Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Haziran Temmuz 2022
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 172.70.38.136
Şuan 48 kişi online
Bugün 1063 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 181910
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ÇOCUKLAR 23 NİSAN’DA TARIMI KONUŞACAK
Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım Konseyi (ATAK), Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda “Tarım ve Çocuk Çalıştayı” düzenlenecek. Çalıştay, gelecek nesillere tarımı tanıtmak, tarımı sevdirmek, çocukların doğa bilincini ve tarıma olan ilgisini artırmak amacıyla 23 Nisan Cumartesi günü kent merkezinin en büyük yeşil alanı Zeytinpark’ta düzenlenecek. “Tarım ve Çocuk Çalıştayı” kapsamında, akademisyenler tarafından çocuklara, geçmişten günümüze tarım, çevre, su ürünleri, hayvanların ve bitkilerin dünyası konularında eğitimler verilecek. Eğitimin ardından çocuklar, öğrendiklerini kendi aralarında tartışıp, tarımla ilgili görüş ve önerilerini dile getirecekler. Çocukların görüş ve önerileri, çalıştayın sonuç raporuna yansıyacak. Çalıştayda, Prof. Dr. Bülent Topkaya çevre eğitimi, Prof. Dr. Jale Korun su ürünleri eğitimi, Prof. Dr. Tuncay Neyişçi ekoloji eğitimi, Doç. Dr. Aşkın Galiç hayvansal üretim eğitimi, Doç. Dr. Nafiye Ünal bitkisel üretim eğitimi verecek. TARIMIN FARKINDALIĞI ARTACAK Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, stratejik sektör olan tarımın öneminin her geçen gün arttığını belirterek, gelecek nesillerin tarımı tanıması gerektiğini söyledi. Tarımı bilmeyen yeni nesilin gıdada geleceğini planlayamayacağını belirten Çandır, “Çocuklarımızı tarımla tanıştırmak, onların tarım farkındalığını arttırmak ve çocukların gözünden tarımı algılamak amacıyla 23 Nisan gibi anlamlı bir günde çalıştayımızı düzenliyoruz. Tarımdaki gücümüzü gelecek nesillere aktarmak için kurumlar arası işbirliğiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, tarımla ilgili üretici ve sektöre yönelik çok sayıda çalışma yaptıklarını belirterek, çocuklara yönelik çalışmaları da ihmal etmediklerini kaydetti. Çocukların gözünden tarım ve doğayı anlamak için, yürüttükleri çalışmaları çocukların bakış açısıyla derinleştirmek için “Tarım ve Çocuk Çalıştayı”nı düzenlediklerini belirten Karaca, “Çalıştayda önce çocuklarımızı tarımla ilgili bilgilendireceğiz ardından da çocuklarımızın görüşünü alacağız. Tarımla ilgili yürüteceğimiz çalışmalarda çocuklarımızın fikirleri yol gösterici olacaktır” diye konuştu. Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, geleceğin mimarı çocuklar ve gençlerin her alanda yetkin ve etkin bireyler olarak yetişmelerini öncelediklerini kaydetti. Çalışkan, “Milli iradenin baş tacı yapıldığı 23 Nisan gününde toprağın kutsallığı kadar işlenmesi, korunup beslenmesi ve zengin ürün çeşitliliğiyle en verimli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini paylaşacağımız çalıştayımızda çocuklarımızı ve tarımı buluşturuyoruz” dedi.  

Detaylar...

TÜRKİYE’NİN İLK TARIM FUARI YENİDEN CANLANIYOR
Türkiye’nin ilk tarım fuarı Hasyurt Tarım Fuarı 7 yıl aradan sonra 25’inci kez ziyaretçiyle buluşacak. Fuar, 11-14 Mayıs tarihleri arasında Finike’de düzenlenecek. Bu yıl 11-14 Mayıs’ta Finike’de düzenlenecek olan 25’inci Hasyurt Tarım Fuarı’nın lansman toplantısı Antalya Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Murat Hüdavendigar Günay, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş’ın katılımıyla gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yerelden kalkınma projeleri ile çiftçinin, üreticinin yanında olduklarını söyledi. “Tarımın kalkınması için çalışıyoruz” diyen Başkan Muhittin Böcek, Türkiye nin ilk tarım fuarı olma özelliği taşıyan Hasyurt Tarım Fuarı nın 7 yıl aradan sonra yeniden düzenleyeceklerini kaydetti. Göreve geldiklerinden bu yana yerelden kalkınma projeleriyle çiftçiyi ve üreticiyi hep desteklediklerini vurgulayan Başkan Böcek, “Tarımın başkenti Antalya da ulusal ve uluslararası alanda tarım sektöründeki paydaşların bir araya gelmesine öncülük eden ve tarıma ivme kazandıran fuarların yapılmasını önemsiyoruz. 7 yıldır yapılmayan Hasyurt Tarım Fuarı nı bu sene 11- 14 Mayıs tarihleri arasında 25 inci defa yapmaya hazırlıyoruz” dedi. BATI AKDENİZ BÖLGESİNDE Antalya’nın Türkiye nin örtüaltı yetiştiriciliğinde birinci sırada olduğunu vurgulayan Başkan Böcek, “Antalyamız tarımda da ülkemizin yüzde 50 ye yakın ihtiyacını karşılamaktadır. Batı Akdeniz kuşağında bulunan Kumluca, Finike, Demre ve Kaş bölgelerinde kayıtlı olarak üretim yapan 30 binin üzerinde çiftçimiz vardır. Bu bölgede yıllık 3.5 milyar liraya karşılık gelen 2.5 milyon ton sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. Özellikle kış aylarında Türkiye nin sebze ihtiyacının yüzde 40 ı Batı Akdeniz kuşağında bulunan bu verimli topraklarda karşılanmaktadır. Tarımda böylesine bir potansiyele sahip olan Batı Akdeniz bölgesini kapsayan Hasyurt Tarım Fuarı nın 25 inci kez düzenleniyor olması da tesadüf değildir. Geçmişten gelen tecrübesiyle Hasyurt Tarım Fuarı artık uluslararası bir fuar olmayı hak ediyor. Bizlerin de amacı Hasyurt Tarım Fuarı nın marka olmasını sağlayarak, önümüzdeki yıllarda uluslararası boyuta ulaştırmaktır. Fuarı ziyaret edecek olan çiftçilerimiz fuarda yeni hizmet ve ürünleri tanıyacak, katılımcı ve firmalar ile gerçekleştirecekleri görüşmelerde soru ve önerilerine karşılık bulacak” diye konuştu. BÖLGE TARIMININ MERKEZİ ATB, ATAK Başkanı Ali Çandır, Antalya’da 3.5 milyon dekar alanda tarım yapıldığını belirterek, tarım alanlarının yüzde 29’unun Demre, Elmalı, Finike, Kaş ve Kumluca ilçelerinde bulunduğunu söyledi. Çandır, “Beş ilçemiz, toplam tarım alanlarımızın yüzde 9’una denk gelen örtüaltı tarım alanlarımızın 4’te 1’ine, çiftçi sayımızın 3 te 1 ine, sebze üretimimizin yüzde 33’üne, meyve üretimimizin yüzde yüzde 40 ına sahip” dedi. Örtüaltında üretilen domatesin yüzde 40 ı, biber üretiminin yüzde 50’si, hıyar üretiminin yüzde 25 inin batı akdeniz ilçelerinde yapıldığını kaydeden Çandır, “Bölge16 milyar TL’nin üzerindeki bitkisel üretim değerimizin ise yarısına sahiptir. İşte böyle bir üretim değerine sahip bu 5 ilçemizin adeta merkezi konumda bulunan Hasyurt’ta bölge tarımına sahip çıkacağız. Aradan geçen 7 yılın ardından kaybolan bir değer olan tarım fuarını yeniden canlandıracağız. Ülkemizin ilk tarım fuarı özelliğine de sahip olan fuarımızı ‘Eski yerinde yeni yüzüyle’ sloganı ile 25’inci kez düzenleyeceğiz” diye konuştu. TOZLU RAFLARDAN İNEN FUAR Çandır, tarımın başkentinde marka olmuş Hasyurt Fuarı’nı tozlu raflarından çıkarıp, tekrar hayata geçirmeyi hedeflediklerini anlattı. Çandır, Hasyurt Tarım Fuarı’nı fark yaratacak bir fuar olması için çalışacaklarını söylerken, Fuar süresince her gün çeşitli etkinlikler düzenleyerek tarımdaki gelişmeleri gündeme getireceklerini kaydetti. Çandır, teknolojideki gelişmeleri takip etmek isteyen, ürününü tanıtmak isteyen yurtiçi ve yurtdışından tüm firmaları fuara davet ederken, “Türkiye olarak önümüzdeki kısa dönemde, tarımdan başka sürat kazanabileceğimiz, tarımdan başka zenginleşeceğimiz bir alan yok. Buna ağırlık vermeliyiz. Antalya tarımı, Türkiye tarımının öncüsüdür. Burada kullanılan ürünler, bütün Türkiye’de kullanılır” diye konuştu. Çandır, vizyon ortaya koyarak fuarı hayata geçiren ve geliştiren geçmiş dönem belediye başkanlarına teşekkür etti. FUARI ÖNEMSİYORUZ Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca, Antalya’da 360 bin hektara yakın tarım arazisi olduğuna dikkat çekerek fuarın önemine vurgu yaptı. Karaca, örtü altı üretimde Türkiye’de ilk sırada yer aldıklarını belirterek, “Tarımsal potansiyeli büyük olan ilimizde bu tür etkinlikler bizim için son derece önemli” dedi. Karaca, Hasyurt Tarım Fuarı na çevre illerden de katılım olacağını belirtti. YENİDEN CANLANDIRIYORUZ Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, fuarın tarihçesini anlatarak 11 Mayıs ta kapılarını açacak olan Hasyurt Tarım Fuarı na ziyaretçileri davet etti. 1992 yılında Hasyurt Tarım Fuarını hayata geçiren dönemin Belediye Başkanı Azem Gökyar ile fuarı canlandıran Muammer Genç ve Mahmut Esen başkanlara teşekkür eden Geyikçi, “30 civarında firma ile okul bahçesinde 1.000 metrekareden az bir alanda hayata geçirilen Hasyurt Tarım fuarının stantları naylondan yapılmıştı. Ertesi yıl yoğun ilgi nedeniyle sahil kenarında 3.000 metrekare alanda yapıldı. 2015 yılına kadar da üzerine koyarak devam etti. Ancak 2015 yılından sonra maalesef devam etmedi. Hedefimiz paydaşlarımızla bu fuarı canlandırmak” dedi. ÜRETİMİN NE KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNU ANLADIK KUTSO Başkanı Murat Günay, Hasyurt Tarım Fuarı’nı tescillenmiş Finike portakalının merkezinde yaptıklarını belirterek, “Bir diğer iddiamızda dünyanın en sağlıklı ürünlerini ürettiğimizi iddia ediyoruz. Bütün paydaşlardan bütün çiftçilerimizden bu fuara destek olmasını bekliyoruz. Çünkü bu dönemde üretmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladık. Biz üretmekten vazgeçmeyeceğiz, üretmeye devam edeceğiz” dedi. FİNİKE PORTAKALININ ÖNEMİNİ ANLATACAĞIZ Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, fuarda Finike portakalının önemini anlatmak istediklerini belirterek, “Türkiye’de üretilen portakalın yüzde 10’unu Finike portakalı hitap etmekte ama ülkede satılan portakalın tamamı Finike portakalı diye satılmaktadır. Burada markalaşmayı ve yöresel coğrafi işaretler ön planı çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.    

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI, MART AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Mart ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerleri, 2022 Mart ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti: Mart ayında miktar endeksleri domateste 51, sebzede 64 ve meyvede 82 olarak gerçekleşirken, fiyat endeksleri domateste 888, sebzede 914 ve meyvede 563 olarak yansıdı. Mart ayı endeksleri miktarda bir önceki aya göre (aylık) domateste % 14.99, sebzede % 16.70 ve meyvede ise % 2.27 artarken, miktar endeksleri geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste % 20.46 ve sebzede % 8.95 azaldı, meyvede ise % 32.98 arttı. Mart ayında miktar endeksleri domateste, aylık son 7 yılın en düşük artışını gösterirken, yıllıkta ortalama bir azalış gösterdi. Sebzede ise aylık değişimde 2019 yılı hariç en düşük artış yaşanırken, yıllıkta ise ortalama bir azalış gösterdi. Meyve işlem miktarı endeksinde aylık değişim ortalama bir artış gösterirken, yıllık değişim 2020 yılından sonraki en yüksek artış oldu.             Fiyat endekslerinde domates, geçen yılın Mart ayına göre (yıllık) % 191.76 arttı. Bu artış, son 7 yılın Mart ayı, açık ara yükseliş rekoru oldu. Mart ayı itibariyle yıllık gerçekleşmelerde sebze miktar endeksindeki % 8.95’lik azalışa karşılık, fiyat endeksi % 143.14 artış gösterdi. Bu artış, son 7 yılın en yüksek Mart ayı artışı oldu. Meyve miktar endeksindeki yıllık % 32.98’lik artışa karşılık, fiyat endeksi % 26.91 arttı. Aylık gerçekleşmeler aşağıdaki gibi yansıdı: Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi, Mart ayında % 14.99 artarken, işlem fiyat endeksi aylık % 33.01 arttı. Son 4 yılın Mart ayları endekslerinde, ortalama değişimler yaşandı. Bir önceki aya göre (aylık) sebze işlem miktar endeksi, Mart ayında % 16.70 artış gösterirken, işlem fiyat endeksi aylık % 10.87’lik artış gösterdi. Son 4 yılın Mart ayları dikkate alındığında sebze miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler, ortalama civarında gerçekleşti.     Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Mart ayında % 2.27 artış gösterirken, işlem fiyat endeksi ise % 25.75 arttı. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2022 yılı Mart ayı endeks değişimleri, miktarda ve fiyatta son 4 yılın ortalamasında seyretti.  

Detaylar...

AVOKADONUN ÖNÜ AÇIK
Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Avokado E-Çalıştayı, akademisyenler, uzmanlar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. 5 gün süren ve ABD, Kanada, Güney Afrika, İspanya, İsrail ve İngiltere gibi ülkelerden de konukların katıldığı uluslararası nitelikteki çalıştayda çekirdeğinden sofraya avokadoya ilişkin her şey konuşuldu. Avokado E- Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı. ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, üretim miktarı ve alanı her geçen gün artan avokadonun doğru planlama ve yöntemlerle üretilip ticaretinin yapılması için ele aldıklarını getirdiklerini belirterek, çalıştayın sonuç bildirgesinin ilgili kurum kuruluş ve karar vericilere ileteceklerini bildirdi. Antalya Tarım ve Orman müdürü Gökhan Karaca, avokado tarımı yapan ve yapmak isteyen çiftçi ve girişimleri, akademisyen ve uzmanlarla buluşturarak bilgi birikimini, Antalya ve ülkemiz çiftçilerine ulaştırmak amacıyla çalıştayı düzenlediklerini söyledi. Karaca, verimli geçen çalıştayın sektöre yol göstereceğini kaydetti. ÜRETİM ALANI 10 YILDA YÜZDE 78 ARTTI Avokado E-Çalıştayı sonuç bildirgesinde, avokadonun üretim alanı ve üretim miktarının dünyada ve Türkiye’de her geçen gün arttığı belirtilirken, “Dünyada son 10 yılda avokado üretim alanı yüzde 78, üretim miktarı ise yüzde 127 artmıştır. OECD ve FAO raporlarına göre, 2030 yılına kadar avokadonun muzdan sonra en çok ticareti yapılan ikinci sıradaki tropikal meyve olacağı ve üretim artışı ile birlikte mango ve ananası geride bırakacağı öngörülmüştür” denildi. TÜRKİYE’DE ÜRETİM ALANI YÜZDE 116 ARTTI Türkiye’de avokadonun son 10 yılda üretim alanının 18.7 katına, üretim miktarının ise 7.5 katına çıktığı kaydedilen bildirgede, “Son yılda üretim alanları yüzde 116, üretim miktarı ise yüzde 53 artmıştır. Bu artış eğiliminin devam edeceği öngörülmektedir” denildi. Türkiye’de avokado üretilen alanların yüzde 77’sinin Antalya’da olduğu belirtilen bildirgede, “Antalya’nın üretim miktarındaki payı ise yüzde 78’dir” denildi. Bildirgeye göre, Antalya’da son 1 yılda üretim alanı yüzde 144 artarken, üretim miktarı yüzde 44 arttı. Son 10 yılda üretim alanı 16 katına çıkarken, üretim miktarı 7 kat artış kaydetti. Üretim alanlarında Mersin’in payı yüzde 19, Adana’nın yüzde 3, ve Muğla’nın yüzde 1.2, Hatay’ın yüzde 0.8, İzmir’in yüzde 0.1 olduğuna dikkat çekilen bildirgede, üretim miktarında Mersin’in payı yüzde 20, Adana’nın yüzde 0.1, ve Muğla’nın yüzde 0.9 Hatay’ın yüzde 1.2, İzmir’in yüzde 0.1 olduğu belirtildi. TÜRKİYE İHRACATTA AVANTAJLI Türkiye’nin Avrupa ve Orta Doğu pazarına yakın olması nedeniyle üretimin artması durumunda ihracat şansını artıracağı vurgulanan bildirgede, “Yeşil mutabakat kapsamında AB’nin ithal ettiği ürünlerde karbon ayak izinin azaltımı politikasına göre Türkiye’yi ihracatta avantajlı konuma getirecektir” denildi. ÜRETİCİLERE UYARILAR Sonuç bildirgesinde, avokado yetiştiriciliğiyle ilgili de uyarılarda bulunuldu. Avokadoda bahçe tesis edilecek alanların, ekolojik koşullar açısından uygun olmasının önemi belirtilen bildirgede, “Uygun olmayan alanlarda bahçe tesisi, kaynakların israfına yol açacaktır” denildi. Bahçe tesisinde çeşidin ekolojiye uygun olarak yapılması gerektiği kaydedilen bildirgede, sertifikalı fidan kullanımının önemine dikkat çekildi. Bildirgede, “Türkiye şartlarına uygunluğu, yapılan adaptasyon denemeleri ile tespit edilmiş çeşitlerle bahçe tesis edilmelidir” denildi. Üreticilerin teknik bilgi yönünden yetersiz olduğu kaydedilen bildirgede, bu yönde çalışmalar yapılması önerildi. Avokadoda hasat dönemine önemli olduğu belirtilen bildirgede, hasat zamanının belirlenmesinde minimum kuru madde ve yağ oranı dikkate alınması gerektiği vurgulandı. DAMLA SULAMA VURGUSU Küresel ısınmanın etkisiyle, yeraltı su kaynaklarının daha verimli kullanılabilmesi için damla sulama yöntemi ile sulama yapılmasının önemine dikkat çekilen bildirgede, üreticilerin karşılaştıkları sorunların köklü çözümü için kooperatifleşmeleri gerektiği kaydedildi.  

Detaylar...

ATB MART MECLİSİ TOPLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında çevrimiçi yapıldı. Meclis üyelerinin, yönetimin çalışmaları hakkında bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım ve ekonomiye ilişkin açıklamalarda bulundu. Şubat ayı sonundan itibaren bütün dünya gibi ülkemiz için de birinci gündem maddesinin Rusya – Ukrayna savaşı olduğunu belirten Çandır, savaşın ve yarattığı etkilerinin uzun yıllar gündemimizde olacağını kaydetti. Çandır, “Bir taraftan hiçbir ölçü ile açıklanamayacak insani ve çevresel kayıplar hepimizi derinden üzerken, diğer taraftan bütün dünya ile birlikte bizleri de zorlayan ekonomik kayıplar endişeye sevk etmektedir” dedi. Rusya ve Ukrayna’nın yaptığı ihracatın, dünyada ticareti yapılan toplam kalorinin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturduğunu kaydeden Çandır, “Bu iki ülke, tahıl ve yağlı tohum alanında ilk beş küresel ihracatçı arasında bulunmaktadır. Diğer taraftan dünya azotlu ve potasyumlu gübre ihtiyacının yüzde 17’sini de Rusya karşılamaktadır. Dolayısıyla başta gıda ve gübre olmak üzere enerji konusunu da dikkate alarak Rusya yaptırımları değerlendirilmelidir. Unutmayalım ki tahıl ve yağlı tohumlarda ülkemiz ithalatının yüzde 80’nini bu iki ülkeden yapmaktayız” diye konuştu. TARAFSIZLIK POLİTİKAMIZ DEVAM ETMELİ Rusya ve Ukrayna’nın Antalya tarımsal ihracatının ve turizm pazarının vazgeçilmez iki ülkesi olduğunu vurgulayan Çandır, her iki ülke halkıyla olan ekonomik ve dostane ilişkilere dikkat çekti. “Zaten bu ilişkilerimiz ve doğru tarafsızlık politikalarımız sonucunda her iki ülkenin de güvendiği nadir ülke konumundayız” diyen Çandır, tarafsızlık politikasının sonucu olarak barış görüşmelerinin İstanbul’da yapıldığını söyledi. Çandır, “Bu özelliğimizi hem kısa vadede savaşın bitirilmesi hem de uzun vadede ilişkilerimizi daha derinlikli hale getirmemiz için korumalıyız. Hatırlayacağınız gibi kentimiz ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda her iki ülkenin dışişleri bakanlarının görüşmesi de özlenen barışa olumlu katkı yapmıştı. Barış sürecine verdiği objektif katkıları nedeniyle başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Kentimize kazandırdığı Antalya Diplomasi Forumu için Dışişleri Bakanımıza ayrıca teşekkür ediyoruz” diye konuştu. SAVAŞ DARBOĞAZA SOKTU Rusya-Ukrayna savaşının savaşından zarar gören üretici ve ihracatçılarla toplantılar yaptıklarını, yaşadıkları olumsuzlukları ve potansiyel kayıpları değerlendirerek çözüm önerileri ve talepleri rapor haline getirdiklerini anımsatan Başkan Çandır, raporu milletvekilleri ve karar vericilerle paylaştıklarını söyledi. Savaşın, başta Antalya olmak üzere ülkemizde yaş meyve, sebze ve süs bitkileri ihracatını tam bir darboğaza ve belirsizliğe soktuğu ifade eden Ali Çandır, şunları söyledi: “Yaşananlar değerlendirildiğinde Ukrayna ve Rusya pazarlarının kentimiz ana sektörlerini yıllarca derinden olumsuz etkileme riskine sahip olduğu görülmelidir. Bu riskleri, gerçekleşen ve gerçekleşme yolunda ilerleyen olarak ikiye ayırırsak öncelikle son üç aydaki sevkiyatların ödemelerinin alınamaması gerçekleşmiş risk olarak karşımızda durmaktadır. Bu pazarlara yönelik planlanmış üretimler, halen hasadı devam eden ürünlerdir. Bu ürünler planlanan ölçüde ihraç edilemezse üreticiler hayati bir gelir kaynağından mahrum kalacaklardır. Gerçekleşme yolunda ilerleyen bir risk olarak karşımızda bulunmaktadır.” KURBAĞANIN GÖZÜ PATLAMADAN DEREYE SU GELSİN Çandır, raporun içeriğiyle ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, “Yaş meyve, sebze ihracatında toplam 80 milyon dolar, süs bitkilerinde ise 1 milyon dolar tahsil edilemeyen alacağımız bulunuyor. Önümüzdeki dönem için ise yaş meyve ve sebze ihracatında 150 milyon dolar, süs bitkileri ihracatında ise 2 milyon dolarlık risk bulunuyor. Para transfer kanalı SWIFT`in kapalı olması ve Rusya’da yaşanan olağanüstü devalüasyon gibi nedenler ise alacaklarımızı riske atmaya devam ediyor. Hükümetimizden temel talebimiz, mevcut sorunların çözümü ve ihracatçının varlığını sürdürmesi bakımından ilk ve acil olarak birikmiş alacak tutarı karşılığında, teminat mektupsuz ve faizsiz en az 2 yıl ödemesiz 2 yıl vadeli kredi verilmesidir. Vadesi gelen kredilerin ötelenmesi, hızlı, sade ve etkili bir prosedürle alternatif yeni pazarlar araştırma desteği sunulması, Ruble ve Türk lirası ile ticarette alternatif ödeme yöntemlerinin geliştirilmesi ile lojistikte karşılaşılan sorunlara ilişkin çözüm önerilerimiz ise diğer acil taleplerimizdir.” Karar vericilerle yaptıkları görüşmelerde, ödeme sistemi ile karşı tarafta bazı limanların faaliyete geçmesi için çalışıldığının ifade edildiğini söyleyen Çandır, “Ancak raporda da belirttiğimiz alacakların, üreticisinden tüccarına, ihracatçısından tedarikçisine kadar hiç kimseyi daha fazla olumsuz etkilememesi için ivedilikle ödenmesi şarttır. Bu konuda güzel haberler duymaya acilen ihtiyacımız vardır. Temennimiz kurbağanın gözü patlamadan dereye su gelmesidir” dedi. EKONOMİDE REKOR BÜYÜME, TARIMDA REKOR KÜÇÜLME 2021 yılı milli gelir büyüme rakamlarına göre ekonominin reel olarak yüzde 11 büyüdüğünü belirten Çandır, enflasyon da dikkate alındığında ekonominin cari olarak yüzde 50’ye yakın büyüdüğünü söyledi. Ekonominin rekor büyümesine karşılık tarımın reel olarak yüzde -2.2 büyüdüğüne dikkat çeken Çandır, “Tarım, 2016 yılından bu yana en kötü küçülmesini yaşamıştır. Böyle bir durumla ilk kez karşılaşmaktayız. Yani rekor büyüyen bir ekonomide tarımın rekor civarında küçülmesi, mutlaka gündem olması gereken bir konudur” diye konuştu. Antalya tarımının 2010 yılında 4.2 milyar dolar katma değer yaratmışken son açıklanan veriyle 2 milyar dolar civarına gerileme yaşadığını söyleyen Başkan Ali Çandır, “Üstelik daha fazla üretim miktarı sağlamışken yaşanan bu zayıflama, ilerisi için ciddi yapısal bir tehlike oluşturmaktadır. Hepimizin bu tehlikeyi gündeminde tutması ve istikrarlı büyüyen bir tarım sektörüne nasıl kavuşuruz diye katılımcı bir anlayışla tartışmalıyız” dedi. Antalya’nın 2021 büyüme rakamlarının Aralık ayında açıklanacağını belirten Çandır, öncü göstergelere göre yapılan analizde Antalya’nın 2021 yılında, 2019 yılının yüzde 20 gerisinde kaldığını, yani iki yıldır 2019 yılı büyüklüğüne ulaşamadığını kaydetti. Çandır, Antalya tarım sektörünün ise 2019 yılının yüzde 10 gerisinde bulunduğunu söyledi. ANTALYA TARIMI FARKLI Antalya tarım sektörünün ülke tarımından daha büyük bir darboğazda olmasının en önemli nedeninin, yapısal özelliklerinin ülke ortalamasından farklı olması olduğunu kaydeden Çandır, “Ülkemiz bitkisel üretim değerinin yüzde 6.6’sını üreterek birinci sırasında yer almamıza rağmen, destekleme ödemelerinde yüzde yarımdan daha az pay alabilmektedir. Çünkü ortalamaya uygun destekler, bizim gibi özellikli tarım yapan kesimlere uygun değildir ve üreticimiz bunlara erişememektedir. 2021 yılında 25 milyon TL gibi düşük bir destekleme ödemesi yapılmıştır” dedi. TARIMDA KAYITLI İSTİHDAMDA BİRİNCİYİZ Çandır, Antalya tarımının ayırıcı özelliklerini anlatırken, “Kentimiz tarım sektörü, kayıtlı istihdamda Türkiye birincisidir. Bu da kayıtlı istihdam maliyetlerini ortalamanın üzerinde artırmaktadır. Kırdan kente göç ise istihdam eksikliği yaratmaktadır. Ayrıca teknisyen ve operatör gibi ara eleman eksikliği de söz konusudur. Kentimiz tarım sektörü, girdi maliyetleri artışında ülkemiz ortalamasının çok üzerinde bir baskıyla karşı karşıyadır. Çünkü girdilerde dışa bağımlılığımız ortalamanın üzerindedir. Kentimiz tarım sektörü, kredi yükünde de Türkiye birincisidir. Çünkü bir taraftan üretim değeriyle tamamen uyumsuz ve düşük bir destekleme almakta diğer taraftan da öz sermaye yoksunu bir durumdadır. Kentimiz tarım sektörü, ülkemiz ortalamasının çok altında ölçeklerle üretim yapmaktadır. Çünkü tarım topraklarımız nispi olarak azdır ve değerlidir. Tarımsal faaliyet yapmak ciddi maliyet getirmekte, reel kazançlar çok düşük seyretmekte ve alternatif değerlendirmeler daha cazip durmaktadır” diye konuştu. Tarımın sorunlarını, çözüm önerileri ve talepleri raporlar halinde ilgili mercilere iletip sonuçları takip etiklerini söyleyen Çandır, “Taşıdığımız yükün ortalama üstü olduğunu rakamlarla göstererek kentimiz tarımına özgü talepleri dile getirmeye devam edeceğiz” dedi. KDV indirimleriyle ilgili kararın yerinde olduğunu söyleyen Ali Çandır, “Hem verginin sadeleşmesi bakımından hem birikmiş KDV yüklerinin hafifletilmesi bakımından hem de fiyatlar üzerindeki baskının azaltılması bakımından umarız ki olumlu etkiler yaratacaktır” dedi. ÜYELERİ BİLGİLENDİRDİ Borsanın çalışmaları hakkında meclis üyelerini bilgilendiren Çandır, Antalya Tarımında İklim Değişikliği, Kuraklık ve Su Sorunu Paneli, Tarım Topraklarının Sürdürülebilir Kullanımı E-Çalıştayı ve İnteraktif Avokado E-Çalıştayı düzenlediklerini belirtti. Antalya Tarımında İklim Değişikliği, Kuraklık ve Su Sorunu Panelinde, ülkenin ve Antalya’nın su yönetiminin planlanması, iklim değişikliğine uygun olarak organize edilmesi ve değişen koşullara uyumlu bir biçimde uygulanmasının konuşulduğunu anlatan Çandır, Tarım Topraklarının Sürdürülebilir Kullanımı E-Çalıştayında sürdürülebilir toprak ve arazi yönetimi için var olan mevzuatların günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmesi, ekosistem tabanlı, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı çerçevesinde, “Ulusal Toprak Programı”nın ortaya konulması ve uygulanmasının gündeme geldiğini söyledi. İnteraktif Avokado E-Çalıştayında, Türkiye’nin Avrupa ve Orta Doğu pazarına yakın olması nedeniyle arzımızı artırmamıza bağlı olarak ihracat şansının artacağının söyleyen Çandır, Avrupa Birliği’nin ithal ettiği ürünlerde karbon ayak izinin düşürülmesi politikasına göre ihracatta daha avantajlı konuma geleceğimiz ile yeni bahçe tesislerinde ekolojiye ve yurtdışı pazar tercihlerine uygun çeşit seçimi, sertifikalı fidan kullanımı ve klonal anaç üretimine hızlı geçişin öneminin öne çıktığını kaydetti. Çandır, çalıştayların kitap, e-kitap ya da bildirge halinde ilgilileri paylaşıp kamuoyunun dikkatine sunduklarını da kaydetti. Borsa’nın yaş sebze meyve ile kesme çiçek ihracatının geliştirilmesi URGE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nca uygun bulunarak destek kapsamına alındığını bildiren Başkan Çandır, “Böylece üyelerimizin projelerimiz kapsamında ihracatlarının gelişmesi ve kurumsal kapasitelerinin artırılması için çalışacağız. Yaş Sebze Meyve URGE projemizin ihtiyaç analizi saha çalışmaları devam etmektedir. Kesme Çiçek URGE projemiz ise ihtiyaç analizi başlangıç aşamasındadır. Her iki projemizde 3 yıl devam edecek olup sektörlerimize özgü pek çok eğitim, danışmanlık, yurtdışı pazarlama heyeti ve yurtdışından alım heyetlerinin gerçekleştirilmesi planlanmaktadır” diye konuştu. Zeytinlikler ve sit alanlarıyla ilgili yeni düzenlemeler yapıldığını kaydeden Çandır, bu değişiklilerin çevre ve tarım alanlarına vereceği zararlar nedeniyle sektör tarafından kaygıyla karşılandığını belirtti. Çandır, “Beklentimiz bu kaygıları ortadan kaldırıcı politikaların üretilmesi ve uygulanmaya konmasıdır” dedi. Çandır, Ramazan ayının ülkemize ve insanlığa sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diledi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  

Detaylar...

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR, ATSO DOSTLAR GRUBU’NUN KONUĞU OLDU
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATSO Dostlar Grubu’nun konuğu oldu. Kahvaltılı toplantıda, Antalya’nın tarımı, ticareti, kent bilinci konuşuldu. Antalya’nın 8.5 milyon ton üzerinde ve 16 milyar TL değerinde bitkisel üretim gerçekleştirdiğini kaydeden Çandır, “Bitkisel üretimde Türkiye’de birinci sıradayız” dedi. 2021 yılı TÜİK rakamlarına göre örtüaltı tarım alanlarının yüzde 38’ine sahip olan Antalya’nın üretim miktarının yüzde 51’ine sahip olduğunu söyleyen Çandır, 2021 tarımsal ihracatının 1 milyar 50 milyon olduğuna dikkat çekti. Çandır, son 10-12 yıldır yaş sebze ve turunçgil ihracatındaki birim fiyatların gerilediğini vurgularken, “2010 yılında yaş sebzede ton başı 920 dolar kazanırken, bu rakam tonda 797 dolara kadar geriledi. 2012 yılında turunçgilde ton başına ihracat rakamımız 739 dolar iken bu rakam 492 dolara kadar geriledi. Birim fiyat ihracat gelirimiz azalıyor” dedi. SEBZEDE YERLİ TOHUM KULLANIYORUZ Antalya’nın 2021’de yaklaşık 220 ton tohum, 1 milyar adetin üzerinde de fide ürettiğine dikkat çeken Çandır, “Sebzede yerli tohum kullanımında yüzde 50’ye ulaştık. Antalya’da tohumdan elde edilen değer 2.3 milyar TL’yi aştı. Tohum firmalarının yüzde 35’i, fide firmalarının yüzde 49’u Antalya’da” dedi. BORSA KENT İÇİN ÇALIŞIYOR ATB, ATAK Başkanı Ali Çandır, 101 yıllık geçmişe sahip Antalya Ticaret Borsası’nın köklü kurumlar arasında yerini aldığını belirtirken Borsa’nın kent tarımı, ekonomisi ve kentin gelişimi için yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Çandır, “ATB tüm faaliyetlerini proje odaklı sürdürmektedir” derken, YÖREX, Zeytinpark, Canlı Hayvan gibi projeleriyle ilgili bilgiler verdi. EXPO 2016’nın kente kazandırılmasında büyük çaba harcayan Borsa’nın, Antalya Çiçek Festivali’ne öncülük eden kurumlar arasında yer aldığını belirten Çandır, kentin değerlerine de sahip çıktıklarını söyledi. Çandır, Korkuteli Karyağdı Armudu ve Antalya Tavşan Yüreği Zeytini’ne coğrafi işaret alan Borsa’nın tarım sektörünün gelişmesi için yürüttüğü çalışmaları da anlattı. Başkan Çandır, daha sonra ATSO Dostlar Gurubu’nun sorularını yanıtladı. Çandır, Sedat Belen ve grup üyelerine davetleri nedeniyle teşekkür etti.   

Detaylar...

TARIM GİRDİLERİ ARTIŞTA
Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak ayı tarımsal girdi fiyatları endeksini (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarımsal girdi fiyatları endeksinin aylık yüzde 10.12 ve yıllık yüzde 57.26 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakamlar, önceki ayda olduğu gibi aylıkta ve yıllıkta endeks tarihinin rekorları olmuştur. 2021 yılı Mart ayından itibaren aylık ve yıllık tarımsal girdi enflasyonları, son 6 yılın rekorlarını kırmaya devam etmektedir” dedi. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında Ocak ayı itibariyle, aylıkta yüzde 10.57 ve yıllıkta ise yüzde 60.78’lik artış ilan edildiğini belirten Çandır, tohumda aylık yüzde 8.41 gerileme olurken, enerjide yüzde 37.91, gübrede yüzde 5.51, veteriner hizmetlerinde yüzde 11.34, yemde yüzde 4.06 artış olduğuna dikkat çekti. ARTIŞ DEVAM EDECEK KAYGISI Tarımsal girdi fiyatlarının Ocak ayında 2021 yılı Aralık ayına göre hem aylık hem de yıllık bazda ortalama iki kat artış gösterdiğini kaydeden Çandır, “TÜİK tarafından ilan edilen Şubat ayı yurtiçi ve yurtdışı üretici ile tarımsal üretici fiyatları endekslerinin de artmaya devam etmesinin etkisiyle önümüzdeki aylarda tarımsal girdi fiyatlarının hızla artacağını öngörebiliriz” dedi. Başkan Ali Çandır, TÜİK tarafından Ocak ayı tarımsal üretici fiyat endeksinin (Tarım-ÜFE) aylık yüzde 14.83 ve yıllık yüzde 52.00 olarak ilan edildiğini anımsattı. Tarımsal girdi fiyatları tarımsal üretici fiyatlarından düşük olması durumunda tarımın sürdürülebilir olacağına işaret eden Çandır, “Ancak bu durumda tarımsal üreticiler, varlıklarını ve faaliyetlerini sürdürebilirler. Ocak ayı da dahil olmak üzere son 6 aydır ilan edilen rakamlar gösteriyor ki, tarımsal üreticiler aylık ve yıllık olarak sürekli zarar etmektedir” dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının da tarımı dolaylı olarak etkilediğini söyleyen Başkan Çandır, “Ocak ayında açıklanan aylık yüzde 10.45 ve yıllık yüzde 93.53 yurtiçi üretici enflasyonu ile aylık yüzde 3.25 ve yıllık yüzde 96.44 yurtdışı üretici enflasyonu genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de artarak taşımaya devam edeceğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu. Ocak ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 11.10 ve yıllık yüzde 48.69 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, Batı Akdeniz’de ise TÜFE’nin aylık yüzde 11.36 ve yıllık yüzde 52.75 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, “Kentimiz başta olmak üzere bölgemiz, 2 yıl gibi uzun bir süredir ülke ortalamasının üzerinde bir enflasyon yaşamaktadır. Biz bu yüksek seyri genellikle kentimiz ekonomisinin ülke ortalamasının üzerinde bir performans gösterdiği zamanlarda gözlemliyorduk. Ancak bu kez ülke ortalamasının, daha önce görmediğimiz düzeyde altında bir ekonomik performans gösterirken ortalamanın üzerinde bir enflasyon yaşıyor olmamız, kentimiz ve bölgemiz üzerinde sıra dışı aşırı yük oluşturmaktadır” dedi. Tüketici taraftaki işlenmemiş gıda enflasyonunun aylık yüzde 12.11 ve yıllık yüzde 54.98 düzeyinde ilan edilirken, yaş meyve sebze enflasyonunun aylık yüzde 20.82 ve yıllık 43.96 ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, “Ocak ayında işlenmemiş gıda ve yaş meyve sebze ürünleri başta olmak üzere tarım kesiminin üretici tarafında yüzde 50 civarında seyreden enflasyonlarla uyumlu bir tüketici enflasyonları ilan edilmiştir” dedi. Ali Çandır, Antalya ve Batı Akdeniz’de üreticinin maliyet yükünün anlık ve aylık iyileşmeye karşılık yıllardır birikmeye devam ettiğini belirtirken, “Üreticinin üzerinde biriken bu yük bir şekilde tüketiciye yansıyacaktır” dedi.  

Detaylar...

AVOKADO E- ÇALIŞTAYI BAŞLADI
Sağlıklı beslenme diyetinin vazgeçilmezi avokado ile ilgili tohumdan yetiştirilmesine, ticaretinden sağlık alanında kullanımına kadar bir çok konunun ele alınacağı İnteraktif Avokado E - Çalıştayı başladı. Çevrimiçi yapılan çalıştay, 25 Mart’a kadar devam edecek. Antalya Tarım Konseyi, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde Akdeniz Üniversitesi ve BATEM’in destekleriyle düzenlenen çalıştayın açılışına Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Dr. Nevzat Birişik, Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca katılarak birer konuşma yaptı. AVOKADONUN YÜZDE 78’İNİ ANTALYA ÜRETİYOR ATB ve ATAK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, avokadonun ülkemizde 90 yıldır yetiştirildiğini ancak son 10 yılda üretiminin arttığını belirtti. Çandır, “Antalya’da avokado üretim alanı 2021 yılında bir önceki yıla göre 2.4 kat artarken, Türkiye genelinde 2.2 kat artış kaydetti. Ülkemizde 2021 yılında 9 bin tonun üzerinde avokado üretilirken bunun yüzde 78’ini Antalyalı üreticimiz gerçekleştirdi. Üretim miktarı Antalya’da son 1 yılda yüzde 44 artarken, Türkiye genelinde yüzde 53 artış kaydetti” diye konuştu. Çandır, daha önce ekimi yapılan bahçelerden verim alınmasıyla 2-3 yıl içerisinde avokado üretim miktarında ciddi artış olacağını bildirirken, bu noktada ihracat pazarları bulmanın ve var olan pazarları büyütmenin gerekliliğine dikkat çekti. 8.3 MİLYAR DOLARLIK PAZAR Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından hazırlanan Tarımsal Görünüm raporuna göre, 2021-2030 döneminde, avokadonun ticareti en çok yapılan tropikal meyve olacağını söyleyen Çandır, “Avokado muz ve mangoyu geride bırakacak” dedi. Önümüzdeki 10 yıl içinde dünya avokado ticaretinin 8.3 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiğini kaydeden Ali Çandır, “Avokadonun yükselişe geçtiği bu dönemde, hangi bölgelerde, hangi amaçla, hangi çeşitlerin üretiminin uygun olduğu, değişen iklim şartlarına karşı neler yapılması gerektiği, etkili su kullanımının nasıl sağlanacağı, tedarik zinciri ve üretime dayalı bir sanayinin önemi gibi konuları uzmanlarından dinlemek ve saha deneyimlerini paylaşmak için bu çalıştayı düzenledik” diye konuştu. 5 gün sürecek Çalıştayın sonunda hazırlanacak bildirgenin karar vericiler ve ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağını kaydeden Çandır, yol gösterici olmasını diledi. TOPRAK VE SUYUMUZ KISITLI TAGEM Genel Müdürü Dr. Nevzat Birişik, tarım kenti Antalya’nın tarım potansiyeline sahip çıktığını ve eğitimlerle bu potansiyeli desteklediğini söyledi. Türkiye’nin bir çok meyvenin yetişebildiği bir ülke olduğunu belirten Birikiş, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte meyve çeşitliliğinin de farklılaştığını kaydetti. Türkiye’nin toprak ve su kaynağı kısıtlı bir ülke olduğuna dikkat çeken Birişik, avokadonun çok su isteyen bir meyve türü olduğunu, bu nedenle su kaynakları sınırlı bölgelerde avokado üretiminin yapılmasının akılcı olmadığını ifade etti. Pandeminin, ardından da Rusya -Ukrayna arasında yaşanan savaşın, temel gıda ürünlerinin stratejik olduğunu anımsattığını belirten Nevzat Birişik, temel gıda ürünlerini üretimini sekteye uğratacak ürünlerden kaçınılmasını önerdi. Meyve üretiminin ciddi ihracat potansiyeline sahip ürünler olduğunu belirten Birişik, meyvede doğru çeşit, toprak, iklim ve su kaynağı göz önüne alınarak iyi bir planlama ile üretiminden yana olduklarını vurguladı. Birikiş çalıştayın başarılı geçmesini diledi. MUZ, ZEYTİN VE AVOKADO ÜRETİMİ ARTTI Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, tarımsal eğitimlere pandemi döneminde ara vermediklerini belirterek, “Tarımsal üretimimizi daha bilinçli yapmak amacıyla düzenlediğimiz eğitim, toplantı ve çalıştaylar devam edecek” dedi. Antalya’da 360 bin hektar tarım alanının yarısında tarla bitkileri üretimi yapılırken, yarısında meyve üretimi yapıldığını belirten Karaca, son dönemde muz, zeytin ve avokadonun en çok üretilen meyve çeşitleri olduğunu kaydetti. Avokado tarımının doğru yöntemlerle ve plan dahilinde yapılabilmesi için böyle bir çalıştay düzenlediklerini belirten Karaca, “Avokado tarımı yapan ve yapmak isteyen çiftçi ve girişimlerimizi dünyanın ve ülkemizin en seçkin akademisyen ve uzmanları ile buluşturarak dünyanın avokado bilgi birikimini ilimiz ve ülkemiz çiftçilerine ulaştırmak amacıyla bu çalıştayı düzenliyoruz” dedi. Karaca, çalıştaya Amerika, Kanada, Güney Afrika, İspanya, İsrail ve İngiltere’den akademisyenler, uzmanlar ve sektör temsilcilerinin katılacağını belirterek, uluslararası nitelikteki çalıştayın başarılı geçmesini diledi. Çalıştayın birinci gününde, avokado konusunda uzman akademisyenler sunumlarıyla dünyada ve ülkemizde avokado yetiştiriciliğini anlattı.  

Detaylar...

AVOKADO ULUSLARARASI ÇALIŞTAYDA KONUŞULACAK
Sağlıklı beslenme diyetinin vazgeçilmezi avokadonun üretim ve ihracatı her geçen gün artarken, avokado üretiminde önemli bir ivme yakalayan Antalya, İnteraktif Avokado E - Çalıştayı düzenliyor. Antalya Tarım Konseyi, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde Akdeniz Üniversitesi ve BATEM’in destekleriyle 21-25 Mart tarihlerinde gerçekleşecek çalıştay, çevrimiçi yapılacak. Antalya, Hatay, Adana, Mersin, Muğla, İzmir, Bursa’dan uzman ve akademisyenler ile sektör temsilcilerinin panelist olarak katılacağı çalıştaya, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Güney Afrika, İngiltere, İsrail ve İspanya’dan uzman ve akademisyenler de katılarak bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. 5 gün boyunca 8 oturumda düzenlenecek çalıştayda, dünyada ve Türkiye’deki avokado yetiştiriciliğinden ticaretine, avokado çeşitlerinden diğer sektörlerde kullanımına, hastalık ve zararlılardan desteklere, avokado yetiştiriciliğinin güçlü ve zayıf yönlerine ilişkin her şey konuşulacak. ÜRETİM MİKTARI YÜZDE 44 ARTTI Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde tarımı geliştirmek için yaptıkları eğitimler ve ortak toplantıların devam ettiğini belirtti. Son dönemde özellikle Akdeniz bölgesinde avokado üretiminin yaygınlaştığını kaydeden Çandır, Antalya’da 2021 yılında avokado üretim miktarının bir önceki yıla göre yüzde 44 arttığına dikkat çekti. Bölge ticareti için de önemli olan avokadoyla ilgili her şeyin 5 gün boyunca konuşulacağını söyleyen Çandır, “Çalıştayda alanında uzman akademisyenler, avokodaya dair her alanda bilgi paylaşımında bulunacak. Çalıştay sayesinde avokado üretimi ve ticaretiyle ilgili karar alırken önümüzü daha rahat görme fırsatı bulacağız. Çalıştayın sonuç bildirgesi ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşacağız” dedi. TARIMA IŞIK TUTACAK ÇALIŞTAY Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, sağlıklı beslenmeye olan ilginin artmasıyla avokado tüketiminin arttığını belirtirken, özellikle Antalya’da avokado yetiştiriciliğine olan talebin de arttığını vurguladı. Karaca, “Avokado tarımı yapan ve yapmak isteyen çiftçi ve girişimlerimizi dünyanın ve ülkemizin en seçkin akademisyen ve uzmanları ile buluşturarak dünyanın avokado bilgi birikimini ilimiz ve ülkemiz çiftçilerine ulaştırmak amacıyla bu çalıştayı düzenliyoruz. Sektörün dünü, bugünü ve yarınını konuşarak güçlü ve zayıf yönlerimizi ortaya koyacağımız çalıştayın sonucunda yapacağımız çalışmalara ışık tutacak bir yol haritası çizmiş olacağız” diye konuştu.  

Detaylar...

TOPRAĞI KORUYACAK 5 ÖNERİ
Antalya Tarım Konseyi (ATAK) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından düzenlenen “Tarım Topraklarının Sürdürülebilir Kullanımı” e-çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı. Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Başkanı Ali Çandır, toprağın önemini vurgularken, geç olmadan korunması için önlem alınması gerektiğini kaydetti. “Tarım Topraklarının Sürdürülebilir Kullanımı” Çalıştayı sonuç bildirgesinin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağını belirten Çandır, karar vericiler için yol gösterici olmasını diledi. Toprağın, mikrobiyal, bitkisel ve hayvansal yaşamın temeli olduğu belirtilen bildirgede, dünyanın sürdürülebilirliğini sağladığına işaret edildi. Toprağın karbonu yakalayarak, iklim değişikliğini azaltmaya yardımcı olduğu kaydedilen bildirgede, “Toprak sınırlı ve yenilenemez bir kaynaktır. Toprağın korunması, sürdürülebilir kullanımı, gelecek nesillerin yaşamının sürdürülmesi açısından önem taşır” denildi. Bildirgede, sürdürülebilir toprak yönetiminin geleceğiyle ilgili 5 temel öneride bulunuldu. ULUSAL TOPRAK POLİTİKASI HAYATA GEÇİRİLMELİ Ulusal maddi kaynakların dağıtılmasında “toprak” yatırımlarının payının artırılması gerektiği kaydedilen bildirgede, “Uluslararası pazar hedefli, toprak kaynaklarının azami sömürülmesine dayalı ve ürünle özdeşleşmiş çiftçi teşviklerine nispeten, ekosistem-tabanlı toprağı ıslah eden ve toprak sağlığını iyileştiren teşvik mekanizmalarının da geliştirilmesi gereklidir” denildi. Toprak güvenliğinin, gıda ve su güvenliği, “BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”, “Paris İklim Sözleşmesi”, “AB Yeşil Mutabakatı”, “Yeşil Ekonomi” ve “Döngüsel Ekonomi” gibi güncel küresel politika yaklaşımlarına ulaşmada anahtar bir konu olması gerektiği vurgulanan bildirgede, “Güncel küresel politika yaklaşımları göz önünde tutularak ‘Özgün Ulusal Politika Araçları’ ve ‘Ulusal bir Toprak Politikası’ biran önce hayata geçirilmelidir” denildi. TOPRAĞIMIZIN YÜZDE 92’SİNDE ORGANİK EKSİKLİK Bildirgede, büyük karbon havuzu olan toprağın sürdürülebilir yönetimle iklim değişikliğini hafifletmeye yardımcı olacağı vurgulandı. Tarım topraklarının en önemli sorunlarının başında organik madde eksikliğinin geldiği belirtilen bildirgede, “Topraklarımızın en az yüzde 92’sinde organik madde eksikliği ve buna bağlı sorunlar mevcuttur” denildi. Bildirgede, organik gübrelerin kullanılmasının önemi vurgulanırken, bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ve yerel yönetimlerin ortak çalışmasına ihtiyaç olduğu kaydedildi. TOPRAĞI AMAÇ DIŞI KULLANMAYALIM Tarım topraklarının toprak erozyonu, toprak sıkışması, besinlerin tükenmesi, tuzlanma, toprak kirliliği ve toprak biyolojik çeşitliliğinin kaybı gibi bozulma ve tahrip süreçlerinden korunması gerektiği kaydedilen bildirgede, “Toprakların kentleşmesi ve betonlaşması sınırlandırılmalı ve mümkün olduğunca bundan kaçınılmalıdır. Başta zeytinlikler ve sit alanları olmak üzere amaç dışı toprak kullanımı konusunda mevcut koruma ve kullanma yasaları ödünsüz bir biçimde uygulanmalıdır” denildi. ‘TOPRAK HAKLARI’ Toplumun toprak bilinci konusunda farkındalığının artırılması gerektiği kaydedilen bildirgede, “Gelecek nesillerin toprakla olan bağını kurmak ve güçlendirmek üzere toprakla ilgili ‘Ahlaki ve Etik Değerler’ oluşturulmalıdır. Toprağın sadece ürün veren bir mülk olarak görüldüğü bakış açısından, onun aslında, korunması gereken canlı bir kaynak olduğu bakış açısına evrilerek tüm canlılar için ‘Toprak Hakları’ olgusu toplumda yerleştirilmelidir” denildi.  

Detaylar...

TOPRAK YOKSA YAŞAM YOK
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde ”sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen toplantılar devam ediyor. “Tarım Topraklarının Sürdürülebilir Kullanımı” başlıklı e- çalıştay çevrimiçi düzenlendi. Çalıştayın açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ATAK ve ATB olarak 1.5 yıldır online toplantılarla iklim değişikliği, sürdürülebilirlik, yeşil mutabakat konularında farkındalık yaratmaya çalıştıklarını belirtti. Bir yandan kırsaldan göç bir yandan tarım arazilerinin parçalanması devam ederken, bir yandan da tarım arazilerinin bir bölümünün kullanım dışı kaldığına dikkat çeken Çandır, “Son 10 yılda ülkemiz, tarım topraklarının binde 7’sini, Antalya ise yüzde 1.3’ünü kaybetti” dedi. Tarım topraklarının kaybına üzülürken, SİT alanları ve zeytinlik alanların farklı amaçlarla kullanılmasının önünü açan yönetmelikleri kaygıyla takip ettiklerini ifade eden Çandır, “Ekolojik denge bozulduktan sonra bunu rehabilite edebilen bir sistem yok. Ekolojik dengeyi korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin boynumuzun borcu” dedi. Çandır, çalıştayın tarım topraklarının kullanımı konusunda yol gösterici olmasını dilerken, çalıştay sonuç bildirgesinin karar vericiler ve ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağını kaydetti. PLASTİKLER SOFRAMIZA KADAR GELİYOR Çalıştayda, toprak beslemeden işlemeye, gübre kullanımından toprak kaybına toprakla ilgili bir çok konu alanında uzman öğretim üyelerinin sunumuyla gündeme geldi. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günay Erpul, yaklaşık 13 bin yıldır toprağın tarım amaçlı kullanıldığını belirterek, “Topraklarımızın sürdürülebilir yönetimini sağladığımızda gıda açığının olmayacağı düşünülüyor” dedi. Türkiye Toprak Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Oğuz Can Turgay, ağır metaller, petrol yan ürünleri, plastikler, antibiyotik ve hormonlar, toksinlerle toprağın kirletildiğini belirterek, gereğinden fazla gübre ve ilaç kullanımının toprak üzerindeki olumsuz etkilerini anlattı. Günlük yaşamda kullandığımız plastiklerin gıda ürünleri aracılığıyla soframıza kadar geldiğine dikkat çeken Turgay, kirlilik izleme modelinin olması gerektiğini söyledi. SU TÜKETİMİNE DİKKAT Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sabri Öztürk, sürdürülebilirliğin gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetinden ödün vermeden kendi ihtiyacımızı karşılamak olduğunu söylerken, sürdürülebilir toprak yönetiminin canlıların geleceği için önemli olduğunu vurguladı. Öztürk, “Tarımda sürdürülebilirlik için üretim deseni ayarlanmalı, az su tüketen bitkiler özendirilmeli, yeraltı su kaynakları korunmalı, minimum toprak işleme desteklenmeli, toprağa organik madde ilavesi yapılmalı, suyun toprağa girmesi sağlanmalı, doğru uygulama, doğru makine, doğru toprak nemi mutlaka sağlanmalı” dedi. Öztürk, arpa, buğday üretilen Konya ovasında çok su tüketen mısır üretilmeye başlandığını belirterek, su yönetiminin çok kötü olduğunu ifade etti. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Uz, sürdürülebilir toprak ve tarım için mikroorganizmaların önemini anlattı. Uz, sürdürülebilir toprak yönetimi kapsamında organik gübre ve biyolojik gübre kullanımını de içine alacak etkili bir teşvik sisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Güneş, yeşil mutabakatın sürdürülebilir için önemine dikkat çekerken, mutabakatın gübre kullanımının azaltılmasını hedeflediğini anlattı. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bülent Torun, toprakta mikroelement eksiliğinden kaynaklı sağlık sorunlarına da dikkat çekti. Toprağımızda organik madde açığı olduğunu söyleyen Torun, “Tarımsal üretimde toprak vazgeçilmezdir. Ancak toprağı da beslememiz gerek” dedi. BİTKİSEL ATIKLARI GÜBRE OLARAK KULLANABİLİRİZ Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sahriye Sönmez, Türkiye örtüaltı üretim alanının yüzde 30’unun Antalya’da olduğunu belirterek, gübre ve ilaç kullanımının yüksekliğine dikkat çekti. Sönmez, gübre ve ilacın fazla kullanılmasının ekonomik kayıpların yanı sıra çevre kirliliği, toprak ve su kirliliğine neden olduğunu kaydederken, bunların doğru kullanımı konusunda eğitim ve duyarlılığa ihtiyaç olduğunu söyledi. Toprağın sera bitki atıklarıyla beslenebileceğini söyleyen Sönmez, “Bizde bitki atıkları yakılarak imha ediliyor. Sera bitki atıkları kompost haline getirilerek organik gübre olarak kullanılabilir. Antalya merkezde 778 bin 112 ton bitkisel yaş atığın olduğu belirledik ve bundan 10 bin 214 ton bitki besin maddesi üretebiliriz. Biz bu kaynağı heba ediyoruz. Bu bitkisel atıklar 7 bin 159 ton kimyasal gübreye eşdeğer” diye konuştu. Sönmez, yeşil mutabakatta tarımsal üretimde kimyasal gübre kullanımının azaltılmasının öngörüldüğüne dikkat çekti. KİŞİ BAŞI GÜNDE 1.5 KG ATIK GÜBRE OLABİLİR Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sait Gezgin, tarım topraklarının organik madde içeriğinin her geçen yıl azaldığını belirtirken, tuzlulaşma ve çoraklaşma sorununa dikkat çekti sorunumuz var. Anız yakma, toprağı yanlış işlemenin de toprağı verimsiz hale getirdiğini anlatan Gezgin, “Yılda 15 milyon ton bitki atığı yakılıyor. Bu atıkları yakmak yerine bunları tarım alanlarında kompost ya da organik gübre kaynağı olarak kullanabiliriz” dedi. Türkiye’de kişi başı 1.5 kilogram katı atık çıktığını bunun yüzde 50’sinin organik madde olduğunu söyleyen Gezgin, “84 milyon nüfusumuzun organik karakterli 23 milyon ton atığı çıkar, bundan da 11 milyon ton kompost üretmenin mümkün olabilir. Hayvan sayımıza baktığımızda yıllık 113 milyon ton tarımda kullanılabilecek ahır gübresi üretme imkanımız var. Gübre ihtiyacımızı ithalatla karşıladığımızı gözönüne alırsak elimizdeki varlığı harekete geçirmeliyiz” diye konuştu. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Toprak, ekonomi, siyaset, politika ilişkisini anlattı. Ortaş, “Toprak zenginlik aracı oldu, ticari mal oldu, şimdi kıt kaynak oldu Günümüz itibariyle iklim değişimleriyle mücadelede toprağı bizim yeniden bu sürecin içerisinde bulmamız lazım. Tarım, sanayi, teknoloji devrimi… her devrin kendine yönelik ekonomik sistemi var bunlar toprakla ilişkili” dedi. TOPRAĞI KORUMALIYIZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Türkiye’de çiftçi sayısının son 15 yılda yüzde 45-50 azaldığını, tarım alanlarının ise son 20 yılda yüzde 11-13 azaldığına dikkat çekti. Gülçubuk son 30 yılda, Türkiye’de toplam 2 milyon 604 bin 517 hektar tarım arazisinin tarım dışı kullanımına izin verildiğini kaydederken, her yıl dünyada milyarlarca ton toprağın yitirildiğini belirtti. İyimser rakamlara göre 21. yüzyılda 300 milyon insanın yer değiştirmesinin beklendiğini belirten Gülçubuk, beslenmenin önemine dikkat çekti. Teknolojinin topraksız tarıma olanak sağladığını ancak toprağı üretemediğini belirten Gülçubuk, “O yüzden toprağı korumalıyız. Torağa ucuz sanayi malı olarak baktığımız zaman yanılırız. Toprak, ekonomik rantın aracı haline dönüştü, bunu tersine çevirmeliyiz. Toprağı koruyamazsak nüfusu beslemeyiz çiftçinin tüm canlıların geleceği tehlikede. Toprağa saygı yoksa, verimlilik, uygarlık, ürün, vatan yok. Zeytinlikler üzerinde ranta dayalı gidişatı ise siyasiler durdurmalı” dedi. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haydar Şengül, toprak yönetiminin önemine dikkat çekerken, “Koruyamadığınız toprak sizin değildir” dedi. İSRAF VURGUSU Ziraat Yüksek Mühendisi Tanfer Dinler, insanlığın “israf” gibi büyük bir sorunu olduğunu belirterek, bu konuda kendini dizginlemesi gerektiğini söyledi. Dinler, “Zeytinleri hedef alan yönetmelik, tarım topraklarının tarım dışı kullanılması, ormanların elimizden kaybolmasına göz yumuyorsak toprağı konuşmayalım. Hırslarımızı azaltıp doğal kaynakları çoğaltarak, bunları kullanarak geleceği kurgulamalıyız” dedi.  

Detaylar...

“ANTALYA KAZANDIKÇA VERGİSİNİ VEREN BİR KENT”
Antalya Vergi Dairesi Başkanı İlhan Karayılan, Antalya’nın kazandıkça vergisini veren bir kent olduğunu söyledi. Antalya Vergi Dairesi Başkanı İlhan Karayılan, 33’üncü Vergi Haftası nedeniyle Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. Antalya ekonomisi, tarımı ve ticaretinin konuşulduğu ziyarette Karayılan, Antalya’nın tarımda canlı bir kent olduğunu, tarımın da katma değeri yüksek bir sektör olduğunu söyledi. VERGİ GELİRİMİZ ARTTI Pandemi kısıtlamalarının yaşandığı 2020 yılına göre 2021 yılında, Antalya’da vergi gelirlerinde yüzde 60’ın üzerinde artış kaydedildiğini bildiren Karayılan, bunda turizm ve tarım sektörlerinin rolüne dikkat çekti. Tarım sektöründe vergi ödeme alışkanlığının olduğunu ifade eden İlhan Karayılan, “Antalya önemli bir tarım şehri. Büyük kurumsal işletmelerin sayısı her geçen gün artıyor, bu da vergi gelirlerimize yansıyor. Tarımdaki büyümenin vergiye yansımasını görebiliyoruz. Antalya, kazandıkça vergisini veren bir kent” diye konuştu. TARIM ÖNEMLİ Tarımda vergiye gönüllü uyumun artarak devam ettiğine dikkat çeken Karayılan, “Tarımın vergi ödeme potansiyeli yüksek. Tarım firmalarının vergiye katkısı giderek artıyor” dedi. Karayılan, ihracatta da önemli bir kent olan Antalya’nın tarımsal ihracatıyla cari açığın kapanmasına önemli katkı sağladığını ifade etti. Karayılan, 1 Mart itibariyle gelir vergisi beyan döneminin başladığını anımsatırken, mükelleflerin bu konuda duyarlı olmasını istedi. BORCUMUZA SADIĞIZ ATB Başkanı Ali Çandır, İlhan Karayılan’a ziyaret nedeniyle teşekkür ederken, 33’üncü Vergi Haftası’nı kutladı. Antalya’nın tarımsal üretimi ve ihracatının her geçen gün arttığını belirten Çandır, tarımdaki paranın kentin tüm kılcal damarlarına yansıdığını kaydetti. Çandır, Antalya’nın borcuna sadık bir kent olduğunu ve mükelleflerin sorumluluklarını yerine getirdiğini belirtti.  

Detaylar...