre, bir dilim ekmek için 40 litre, bir kilogram şeker için 1500 litre, bir kilogram domates için 180 litre, bir t-shirt 2700 litre ve bir A4 kağıt için 10 litre su harcandığına dikkat çekti. Çandır, “Bu örnekleri kamuoyumuza hatırlatmaktaki amacım, özellikle satınalıp yeterince giymediklerimiz için ve üretimden sonraki her aşamada yarattığımız fire ve atık yiyecekler için harcanan suyu sürekli düşünmemizi sağlamaya çalışmaktır. Tüketim kalıplarımızı ve alışkanlıklarımızı, gerçekten acil olarak sürdürülebilir gelecek için, değiştirmeliyiz. Aksi halde üretici ve tüketici tüm kesimler için bir gelecek olmayacak” diye konuştu. YAŞAM TARZIMIZI YENİDEN KURGULAMAYILIZ Suyun kullanımıyla ilgili yaşam tarzımızı yeniden kurgulamamız gerektiğini söyleyen Çandır, “Biraz önce belirttiğim sel riski için bugünden Manavgat bölgesi başta olmak üzere tedbirler almaya başlamalıyız. Örneğin bu bölgelerdeki dereleri hemen kış mevsimine hazır hale getirmeliyiz. Yağmur hasadı konusu hayati derecede önemlidir. Sel riskini yağmur hasadı yapacak yatırımlarla azaltmalı ve kurak mevsime yedek su rezervi olarak toplamalıyız. Kentimizin sürdürülebilir geleceği açısından yağmur ve sel hasadı stratejisini bugünden uzmanlarla hazırlamalı ve uygulamaya gecikmeksizin koymalıyız” diye konuştu. ÜYELERİMİZ ENDİŞELİ ATB Başkanı Ali Çandır, salgında ekonomik beklentilerle ilgili de açıklamalarda bulundu. Salgından olumsuz etkilenen sektörleri desteklemek amacıyla konaklama, yeme-içme, ulaşım, işyeri kiralama ve diğer hizmetlerde son 1 yıldır uygulanan KDV oran indirimlerinin süresinin 2 ay daha uzatılması kararı için teşekkür eden Çandır, “Ancak uzunca bir süredir dile getirdiğimiz stopaj indiriminin devam ettirilmesi, kısa çalışma ödeneğinin çıkarılması, kamuya olan birikmiş olan ödemelerin ertelenmesi ile uygun maliyetli kredi imkanlarının yaratılması taleplerimizi yineliyoruz” dedi. ATB meslek komiteleri üyelerinin Kurban Bayramı sonrasında vaka ve ölüm sayısında yaşanan artış nedeniyle Eylül ayı sonuna doğru kapanma olup olmayacağı yönünde kaygıları olduğunu söyleyen Çandır, “Üyelerimiz yaşanan belirsizlik nedeniyle endişe duyduklarını, bir kapanmanın daha kaldırılamayacağını, bu nedenle stoksuz çalıştıklarını ve sektördeki yatırım iştahının azaldığını ifade etmişlerdir. Buna fırsat vermemek için aşılanma hızımızı yükseltmeliyiz. Maske-mesafe-temizlik kurullarına da uymaya devam etmeliyiz” dedi. YÖREX BU YIL EKİM’DE Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i bu yıl 20-24 Ekim tarihlerinde 11. kez düzenleyeceklerini, fuarla ilgili hazırlıkların başladığını belirten Çandır, “Fuarımızı bu yıl salgın koşullarına uygun bir biçimde yapacağız. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine bütün illerden gelen yüzlerce yöresel ürünü Antalya’da tüketiciler, e-ticaret siteleri ve satın almacılarla buluşturacağız” dedi. Çandır, Tokyo’da düzenlenen olimpiyat oyunlarına katılan ve madalya kazanan tüm sporcularımızı ve Avrupa şampiyonasında yoluna namağlup devam eden kadın milli voleybol takımını tebrik etti. Meclis’te üyeler sektörleriyle ilgili değerlendirmede bulunurken, beklenti ve taleplerini paylaştı.  

Detaylar...

DENETİM DAİRE BAŞKANI’NDAN BORSA’YA ZİYARET
Hazine ve Maliye Bakanlığı Antalya Denetim Daire Başkanı Emre Gök ile Başkan Yardımcısı Sefa Altuntaş, Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Yönetim Kurul Üyeleri Süleyman Ersan ve Hüseyin Simav’ın konuk ettiği Gök, Antalya’nın tarım, turizm ve üretim sektörlerinde ülkenin önde gelen illeri arasında yere aldığını kaydetti. Antalya’nın ülke ekonomisindeki yerine dikkat çeken Gök, bu nedenle 9 denetim dairesi başkanlığından birinin Antalya’da bulunduğunu belirtti. Daireye bağlı müfettişlerin, devletle mükellef arasında gerçek durumu ortaya çıkarmaya yönelik çalıştığı bunu yaparken de mükellef odaklı olduğunu söyleyen Emre Gök, yol gösterici nitelikteki çalışmalarıyla mükellefin zarar görmesinin önüne geçtiklerini anlattı. Borsa’nın çalışmalarında başarı dileyen Gök, Çandır ve yönetimine teşekkür etti. KAYIT DIŞILIK BÜYÜMEMİZİ ENGELLİYOR ATB Başkanı Ali Çandır, işletmelerin ve ekonominin büyümesindeki en büyük engelin kayıt dışılık olduğunu söyledi. Kayıt dışılıkta kurumsallaşma olmadığını, kurumsallaşma olmayınca da şirketlerin gelişiminin mümkün olmadığını kaydeden Çandır, “Bu konuda hepimizin eksiklikleri var. Bu işi iyi hale getiren, prosedürü azaltan, yükü hafifleten uygulamalar yapmalıyız” diye konuştu. Yurtdışında 3 aydan 3 aya devlet ile mükellefin helalleştiğini, 3 ayın sonunda devletin ödemesi varsa ödediğini, alacağı varsa tahsil ettiğini belirten Çandır, “Sistemi güncelleyerek daha uygulanabilir hale getirmeliyiz” dedi. Çandır, Emre Gök’e ziyareti nedeniyle teşekkür etti.  

Detaylar...

ODA BORSALARDAN MANAVGAT’A YARDIM ELİ
Manavgat’taki yangın felaketinin yaraları dayanışma ile sarılıyor. Hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bölgede yangından etkilenen çiftçilerin hayvanlarına ulaştırılmak üzere Antalya Ticaret Borsası’nın çağrısı üzerine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı oda ve borsalar, bölgeye saman, yem ve arpa desteğinde bulunuyor. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın tarihinin en büyük orman yangınını yaşadığını belirtti. 28 Temmuz’da başlayan ve henüz söndürülemeyen orman yangının felakete dönüştüğünü kaydeden Çandır, “Yangında hayatını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum. En büyük dileğimiz yangının bir an önce söndürülmesi. Manavgat’ın yaralarını dayanışmayla birlikte saracağız” dedi. TARIM ALANLARI DA ZARAR GÖRDÜ Yangının ilk gününden itibaren bölgeye giderek, kurum ve kuruluşlarımızla koordineli bir şekilde çalıştıklarını kaydeden Çandır, “Bölgede yangın devam ettiği için hasar tespitini kesin rakamlarla paylaşmak doğru olmaz. Ancak ilk belirlemelere göre, yangında 300’ün üzerinde büyükbaş, 3 bine yakın küçükbaş, 27 bine yakın kanatlı hayvan, bin 250’nin üzerinde arı kovanı telef oldu. Yanan orman varlığının yanı sıra bölgede çiftçimizin geçim kaynağı olan tarım alanları da büyük zarar gördü. Muz seraları ve sebze seralarının yoğun olduğu bölgede 650 dekarın üzerinde muz serası, 120 dekarın üzerinde sebze serası, 15 bin dekarın üzerinde zeytin, defne ve keçiboynuzu ile narenciye alanı zarar gördü. Bu alanları tekrar tarıma kazandırmak için canla başla çalışacağız” diye konuştu. YANGININ YARALARINI BİRLİKTE SARIYORUZ Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altındaki oda ve borsalarımızdan bölgeye her türlü desteğin sağlandığını kaydeden Başkan Ali Çandır, “TOBB yanan bölgelerin yeşillendirilmesi için 5 milyon TL katkıda bulunurken, TOBB’a bağlı oda ve borsalarımızın Manavgat’a yardımları devam ediyor” dedi. Hayvan yemi ve saman ihtiyacının yoğun olduğu bölgeye Antalya Ticaret Borsası olarak ilk etapta 100 ton saman ve yem ulaştırdıklarını kaydeden Çandır, “Yaptığımız çağrı üzerine yurdun çeşitli yerlerindeki borsalarımızdan çiftçilere ulaştırılmak üzere yem ve saman yardımları geliyor. Talebimiz üzerine Uşak Ticaret Borsası 10 ton samanı, Karapınar Ticaret Borsası 35 TIR yem ve samanı çiftçilerimize ulaştırmak üzere bölgeye gönderdi. Balıkesir Ticaret Borsamız 1 kamyon yem, Ünye Ticaret Borsamız 1 kamyon yem ve Konya Ticaret Borsamız 2 TIR yemi Eskişehir Ticaret Borsamız 2 TIR yem ve kedi köpek mamasının da bulunduğu karışık yem dolu bir kamyonu, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odamız 1 TIR yem, Kumluca Ticaret Borsası 1 kamyon yemi yangın bölgesindeki hayvanlara ulaştırmak üzere gönderdi” diye konuştu. ESKİŞEHİRLİ İŞÇİLERDEN DUYGULANDIRAN YARDIM Eskişehir Ticaret Borsası’nın bölgeye 2 TIR yem ulaştırdığını belirten Çandır, yem fabrikası işçilerinin de gelen yardıma katkıda bulunduğunu anlattı. Çandır, “Yemi üreten fabrikanın 47 işçisinin 47 çuval yem yardımında bulunması beni ayrıca duygulandırdı. Manavgat yangınında dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyoruz. Bu zorlu günleri birlikte aşacağız” dedi. Antalya Ticaret Borsası olarak, bölgenin ihtiyacı doğrultusunda diğer kurum ve kuruluşlarla yapılan koordineli çalışma sonucunda oda ve borsalardan yardım talebinde bulunduklarını kaydeden Çandır, “Birçok oda ve borsamız bölgeye yardım TIR’larını hazırlıyor. Gelen yardımları yangın bölgesinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam ediyoruz” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Temmuz ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerleri, 2021 Temmuz ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti:   Temmuz ayında miktar endeksleri, domateste 31, sebzede 37 ve meyvede 79 olarak, fiyat endeksleri ise domateste 168, sebzede 212 ve meyvede 355 olarak gerçekleşti. Temmuz ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste % -62.24, sebzede % -57.06 ve meyvede ise % -36.87 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) ise domateste % -39.19, sebzede % -27.82 ve meyvede ise % -25.96 azalış gösterdi. Böylece miktar endekslerinde, Kasım, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından sonra Temmuz ayında da aynı azalış eğilimi devam etti.           Domates miktar endeksi, geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % -39.19 düşerken, fiyat endeksi geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % 37.32’lik artış gösterdi. Miktar endeksindeki bu düşüş, son altı yılın ikinci en yüksek miktar azalışını, fiyat endeksindeki artış ise son altı yılın üçüncü en yüksek fiyat artışını gösteriyor. Sebze miktar endeksi, geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % -27.82 düşerken, fiyat endeksi geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % 55.84’lük artış gösterdi. Miktar endeksindeki bu düşüş, son altı yılın en yüksek üçüncü miktar azalışını, fiyat endeksindeki artış ise son altı yılın ikinci en yüksek fiyat artışını gösteriyor. Meyve miktar endeksi, geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % -25.96’lık düşüş gösterdi. Fiyat endeksinde ise geçen yılın Temmuz ayına göre (yıllık) % 108.44’lük artış yaşandı. Miktar endeksindeki bu düşüş, son altı yılın en yüksek üçüncü miktar azalışını, fiyat endeksindeki artış ise son altı yılın en yüksek fiyat artışını gösteriyor. Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi, Temmuz ayında % -62.24 azalırken, işlem fiyatı endeksi bir önceki aya göre % -18.78 azaldı.   Bir önceki aya göre sebze miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimlerin seyri, genel olarak önceki iki yılla uyumlu oldu. Aylık miktar ve fiyat değişimlerinin şiddeti de son üç yılın ortalamasında seyretti. Buna göre sebze işlem miktar endeksi Temmuz ayında % -57.06 azalırken ve fiyat endeksi ise % 16.21 arttı. Son üç yılın Temmuz aylarında sebze miktar endeksleri, diğer tüm aylardan ayrışan şekilde düşüş eğilimi içerisinde oldu. Sebze fiyat endeksi ise Temmuz ayında geçen yılın üzerinde artış gösterirken, 2019 yılının %75 altında bir artış gösterdi.   Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Temmuz ayında %-36.87 azalırken, işlem fiyat endeksi % 51.62’lik artış gösterdi. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2021 yılı Temmuz ayı endeks değişimleri, miktarda ve fiyatta önceki iki yılın değişimleriyle uyumluluk gösterdi. Meyve fiyat endeksindeki artışın şiddeti ise önceki iki yıldan daha yüksek seyretti.  

Detaylar...

ODA VE BORSALARDAN MANAVGAT’A YARDIM ELİ
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Seydi Tahsin Güngör, ortak bir açıklama ile Manavgat’taki orman yangında zarar gören vatandaşlar için Antalya Valiliği tarafından düzenlenen kampanyaya destek çağrısında bulundu. Çetin, Çandır ve Güngör, yaptıkları açıklamada şunları kaydetti; “Antalya tarihinin en büyük orman yangını felaketini yaşıyoruz. Bu zor günlerinde hemşehrilerimizin yanında olmak, yanan ormanlarımızı yeniden yeşillendirmek için hepimize büyük görev düşüyor. Antalya Valiliğimiz tarafından başlatılan yardım kampanyasına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 5 milyon TL ile katkıda bulundu. TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyoruz. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 500 bin TL ile kampanyaya destek verdi. Antalya Ticaret Borsası tarafından da Manavgat bölgesindeki çiftçilerin ihtiyacı doğrultusunda ilk etapta 100 ton saman ve yem bölgeye intikal ettirildi. Tüm oda ve borsalarımız ile iş insanlarını ve hemşehrilerimizi kampanyaya davet ediyoruz.” Ayni yardımlara ağırlık verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkanlar, “Yaraların sarılması zaman alacak. Bölgeye çok sayıda su ve gıda yardımı gönderiliyor. Bu yardımlarla ilgili Manavgat Koordinasyon Merkezi ile iletişime geçilerek ihtiyaç duyulan malzemelerle ilgili yardımların gönderilmesinde fayda var. Bölgede özellikle mobilya, ev tekstili, beyaz eşya ihtiyacı bulunuyor. Üreticilerden ve hemşehrilerimizden özellikle bu ürünlerle ilgili ayni yardımlara ağırlık vermelerini rica ediyoruz. Bu konuda faaliyet gösteren firmalarımızı Manavgat’a destek olmaya davet ediyoruz. Ayrıca nakdi yardımlar için Antalya Valiliği’nin açtığı hesaplar dikkate alınmalı” ifadesini kullandı.  

Detaylar...

ATB TEMMUZ MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası Temmuz ayı Meclisi çevrimiçi yapıldı. Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplanan Meclis’te üyeler, yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgilendirildi. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. YENİ BİR KAPANMAYA DAYANACAK GÜCÜMÜZ YOK Koronavirüs’te Temmuz ayı başında gevşetilen kısıtlamaların endişe yaratmaya başladığını kaydeden Çandır, geçen yıl yine bu dönem yaşanan gevşemenin ekim ayında kapanma ve kısıtlamalarla sonuçlandığını anımsattı. Çandır, “En büyük dileğimiz, Eylül ayından itibaren, biz bu filmi seyretmiştik sözünü doğrulamamaktır. Başta yöneticilerimiz olmak üzere hepimize bu konuda büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir” dedi. Günlük vaka sayılarında 1000 ve altı hedefi varken, kısa sürede 4 binli rakamların görüldüğünü, şimdi ise vaka sayısının hızla 20 bine yükseldiğine işaret eden Çandır, “Bu gidişat, sürdürülemez bir eğilimdir” dedi. Koronavirüs’te 4. dalgadan bahsedildiğini belirten Çandır, “Kısa sürede bu gidişatı tersine döndüremezsek yeni kısıtlayıcı tedbirler kaçınılmaz olacaktır. Bizim böylesi bir kapanmaya dayanacak bir ekonomik gücümüz ve birikimimiz bulunmamaktadır. Bir taraftan insanların alım gücü ve talebi zayıflamış, diğer taraftan kredi maliyetleri yüzde 100’ün üzerinde artarak yüzde 20’leri çoktan aşmışken mevcut ekonomik hareketlilik tek çıkar yol olarak karşımızda durmaktadır. Bu hareketliliğin devamı ancak vaka sayılarını tekrar aşağıya doğru indirme çabalarımızdan geçmektedir” diye konuştu. AŞI ÇAĞRISI Aşılamanın Koronavirüs’le mücadele bilinen en etkin yöntem olduğunu, bu nedenle düşen aşılama hızının tekrar üst düzeye taşınması gerektiğini söyleyen Çandır, “Bunu için hepimiz elimizden geleni yapıp bir an önce aşılanmada yüzde 60-70 oranına ulaşmalıyız” dedi. Aşı hakkı bulunan herkese “aşınızı olun” çağrısında bulunan Çandır, maske-mesafe-temizlik kurallarının önemli olduğunu, bu konuda da gerekli hassasiyetin gösterilmesini istedi. Çandır, “Bu hepimizin insanlık ve vatandaşlık borcudur. Aşılarımızın tamamını yaptırmış olsak bile bu koşullardan asla taviz vermemeliyiz” dedi. BORÇLA DÖNÜYOR Başkan Çandır, Antalya’nın turizm ve tarımın merkezi olduğunu söylerken, bu dönemin her iki sektör için de kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Turizm en yüksek dönemini yaşarken tarımın da önümüzdeki dönemin hazırlıklarını yaptığını belirten Çandır, sürekli bir ekonomik hareketliliğe sahip olan Antalya’nın bu hareketliliğinin kesintiye uğratılmaması gerektiğini ifade etti. Çandır, yeniden hareketlenmenin her seferinde hem daha zor hem de daha maliyetli olduğunu, bu maliyetlerin de yeni kredi talebiyle karşılamaya çalışıldığına dikkat çeken Çandır, “O yüzdendir ki 2015 yılından beri hem bireysel hem de iş dünyası kredi artış oranlarında Türkiye ortalamasını oldukça üzerinde bulunmaktayız. Bu kredilerin bir bölümünün yatırıma gitmesinin yanı sıra önemli bir bölümünün önceki borcu çevirmeye ve cari harcamaları karşılamaya gittiğini de biliyoruz” diye konuştu. Borçlanma döngüsünün yılın ilk yarısında da devam ettiğini kaydeden Çandır, yılın ilk yarısında iş dünyasının toplam kredi büyümesi Türkiye’de yaklaşık yüzde 30 civarındayken, Antalya’da yüzde 40’ın üzerinde olduğuna dikkat çekti. Çandır, “Antalya tarım sektörünün kredi büyümesi ise son 5 yıldır olduğu gibi yine yılın ilk yarısında Türkiye’nin yüzde 33 oranına karşılık yüzde 45 civarına bir büyüme oranı göstermiştir” bilgisini paylaştı. Geçen yılın kredi maliyetinden iki kat daha maliyetli kredilere ulaştıklarını kaydeden Çandır, “Bu yüksek maliyete hep birlikte katlanmaktayız” dedi. BORCUNA SADIK ANTALYA Antalya iş dünyasının borcuna sadık olduğunu, bu durumun yıllardır hiç değişmediğini söyleyen Ali Çandır, “Bana, kentimiz iş karakteristiği ile ilgili bir tane hakkın olsa ne dersin diye sorsanız hemen bu özelliğimizi söylerim. Çünkü bu özelliğimiz yıllardır rakamlarla kanıtlanmıştır. Üstelik bu yapısal özelliğimiz, Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan kurulan şirket oranına rağmen bozulmamaktadır. Örneğin son açıklanan veriyle Antalya’da kurulan şirket sayısı geçen yıla göre yüzde 36 artarken Türkiye’de herhangi bir artış olmamıştır” diye konuştu. İHRACAT NEFES ALDIRDI Ali Çandır, Antalya’nın başta yaş meyve sebze ve süs bitkileri olmak üzere ihracatta Türkiye ortalamasının üzerinde bir performansa sahip olduğunu belirtirken, Antalya’nın yılın ilk 6 aylık döneminde ülke genelindeki yaklaşık yüzde 20’lik tarım ve gıda ihracatı artışının iki katını gerçekleştirdiğini bildirdi. Çandır, “İhracattaki bu artış, sektörümüzün nefes almasına destek sağlamıştır. Çünkü içerideki fiyatlar, uzun bir süredir sektörümüzde faaliyet gösterenlerin aleyhine seyretmektedir. Bunu açıklanan son verilerle örneklendireyim; yıllık tarımsal üretici fiyatları (TarÜFE) yüzde 22’nin altında iken Yurtiçi üretici fiyatları (YiÜFE) yüzde 43 ve yurtdışı üretici fiyatları (YdÜFE) yüzde 44 olarak ilan edilmiştir. Yani bizler tüm sektör olarak, Haziran ayında yıllık rakamlarla alım gücümüz zayıflamış ve fakirleşmiş durumdayız” dedi. ANTALYA KRİZİ DAHA AĞIR YAŞIYOR Antalya’nın Rusya krizi ve genel ekonomik krizin etkilerini atlatamamışken salgın krizinin etkisi altında kaldığını kaydeden Çandır, “Antalya, hem bu krizler hem de ekonomik yapısı dolayısıyla Türkiye ortalamasının 2-3 kat üzerinde bir ağırlıkla krizi yaşamaktadır. Bu durumu yöneticilerimize rakamlarla anlatıp taleplerimizi defalarca raporladık. Türkiye ortalamasına göre çok daha ağır yaşadığımız krize karşı kentimize özgü bir destek yerine genel destekler söz konusu oldu” diye konuştu. DESTEK TALEBİ Salgının etkisi halen atlatılmamışken, kısa çalışma ödeneğinin bitirildiğini, Temmuz ayı sonunda da stopaj ve KDV ertelemelerinin biteceğini belirten Çandır, “Stopaj ve KDV ertelemelerinin devam ettirilmesini, KDV alacağı kadar koşulsuz/şartsız KGF kefaleti sağlanmasını, kısa çalışma ödeneğinin yıl sonuna kadar tekrar çıkarılmasını, artan maliyetler nedeniyle fide ve diğer girdilerin temininde zorlanan üreticilere hibe desteklerin sunulmasını, kış dönemi için işletmelere kira destek mekanizması geliştirilmesini, kamuya olan birikmiş ödemelerin ertelenmesini, sektör ayrımı yapmaksızın uygun maliyetli kredi imkanlarının yaratılmasını karar vericilerimizden talep ediyoruz” diye konuştu. ATB Başkanı Çandır, iş dünyasının finansal yapısına direnç katacak bu destek ve kolaylıkların sadece günü kurtarmaya değil aynı zamanda gelmekte olan yeni külfet ve zorunluluklar için de gücünü artıracağını kaydetti. YEŞİL MUTABAKATTA BAŞARI HİKAYESİ YAZABİLİRİZ Borsa olarak 2021 yılını ‘sürdürülebilirlik” yılı ilan ettiklerini, sürdürülebilirliğe odakladıkları faaliyetlerle ilgili bilgi verdi. Avrupa Birliği’nin, 2014 yılından beri bu konuyu yasal bir zorunluluk haline getirme ve dış ticareti de bu kapsamda gerçekleştirme adımlarını hızla attığını belirten Çandır, son olarak Nisan 2021’de “kurumsal raporlama direktifi” adı altında yeni bir düzenleme yaptığını ve “yeşil mutabakat”, “karbon ayak izi” gibi kriterlere uygun olarak üretilmiş ürünlerin AB’ye girişine izin verileceğini ilan ettiğini anımsattı. Kısa bir süre sonra başta tarım ürünleri olmak üzere AB’ye ihracatta ciddi engellerle karşı karşıya kalınabileceği uyarısında bulunan Çandır, Borsa ve ATAK olarak konuyu etkinliklerle gündeme getirdiklerini belirtti. Bakanlıkların üyesi olduğu yeşil mutabakat çalışma grubu oluşturulduğunu belirten Çandır, “Bu gerekli bir adımdı, sevindik. Ancak başta tarım olmak üzere konunun üretici taraflarının da kapsama alındığı katılımcı bir çalışma grubu görmek isterdik. Çünkü konunun yükümlülükleriyle karşı karşıya olan biz üretici ve ihracatçılarız. Diğer taraftan bu gerekli adımın yeterliliğe kavuşması için mutlaka AB’nin de yaptığı gibi ortaya çıkacak ilave maliyetleri karşılamamızda devletin mutlaka destekleyici olması şarttır. Aksi halde mevcut durumdaki zayıflıklarla bu ilave maliyetleri karşılamak mümkün gözükmemektedir” diye konuştu. Tarımsal üretimde yasaklı maddelerin kapsamı genişleyecek ve yaptırımların artacağını kaydeden Çandır, “Bunun getireceği ek maliyetler tamamen üretici üzerinde kalırsa, bu sektörü terk et anlamına gelir. Devletimizin mutlaka bu yeni üretim biçimine uyumluluk için destekleyici olma rolünü unutmaması gerekmektedir. Önümüzdeki dönemin üretim ve ticaret mottosu, ‘yeşil mutabakat’ ve ‘sürdürülebilirlik’ kriterleri olacaktır. İhracatta kendimize yeni bir başarı hikayesi yazabilmenin yolu, bu kriterlerde bulunmaktadır. Bu başarı hikayesini yazma gücümüz de motivasyonumuz da vardır. Buna tüm kalbimle inanıyorum” diye konuştu. İHRACATTA SIFIR TOLERANS Son dönemde üyeler ve sektör temsilcilerinin Akdeniz Meyve Sineği ve Tuta Absoluta zararlılarında artış olduğunu ifade ettiğini bunun üzerine ilgili kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum ve meslek örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla sektörel analiz toplantısı düzenlediklerini anımsatan Çandır, zararlı popülasyonlarında gözlenen artışın iklim değişikliği, küresel çapta artan tarımsal ürün hareketliliği ve zararlılarda ilaçlara karşı direnç gelişiminden kaynaklandığının ifade edildiğini kaydetti. Çandır, toplantı sonrası hazırlanan rapor doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşlarla tekrar toplanarak ihracatta sıfır tolerans gösterilen bu konuda çalışmaların devam edeceğini belirtti. YÖREX HAZIRLIKLARI BAŞLADI Yöresel ürünlerin coğrafi işaretle tescil edilmeye devam ettiğini dünyaca ünlü Döşemealtı El Halısı’nın coğrafi işaret tescili aldığını belirten Çandır, “Böylece kentimizdeki coğrafi işaretli ürün sayımız 13’e yükseldi. Kültür mirasımıza sahip çıkan Turgay Genç ve ekibine teşekkür ediyorum” dedi. Yöresel ürünleri gelecek nesillere aktarma ve ekonomiye kazandırma hedefiyle düzenledikleri YÖREX’i bu yıl salgın koşullarına bağlı olarak 20-24 Ekim tarihlerinde 11. kez düzenlemeyi planladıklarını söyleyen Çandır, “YÖREX hazırlıklarımız başladı. Tüm ilerimizi yöresel ürünlerimizi gelecek nesillere aktarma ve ekonomiye kazandırma hedefiyle yürüttüğümüz YÖREX’e katılmaya davet ediyorum” diye konuştu. Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan Borsa üyesi Ekiciler Süt Gıda Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. ile Eti Elektrometalurji A.Ş. ve CW Enerji Mühendislik Tic. ve San. A.Ş.`yi tebrik eden Çandır, 23`üncü Feslikan Yağlı Güreşleri ile 660.Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Başpehlivan olarak Altın Kemer`i kazanan Ali Gürbüz ve dereceye giren sporcuları tebrik etti. Merhum Atilla Konuk etrafında bir grup Antalya sevdalısının 2 Temmuz 1966’da kurduğu Antalyaspor’un 55’inci yaşını kutlayan Çandır, Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından Devlet Nişanı’na layık görülen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da tebrik ederek, başarılarının devamını diledi. Çandır, 15 Temmuz soysuz darbe girişiminde şehit olanları rahmetle, yaralanan gazileri minnetle anarken, “Demokrasimize ve Cumhuriyetimize sahip çıkan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi. Çandır, üniversiteye girmeye hak kazanan tüm gençleri ve ailelerini de tebrik ederken, “Tarım, turizm, tıp ve birçok alanda önde olan kentimiz üniversitelerine tercihlerinde yer vermelerini diliyor, Antalyamıza bekliyoruz” dedi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR’DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Kurban Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Bayramlara anlam katan insanın kendisidir. Sevgimizi, dostluğumuzu paylaşırsak günleri bayram olarak kutlayabiliriz. Acıları, zorlukları ancak birbirimize dayanarak aşabiliriz. Kötülüğü iyilikle, savaşı barışla, yanlışı doğruyla, nefreti sevgiyle, yokluğu üreterek yenebiliriz. Bayramda, ihtiyaç sahiplerine uzatılacak bir el onları mutlu edecektir. Yardımlaşma Anadolu kültürünün mayasında var. Çevremizde bize ihtiyacı olan insanların varlığını hatırlayalım. Kurban ibadeti yerine getirirken hayvana eziyet görüntüleri vicdanlarımızı yaralıyor, dinimizin öngördüğü şekilde ibadetlerimizi yerine yetirelim. Kurban Bayramı’nı bu yıl da Koronavirüs salgını gölgesinde kutlayacağız. Her ne kadar aşılama hız kazansa da tam olarak istenen seviyeye ulaşmadı. Bu nedenle maske, mesafe, hijyen kuralını bu Bayram da göz ardı etmeyelim. Küçük ihmallerin kendimize, sevdiklerimize ve topluma zarar verdiğini unutmayalım. Bu yıl kapanma nedeniyle evinde kalan birçok yurttaşımız Kurban Bayramı’nda tatil yörelerini tercih etti. Birçok yerli ve yabancı misafir de tatilini Antalya’da geçirme kararı aldı. Misafirlerimizin salgın önlemlerini dikkate alarak tatilini yapmalarını diliyorum. Antalyalıların, Türk milletinin, tüm Müslümanların Kurban Bayramını kutluyor, bayramın sağlık, barış, mutluluklara vesile olmasını diliyorum.”  

Detaylar...

SİZİN ORALARIN NESİ MEŞHUR MUĞLA`DA
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde ülkemizin yöresel ürünlerini il il gündeme getirmek, hikayelerini paylaşmak amacıyla düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında bu hafta Muğla’nın yöresel ürünleri konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde düzenlenen programa, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Ercan, Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Genel Sekreteri Özgür Akdoğan, Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, Milas Ticaret Odası Başkanı Reşit Özer, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Çıralı konuk olarak katıldı. Muğla TSO Başkanı Mustafa Ercan, Muğla’nın 16 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu belirtirken, yapılan tescil başvurularıyla birlikte yakın zamanda coğrafi işaretli ürün sayısının 25’e çıkacağını kaydetti. “Coğrafi işaret alınca iş bitmiyor” diyen Ercan, yetkili kurumların denetlemesi sonucu standartlara uymayan üreticilerin coğrafi işaret belgesini kullanamadığını söyledi. Ercan, Muğla’nın coğrafi işaretli ürünlerinin satışının yapılması için Oda olarak alışveriş sitesi oluşturduklarını, Muğla’nın yöresel ürünlerine ulaşmak isteyenlerin internetten sipariş verebileceğini söyledi. Fethiye TSO Başkanı Osman Çıralı, son zamanda coğrafi işaretle ön plana çıkan bir ilçe olduklarını söyledi. Çıralı, Oda olarak coğrafi işaretli ürünlerle ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, coğrafi işaretli Marmaris Çam Balı’nın bölgede yılda 2 bin 700 ton civarında üretildiğini kaydetti. Ayhan, çam balının tarihini anlatırken, “Bölgemizde 1845 yılında 5696 kovanımız varmış. Bu konuyla ilgili kayıtlar mevcut” dedi. Ayhan, YÖREX’i düzenleyen ATB Başkanı Ali Çandır’a teşekkür etti. GEKA Genel Sekreteri Özgür Akdoğan, yöresel ürün üreten kooperatif ve birlikleri mali ve teknik olarak desteklediklerini söyledi. Coğrafi işaret sürecinde de teknik destekte bulunduklarını kaydeden Akdoğan, bölgenin yöresel ürünlerinin tanıtıldığı Yörük Köyü projesiyle ilgili bilgi verdi. Milas Ticaret Odası Başkanı Reşit Özer, Milas Zeytinyağı’na AB’den coğrafi işaret aldıklarını anımsatırken, coğrafi işaret aldıktan sonra zeytinyağı marka sayısında artış olduğunu, Dubai ve Malezya gibi bir çok ülkeden de talebin arttığını kaydetti. “Milas zeytin ve zeytinyağının başkenti” diyen Özer, yağlı zeytin için AB’den coğrafi işaret alacaklarını söyledi. Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hurşit Öztürk, “Bizim oraların her şeyi meşhur” diyerek bölgenin yöresel ürün zengini olduğuna dikkat çekti. Muğla Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, ilin tarımsal üretimde müthiş potansiyele sahip olduğunu belirtirken, bölgedeki tarımsal potansiyelin yöresel ürünlere yansıdığını söyledi. Saylak, sürdürülebilir tarım yapılmazsa bütün ürünlerde olduğu gibi yöresel ürünlerin üretiminde de sıkıntı yaşanacağına dikkat çekti. EGELİ ÜNLÜLER PROGRAMA KONUK OLDU Programa konuk olarak katılan Galatasaraylı futbolcu Taylan Antalyalı, Ege’nin yemeklerinin özlediğini söylerken, “Memleketimin yerel yemekleri çok seviyorum. Zeytinyağlı yemeklerin hastasıyım” dedi. Muğlalı sanatçı Soner Olgun “Annemin yaptığı keşkekten daha lezzetli yemek yok. Milas’ta yediğim zeytini başka bir yerde yemedim” diyerek bölgenin yöresel ürünlerini anlattı. Oyuncu Gülnihal Demir de kendisini gibi oyuncu olan oğlu Yiğit Dören ile birlikte programa katılarak Ege şivesiyle konuklara seslendi. 

Detaylar...

BAŞKAN ÇANDIR’DAN 15 TEMMUZ MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişimiyle karşı karşıya kalan Türk milletinin demokrasi sınavından başarıyla geçtiğini kaydeden Çandır, “Hiçbir güç milletin iradesinin üzerinde değildir” dedi. Çandır, mesajında şunları kaydetti: “Türk milleti, 15 Temmuz 2016’da geleceğini hedef alan hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Halkımız kendi iradesi dışında başka hiçbir iradeyi kabul etmeyeceğini ve demokrasiye bağlı kalacağını cesaretle gösterdi. Türk milleti, demokrasi sınavından başarıyla geçti. Hiçbir güç milletin iradesinin üzerinde değildir. Hukukun üstünlüğü, özgürlük ve laik ilkelerden taviz vermeden demokrasinin kurumsallaşması için daha çok çaba sarf edeceğiz. Demokrasisi güçlü, ekonomisi sürdürülebilir, istikrarlı bir ülke olarak birlik ve beraberlik içerisinde yaşama irademiz vardır. Bunun için birlikte çalışacağız. 15 Temmuz’un yıldönümünde başta önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.”  

Detaylar...