Mobil uygulama için seçim yapınız.
  Android Ios  
ENDEKSLER
ATB 100. Yıl Belgeseli
  pdf video  
TÜRİB
Etkinlik Takvimi
Ağustos Eylül 2021
pzt. sa. çr. prş. cm. cmt. pz.
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
Ziyaretçilerimiz
IP Numaranız : 3.235.175.15
Şuan 20 kişi online
Bugün 522 kişi ziyaret etti.
Toplam Gösterim: 159393
Ankete Katıl
Borsamız organizasyonlarını hangi kanallardan takip ediyorsunuz?




Anket sonuçları için tıklayın    

Haberler

PANDEMİDE KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNİ ÖĞRENECEKLER
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen Pandemi Günlerinde Tarım Eğitimi, ihracat değeri her geçen yıl artan kiraz ile devam ediyor. Kiraz yetiştiriciliğinden bahçe tesisine, budamadan çeşitlere bir çok konunun anlatılacağı eğitim, 14, 20 ve 21 Şubat tarihlerinde online düzenlenecek. Eğitime Azerbaycan, KKTC, Yunanistan, Belçika, Kazakistan, Kanada, İsviçre, Kuveyt, Suriye, Bulgaristan’dan gibi bir çok ülkeden 1544 başvuru geldi. Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi İsmail Demirtaş 14 Şubat Pazar günü kirazın sistematiği, beslenmedeki önemi, besin içeriği, dünyadaki kiraz üretimi ve ticaretinin gelişimi, kiraz anaçları ve çoğaltma teknikleri, kiraz bahçe tesisini anlatacak. Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Hasan Cumhur Sarısu, 20 Şubat Cumartesi günü kirazın ekolojik istekleri, kiraz çeşitleri ve özelliklerini anlatacak. Dr. Hasan Cumhur Sarısu, 21 Şubat Pazar günü ise döllenme biyolojisi, kiraz bahçesinde budama ve terbiye sistemlerini anlatacak. Eğitimin sonunda sınava tabi tutulacak katılımcılardan başarılı olanlara belge verilecek. TARIMDA EĞİTİM SEFERBERLİĞİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, pandemi döneminde sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde düzenledikleri tarım eğitimlerinin gelen talepler doğrultusunda farklı konularla devam ettiğini belirtirken, eğitimlere yoğun ilgi gösterildiğini söyledi. 3 gün boyunca kiraz yetiştiriciliğinin püf noktalarının anlatılacağını belirten Çandır, “Antalya Ticaret Borsası ve Tarım ve Orman Müdürlüğümüz tarımsal eğitimin geliştirilmesi için ciddi bir seferberlik başlattı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. TARIM EKONOMİSİNDE DEĞERİ YÜKSEK Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca, kiraz yetiştiriciliğinin önemini belirtirken, “İnsanların beslenmesinde ve tarım ekonomimizde değeri her geçen gün artan kiraz tarımının daha bilinçli yapılması için bu eğitimimiz çiftçilere, girişimcilere ve mühendislere ışık olacak” dedi. Kiraz eğitimine yurtdışından da çok sayıda kişinin başvuruda bulunduğunu kaydeden Karaca, Belçika’dan Kazakistan’a, Yunanistan’dan Suriye’ye çok sayıda ülkeden başvuru aldıklarını bildirdi. Karaca, “Kiraz yetiştiriciliğinin püf noktaları bu eğitimde verilecek. Eğitimlerimiz yurtdışından çok sayıda katılımla uluslararası nitelikte oluyor. Tarımsal eğitimin üretim kalitemiz ve ürünlerimizin ticaretini artıracağına inanıyor, bu yolda ilerliyoruz” diye konuştu.  

Detaylar...

CARİ AÇIĞI AZALTACAK FORMÜL; YÖRESEL ÜRÜNLER
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, 37 milyar dolar cari açığı olan Türkiye’nin 2500 coğrafi işaret alabilecek yöresel ürünüyle ülke ekonomisine 20 milyar dolar kazanç sağlayabileceğini bildirdi. Baran, “AB’de tescil almış 3 bin 732 ürün var, bunların AB ekonomisine katkısı 77 milyar Avro” dedi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında Ankara’nın yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde online düzenlenen programın bu haftaki konukları, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Zekai Efeoğlu, Ankara Tarım ve Orman Müdürü Bülent Korkmaz oldu. CARİ AÇIĞIN FORMÜLÜ Ankara Ticaret Odası olarak yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılması için çalıştıklarını belirten ATO Başkanı Gürsel Baran, bu çerçevede Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi düzenlediklerini kaydetti. Ankara’nın 14 coğrafi işaretli ürünü olduğunu, 28 ürün için tescil başvurusunda bulunulduğunu söyleyen Baran, Başkent’te coğrafi işaret alabilecek 720 yöresel ürün bulunduğunu bildirdi. Türkiye’nin 37 milyar dolar cari açığını azaltmak için coğrafi işaretli yöresel ürünleri işaret eden Baran, şunları söyledi: “Bu ülkenin her yerinde inanılmaz bir zenginlik var. Bu zenginliği ülkenin menfaatlerine dönüştürmekle ilgili çalışmalar yapmalıyız. Başka ülkeler bunu yapıyor. Fransa’nın Comte Peyniri, İtalya’nın Parmesan peynirinin iki ülkeye katkısı 1.5 milyar Avro. 50 bin kişiye istihdam sağlanıyor. AB‘de tescil almış 3 bin 732 ürün var, bunların AB ekonomisine katkısı 77 milyar Avro. Dünyada tescil almış 10 bin ürün var, bunların 200 milyar Avro karşılığı var. Bizim ise coğrafi işaret alabilecek 2500 ürünümüz var. Ülkemize katkısı 20 milyar dolar olabilir. 37 milyar dolar cari açık verdiğimiz düşünüldüğünde, buradan gelecek 20 milyar dolar ekonomimize inanılmaz katkı sağlar, eğer değerlendirebilirsek” diye konuştu. Ekonomiden sosyal hayata, eğitimden sağlığa güçlendirilerek kırsalın nüfusunun artırılması gerektiğini vurgulayan Baran, “Köyden kente göçü önlemeliyiz. Nasıl önleriz onların emeğini kıymetlendirerek. Köyleri boşalttık, kimse kalmadı, şehirlerde ise işsizler ordusu” dedi. Tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden birisi iken tarımla ilgili şimdi sıkıntılar yaşadığımızı belirten Baran, “İnsanlar tarıma bundan sonraki süreçte gereken önemi verecek. Yakın süreçte dünyada kendi kendine yeten ve önemli ülkelerden biri olacağız. Ülkemizin potansiyeli tarımını gelişimi için uygun” dedi. YÖREX’İ AVRUPA’YA TAŞIMALIYIZ TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, yöresel ürünlerin önemini vurgularken, Ankara’nın da önemli yöresel değerlere ev sahipliği yaptığını belirtti. Yöresel Ürünler Fuarı’nın yerel değerlerin farkındalığını artırdığını belirten Yavuz, “11 yıl önce Ali Çandır TOBB’a projeyi sunduğunda, başarabilir miyiz diye kendi aramızda epey konuştuk. Ama TOBB’un desteği, Ali Başkan’ın öncülüğünde büyük başarı kaydettik. Emeği geçenleri kutluyorum. 2020 yılında YÖREX’i yapamadık ama inşallah bu yol yine Antalya’da bir araya geliriz. YÖREX Antalya ile kalmamalı, TOBB olarak YÖREX’e her türlü desteği veriyoruz. YÖREX mutlaka dünyaya açılmalı. YÖREX’i Avrupa’ya taşımalıyız” diye konuştu. Türkiye’nin hem kendi kendine yeter hale gelmesi hem de başta komşuları olmak üzere birçok ülkeyi doyurması gerektiğini kaydeden Yavuz, “Tarımı canlı tutmalıyız” dedi. Ankara Tarım ve Orman Müdürü Bülent Korkmaz, Ankara’nın Konya’dan sonra tarım alanı büyüklüğünde ikinci il konumunda olduğunu belirterek, çok sayıda yöresel ürüne ev sahipliği yaptığını kaydetti. Korkmaz, yöresel ürünleri ekonomiye kazandırmak için tarımsal alanda yaptıkları çalışmaları anlattı. Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Zekai Efeoğlu da kırsal kalkınmanın önemini vurgularken, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının bunun için iyi bir fırsat olduğunu belirtti. Efeoğlu, Ajans olarak bu alanda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş, Kalecik Belediye Başkanı Duhan Kalkan, Beypazarı Belediye Başkanı Tuncer Kaplan programa bağlanarak Çubuk Turşusu’ndan Kalecik Karası Üzüme, Beypazarı Kurusu’na kadar ilçelerinin coğrafi işaretli yöresel ürünlerini anlattı.  

Detaylar...

ANTALYA’NIN MARKALAŞMA SINAVI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Adres Patent işbirliğiyle düzenlenen ‘Marka Şehir Antalya’ paneli online yapıldı. Antalya’nın markalaşmasının teknoloji ve Türk ekonomisine katkısının konuşulduğu panelin moderatörlüğünü Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yüksel yaptı. Panele, Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Antalya İl Müdürü Ömer Ersoy, BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz, Türk Patent Hareketi Platformu Başkanı Ali Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun katıldı. MARKA SAYISI 2 YILDA YÜZDE 44 ARTTI Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yüksel, Antalya tarımın ve turizmin yanında teknolojisiyle de son derece güçlü bir şehir olduğunu belirterek, 2 yılda marka sayısını yüzde 44 artırdığını bildirdi. Türkiye için 2023’te 1 milyon patent hedefinde olduklarını kaydeden Yüksel, “Bunu başarabilirsek dünyadaki en büyük 3-4 ekonomi ile bilek güreşi yapabiliriz” dedi. ANTALYA POTANSİYELİNİ YETERİNCE KULLANMIYOR Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, Covid-19’un sadece sağlık değil ekonomiler üzerinde de ciddi bir etki yarattığını belirtirken, bu dönemde dijital çağa ayak uyduramayan, rekabet düzeyi düşük ve markalaşma sürecini tamamlayamamış firmaların geride kaldığı hatta ticari faaliyetlerini sonlandırdığına dikkat çekti.Antalya’nın tarihi değerlerinden doğasına, ikliminden kültürüne sahip olduklarıyla marka şehir olduğunu belirten Bülbül, “Antalya’nın tanınırlığı açısından problemi yok. Ancak elimizdeki potansiyeli kullanmada çokta da başarılı değiliz. Bizler hala Allah’ın bize bahşettiği deniz, kum, güneş ve iklim avantajlarını kullanarak, doğal markalarımızı sınırlı düzeyde tanıtarak gelir elde etme yolunu tercih ediyoruz. Oysa bizim ürettiğimiz ürünün katma değeri yüksek bir bölümünün bu topraklarda kalacağı markalaşmaya geçmemiz gerekiyor” diye konuştu. BORSANIN MARKALAŞMA ÇALIŞMALARI Borsa olarak Antalya’nın markalaşma çalışmalarına ciddi katkılar sağladıklarını belirten Bülbül, kıyıda ve köşede kalmış ürünleri ekonomiye kazandırmak için ülkeye YÖREX gibi önemli bir markayı kazandırdıklarını belirtti. Antalya kent merkezinin en büyük yeşil alanı 2630 dönümlük Vakıf Çiftçiliğinin ranta kurban edilmesini önlemek için 29 yıllığına kiraladıklarını ve Zeytinpark markasıyla zeytin ve zeytinyağı üretimine geçtiklerini anlatan Bülbül, bölgenin en önemli zeytin çeşidi Antalya Tavşan Yüreği zeytine coğrafi işaret aldıklarını belirtti. Antalya’nın ülke ve dünya nezdindeki tanınırlığını ve marka değerini hatırlatmak amacıyla “Şimdi Antalya Zamanı” adlı sosyal medya çalışması yaptıklarını kaydeden Bülbül, “5 yıldır devam eden bu çalışmamızın ise sosyal medya üzerinden sürdürebilirlik, kararlılık ve kent aidiyetimizi göstermemiz açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. ANTALYA MARKA BAŞVURUSUNDA 5’İNCİ SIRADA Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Antalya İl Müdürü Ömer Ersoy, markalaşmış kentlerin ülke ekonomilerine ciddi katkı sağladığını belirtirken, “Kentin güçlü ve zayıf yönleri tespit edilip, güçlü yanlarını ön plana çıkarmakla markalaşma sağlanabilir” dedi. Antalya’nın köklü tarihi ve coğrafyasıyla dünyada tanınan ve markalaşan bir şehir olduğunu vurgulayan Ersoy, son yıllarda sanayide de önemli gelişmeler gösteren bir şehir olduğunu belirtti. Antalya’nın en çok marka başvurusunda bulunan 5’inci il olduğunu bildiren Ersoy, “2020 yılında 136 patent başvurusu, 71 faydalı model başvurusu, 5 bin 225 marka başvurusu, 510 tasarım başvurusu yapıldı. Kentimizde 7 de coğrafi işaretli yöresel ürünümüz bulunuyor. Şehrin marka değerini koruyacak işler yapmak öncelikli hedefimiz. Değerlerimizi artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. TARIM TEKNOPARKI GELİYOR Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz, Teknokent’te şehrin en güçlü sektörleri turizm, tarım ve sağlık teknolojisi alanlarında güçlenmeye çalıştıklarını belirtti. Patent konusunda teknokentler arasında 8. sırada olduklarını bildiren Yavuz, “Bu alanda markayız ama yeterli değil” dedi. Antalya’nın pandemide teknolojik göçün yaşandığı şehir olduğunu kaydeden Yavuz, bunu en iyi şekilde değerlendireceklerini söyledi. Tarımda ciddi çalışmalar yaptıkları anlatan Yavuz, içerisinde tohum teknoloji şirketleri, bitki ıslahı ve gen bankasını barındıran tarım teknoparkını Aksu’da hayata geçireceklerini bildirdi. Yavuz, “Bu konuda çalışmamızı başlattık, inşallah en kısa sürede Antalya’nın markalaşması için çok önemli olan tarım teknoparkını hayata geçiriyoruz” dedi. MARKALAŞMADA YÖRESEL ÜRÜNLERE ÖNEM VERİLMELİ BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, Antalya’nın birçok değeriyle zaten bir marka şehir olduğunu belirterek, “BAKA olarak var olanın üzerine ne ekleyebiliriz diye çalışıyoruz” dedi. Özellikle sanayi ve tarım alanında yeni markaların yaratılması gerektiğini belirten Güler, özellikle yöresel ürünlerin kentlerin markalaşmasında önemli rol oynadığını, ajans olarak yöresel ürünlere özel destek sağladıklarını söyledi. POTANSİYELİMİZ YÜKSEK Türk Patent Hareketi Platformu Başkanı Ali Çavuşoğlu, ABD’nin 1911 yılında ulaştığı 1 milyon patent sayısına Türkiye’nin hala ulaşamadığını belirtirken, “Bu rakama neden ulaşamayalım. Dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girebilecek potansiyelimiz var. Ülkemiz yerli ve yabancı dahil yılda 23 bin patenti hak etmiyor. 1 milyon 500 bin ticari firma var, 100 binden fazla fabrika düzeyinde sanayicimiz var, 2 milyona yakın esnaf var, 1 milyona yakın mühendis var, 200’den fazla üniversite var, 1500’den fazla ar-ge merkezi var, 500’den fazla tasarım merkezimiz var, 60’dan fazla teknopark var, milyonlarca gencimiz var. 10 yıl sonra patentte dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girebileceğimize inancım tam” dedi. ANTALYA’DA MAYA TUTTU Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun, Antalya’da markalaşma çalışmalarının maya tuttuğunu söyledi. Boztosun, “Tüm kurumlar hem fikri mülkiyet konusunda bilinçli hem de ar-ge ve inovasyonun önemini kavramış durumda. Antalya birçok ürünün tanıtımı konusunda çok iyi bir merkez” dedi.  

Detaylar...

ANTALYA TİCARET BORSASI OCAK AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Ocak ayı Antalya Halleri Domates, Sebze ve Meyve Endeksini açıkladı. Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerlerinin değişimleri, 2021 Ocak ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıda verilen tablodaki gibi değişti:   Ocak ayında miktar endeksleri bir önceki aya göre (aylık) domateste % -3.54, sebzede % -17.83 ve meyvede ise % -11.75 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) ise domateste % -25.10, sebzede % -31.81 ve meyvede ise % -50.63 azaldı. Ocak ayında fiyat endeksleri bir önceki aya göre domateste % -33.78 ve sebzede % -9.65 azalırken, meyvede % 3.30 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) ise domateste % -44.10, sebzede % -16.92 azalış, meyvede ise % 76.23 artış gözlendi. Domates miktar endeksinde son altı yılın Ocak aylarındaki rekor yıllık değişim % -25.10 azalışla gerçekleşirken fiyatta da yine rekor yıllık değişim % -44.10 azalışla 2021 yılında gerçekleşti. Domateste 2021 yılı Ocak ayında, işlem miktarı azalışından çok daha yüksek düzeyde fiyat düşüşü yaşandı. Sebze miktar endeksinde son altı yılın Ocak aylarındaki rekor yıllık değişim % -31.81 azalışla 2021 yılında gerçekleşti. Fiyat endeksinde ise % -16.92’lik azalışla 2018 yılından sonraki en yüksek düşüş yaşandı. Sebzede domatesin aksine daha yüksek bir miktar azalışına göre daha düşük bir fiyat azalışı gerçekleşti. Meyve miktar ve fiyat endekslerinde ise arz talep ilişkisi, miktardaki azalışa karşılık fiyatta artış şeklinde gerçekleşti. Son altı yıllık Ocak ayı gerçekleşmelerine göre miktarda % -50.63’lük azalış ve fiyatta % 76.23’lük artış ile 2021 yılı Ocak ayı meyvede rekorlar oluşturdu. Aylık gerçekleşmelere bakıldığında, bir önceki aya göre domates işlem miktar endeksi Ocak ayında % -3.54 azalış gösterirken, işlem fiyatı endeksi bir önceki aya göre % -33.78 azaldı. Aylık değişimde, miktar ve fiyat endeksleri önceki iki yıldan farklı seyirler izledi.   Antalya hallerinde işlem gören sebzelerin miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimlerine bakıldığında, sebze işlem miktar endeksi Ocak ayında % -17.83 ve fiyat endeksi ise % -9.65 azalış gösterdi.   Sebzede 2021 yılı Ocak ayında, önceki iki yıla göre miktarda benzer bir eğilim gösterirken fiyatta ise açık ara düşüş gerçekleşti. Bir önceki aya göre meyve işlem miktar endeksi, Ocak ayında % -11.75 azalış gösterirken işlem fiyat endeksi ise % 3.30’luk bir artış gösterdi. Antalya hallerinde işlem gören meyvenin 2021 yılı Ocak ayı endeks değişimleri, miktarda ve fiyatta önceki iki yılın değişimlerine benzer eğilim gösterdi.           

Detaylar...

TIBBİ BİTKİLERDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR BU EĞİTİMDE
Pandemi döneminde tıbbi aromatik bitkilere yönelim artarken, Antalya Ticaret Borsası ile Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde tıbbi aromatik bitkilerde doğru bilinen yanlışlara dikkat çekmek amacıyla eğitim programı düzenlendi. Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde pandemi döneminde tarımsal eğitimi sürdürmek amacıyla başlatılan Pandemi Günlerinde Tarım Programı çerçevesinde tıbbi aromatik bitkiler hakkında doğru bilinen yanlışlar anlatılacak. 6-7 Şubat 2021 tarihlerinde düzenlenecek “Tıbbi Bitkiler Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar” başlıklı eğitim Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İrem Tatlı Çankaya tarafından verilecek 14 ÜLKEDEN 2 BİNİN ÜZERİNDE BAŞVURU Eğitime başvuru sayısı 2 bini geçti. Almanya, Avusturya, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Danimarka, İngiltere, İspanya, İsviçre, Katar, KKTC, Mısır, Nijerya gibi 14 ülkeden başvuruların olduğu eğitim programına talep yüksek. Zoom, youtube üzerinden takip edilebilecek ücretsiz eğitimin ilk günü etnobotanik, tıbbi bitkilerin temini ve bilimsel olarak değerlendirilmesini anlatılacak. Eğitimin ikinci günü ise Prof. Dr. İrem Tatlı Çankaya, tıbbi bitkiler, bitkisel droglar, geleneksel bitkisel tedavi ürünleri kalite, etkinlik ve güvenlik eğitimi verecek. Eğitimin ardından sınava tabi tutulacak katılımcılar arasında başarılı olanlara belge verilecek. 2 AYDA 100 BİN KİŞİYE EĞİTİM Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yaptıkları Tarımda İşbirliği Protokolü çerçevesinde düzenledikleri tarımsal eğitim programlarıyla 2 ayda 100 binin üzerinde kişiye ulaştıklarını kaydetti. Pandemi döneminde tıbbi aromatik bitkilere talebin arttığını belirten Çandır, bu konuda da farkındalık yaratmak, bilinen yanlışlar konusunda bilinci artırmak için tıbbi aramotik bitkilerle ilgili eğitim programı düzenlediklerini belirtti. YABANCILARIN DA İLGİSİ YOĞUN Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, gelen talepler doğrultusunda eğitim programlarını düzenlediklerini belirterek, “Eğitimlere katılım memnuniyet verici. Tıbbi aromatik bitki eğitimine başvuranların sayısı şimdiden 2 bin kişiyi geçti. 14 ülkeden katılımın olacağı eğitim programı uluslararası nitelikte” dedi. Pandemi döneminde tarımsal eğitimlere ara vermeden devam ettiklerini vurgulayan Karaca, “Halkımızın eğitimlere olan ilgisi bizi daha çok motive ediyor. Eğitim programlarımız devam edecek” dedi. Karaca, eğitime katılacaklara başarılar diledi.  

Detaylar...

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ TOPLADI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ocak ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi, çevre kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AŞI BEKLENTİSİ Salgınla ilgili aşı ve ilaçtaki gelişmelerin herkes için umut verici belirten Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, 2021 yılının dünya ekonomisi için 2020 yılından daha hareketli ve daha iyi olacağını umduğunu, iyileşmelerin ülkemize ve kentimize de olumlu yansımalarını beklediklerini kaydetti. ÇEVRE UYARISI Sahip olduğumuz eşsiz doğa, iklim ve çevre zenginliği ile medeniyet, tarih ve kültür varlıklarının değerinin pandemi döneminde bir kez daha anlaşıldığını söyleyen Çandır, “Bir musibet, bin nasihat özdeyişinden hareketle diyorum ki, sahip olduğumuz bu zenginliklerimizin ve varlıklarımızın yıllardır bize sağladığı faydaları 2020 yılında yaşayamadık. Onların olmadığı ya da eksik, zayıf hatta yetersiz kaldığı bir ortamda kentimizin ne denli bir acziyet içinde kalabileceğini küçük bir örnekle ve uyarı mahiyetinde yaşadık. Allah’ın bahşettiği zenginliklerimize ve atalarımızın mirası varlıklarımıza zarar verilmesine, ihanet edilmesine ve yok sayılmasına izin vermeyelim. Aksi halde sadece onlara değil, kendimize ve geleceğimize de ihanet etmiş olacağız. Bu kapsamda merkezi ve yerel yönetimin, sivil inisiyatif örgütleri ile bir bütün olarak kentimizin artık karbon salınımı, su endeksi, çevre ve doğa kirliliği gibi konularda etkili planlamalar yapması ve etkin uygulamalara geçmesi zorunluluğu vardır” diye konuştu. ZİFTE TERK ETTİĞİMİZ TARIM TOPRAKLARI Zarar görmeden tedbir almanın önemini vurgulayan Başkan Çandır, “Düden balıklarının toplu ölümlerini, sularımızı ve toprağımızı kirleten sanayi ile taş ocaklarının yıllardır tarımın göbeğinde sürdürdükleri faaliyetler dolayısıyla ürün kayıplarını, derelerimizi doğaya kapatan HES’leri ve medeniyet adına zifte, uygarlık adına betona terk ettiğimiz tarım topraklarını sizlere hatırlatmak isterim. Son tahlilde bunların hepsi bizim tercihlerimizin sonucudur. Yaşadıklarımız, tercihlerimizi değiştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle yıllardır sürdürülebilir tarımdan, ekonomiden ve büyümeden bahsediyoruz. Yine bu yüzden 2021 yılında sürdürülebilirlik etkinlikleri üzerine odaklanıyoruz” diye konuştu. ÇEVRECİ SANAYİ Biz sanayi 2.0 ila 3.0 arasında neredeyiz diye tartışırken gelişmiş ülkelerin sanayi 5.0 ile sürdürülebilirlik ve çevre korumaya odaklanmış bir sanayi uygulamasına geçtiğini kaydeden Çandır, Avrupa Birliği’nin 500’den fazla kişi istihdam eden şirketler için zorunlu olan entegre raporlama mevzuatını 2016 yılından beri uyguladığına dikkat çekti. Çandır, “Bu mevzuatla sadece parasal değil parasal olmayan çevre, doğa, sosyal, istihdam, enerji ve benzeri alanlardaki tanımlanmış standartlara uyumu takip etmektedirler. Yani bu ölçekteki şirketler, sadece karları ile değil aynı zamanda bu standartlara uyum dereceleriyle ilgili olarak da devlete ve tüm paydaşlara hesap vermektedirler. Hesap isteyen de hesap veren de bu işlemi, güven duygusu üzerinden değil kurumsal bir gereklilik üzerinden değerlendirmektedirler. Bu değerlendirmenin ilk adımı da şeffaflıktan geçmektedir. Yani hiçbir gelişmiş ya da kalkınmış ülke öyle durduk yerde bugünkü konumuna gelmemiş, hasbelkader hiç gelmemiştir” diye konuştu. İNSAN ELİYLE YARATTIĞIMIZ BİR MARKA YOK Çevre konusunda artık değişen koşullara ayak uydurmak zorunda olduğumuzu söyleyen Çandır, “Biz kendi kendimize yaptığımız işleri dünya ölçeğine yaymak durumundayız. Şu an Antalya’nın bir markası olduğunu sanmıyorum. Antalya’nın markası Side, Kemer, Kaleiçi, Alanya ama insan eliyle yarattığımız bir marka yok. Bunlara sahip çıkmamız, bunları gelecek nesillere aktarmamız şart” dedi. YATIRIMLAR ELİMİZDE KALIR Çevreye hunharca davranarak tarım alanlarını asfalta, zifte, betona boğarak tahribat yaptığımızı belirten Çandır, “Bunun böyle sürdürülmesi olası değil. AB’de yeşil mutabakatlardan karbon ayak izine kadar bir çok yeni kriterlerin geldiğini görüyoruz. Biz gelişmelere kendimizi uyduramazsak yarın bir gün turizm yatırımımıza derler ki (ben karbon salınımı şu olan ülkeye turist göndermiyorum’ o zaman yatırımlarımızın hepsi elimizde kalır. ‘Karbon salınımı şu olan tarımsal ürünleri tüketmiyorum’ dediklerinde ürünlerimiz elimizde kalır. Birey olarak, şirket olarak Antalya olarak bu gelişmeler sahip çıkıp bunlara odaklanmalıyız. Biz eski alışkanlıklarla devam etmek yerine yeni değişen koşullara, çevre değerlerine, iklim koşullarına hazırlık olup bunlarla ilgili çalışma yapmalıyız” diye konuştu. AKCİĞERİMİZİ KORUDUK Borsa olarak 10 yıl önce çevre konusundaki duyarlılığı Vakıf Zeytinliğine sahip çıkarak gösterdiklerini belirten Çandır, “Borsamızın bu uğurda ciddi maliyetler ödediğini ve ödemeye devam ettiğin biliyorsunuz. Antalya’mızın akciğerleri konumundaki bu alanın tarımsal, çevresel ve ekolojik faydalarının geliştirilmesi için tüm paydaşlarımızla var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Ancak karşılaştığımız zorluklarla ve yetmezliklerle baş başa olduğumuzu da belirtmek isterim” dedi. GÜNDEM ÇEVRE Tarımsal atık, deniz kirliliği, çöplüklerin yarattığı riskler, afet toplanma alanlarının belirsizliği, su kıtlığı ve kuraklık riskleri, çarpık kentleşme, tarım topraklarındaki azalma ve istihdam kayıpları gibi yaşamsal sorunları Antalya gündeminden düşürmeyeceklerini vurgulayan Çandır, “2020 yılında yaşamaya başladığımız musibetin, hepimize her alanda ciddi dersler çıkarmamıza fırsat olmasını dilemekteyim. Çünkü daha önce de sıkça belirttiğim gibi bizlerin yapacak başka bir işi ve gidecek başka bir yeriz yok. Kentimize, zenginliklerimize ve varlıklarımıza bu bakımdan sahip çıkmalıyız. En büyük pazarımız olan AB’nin, yakın bir gelecekte turizm, ticaret ve tarım konularında yeni standartlarla karşımıza çıkmaları muhtemeldir. Bu standartları sırf onlar istediği için değil sürdürülebilir büyüme ve hayati sermayemiz için kendimize mal etmeliyiz” diye konuştu. ÇEKİMİZİ ÖDEYEMEDEK Ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Çandır, 2020 yılında ülke 1 şok yaşarken Antalya’nın 3 şok yaşadığını vurguladı. Çandır, “Ekonomimizin ana sektörleri felç oldu. Mesela ticaret hacmi ve hareketliliği için önemli bir gösterge olan ibrazında ödenen çek tutarı büyümesinde ilk kez Türkiye ortalamasının açık ara altında kalmış durumdayız. 2020 yılında ibrazında ödenen çek tutarı, önceki seneye göre, Türkiye’de yüzde 10 civarında büyürken kentimizde yüzde 21’den fazla düşmüştür. Böylesine aleyhimize makas açıklığını ilk kez yaşamaktayız. Bunlara benzer göstergeler ve olgulara dayanarak Antalya için ekonomik afet tedbirleri uygulamasına ihtiyaç olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu kapsamdaki önerilerimizi ve taleplerimizi özellikle Eylül ayından itibaren dile getiriyoruz” diye konuştu. BORÇLARIN FAİZSİZ ERTELENMESİ TALEBİ 2021 yılı için önümüzdeki en büyük riskin seri iflas riski olduğunu vurgulayan Çandır, “Böyle bir riskin gerçekleşmemesi için başta kamu otoritesi olmak üzere hepimiz tedbirler almalıyız. Bu tedbirlerin başında, daha önce ertelenmiş olan 2020 yılı ve 2021 yılı kamuya ödemelerimiz en az 2023 yılına kadar faizsiz ertelenmelidir ki diğer ödemelerimizi yapabilme kabiliyetine sahip olalım” dedi. Mücbir sebep kapsamına giren işyerlerinin bazı vergi ödemelerinin ertelenmesinin sevindirici olduğunu kaydeden Çandır, “Bu girişim dar kapsamlı kalmamalı, krizden iş yapamaz hale gelmiş tüm işyerlerine genişletilmelidir. Ayrıca bu tür tedbirler sadece işyerleri için değil aynı zamanda çalışanlar için de düşünülmelidir. Doğru yönde atılmış bu adımın daha da geliştirilmesini bekliyoruz” diye konuştu. 2020 yılında tarımsal kredi büyümemiz Türkiye ortalamasının iki katından fazla olduğuna dikkat çeken Çandır, “Ticari kredi kullanımı artışında da Türkiye ortalamasının yüzde 30’undan fazla durumdayız. İş dünyasının bu denli krediye yönelmesinin ana sebebi, tamamen kapanmaya bağlı sermaye ve tahsilat yetersizliğidir” dedi. İHRACATTA TARIMIN PAYI ARTTI Talep koşullarının zayıflığı ve yeni kredilerin çok yüksek maliyetli olması birlikte düşünülürse 2021 yılının herkes için daha zorlu geçeceğini söyleyen Çandır, “Bu zorlukları aşmamızda bizlere destek olacak bir gelişme ihracat performansımızdır. Nitekim 2020 yılında yüzde 8 civarında azalan ülkemiz ihracatına karşılık yüzde 6’ya varan bir artışı başardık. Bu artışta sektörel bakımdan sanayi ihracatımızın yüzde 11, madencilik ihracatımızın yüzde 9 daralmasına karşılık tarımsal ihracatımızın yüzde 23 ve tarım özelinde de yaş meyve sebze ihracatımızın yüzde 24’ten fazla artmasının önemli katkısı olmuştur. 2020 yılında kentimiz ihracatında sektörlerin payına baktığımızda ise sanayinin payı yüzde 33’ten yüzde 28’e, madenciliğin payı yüzde 20’den yüzde 17’ye gerilerken tarımın payı yüzde 47’den yüzde 55’e yükselmiştir. Emeği geçen üreticilerimize ve tüccarlarımıza teşekkür ediyor, bu zorlu yılı artışla tamamlamamızı sağlayan ihracatçılarımızı kutluyorum” diye konuştu. ENFLASYONU MEYVE SEBZE ARTIRMADI Yaş meyve sebze ürünlerinin enflasyonu sürekli artırdığının dile getirildiğini bu tespitin doğru olmadığını ifade eden Çandır, “Antalya hallerimizdeki işlem miktarları ve fiyatları ile ilgili son beş yıllık ortalama değerlere baktığımızda bu tespitin doğru olmadığını görmekteyiz. Sebze işlem miktarındaki yıllık ortalama yüzde 5’lik düşüşe rağmen fiyatlarda ortalama yüzde 14’lük artış yaşanmış, meyvede ise yüzde 1’lik miktar düşüşüne karşılık yüzde 21’lik fiyat artışı yaşanmıştır. Bu dönemdeki ortalama TÜFE ve ÜFE ile çekirdek enflasyon değerleriyle karşılaştırdığımızda birbirine çok yakın rakamların olduğunu görmekteyiz. Yani enflasyon üzerinde diğer kalemlerden daha fazla bir etki yaratmamaktadır. Üstelik bazı dönemlerde düşürücü etki yarattığını da görmekteyiz” diye konuştu. KOTA İLE YASAK İLE TİCARET GELİŞMEZ Rusya ile 2015 yılında yaşanan uçak krizinin ardından Rusya’nın domatese kota uygulandığını anımsatan Çandır, “İlk olarak 50 bin ton uygulanan kota 2019 yılında 150 bin tona, 25 Şubat 2020 tarihinde 200 bin tona, 30 Ocak 2021 tarihi itibariyle ise 50 bin ton artırılarak 250 bin tona yükseltildi. Kotanın yükseltilmesi için emek sarf eden bakanlarımıza ve Türkiye Odalar Birliği Başkanımıza teşekkür ediyorum. Ancak yükseltilen 50 bin tonluk kota, muhtemelen bu yıl içerisinde tekrar dolacak ve benzer sorunlarla tekrar karşı karşıya kalacağız. Üyelerimiz ve ihracatçılarımızın beklentisi kotaların tamamen kaldırılması ve aynı sorunlarla tekrar karşılaşılmaması yönündedir” diye konuştu. Rusya’nın Antalya ve İzmir’de üretilen domates ve biber ithalatında Pepino Mozaik ve Kahverengi Rigos meyve virüsüne rastlandığı gerekçesiyle uyguladığı yasakları da eleştiren Çandır, “Yasakların kaldırılmasını bekliyoruz. kotalarla ve yasaklarla ticaret gelişmez. Beklentimiz kotaların ve yasakların olmadığı, gümrüklerdeki işlemlerin ve ticaretin kolaylaştırıldığı bir ticaret düzenidir” diye konuştu. EĞİTİM VE SAĞILĞA DESTEK Borsa olarak eğitim ve sağlığa desteklerinin öteden beri sürdüğünü belirten Ali Çandır, Antalya Oda ve Borsaları ile TOBB’un katkılarıyla daha önce dört lise, bir meslek yüksekokulu ve bir fakülteyi eğitim camiasına kazandırdıklarını, Borsa olarak da semt polikliniğini sağlık camiasına kazandırdıklarını belirtti. Çandır, TOBB öncülüğünde başlatılan ‘Küçük Parmaklar Projesi’ne ATB ve ATSO olarak 110 klavyeli tablet ve Antalya Oda ve Borsaları olarak 4’ü Borsa tarafından karşılanan toplam 20 yüksek akış oksijen cihazını Vali Ersin Yazıcı’nın katılımıyla Milli Eğitim Müdürü ve Sağlık Müdürü’ne teslim ettiklerini anımsattı. Çandır, “Tüm bu destekler için üyelerimize, Antalya Oda ve Borsalarımıza ve Birlik Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu nezdinde tüm TOBB camiamıza teşekkür ediyorum” dedi. Çandır, 6.Meslek Komitesinin girişimiyle yerel yönetimlerin kesme çiçeğe olan ilgisini artırma amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Ocak Ayı Meclis Toplantısı’nda meclis üyelerine çiçek dağıttıklarını belirtirken, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde “Pandemi Günlerinde Tarım” programı çerçevesinde Peynir Atölyesi düzenlediklerini ve 50 bin kişiye ulaştıklarını bildirdi. Çandır, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde “Sizin Oraların Nesi Meşhur” programında Gaziantep ve Sakarya illerinin yöresel ürünlerini gündeme getirdiklerini belirtti. Halkbank Antalya Bölge Müdürlüğü ile “Paraf Ticari Kredi Kartı ile Güvenceli Tedarik Zinciri Finansmanı Anlaşması”nı imzaladıklarını, Ziraat Bankası’yla Aralık ayında benzer bir protokol imzaladıklarını anımsatan Çandır, “Her iki protokolünde ciddi daralma yaşayan kentimiz ekonomisine ve sektörümüze fayda yaratmasını diliyorum. Üyelerimizi hem Paraf hem de Başak kart avantajlarından yararlanmaya davet ediyorum” dedi. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) işlem saatlerinin uzatılmasını TOBB’dan talep ettiklerini belirten Çandır, “Talebimizin olumlu karşılanmasının ardından 1 Şubat 2021 tarihi itibariyle TÜRİB işlem saatleri 10.00 -13.00 olarak belirlendi. Talebimizi kısa bir süre içerisinde hayata geçiren Başkanımıza ve TÜRİB yönetimine teşekkür ediyorum” dedi. KOMİTELERDE OCAK AYI Çandır, ocak ayı meslek komitelerinde, kuraklık ve iklim değişikliği, kentin su kaynaklarının etkin kullanımı için sulama kooperatiflerince kullandırılan suyun yönetiminin önemi, artan gübre fiyatları ve gübre tedarikinde yaşanan sorunlar, artan maliyetlerin ürün birim fiyatlarına aynı oranda yansımaması, kredi faizlerindeki artışın sektörümüze olan olumsuz etkileri, Rusya Federasyonu’nca domates ithalatına yönelik uygulanmak olan kota, Rusya Federasyonu’nca Antalya ve İzmir’de üretilen ve ihraç edilen domates ile biber ithalatının Pepino Mozaik ve Kahverengi Rigos meyve virüsüne rastlandığı gerekçesiyle yasaklaması, kamunun yaş meyve sebze sektöründe aktif olarak faaliyet göstermesi, çiğ süt birim fiyatlarının süt üretimi ve ticaretine etkileri, döviz kurlarındaki değişimin tarımsal ihracata etkileri ve koronavirüs’ün seyrinin 2021 yılı kesme çiçek ve tıbbi aromatik bitkiler sektörlerinin iç ve dış ticaretine etkilerinin değerlendirildiğini belirtti. MECLİS’TE GÖREVE DEĞİŞİKLİĞİ 1.Meslek Komitesi’nden Meclis Üyesi Yusuf Karasu’nun ticari faaliyetlerini sonlandırması nedeniyle Meclis’ten ayrıldığını bildiren Başkan Çandır, “Bu ayrılma kendisinin tecrübelerinden faydalanmayacağımız anlamına gelmemelidir. Borsa camiasına girdiğimde tanıştığım Yusuf Amca hayata bakışı, duruşu ve ticaret yapma biçimi ile hepimize örnek olmuş, tecrübelerini de bizlerle cömertçe paylaşmıştır. Eminim ki paylaşmaya da devam edecektir. Kendisine bugüne kadar Borsamıza ve üyelerimize hizmetleri için teşekkür ediyorum” dedi. Çandır, Meclis’e gelen Ahmet Yılmaz’a başarılar diledi. Çandır, konuşmasında koronavirüs geçiren Vali Ersin Yazıcı’ya, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Ersan’a geçmiş olsun dileklerimi iletirken, BAGEV Yönetim Kurulu’nda birlikte çalıştıkları ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan’a Allah’tan rahmet, ailesi ve iş dünyasına başsağlığı diledi. Mecliste üyeler sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Detaylar...

PEYNİR ATÖLYESİ 50 BİN KİŞİYE ULAŞTI
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde online düzenlenen ve 1 aydır devam eden Peynir Atölyesi tamamlandı. Öğrencilerden akademisyenlere, ev hanımlarından iş insanlarına, güvenlik görevlisinden çobana kadar geniş bir kitlenin katıldığı Peynir Atölyesi 50 bin kişiye ulaştı. Peynir Atölyesinde son dersi veren TOBB Karaman Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı Ahsen Toktay, dünyanın en iyi 5 peyniri arasında sayılan Karaman Divle Obruk Peyniri’nin 40 ton üretildiğini ancak piyasada 500 ton satıldığını bildirirken, coğrafi işaretin önemini vurguladı. Ücretsiz online yapılan ve 1 ay süren Peynir Atölyesi’nde antikçağdan günümüze peynirin yapımından bugünkü peynir varlığımıza, peynir çeşitlerinden peynir yapımına kadar çok sayıda bilgi paylaşıldı. Atölyeye Kıbrıs, İngiltere, Almanya, Singapur, Malta, Avusturya, Ürdün, Rusya, ABD, İsviçre’den katılımlar oldu. Peynir Atölyesi’nin son haftasında Süt Rüyası Kurucusu Öznur Apaydın Arıkan, şirden mayalı geleneksel salamura peyniri yapımını uygulamalı olarak anlattı. ÜRETİLEN 40 TON SATILAN 500 TON TOBB Karaman Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı ve Ala Dükkan kurucusu Ahsen Toktay, Karaman Divle Obruk peynirinin dünyadaki en iyi ilk 5 peynir arasında olduğunu bildirdi. Karaman Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2017 yılında Divle Obruk Peynirine coğrafi işaret belgesi aldığını belirten Toktay, “Divle Obruğumuzun kapasitesi 40 ton ama piyasada 500 ton peynir satılıyor. Coğrafi işaretin daha etkin kullanımı ve tüketicinin bilinçlenmesi konusunda daha çok çalışmamız lazım” dedi. YERİN 38 METRE ALTINDAN GELEN LEZZET Karaman Divle Obruk peynirinin yüzde 70 koyun ile yüzde 30 keçi sütünden elde edildiğini, özel tulumlarda Divle Obruğunda yerin 38 metre altında 6 ay 4 derecede bekletilerek olgunlaştırıldığını anlatan Toktay, “Lezzetini Ak Karaman ve Mor Karaman koyununun yağlı sütünden ve obruğun florasından alıyor. Yüzde 80 derece rutubet 4 derecede bekletilen peynir obruğun kendine has bakterisi ile besleniyor” dedi. Fransa’dan gelen bir gurubun Divle Obruk peyniri bakterisini kazıyarak Fransa’ya götürdüğünü ancak aynı ürünü elde edemediğini kaydeden Toktay, “Çünkü bu ürün tamamen bölgeye has floradan elde ediliyor” dedi. PEYNİR FARKINDALIĞI ARTTI ATB Başkanı Ali Çandır, pandemi döneminde tarımsal eğitimi sürdürebilmek amacıyla başlatılan uzaktan eğitim programının başarılı şekilde devam ettiğini belirtirken, “Peynir Atölyesinde bir ayda 50 bin kişiye ulaşmak büyük başarı. Eğitim veren tüm hocalarımıza, eğitmenlerimize, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. 2019 yılında düzenledikleri Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te Anadolu’nun peynir zenginliğini bir araya getirdiklerini anımsatan Çandır, Divle Obruk Peynirinin de YÖREX’te büyük ilgi gördüğünü belirtti. Çandır, yaptıkları çalışmalarla yöresel ürünlerin farkındalığını ve ekonomiye kazandırılmasını sağlamaya çalıştıklarını vurguladı. Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca da eğitime katılanların yüzde 90’ının kendi peyniri yaptığını, eğitimler sayesinde coğrafi işaretli peynir tüketmeye yönelik farkındalık oluştuğunu bildirirken, katılımcıların yüzde 99’unun yeni eğitimlere katılmak istediğini belirttiğini söyledi. Peynir Atölyesinin sonunda sınava tabi tutulan katılımcılar arasında başarılı olanlara belge verildi.  

Detaylar...

UZAKTAN EĞİTİME TABLET DESTEĞİ
 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde başlatılan “Küçük Parmaklar” tablet dağıtım kampanyası kapsamında, Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne 110 adet klavyeli tablet bağışında bulundu. TOBB öncülüğünde, Türkiye genelinde pandemi sürecinde uzaktan eğitim gören ve maddi imkanı olmayan 30 bin öğrenci için “Tabletsiz Öğrenci Kalmasın” hedefiyle yola çıkılarak başlatılan kampanyaya, ATSO ile ATB de katkı sağladı. ATSO 55 adet ve ATB 55 adet olmak üzere ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılmak üzere toplamda 110 adet klavyeli tablet Valilik makamında gerçekleştirilen, Vali Ersin Yazıcı, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATB Başkanı Ali Çandır ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er’in katıldığı tören ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teslim edildi. Bir ülkenin geleceğine yapılacak en önemli yatırımın gençlerin eğitimine sağlanacak destek olduğunu belirten Vali Yazıcı, salgın sürecinde tablet ya da bilgisayarları olmadığı için uzaktan eğitime katılma imkanı bulamayan öğrencilere yapılan bu desteği çok değerli bulduğunu ifade etti. Oda ve Borsaların katkısı ile 110 adet klavyeli tableti geleceğin teminatı olan gençlere ulaştıracak olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Vali Yazıcı, kampanyaya Türkiye genelinde öncülük eden TOOB ile destek veren ATSO ile ATB yönetimlerine ve üyelerine duyarlılıklarından dolayı teşekkürlerini dile getirdi. ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, eğitimin önemine dikkat çekerken, "Pandemiden dolayı uzaktan eğitim gören bazı çocuklarımız maalesef eğitime ulaşmakta zorluk çekiyor. Çocuklarımızın eğitimden uzaklaşmaması için bizler de bir nebze olsun onlara destek sağlamak istedik. TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde başlatılan Küçük Parmaklar Kampanyasına destekte bulunduk. Umuyorum geleceğimiz olan çocuklarımız daha iyi eğitim olanaklarıyla kendilerini ve ülkemizi daha ileriye taşıyabilir" diye konuştu. ATSO Başkanı Davut Çetin, geleceğin güvencesi olarak gördükleri gençlerin eğitimini çok önemsediklerine vurgu yaparak, “Ülkemizin ekonomisini büyütmeye çalışırken eğitime yatırım yapmayı da ihmal etmiyoruz. Sosyal sorumluluk bilinciyle, ihtiyaç sahibi öğrencilere her sene Oda ve Borsalarımız bünyesinde eğitim yardımı yapıyoruz. Pandemi süreciyle birlikte uzaktan eğitim alan öğrencilerimiz için TOBB öncülüğünde başlatılan “Küçük Parmaklar” kampanyasına Antalya’da ATSO ve ATB olarak bizler de destek olduk. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize 110 adet klavyeli tablet temin ettik. Bu tabletleri İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze teslim ederek çocuklarımızın eğitimlerine katkı sunmayı ve mutluluklarına ortak olmayı hedefliyoruz. Son bir yıldır tüm dünyayı etkisi altına alan; ekonomiyi, ticareti, sosyal yaşamımızı ve alışkanlıklarımızı değiştiren Covid19 pandemisinin yaralarını ulusça birlikte sarmak için seferber olduk. Bu kapsamda devletimizin çalışmalarına destek olmaya ve yeni projelerle ihtiyaç sahiplerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Detaylar...

YÖREX FARKINDALIĞI ARTIRDI
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında Sakarya’nın yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünleri konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde online düzenlenen programın bu haftaki konukları, Sakarya Büyükşehir Belediye Bakanı Ekrem Yüce, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Mustafa Çöpoğlu oldu. Sakarya Büyükşehir Belediye Bakanı Ekrem Yüce, Sakarya’nın 5 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu 11 ürün için de coğrafi işaret çalışması yapıldığını kaydetti. Yüce, ıslama köfteden kabak tatlısına, dartılı keşkekten bal kabaklı ekmeğe, köpük helvasından dımbıl çorbasına, tarihi taraklı evlerinden süpürgeye çok sayıda yöresel ürüne ev sahipliği yapan Sakarya’nın tarımsal üretimiyle ilgili de bilgi verdi. “KAYBOLMAYA YÜZ TUTAN SÜPÜRGECİLİĞİ CANLANDIRIYORUZ” Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı, Sakarya’nın 1980’li yıllara kadar süpürge borsacılığıyla bilinen bir şehir olduğunu ancak bugün süpürgeciliğin kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer aldığını kaydetti. Borsa olarak süpürgeciliği canlandırmak için projeler yürüttüklerini bildiren Sarı, “Sakarya Süpürgesi’nin Coğrafi İşaretini aldık” dedi. Adapazarı Beyaz Kestane Kabağı, Geyve Avvası’nın da coğrafi işaretini Borsa olarak aldıklarını anlatan Sarı, “Türkiye’nin ayva üretiminin yüzde 70’i bizde. Geyve ayvası boğaza takılmaya özelliğiyle diğer ayva türlerinden çok farklı bir yapı ve lezzete sahip . Borsa olarak yöresel ürünlerimize sahip çıkıyoruz” dedi. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle Antalya’da düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e katıldıklarını kaydeden Sarı, “Süpürgecilerimizi YÖREX’e götürüyoruz. Çok da ilgi görüyorlar” dedi. Sarı, bölgedeki çakıldak fındık gibi ürünlere coğrafi işaret almak için de çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. KÜLTÜRLERİN HARMANLANDIĞI ŞEHİR Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya’nın yüz yıldır üretim ve pazar yeri olduğunu belirtirken, Sakarya ekonomisinin yüzde 17’sini tarımın oluşturduğunu kaydetti. Oda olarak Adapazarı Dartılı Keşkek, Adapazarı Islama Köfte’ye Coğrafi İşaret aldıklarını belirten Altuğ, kabak tatlısından, şimşir tarağa, çamkozalağı reçelinden uğut tatlısına kadar bir çok ürün için coğrafi işaret çalışması yaptıklarını anlattı. 72 millettin yaşadığı 16 dilin konuşulduğu Sakarya’nın inanılmaz bir kültürel zenginliğe sahip olduğunu kaydeden Altuğ, “Bu kültürel zenginliklerimizi yaşatmaya gayret ediyoruz” dedi. Altuğ, Sakarya’da göçle gelenlerin beraberinde getirdiği yemek kültürünü yaşatmak için Topraktan Tabağa GastroSakarya Projesi çerçevesinde kitap çalışması yaptıklarını, yemek kültürünü gelecek nesillere aktarmak istediklerini kaydetti. YÖREX’E KATILAN FİRMALAR Cİ İÇİN DESTEK İSTEDİ Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) Genel Sekreteri Dr. Mustafa Çöpoğlu, Sakarya’nın üreten ve çok kültürlü bir şehir olduğunu belirtti. Kalkınma Ajansı olarak kurumların coğrafi işaret çalışmalarını desteklediklerini bildiren Çöpoğlu, 11 ürünümüzün coğrafi işaret başvurusu tamamlandı, tescilini bekliyoruz” dedi. Yöresel Ürünler fuarı YÖREX’e MARKA olarak katıldıklarını kaydeden Çöpoğlu, “Bölgemizde yöresel ürün üreten, bunların ticaretini yapan firmalarımızın YÖREX’e katılımını sağladık. 2019 yılında bölgemizden toplam 34 firmamızı fuara götürdük. YÖREX, firmaların memnuniyetle döndüğü bir fuar. Katılımcılar hem fuar ortamında iş bağlantıları sağlıyor, hem satış yapıyor hem de diğer katılımcılarla görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakalıyor. Coğrafi işaret konusunda da büyük farkındalık yaratan YÖREX’e katılan firmalar, Kalkınma Ajansı’na başvurarak yöresel ürünlerine coğrafi işaret almak için destek başvurusunda bulunuyor. 2020 yılında pandemi nedeniyle yapılamayan YÖREX’in bu yıl düzenlenmesini bekliyoruz” diye konuştu.  

Detaylar...

ANTALYA ODA VE BORSALARDAN SAĞLIĞA OKSİJEN CİHAZI DESTEĞİ
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde COVID19 tedavisinde kilit rol oynayan 20 adet Yüksek Akış Oksijen Cihazı (HFO) Valilik makamında düzenlenen protokol töreniyle İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edildi. Valilik makamında gerçekleşen protokol törenine Vali Ersin Yazıcı, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATB Başkanı Ali Çandır, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M.Hüdavendigar Günay, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Antalya Deniz Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Antalya İl Sağlık Müdürü Ünal Hülür katıldı. Pandemi döneminde Covid19 hastalarında kullanımı gerekli olan ve hastanın tedavi sürecinde iyileşmesine önemli katkı sağlayan HFO cihazları için Ticaret Oda ve Borsaları da katkıda bulundu. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 8 adet, Antalya Ticaret Borsası 4 adet, Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi 4 adet, Kumluca Ticaret Borsası 2 adet, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası 2 adet olmak üzere toplamda 20 adet HFO cihazı Antalya İl Sağlık Müdürlüğüne teslim edildi. Cihazların hızlı bir şekilde yoğun bakımlara kurulumu yapılarak hastaların tedavisinde kullanılmaya başlanacağını ifade eden Vali Ersin Yazıcı, HFO cihazlarının entübasyonu önlemesi, solunum hızında, nefes darlığında ve hasta konforunda iyileşmeler sağlaması ve hastanın ventilatörden ayrıldıktan sonraki süreçte daha hızlı toparlanmasına yardımcı olması sebebiyle Koronavirüs ile mücadelede çok etkili olduğuna vurgu yaptı. Desteklerinden ötürü oda başkanlarını ve emeği geçenleri tebrik eden Vali Yazıcı “Pandemi sürecinin sona ermesi kurallara riayet etmekten, birlik ve beraberlikten geçiyor. Küresel salgınla karşı karşıya kaldığımız bu günlerde ve sıkıntılara rağmen kenetlenerek, el birliğiyle yol almamız gerekiyor. Antalya’da vatandaşlarımızın sağlıklı huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşamlarına devam etmesi için tüm kurum ve kuruluşlarımızla görevimizin başındayız. Bu zorlu süreçte insanımıza nefes olmaya devam ediyoruz. Bu mücadelede yalnız değiliz. Sivil toplumumuz da çok önemli katkılar sunuyor. Bugün aldığımız bu 20 HFO cihazı da yoğun bakım hastalarımızın tedavisinde çok önemli katkılar sunacak. Destek veren herkesi kutluyorum. Pandeminin bir an önce sona ermesini sağlamak adına tüm vatandaşlarımızı daha duyarlı olmaya, maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymaya davet ediyorum” dedi. Pandemi sürecinin sona ermesinin birlik ve beraberlikten geçtiğini ifade eden ATSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Davut Çetin ise, “COVID19 pandemisi ile karşı karşıya kaldığımız ilk günden bu yana Antalya’daki Oda ve Borsalar olarak kenetlenerek, el birliğiyle bugünlerin atlatılmasında payımızın olması için tüm gücümüz ve enerjimizle çalışıyoruz” dedi. Dünya genelindeki vaka sayısının neredeyse 90 milyona ulaştığını ifade eden Başkan Davut Çetin, “Ne yazık ki tüm dünyada olduğu gibi bu virüsten ülkemizde çok fazla etkilendi. 2 milyonu aşkın vatandaşımız bu hastalığa yakalanırken binlerce insanımızın da aramızdan ayrılmasına üzüldük. Virüse yakalanan hastalarımızın tedavisinin yoğun bakım süreçlerinde ise sağlık çalışanlarımızın en önemli yardımcılarından biri de bugün armağan ettiğimiz HFO cihazları. Pandeminin başından bu yana özverili bir şekilde canlarını ortaya koyarak çalışan sağlık çalışanlarımıza bu mücadelelerinde yalnız olmadıklarını ve Oda ve Borsalar olarak her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek istedik” ifadelerini kullandı.  

Detaylar...

ATB’DEN BÜYÜKŞEHİR MECLİS ÜYELERİNE ÇİÇEK
  Antalya Ticaret Borsası, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Meclis Toplantısında üyelere üzerinde “Vazonuzdan çiçek kalbinizden sevgi eksik olmasın. Mutlu yıllar” yazılı çiçek buketleri armağan etti. 150 buketin dağıtıldığı yılın ilk Meclisi’nde Meclis üyeleri, Borsa Yönetimi ve Çiçekçiler Meslek Komitesi’ne teşekkür etti. FARKINDALIK YARATMAK Çiçek dağıtımı öncesinde Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Hüseyin Simav, Çiçekçiler Meslek Komitesi Başkanı Ertan Altundağ, Genel Sekreteri Tolgahan Alavant ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol’u ziyaret etti. Hüseyin Simav, Çiçekçiler Meslek Komitesi’nin Antalya’da önemli bir sektör olan çiçekle ilgili farkındalık yaratmak için Belediyesi Meclis Üyelerine çiçek dağıtmak istediklerini söyledi. KESME ÇİÇEĞİN YÜZDE 44’ÜNÜ ANTALYA ÜRETİYOR Antalya’da çiçek üretimiyle ilgili bilgi veren Komite Başkanı Ertan Altundağ, Türkiye’de kesme çiçeğin yüzde 44’ünü Antalya’nın ürettiğine dikkat çekti. Çiçeğin kent yaşamında daha çok var etmek için çalışmalar yapılması gerektiğini kaydeden Altundağ, “Çiçek hayatımızı güzelleştirir. Kentin değişik noktalarında çiçek satış merkezleri oluşturulması bu anlamda çok önemli” dedi. Cansel Çevikol, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in projeleri arasında yer alan çiçek satış noktalarıyla ilgili çalışacaklarını belirtirken, “Kesme çiçek sektörünün yaşadığı zorlukları biliyor, çalışmalarımızı ortak akıl ile katılımcı bir anlayışla yürütmeye devam ediyoruz” dedi. Çevikol, çiçek üreticisinin her zaman yanında olduklarını söyledi.

Detaylar...

GAZİANTEP 37 TESCİLLİ ÜRÜNLE COĞRAFİ İŞARETTE LİDER
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Sizin Oraların Nesi Meşhur?” programında Gaziantep’in yöresel ürünleri ve coğrafi işaretli ürünleri konuşuldu. Gürsel Cingöz moderatörlüğünde online düzenlenen programın bu haftaki konukları, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı ile Gaziantep Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan oldu. ŞAHİN: “MAHALLENİN KÖFTECİSİ BENDİM” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in 2015 yılında UNESCO Kreatif Şehir Ağı’na dahil olan, eşsiz lezzetleri, güzellikleri, yerel değerleriyle Türkiye’nin yıldız kentlerinden biri olduğunu kaydetti. Küreselleşen dünyada şehirlerin yarıştığını ve yerelin konuşulduğunu kaydeden Şahin, “Biz de yerel ürünlerle, kültürümüzle dünyayı buraya getiriyoruz” dedi. Gaziantep’in çok fazla yerel ürüne sahip olduğunu, 37 coğrafi işaretli ürünüyle de Türkiye’de en çok tescile sahip il olduğunu belirten Şahin, Cİ’li ürün sayısını artırmak için çalışmaların devam ettiğini anlattı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle Antep Yuvarlaması’nın 2017’de Coğrafi İşaret aldığını belirten Şahin, “Doğduğum mahallenin köftecisi bendim, çok yuvarlama yaptım. Yuvarlama deyip geçmeyin. Yuvarlamayı yaparken mahallenin kadınları toplanıyor, komşuluk gelişiyor, dostluklar gelişiyor, dertleşiyorsun, rehabilite oluyorsun. Terapi için insanlar dünya kadar para harcıyor. Bunların hepsini doğal olarak yaptıran bir sistem var. Seni sosyalleştiren, komşuluğu geliştiren, lezzeti de beraberinde getiren büyük bir hikaye var” diye konuştu. YEREL ÜRÜNLERİN SATIŞINA DİJİTAL PLATFORM Şahin, yerel ürünlerin üretimini yaygınlaştırmak için belediye olarak yaptıkları çalışmaları anlatırken, bölgenin tüm yerel ürünlerini e ticaret yoluyla dünyaya satmak için özel bir yazılım geliştirdiklerini bildirdi. Şahin, “Kendi yazılımımızı hayata geçiriyoruz, çalışmalarda son aşamadayız. Gaziantep olarak Türkiye’ye örnek bir model oluşturacağız” dedi. AB’DE İL TESCİLLİ ÜRÜN ANTEP BAKLAVASI Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, 2005 yılında Antep Baklavası’nın tescilini aldıklarını, 2013 yılında da Avrupa Birliği nezdinde ilk tescili Antep Baklavası’nın aldığını belirtti. Ünverdi, “Antep her konuda olduğu gibi bu konuda da öncü olmuştur” dedi. FISTIK ÜRETİMİ AZALIYOR Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Antep Fıstığı’na 2000 yılında coğrafi işaret aldıklarını belirterek, yereldeki bir çok ürünün ana maddesi olarak kullanılan fıstığın üretiminin azaldığına dikkat çekti. Yıldırım, fıstığın ekonomik değerini artırmak istediklerini söylerken, “TOBB verilerine göre 197 milyon kilogram fıstık işleme kapasitemiz varken, biz bunun sadece yüzde 50’sini kullanabiliyoruz” dedi. ANTEP LAHMACUNU İÇİN AB’YE BAŞVURU Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı, Borsa olarak coğrafi işaretle ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. 2017’de coğrafi işaret aldıkları Antep Lahmacunun diğer lahmacunlardan ayıran özelliklerini anlatan Akıncı, Antep Lahmacunu’na AB’den tescil alabilmek için başvurduklarını bildirdi. Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e başladığı günden beri katıldıklarını, fuarın ürünlerin tanıtımına büyük katkı sağladığını kaydeden Akıncı, “2020 yılında pandemi nedeniyle YÖREX maalesef olmadı. Umarım 2021 yılında yapılır, biz de her yıl olduğu gibi ürünlerimizle YÖREX’te oluruz” dedi. Gaziantep Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, tarım okulunda yöresel ürünlerin üretimiyle ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. MİLAS YAĞLI ZEYTİNİ İÇİN DE AB’YE BAŞVURU Programa bağlanan Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, AB’den tescil alan Milas Zeytinyağı ile ilgili bilgi verdi. 2005 yılında Coğrafi İşaret aldıkları Milas Zeytinyağı için 2017 yılında AB tescili için başvuruda bulunduklarını belirten Özer, 2020 yılında ülkenin 5. ürünü olarak AB tescili aldığını kaydetti. Özer, Milas Yağlı Zeytini için de AB ’ye başvurduklarını bildirirken, onun da onayını beklediklerini duyurdu.  

Detaylar...