Detaylar»
Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Kasım Aralık 2019
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 18.205.60.226
Şuan 65 kişi online
Bugün 156 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 110008
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ÇANDIR’DAN ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Eylül ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Eylül ayı tüketici enflasyonunun yüzde 0.99, yıllıkta ise yüzde 9.26 ilan edildiğini belirten Ali Çandır, kamu fiyatları ve mevsim etkisi hariç mal ve hizmetlerin fiyat artışlarını gösteren çekirdek enflasyonun ise aylıkta yüzde 0,99 ve yıllıkta ise yüzde 8,80 olarak ilan edildiğini bildirdi. Çandır, şunları kaydetti: “Aylık TÜFE ve çekirdek rakamlarına bakarsak Eylül ayında kabaca kamunun kontrol ettiği fiyatlara herhangi bir zam yapılmadığını düşünebiliriz. Detaylı incelendiğinde çok ince bir dengede buluşulabilecek bu aynılaşmış iki rakam, son 15 yılın hiç birinde bu ay hariç gerçekleşmemiştir. Sadece 2009 Eylül ayında bu iki rakam bir birine yaklaşmıştır. Bildiğiniz gibi o dönem de ekonomik daralma dönemidir. Ortalama yüzde 1,3 olan piyasa beklentilerinin çok altında ilan edilen Eylül ayı enflasyonu, geçen yılki yüksek enflasyonun hesaplamadan çıkarılmasıyla yıllık TÜFE’yi tek haneli rakama indirmiştir. Baz etkisi avantajı olarak ortaya çıkan bu durum, önümüzdeki dönemde tersine etkide bulunacaktır. İlan edilen bu rakamlar, Para Politikası Kurulu’nun elinde faizi düşürmek için iyi bir alet olacaktır.” Eylül ayı yurtiçi üretici (Yİ_ÜFE) enflasyonunun aylıkta yüzde 0.13 ve yıllıkta ise yüzde 2.45 olarak ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, “Geçen yılki yüzde 46.15’lik ve geçen ayki yüzde 13.45’lik enflasyonlardan sonra ilan edilen bu rakam Yİ_ÜFE’nin radikal bir şekilde düştüğünü göstermektedir” dedi. Üreticinin üzerindeki maliyet yükünün devam ettiğini kaydeden Çandır, “Yaşadığımız enflasyonla üzerimizde biriken maliyet yükünü hala taşımaktayız. Yani bu ay ilan edilen aylık ve yıllık üretici enflasyonu, üzerimizde taşıdığımız yükü ortadan kaldırmamaktadır” dedi. YAŞ MEYVE SEBZE FİYATLARI OLUMLU YANSIDI Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz enflasyonunun Eylül ayında aylıkta yüzde 1.13, yıllıkta ise yüzde 9.60 olarak ilan edildiğini belirten Çandır, “Ülkemiz ortalamasının hayli üzerinde olan bu rakamlar, kentimizin ve bölgemizin turizm hareketliliğinin etkisinde kalmaya devam ettiğini göstermektedir” dedi. Son dönemde yaş sebze fiyatlarında ciddi geri çekilmeler yaşandığını belirten Çandır, bunun enflasyon rakamlarına olumlu yansıdığına dikkat çekti. Bölgede giyimin yüzde 6.26, eğitimi yüzde 4.87 ile Türkiye ortalamasının üzerinde ilan edildiğini belirten Çandır, “Lokanta-otel yüzde 0.56 ve ulaştırma ise yüzde 0.89 ile Türkiye ortalamasına yakın ve altında ilan edilmiştir” dedi. Çandır, bölge enflasyonunun önümüzdeki dönemde Türkiye ortalamasının üzerinde kalacağına dair öngörüsünü de yineledi.  

Detaylar...

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: “YÖREX TÜRKİYE’NİN MARKASI”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde bu yıl 10’uncusu 23-27 Ekim tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e destek verdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in Türkiye’nin markası haline geldiğini belirterek, “Antalya Ticaret Borsamız bu fikri geliştirdi, ulusal bir marka haline getirdi” dedi. 10’UNCU YIL COŞKUSU TOBB’un Anadolu’yu buluşturan YÖREX’e başından beri inandığını ve destek verdiğini bildiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Düzenlendiği ilk yıl 42 ilin katılımıyla gerçekleşen YÖREX, geçen yıl 72 ili bir araya getirdi. 10’uncu yılında ise YÖREX’e tüm illerin katılımının yanı sıra ziyaretçi sayında da rekor bekleniyor. YÖREX Anadolu’nun ruhu, kimliği, tüm renklerini bir araya getiren büyük bir organizasyon. 10 bin metrekare alanda Türkiye’nin doğusundan batısına kuzeyinden güneyine gelen katılımcılar, birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde yan yana duruyor. Ben de her yıl katılarak burada Türkiye turu yapıyorum. Her defasında nasıl daha fazla büyüdüğünü, daha fazla nasıl geliştiğine de bizzat şahitlik ediyorum” diye konuştu. MİLLİ EKONOMİ 12 bin yıllık geçmişiyle onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’nun binlerce yöresel ürünü barındırdığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Bu değerlerimizi tanıtıp pazarlayamazsak, ekonomiye kazandıramazsak hiçbir kıymeti yok. Artık insanlar yerel ve doğal ürünleri tercih ediyor. Bunun için de daha fazla para ödüyorlar. İşte YÖREX bize bu imkanı sunuyor. Üreticimize ve müteşebbisimize yeni fırsatlar açıyor” diye konuştu. YÖREX’in “bize ait olanı tüketelim” mantığıyla milli değerlere sahip çıkan bir organizasyon olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Kültürümüzü, el emeği göz nuru ürünlerimizi çocuklarımıza öğretmek en büyük sorumluluğumuz. YÖREX’le milli değerlerimize sahip çıkıyor, yerel kalkınmaya destek oluyoruz. Bizde Odalarımız ve Borsalarımızla birlikte yöresel değerlerin coğrafi işaretini alarak bunların katma değerini artırıyor, ticari değer kazandırıyoruz. Ayrıca üreticilerle perakendecileri bir araya getirerek yerel ürünlerin ülke çapında pazarlanmasına ve satılmasını yardımcı oluyoruz. Dolayısıyla bu önemli organizasyona tüm kamu kurumlarımızın da buraya destek olmalarını bekliyoruz” dedi. ODALARIN VE BORSALARIN EMEĞİ BÜYÜK Oda ve borsaların YÖREX’e sahip çıkarak, markalaşmasında büyük emeği olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Oda borsalarımız sayesinde bu işin ülke çapında tanıtımı ve yayılması sağlandı” dedi. Yöresel ürünlerde kadın emeğinin büyük olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “YÖREX’te giderek artan şekilde kadın girişimcileri görüyoruz. Buraya en çok kadınlar sahip çıkıyor, yerel kalkınmaya öncülük ediyorlar. Kadın girişimcilerimizle iftihar ediyorum” diye konuştu. ANTALYA CESARET GÖSTERDİ YÖREX’in cesaret gerektiren bir girişim olduğunu ifade eden Rifat Hisarcıklıoğlu, “Antalya cesaret gösterdi ve bu işe sahip çıktı. Anadolu`nun binlerce yıllık birikimini Antalya`da buluşturmayı başardı. Bu müthiş vizyonu gösteren ve her sene bu organizasyonu daha da geliştirip büyüten Antalya Ticaret Borsamız Başkanı Sayın Ali Çandır’la iftihar ediyor, kendisini, ekibini ve tüm emeği geçenleri yürekten tebrik ediyorum” diye konuştu.  

Detaylar...

BAŞKAN BÖCEK TARIM SEKTÖRÜYLE BİR ARAYA GELDİ
Dönem başkanlığını Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi’nin (ATAK) düzenlediği “Yerel Yönetimler ve Tarım Toplantısı” ATAK Başkanı Ali Çandır’ın ev sahipliğinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in katılımıyla Antalya Ticaret Borsası Toplantı Salonu`nda yapıldı. Yerel yöneticilerle Tarım Konseyi üyelerinin bir araya geldiği, tarım sektörünün sorun ve çözüm önerilerinin görüşüldüğü toplantının açılışında ATB ve Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, uzun yıllar ilçe belediye başkanlığı yaptıktan sonra Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Muhittin Böcek’in kente faydalı hizmetler yapmasını diledi. Çandır, birlikte hareket ederek kente faydalı hizmetlerde bulunacaklarına inandığını söyledi. TARIM POTANSİYELİMİZ DAHA YÜKSEK Tarımın Antalya için önemine dikkat çeken Çandır, “Bizler Antalya’mızın kırsalından merkezine en küçük üretken biriminden nüfusumuzun büyük bir kısmına yayılan ve nüfuz eden sektörün temsilcileriyiz. Aynı zamanda ithal ettiğinin beş katını ihraç eden bir sektörüz. Kentimiz toplam ihracatının da yarısını gerçekleştirmekteyiz. Aslında potansiyelimiz bu mevcut durumun kat be kat üzerindedir. Amacımız bu potansiyeli sürdürülebilir nitelikte hayata geçirecek uygulamaların içinde olmaktadır. Umuyor ve inanıyorum ki Antalya Büyükşehir Belediyemizin kurumsal kapasitesiyle birlikte çalıştığımızda bu amaca ulaşmamız daha da kolaylaşacaktır” diye konuştu. Çandır, kentin tarım potansiyelini yansıtan bir sunum yaptı. MUHİTTİN BÖCEK TARIMA SICAK Toplantıya bürokratlarıyla gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya’nın bereketli topraklarıyla tarımın, ticaretin ve turizmin merkezi olduğunu söyledi. Kimseyi ötekileştirmeden hizmet götürme hedefinde olduklarını söyleyen Böcek, “Mutlu insanların yaşadığı şehir olacağı düşüncesiyle buraya geldik” dedi Türkiye’de yetiştirilen yaş sebzenin yarısını Antalya’nın ürettiğini belirten Böcek, bereketli topraklardan daha fazla verim alınabileceğini kaydetti. Kırsala yaptıkları çalışmaları ve hedeflerini konsey üyeleriyle paylaşan Böcek, “43 tarımsal sulama kooperatifin elektrik parasını belediye olarak ödüyoruz. Yeni kurulacak kooperatifler var onlara da aynı şekilde destek olacağız ve elektrik paralarını ödeyeceğiz. Hallerimizin koşullarının eksikliklerini görüyorum onların da iyileştirilmesi için gerekli çalışmaları başlattık” diye konuştu. TARIMA KALİFİYE ELEMAN Tarım sektöründeki kalifiyeli eleman sayısını arttırmak için Antalya Ticaret Borsası ile çalışmak istediklerini söyleyen Böcek, “Borsamızla meslek edindirme anlamında hem kalifiyeli eleman yetiştirmek için iş birliği yapmak istiyoruz” dedi. KADIN KOOPERATİFLERİNE AYRIMCILIK Kadın kooperatiflerine pozitif anlamda ayrıcalık yapacaklarını ifade eden Böcek, ekolojik tarım alanında eğitimler vereceklerini, üretilen ürünlerin satışı için de satış üniteleri oluşturacaklarını bildirdi. Böcek, “Sera yatırımlarında imar yönetimlerinden kaynaklanan sorunları çözerek ruhsat harç bedellerini azaltacağız” dedi. Organik tohum ve gübre desteği ve meyve fidesini yaygınlaştıracaklarını bildiren Başkan Böcek, “Üründe kaliteyi arttırmak için toprak ve yaprak analiz laboratuvarları açacağız. Antalya’ya özgü ürünlerin tescillerini sağlayarak coğrafi ürün işaretlemesi yaparak ürünün değerini arttıracağız” diye konuştu. HAYVANCILIĞA ÖZEL ÖNEM Üreticinin biyolojik mücadelede yetersiz kalmasından dolayı ürün kayıplarının yaşanmaması amacıyla üreticiye yardımcı olacaklarını söyleyen Böcek, tüm ilçelerde arıcılıkla ilgili eğitim destekleri vereceklerini kaydetti. Başkan Böcek, hayvansal üretimi artırmak amacıyla halk yemi hayata geçireceklerini bildirirken, ucuz et anlamında ilk olarak Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinde yer açacaklarını bildirdi. Hayvan pazarıyla ilgili ATB ile birlikte çalıştıklarını belirten Böcek, hayvan ölümlerini azaltmak için ahırların koşullarını düzeltecek buzağı üniteleri kuracaklarını bildirdi. KONSEY ÜYELERİNİ DİNLEDİ Toplantının basına kapalı bölümünde konseyi üyeleri tarımın sorunları çözüm önerileri ve taleplerini Muhittin Böcek’e iletti. Böcek de tarımın önemli bir sektör olduğun kırsal kalkınmada önemli bir sektör olduğunu belirterek, her türlü desteğe hazır olduklarını bildirdi. Toplantının sonunda ATB Başkanı Çandır, Muhittin Böcek’e Zeytinpark zeytinyağı takdim ederken, Böcek konsey üyeleriyle birlikte toplu fotoğraf çektirdi.  

Detaylar...

ATB EYLÜL AYI MECLİSİ YAPILDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Eylül ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Abdullah İnan başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Stratejik sektör olan tarımın direncinin artırılması gerektiğini kaydeden Ali Çandır, TÜİK’in açıkladığı 2. çeyrek büyüme rakamlarına göre genel ekonominin beklentiye uygun olarak yüzde 1,5 küçülürken tarımın yüzde 3,4 büyüdüğünü belirtti. Son 20 yıllık geçmişiyle değerlendirildiğinde tarımın ekonominin kötüye gidişini frenleyen ve direncini artıran bir performans gösterdiğini söyleyen Çandır, “Ekonomimizin hızlandığı dönemlerde ise bu hızlanmadan payını yeterince alamamıştır” dedi. TARIM KANAATKAR VE MÜTEVAZİ Tarımsal üretim ve ticaretinin zor zamanlarda hatırlandığı ve öne çıktığına dikkat çeken Ali Çandır, tarımın faaliyetlerini her koşulda sürdürmeye kararlı bir sektör olduğunu vurguladı. Zorluklara karşı dirençli olan tarımın kanaatkar ve talepleri daha mütevazi olan bir sektör olduğunu belirten Çandır, şunları söyledi: “Bu 20 yıllık geçmişte girdi maliyetleri artışıyla ürün fiyatları artışı arasında hala aleyhimizde ciddi bir açıklık bulunmaktadır. Son 1 yılda da ürün fiyatlarındaki artış hızı, girdi maliyetlerindeki hızın altında kalmıştır. Yani tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan insanlarımız elde ettikleri gelirin çok büyük bir bölümünü tedarikçilerine devir etmektedir. Hatta bu devir öyle boyutlara ulaşmıştır ki tarımsal fiziki kapasite aynıyken faaliyetleri sürdürebilmek için daha fazla borçlanmak kredi kullanmak zorunda kalınmaktadır. Sizlerle paylaştığım bu gidişatın sektörümüz lehine düzeltilmesi için önerilerimizi ve taleplerimizi uzunca bir süredir ilgililerle paylaşmaktayız. Bunların bir kısmına olumlu tepkiler almış olsak da sürdürülebilir bir iyileşme için hala çok çalışmamız gerekmektedir.” Yurtdışı üretici enflasyonu rakamının aylık yüzde -1,41 ve yıllıkta ise yüzde -2,94 olarak ilan edilmesinin maliyet yükü itibariyle sektörü umutlandırdığını söyleyen Çandır, girdilerin önemli bir kısmının dövize bağlı olduğunu kaydetti. KREDİ KULLANIMI Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun Eylül ayında faizleri hızla düşürdüğünü kaydeden Çandır, şunları söyledi: “Temmuz ayındaki 425 baz puanlık indiriminin ardından eylül ayında 325 baz puanlık daha indirimde bulunmuştur. Böylece son üç ayda politika faizi 750 baz puan gibi ciddi oranda düşürülmüştür. Buna rağmen dövizde ciddi bir yükselişin yaşanmamasının iki önemli nedeni bulunmaktadır. Bunlardan ilki; küresel para politikalarının hızla gevşeme moduna girmesi olurken ikincisi ise eylül ayından itibaren enflasyonda baz etkisi dolayısıyla yaşanması beklenen düşüş eğilimi olmuştur. Bu politika faizi düşüşleri bir taraftan iş dünyası için diğer taraftan da tüketiciler için bir umut oluşturmuştur. Özellikle kamu bankaları liderliğinde düşük faizli kredi sağlama eğilimini görmekteyiz. Ancak bunun özel kesim bankacılığına yansımaları oldukça sınırlı kalmıştır. Öyle ki özel kesim bankacılığında yıllık kredi kullandırımı azalırken kamu bankalarında kredi kullandırımı artmıştır. Biz geçmiş dönem deneyimlerimizden biliyoruz ki ekonominin yüzde 5 civarında büyüyebilmesi için kredi hacminin yıllık yüzde 20 civarında artması gerekmektedir. Üstelik bu geçmiş dönem bilgisi şimdikine göre çok daha düşük enflasyon ortamında geçerliydi. Dolayısıyla konuya kredi büyümesi ile ekonomik büyüme ilişkisi itibariyle baktığımızda potansiyel büyümemizi destekleyecek bir kredi hacmi artışından çok uzaktayız. Potansiyel büyümeye ulaşmanın sağlıklı yoluysa tekrar kalıcı düşük enflasyon ortamını sağlamak ve bu ortamda kredi hacmini artırmanın yollarını bulmaktan geçmektedir.” SUSAM FİYATI MOTİVE ETTİ Antalya’nın yaklaşık 50 bin dekar alanda 3 bin 500 tonluk susam üretimiyle ülkenin susam alanlarının yüzde 19’unu, üretiminin ise yüzde 20’sini karşıladığını bildiren Çandır, susam hasadının başladığını, yerli susamın 15-16 TL aralığında ithal susamın ise 8-10 TL aralığında fiyatlandırıldığını belirtti. Geçen yıl bölgede faaliyet gösteren tarım kredi kooperatiflerinin susam almaya başlamasıyla fiyatta yüzde 40 düzeyinde artış yaşandığına işaret eden Çandır, “Bu artış özellikle Manavgat’taki üreticiyi motive etmiş ve daha fazla susam ekmesini sağlamıştır. Ancak dövize endeksli bulunan ilaç-gübre-mazot gibi girdiler ile işçi maliyetleri üretmenin cazibesini düşürmektedir. Üretimin cazip olabilmesi için verilen emek karşılığında yüzde 40-50’yi aşmayan maliyetlerle çalışılması gereklidir” dedi. Çandır, yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlı olduğumuz susam üretiminin geliştirilebilmesi bazı önerilerde bulundu. Çandır, kısa vadede susam desteklerinin artırılması ve aynı dönemde üretimi yapılan diğer ürünlerin desteklerinin azaltılması, toplu üretim-planlamayı motive eden desteklerin sunulması ve ardından makineli tarıma geçişe olanak sağlanması, susam üretiminde kullanılacak ilaç-gübre-mazot gibi girdi maliyetlerinin ciddi düzeyde sübvanse edilmesi, susam ve diğer tarım işlerinde çalışmayı cazip hale getirecek sosyal güvenlik uygulamalarının susam üretimini artıracağını bildirdi. SEKTÖRÜN TAKİPÇİSİYİZ Borsa’ya üye süt kooperatifleri ve zeytinyağı üretim tesisi sahipleriyle yapılan toplantılardaki ortak sorunları meclis üyeleriyle paylaşan Çandır, başta elektrik olmak üzere maliyetlerin geçen yıla oranla en az yüzde 50 düzeyinde arttığına dikkat çekti. Çandır, zeytinyağcıların tağşişli yağ, atık yönetimi ve zararlılarla mücadelenin yanı sıra fiyat konularında görüş alış verişinde bulunduğunu anımsattı. ATB Başkanı Çandır, süt kooperatiflerinin satış sonrası alacaklarındaki vadelerin uzaması, kalite ve standart nedeniyle süt sanayicileri tarafından fiyat kırma hacmindeki artışlar, süt satılan firmalardan yem alma mecburiyeti, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin “Halk Süt” projesinin biran evvel uygulamaya alınması ile çiğ sütün piyasaya arzının tamamen yasaklanması konularında görüş alış verişinde bulunduğunu belirtirken, “Üyelerimizin sorunlarının çözümü için gerek süt gerek zeytinyağı konularında faaliyetlerimizi sürdüreceğiz” dedi. KONSERVE KAPAĞI DOMATESLE AYNI FİYAT Çandır, Ekim’de yaş sebze sektörü konulu sektörel analiz toplantısı gerçekleştirmeyi planladıklarını bildirdi. Geçen üretim sezonunda artan yaş sebze fiyatları nedeniyle tüketicinin bu yıl kışlık salça ve sos gibi konserve yapımına rağbet ettiğini belirten Çandır, “Öyle ki piyasada konserve kapağı kalmadığı yönünde haberleri hep birlikte izledik. Neredeyse bir kilogram domates fiyatına 1 adet kapak satıldığını gördük. Önümüzdeki dönemde enflasyonda ve maliyetlerde bir düşüş olacağı beklentisi kamuoyunda hakimdir. Umuyoruz ki bu beklenti gerçekleşir ve başta domates olmak üzere yaş sebze fiyatlarında üreticinin kazandığı tüketicinin zorlanmayacağı fiyatları yaşarız” dedi. GEÇEN YIL SOĞAN BU YIL SARIMSAK Geçen yıl soğan fiyatının konuşulduğunu, bu yıl ise sarımsak fiyatının konuşulduğunu kaydeden Çandır, “Geçtiğimiz yıl birim fiyatlarının düşük olması nedeniyle ürünün daha az ekilmesi, iklim koşulları nedeniyle üretim bölgelerindeki ürünün azalması ve ithalat vergileri nedeniyle yaklaşık 100 bin ton civarında tüketimimiz olan sarımsak, kalitesine göre 25 ile 40 TL arasında fiyatlanmaktadır. Bu sorunun temeli iktisatta örümcek ağı teoremi olarak da adlandırılan üreticinin bir sonraki üretim döneminde yüksek fiyatlı ürünü üretme isteğidir. Çözümün ise toplu-üretim planlamasının yapılması ve bu planın uygulanması ile tarımsal desteklerin önceden açılanması ve zamanında ödenmesinden geçtiğini düşünmekteyiz” diye konuştu. Müşterek meslek komiteleri toplantılarında Borsa’nın önceki dönem başkanlarını ağırladıklarını belirten Çandır, “Doğru taşın üstüne doğru taşı koyma anlayışıyla ve ortak hareket etme kültürüyle Antalya tarımsal ticaretinin ve kentimizin gelişimi için faaliyetlerini sürdüren Borsamızda görev üstlenen tüm büyüklerimize ve arkadaşlarımıza kendi adıma ve yönetim kurulumuz adına bir kez daha teşekkürlerimi sunuyoruz. Aramızdan ayrılanları ise rahmetle anıyoruz” dedi. YÖREX DAVETİ 23 – 27 Ekim’de düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’le ilgili çalışmaların devam ettiğini belirten Çandır, “Fuarımızda şu an için 80 kentimizin katılımının kesinleştiğini sizlerle paylaşmak isterim. tarihlerinde doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yöresel ve coğrafi işaretli tüm zenginliklerin bir arada olacağı ve bu yıl 10. kez düzenleyeceğimiz fuarımıza tüm Antalyalıları ve o dönemde Antalya’da bulunacak herkesi bekliyoruz” dedi. Tarım sektörü temsilcilerinin yer aldığı Antalya Tarım Konseyi’nin bu ay Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i konuk edeceğini bildiren Çandır, toplantıya meclis ve komite üyelerini davet etti.  

Detaylar...

COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ZİRVESİ’NDE ANTALYA RÜZGARI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl ikincisi Ankara’da düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleşen Zirve’de Antalya Valiliği, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün işbirliğiyle Antalya standı açıldı. PİYAZ VE TAVŞAN YÜREĞİ ZEYTİNİ TANITTIK Zirveye Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATB yönetim kurulu üyeleri Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan ile Süleyman Ersan katıldı. Zirvede açılan Antalya standında coğrafi işaretli ürünler sergilenirken, katılımcılara tanıtımı yapıldı. Antalya standında, coğrafi işaretli Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, coğrafi işaretli Antalya Piyazı, bergamut ve turunç reçeli, Zeytinpark zeytinyağları ikram edilirken, coğrafi işaretli Karyağdı Armudu, Döşemealtı Halısı, Alanya Avokadosu, Finike Portakalı tanıtıldı. Zirve’de ayrıca 23-27 Ekim tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in de tanıtımı yapıldı. ANTALYA’YA YOĞUN İLGİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yöresel ürünlerin kırsal kalkınma, yerinde istihdam ve ekonomi için önemine dikkat çekerken, Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’le ivme kazanan coğrafi işaretin yöresel ürünlerin ekonomik değerini artırdığını belirtti. Ankara Ticaret Odası öncülüğünde düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ne katılarak Antalya’nın yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünlerini tanıttıklarını belirten Çandır, “Antalya’nın yerel ürünlerinin ekonomik değerini artırmak için yoğun çaba sarf ediyoruz” dedi. Çandır, Zirve’de Antalya standının yoğun ilgi gördüğünü belirtti.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI’NDAN ESKİ BAŞKANLARA VEFA
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Birleştirilmiş Meslek Komiteleri Toplantısı’nda eski başkanları ağırladı. ATB Yönetim Kurulu eski Başkanları Ahmet Acar, Nurettin Utku, İlhami Kaplan ve Meclis eski Başkanları Niyazi Çetin ile Hüseyin Cahit Kayan’ın katılımıyla gerçekleşen toplantı, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. 7 Meslek Komitesi üyeleri ile Disiplin Kurulu üyelerinin bulunduğu toplantıda konuşan ATB başkanı Ali Çandır, Yöresel Ürünler Fuarı’ndan Zeytinpark’a, hayvan borsasından tarım raporlarına kadar bir çok konuda Borsa’nın çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Çandır, üyelerine kaliteli hizmet sunma anlayışı ile çalıştıklarını belirterek, Antalya Ticaret Borsası’nın Akdeniz Bölgesi’nde oda ve borsalar arasında ilk borsa olarak TSE IS0-10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi Belgesini ve 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesini aldığını anımsattı. BAYRAĞI SİZDEN DEVRALDIK 99 yıllık geçmişe sahip Antalya Ticaret Borsası’nın Antalya’nın en önde gelen kurumları arasında yer aldığına dikkat çeken Çandır, “Biz bayrağı sizlerden devraldık. Umuyorum sizlerin çalışmalarını kendimize referans alarak iyi şeylere imza atmışızdır. Biz genelde bugünü hatırlarız ama yarınlara sağlıklı gidebilmek için düne de bakmak gerek. Bizler vefaya inanan insanlarız. Bizler geçmişi anacağız ki yeni nesil de hepimizi ansın. Borsa olarak iyi bir ekiple çalışıyoruz. Tarımda ve kentin bir çok sorununda söz sahibiyiz” diye konuştu. ESKİ BAŞKANLARDAN DUYGUSAL MESAJLAR 1999-2001 yılı arasında başkanlık yapan Ahmet Acar, Borsa’nın kurumsal yapıya kavuşması için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, “Sevinerek görüyoruz ki Başkanımız Ali Çandır ve ekibi iyi bir kurumsal yapı oluşturmuş. Kendilerini tebrik ediyorum. Bizleri davet edip borsa ailesiyle buluşturdukları için teşekkür ediyorum” dedi. 2002-2005 yılları arasında başkanlık yapan Nurettin Utku, “Her şey geliyor gelip geçiyor dostluklar, kardeşlikler kalıyor. Ali Çandır Başkanıma daveti nedeniyle teşekkür ediyorum. Unutmuyorsun, inşallah sen de unutulmayacaksın” dedi. 2005-2008 yılları arasında başkanlık yapan İlhami Kaplan, “ATB çalışan personelinden yönetimine kadar göğsümüzü kabartan bir kurum” diyerek sözlerine başladı. Borsa’nın yıllardır ciddi performans göstererek adından çok güzel söz ettiren bir kurum olduğunu belirten Kaplan, “Bu hepimizi gururlandırıyor, emeği geçen herkesi kutluyorum. Ticaret borsasının bir ferdi olmaktan her zaman gurur duydum. Eski dostlarımızla bizi buluşturan Ali Başkan’a teşekkürler” diye konuştu. 1997-2008 yılları arasında meclis başkanlığı yapan Niyazi Çetin, davet nedeniyle Başkan Çandır’a teşekkür etti. 2009-2018 yılla arasında meclis başkanlığı yapan Hüseyin Cahit Kayan, 1983’te girdiği Borsa’nın her kademesinde görev yaptığını belirterek, “Burada bir aile yapısı var. Kolektif bir anlayış var. Borsamız, Antalya tarımı ve ekonomisinde lokomotif bir kurum olarak her yerde söz sahibi. Bizleri bir araya getiren Ali Başkan’a teşekkür ediyorum” dedi. Toplantının ardından Nurettin Utku, Ali Çandır’a “Din, Bilim, Uygarlık ve Atatürk” isimli kitap hediye ederken, Çandır, konuklara Zeytinpark’ta yetişen zeytinlerden elde edilen zeytinyağı takdim etti.  

Detaylar...

SÜTTE BİRLİK ZAMANI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), üyelerinin sorunları ve çözüm önerilerini gündeme getirmeye devam ediyor. Süt üretimi ve pazarlaması alanında faaliyet gösteren süt kooperatifleri temsilcileriyle düzenlenen çalışma toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ile Hüseyin Simav’ın katılımıyla Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda, süt üretim maliyetlerindeki artış, ödeme vadelerindeki uzunluk, elektrik faturalarındaki artış, yemde yaşanan sıkıntılar gündeme geldi. Süt Kooperatifleri Çalışma Toplantısında konuşan ATB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav, Borsa’da tescili yaptırılan ürünler arasında sütün ilk üç sırada yer aldığını bildirirken, bölge ekonomisi için önemine dikkat çekti. Toplantıda dile getirilen sorun ve çözüm önerilerinin yerel yönetimler, TOBB ve ilgili Bakanlıkların gündemine taşıyacaklarını kaydeden Simav, “Hepimizin ortak yaşadığı sorunlar var ama çözümü ayrı ayrı yerlerde aradığımız için çözüm üretemiyoruz. Ortak aklı harekete geçirmeli, birlikte hareket etmeliyiz” diye konuştu. 1 KİLO SÜTE 1 KİLO YEM ATB 4. Meslek Komitesi Başkanı Yaşar Kocaoğlu, “Antalya’da süt var, pazar var ama biz söz sahibi değiliz. Eskiden 1 kilogram sütle 2 - 2.5 kilogram yem alabiliyorken şimdi 1 kilogram sütle 1 kilogram yem alabiliyoruz. Sütle yem kafa kafaya geldi” diye konuştu. Elektrik faturalarının ikiye katlandığına dikkat çeken Kocaoğlu, girdi maliyetlerinin arttığı ancak aynı artışın süt fiyatlarına yansımadığına dikkat çekti. Kocaoğlu, “Herkes süt fiyatını gündeme getiriyor ama yem fiyatı, elektrik maliyetleri uçtu gitti, bunu kimse konuşmuyor. Biz üretici ve kooperatifler olarak birlikte hareket edemiyoruz. Örgütlenip birlikte hareket edemediğimiz için sorunlarımız çözümsüz kalıyor” diye konuştu. Toplantıya katılan kooperatif başkanları, süt yağının düşük olması nedeniyle kesilen cezaları eleştirirken, süt paralarının ödemesinde sıkıntı yaşandığı, vadelerin iki katına çıktığına dikkat çekti. Fabrikaların “yemi benden alırsanız sütü sizden alırım” baskısı ile karşı karşıya olduklarını bildiren temsilciler, “Sütü verdiğimiz firmadan yemi almak zorundayız. Fabrikanın istediği yem fiyatına mecbur kalıyoruz” dedi. BELEDİYE SÜTÜMÜZÜ ALSIN Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin “halk süt” projesine dikkat çeken katılımcılar, “Biz projenin bir an önce yaşama geçirilmesini bekliyoruz. Belediyemiz sütü bizden alsın, hem bizim sütümüz değerlensin, hem vatandaş sağlıklı süt tüketsin. Belediye piyasayı regüle etsin. Sütümüzü belediye alırsa yemi de istediğimiz firmadan temin edebiliriz, pazarlık gücümüz artar” diye konuştu. Katılımcılar ayrıca sokak sütünün yasaklanmasını da istedi.  

Detaylar...

10. YÖREX DANIŞMA KURULU TOPLANDI
Türkiye’nin en çok sevilen fuarı YÖREX’in hazırlık çalışmaları başladı. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 10’uncusu 23-27 Ekim 2019 tarihlerinde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında yapılan toplantıya, ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı, ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan, TSE Akdeniz Bölge Koordinatörü Hasan Demirtaş, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Semra Bekar, Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, Gıda ve Orman Müdür Yardımcısı Gökhan Karaca, Konyaaltı Belediye Başkan Yardımcısı Tuğba Erke Bostan, Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Kaçmaz, MATSO, BAİB, TURSAB, AESOB, KUTSO, Kumluca Ticaret Borsası, KOSGEB, ANSİAD, ATAV, Antalya Rehberler Odası, BAKA, Akdeniz Üniversitesi, MAKÜ, POYD, AKTOB, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü’nden temsilciler katıldı. BU MARKAYI BİRLİKTE BÜYÜTTÜK ATB Başkanı Ali Çandır, bu yıl YÖREX’i 10’uncu kez düzenleyeceklerini belirterek, “Bu markayı birlikte büyüttük” dedi. YÖREX’in ardından yöresel ürünlerin daha çok bilinir ve ticarete konu olur hale geldiğini belirten Çandır, “Her geçen yıl üstüne koyarak gerçekleştirdiğimiz yöresel ürün kapsamlı faaliyetlerimizin bizlerde bıraktığı en dikkat çekici tortu, doğru bir iş yaptığımıza dair öz güvenimizi artırmak olmuştur. Bu duygu hepimizin yöresel ürünlerle ilgili çalışma motivasyonumuzu artırmıştır” diye konuştu. 10 BİN METREKAREDE RENGARENK TÜRKİYE Anadolu’nun 12 bin yıllık birikimi sayesinde yurdun dört bir yanında binlerce yöresel ürün bulunduğunu ve bunların ekonomiye kazandırılmayı beklediğine dikkat çeken Çandır, YÖREX’in önemli bir kıvılcımı ateşlediğini vurguladı. Antalya’nın markası haline gelen YÖREX’e bütün kurumların sahip çıktığını kaydeden Çandır, “Biz 10 bin metrekarede rengarenk bir Türkiye oluşturma gayretindeyiz. Bu başarı hepimizin gayretleriyle oluyor. Yine sizin desteklerinizle bu yıl YÖREX’in 10’uncusunu daha renkli ve yüksek katılımlı gerçekleştireceğimize inanıyorum. Katılımın ve desteğiniz nedeniyle teşekkürler” diye konuştu. ANADOLU’NUN PEYNİRLERİ YÖREX’TE OLACAK Bu yıl YÖREX’te TOBB’un katkılarıyla yerel üretici ve firmaların ulusal ve yerel market zincirlerinin tedarikçileriyle yüz yüze görüşebileceğini kaydeden Çandır, kalkınma ajanlarının destekleriyle coğrafi işaretler konulu paneller ve tecrübe paylaşımı etkinleri düzenleneceğine dikkat çekti. Coğrafi işaretli ve coğrafi işaret başvurusunda bulunmuş peynirlerin sergileneceği özel bir alan oluşturulacağını bildiren Çandır, “Bu alanda peynir atölyesi, söyleşiler, sergi ve tadım etkinlikleri gerçekleştireceğiz” dedi. YÖREX’E KATILIMCI İLGİSİ YÜKSEK YÖREX’e katılımların devam ettiğini belirten Çandır, şu an için fuara 77 il, 19 kalkınma ajansı ve 500’ün üzerinde katılımcının yer aldığını bildirdi. Çandır, Türkiye’nin en çok sevilen fuarı YÖREX’e bu yıl ziyaretçi rekoru beklediklerini bildirirken, “Ziyaretçilerinde bu yıl en sevilen fuar olan YÖREX’e yüksek düzeyli ilgi göstereceklerini bekliyoruz” dedi. TURİST GÖRMEDEN GİTMESİN Yöresel ürünlerin memleket meselesi olduğunun altını çizen ATB Başkanı Ali Çandır, “1980’den sonra bize dayatılanları tüketmeye, kendimize ait ürünleri unutmaya başladık. Bu nedenle çocuklarımızı mutlaka yöresel ürünlerle buluşturalım istiyoruz. Gerek milli eğitim, gerekse üniversitelerimiz kanalıyla çocuklarımızı bu fuara bekliyoruz” dedi. KÜLTÜR TURLARI DÜZENLENSİN YÖREX’i turistin mutlaka görmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Maalesef yurt dışından gelen misafirlerimizi YÖREX’te çok fazla göremiyoruz. Dünyada yöresel ürünler, coğrafi işaretli ürünler turizmin önemli bir parçası ama biz bunun henüz farkında değiliz. Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta, Mardin’de yerel yönetimler, tarım, turizm müdürlükleri bu tarz etkinliklere turisti çekiyor. Biz Türkiye’ye damga vurmuş bir etkinlik yapıyoruz turisti göremiyoruz. Yerel yönetimler bu konuda daha aktif rol almalı. Antalya’da YÖREX Altın Portakal’dan sonra ikinci büyük marka. Bunu el birliğiyle daha yükseklere taşımalıyız. Belediyelerimizden kültür turlarını YÖREX’e yapmalarını bekliyoruz” dedi. Çandır, ulusal ve yerel basının başından beri YÖREX’i desteklediğini belirterek, “Gazetecileri arkadaşlarıma da buradan teşekkür ediyorum” dedi. Toplantıya katılınlar, YÖREX’in Antalya’nın hatta Türkiye’nin en önemli markası haline geldiğini belirterek, fuara her türlü desteği vereceklerini bildirdi.  

Detaylar...

“ANTALYA, ZEYTİNYAĞINI TANITMALI”
Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) düzenlediği Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil Bülbül başkanlığında Borsa Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya, ATB Meslek Komitesi üyelerinin yanı sıra Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, merkez ve ilçelerde zeytin üretici ile zeytinyağı fabrikası işletmecileri katıldı. Zeytin hasadı öncesinde yapılan toplantıda, zeytin ve zeytinyağının maliyetleri, fiyatı, pazarlanması ile zeytinyağındaki markalaşma çalışmaları gündeme geldi. Katılımcılar, zeytin ve zeytinyağı envanterinin çıkarılması, Antalya zeytinyağlarının tanıtımının yapılmasını istedi. BORSA ÖNCÜLÜK EDİYOR ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya Ticaret Borsası’nın kentin tarımsal faaliyetlerinin değer bulması için yoğun şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, üyelerinin her türlü sorununa çözüm için sektörü bir araya getirdiğini kaydetti. Hasat öncesinde zeytin ve zeytinyağı sektörünün temsilcilerini bir araya getirdiklerini belirten Bülbül, burada gündeme gelen konular ve önerilerin sektörün geleceği için önemli olduğunu vurguladı. ZEYTİNYAĞINDA AFRİN SORUNU Toplantıda söz alan Büyükakça Zeytinyağ Fabrikası sahibi Zafer Tan, geçen yıl kuraklık ve Akdeniz sineği nedeniyle zeytin kalitesinin düşük olduğunu belirtirken, bu yıl kalitede sıkıntı olmadığını vurguladı. Afrin’den getirilen zeytinyağının iç piyasada fiyatı düşürdüğünü bildiren Zafer Tan, “Üretici para kazanmazsa bu işi bırakır. Gazipaşa’da zeytin bahçeleri avokado bahçesine dönüşüyor. Çünkü avokado, muz, mango daha az maliyetli ve daha iyi para kazandırıyor” dedi. YÖREX’TE TANITALIM Ulu Zeytinyağı Fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, 3 yıl arka arkaya zeytinde “var” sezonu yaşandığını bildirdi. Antalya’nın yağ kalitesinde iyi bir noktada olduğunu vurgulayan Fettahoğlu, ancak zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin bilinmediğine dikkat çekti. Fettahoğlu, “Zeytin ve zeytinyağında gerçek bir rekolte rakamına ulaşamıyoruz. Antalya’da ne kadar zeytin ağacı var bilinmiyor. Çeşitlerini de bilmiyoruz. Ne kadarı sofraya ne kadarı yağa gidiyor onu da bilmiyoruz dolayısıyla zeytinyağının miktarını da bilmiyoruz. Antalya artık Ayvalık’tan fazla yağ üretiyor” diye konuştu. Fettahoğlu, Antalya’nın zeytinyağı varlığıyla bilinmediğine dikkat çekerken, bu kadar üretimin yoğun olduğu bir kentin zeytinyağı varlığının tanıtılması gerektiğini söyledi. Gıda fuarlarında Antalya zeytinyağının tanıtılmasını öneren Fettahoğlu, Borsa’nın öncülüğünde 23-27 Ekim’de ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te Antalya zeytin ve zeytinyağlarından oluşan bir standın açılması istedi. Fettahoğlu, bunun iyi bir tanıtım platformu olduğunu ifade etti. MASADA ARTIK ANTALYA VAR Zeytinpark Genel Müdürü Vahdet Narin, zeytin ve zeytinyağı sektörünün ortak hareket etmesi gerektiğini kaydederken, “Zeytinyağı sektörü masasında artık Antalya var. Ya eskisi gibi devam edeceğiz ya da birlikte hareket edip markalaşma yoluna gideceğiz” dedi. BU YIL KALİTE İYİ Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, geçen yıl zeytinyağı rekoltesi ve kalitesinde Akdeniz sineği nedeniyle sıkıntı olduğunu anımsatırken, bu yıl verim ve rekoltede sıkıntı olmadığını bildirdi.  

Detaylar...

ENFLASYONDA İYİLEŞME İKİ AY DAHA SÜRER
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ağustos ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Ağustos ayında tüketici enflasyonunun (TÜFE) beklentinin çok altında aylık yüzde 0.86, yıllık ise yüzde 15.01 ilan edildiğini belirten Çandır, enflasyonun geçen yılın aynı ayında yüzde 2.30 olduğunu anımsattı. BÖLGEDE YILLIK ENFLASYONU TURİZM YÜKSELTTİ Burdur, Isparta, Antalya illerini kapsayan Batı Akdeniz’de tüketici enflasyonunun aylık yüzde 0,59 ile ülke ortalamasının altında ilan edildiğini kaydeden Çandır, yıllıkta ise yüzde 15,82 ile ortalamanın üzerinde ilan edildiğini bildirdi. Çandır, “Böylece bölgemiz aylık olarak 26 bölge içinde 19’uncu, yıllıkta ise 14’üncü sırada yer almıştır” dedi. Ana harcama kalemlerine göre Batı Akdeniz’de tüketici enflasyonunun genel olarak ülke ortalamasının altında seyrettiğini belirten Çandır, “Ancak eğlencedeki yüzde 1.21’lik ve haberleşmedeki yüzde 0.63’lük bölgemiz enflasyonları ülke ortalamasının çok üzerinde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan yüzde -2.07’lik giyim ve ayakkabı ile yüzde 0.31’lik eğitim kalemlerindeki bölge enflasyonlarımız ülke ortalamasının çok altında ilan edilmiştir” dedi. Çandır, Ağustos ayında eğlence ve haberleşme kalemlerindeki yüksek artışın turizm hareketliliğine bağlı olduğunu bildirirken, “Ancak ülkemizde yüzde 4,26’lık aylık eğitim enflasyonuna karşılık bölgemiz eğitim enflasyonunun yüzde 0,31’de kalması, bölgemiz özel eğitim kesimi açısından dikkat çekicidir” dedi. ÜFE’NİN SEYRİ DÖVİZE BAĞLI Yurt içi üretici enflasyonunun (Yİ_ÜFE) Ağustos ayında yüzde 13.45 olarak ilan edildiğini, bu rakamın geçen yıl 21.66 olduğuna dikkat çeken BAGEV Başkanı Çandır, “Geçen yıl Ağustos ayında yaşanan yüzde 6,60’lık rekor artışın bu ayki enflasyon hesabından çıkması ve yerine yüzde -0,59’luk rakamın hesaba girmesiyle yıllık geçen ay yüzde 21,66 olan üretici enflasyonu bu ay yüzde 13,45’e gerilemiştir. Baz etkisi olarak bilinen bu düşüşün sürdürülebilir nitelikte olması büyük ölçüde döviz hareketliliğine bağlı olacaktır. Bu düşüşte baz etkisinin yanı sıra sepetteki ağırlığı yüzde 90’a yakın olan imalat kalemindeki yüzde -1,01’lik düşüşün de belirleyici rolü olmuştur” değerlendirmesinde bulundu. Üreticinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurgulayan Başkan Çandır, özellikle enerjideki artışın üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Çandır, şunları kaydetti: “Üretici kesimin özellikle girdi kalemlerindeki ciddi fiyat artışlarını henüz fiyatlarına yansıtamamış olması Yİ_ÜFE’nin gelecekteki seyri bakımından bir risk teşkil etmektedir. Çünkü başta tarım olmak üzere tüm sektörlerde yaşanan girdi ve iş gücü maliyetlerindeki yüksek artışlar üretici kesimi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Nitekim son birkaç aydır enerji kaleminde görülen artış, üretimi olumsuz etkilemekte ve sektörümüzde sıklıkla görülmeyen olayların da artmasına neden olmaktadır. Öyle ki yüksek maliyetler sonrası tarımda sahte ilaç ve gübre olaylarında ciddi bir artış görülmektedir. ANLIK İYİLEŞME Baz etkisi nedeniyle enflasyonda geçen ay itibariyle başlayan bu geçici ve anlık iyileşmelerin önümüzdeki iki ayda da yaşanacağını kaydeden Çandır, “Ancak bu yılın son iki ayı ve önümüzdeki yılda ise söz konusu baz etkisi büyük ölçüde ortadan kalkacak ve bazı aylarda tersine etkide bulunabilecektir” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİR FAİZ KARARI BEKLENTİSİ Enflasyondaki bu düşüşün 12 Eylül’de açıklanacak faiz kararında indirime olanak verebileceğini bildiren Çandır, “Ancak burada yaşanabilecek en büyük risk, indirimde aşırıya kaçılması halinde karşılaşılabilecek kontrolsüz maliyetlerdir. Dövizde yaşanabilecek bir sıçrama, faiz tekrar yükseltilse bile bugünkü seviyeyi yakalamayacaktır. Dolayısıyla ekonominin ve piyasaların gerçekleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir faiz kararını beklemekteyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Detaylar...

ATB BAŞKANI ÇANDIR`DAN 30 AĞUSTOS MESAJI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı: “30 Ağustos Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin unutulmaz zaferidir. Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine halk seferberliğinin en güzel örneği olan büyük taarruz bir milletin diriliş hikayesidir. İmkansızlıkların imkana dönüştürüldüğü kahramanlık mücadelesidir. Anadolu topraklarında kalma kararlılığımızı dünyaya gösterdiğimiz destandır. Ordusu dağıtılmış, silahları elinden alınmış, imkansızlıklar içerisinde olan bir milletin, bağımsızlığa olan inancı ve bu ruhu dirilten Önder’i sayesinde kazanılan büyük zafer, Cumhuriyetimizin temel taşlarını da döşemiştir. Yokluklar içerisindeki bir milletin büyük devletlere karşı dimdik durabileceğini gösteren 30 Ağustos zaferi, mazlum milletler için de bağımsızlık mücadelesinin meşalesini yakmıştır. Türk ordusunun düşmana büyük darbe vurduğu gün olan, bu topraklarda kalma senedimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97’nci yılını kutluyorum. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve vatan uğruna canını feda etmiş şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”  

Detaylar...

ATB AĞUSTOS MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB toplantı salonunda yapıldı. Meclis üyelerinin yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Başkanı Ali Çandır konuşma yaptı. Tarımın zor zamanların dayanıklı sektörü olduğunu ancak 2016 yılından bugüne ciddi anlamda yıprandığını kaydeden Çandır, “Toplumumuzun ve karar vericilerimizin tarımın sadece bir ekonomik faaliyet olmadığı gerçeğini unutmamasını bekliyoruz. Çünkü tarım sadece medeniyetler tarihiyle eşdeğer ve üretimden ibaret değildir. Aynı zamanda sosyal, kültürel ve politik bir faaliyettir” diye konuştu. Stratejik kabul edilen tarımın yıllardır toprak ve insan kaynağı kaybı ile karşı karşı kaldığını belirten Çandır, “Ciddi meblağlara ulaşan tarımsal destek ve teşvik ödemelerinin de bu dayanıklılık kaybına engel olma özelliği giderek azalmaktadır” dedi. DESTEK VE TEŞVİKLER İSTENEN SONUCU VERMİYOR Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı çiftçi destek beklenti anketinin sonuçlarını paylaşan ATB Başkanı Çandır, “Bakanlığın anketine göre üreticilerin yaygın olarak faydalandığı mazot-gübre desteğinde yüzde 82, fark/prim desteğinde yüzde 71, iyi tarım uygulamaları desteğinde yüzde 55, sertifikalı tohum desteğinde yüzde 62 ve süt prim desteğinde ise yüzde 77 düzeyinde memnuniyetsizlik hakimdir” dedi. İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından yayınlanan Türkiye ve AB Tarım Sektöründeki Güncel Gelişmeler raporunda da benzer sonuçların ortaya çıktığına işaret eden Çandır, raporda yapılan düzenlemelerin ve desteklemelerin ekonomik etki analizlerinin yapılmadığı, destekler ve teşviklerin çok yüksek bütçelere sahip olmasına rağmen beklenen sonuçları vermediği sonuçlarının çıktığını vurguladı. Çandır, “Bakanlık ve diğer kurumların konuyu fark etmesinin bu türden sorunların çözüme kavuşturulması için doğru bir adım olmuştur. Nitekim önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan 3.Tarım ve Orman Şurası ile 11. Kalkınma Planı’ndaki tarım bölümü bizleri umutlandırmıştır. Dileğim o dur ki, yapılacak olan tarım şurası bir taraftan katılımcı bir anlayışla sorunlara çözüm önerileri üretirken diğer taraftan da önümüzdeki dönemde küresel rekabete uyumlu bir sektör rotası belirleyebilir” diye konuştu. Tarım sayımından arazilerinin korunmasına, sözleşmeli üretimin özendirilmesinden üretimin artırılmasına, hayvancılığın geliştirilmesinden soğuk zincir lojistik alt yapısının iyileştirilmesine, coğrafi işaretlerin desteklenmesinden üretici örgütlerinin geliştirilmesine kadar birçok hedefin yer aldığı 11. Kalkınma Planı’nın kentin tarımını doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Çandır, “Bu başlıkların plandaki hedeflere uyumlu icraatlarla desteklenmesi en büyük beklentimizdir” dedi. MUZ UYARISI Konuşmasında muz üretimini değerlendiren Ali Çandır, muzda son beş yılda yatırım iştahının arttığına dikkat çekti. Örtüaltı muz üretiminde 2014 yılından itibaren hızlı ve istikrarlı bir büyüme gerçekleştiğini kaydeden Çandır, “2018 yılında ülkemiz muz üretiminin yüzde 33’ünü gerçekleştiren kentimizde 160 bin tonun üzerinde bir üretim yapılmıştır. Bu rakamın yüzde 48’i yani 78 bin tonu örtüaltında üretilmiştir. Üretim artışıyla birlikte ülkemiz muz ithalatı da hızla azalmıştır. 2018 yılı itibariyle muz ithalatımız 67 milyon dolara ve 100 bin ton seviyesine inmiştir. Muz ithalatımız Manavgat başta olmak üzere yapılan yeni örtüaltı alanların üretime geçmesiyle daha da azalacaktır” bilgilerini paylaştı. Çandır, artan maliyetler nedeniyle doğu ilçelerinde meyveciliğe yönelme olduğunu, ancak muzda, gerek üretim gerek çeşit seçimi konusunda bazı problemler yaşandığını bildirdi. Narda da benzer nedenlerle uyarılarda bulunduklarını anımsatan Çandır, muzda da aynı sorunların yaşanmaması için planlama ve çeşit seçiminin önemine dikkat çekti. Çandır, “Eğer muzdaki stratejimiz yurtiçi tüketimi karşılayacak bir yerli üretimse arz kapasitemizi buna göre belirlemeliyiz. Stratejimiz küresel rekabete uyumlu yani ihracat potansiyeline sahip bir üretimse o takdirde arz kapasitemizi bu projeksiyona göre belirlemeliyiz” dedi. 800 bin ton civarında olan muz tüketiminin 500 bin tonunu yerli üretimden karşılandığını bildiren Ali Çandır, “Son 5 yıldaki büyüme hızımızı düşünürsek 2-3 yıl gibi kısa bir süre içerisinde tüketimin büyük bir bölümünü yerli üretimle karşılayabileceğiz. Bu üretimin kalite ve çeşit standartları ile maliyet performansı, iç tüketim ve ihracat potansiyelimizi ortaya çıkaracaktır. Yüksek gümrük duvarlarıyla korunmakta olan muzun geleceği ise sözünü ettiğim standartlar ve rekabet gücüne bağlı olacaktır” diye konuştu. YÖREX DAVETİ Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i bu yıl 23-27 Ekim tarihlerinde ANFAŞ’ta düzenleyeceklerini belirten Çandır, 81 ilin fuarda yer alması ve daha fazla ürünün tüketicilerle buluşturulması için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Çandır, üreticiler, ticaret erbabı ve kurumları yörelerine ait ürünleri tanıtmaları, ticaretlerini artırmaları ve yeni müşteriler kazanmaları, coğrafi işaretli ürünler piyasasını yerinde görmeleri, yeni fikirler edinmeleri ve profesyonellerle yüz yüze görüşmelerde bulunmaları için YÖREX’e davet etti. İklim değişikliğinin ülke ve Antalya’yı doğrudan ilgilendiren bir konu olduğunu belirten Çandır, “Özellikle son yıllarda bir taraftan doğal afetlerle yok olan diğer taraftan da insan eliyle yok edilen ormanlarımız, çevre ve doğal hayatımız gelecek için bizleri endişeye sevk etmektedir. Son yapılan araştırmalara göre Batı Akdeniz Bölgemizde ciddi orman kayıpları söz konusudur. Antalya’mız da bu kayıplarda maalesef başı çekmektedir” diye konuştu. 17 Ağustos depremini anımsatarak Antalya’nın birinci derece deprem kuşağında yer aldığına dikkat çeken Çandır, “Bildiğiniz gibi tarihte kentimizde yaşanan depremler medeniyet batıran depremler olarak anılmaktadır. Kent bilincimizi geliştirirken bu özelliğimizi de dikkate almamız gelecek kuşaklarımızın esenliği bakımından önem taşımaktadır” dedi. Çandır, konuşmasında batı bölgelerinde uzun süreli yaşanan orman yangınlarının üzücü olduğunu belirtirken, “Kaz Dağları örneğinde olup bitenler ise hepimizin nefretini uyandırmaktadır” dedi. Çocuk ve kadın katliamlarını “insanlık tarihinin en rezil olayları” olarak değerlendiren Çandır, Emine Bulut cinayeti nezdinde katliama uğrayan bütün kadınları rahmetle andı. Ali Çandır, “Bu katliamı yapan canileri de en şiddetli şekilde kınıyorum” dedi. Antalyaspor ve Alanyaspor’un Süper Lig’deki başarılarının herkesi gururlandırdığını kaydeden Çandır, “Her iki kulübümüze de başarılı bir sezon geçirmelerini diliyorum. Antalyasporu’muzun Denizlispor karşılaşmasındaki bilet gelirlerini merhum Emine Bulut’un kızının geleceği için bağışlamasıysa bizlerde daha üst bir gurur kaynağına dönmüştür” dedi. Çandır, 97 yıl evvel Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında Türk milletinin azim ve kararlılığıyla 30 Ağustos Büyük Taarruz kazandığını belirtirken, “Büyük zaferle bağımsızlığımıza hayatımızdan çok daha fazla önem verdiğimizi bir kez daha bütün dünyaya kanıtladık. Vatan uğruna canını feda eden şehitlerimizi ve gazi olarak aramızdan ayrılan kahramanları rahmetle ve minnetle anıyor, hayatta olanlara sağlıklı ömürler diliyorum” diye konuştu. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...