Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Haziran Temmuz 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.236.124.56
Şuan 9 kişi online
Bugün 185 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 155823
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ocak ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi, çevre kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AŞI BEKLENTİSİ Salgınla ilgili aşı ve ilaçtaki gelişmelerin herkes için umut verici belirten Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, 2021 yılının dünya ekonomisi için 2020 yılından daha hareketli ve daha iyi olacağını umduğunu, iyileşmelerin ülkemize ve kentimize de olumlu yansımalarını beklediklerini kaydetti. ÇEVRE UYARISI Sahip olduğumuz eşsiz doğa, iklim ve çevre zenginliği ile medeniyet, tarih ve kültür varlıklarının değerinin pandemi döneminde bir kez daha anlaşıldığını söyleyen Çandır, “Bir musibet, bin nasihat özdeyişinden hareketle diyorum ki, sahip olduğumuz bu zenginliklerimizin ve varlıklarımızın yıllardır bize sağladığı faydaları 2020 yılında yaşayamadık. Onların olmadığı ya da eksik, zayıf hatta yetersiz kaldığı bir ortamda kentimizin ne denli bir acziyet içinde kalabileceğini küçük bir örnekle ve uyarı mahiyetinde yaşadık. Allah’ın bahşettiği zenginliklerimize ve atalarımızın mirası varlıklarımıza zarar verilmesine, ihanet edilmesine ve yok sayılmasına izin vermeyelim. Aksi halde sadece onlara değil, kendimize ve geleceğimize de ihanet etmiş olacağız. Bu kapsamda merkezi ve yerel yönetimin, sivil inisiyatif örgütleri ile bir bütün olarak kentimizin artık karbon salınımı, su endeksi, çevre ve doğa kirliliği gibi konularda etkili planlamalar yapması ve etkin uygulamalara geçmesi zorunluluğu vardır” diye konuştu. ZİFTE TERK ETTİĞİMİZ TARIM TOPRAKLARI Zarar görmeden tedbir almanın önemini vurgulayan Başkan Çandır, “Düden balıklarının toplu ölümlerini, sularımızı ve toprağımızı kirleten sanayi ile taş ocaklarının yıllardır tarımın göbeğinde sürdürdükleri faaliyetler dolayısıyla ürün kayıplarını, derelerimizi doğaya kapatan HES’leri ve medeniyet adına zifte, uygarlık adına betona terk ettiğimiz tarım topraklarını sizlere hatırlatmak isterim. Son tahlilde bunların hepsi bizim tercihlerimizin sonucudur. Yaşadıklarımız, tercihlerimizi değiştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle yıllardır sürdürülebilir tarımdan, ekonomiden ve büyümeden bahsediyoruz. Yine bu yüzden 2021 yılında sürdürülebilirlik etkinlikleri üzerine odaklanıyoruz” diye konuştu. ÇEVRECİ SANAYİ Biz sanayi 2.0 ila 3.0 arasında neredeyiz diye tartışırken gelişmiş ülkelerin sanayi 5.0 ile sürdürülebilirlik ve çevre korumaya odaklanmış bir sanayi uygulamasına geçtiğini kaydeden Çandır, Avrupa Birliği’nin 500’den fazla kişi istihdam eden şirketler için zorunlu olan entegre raporlama mevzuatını 2016 yılından beri uyguladığına dikkat çekti. Çandır, “Bu mevzuatla sadece parasal değil parasal olmayan çevre, doğa, sosyal, istihdam, enerji ve benzeri alanlardaki tanımlanmış standartlara uyumu takip etmektedirler. Yani bu ölçekteki şirketler, sadece karları ile değil aynı zamanda bu standartlara uyum dereceleriyle ilgili olarak da devlete ve tüm paydaşlara hesap vermektedirler. Hesap isteyen de hesap veren de bu işlemi, güven duygusu üzerinden değil kurumsal bir gereklilik üzerinden değerlendirmektedirler. Bu değerlendirmenin ilk adımı da şeffaflıktan geçmektedir. Yani hiçbir gelişmiş ya da kalkınmış ülke öyle durduk yerde bugünkü konumuna gelmemiş, hasbelkader hiç gelmemiştir” diye konuştu. İNSAN ELİYLE YARATTIĞIMIZ BİR MARKA YOK Çevre konusunda artık değişen koşullara ayak uydurmak zorunda olduğumuzu söyleyen Çandır, “Biz kendi kendimize yaptığımız işleri dünya ölçeğine yaymak durumundayız. Şu an Antalya’nın bir markası olduğunu sanmıyorum. Antalya’nın markası Side, Kemer, Kaleiçi, Alanya ama insan eliyle yarattığımız bir marka yok. Bunlara sahip çıkmamız, bunları gelecek nesillere aktarmamız şart” dedi. YATIRIMLAR ELİMİZDE KALIR Çevreye hunharca davranarak tarım alanlarını asfalta, zifte, betona boğarak tahribat yaptığımızı belirten Çandır, “Bunun böyle sürdürülmesi olası değil. AB’de yeşil mutabakatlardan karbon ayak izine kadar bir çok yeni kriterlerin geldiğini görüyoruz. Biz gelişmelere kendimizi uyduramazsak yarın bir gün turizm yatırımımıza derler ki (ben karbon salınımı şu olan ülkeye turist göndermiyorum’ o zaman yatırımlarımızın hepsi elimizde kalır. ‘Karbon salınımı şu olan tarımsal ürünleri tüketmiyorum’ dediklerinde ürünlerimiz elimizde kalır. Birey olarak, şirket olarak Antalya olarak bu gelişmeler sahip çıkıp bunlara odaklanmalıyız. Biz eski alışkanlıklarla devam etmek yerine yeni değişen koşullara, çevre değerlerine, iklim koşullarına hazırlık olup bunlarla ilgili çalışma yapmalıyız” diye konuştu. AKCİĞERİMİZİ KORUDUK Borsa olarak 10 yıl önce çevre konusundaki duyarlılığı Vakıf Zeytinliğine sahip çıkarak gösterdiklerini belirten Çandır, “Borsamızın bu uğurda ciddi maliyetler ödediğini ve ödemeye devam ettiğin biliyorsunuz. Antalya’mızın akciğerleri konumundaki bu alanın tarımsal, çevresel ve ekolojik faydalarının geliştirilmesi için tüm paydaşlarımızla var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Ancak karşılaştığımız zorluklarla ve yetmezliklerle baş başa olduğumuzu da belirtmek isterim” dedi. GÜNDEM ÇEVRE Tarımsal atık, deniz kirliliği, çöplüklerin yarattığı riskler, afet toplanma alanlarının belirsizliği, su kıtlığı ve kuraklık riskleri, çarpık kentleşme, tarım topraklarındaki azalma ve istihdam kayıpları gibi yaşamsal sorunları Antalya gündeminden düşürmeyeceklerini vurgulayan Çandır, “2020 yılında yaşamaya başladığımız musibetin, hepimize her alanda ciddi dersler çıkarmamıza fırsat olmasını dilemekteyim. Çünkü daha önce de sıkça belirttiğim gibi bizlerin yapacak başka bir işi ve gidecek başka bir yeriz yok. Kentimize, zenginliklerimize ve varlıklarımıza bu bakımdan sahip çıkmalıyız. En büyük pazarımız olan AB’nin, yakın bir gelecekte turizm, ticaret ve tarım konularında yeni standartlarla karşımıza çıkmaları muhtemeldir. Bu standartları sırf onlar istediği için değil sürdürülebilir büyüme ve hayati sermayemiz için kendimize mal etmeliyiz” diye konuştu. ÇEKİMİZİ ÖDEYEMEDEK Ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Çandır, 2020 yılında ülke 1 şok yaşarken Antalya’nın 3 şok yaşadığını vurguladı. Çandır, “Ekonomimizin ana sektörleri felç oldu. Mesela ticaret hacmi ve hareketliliği için önemli bir gösterge olan ibrazında ödenen çek tutarı büyümesinde ilk kez Türkiye ortalamasının açık ara altında kalmış durumdayız. 2020 yılında ibrazında ödenen çek tutarı, önceki seneye göre, Türkiye’de yüzde 10 civarında büyürken kentimizde yüzde 21’den fazla düşmüştür. Böylesine aleyhimize makas açıklığını ilk kez yaşamaktayız. Bunlara benzer göstergeler ve olgulara dayanarak Antalya için ekonomik afet tedbirleri uygulamasına ihtiyaç olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu kapsamdaki önerilerimizi ve taleplerimizi özellikle Eylül ayından itibaren dile getiriyoruz” diye konuştu. BORÇLARIN FAİZSİZ ERTELENMESİ TALEBİ 2021 yılı için önümüzdeki en büyük riskin seri iflas riski olduğunu vurgulayan Çandır, “Böyle bir riskin gerçekleşmemesi için başta kamu otoritesi olmak üzere hepimiz tedbirler almalıyız. Bu tedbirlerin başında, daha önce ertelenmiş olan 2020 yılı ve 2021 yılı kamuya ödemelerimiz en az 2023 yılına kadar faizsiz ertelenmelidir ki diğer ödemelerimizi yapabilme kabiliyetine sahip olalım” dedi. Mücbir sebep kapsamına giren işyerlerinin bazı vergi ödemelerinin ertelenmesinin sevindirici olduğunu kaydeden Çandır, “Bu girişim dar kapsamlı kalmamalı, krizden iş yapamaz hale gelmiş tüm işyerlerine genişletilmelidir. Ayrıca bu tür tedbirler sadece işyerleri için değil aynı zamanda çalışanlar için de düşünülmelidir. Doğru yönde atılmış bu adımın daha da geliştirilmesini bekliyoruz” diye konuştu. 2020 yılında tarımsal kredi büyümemiz Türkiye ortalamasının iki katından fazla olduğuna dikkat çeken Çandır, “Ticari kredi kullanımı artışında da Türkiye ortalamasının yüzde 30’undan fazla durumdayız. İş dünyasının bu denli krediye yönelmesinin ana sebebi, tamamen kapanmaya bağlı sermaye ve tahsilat yetersizliğidir” dedi. İHRACATTA TARIMIN PAYI ARTTI Talep koşullarının zayıflığı ve yeni kredilerin çok yüksek maliyetli olması birlikte düşünülürse 2021 yılının herkes için daha zorlu geçeceğini söyleyen Çandır, “Bu zorlukları aşmamızda bizlere destek olacak bir gelişme ihracat performansımızdır. Nitekim 2020 yılında yüzde 8 civarında azalan ülkemiz ihracatına karşılık yüzde 6’ya varan bir artışı başardık. Bu artışta sektörel bakımdan sanayi ihracatımızın yüzde 11, madencilik ihracatımızın yüzde 9 daralmasına karşılık tarımsal ihracatımızın yüzde 23 ve tarım özelinde de yaş meyve sebze ihracatımızın yüzde 24’ten fazla artmasının önemli katkısı olmuştur. 2020 yılında kentimiz ihracatında sektörlerin payına baktığımızda ise sanayinin payı yüzde 33’ten yüzde 28’e, madenciliğin payı yüzde 20’den yüzde 17’ye gerilerken tarımın payı yüzde 47’den yüzde 55’e yükselmiştir. Emeği geçen üreticilerimize ve tüccarlarımıza teşekkür ediyor, bu zorlu yılı artışla tamamlamamızı sağlayan ihracatçılarımızı kutluyorum” diye konuştu. ENFLASYONU MEYVE SEBZE ARTIRMADI Yaş meyve sebze ürünlerinin enflasyonu sürekli artırdığının dile getirildiğini bu tespitin doğru olmadığını ifade eden Çandır, “Antalya hallerimizdeki işlem miktarları ve fiyatları ile ilgili son beş yıllık ortalama değerlere baktığımızda bu tespitin doğru olmadığını görmekteyiz. Sebze işlem miktarındaki yıllık ortalama yüzde 5’lik düşüşe rağmen fiyatlarda ortalama yüzde 14’lük artış yaşanmış, meyvede ise yüzde 1’lik miktar düşüşüne karşılık yüzde 21’lik fiyat artışı yaşanmıştır. Bu dönemdeki ortalama TÜFE ve ÜFE ile çekirdek enflasyon değerleriyle karşılaştırdığımızda birbirine çok yakın rakamların olduğunu görmekteyiz. Yani enflasyon üzerinde diğer kalemlerden daha fazla bir etki yaratmamaktadır. Üstelik bazı dönemlerde düşürücü etki yarattığını da görmekteyiz” diye konuştu. KOTA İLE YASAK İLE TİCARET GELİŞMEZ Rusya ile 2015 yılında yaşanan uçak krizinin ardından Rusya’nın domatese kota uygulandığını anımsatan Çandır, “İlk olarak 50 bin ton uygulanan kota 2019 yılında 150 bin tona, 25 Şubat 2020 tarihinde 200 bin tona, 30 Ocak 2021 tarihi itibariyle ise 50 bin ton artırılarak 250 bin tona yükseltildi. Kotanın yükseltilmesi için emek sarf eden bakanlarımıza ve Türkiye Odalar Birliği Başkanımıza teşekkür ediyorum. Ancak yükseltilen 50 bin tonluk kota, muhtemelen bu yıl içerisinde tekrar dolacak ve benzer sorunlarla tekrar karşı karşıya kalacağız. Üyelerimiz ve ihracatçılarımızın beklentisi kotaların tamamen kaldırılması ve aynı sorunlarla tekrar karşılaşılmaması yönündedir” diye konuştu. Rusya’nın Antalya ve İzmir’de üretilen domates ve biber ithalatında Pepino Mozaik ve Kahverengi Rigos meyve virüsüne rastlandığı gerekçesiyle uyguladığı yasakları da eleştiren Çandır, “Yasakların kaldırılmasını bekliyoruz. kotalarla ve yasaklarla ticaret gelişmez. Beklentimiz kotaların ve yasakların olmadığı, gümrüklerdeki işlemlerin ve ticaretin kolaylaştırıldığı bir ticaret düzenidir” diye konuştu. EĞİTİM VE SAĞILĞA DESTEK Borsa olarak eğitim ve sağlığa desteklerinin öteden beri sürdüğünü belirten Ali Çandır, Antalya Oda ve Borsaları ile TOBB’un katkılarıyla daha önce dört lise, bir meslek yüksekokulu ve bir fakülteyi eğitim camiasına kazandırdıklarını, Borsa olarak da semt polikliniğini sağlık camiasına kazandırdıklarını belirtti. Çandır, TOBB öncülüğünde başlatılan ‘Küçük Parmaklar Projesi’ne ATB ve ATSO olarak 110 klavyeli tablet ve Antalya Oda ve Borsaları olarak 4’ü Borsa tarafından karşılanan toplam 20 yüksek akış oksijen cihazını Vali Ersin Yazıcı’nın katılımıyla Milli Eğitim Müdürü ve Sağlık Müdürü’ne teslim ettiklerini anımsattı. Çandır, “Tüm bu destekler için üyelerimize, Antalya Oda ve Borsalarımıza ve Birlik Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu nezdinde tüm TOBB camiamıza teşekkür ediyorum” dedi. Çandır, 6.Meslek Komitesinin girişimiyle yerel yönetimlerin kesme çiçeğe olan ilgisini artırma amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Ocak Ayı Meclis Toplantısı’nda meclis üyelerine çiçek dağıttıklarını belirtirken, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde “Pandemi Günlerinde Tarım” programı çerçevesinde Peynir Atölyesi düzenlediklerini ve 50 bin kişiye ulaştıklarını bildirdi. Çandır, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde “Sizin Oraların Nesi Meşhur” programında Gaziantep ve Sakarya illerinin yöresel ürünlerini gündeme getirdiklerini belirtti. Halkbank Antalya Bölge Müdürlüğü ile “Paraf Ticari Kredi Kartı ile Güvenceli Tedarik Zinciri Finansmanı Anlaşması”nı imzaladıklarını, Ziraat Bankası’yla Aralık ayında benzer bir protokol imzaladıklarını anımsatan Çandır, “Her iki protokolünde ciddi daralma yaşayan kentimiz ekonomisine ve sektörümüze fayda yaratmasını diliyorum. Üyelerimizi hem Paraf hem de Başak kart avantajlarından yararlanmaya davet ediyorum” dedi. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) işlem saatlerinin uzatılmasını TOBB’dan talep ettiklerini belirten Çandır, “Talebimizin olumlu karşılanmasının ardından 1 Şubat 2021 tarihi itibariyle TÜRİB işlem saatleri 10.00 -13.00 olarak belirlendi. Talebimizi kısa bir süre içerisinde hayata geçiren Başkanımıza ve TÜRİB yönetimine teşekkür ediyorum” dedi. KOMİTELERDE OCAK AYI Çandır, ocak ayı meslek komitelerinde, kuraklık ve iklim değişikliği, kentin su kaynaklarının etkin kullanımı için sulama kooperatiflerince kullandırılan suyun yönetiminin önemi, artan gübre fiyatları ve gübre tedarikinde yaşanan sorunlar, artan maliyetlerin ürün birim fiyatlarına aynı oranda yansımaması, kredi faizlerindeki artışın sektörümüze olan olumsuz etkileri, Rusya Federasyonu’nca domates ithalatına yönelik uygulanmak olan kota, Rusya Federasyonu’nca Antalya ve İzmir’de üretilen ve ihraç edilen domates ile biber ithalatının Pepino Mozaik ve Kahverengi Rigos meyve virüsüne rastlandığı gerekçesiyle yasaklaması, kamunun yaş meyve sebze sektöründe aktif olarak faaliyet göstermesi, çiğ süt birim fiyatlarının süt üretimi ve ticaretine etkileri, döviz kurlarındaki değişimin tarımsal ihracata etkileri ve koronavirüs’ün seyrinin 2021 yılı kesme çiçek ve tıbbi aromatik bitkiler sektörlerinin iç ve dış ticaretine etkilerinin değerlendirildiğini belirtti. MECLİS’TE GÖREVE DEĞİŞİKLİĞİ 1.Meslek Komitesi’nden Meclis Üyesi Yusuf Karasu’nun ticari faaliyetlerini sonlandırması nedeniyle Meclis’ten ayrıldığını bildiren Başkan Çandır, “Bu ayrılma kendisinin tecrübelerinden faydalanmayacağımız anlamına gelmemelidir. Borsa camiasına girdiğimde tanıştığım Yusuf Amca hayata bakışı, duruşu ve ticaret yapma biçimi ile hepimize örnek olmuş, tecrübelerini de bizlerle cömertçe paylaşmıştır. Eminim ki paylaşmaya da devam edecektir. Kendisine bugüne kadar Borsamıza ve üyelerimize hizmetleri için teşekkür ediyorum” dedi. Çandır, Meclis’e gelen Ahmet Yılmaz’a başarılar diledi. Çandır, konuşmasında koronavirüs geçiren Vali Ersin Yazıcı’ya, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Ersan’a geçmiş olsun dileklerimi iletirken, BAGEV Yönetim Kurulu’nda birlikte çalıştıkları ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan’a Allah’tan rahmet, ailesi ve iş dünyasına başsağlığı diledi. Mecliste üyeler sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Detaylar...

PEYNİR ATÖLYESİ 50 BİN KİŞİYE ULAŞTI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde online düzenlenen ve 1 aydır devam eden Peynir Atölyesi tamamlandı. Öğrencilerden akademisyenlere, ev hanımlarından iş insanlarına, güvenlik görevlisinden çobana kadar geniş bir kitlenin katıldığı Peynir Atölyesi 50 bin kişiye ulaştı. Peynir Atölyesinde son dersi veren TOBB Karaman Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı Ahsen Toktay, dünyanın en iyi 5 peyniri arasında sayılan Karaman Divle Obruk Peyniri’nin 40 ton üretildiğini ancak piyasada 500 ton satıldığını bildirirken, coğrafi işaretin önemini vurguladı. Ücretsiz online yapılan ve 1 ay süren Peynir Atölyesi’nde antikçağdan günümüze peynirin yapımından bugünkü peynir varlığımıza, peynir çeşitlerinden peynir yapımına kadar çok sayıda bilgi paylaşıldı. Atölyeye Kıbrıs, İngiltere, Almanya, Singapur, Malta, Avusturya, Ürdün, Rusya, ABD, İsviçre’den katılımlar oldu. Peynir Atölyesi’nin son haftasında Süt Rüyası Kurucusu Öznur Apaydın Arıkan, şirden mayalı geleneksel salamura peyniri yapımını uygulamalı olarak anlattı. ÜRETİLEN 40 TON SATILAN 500 TON TOBB Karaman Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı ve Ala Dükkan kurucusu Ahsen Toktay, Karaman Divle Obruk peynirinin dünyadaki en iyi ilk 5 peynir arasında olduğunu bildirdi. Karaman Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2017 yılında Divle Obruk Peynirine coğrafi işaret belgesi aldığını belirten Toktay, “Divle Obruğumuzun kapasitesi 40 ton ama piyasada 500 ton peynir satılıyor. Coğrafi işaretin daha etkin kullanımı ve tüketicinin bilinçlenmesi konusunda daha çok çalışmamız lazım” dedi. YERİN 38 METRE ALTINDAN GELEN LEZZET Karaman Divle Obruk peynirinin yüzde 70 koyun ile yüzde 30 keçi sütünden elde edildiğini, özel tulumlarda Divle Obruğunda yerin 38 metre altında 6 ay 4 derecede bekletilerek olgunlaştırıldığını anlatan Toktay, “Lezzetini Ak Karaman ve Mor Karaman koyununun yağlı sütünden ve obruğun florasından alıyor. Yüzde 80 derece rutubet 4 derecede bekletilen peynir obruğun kendine has bakterisi ile besleniyor” dedi. Fransa’dan gelen bir gurubun Divle Obruk peyniri bakterisini kazıyarak Fransa’ya götürdüğünü ancak aynı ürünü elde edemediğini kaydeden Toktay, “Çünkü bu ürün tamamen bölgeye has floradan elde ediliyor” dedi. PEYNİR FARKINDALIĞI ARTTI ATB Başkanı Ali Çandır, pandemi döneminde tarımsal eğitimi sürdürebilmek amacıyla başlatılan uzaktan eğitim programının başarılı şekilde devam ettiğini belirtirken, “Peynir Atölyesinde bir ayda 50 bin kişiye ulaşmak büyük başarı. Eğitim veren tüm hocalarımıza, eğitmenlerimize, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. 2019 yılında düzenledikleri Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te Anadolu’nun peynir zenginliğini bir araya getirdiklerini anımsatan Çandır, Divle Obruk Peynirinin de YÖREX’te büyük ilgi gördüğünü belirtti. Çandır, yaptıkları çalışmalarla yöresel ürünlerin farkındalığını ve ekonomiye kazandırılmasını sağlamaya çalıştıklarını vurguladı. Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca da eğitime katılanların yüzde 90’ının kendi peyniri yaptığını, eğitimler sayesinde coğrafi işaretli peynir tüketmeye yönelik farkındalık oluştuğunu bildirirken, katılımcıların yüzde 99’unun yeni eğitimlere katılmak istediğini belirttiğini söyledi. Peynir Atölyesinin sonunda sınava tabi tutulan katılımcılar arasında başarılı olanlara belge verildi.  

Detaylar...

YÖREX FARKINDALIĞI ARTIRDI
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında Sakarya’nın yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünleri konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde online düzenlenen programın bu haftaki konukları, Sakarya Büyükşehir Belediye Bakanı Ekrem Yüce, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Mustafa Çöpoğlu oldu. Sakarya Büyükşehir Belediye Bakanı Ekrem Yüce, Sakarya’nın 5 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu 11 ürün için de coğrafi işaret çalışması yapıldığını kaydetti. Yüce, ıslama köfteden kabak tatlısına, dartılı keşkekten bal kabaklı ekmeğe, köpük helvasından dımbıl çorbasına, tarihi taraklı evlerinden süpürgeye çok sayıda yöresel ürüne ev sahipliği yapan Sakarya’nın tarımsal üretimiyle ilgili de bilgi verdi. “KAYBOLMAYA YÜZ TUTAN SÜPÜRGECİLİĞİ CANLANDIRIYORUZ” Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı, Sakarya’nın 1980’li yıllara kadar süpürge borsacılığıyla bilinen bir şehir olduğunu ancak bugün süpürgeciliğin kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer aldığını kaydetti. Borsa olarak süpürgeciliği canlandırmak için projeler yürüttüklerini bildiren Sarı, “Sakarya Süpürgesi’nin Coğrafi İşaretini aldık” dedi. Adapazarı Beyaz Kestane Kabağı, Geyve Avvası’nın da coğrafi işaretini Borsa olarak aldıklarını anlatan Sarı, “Türkiye’nin ayva üretiminin yüzde 70’i bizde. Geyve ayvası boğaza takılmaya özelliğiyle diğer ayva türlerinden çok farklı bir yapı ve lezzete sahip . Borsa olarak yöresel ürünlerimize sahip çıkıyoruz” dedi. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle Antalya’da düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e katıldıklarını kaydeden Sarı, “Süpürgecilerimizi YÖREX’e götürüyoruz. Çok da ilgi görüyorlar” dedi. Sarı, bölgedeki çakıldak fındık gibi ürünlere coğrafi işaret almak için de çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. KÜLTÜRLERİN HARMANLANDIĞI ŞEHİR Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya’nın yüz yıldır üretim ve pazar yeri olduğunu belirtirken, Sakarya ekonomisinin yüzde 17’sini tarımın oluşturduğunu kaydetti. Oda olarak Adapazarı Dartılı Keşkek, Adapazarı Islama Köfte’ye Coğrafi İşaret aldıklarını belirten Altuğ, kabak tatlısından, şimşir tarağa, çamkozalağı reçelinden uğut tatlısına kadar bir çok ürün için coğrafi işaret çalışması yaptıklarını anlattı. 72 millettin yaşadığı 16 dilin konuşulduğu Sakarya’nın inanılmaz bir kültürel zenginliğe sahip olduğunu kaydeden Altuğ, “Bu kültürel zenginliklerimizi yaşatmaya gayret ediyoruz” dedi. Altuğ, Sakarya’da göçle gelenlerin beraberinde getirdiği yemek kültürünü yaşatmak için Topraktan Tabağa GastroSakarya Projesi çerçevesinde kitap çalışması yaptıklarını, yemek kültürünü gelecek nesillere aktarmak istediklerini kaydetti. YÖREX’E KATILAN FİRMALAR Cİ İÇİN DESTEK İSTEDİ Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) Genel Sekreteri Dr. Mustafa Çöpoğlu, Sakarya’nın üreten ve çok kültürlü bir şehir olduğunu belirtti. Kalkınma Ajansı olarak kurumların coğrafi işaret çalışmalarını desteklediklerini bildiren Çöpoğlu, 11 ürünümüzün coğrafi işaret başvurusu tamamlandı, tescilini bekliyoruz” dedi. Yöresel Ürünler fuarı YÖREX’e MARKA olarak katıldıklarını kaydeden Çöpoğlu, “Bölgemizde yöresel ürün üreten, bunların ticaretini yapan firmalarımızın YÖREX’e katılımını sağladık. 2019 yılında bölgemizden toplam 34 firmamızı fuara götürdük. YÖREX, firmaların memnuniyetle döndüğü bir fuar. Katılımcılar hem fuar ortamında iş bağlantıları sağlıyor, hem satış yapıyor hem de diğer katılımcılarla görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakalıyor. Coğrafi işaret konusunda da büyük farkındalık yaratan YÖREX’e katılan firmalar, Kalkınma Ajansı’na başvurarak yöresel ürünlerine coğrafi işaret almak için destek başvurusunda bulunuyor. 2020 yılında pandemi nedeniyle yapılamayan YÖREX’in bu yıl düzenlenmesini bekliyoruz” diye konuştu.  

Detaylar...

UZAKTAN EĞİTİME TABLET DESTEĞİ
 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde başlatılan “Küçük Parmaklar” tablet dağıtım kampanyası kapsamında, Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne 110 adet klavyeli tablet bağışında bulundu. TOBB öncülüğünde, Türkiye genelinde pandemi sürecinde uzaktan eğitim gören ve maddi imkanı olmayan 30 bin öğrenci için “Tabletsiz Öğrenci Kalmasın” hedefiyle yola çıkılarak başlatılan kampanyaya, ATSO ile ATB de katkı sağladı. ATSO 55 adet ve ATB 55 adet olmak üzere ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılmak üzere toplamda 110 adet klavyeli tablet Valilik makamında gerçekleştirilen, Vali Ersin Yazıcı, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATB Başkanı Ali Çandır ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er’in katıldığı tören ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teslim edildi. Bir ülkenin geleceğine yapılacak en önemli yatırımın gençlerin eğitimine sağlanacak destek olduğunu belirten Vali Yazıcı, salgın sürecinde tablet ya da bilgisayarları olmadığı için uzaktan eğitime katılma imkanı bulamayan öğrencilere yapılan bu desteği çok değerli bulduğunu ifade etti. Oda ve Borsaların katkısı ile 110 adet klavyeli tableti geleceğin teminatı olan gençlere ulaştıracak olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Vali Yazıcı, kampanyaya Türkiye genelinde öncülük eden TOOB ile destek veren ATSO ile ATB yönetimlerine ve üyelerine duyarlılıklarından dolayı teşekkürlerini dile getirdi. ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, eğitimin önemine dikkat çekerken, "Pandemiden dolayı uzaktan eğitim gören bazı çocuklarımız maalesef eğitime ulaşmakta zorluk çekiyor. Çocuklarımızın eğitimden uzaklaşmaması için bizler de bir nebze olsun onlara destek sağlamak istedik. TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde başlatılan Küçük Parmaklar Kampanyasına destekte bulunduk. Umuyorum geleceğimiz olan çocuklarımız daha iyi eğitim olanaklarıyla kendilerini ve ülkemizi daha ileriye taşıyabilir" diye konuştu. ATSO Başkanı Davut Çetin, geleceğin güvencesi olarak gördükleri gençlerin eğitimini çok önemsediklerine vurgu yaparak, “Ülkemizin ekonomisini büyütmeye çalışırken eğitime yatırım yapmayı da ihmal etmiyoruz. Sosyal sorumluluk bilinciyle, ihtiyaç sahibi öğrencilere her sene Oda ve Borsalarımız bünyesinde eğitim yardımı yapıyoruz. Pandemi süreciyle birlikte uzaktan eğitim alan öğrencilerimiz için TOBB öncülüğünde başlatılan “Küçük Parmaklar” kampanyasına Antalya’da ATSO ve ATB olarak bizler de destek olduk. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize 110 adet klavyeli tablet temin ettik. Bu tabletleri İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze teslim ederek çocuklarımızın eğitimlerine katkı sunmayı ve mutluluklarına ortak olmayı hedefliyoruz. Son bir yıldır tüm dünyayı etkisi altına alan; ekonomiyi, ticareti, sosyal yaşamımızı ve alışkanlıklarımızı değiştiren Covid19 pandemisinin yaralarını ulusça birlikte sarmak için seferber olduk. Bu kapsamda devletimizin çalışmalarına destek olmaya ve yeni projelerle ihtiyaç sahiplerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Detaylar...

ANTALYA ODA VE BORSALARDAN SAĞLIĞA OKSİJEN CİHAZI DESTEĞİ
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde COVID19 tedavisinde kilit rol oynayan 20 adet Yüksek Akış Oksijen Cihazı (HFO) Valilik makamında düzenlenen protokol töreniyle İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edildi. Valilik makamında gerçekleşen protokol törenine Vali Ersin Yazıcı, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATB Başkanı Ali Çandır, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M.Hüdavendigar Günay, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Antalya Deniz Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Antalya İl Sağlık Müdürü Ünal Hülür katıldı. Pandemi döneminde Covid19 hastalarında kullanımı gerekli olan ve hastanın tedavi sürecinde iyileşmesine önemli katkı sağlayan HFO cihazları için Ticaret Oda ve Borsaları da katkıda bulundu. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 8 adet, Antalya Ticaret Borsası 4 adet, Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi 4 adet, Kumluca Ticaret Borsası 2 adet, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası 2 adet olmak üzere toplamda 20 adet HFO cihazı Antalya İl Sağlık Müdürlüğüne teslim edildi. Cihazların hızlı bir şekilde yoğun bakımlara kurulumu yapılarak hastaların tedavisinde kullanılmaya başlanacağını ifade eden Vali Ersin Yazıcı, HFO cihazlarının entübasyonu önlemesi, solunum hızında, nefes darlığında ve hasta konforunda iyileşmeler sağlaması ve hastanın ventilatörden ayrıldıktan sonraki süreçte daha hızlı toparlanmasına yardımcı olması sebebiyle Koronavirüs ile mücadelede çok etkili olduğuna vurgu yaptı. Desteklerinden ötürü oda başkanlarını ve emeği geçenleri tebrik eden Vali Yazıcı “Pandemi sürecinin sona ermesi kurallara riayet etmekten, birlik ve beraberlikten geçiyor. Küresel salgınla karşı karşıya kaldığımız bu günlerde ve sıkıntılara rağmen kenetlenerek, el birliğiyle yol almamız gerekiyor. Antalya’da vatandaşlarımızın sağlıklı huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşamlarına devam etmesi için tüm kurum ve kuruluşlarımızla görevimizin başındayız. Bu zorlu süreçte insanımıza nefes olmaya devam ediyoruz. Bu mücadelede yalnız değiliz. Sivil toplumumuz da çok önemli katkılar sunuyor. Bugün aldığımız bu 20 HFO cihazı da yoğun bakım hastalarımızın tedavisinde çok önemli katkılar sunacak. Destek veren herkesi kutluyorum. Pandeminin bir an önce sona ermesini sağlamak adına tüm vatandaşlarımızı daha duyarlı olmaya, maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymaya davet ediyorum” dedi. Pandemi sürecinin sona ermesinin birlik ve beraberlikten geçtiğini ifade eden ATSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Davut Çetin ise, “COVID19 pandemisi ile karşı karşıya kaldığımız ilk günden bu yana Antalya’daki Oda ve Borsalar olarak kenetlenerek, el birliğiyle bugünlerin atlatılmasında payımızın olması için tüm gücümüz ve enerjimizle çalışıyoruz” dedi. Dünya genelindeki vaka sayısının neredeyse 90 milyona ulaştığını ifade eden Başkan Davut Çetin, “Ne yazık ki tüm dünyada olduğu gibi bu virüsten ülkemizde çok fazla etkilendi. 2 milyonu aşkın vatandaşımız bu hastalığa yakalanırken binlerce insanımızın da aramızdan ayrılmasına üzüldük. Virüse yakalanan hastalarımızın tedavisinin yoğun bakım süreçlerinde ise sağlık çalışanlarımızın en önemli yardımcılarından biri de bugün armağan ettiğimiz HFO cihazları. Pandeminin başından bu yana özverili bir şekilde canlarını ortaya koyarak çalışan sağlık çalışanlarımıza bu mücadelelerinde yalnız olmadıklarını ve Oda ve Borsalar olarak her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek istedik” ifadelerini kullandı.  

Detaylar...

ATB’DEN BÜYÜKŞEHİR MECLİS ÜYELERİNE ÇİÇEK
  Antalya Ticaret Borsası, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Meclis Toplantısında üyelere üzerinde “Vazonuzdan çiçek kalbinizden sevgi eksik olmasın. Mutlu yıllar” yazılı çiçek buketleri armağan etti. 150 buketin dağıtıldığı yılın ilk Meclisi’nde Meclis üyeleri, Borsa Yönetimi ve Çiçekçiler Meslek Komitesi’ne teşekkür etti. FARKINDALIK YARATMAK Çiçek dağıtımı öncesinde Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Hüseyin Simav, Çiçekçiler Meslek Komitesi Başkanı Ertan Altundağ, Genel Sekreteri Tolgahan Alavant ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol’u ziyaret etti. Hüseyin Simav, Çiçekçiler Meslek Komitesi’nin Antalya’da önemli bir sektör olan çiçekle ilgili farkındalık yaratmak için Belediyesi Meclis Üyelerine çiçek dağıtmak istediklerini söyledi. KESME ÇİÇEĞİN YÜZDE 44’ÜNÜ ANTALYA ÜRETİYOR Antalya’da çiçek üretimiyle ilgili bilgi veren Komite Başkanı Ertan Altundağ, Türkiye’de kesme çiçeğin yüzde 44’ünü Antalya’nın ürettiğine dikkat çekti. Çiçeğin kent yaşamında daha çok var etmek için çalışmalar yapılması gerektiğini kaydeden Altundağ, “Çiçek hayatımızı güzelleştirir. Kentin değişik noktalarında çiçek satış merkezleri oluşturulması bu anlamda çok önemli” dedi. Cansel Çevikol, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in projeleri arasında yer alan çiçek satış noktalarıyla ilgili çalışacaklarını belirtirken, “Kesme çiçek sektörünün yaşadığı zorlukları biliyor, çalışmalarımızı ortak akıl ile katılımcı bir anlayışla yürütmeye devam ediyoruz” dedi. Çevikol, çiçek üreticisinin her zaman yanında olduklarını söyledi.

Detaylar...

GAZİANTEP 37 TESCİLLİ ÜRÜNLE COĞRAFİ İŞARETTE LİDER
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında Gaziantep’in yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünleri konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde online düzenlenen programın bu haftaki konukları, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı ile Gaziantep Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan oldu. ŞAHİN: “MAHALLENİN KÖFTECİSİ BENDİM” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in 2015 yılında UNESCO Kreatif Şehir Ağı’na dahil olan, eşsiz lezzetleri, güzellikleri, yerel değerleriyle Türkiye’nin yıldız kentlerinden biri olduğunu kaydetti. Küreselleşen dünyada şehirlerin yarıştığını ve yerelin konuşulduğunu kaydeden Şahin, “Biz de yerel ürünlerle, kültürümüzle dünyayı buraya getiriyoruz” dedi. Gaziantep’in çok fazla yerel ürüne sahip olduğunu, 37 coğrafi işaretli ürünüyle de Türkiye’de en çok tescile sahip il olduğunu belirten Şahin, Cİ’li ürün sayısını artırmak için çalışmaların devam ettiğini anlattı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle Antep Yuvarlaması’nın 2017’de Coğrafi İşaret aldığını belirten Şahin, “Doğduğum mahallenin köftecisi bendim, çok yuvarlama yaptım. Yuvarlama deyip geçmeyin. Yuvarlamayı yaparken mahallenin kadınları toplanıyor, komşuluk gelişiyor, dostluklar gelişiyor, dertleşiyorsun, rehabilite oluyorsun. Terapi için insanlar dünya kadar para harcıyor. Bunların hepsini doğal olarak yaptıran bir sistem var. Seni sosyalleştiren, komşuluğu geliştiren, lezzeti de beraberinde getiren büyük bir hikaye var” diye konuştu. YEREL ÜRÜNLERİN SATIŞINA DİJİTAL PLATFORM Şahin, yerel ürünlerin üretimini yaygınlaştırmak için belediye olarak yaptıkları çalışmaları anlatırken, bölgenin tüm yerel ürünlerini e ticaret yoluyla dünyaya satmak için özel bir yazılım geliştirdiklerini bildirdi. Şahin, “Kendi yazılımımızı hayata geçiriyoruz, çalışmalarda son aşamadayız. Gaziantep olarak Türkiye’ye örnek bir model oluşturacağız” dedi. AB’DE İL TESCİLLİ ÜRÜN ANTEP BAKLAVASI Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, 2005 yılında Antep Baklavası’nın tescilini aldıklarını, 2013 yılında da Avrupa Birliği nezdinde ilk tescili Antep Baklavası’nın aldığını belirtti. Ünverdi, “Antep her konuda olduğu gibi bu konuda da öncü olmuştur” dedi. FISTIK ÜRETİMİ AZALIYOR Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Antep Fıstığı’na 2000 yılında coğrafi işaret aldıklarını belirterek, yereldeki bir çok ürünün ana maddesi olarak kullanılan fıstığın üretiminin azaldığına dikkat çekti. Yıldırım, fıstığın ekonomik değerini artırmak istediklerini söylerken, “TOBB verilerine göre 197 milyon kilogram fıstık işleme kapasitemiz varken, biz bunun sadece yüzde 50’sini kullanabiliyoruz” dedi. ANTEP LAHMACUNU İÇİN AB’YE BAŞVURU Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı, Borsa olarak coğrafi işaretle ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. 2017’de coğrafi işaret aldıkları Antep Lahmacunun diğer lahmacunlardan ayıran özelliklerini anlatan Akıncı, Antep Lahmacunu’na AB’den tescil alabilmek için başvurduklarını bildirdi. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e başladığı günden beri katıldıklarını, fuarın ürünlerin tanıtımına büyük katkı sağladığını kaydeden Akıncı, “2020 yılında pandemi nedeniyle YÖREX maalesef olmadı. Umarım 2021 yılında yapılır, biz de her yıl olduğu gibi ürünlerimizle YÖREX’te oluruz” dedi. Gaziantep Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, tarım okulunda yöresel ürünlerin üretimiyle ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. MİLAS YAĞLI ZEYTİNİ İÇİN DE AB’YE BAŞVURU Programa bağlanan Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, AB’den tescil alan Milas Zeytinyağı ile ilgili bilgi verdi. 2005 yılında Coğrafi İşaret aldıkları Milas Zeytinyağı için 2017 yılında AB tescili için başvuruda bulunduklarını belirten Özer, 2020 yılında ülkenin 5. ürünü olarak AB tescili aldığını kaydetti. Özer, Milas Yağlı Zeytini için de AB ’ye başvurduklarını bildirirken, onun da onayını beklediklerini duyurdu.  

Detaylar...

ATB’DEN ÜYELERİNİ RAHATLATACAK FİNANSMAN ANLAŞMASI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), pandemi döneminde ekonomik sıkıntı yaşayan üyelerine destek olmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Halkbank arasında imzalanan “Paraf Ticari Kredi Kartı ile Güvenceli Tedarik Zinciri Finansmanı Anlaşması” çerçevesinde Antalya Ticaret Borsası ile Halkbank Antalya Bölge Müdürlüğü arasında protokol imzalandı. Protokol imza törenine, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Halkbank Antalya Bölge Koordinatörü Mikail Özdemir, Halkbank Antalya Şube Müdürü Mehmet Metin katıldı. Protokol, satıcıya tahsilat güvencesi, alıcıya da 18 aya kadar vade ile ödeme imkanı sunuyor. ALACAKLAR GÜVENCE ALTINDA ATB Başkanı Çandır, TOBB ve Halkbank işbirliğiyle hayata geçirilen tedarik zinciri finansmanı projesi kapsamında Halkbank Antalya Bölge Müdürlüğü ile protokol imzaladıklarını belirterek, çalışmanın alıcı ile satıcının ticari ilişkisini güvence altına aldığını söyledi. Çandır, satıcının tahsilat kaygısı taşımadan banka garantisiyle malını satabileceğini alıcının da uygun vadeyle ödeme planı hazırlayabileceğini kaydetti. Pandemi döneminde Antalya ekonomisinin ciddi daralma gösterdiğini belirten Çandır, tedarik zincirinin güvenli işlemesini hedeflediklerini vurguladı. Çandır, “Protokole öncülük eden TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu ve Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan’a teşekkür ediyorum” dedi. CİDDİ AVANTAJLAR SAĞLIYOR Halkbank Antalya Bölge Koordinatörü Mikail Özdemir, üzerinde TOBB logosu da bulunan Paraf ticari kredi kartı sahiplerine, yapacakları satın almalar ve ödemelerde esnek taksit ve vade imkanı sağlanacağını bildirdi. Banka olarak tedarik zincirinde satıcıya tahsilat garantisi, alıcıya ise 18 aya kadar vadeli ödeme esnekliği getirdiklerini kaydeden Özdemir, “Asıl olarak alacağın vadelendirilmesi ve garanti edilmesini sağlıyoruz” dedi. Halkbank’ın pandemi döneminde de üreticinin, istihdam yaratan ticaret erbabının ve esnafın yanında olmaya devam ettiğini söyleyen Özdemir, “Antalya Ticaret Borsası üyelerine tedarikçi finansmanı kapsamında ciddi avantajlar sağlıyoruz. Borsa yönetimine ilgilerinden dolayı teşekkür ederim” dedi.  

Detaylar...

8 BİN YILLIK GELENEĞİ ONLİNE ANLATTILAR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde pandemi döneminde tarımsal eğitimi sürdürebilmek amacıyla başlatılan uzaktan eğitim programı, Peynir Atölyesi ile devam ediyor. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu hafta sonu yapılan ve 1500’ün üzerinde katılımcının ders aldığı Atölye’de antikçağdan günümüze peynirin yapımından bugünkü peynir varlığımıza, peynir çeşitlerinden peynir yapımına kadar çok sayıda bilgi paylaşıldı. Atölyeye Kıbrıs, İngiltere, Almanya, Singapur, Malta, Avusturya, Ürdün, Rusya, ABD, İsviçre’den katılımlar oldu. YAZIDAN DA ESKİ Peynir Atölyesi’nde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seval Sevgi Kırdar, antik çağlardan günümüze peynirin serüvenini anlattı. Peynirin 8 bin yıllık bir geçmişi olduğunu kaydeden Kırdar, “İmparatorluklar ve aristokrasiden, seramik ve yazıdan, metal aletlerden ve silahlardan önce peynir vardı” diyerek sözlerine başladı. Arkeolojik kazılarda Polonya topraklarında bulunan peynir süzgeçlerinin 7 bin 500 yılık olduğuna dikkat çeken Kırdar, “Cilalı taş devrinde hayvanların evcilleştirilmelerinden sonra Akdeniz kıyılarında Mezopotamya’da veya bugünkü güney batı Asya denilen İndus Vadisi’nde çobanlar tarafından peynirin yapıldığı sanılmaktadır” dedi. Kırdar, Yunanlılar ve Romalıların peynir yaparken sütü kestirmek için incir sütü, kuzu ve oğlak şirdeni, deve dikeni çiçeği, yaban safran taneleri, sirke ve eşek sütünü kullandıklarını anlattı. 4 BİN ÇEŞİT PEYNİR Dede Korkut hikayelerinde süt, kaymak ve peynirin bolluğun varlık ölçüsü olarak ifade edildiğini anlatan Kırdar, Van otlu peynirinin bir hekim tarafından ilaç niyetine hazırlandığına dikkat çekti. Dünyada 4 bin çeşit peynir bulunduğunu, ülkemizde 200 peynir çeşidi olduğunu kaydeden Kırdar, “Türkiye bir peynir ülkedir. Kaydı olmamakla birlikte daha fazla peynirimizin olduğunu biliyoruz“ dedi. Avrupa Birliği’nde 248 tescilli peynir bulunduğunu, Türkiye’de ise sadece 15 coğrafi işaretli peynir çeşidi olduğunu belirten Kırdar, “AB nezdinde tescilli peynirimizin olmaması büyük eksiklik” dedi. Kırdar, Karaman Divle obruk peynirinin dünyanın en iyi 5 tulup peyniri arasında sayıldığına dikkat çekti. Peynirin sağlık yönünden etkilerini de anlatan Prof. Dr. Kırdar, yatmadan yarım saat önce yenilen peynirin uyku kalitesini artırdığını, peynirin içerisinde bulunan triptofan isimli aminoasitin stresi azaltarak uyku kalitesini artırdığını kaydetti. CANLI YAYINDA PEYNİR YAPTI Peynir Atölyesi’nde ders veren Süt Rüyası Kurucusu Öznur Apaydın Arıkan, ev yoğurdu, labne peyniri, tatlı lor yapımını uygulamaları olarak anlattı. Arıkan, süt ürünleri yapımının püf noktalarıyla ilgili katılımcılara bilgi verdi. 2019 yılında düzenlenen 10. YÖREX’e katılarak peynir yapımını anlattığını anımsatan Arıkan, “Peynir yapımına olan ilginin her geç en gün arttığını gözlemliyorum. Umarım geleneksel yöntemleri kuşaktan kuşağa aktarırız” dedi. Ücretsiz online Peynir Atölyesi, 24 Ocak’a kadar devam edecek.  

Detaylar...

ARALIK AYI HAL ENDEKSİ AÇIKLANDI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Aralık ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerlerinin değişimleri, 2020 Aralık ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti: (2015=100) ANTALYA HALLERİ ENDEKS DEĞİŞİMLERİ TABLOSU Aralık ayında miktar endeksleri bir önceki aya göre (aylık) domateste % -5.13 azalırken, sebzede % 8.12 ve meyvede % 5.24 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste % -46.56, sebzede % -36.07 ve meyvede % - 36.95 azaldı. Aralık ayında fiyat endeksleri bir önceki aya göre domateste % -13.55 azalırken, sebzede % 0.98 ve meyvede % 8.44 arttı. Fiyat endeksi geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) ise domateste % 16.04, sebzede % 36.08 ve meyvede % 59.58 arttı. Domates miktar endeksinde son beş yılın Aralık aylarındaki rekor yıllık değişim % -46.56 azalışla ve fiyatta ise ikinci en yüksek değer olan % 16.04 artışla 2020 yılında gerçekleşti. Sebze miktar ve fiyat endekslerinde son beş yılın Aralık aylarındaki rekor yıllık değişimler; miktarda % -36.07 azalışla ve fiyatta ise % 36.08 artışla 2020 yılında gerçekleşti. Meyve miktar ve fiyat endekslerinde son beş yılın Aralık aylarındaki rekor yıllık değişimler; miktarda % -36.95 azalışla ve fiyatta % 59.58 artışla 2020 yılında gerçekleşti. Aylık gerçekleşmeler ise aşağıdaki şekillerde verildi: Bir önceki aya göre domates işlem miktar endeksi; Aralık ayında % -5.13 azalış gösterirken, geçen yılın Aralık ayındaki % -8.77 azalıştan daha düşük bir azalış gösterdi. İşlem fiyatı endeksi ise bir önceki aya göre % -13.55 azaldı. Mayıs ayından beri devam eden aylık artış eğilimi, Kasım ayından sonra Aralık ayında da düşmeye devam etti. Aylık değişimde, geçen yılın Kasım ve Aralık aylarından daha düşük bir seyir yaşandı. Antalya hallerinde işlem gören domatesin 2019 ve 2020 yıllarındaki miktar endekslerinin aylık değişimleri Mart, Mayıs ve Ekim ayları hariç genellikle birbirine uyumlu seyretti. Fiyat endekslerinin aylık değişimleri ise daha dalgalı bir seyir gösterdi. Bir önceki aya göre sebze işlem miktar endeksi, Aralık ayında % 8.12 artış gösterirken işlem fiyat endeksi ise % 0.98 arttı. Antalya hallerinde işlem gören sebzenin 2019 ve 2020 yıllarındaki miktar endekslerinin aylık değişimleri Mart, Mayıs, Ağustos ve Ekim ayları hariç genellikle birbirine uyumlu seyretti. Fiyat endekslerinin aylık değişimleri ise yılın 7 ayında dalgalı bir seyir gösterdi. Bir önceki aya göre meyve işlem miktar endeksi, Aralık ayında % 5.24 artış gösterirken işlem fiyat endeksi ise % 8.44 arttı. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2019 ve 2020 yıllarındaki miktar endekslerinin aylık değişimleri Mart, Mayıs, Ağustos ve Ekim ayları hariç genellikle birbirine uyumlu seyretti. Fiyat endekslerinin aylık değişimleri ise yılın 7 ayında dalgalı bir seyir gösterdi.

Detaylar...

ATB YILIN SON MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) 2020 yılının son meclis toplantısını online gerçekleştirdi. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapılan Aralık Meclisi’nde üyeler, yönetimin bir aylık çalışmaları hakkında bilgilendirilirken, tarıma, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. KADIN CİNAYETLERİNE KINAMA Antalya Ticaret Borsa Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, konuşmasına kadınlara yönelik şiddet ve cinayetleri kınayarak başladı. Bu yıl da kadına yönelik şiddet konusunda kötü bir sınav verdiğimizi söyleyen Çandır, “Resmi kayıtlara göre, ülkemizde bu yıl 400’ün üzerinde kadın bir erkek tarafından öldürüldü. Maalesef dün üç kadın daha erkekler tarafından vahşice katledildi. Tüm canlılara ve kadınlara yönelik her türlü şiddeti kınıyor, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını, cezaların uygulanmasını diliyorum” diye konuştu. Zorlu bir yılı geride bıraktığımızı belirten Çandır, “2020 yılına girerken sahip olduğumuz beklentilerden, hedeflerden ve umutlardan tamamen bağımsız bir yıl yaşadık. Adeta can derdine düştük” dedi. COVİD-19 salgınının tüm dünya ile birlikte bizleri de derinden etkilediğini belirten Çandır, dünyada ve ülkemizde ekonomi ile iş dünyasının karşılaştığı zorlukların farklı düzeyde olduğuna dikkat çekti. Çandır, sağlık ve tarım sektörlerinde çalışanların en fazla risk altında kaldığı bir dönemi yaşadığımızı kaydetti. TÜRKİYE 1 ŞOK YAŞADI ANTALYA 3 ŞOK YAŞADI Turizm ve hizmet sektörünün salgından en çok etkilenen sektörlerin başında geldiğini kaydeden Çandır, “Dünya çapında tarım ve turizm kenti olan Antalya’mız, hem en fazla risk altında çalışan hem de salgın tedbirlerinden en ağır ekonomik darbe ile etkilenen şehir olmuştur. Turizm faaliyetleri, yüzde 80’den fazla küçülmüştür. Yılın başında 55 milyon turist ve 40 milyar dolar gelir hedefine uygun hazırlık yapan Antalya, sonuçta tam bir şokla karşı karşıya kalmıştır. Türkiye ortalaması 1 şok yaşadıysa biz en az 3 şok yaşadık” dedi. İLK KEZ YAŞADI Antalya’nın ibrazında ödenen çek tutarı büyümesinde ilk kez Türkiye ortalamasının altında kaldığına dikkat çeken Ali Çandır, “11 aylık gerçekleşmelere baktığımızda 2020 yılında ibrazında ödenen çek tutarı, önceki yıla göre Türkiye’de yüzde 10 civarında artarken, Antalya’da yüzde 20’den fazla azalmıştır. Böylesine aleyhimize makas açıklığını ilk kez yaşamaktayız” dedi. Antalya için ekonomik afet bölgesi ilan edilmesini isteyen Çandır, “Bu kapsamdaki önerilerimizi ve taleplerimizi özellikle Eylül ayından itibaren her platformda dile getirmeye, her yetkiliye iletmeye çalışıyoruz” dedi. BORÇ YÜKÜMÜZ AĞIR Yılın önemli bir kısmında üretim ve ticaret dururken, borçlanmanın devam ettiğini belirten Başkan Çandır, “Sonuç olarak alacakların tahsilatı ve borçların ödenmesi hepimizin sırtında ağır bir yük haline gelmiştir. Bu salgına sırtında ağır bir yükle yakalanmış olan kesimler, salgının eklediği yükle çok daha zorlu bir döneme girmiştir. Öz kaynaklarımızdan kullanımlarımız, kamu ödemlerine ilişkin ertelemeler ve ilave ucuz krediler, Kasım ayına kadar direnmemizi belli ölçülerde sağlamıştır” diye konuştu. Ekim ayından itibaren tekrar yükselişe geçen salgının ilki kadar ekonomiye şiddetli etkisi olmayacağı görüşüne katılmadığını ifade eden Çandır, ”Çünkü ilk darbenin etkisini atlatamamış ekonomiye ve iş dünyasına, daha hafif şiddette bile olsa gelen bu ilave darbe, yerle bir etme etkisi yaratmaktadır” dedi. SERİ İFLAS RİSKİ UYARISI 2021 yılı için önümüzdeki en büyük riskin seri iflas riski olduğunu ifade eden Ali Çandır, “Böyle bir riskin gerçekleşmemesi için başta kamu otoritesi olmak üzere hepimiz tedbirler almalıyız. Bu tedbirlerin başında, daha önce ertelenmiş olan 2020 yılı ve 2021 yılı kamuya ödemelerimiz en az 2023 yılına kadar faizsiz ertelenmelidir ki diğer ödemelerimizi yapabilme kabiliyetine sahip olalım” dedi. Talep zayıflığı ve yüksek maliyetli kredilerin 2021 yılının zor geçeceğinin göstergesi olduğunu kaydeden Çandır, “Halbuki gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler için görülmemiş bol para, sıfır faiz ve sıfıra yakın enflasyon koşulları 2021 yılı için daha iyi beklentiler yaratmaktadır. Özellikle aşı ve ilaç konularındaki olumlu gelişmeler bu ekonomilerin 2021 yılında ciddi bir olumlu hareketlenme yaşayacaklarını göstermektedir” dedi. 91 YILIN EN KURAK DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ Son 91 yılın en kurak dönemini yaşadığımızı belirten Çandır, Mayıs ayında yaşanan sıra dışı soğuk ve sıcak dalgalanmalarının başta zeytin ve narenciye olmak üzere ortalama yüzde 50 civarında ürün kaybına neden olduğuna dikkat çekti. Haziran ayından itibaren baş gösteren tarımsal kuraklık tehdidinin de ciddi bir tedirginliğe neden olduğunu belirten Çandır, “Acilen bir su yönetim planı hazırlamak ve uygulamaya koymak zorunluluğumuz bulunmaktadır” dedi. Tarım sektörünün tüm zorluklara, hayati tehditlere ve aşırı mali yüklerine rağmen üretme devam ettiğini belirten Çandır, “Yıllık ortalama girdi maliyetleri yüzde 50 artmışken yüzde 15’lik fiyat artışına katlanmaya devam etmektedir. Ancak bilinmelidir ki tarımsal faaliyetlerle uğraşanlar, yıllardır bu gelir kaybını yaşamaktadır” dedi. ÜRETİCİ MEMNUNİYETSİZ Kredi Kayıt Bürosu’nun 2020 yılı Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması’nı Meclis üyeleriyle paylaşan Ali Çandır, araştırmaya göre üreticilerin yüzde 93’ünün girdi pahalılığı, yüzde 89’unun umduğu fiyata satamama, yüzde 50’sinin iklim dengesizliği, yüzde 45’inin hastalık ve zararlılarla baş edememe, yüzde 28’nin yetersiz sulama ve yüzde 28’inin işçi bulamama sorunlarını dile getirdiğini kaydetti. Çandır, “Bu rakamlar üreticinin memnuniyetsizliğini göstermektedir” dedi. TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ ENFLASYONU ARTACAK Avrupa Birliği’nin önümüzdeki 10 yıllık dönem için yaptığı tarımsal projeksiyonları da Meclis üyeleriyle paylaşan ATB Başkanı Ali Çandır, şunları söyledi: “Önümüzdeki 10 yıllık dönemde coğrafi işaretli ürünlerin getirisinin artması, sebze ve meyvenin taze tüketiminin artması, bitkisel üretim gelirlerinin hayvansal üretimden daha yüksek olacağı, mera bazlı yem talebi ve GDO’suz yem talebinin yükseleceği, palm yağı tüketimi azalırken ayçiçek, soya ve zeytinyağı tüketiminin artacağı, tahıl üretim alanlarının düşeceği ancak verimlilikten dolayı üretim 277 milyon ton civarında seyrini sürdüreceği, tarımda dijitalleşmenin artacağı, dünya ölçeğinde işlem yapan traderların tarımsal ürünleri yatırım varlıkları olarak görmeye başlayacağı, dünyada tarım ve gıda ürünleri enflasyonunun önümüzdeki dönemde yükseleceği öngörülüyor. Bu öngörüleri, hepimiz özellikle karar vericilerimiz mutlaka ciddiye alıp bilgi, bilim ve mantık odaklı analiz etmeli ve irdelemelidir.” SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE ODAKLANACAĞIZ Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hayatı, ekonomiyi ve kalkınmayı sürdürülebilirlik kriterleri üzerinden geliştirdiklerine dikkat çeken Ali Çandır, “Bizler gelecek nesillerin kaynaklarını ve ihtiyaçlarını, bugünkü nesil için tüketmemeliyiz prensibi olan sürdürülebilirlik, pek çok ülkenin yasal zorunluluğu haline getirilmiştir. Antalya Ticaret Borsası olarak biz de 2021 yılında sürdürülebilirliğe odaklanacağız. Yıl boyunca yapacağımız her tür iş ve işlemlerde, etkinlik ve faaliyetlerde sürdürülebilirlik bağını ön planda tutacağız” dedi. GİDECEK BAŞKA YERİMİZ YOK 2020 yılında ülke ortalamasının altında performans gösteren Antalya’nın 2021 yılını ekonomide Türkiye ortalamasının üzerinde bir performansla geçireceğini umduklarını söyleyen Çandır, “Bu tahmindeki en büyük dayanağımız, kentimizin dünyaya açıklığı ve insan hareketliliğinin hızla artacağı varsayımıdır” dedi. Tarım sektörünün de 2021 yılında da tüm zorlu koşullara ve ağır yüklere rağmen en iyi performansını göstermeye çalışacağını söyleyen Çandır, “Çünkü her zaman dediğim gibi bizim yapacak başka bir işimiz ve gidecek başka bir yerimiz yok. Bu görüş ve düşüncelerle önümüzdeki yılın Antalya ekonomisi için nispeten nefes alacak yıl olmasını beklemekteyim” dedi. Borsa’nın geçmiş yıllarda olduğu gibi Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı gösterdiğini kaydeden Çandır, işlem hacminin yüzde 28 artışla 3 milyar 850 milyon TL’ye yükseldiğini bildirdi. Meclis üyeleri, meslek komiteleri üyeleri ve Borsa personeline çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Çandır, “Vazonuzdan çiçeğin, kalbinizden sevginin eksik olmadığı sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl geçirmenizi diliyorum” dedi. Mecliste, 2021 yılı kayıt ücretleri, aidat ücretleri ve üye hizmetlerine zam yapılmazken, 2021 yılı bütçesi onaylandı. Meclis üyeleri sektörlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, 2021 yılının iyi geçmesini diledi.  

Detaylar...

PEYNİR ATÖLYESİ BAŞLIYOR
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde pandemi döneminde tarımsal eğitimi sürdürebilmek amacıyla başlatılan uzaktan eğitim programı, Peynir Atölyesi ile devam ediyor. Ücretsiz online planlanan Peynir Atölyesi 2 -24 Ocak tarihleri arasında Cumartesi ve Pazar günleri yapılacak. Eğitimin sonunda yapılacak sınavda başarılı olan katılımcılara belge verilecek. EĞİTİM 1 AY SÜRECEK Peynir Atölyesi’nde ilk ders 2 Ocak’ta Süt Rüyası Kurucusu Öznur Apaydın Arıkan’ın sunumuyla başlayacak. Peynir Atölyesi, cumartesi günleri workshop şeklinde, pazar günleri ise peynir üzerine anlatımlarla gerçekleştirilecek. 8 oturumda yapılacak eğitimlerde, konunun uzmanı akademisyenlerce antik çağdan günümüze peynirin serüveni, Kars Gravyeri ve Kars Kaşarı, peynir haritası, Karaman Divle Obruk Peyniri, peynir kültürü, yoğurt kesiği, yoğurt yapmanın püf noktaları, labne peyniri, tatlı lor yapımı, sürk peyniri, salamura peyniri, şirden mayalı beyaz peynir ve salamurada pastörizasyon gibi konular anlatılacak. PEYNİRE DAİR HERŞEY Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, peynir zenginliğine sahip Anadolu’nun peynir geleneğini gelecek nesillere aktarmak istediklerini söylerken, Peynir Atölyesi’nin peynire dair her şeyi öğrenmek için iyi bir fırsat olduğunu belirtti. Çandır, geçen yıl düzenledikleri 10. YÖREX’te Anadolu’nun peynirlerini bir araya getirdiklerini ve peynir atölyesi düzenlediklerini anımsattı. Çandır, “Ülkemizin dört bir yanından gelen peynirlerin özelliklerinden, yapım aşamasına kadar birçok konuyu ziyaretçilerle paylaştık. Peynir kültürümüze gelecek nesillerin sahip çıkması için workshoplar düzenledik” dedi. Çandır, peynir atölyesine herkesi davet etti. ULUSLARARASI ATÖLYE Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, ATB ile eğitim programlarının Peynir Atölyesi ile devam ettiğini belirtirken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ev ekonomisi faaliyetlerini dijital ortaya taşıdıklarını söyledi. Peynir Atölyesine başvuranların yüzde 75’ini kadınların oluşturduğunu kaydeden Karaca, erkeklerin de eğitime yoğun ilgi gösterdiğini belirtti. Karaca, Kıbrıs, İngiltere, Almanya, Singapur, Malta, Avusturya, Ürdün, Rusya, ABD, İsviçre’den eğitim için başvuru aldıklarını, yerleşik yabancıların da eğitime yoğun ilgi gösterdiğini bildirdi.  

Detaylar...